TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adana

AGRONEWS - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zehirlenme vakaları tavuk fiyatlarını düşürdü Haber

Zehirlenme vakaları tavuk fiyatlarını düşürdü

Türkiye'de art arda yaşanan gıda kaynaklı zehirlenmeler endişeleri arttırdı. Ancak tavuk üretimindeki artışlar ise fiyatları sabit tuttu. Türkiye'nin en fazla kırmızı ve beyaz et tüketen illerinden olan Adana'da kasap tezgahlarında tavuk kilogramı 95 TL, kelebek kilosu 70 TL, but 70 TL, sarma 130 TL, bonfile 130 TL ve baget 85 TL'den alıcı buluyor. Ancak markette ise fiyatlar neredeyse 2 katına alıcı buluyor. Esnaf, fiyatların 2025 yılının son aylarından bu yana artmadığını, Ramazan ayı bitene kadar da artmasını beklemediklerini belirtti. "Kasaplardan tavuk alsınlar" Konuyla ilgili Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, "Adana'da denetimlerimiz sürüyor. Fiyatlarımız uzun zamandır aynı şekilde devam ediyor. Marketlerde bu fiyatlar çok yüksek. Marketlere denetimler sürüyor. Poşet dahi markette parayla satıldığı için fiyatlar yüksek. Adana'da vatandaşların kendi bildiği tavuklardan, kasaplardan almasını istiyoruz. Ramazan ayı bitene kadar fiyatların bu şekilde devam etmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "10 kilometre yol yapıp geliyoruz" Tavuk almaya gelen vatandaşlardan Arif Yılmaz, "Marketlerde bu fiyatlar çok pahalı. Kasaplarda ise daha ucuz. Biz 10 kilometre yol yapıp geliyoruz" dedi. "Fiyatlar kasaplarda daha uygun" Deniz Şahin isimli vatandaş ise fiyatların marketlere oranla çok daha ucuz olduğuna dikkat çekerek, "Fiyatlar marketlere oranla kasaplarda daha uygun. Ramazana kadar fiyatlar bu şekilde devam ederse çok iyi olur" diye konuştu. "Ramazan ayı bitene kadar bu şekilde olmasını bekliyoruz" Dönerci esnafından Mehmet Nuri Erzi ise fiyatların zehirlenme vakaları başladıktan sonra sabitlendiğini, yılbaşı geçişinde dahi artmadığına vurgu yaparak şunları söyledi: "Şuanda tavuk döner fiyatları 100-150 TL arasında değişiyor. Normalde yılbaşına girmeden zam geçişi oluyordu ancak bu sene tavuğa zam gelmedi. Tavuğa zam gelmeyince kimse döner fiyatlarına da zam yapmadı. Bizler bu konuda memnunuz. Bir dönem bazı illerde zehirlenme vakaları oldu, bu sebepten dolayı tavuk firmaları fiyatları düşürdü. Fiyatların Ramazan ayı bitene kadar bu şekilde olmasını bekliyoruz ve öyle umuyoruz."

Hayvan üreticilerinin kurtlarla başı dertte Haber

Hayvan üreticilerinin kurtlarla başı dertte

Adana'nın Feke ilçesine bağlı Mansurlu Mahallesi'nde hayvancılıkla uğraşan üreticiler, kurt saldırılarının her geçen yıl arttığını ifade etti. Özellikle son 10 yılda kurtların sürüler halinde dolaştığını ve hayvan kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını belirten üreticiler, kurtların insanlardan korkmadığını, havaya ateş açılmasına rağmen kaçmadığını dile getirdi. "Hayvancılığı bırakma noktasına geldik" Üreticilerden Onur Atlı, bölgede hayvancılık yapmanın her geçen yıl daha da zorlaştığını belirterek, "Burası yaklaşık 1400–1600 rakımda. 300 başa yakın küçükbaş, 30 civarında büyükbaş hayvanımız var. Gündüz eksi 3, gece eksi 30 dereceyi bulan şartlarda hayvancılık yapıyoruz. Son 10 yıldır kurtlarla mücadelemiz ciddi şekilde arttı. Eskiden sadece geceleri dağda kalan hayvanlarımızı alırlardı, geçen yıl 78 hayvanımız telef oldu. Bu yıl gündüz vakti sürülere saldırıyorlar. Şu ana kadar 20 hayvanımızı kaybettik. Yıllar içinde onlarca hayvanımız telef oldu, artık hayvancılığı bırakma noktasına geldik" dedi. "Adana'nın köyü ama Erzurum değil" Mansurlu mevkiinde hayvancılıkla uğraşan bir diğer üretici Kadir Atlı da kurt saldırılarına artık gündüzde karşılaştıklarını ifade ederek, "Bizim işimiz gücümüz hayvanlarla. Burası Adana'nın bir köyü ama kış şartları Erzurum'u aratmıyor. Ulaşım son iki yıldır iyi, belediyemiz sağ olsun çalışıyor. Ancak bizi bitiren tek sorun kurtlar. Köpeklerimiz olmasına rağmen, hayvanları güderken gözümüzün önünden alıp gidiyorlar. Geçen yıl 80 hayvanımız telef oldu. Bu yıl komşumuzun kurbanlık hayvanını ölü halde bulduk. Adamın 50 bin lirası boşa gitti. Öldürmek ceza. Ne insandan kaçıyorlar ne de havaya sıkınca kaçıyorlar" dedi. Üreticiler yetkililerden çözüm bekliyor Son yıllarda kurtların bölgede daha sık görülmeye başladığını vurgulayan üreticiler, kurtların insanlardan kaçmadığını ve mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle müdahale edemediklerini belirterek yetkililerden kalıcı ve etkili bir çözüm talep etti.

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi Haber

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi

Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

Adana, Kozan’da Cennet Hurması Almanya’ya İhraç Edildi Video Galeri

Adana, Kozan’da Cennet Hurması Almanya’ya İhraç Edildi

Cennet hurmasının en çok üretiminin yapıldığı yerlerin başında gelen Adana'nın Kozan ilçesinde, köyde kurulan kurutma tesisiyle bu sezon ilk olarak Almanya'ya ihraç gerçekleştirildi. Bahçede 40 ile 60 TL arasında alıcı bulan hurmanın kurusu ise 500 ile 650 TL arasında hem iç pazara hem de ihracata gönderildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'nın Kozan ilçesinde birçok aile cennet hurması olarak da bilinen Trabzon hurmasının üretimin gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz bahar aylarında yaşanan zirai don nedeniyle rekolte düşse de Kozan'da bu sezon yaklaşık 16 bin 500 dekar alanda toplam üretim 33 bin ton üretim gerçekleştirildi. Türkiye'deki toplam hurmanın yaklaşık yüzde 20'si üretilen ilçede üreticiler 40 ile 60 TL arasında meyvelerini bahçede sattı. Lezzeti ve aromasıyla yurt içi ve yurt dışından talep gören hurmanın büyük bir bölümü kurutma ve cipse ayrıldı. Köyde kurulan tesisle ilk ihracat Kozan ilçesine bağlı kırsal mahallelerden Karabucak'taki köylerine hurma kurutma tesisi kuran Zeki İnce de, bu yıl yaklaşık 1 ton cennet hurması cipsi ile ilk ihracatını Almanya'ya gerçekleştirdi. İnce, bu sene 16,5 dönüm alanda kendi ve çevredeki bahçelerden alım yaparak üretim gerçekleştiğini söyleyerek aşamaları anlattı. İnce "Bahçelerden toplanan ürünler yıkama işleminin ardından kasalara dizilerek kurutuluyor. Ürünlerimiz 21 saat içinde kuruyor. Kozan Karabucak Mahallesi'nde üretime geçtik, köylerde bunu ilk başaran olduk. Bu yıl zirai don nedeniyle üretimde düşüş oldu ancak sezonda 15 ton kapasiteyle üretim yapıyoruz. Yaklaşık 6 ton ürün kuruttuk. İlk ihracatı gerçekleştirdik, Almanya'ya ilk ihracatı yaptık. Kuru ürün kilosu 500-650 TL arasında satılıyor. Yaklaşık 1 aylık bir mesai oldu ve 20 kişiye istihdam sağladık. Bunun ardından portakal kurusunu da düşünüyoruz" dedi. Üreticinin fiyattan memnun kaldığını aktaran İnce, cennet hurmasının bu yıl dalında 40 TL'den başlayıp 60 TL'ye kadar alıcı bulduğunu da sözlerine ekledi. Üreticiden "Kozan hurması" ismi talebi Kuyluk Mahallesi'nde 110 dönüm arazide hurma üretimi yapan Furkan Kütük ise, "Kozan bölgesi olarak hurmanın tanınmasını istiyoruz. Lezzeti farklı. Kurutmalık, yaş ve cipslik gibi her çeşidi var. Pekmezi de yapılıyor. Sarı ve siyah çeşitleri olan bu ürün Kozan hurması olarak bilinsin istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozan İlçe Tarım Müdürü Mutlu Karataş ile ekipler de sahada üretim alanlarının denetimlerini gerçekleştirirken, bölgede hurma ağaçlarının gelişim ve bakımları teknik konularda çiftçileri desteklemeyi sürdürdüğü kaydedildi. Öte yandan, Kuyluk bölgesinde hurma bahçelerinin sonbahar renklerine bürünmesi de görsel bir şölen sunuyor.

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü Video Galeri

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü

Türkiye'nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana'da mandalina dalında 3 TL, pazarda ise 5 TL'ye kadar geriledi. Türkiye narenciyesinin yüzde 40'ını karşılayan Adana'da bu sene 383 bin dönüm alanda ekilen mandalinanın hasadı sürüyor. Dönümüne ortalama 4 ile 6 ton arasında verim alınan mandalina, ilk hasat edildiği haftalarda kilosu bahçede kalitesine göre 8 ile 15 lira arasında alıcı buldu. Şimdilerde ise dalında 3 lira, pazarda ise 5 ile 10 lira arasında satılmasıyla en ucuz meyve oldu. Tarım aracılarının 27 Eylül'de başlattığı 9 günlük grev sonrası erkenci 6 cins mandalina aynı anda olgunlaşınca işçiler toplamaya yetişemedi ve birçok mandalina zarar gördü. İşçilerin grevi bittikten sonra ise portakal hasadının da başlaması, mandalinada rekolte fazlalığı nedeniyle ürün dalında kaldı. Rusya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen mandalinalar, dalında zarar görünce ihraç da edilemedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "İlk hasatta fiyatlar 8 ile 15 lira arasındaydı. Tarım aracıları 9 gün grev yapınca mandalina dalında kaldı. Grev bitince, işçiler bahçelere girince ürünler dalında hep zarar görmüştü. Erkenci cins mandalinanın raf ömrü çok kısa. Şu anda mandalinanın kilosu dalında 3 liraya kadar geriledi. Adana, Mersin ve Hatay'daki birçok bahçede erkenci mandalina grubu dalında kaldı. O ürünler raf ömrünü kaybetti. Bu mandalinanın yurt dışına gitme şansı yok" ifadelerini kullandı. "Daldaki ürünler Akdeniz meyve sineği popülasyonunu arttırır" Mandalinaların toplanmasının 3-4 lira işçilik maliyeti olduğuna dikkat çeken Doğan, "Çiftçi mandalinayı hale gönderdiğinde eline kilogram başına 1 lira para belki geçecek. Bu ürünler dalda kaldı. Eğer dalındaki ürünler toplanmazsa gelecek sene Akdeniz meyve sineği popülasyonu artar. Bu ürünler, Akdeniz meyve sineği için besin kaynağı olur. Çiftçilere DFİF desteği verilmesini bekliyoruz" dedi. Pazarcı esnafı ve vatandaş memnun Pazarcı esnafı Halil Yılmaz ise bu sene mandalinanın bol olduğunu ve fiyatların bu sebeple düştüğünü belirterek işlerin iyi olduğunu anlattı. Mandalina almaya gelen vatandaşlardan Muzaffer Bay ise fiyatların geçen haftaya göre yüzde 50'den fazla düştüğünü belirterek, memnun olduklarını söyledi. 

Kırmızı Pancar Hasadı, Menemen’de Üreticiyi Sevindirdi Haber

Kırmızı Pancar Hasadı, Menemen’de Üreticiyi Sevindirdi

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir'in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası'nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası'nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen'den Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL'den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL'ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy'de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas' olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.

Adana, Seralarda Yetiştirilen Güllerde Hasat Sezonunu Başlattı Haber

Adana, Seralarda Yetiştirilen Güllerde Hasat Sezonunu Başlattı

Adana'da seralarda yetişen güller hasat edilmeye başlandı. Türkiye'nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana'da gül yetiştiriciliği devlet desteği sayesinde her geçen yıl artıyor. Bu sene il genelindeki 416 dönüm serada yetişen güller, hasat edilmeye başlandı. Özenle yetiştirilen ve emekle toplanan güller, tazelikleri korunarak pazara ve çiçekçilere ulaştırılıyor. 1 dönüme ortalama 15 bin adet gül verimi alınırken, seradan çıkış fiyatı tanesi yaklaşık 10 TL olan güllerin çiçekçilerde 100 TL'ye kadar yükselmesi ise dikkat çekti. "Burada aracılar kazanıyor" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, asıl parayı kazanan kişilerin aracılar olduğunu belirterek, "10 dönümlük bir serada üretim yapıyoruz. Dönümde 15 bin adet gül alıyoruz. Dalında 10 liradan gülü satıyoruz ama çiçekçide fiyat 100 TL. Burada aracılar kazanıyor. Gül yetiştirmek çok zahmetli bir iş ama fiyatlar bizi keyiflendirirse çok güzel olur" dedi. "1 dönüme maliyet 100 bin lira" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise, "Adana'da gül seramız bu sene 416 dönüme yükseldi ancak fiyatlar çok düşük. Burada 10 liraya satılan gül, dışarıda 50-70 ve 100 TL'den alıcı buluyor. Aslında burada üretici kazanmıyor. Çiftçimizin 1 dönüme maliyeti 100 bin lira. 1 dönümde eğer çiftçi 15 bin adet gül alırsa para kazanacak" ifadelerini kullandı. "Gümrük vergisi şart" Karpuz ve muzda olduğu gibi gülde de gümrük vergisi olmasını talep eden Doğan, "Yurt dışından gelen güllere gümrük vergisi konulmalı. Bizim gül ekim alanlarımızın artması için gümrük vergisi konulmalı. Aksi takdirde gülden para kazanma şansımız yok" diye konuştu.

Kozan’da Safran Hasadı Başladı, Rekolte Sert Düştü Video Galeri

Kozan’da Safran Hasadı Başladı, Rekolte Sert Düştü

Adana'nın Kozan ilçesinde dünyanın en pahalı baharatı safranda hasat başladı. Bu yıl kuraklık nedeniyle rekoltede büyük düşüş yaşanırken, safranın gramı 600 TL'den alıcı buluyor. Adana'nın Kozan ilçesinde bu yıl iklim şartları nedeniyle 1 dönüm alandan 100 gram safran hasat edilmesi bekleniyor. Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safranın çiçekleri tek tek toplanarak, içindeki kırmızı teller özenle çıkarılıp kurutuluyor. İlaç, kozmetik ve gıda sektöründe kullanılan safran, tıbbî aromatik bitkiler arasında yüksek katma değerli ürünler arasında yer alıyor. İlçede tek üretici olan Ali Gök, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat ve ilçe tarım müdürlüğü görevlileri ile birlikte ilk hasadını gerçekleştirdi. "140 bin çiçekten 1 kilo safran elde ediliyor" Bölgede 3 dönüm alanda üretim yapan ancak bu yıl soğanların yenilenmesi için 1 dönüm ekim gerçekleştiren üretici Ali Gök, safranın anavatanın kaynaklarda Osmanlı döneminde Toros Dağları eteklerinde üretildiğini belirterek, "650 rakımda üretim yapıyorum. Geçen yıl 3 dönümdü ama bu yıl 11 Nisan'da yağan kar nedeniyle safran soğanlarının gelişimi zayıf kaldı. Bu yüzden 1 dönüm alanda üretim yaptım. Normalde 1 dönümden 500–600 gram ürün alıyoruz ama bu yıl 100 gram civarında olacak. İklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle çiçek sayısı azaldı. Safranın anavatanı Osmanlı döneminde Torosların etekleriydi. 140 bin çiçekten 1 kilo safran çıkıyor. Kalitesi çok yüksek, gramı 600 TL. Bu sene hem burada hem Bolu'da üretim az. Hasat dönemi yaklaşık 45 gün sürüyor" dedi. "Kozan, endemik bitkilerle öne çıkıyor" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin tarımsal alanda üretimde Türkiye'de öncü bir çok ürüne ev sahipliği yaptığını ifade ederek, "Torosların zirvesine çıktığınızda farklı endemik bitkilerle karşılaşıyoruz. Burada zeytin, mantar, safran üretilebiliyor. Bitkisel üretim açısından çok değerli bir bölgedeyiz. Ali Gök abimize girişimcilik ruhu için teşekkür ediyorum. Safranın gelir getirisi yüksek, iklim şartları uygun olduğunda ekonomik katkısı büyük. İlçe tarımın sulama desteğiyle kurulacak paneller ile gelecek yıl daha geniş alanda üretim yapılabilecek "diye konuştu. "Bilimsel açıdan değerli bir bitki" Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat da safranın bölge için bilimsel ve ekonomik açıdan önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Safran, Kozan için çok kıymetli bir bitki. Tıbbi aromatik bitki çeşitliliği açısından zengin bir bölgedeyiz. Bu üretim, mikroklimatik açıdan da önemli. Safranın yaygınlaşması ve tıbbi aromatik bitkilerin artırılması, iklim değişikliğiyle mücadelede de kritik. İran bölgesinde yoğun kullanılan safran, göğüs kanserinin önlenmesi konusunda da bilimsel araştırmalarda değerlendiriliyor" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.