TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ada Çayı

AGRONEWS - Ada Çayı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ada Çayı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gaziantep, Kış Hastalıklarına Karşı Doğal Ürünlere Talep Arttı Haber

Gaziantep, Kış Hastalıklarına Karşı Doğal Ürünlere Talep Arttı

Gaziantep'te grip ve nezle gibi kış hastalıklarından korunmak için organik ve doğal ürünleri tercih eden vatandaşlar, aktarlarda yoğunluk oluşturdu. Son günlerde havaların iyice soğuması ve kar yağışının etkili olmasıyla organik ürünlerin olduğu aktarlarda satışlar arttı. Grip kaynaklı salgın hastalıklardan korunmak için doğal yöntemleri tercih eden vatandaşlar, aktarların yolunu tuttu. Kış mevsimi ile birlikte bağışıklık sistemlerini güçlendirmek isteyen ve daha çok doğal ürünleri tercih eden vatandaşlar, soğuk algınlığına yakalanmamak için çeşitli bitkilerin karıştırılarak hazırlandığı kış çayının tüketilmesini öneren aktarları tercih ediyor. Vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler kış çayları Özellikle soğuk algınlığı, öksürük ve grip gibi hastalıklara bitkisel çözümler arayan vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler arasında ise kuşburnu, ıhlamur, zencefil, zerdeçal, hatmi çiçeği, tarçın ve ada çayı bulunuyor. Soğuk algınlığına karşı bünyesini doğal yollarla güçlendirmek isteyen vatandaşlar, aktarlarda yoğunluk oluşturmaya devam ederken, aktarlar ise vatandaşlar için çeşitli bitkilerden oluşan kış çayı önerisinde bulunuyor. "Doğal ürünler, tedavi edici özelliğiyle ilgi görüyor" Tarihi Almacı Pazarı'nda bitkisel ürün satışı yapan aktar Bülent Bilici, 10 bitkinin karışımıyla yaptıkları kış çayına rağbetin çok fazla arttığını dile getirdi. Kış çayının tedavi edici özelliğinin olduğunu ve birçok solunum yolu enfeksiyonuna da iyi geldiğini belirten Bilici, "Şu an ciddi bir yoğunluk var. Havalar kuru gidiyor. Kuru öksürük, grip, nezle şeklinde bize şikayetlerle çok gelen oluyor. Biz tabi ki ilk önce müşterimize hastanelere gitmesini öneriyoruz. Alternatif olarak bizler de burada müşterimize destek veriyoruz. Şimdi genelde bize kuru öksürük, grip ve burun akıntısı şikayetiyle gelen müşterilerimiz var. Biz burada elimizden geldiğince kendileri tedavi etmeye çalışıyoruz. Kuru öksürükle alakalı genelde dut veriyorum. Dutu kaynatıyorlar, içiyorlar. Kış çayımız var, kendi karışımlarımız var. Müşterilerimize polenli ve arı sütlü karışımlardan veriyoruz. Şu an en çok ıhlamur satılıyor, tarçın gidiyor. Kış çayımız içinde tarçın, karanfil, hibiskus, gül, melisa ve papatya var. 10-15 çeşit karışım şeklinde çayımız çok gidiyor. Artı macun veriyorum. Genelde ‘ciğerde balgam var, ciğerim çok ağrıyor' diye gelen müşterilerimiz var. Onunla alakalı propolisli ürünlerimiz var, onlardan veriyoruz. ‘Eklemlerim ağrıyor, hiç halim yok' diyen müşterilerimize de daha farklı bizim kendi yaptığımız o rahatsızlıklarla alakalı karışımlardan veriyoruz" dedi. "Ciddi bir hastalık yoğunluğu var, insanlar alternatif ürünlere yöneliyor" Organik ürünler satan Hurşit Aktaş ise özellikle son 2 haftadır satışların arttığını belirterek, "Ciddi bir salgın var, ciddi bir hastalık yoğunluğu var. İnsanlar alternatif ürünlere yöneliyor. Bu alternatif ürünler için de Gaziantep çok zengin bir coğrafyaya sahip. Gerçekten çok fazla ürünümüz var. Gerek zahter olsun, gerek ıhlamur ve ada çayı gibi zengin çeşidimiz var. İnsanlar da bu çeşitlere yöneliyorlar. Gerçekten faydalarını gören insanlar da çok. Ama her şeyde olduğu gibi bu doğal ürünleri bilinçli tüketerek insanlar faydalanabilirler. Çünkü bilinçsiz değil. Bazıları günde bir öğün içiyor, ‘ben bunun şifasını görmedim' diyor. Doğal ürünleri daha iyi şifa alabilmeleri için azar azar günde 3-5 porsiyon şeklinde tüketmeleri gerekiyor. Biz de insanları aktarlara davet ediyoruz. Gerek bizi ve gerek diğer esnaflarımızı da ziyaret edip bu konuda bilgi alabilirler. Yani bilinçlenerek doğal ürünleri tüketsinler. Her şeyi dengeli bir şekilde tüketsinler. İnsanları bu konuda bilinçli olmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bitkisel ilaçları kullanmayı tercih ediyorum" Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte artan salgın hastalıklardan korunmak için bitkisel ürünleri tercih ettiğini belirten vatandaşlardan Mustafa Hodu da, "Sıvılaştırılmış macun halinde bazı doğal ilaçlar kullanıyorum, onlarla korunmaya çalışıyorum. Genelde tarçın ve ada çayı içiyorum. Bu tür bitkisel ilaçları kullanmayı tercih ediyorum" diye konuştu.

Kastamonu, Aromatik Bitki Üretimiyle Kadınları Destekliyor Haber

Kastamonu, Aromatik Bitki Üretimiyle Kadınları Destekliyor

Kastamonu Üniversitesi'nin kurduğu serada yetiştirilen 38 bin tıbbi aromatik bitki fidesi kırsaldaki kadın girişimcilere ücretsiz dağıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi'nce hazırlanan proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından sağlanan 7,5 milyon TL fonla 3 adet 250 metrekarelik sera ve 1 adet 500 metrekarelik sundurma kuruldu. "Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ekonomiye Kazandırılması" ihtisas projesi kapsamında yetiştirilen fideler, Hanönü ve Daday'da toplam üç kadın girişimciye teslim edildi. Yaklaşık 30 bin ekinezya ve 8 bin oğul otu fidesi toprakla buluşturuldu. Fidelerin dikim programına İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç ile Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney de katıldı. Üreticilere bitki yetiştiriciliği, işleme süreçleri ve ekonomik getiriler konusunda bilgilendirme yapıldı. Proje ile gelir seviyesi düşük köylülerinin istihdam edilebilirliğinin artırılması, sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel ekosistemin korunması amaçlanıyor. "Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından 7,5 milyonluk fonuyla 3 adet 250 metrekare, 1 adet 500 metrekare sera kurduk" 25 yıldır Kastamonu'da tıbbi aromatik bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, "Bu süre içerisinde yapmış olduğumuz araştırmalarla Kastamonu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin özellikle floral noktada çok yüksek seviyede olduğunu gördük. Çalışma alanlarımız özellikle flora ve vejetasyondu. Bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği noktasında çeşitli projeler ortaya koyduk. Araştırma noktasında da çalışmalarımızı tamamladık. YÖK'ün bölgesel kalkınma ve misyon farklılaşması stratejisi dahilinde üniversitelere vermiş olduğu çeşitli görevler olmuştu. Bu görevlerden üniversitemize düşeni Ormancılık ve Tabiat Turizmi noktasında oldu. Biz, üniversite olarak 25 yıllık tecrübelerimizi, deneyimimizi çeşitli projelere aktardık. Bu projelerden bir tanesi de Kastamonu'da tıbbi ve aromatik bitkilerin ekonomiye kazandırılması projesiydi. Yaptığımız bu çalışmada yaklaşık 3 tane 250 metrekarelik polikarbon akıllı seramız yani ısınmasından sulamasına kadar kurulumu tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl önce seralarımızda çeşitli tıbbi aromatik bitkilerin üretimlerine başladık. Ada çayı, kekik, ekinezya, mentollü nane fidesi yetiştirdik. Bunları daha öncesinden ihtimale dayalı olmadan altlıklarını biz araştırma olarak çalışmış ve hazırlamıştık. Dolayısıyla da bunun kitlesel üretimi ve bölgesel kalkınmaya destek olması noktasına bu proje sayesinde getirdik. Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından ayrılmış olan fonla yaklaşık 7,5 milyon liraya 250 metrekare 3 adet seramızla 500 metrekare sundurmayı yaptık. Burada tıbbi aromatik bitki fidelerini ürettik. Ürettiğimiz bu fideleri Hanönü'nde 2 çiftçimize, Daday'da da bir çiftçimize dağıtmak nasip oldu. Bundan sonraki süreçlerde biz, bu fidelerin bulundukları coğrafyalarda büyümelerini takip edeceğiz" dedi. "Uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projeler de oluşturacağız" Çiftçilerin talepleri doğrultusunda yeni fideler üreteceklerini söyleyen Güney, "Çiftçilerimizden geri dönüşler olduğunda yeni tıbbi aromatik bitki fidelerine yönelik üretimleriyle ilgili stratejileri gündeme getireceğiz. Yine bunlarla ilgili fidelerimizi üreteceğiz. Tıbbi aromatik bitkiler noktasında Kastamonu'da bir ürün gamı oluşturmaya çalışacağız. Özellikle kadın girişimcilerin oluşturdukları kooperatifler bu işe çok hevesli, işin pazarlanmasının önünü de açmış oluyor. İşin pazar boyutunda da son tüketiciye ulaşmasına vesile olabilecek. Hanönü'nde bunu gördük. Bu bizi memnun etti. Bu ürettiğimiz tıbbi aromatik bitkilerin bir kısmının uçucu yağları var. Bu uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturmayı düşünüyoruz. Hanönü'nde dağıttığımız fideler esnasında kadın çiftçilerimiz bunlarla da ilgili beklentilerini sundular. Bize düşen bundan sonraki süreçte bu üretimlerin biomass (kütle) açısından ne kadar toprak üstünde bir artım yaptıklarını gözlemlemek ve bu konuda yeni projelerle onların bu ürünlerini katma değerlendirecek noktalara doğru taşımak" diye konuştu. "Orman köylümüze ekonomik anlamda gelir kapısı sağlayacak" Hazırladıkları projelerinin kısa, orta ve uzun vadeli çıktılarının olduğunu söyleyen Güney, "Amacımız hastalanmadan önce destekleyici ürünlerle halk hekimliğinde de kullanılan çeşitli bitkilerle toplumda bir sağlıklı nesil yetiştirme politikasını oluşturmaya çalışmak. Bu noktada da kendi coğrafyamız içinde yetişen tıbbi aromatik bitkilerin bilinçli bir şekilde kullanımını, bunlardan katma değerli ürünler yapılmasını ve hastalanmadan önce bunların nasıl kullanılması gerektiğini bilinçli bir şekilde insanlara anlatacak çeşitli programlar, modüller oluşturarak bunları da halkımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Özellikle kırsalda çiftçimize veya orman köylümüze ekonomik anlamda bir gelir kapısı sağlayacak oluşuma imza atmaktı. Başta sayın Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal olmak üzere ihtisaslaşma sürecindeki ilk projelerimizden bir tanesi. Desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Halkımıza aromatik bitkilerin hasadı ve üretimiyle ilgili kurslar düzenledik" Serada ürettikleri 38 bin fideyi ücretsiz kadın girişimcilere dağıttıklarını belirten Güney, şöyle konuştu: "Burada 30 bin civarında ekinezya fidesi ürettik. Aynı zamanda 8 bin civarında da oğul otu fidesi ürettik. Bunları bedelsiz olarak çiftçilerimize dağıttık. İlerleyen zamanda Hanönü'nde kadın girişimciler, ada çayı ve kekik noktasında da beklentilerinin olduğunu söylediler. Sahip oldukları arazileri hesaplayıp önümüzdeki dönemlerde de benzer fideler üretip onların bu konuda önlerini açıp, gelir kapısı sağlayacakları çeşitli türleri buralara tedarik etme hazırlığı içerisine gireceğiz. Elimizde hala bu fidelemeyi gerçekleştirecek olan alt yapılarımız mevcut. Onlar istedikleri sürece bizler de buranın iklim şartlarında, ekolojik şartlarına uygun adaptif türleri üretip, onlara vermeyi düşünüyoruz. Yapılmış olan bu seralar hem ihtisas projelerinin altlığını oluşturmak üzere hem bölgesel anlamda hizmet içi eğitim verecek, mühendislerimizin gelip tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirdiğini, nasıl yetiştirildiğini yerinde görmek açısından da bizim için önem arz ediyor. Bunların eğitimlerini bu süreçte verdik. Halkımıza da hasatla ve üretimle ilgili çeşitli kurslar düzenledik." "2 dönüm alandan 200 kilogram ürün almayı hedefliyoruz" Daday'ın Uzbanlar köyünde eşi ile birlikte tarım ve çiftçilikle uğraşan Hilmi Oğuz ise, "Bizler ekinezya ve oğul otu üzerinde inşallah bu tarlada hem ekim yapacağız hem de bizlere faydalı ve bereketli olur. Ekinezya ve oğul otunu son yıllardaki hastalık ve mikrop oluşumlarında hem anti inflamatuar (ödem azaltma) etki ekinezyanın ve oğul otunun da sakinleştirici etkide bulunması üzerine bizler de bu alanda ticari faaliyet düşünmüş olduk. Şu an 2.2 dönüm bir alanda ekim yapıyoruz. 12 bin kök oğul otu ve ekinezya dikeceğiz. Buradan nasip olursa 200 kilogram arasında ürün almayı hedefliyoruz. Şu an fiyatı 80 TL civarında ama paketlenir ise bunlar 200 ila 250 TL civarında satılıyor" ifadelerini kullandı.

Boyu 1 metreyi aşan adaçayı silaj makinesiyle hasat ediliyor Haber

Boyu 1 metreyi aşan adaçayı silaj makinesiyle hasat ediliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2023 Haziran Ayı Alansal Yağış Raporu verilerine göre, Türkiye'de son 63 yılın en yağışlı ikinci haziran ayı yaşandı. Akdeniz bölgesi de normalinin iki katından fazla yağış aldı. Yağışta Burdur ve Isparta çevrelerinde normale göre yer yer yüzde 200'den fazla artış gözlendi. Burdur'un Yeşilova ilçesinde dikilen Anadolu adaçayı da yağışlardan beslenerek devasa uzunluğa ulaştı. Aşırı büyümeden dolayı hasat dönemi yaklaşık bir ay erkene çekilen adaçayı, geçen yıllarda kadın işçiler tarafından orakla biçilirken bu yıl boyu 1 metreyi aşmasından dolayı silaj makineleriyle biçiliyor. Kentte 1000 dekarın üzerindeki alanda üretim yapan Öztürk Sarıca da Yeşilova'daki Akçaköy'de 30 dekarlık alana sererek kuruttuğu adaçayını yurt dışına gönderiyor. Kentin en büyük tıbbi aromatik bitki üreticisi Lisinia Doğa Kurucusu Sarıca, AA muhabirine, mayıs ve haziran yağışlarının ardından yapılan çapalarla adaçayının boylarının çok uzadığını söyledi. "Kurutulmuş adaçayı ihracatı zannediyorum ki 250 tonu bulacak" Adaçayının bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini vurgulayan Sarıca, bölgedeki en büyük silaj makineleriyle adaçayını hasat etmeye çalıştıklarını aktardı. Sarıca, adaçayının boyunun 3-4 kat daha fazla büyüdüğünü belirterek şöyle konuştu: "Normalde her yıl 30-40 santimetre büyüyen adaçayının boyu bu yıl ortalama 1 metreyi aştı. Hatta 1 metre 60 ve 70 santimetreye kadar uzayan üretim alanlarımız var. Bu büyüme ayını zamanda verimin 4-5 katına çıkması anlamına geliyor. Bu yıl yurt dışına yapacağımız kurutulmuş adaçayı ihracatı zannediyorum ki 250 tonu bulacak. Geçen yılki toplam üretimimiz yaklaşık 70 ton civarındaydı. Bu yıl adaçayı hasadını biraz erkene aldık çünkü hala büyümeye devam ediyor. Bunları hasat etmezsek önümüzdeki haftalarda hasadı daha da zorlaşacak. Erken hasattan dolayı bu sefer sonbaharda ikinci hasadı yapma şansımız var." İlaçsız üretiliyor Adaçayını ilaçsız ürettiklerinden daha çok dış pazardan talep gördüğünü dile getiren Sarıca, "Özellikle Avrupa pazarı yabancı otsuz, ilaç kullanılmadan yapılan ekolojik üretimleri tercih ediyor. Bizim adaçayımız başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ABD'den ciddi talep ediliyor, bunların yanında Kanada da talep ediyor." ifadelerini kullandı. "Adaçayını görünce şaşırdım" Silaj makinesi operatörü Mehmet Gücün de daha önce bu kadar büyümüş adaçayı görmediğini anlatarak "Daha önceden bizim dağlarda, kırlarda yetişen adaçayımız maksimum 30 santimetre olurdu. Adaçayını görünce şaşırdım. Mısır silaj makinesiyle biçiyoruz, kamyonla taşıyoruz. Çok şaşırtıcı bir durum. İlk defa adaçayı hasat ediyorum." dedi. Adaçayını kurutan kadınlardan Halime Çetinel de bu yıl adaçayının verimli olduğunu, boyuna kadar uzadığını anlatarak ev bütçesine destek olmaya çalıştıklarını kaydetti.

Silifkeli üreticilerin ada çayı hasadı sevinci Haber

Silifkeli üreticilerin ada çayı hasadı sevinci

Mersin’in Silifke ilçesinde, Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatifi üyeleri, Büyükşehir Belediyesinin dağıttığı ve toprakla buluşturdukları ada çayının hasadını yaptı. Yaklaşık 5 sene önce Çaltıbozkır Derneği adı altında buluşan Çaltıbozkırlı üreticiler, Mersin Büyükşehir Belediyesinden lavanta fidesi talep etmiş ve bu taleplerine karşılık veren Büyükşehir Belediyesi de kendilerine 5 bin adet lavanta fidesi hibe etmişti. Hibe edilen lavanta fidelerini toprakla buluşturan Çaltıbozkırlı üreticiler, büyük bir başarı elde etmiş ve Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatifini kurmuşlardı. Kooperatifleşme sürecinde de üreticilere destek veren Büyükşehir Belediyesi, kendilerine distilasyon ünitesi de hediye etmişti. Lavanta üretimi yapan Çaltıbozkırlı üreticiler hem lavanta satışı hem de distilasyon ünitesi ile birlikte esansiyel yağ satışı yaparak gelir elde etti. Üreticilere yaptığı desteklere devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi, Silifke’de ada çayının üretimini yaygınlaştırmak amacıyla da ada çayı fidesi dağıttı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından geçtiğimiz yıl ilk kez Silifke’de dağıtımı yapılan ada çayı fidesi, verimi ile üreticiye umut oldu. Aynı projeyi bu yıl da sürdüren Büyükşehir Belediyesi, ‘Ada çayı fidesi dağıtım projesi’ çerçevesinde yeni fideleri yeni üreticilerle buluşturdu. Kendilerine dağıtılan ada çayının hasat zamanının gelmesiyle hasat sevinci yaşayan üreticiler, topladıkları ada çayını çay veya esansiyel yağ olarak satışa sunacak ve gelir elde edecekler. “Tarımsal projelerimiz planlı ve bir amaç doğrultusunda yapılmaktadır” Büyükşehir Belediyesinin tarım projelerinin tamamının planlı ve bir amaç doğrultusunda yapıldığını kaydeden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Silifke’de 2021 yılında tıbbi aromatik bitkilerin yaygınlaştırılması çalışmalarına lavanta fideleri ile başladıklarını hatırlattı. Şahutoğlu, “Lavanta fidelerinden almış olduğumuz verimlerle ve dikilmiş olan fidelerle beraber, Silifke Çaltıbozkır Kooperatifine distilasyon ünitesi kurulmuştu. Bu ünite ile beraber tıbbi aromatik bitkilerin yağları da çıkartılmaya başlandı. Biz de tarımsal anlamda daha kıraç topraklarda ada çayını, bu bölgede yaygınlaştırmaya çalıştık. Böylelikle 2022 ve 2023 yıllarında toplam 120 bin adet ada çayı fidesini 72 üreticimize dağıttık” dedi. “Üreticiler, proje sayesinde ürünlerinden daha iyi bir kazanç sağlıyor” Ada çayının hem çay hem de esansiyel yağ olarak kullanılmakta olduğuna dikkat çeken Şahutoğlu, yaklaşık 80 kilo ada çayından bir litre yağ elde edildiğini ve böylelikle üreticilerin katma değer elde ettiklerini belirtti. Şahutoğlu, “Üreticiler tarladan topladığı ürünlerin yağlarını kooperatif aracılığıyla çıkartıyorlar ve böylelikle üretmiş oldukları ürünleri daha iyi bir gelirle satıp, daha iyi bir kazanç sağlıyorlar. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımsal projeleri bir plan çerçevesinde geliştirerek uygulamaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Büyükşehrin bu konudaki destekleri çok güzel” Hasat sevinci yaşayan üreticilerden Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatif Başkanı Hatice Gülcan, “Büyükşehir Belediyesi bize ada çayı fidesi dağıtmıştı, onları ektik. Şimdi de hasadını yapıyoruz. Hasat bittikten sonra da yine Büyükşehir Belediyemizin bize vermiş olduğu distilasyon tesisinde yağını çıkartacağız. Çay olarak, tütsü olarak, yağ olarak tüketiciye sunuyoruz. Büyükşehrin bu konudaki destekleri çok güzel” ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.