TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abd

AGRONEWS - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı Haber

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı

Küresel ticaretin büyük bölümü deniz taşımacılığı üzerinden gerçekleşiyor. Hürmüz Boğazı dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Yaşanan sıcak savaş Hürmüz Boğazı’ndan geçişi etkilediği andan itibaren dünyanın gözü petrol başta olmak üzere enerji koridorunun güvenliğine odaklansa da bu boğaz aynı zamanda bir tarım koridoru da. Nitekim Avrupa Birliği ülkeleri de hem tarım hem enerji koridoru olan bu boğazdan geçişleri ana gündemlerine alırken GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun da “Bu bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, gübre üretiminde kullanılan birçok hammaddenin tedarik zincirini de etkileyebiliyor” dedi. Onkun, küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek şirket faaliyetlerinin tüm tesislerde planlanan program doğrultusunda sürdüğünü ifade etti. Onkun, gübre tedariğinin kesintisiz sürdüğünü ve son dönemde yüzde 25’lik bir artışta yaşandığını kaydederek çiftçilerin de gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmesinin piyasa dengesi açısından önem taşıdığına işaret etti. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin 1.598 kooperatif ve 1 milyondan fazla çiftçi ortağı ile Türkiye’nin en yaygın tarımsal organizasyonlarından biri olduğunu hatırlatan Onkun, GÜBRETAŞ’ın bu yapı içinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Genel Müdür Aytaç Onkun, “Son dönemde yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmeler sonucu küresel ticaret hatlarında artan riskler, enerji ve hammadde piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açarken gübre sektörü de bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede artan gerilim ve İran’ın misillemeleri sonrasında küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda riskler artmış durumda. Bölgedeki gelişmeler, gübre üretiminde kullanılan bazı ham maddelerin ve tarım ürünlerinin taşınmasında gecikmelere yol açabilecek potansiyel riskler oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Hürmüz’deki riskler tedarik zincirini etkiliyor “Bazı bölgelerde ortaya çıkan güvenlik sorunları ve jeopolitik gerilimler tedarik zincirlerinde yeni riskler oluşturabiliyor” diyen Onkun, “Bölgemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri ortakları olan çiftçilerimizin üretim için ihtiyaç duyduğu gübre girdisinin güvenilir ve kesintisiz şekilde sağlanması en önemli önceliğimizdir” diye konuştu. Tarım Kredi Kooperatiflerinde uygulanan bazı tedbirlerin satışların durdurulduğu anlamına gelmediğini belirten Onkun, bu uygulamaların stokların etkin yönetilmesi ve kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Alınan tedbirlerin amacı, stokların etkin yönetilmesi ve üreticilerimizin ihtiyaç duydukları dönemde gübreye ulaşabilmelerini sağlamaktır. Çiftçilerimizin gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmeleri piyasa dengesi açısından önem taşıyor.” İlkbahar için tüm planlamaları hazır Yaptığı değerlendirmede de gübre satışlarının kesintisiz sürdüğünü ifade eden Genel Müdür Aytaç Onkun, ilkbahar üretim dönemi için gerekli planlamaların tamamlandığını söyledi. Onkun, “Tarım Kredi ortaklarının ve diğer çiftçilerimizin, üreticilerimizin ihtiyacı olan gübreler için ilkbahar dönemini planladık. Çiftçilerimizden endişeye kapılmamalarını rica ediyorum. Tarım Kredi Kooperatifleri dün olduğu gibi bugün de çiftçilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Gübre satışları durmadı, aksine arttı Son günlerde kamuoyunda gübre satışlarının durdurulduğu yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin ise Onkun, Tarım Kredi Kooperatiflerinde satışların kesintisiz sürdüğünü söyledi. Onkun, yılbaşından bu yana Tarım Kredi gübre satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttığını belirterek şunları söyledi: “Normal şartlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin günlük gübre satışı yaklaşık 10 bin ton civarındaydı. Savaşın başladığı ilk günlerde sektördeki diğer satıcıların satışlarını durdurması veya yavaşlatmasıyla oluşan gübre ihtiyaçlarının karşılanmasını görevini de Tarım Kredi üstlendi. Talep ciddi şekilde arttı ve günlük satışlarımız 20 bin tonun üzerine çıktı. Buna rağmen etkin stok yönetimi sayesinde çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.” Çevreci ve modern tesis yatırımları devam ediyor Şirketin yatırımları hakkında da bilgi veren GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, “Yarımca Limanı’ndaki tesislerimizde yürüttüğümüz yatırım projesi kapsamında depo, idari bina ve operasyon ofislerinin inşasına devam edildiğini belirtmek isterim. Bu yatırımla birlikte tesiste çevre dostu ve modern depolama altyapısını devreye almayı, ara nakliye maliyetlerini azaltmayı ve gübre tedarik zincirinin kritik halkalarından biri olan depolama faaliyetlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca İzmir tesislerimizde yürütülen modernizasyon çalışmalarını tamamladık; sıvı ve toz gübre üretim tesislerimiz artık daha modern ve verimli. GÜBRETAŞ’ın üretim ve Ar-Ge kapasitesi, Tarım Kredi ailesinin geniş saha gücüyle birleştiğinde çiftçimiz için güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Ar-Ge ile 33 yeni ürün geliştirdi Genel Müdür Aytaç Onkun, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte organomineral gübreler, biyostimülantlar ve bitki besleme ürünlerine olan talebin arttığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: “2023’ten bu yana organomineral gübreler, biyostimülantlar, sıvı bitki besleme ürünleri ve özel formülasyonlu verim artırıcı çözümlerden oluşan 33 yeni ürünü çiftçilerimizle buluşturduk. Bu kadar kısa sürede bu ölçekte ürün geliştirmek güçlü bir Ar-Ge kapasitesinin ve ekip çalışmasının sonucudur. Amacımız yalnızca ürün sayısını artırmak değil, teknoloji ve inovasyonla çiftçilerimizin ürünlerinden aldığı verimliliği artıracak çözümler geliştirmektir.” “Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli önlemleri alıyor” Küresel belirsizliklerin yaşandığı bu süreçte devlet kurumlarının da gerekli tedbirleri aldığını belirten GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığının gübre tedariği konusunda süreci yakından takip ettiğini söyledi. Onkun şu bilgiyi verdi: “Tarım ve Orman Bakanlığımız küresel gelişmelerin tarımsal üretimimizi olumsuz etkilememesi için gerekli tedbirleri almaya devam ediyor. Bakanlığımızla koordineli şekilde özellikle yurt dışından ilave gübre tedarikine yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Türkiye güçlü bir tarımsal üretim kapasitesine sahip. Küresel dalgalanmalara rağmen gübre tedariğinin sürdürülebilir şekilde yönetildiğini görüyoruz. GÜBRETAŞ olarak biz de güçlü lojistik altyapımız ve kurumsal yapımızla bu süreci başarıyla yöneten şirketlerden biriyiz.”

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor Haber

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor

FAO, küresel tahıl stoklarının tüketime oranının 2025/26 sezonunda yüzde 31,8’e yükselmesinin beklendiğini bildirdi. FAO’ya göre bu oran, 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye olacak. FAO, 2025 küresel tahıl üretim tahminini bu ay yüzde 0,7 (19,9 milyon ton) artışla 3 milyar 23 milyon ton seviyesine yükseltti. FAO’ya göre bu revizyon, daha önce öngörülen rekor üretim beklentisini güçlendirdi. Buğdayda “tüm zamanların zirvesi” sinyali FAO, yukarı yönlü revizyonun ana nedeninin Arjantin, Kanada ve Avrupa Birliği’nde beklenenden yüksek buğday verimleri olduğunu bildirdi. Bu gelişme, dünya buğday üretimini yeni bir tüm zamanlar zirvesine taşıdı. Küresel iri taneli tahıl üretim tahmini de sınırlı ölçüde yukarı çekilerek yeni bir zirve seviyesine yerleşti. Revizyonda, Çin ve ABD’den gelen güncel veriler doğrultusunda mısır ekim alanının daha geniş olacağı ve verimin beklentilerin üzerinde seyredeceği öngörüsü etkili oldu. Ayrıca Avustralya ve Kanada’da arpa üretimine ilişkin yukarı yönlü düzeltmeler de rekor görünümü destekledi. Pirinçte rekor: 2025/26 tahmini 561,6 milyon ton FAO, 2025/26 pirinç üretim tahminini Aralık ayına göre 2,9 milyon ton artırdı. Revizyonun büyük kısmı Hindistan kaynaklı gerçekleşti. FAO, bunun hem ülkedeki 2024/25 hasadına ilişkin daha yüksek resmi değerlendirmelerle hem de devam eden sezonda Rabi ekimlerinin güçlü seyriyle uyumlu olduğunu belirtti. Küçük artışların Nepal, Nijerya ve bazı diğer ülkelerden geldiği; buna karşılık Filipinler’de fırtınaların verimi düşürmesi ve Venezuela’da tarihsel üretim revizyonları nedeniyle aşağı yönlü düzeltmeler yapıldığı aktarıldı. Sonuç olarak dünya pirinç üretiminin 2025/26’da 561,6 milyon ton (öğütülmüş bazda) olacağı, bunun yıllık bazda yüzde 2 artış ve tüm zamanların en yüksek seviyesi anlamına geldiği kaydedildi. Büyümeyi Bangladeş, Brezilya, Çin, Hindistan ve Endonezya sürüklerken; Madagaskar, Pakistan, Tayland ve ABD’deki daralmaların bu artışı sınırladığı belirtildi. 2026 mahsul görünümü: Kuzey yarımkürede buğday, güneyde mısır odağı FAO, 2026 mahsul beklentilerinde özellikle buğday ve mısıra dikkat çekti: AB: 2026 buğday ekim alanında sınırlı artış sinyali var. Şubat-Nisan döneminde yakın ortalama yağış ve elverişli hava koşullarıyla verimin 5 yıllık ortalamanın üzerinde, ancak geçen yılki “olağanüstü” seviyenin altında kalabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık: Ekim niyetleri buğday alanının hafif artabileceğine işaret ediyor. Gerekçe olarak elverişli ekim koşulları ve buğday fiyatlarının arpa-yulaf gibi alternatiflere göre daha cazip olması gösteriliyor. Rusya: Buğday ekim alanı yıllık bazda sınırlı düşüş gösteriyor. Toprak nemindeki kısıt ve olağandışı sıcaklık oynaklığı verim beklentilerini baskılıyor. Hindistan: Yüksek iç fiyatlarla rekor kışlık buğday ekimi bekleniyor. Kuzey üretim bölgelerinde süren elverişli hava nedeniyle 2026 görünümü pozitif. ABD: Düşük fiyatlar kışlık buğday ekimini hafif azaltırken, son iki aydaki normalden kurak koşullar bazı ana üretim bölgelerinde ürün durumunu zayıflattı. Güney yarımkürede ise iri taneli tahıllarda hasadın 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması bekleniyor: Arjantin: Şubat ayında bazı merkez bölgelerde kuraklık öngörüsüne rağmen, geçen yılın düşük ekim alanından sert toparlanma ve genel olarak iyi koşullar nedeniyle mısır üretimi artabilir. Brezilya: Güçlü iç/dış talep toplam ekim alanını yeni zirveye taşıyabilir. Ancak soya ekimindeki gecikme “safrinha” mısır ekimini öteleyebilir. Güney Afrika: Mısır alanı yüzde 3 arttı. Önümüzdeki aylarda beklenen ortalama-üstü yağış, verim beklentilerini destekliyor. 2025/26’da kullanım 2,938 milyar tona çıkıyor FAO, 2025/26 sezonunda dünya tahıl kullanımının 61,8 milyon ton (yüzde 2,2) artarak 2 milyar 938 milyon tona ulaşacağını öngördü. Artışın ana sürükleyicisi mısır kullanımında yüzde 3 yükseliş. Bunun yanısıra buğday, sorgum ve arpa kullanımında da artış bekleniyor. FAO, mısır kullanımındaki revizyonun özellikle Mısır’da kanatlı sektöründeki hızlı genişleme ile sığır ve su ürünleri faaliyetlerindeki büyüme ile ABD’de etanol üretiminde mısır talebinin güçlenmesi nedeniyle yapıldığını belirtti. Buna karşın arpa ve sorgum kullanımında aşağı yönlü düzeltmelerin artışı kısmen dengelediği aktarıldı. Buğday kullanımının Aralık’a göre 0,8 milyon ton yükseltildiği ancak yine de 2025/26’da yıllık yüzde 1,5 artış beklendiği ifade edildi. Pirinçte ise Hindistan, Pakistan ve Viet Nam’da gıda dışı kullanım beklentilerinin yükselmesiyle dünya pirinç kullanımının 2025/26’da 554,9 milyon tonla rekor seviyeye çıkacağı, bunun yüzde 2,7 artış anlamına geldiği kaydedildi. Stoklar güçleniyor FAO, 2026 sezon kapanışı itibarıyla dünya tahıl stok tahminini 10,9 milyon ton artırarak, stokların açılış seviyesine göre 67,6 milyon ton (yüzde 7,8) büyüyeceğini öngördü. Tüm ana tahıl türlerinde stokların artması beklenirken, özellikle büyük üretici ve ihracatçı ülkelerde rekor hasatların güçlü ihracata rağmen envanterleri büyüttüğü belirtildi. Mısır stokları: 28,7 milyon ton (+%10) artış; büyümenin büyük kısmı Brezilya ve ABD kaynaklı. Arpa stokları: 4,6 milyon ton (+%16,8) artış; ana sürükleyici AB’de birikim. Buğday stokları: 21,7 milyon ton (+%6,9) artış; başlıca ihracatçılar Arjantin, Kanada ve AB’de artış öngörülüyor; Çin ve Hindistan’da da birikim bekleniyor. Pirinç stokları: 2025/26 sonunda 217,7 milyon ton ile yeni zirve; Aralık tahminine göre 900 bin ton daha yüksek. Artışın ana nedeni Hindistan rezerv beklentisinin yukarı revize edilmesi. Bu çerçevede FAO, küresel tahıl stok/kullanım oranının 2025/26’da yüzde 31,8’e yükselmesini ve bunun 2001’den beri en yüksek seviye olmasını bekliyor. Tahıl ticareti sınırlı artışta: 501 milyon ton Dünya tahıl ticaretinin 2025/26 döneminde (Temmuz-Haziran) 501,0 milyon tona çıkması ve 2024/25’e göre 17,6 milyon ton (yüzde 3,6) artması bekleniyor. İri taneli tahıl ticareti: 235,6 milyon ton, yıllık +%2,6. Çin, Mısır ve İran’ın mısır alımlarını artırması bekleniyor. Buğday ticareti: 204,8 milyon ton, önceki sezona göre +12,0 milyon ton ancak 2023/24 rekorunun 6,5 milyon ton altında. Arjantin, Avustralya, AB ve Rusya’nın pazar payını geri kazanması; Kanada’nın satışlarının ise gerilemesi öngörülüyor. Çin talebi zayıf kalırken, İran, Özbekistan ve bazı ithalatçılarda iç ihtiyaçlar nedeniyle yukarı yönlü revizyon yapıldı. Pirinç ticareti: 2026 takvim yılında 60,6 milyon ton, 2025’e göre %0,6 düşüş. Asya’da ithalat kesintilerinin sürmesi beklenirken, Afrika başta olmak üzere diğer bölgelerde talebin daha güçlü olacağı tahmin ediliyor.

Trump’tan Türkiye’ye yeni ticaret tarifesi sinyali Haber

Trump’tan Türkiye’ye yeni ticaret tarifesi sinyali

ABD raporu Türkiye’yi hedef aldı ABD Ticaret Temsilciliği'nin yayımladığı 2025 National Trade Estimate Report on Foreign Trade Barriers (NTE) raporunda Türkiye, dijital hizmet vergisi ve veri yerelleştirme politikaları nedeniyle sert şekilde eleştirildi. Raporda, Türkiye’nin uygulamaları Amerikan teknoloji devleri için ciddi ticaret engelleri olarak nitelendirildi. Üç temel risk alanı: Çelik, dijital hizmetler, tarım Asset Worldwide Express Yurtdışı Yatırımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avşar Dada, Türkiye’nin ABD ile dijital hizmetler, çelik ve tarım alanlarında üçlü bir risk ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Dada, Trump yönetiminin geçmişte Türkiye’ye uyguladığı çelik ve alüminyum tarifelerini hatırlatarak, benzer yaptırımların yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. “Misilleme, STA, AB ile entegrasyon” önerisi Türkiye’nin bu süreçte çok yönlü bir yanıt stratejisi geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Dada, üç öneri sundu: Misilleme tarifeleri: Stratejik ürünlerde ABD’ye karşılık verilmesi, Ticaret anlaşması arayışı: ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması zeminine ihtiyaç duyulması, AB ile entegrasyon: Gümrük Birliği modernizasyonunun hızlandırılması önerildi. Yatırımcılar için kritik uyarı Dada ayrıca, Türkiye'nin dijital ekonomi ve yüksek katma değerli üretimde şeffaf ve öngörülebilir politikalar izlemesi gerektiğini vurgulayarak, "ABD ile yaşanacak yeni bir ticaret gerilimi, doğrudan yabancı yatırımların yönünü etkileyebilir. Gerilimi düşürmek, aynı zamanda küresel yatırımcı güvenini korumak anlamına geliyor" dedi.

Kayseri İhracat Rakamlarında Yükselişte Haber

Kayseri İhracat Rakamlarında Yükselişte

KAYSERİ (İHA) - Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, TÜİK verilerine göre Kayseri’nin Ocak ayında 310 milyon 422 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini ve geçen yıla oranla yüzde 7,99 artış kaydedildiğini açıkladı. "2025 yılının ikinci yarısından umutlu olmakla beraber inanıyorum ki ihracatçı üyelerimiz ve iş insanlarımız azim ve gayretle çalışmaya, bizleri gururlandırmaya devam edecek. Her birine şehrimize ve ülkemize olan katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum" diye ekledi. Gülsoy, Kayseri'nin 2025 yılına güçlü bir başlangıç yaptığını belirterek, sanayicilerin ve ihracatçıların azmi sayesinde büyümenin süreceğini ifade etti. Ocak ayında ithalatın ise yüzde 86,12 artışla 163 milyon 584 bin dolara ulaştığını dile getiren Gülsoy, en fazla ihracat yapılan ülkelerin Irak, Almanya, ABD, İtalya, Avusturya, Fas, Belçika, Cezayir, Romanya ve Fransa olduğunu söyledi. Sektörel bazda Elektrik ve Elektronik, Mobilya, Çelik ve Kimyevi Maddeler ihracatında artış yaşanırken, Demir ve Demir Dışı Metaller, Madencilik ürünleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri gibi alanlarda düşüş kaydedildi. Küresel ekonomik gelişmelere de değinen Gülsoy, ABD’nin yeni ek vergileri ve AB’nin 2026’da devreye girecek Yeşil Mutabakat düzenlemesinin ticaret üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yeşil dönüşüm ve teknoloji odaklı üretimin önemini vurguladı. Kayseri Ticaret Odası’nın ihracatçıları desteklemek için projeler ürettiğini belirten Gülsoy, "İhracatçı üyelerimiz ve iş insanlarımız her ne olursa olsun toparlanmak, üretim ve istihdam için canla başla çalışıyor. İhracatçı firmalarımızın yönetim kademesinden tüm personeline kadar herkesi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Kayseri Ticaret Odası olarak ihracatçı üyelerimizin yanında olacak ürettiğimiz projelerle dış ticaretlerine katkı sağlayacak, lobi faaliyetlerimizle de önlerindeki engelleri aşmalarına yardımcı olacağız. Ben inanıyorum ki 2025 yılında üyelerimizle, iş insanlarımızla el ele vererek, projeler geliştirip ihracat açıklarımızı kapatacak ve ülkemizin gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.

CANiK'ten Türkiye'nin Savunma İhracatına Büyük Katkı Haber

CANiK'ten Türkiye'nin Savunma İhracatına Büyük Katkı

İSTANBUL (İHA) - Türk savunma sanayisinin lider markalarından CANiK, 2024 yılında ihracat performansını zirveye taşıdı. Samsun Yurt Savunma (SYS) Grup bünyesinde faaliyet gösteren şirket, yüksek katma değerli ürünleriyle 172 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) verilerine göre, bir önceki yılki 136 milyon dolarlık ihracat rakamını yüzde 27 oranında artırdı. SYS'nin Türkiye'deki üretim gelirleri de yüzde 28 artışla 189 milyon dolara ulaştı. 2025 HEDEFİ: 250 MİLYON DOLAR KONSOLİDE CİRO CANiK, savunma sanayiindeki liderliğini pekiştirirken, 2025 yılı için ABD ve Birleşik Krallık operasyonlarını da içeren 250 milyon dolarlık konsolide ciro hedefi koydu. Bunun 200 milyon dolarlık kısmının Türkiye'deki üretimlerden sağlanması bekleniyor. Dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayan CANiK, Türkiye'nin yüksek teknoloji odaklı savunma sanayi gelişimine katkıda bulunmayı sürdürüyor. GLOBAL PAZAR BEKLENTİLERİ KALİTELİ ÜRÜNLERLE KARŞILANIYOR SYS Grup - CANiK Genel Müdürü Cahit Utku Aral, ihracat hedeflerini aşmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Aral, "Türkiye'nin savunma sanayi ihracatı, bir önceki yıla göre ürün satışında yüzde 22'in üzerinde bir artış gösterirken, biz de SYS Grup olarak CANiK markamızla 2024 yılında ürün satışında yüzde 27'lik bir ihracat artışı sağlayarak bu başarıya ortak olduk. Bu başarı, yalnızca Türkiye ekonomisine değil, aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerimize de sağladığımız katkının bir göstergesidir. CANiK olarak, geliştirdiğimiz yüksek kaliteli ve güvenilir ürünlerle, küresel pazarda kullanıcılarımızın beklentilerini karşılamayı sürdürüyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin güçlü referansıyla dost ve müttefik ülkeler için en iyisini üretmeye, savunmalarına katkı sağlamaya devam edeceğiz. İhraç ettiğimiz ürünlerin ülkemizi yurt dışında bizi temsil ettiğinin bilinciyle bugüne kadar üst seviyede tuttuğumuz çıtayı daha da yukarıya çekme gayretiyle 2025 yılında faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" dedi.

Isparta, Gül Yağı Üretiminden 50 Milyon Euro Elde Etti Haber

Isparta, Gül Yağı Üretiminden 50 Milyon Euro Elde Etti

ISPARTA (İHA) - Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’ine ev sahipliği yapan Isparta, 2024’te yaklaşık 50 milyon Euro ihracat geliri sağladı. Gülbirlik Genel Müdürü İbrahim Işıdan, zorlu ekonomik şartlara rağmen çiftçilere Euro bazında yüzde 50, TL bazında ise yüzde 100 fiyat artışı verdiklerini açıkladı. FRANSA VE AMERİKA İLK SIRADA Fransa, İsviçre, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Uzak Doğu ve bazı Arap ülkeleri, Isparta’nın gül yağı ihracatında öncelikli pazarlar arasında yer aldı. İbrahim Işıdan, bu başarıda kozmetik parkının sağladığı katma değerli üretimin önemine dikkat çekti. KATMA DEĞERLİ ÜRETİMLE BÜYÜME Kozmetik parkı sayesinde, sadece gül yağı değil, diğer gül bazlı ürünlerde de başarı elde edildi. Işıdan, küresel pazarda önemli bir yere sahip olduklarını ve ürünlerin değerinin gittikçe arttığını belirtti. ÇİFTÇİLERE BÜYÜK DESTEK 2024 sezonunda girdi maliyetlerinin yüksek olmasına rağmen çiftçilere destek sağlandı. Işıdan, Euro bazında yapılan yüzde 50, TL bazında ise yüzde 100'lük fiyat artışının diğer tarım ürünleriyle kıyaslandığında oldukça büyük olduğunu vurguladı. 2025 HEDEFLERİ Enflasyon ve kur baskısının sektörü zorladığını belirten Işıdan, 2025 yılında bu baskının azalmasını ve ihracat rakamlarının daha da yükselmesini beklediklerini söyledi. Fransa ve Amerika gibi ülkeler, ihracat hedeflerinin merkezinde olacak.

Samsun'da Su Ürünleri Üretiminde Büyük Başarı Haber

Samsun'da Su Ürünleri Üretiminde Büyük Başarı

SAMSUN (İHA) - Samsun’da 2024 yılı boyunca avcılık ve yetiştiricilik yoluyla 65 bin 210 ton su ürünleri üretildi. İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, bu üretimin 12 bin 231 tonunun ihraç edilerek 49 milyon 975 bin 451 dolar ve 34 milyon 964 bin 616 avro döviz kazandırdığını belirtti. SAMSUN’UN STRATEJİK KONUMU VE ALTYAPISI Samsun, limanları, kalifiye elemanları, modern balıkçı tekneleri ve geniş altyapısıyla Karadeniz’de su ürünleri üretiminde lider bir rol oynuyor. 2024 yılında avcılık yoluyla 51 bin 536 ton, yetiştiricilik yoluyla ise 13 bin 674 ton ürün elde edildi. Samsun’daki 39 yetiştiricilik tesisi, yıllık 22 bin 990 ton kapasiteyle Türk somonu ve alabalık gibi değerli ürünlerin üretiminde ön planda yer aldı. Denizde hamsi, palamut, mezgit, istavrit, barbun gibi balıkların yanında çaça balığı avcılığı; iç sularda ise sazan, sudak, yayın, turna ve tatlı su levreği gibi balıkların yakalandığı belirtildi. Sağlam, "Ülkemiz ve ilimiz için önem arz eden Kızılırmak ve Yeşilırmak Deltalarında bulunan balık gölleri ve lagün gölleri çevrelerinde önemli tıbbi sülük potansiyeli mevcuttur. Bölgemizden avcılık yolu ile toplanan tıbbi sülükler belirli bir kota dahilinde yurtdışına ihraç edilmektedir" diyerek balıkçılığın tıp sektöründe kullanımıyla da kazanç getirdiğini ekledi. BALIKÇILIK İHRACATIYLA GELEN KAZANÇ Karadeniz’den avlanan hamsi ve deniz salyangozu ile yetiştirilen Türk somonu ve levrek gibi ürünler, Avrupa Birliği, Japonya, Rusya, Güney Kore, ABD ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. 2024 yılında Samsun’dan toplam 12 bin 231 ton balık ürünü ihraç edilerek ülkeye milyonlarca dolarlık döviz girdisi sağlandı. DENETİMLERDE SIKI KONTROL İlde 2024 yılında gerçekleştirilen denetimlerde yasa dışı avlanma faaliyetlerine karşı sıkı önlemler alındı. Konuyla ilgili konuşan Sağlam, "5 adet su ürünleri kontrol teknemiz mevcuttur. Denetim ekiplerimizce 2024 yılında perakende balık satış yerlerinde bin 398, balıkçı barınakları, nakil araçları, yol güzergahları, deniz ve balıkçı gemilerinde bin 696 adet, iç sularda 655, soğuk hava depolarında 94, balık halinde 133 adet, işleme tesislerinde 134 ve yetiştiricilik tesislerinde 182 olmak üzere toplam 4 bin 292 adet su ürünleri denetimi gerçekleştirilmiştir. Su ürünleri denetim ekipleri 2024 yılında yaptığı denetimlerle kaçak avcılığa geçit vermemiştir. Bu kapsamda yapılan denetimlerde yasadışı avlanılarak yakalanan balıklara el konularak sosyal hizmetler kurumlarına bağış yapılmış, bağışı yapılamayan ürünler ise balık unu ve yağı fabrikalarına satışı yapılarak balık yemi yapımında kullanılmıştır. Yasadışı av araçlarının ise imhası sağlanmıştır. Kurallara uymayan 101 balıkçı/işletmeciye 2 milyon 104 bin 382 TL idari para cezası uygulanmıştır" açıklamasında bulundu. SAMSUN’DA YETİŞTİRİCİLİK ARTIYOR Su ürünleri yetiştiriciliği, Samsun’da son 20 yılda 12 kat artış gösterdi. 2024’teki üretim kapasitesinin önümüzdeki yıllarda yeni tesislerle daha da artması bekleniyor. Sağlam, küresel ısınma ve aşırı avlanmanın etkileri nedeniyle yetiştiriciliğin daha da önem kazanacağını vurguladı. Samsun, modern teknolojisi ve uluslararası standartlara uygun üretimiyle hem yerel hem de küresel pazarda dikkat çekmeye devam ediyor.

Elazığ’ın Çömlekleri 25 Ülkeye İhraç Ediliyor Haber

Elazığ’ın Çömlekleri 25 Ülkeye İhraç Ediliyor

ELAZIĞ (İHA) - Elazığlı iş insanı Metin Başbay, unutulmaya yüz tutan çömlekçiliği yeniden canlandırmak için 2017 yılında organize sanayi bölgesinde bir fabrika kurdu. 2019’da üretime geçen fabrikada, Elazığ’ın ısıya dayanıklı toprağı işlenerek ayda yaklaşık 150 bin çömlek üretiliyor. "Elizi" markasıyla Almanya, Hollanda, Fransa, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD gibi 25 ülkeye ihraç edilen bu ürünler, yıllık milyon dolarlık döviz getirisi sağlıyor. "TÜRKİYE ÇÖMLEK PAZARINDA LİDER OLABİLİR" Fabrikanın kurucusu Aziz Başbay, çömlek üretiminde kullanılan Elazığ toprağının kalitesiyle dünya çapında öne çıktığını belirtti. Başbay, "2018 yılında üretime başladık. Yaklaşık 1,5 sene kadar hammadde çalışmalarımız oldu. 2019 yılında piyasaya mal vermeye başladık. İlk aldığımızda 5 bin metrekareye yakın bir kapalı alanımız vardı. Biz bunu büyüterek 10 bin metrekareye yaklaştık. Makine yeniliklerine gittik. Şu anda 30 kişi çalışıyor. Hedefimiz 100 kişilik istihdam. Ayda 25 ton kadar toprağı işleyip ürüne çeviriyoruz. Hammadde Elazığ’dan çıkıyor, toprağımız ısıya dayanıklı bir toprak" dedi. SAĞLIKLI VE GELENEKSEL ÜRETİM Başbay, çömleğe olan ilginin giderek arttığını ve sağlığa zarar vermeyen yapısıyla tercih edildiğini ifade etti. "Toplumda bir eskiye dönüş var. Çömlek, şu an dikkat çeken bir ürün. Bize zaman zaman okullardan geziler düzenliyorlar. Çelik, alüminyum ve teflon pişirim olarak mutfaklarda kullanılıyor. İnsanlar her şeyi satın alabiliyor ama sağlığını satın alamıyor. Çömleğin hiçbir şekilde sağlığa zararı yok. Aksine katkısı var. İçerisinde kanserojen madde olan asbest ve alüminyum gibi elementler içermiyor. Biz sadece fırınlarda değil de ocak üzerinde mavi ateşte kullanılabilecek ürünler de yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz" diye ekledi. BÖLGE EKONOMİSİNE KATKI Fabrikada şu an 30 kişi istihdam ediliyor, ancak hedefleri bu sayıyı 100’e çıkarmak. Ayrıca, Elazığ ekonomisine ciddi bir katkı sağlayan fabrika, yıllık döviz gelirini artırmayı ve sektörde Türkiye’yi lider konuma getirmeyi amaçlıyor.

İhracatın Lideri MAY Tohum Ödülleri Topladı Haber

İhracatın Lideri MAY Tohum Ödülleri Topladı

BURSA (İHA) - MAY Tohum, 2023 yılında ayçiçeği ve mısır tohumu ihracatındaki başarılarıyla "İhracatın Öncüleri Ödülü"nü kazandı. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği "Lezzeti Dünya’ya Taşıyanlar: 2023 İhracat Öncüleri" ödül töreninde, firma bitkisel yağlar-yağlı tohumlar ve hububat-bakliyat-baharat kategorilerinde iki platin ödül alarak tohum ihracatındaki öncülüğünü bir kez daha kanıtladı. "TOHUM İHRACATININ YÜZDE 10’UNU GERÇEKLEŞTİRİYORUZ" MAY Tohum Yurtdışı Pazarlama ve Satış Direktörü Ersin Güneş, firmanın ihracata 2005 yılında başladığını ve bugün cirolarının yüzde 35’inin ihracat ve lisans gelirlerinden oluştuğunu belirtti. Gelecek 5 yılda bu oranı yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Güneş, 2023’te ihracat hacmini bir önceki yıla göre yüzde 70 artırarak hedeflerinin üstüne çıktıklarını söyledi. Güneş, "Geliştirdiğimiz çeşitleri Avrupa Birliği, Karadeniz Kuşağı, Orta Doğu, Orta Asya, Afrika ve ABD’ye kadar olan coğrafyada en etkili şekilde tanıtarak, pazarlama ve satış faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz pazarlama satış faaliyetleri sonucunda, bugün MAY markası altında yer alan 200’den fazla uluslararası tescilli ticari çeşitlerimizi, 45’i aşkın ülkeye ihraç ederek, Türkiye tohum ihracatının yüzde10’undan fazlasını MAY Tohum olarak biz gerçekleştiriyoruz" dedi. YENİLİKÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLER MAY Tohum, yalnızca ihracat oranlarını artırmayı değil, aynı zamanda yenilikçi ürün portföyünü genişleterek sürdürülebilir tarımsal çözümler sunmayı amaçlıyor. Güneş, "2019 yılı itibariyle hibrit mısır ve pamuk türünde, Türkiye’deki Ar-Ge Merkezlerinde ıslahını gerçekleştirdiğimiz çeşitlerle ABD GDO’suz tohum pazarında yer almaya başladık. Hibrit mısır ve pamuk türünde dünyanın en rekabetçi pazarlarından biri olan ABD GDO’suz tohum pazarına, rekabet gücü yüksek çeşitlerimizle giriş yaptık. Çeşitlerimiz adaptasyon kabiliyetleri ve verim potansiyelleri ile müşterilerimizin beğenisini kazandı" açıklamasında bulundu. 2005’te tohum ve lisans ihracatına başlayan firma, hibrit ayçiçeği, hibrit mısır, pamuk, tatlı mısır ve fasulye türlerinde pazarlama ve satış faaliyetleriyle global pazarlardaki büyümesini sürdürüyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.