Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adana

AGRONEWS - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Adana’da üreticiye çevre ve toprak uyarısı Haber

Adana’da üreticiye çevre ve toprak uyarısı

Adana genelinde hasat sürecinin başlamasıyla birlikte sahaya yönelik denetim ve bilgilendirme çalışmalarının arttığını belirten Bayazıt, hasat sonrası tarlalarda kalan bitki artıklarının yakılmasının toprak yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti. Anız yakmanın kısa vadede kolay bir yöntem gibi görünse de uzun vadede tarımsal üretime zarar verdiğini vurgulayan Bayazıt, bu uygulamanın toprağın verimliliğini sağlayan organik maddeleri yok ettiğini kaydetti. “Ürün verimini olumsuz etkiliyor” Toprakta bulunan faydalı mikroorganizmaların anız yangınlarından zarar gördüğüne dikkat çeken Bayazıt, “Organik madde kaybı yaşanıyor ve toprağın yapısı bozuluyor. Bu durum, gelecek yıllardaki ürün verimini de olumsuz etkiliyor” dedi. Anız yangınlarının yalnızca tarım arazilerini değil, aynı zamanda çevredeki yerleşim alanlarını ve ormanlık bölgeleri de tehdit ettiğini belirten Bayazıt, kontrol dışına çıkan alevlerin enerji nakil hatlarına kadar ulaşabildiğini ifade etti. “Ortak sorumluluğumuz” Çiftçilere anız yakmaktan kaçınmaları çağrısında bulunan Bayazıt, toprağın korunmasının ve verimliliğinin artırılmasının tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Bayazıt, sürdürülebilir tarım için anızın yakılması yerine toprağa karıştırılması ve alternatif yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Bereketli ovalarda hasat başladı, kilosu 25 TL’den satılıyor Haber

Bereketli ovalarda hasat başladı, kilosu 25 TL’den satılıyor

Türkiye'nin en bereketli tarım arazilerinin bulunduğu Çukurova'da, karpuz hasadı başladı. Ülkenin karpuz ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini karşılayan kentte, tarlalarda yoğun hasat mesaisi yaşanıyor. Kamyonlara yüklenen karpuzlar, Türkiye'nin dört bir yanına gönderilmeye başlandı. Kentin deniz kıyısındaki Karataş ilçesine bağlı Kapı Mahallesi’nde başlayan hasatta, rekolte beklentisinin yüksek olduğu belirtildi. Yaklaşık 125 bin dekar alanda gerçekleştirilen üretimde, bu sezon 800 bin ton rekolte elde edilmesinin beklendiği kaydedildi. Adana Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, karpuzun kilosunun tarlada 25 TL olduğunu belirterek, fiyatların arza göre inişli-çıkışlı olabileceğini söyledi. 'GEÇ EKİM BAŞLADI AMA ERKEN HASAT YAPILDI' Karpuz hasadının henüz ovada geniş ölçekte başlamadığını belirten Cahit İncefikir, "Karpuz hasadı yer yer başladı. Düşünüldüğü gibi belirli alanda toplama başlamadı. Fakat dar bir alanda olgunlaşmış karpuz hasadı başladı. Karpuz ekimi, kış aylarında yaşanan sel ve dolu felaketlerinden dolayı geç başladı. Özellikle yağmurlarla beraber çiftçi, karpuz ekimini geç yaptı. Karpuzun hasadını da erken yapabilenler oldu. Periyodik olarak hasadın ilk kademesi başladı diyebiliriz. Tarlada 25 TL fiyatıyla başlayan karpuz, arz talep dengesine göre, ürünü pazarlara sunulmasına, tezgahlara indirilmesine ve piyasaya bağlı olarak fiyatlar borsa gibi inişli çıkışlı şekilde belirleniyor. Önümüzdeki günlerde hasadın artması ya da azalmasına bağlı olarak fiyatlarda değişkenlik olabilir" dedi. 'ÜRÜNLER BELİRLİ OLGUNLUĞA ERİŞİNCE HASAT EDİN' Üretici ve tüketicilere karpuz uyarılarda bulunan İncefikir, "Önemle söylememiz gereken, karpuzun belirli bir olgunluğa ulaşması gerektiğidir. Şeker oranının artması, rengini almış olması, kıvama gelmiş olması gerekmektedir. Ham toplanıp tüketiciye ulaştırılırsa, insanları almaktan vazgeçirir. Üreticinin zararına oluyor ve tüketim azalıyor. Eğer erken ekilmiş, hasat dönemine gelmiş ve yeterli olgunluğa ulaşmış karpuzlar varsa, sözünü ettiğimiz yağışlardan önce ekimi yapılmış ürünlerse bunların hasadı yapılabilir. Ancak bunun ne kadar alanda olduğunu da tam olarak bilmiyoruz. Çok geniş bir alan olduğunu da tahmin etmiyoruz. Eğer karpuz belirli bir olgunluğa, aroma ve tat oranına ulaşmışsa toplanabilir" diye konuştu.

Adana’da kahve tarımında ilk adım atıldı Haber

Adana’da kahve tarımında ilk adım atıldı

Bereketli toprakları, mikroklima iklim özellikleri ve yüksek tarımsal potansiyeliyle Türkiye’nin ambarı konumunda olan Çukurova’da, ezber bozacak tarihi bir adım atıldı. Adana’da yüksek katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesi ve alternatif üretim modellerinin geliştirilmesi amacıyla kahve üretimine yönelik ilk deneme dikimi resmi olarak gerçekleştirildi. Adana tarımında bir ilk olan bu vizyoner projede, kentin ilk kahve fidanı Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt tarafından toprakla buluşturuldu. Adana'da Kahve Yetiştiriciliği Dönemi: Seralar Kahve Kokacak! Girişimci üreticilerin desteklenmesi ve geleneksel ürünlerin dışına çıkılarak çiftçinin gelir standardının yükseltilmesi hedeflenen projede, deneme üretimi ilk etapta kontrollü sera ortamında başlayacak. İlk fidan dikim merasiminde önemli açıklamalarda bulunan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, üreticilerin yenilikçi vizyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Üreticimiz, işletmesindeki serasının bir bölümünü tamamen kahve fidanlarına ayırarak büyük bir vizyon ortaya koyuyor. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak biz de teknik ekibimiz ve özel eğitimlerimizle bu sürecin arkasında olacağız, üreticimize tam destek vereceğiz. Hedefimiz büyük; Çukurova'nın bu bereketli topraklarında yetişen 'Adana Kahvesini' önce tüm Türkiye’ye, ardından da dünyaya yaymak istiyoruz." Neden Kahve? Çukurova Çiftçisi İçin Ne Anlama Geliyor? Dünya genelinde kahve tüketiminin hızla artması ve küresel iklim kaymaları, mikroklimaya sahip Akdeniz havzasında tropikal ve yarı tropikal ürünlerin yetiştirilmesini cazip hale getirdi. Adana'da başlatılan bu deneme üretimi başarılı olduğu takdirde: -Çiftçiler dönüm başına çok daha yüksek katma değerli bir kazanç kapısı elde edecek. -Sera üretiminde girdi maliyetlerine karşı yüksek gelirli alternatif bir pazar doğacak. -Türkiye'nin ithal ettiği milyarlarca dolarlık kahve pazarında yerli üretim hamlesi başlayacak. Yeni Bir Üretim Hikayesi Filizleniyor Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen deneme çalışmalarının, fidanların gelişim süreçlerine göre ilerleyen dönemlerde açık sahaya uyarlanıp uyarlanamayacağı da takip edilecek. Çukurova’nın verimli topraklarında filizlenen bu yeni üretim hikayesi, şimdiden tüm tarım dünyasında büyük bir merak ve heyecan uyandırmış durumda.

Kar ve don tarımı vurdu: Sebze ve meyvelerde fiyat artışı Haber

Kar ve don tarımı vurdu: Sebze ve meyvelerde fiyat artışı

Tarım yazarı ve gazeteci Ali Ekber Yıldırım, mayıs ayında yaşanan kar ve don olaylarının gıda fiyatlarını etkileyeceğini söyledi ve "Önümüzdeki dönemde özellikle meyvelerde ve bazı sebzelerde fiyat artışı mutlaka olacaktır” şeklinde konuştu. Gaziantep ve Şanlıurfa'da başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde bu ay etkili olan sel, dolu ve fırtına, tarımsal üretimi ve üreticileri etkiledi. Bazı bölgelerde meyve ağaçları zarar görürken bazı illerde seralar ve tarla ürünleri hasar aldı. Mersin'de kiraz, erik ve şeftali ağacı zarar gördü Yaşanan kar ve don olaylarından farklı bölgelerde farklı ürünlerin etkilendiğini belirten Yıldırım, “Türkiye'nin farklı bölgelerinde, farklı illerinde bazılarında kar yağdı, bazılarında don oldu, bazılarında aşırı yağmur oldu. 2025'te yaşadığımız uzun süren zirai don gibi ve üç defa yaşanan zirai don gibi çok büyük bir etkisi olmadı. Ama yine de lokal düzeyde baktığımızda Mersin'de kiraz, erik ve şeftali ağacı gibi meyveler daha çok zarar gördü. Antalya tarafında seralar, Adana'da mısır, patates gibi diğer ürünler gibi her ilde, her bölgede farklı bir etkilenme oldu” dedi. Don ve karın, meyve-sebze fiyatlarına etkisinin olacağını kaydeden Yıldırım, fiyatlarda artış olabileceği mesajını verdi ve şunları söyledi: “Tabii ki bunun mutlaka gıda fiyatlarına bir etkisi olacak. Zaten Türkiye'de bir fırtına esince, bir kar yağdığında mutlaka psikolojik olarak da hemen fiyatlarda bir artış olduğunu görüyoruz. Yani normalde şu an yaşanan bu kar, dolu, fırtına tarım ürünlerini çok fazla da arttıracak bir etki değil. Ama biraz kar düşünce hemen ‘ürün gelmedi’ denilerek fiyatlar artıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde özellikle meyvelerde ve bazı sebzelerde fiyat artışı mutlaka olacaktır. Gıda enflasyonuna da etkisi mutlaka olacak ama bir yandan da haziran ayına geliyoruz. Tarla ürünleri çıkacak. Bu nedenle fiyatlarda bir düşüş beklentisi var. Bu onu biraz frenleyebilir. Ayrıca bu dönemdeki fiyat artışı zaten halkın yaşadığı enflasyonla TÜİK’in açıkladığı enflasyon arasında ciddi bir fark oluyor. Dolayısıyla biz bunu pazarda hissedeceğiz ama rakamlara yansıması mutlaka daha sınırlı olacak. Nisan ayı enflasyonu açıklandı. TÜİK, sebzelerdeki fiyat artışı yüzde 6,7 dedi. Domates, biber, salatalık, kabak fiyatları yüzde 6,7 mi arttı? Çok daha fazla arttı. Bu nedenle rakamlara yansıması farklı olacak. Biz çarşı pazardaki yansımalarını daha fazla hissedeceğiz. Yani sebze ve meyvede artık piyasa öyle bir noktaya geldi ki bunun maliyetle, iklimle çok fazla bağlantısı kalmamaya başladı. Üretici zaman zaman çok fiyatlar yükselse de bundan yeterince yararlanamıyor veya o üreticiye yansımıyor. Yani biz tüketici olarak ödediğimiz para ne yazık ki üreticiye gitmiyor çoğu zaman. İşte bazen iklim, bazen zirai don, kuraklık birçok sorun oluyor. Bunların her birinde fiyatlar artıyor. Biz tüketici olarak pahalıya tüketiyoruz. Üretici de ucuza satmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla son yağışlarla birlikte üreticideki fiyat çok düşük olsa da tüketiciye yansıması yüksek olacak”. İklim krizinin tarımdaki etkisinin azaltılması için etkili üretim stratejisi uygulanması gerektiğini belirten Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Tarımda özellikle yapısal sorunların mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu sadece iklime bağlı değil. Bir yandan İran Savaşı ile birlikte gübre fiyatlarının fırlaması, diğer taraftan mazot fiyatının çok artması. Yani maliyetler artarken buna bir reaksiyon gösterilmesi ve üreticinin üretime devam edebilecek şartların sağlanması lazım. Üretici üretime devam edecek bir para kazanabilirse bu üretim sürdürülebilir. Burada yapılması gereken tarladan sofraya kadar olan sürecin tüm ürünün iyi yönetilmesi lazım”.

Zehirlenme vakaları tavuk fiyatlarını düşürdü Haber

Zehirlenme vakaları tavuk fiyatlarını düşürdü

Türkiye'de art arda yaşanan gıda kaynaklı zehirlenmeler endişeleri arttırdı. Ancak tavuk üretimindeki artışlar ise fiyatları sabit tuttu. Türkiye'nin en fazla kırmızı ve beyaz et tüketen illerinden olan Adana'da kasap tezgahlarında tavuk kilogramı 95 TL, kelebek kilosu 70 TL, but 70 TL, sarma 130 TL, bonfile 130 TL ve baget 85 TL'den alıcı buluyor. Ancak markette ise fiyatlar neredeyse 2 katına alıcı buluyor. Esnaf, fiyatların 2025 yılının son aylarından bu yana artmadığını, Ramazan ayı bitene kadar da artmasını beklemediklerini belirtti. "Kasaplardan tavuk alsınlar" Konuyla ilgili Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, "Adana'da denetimlerimiz sürüyor. Fiyatlarımız uzun zamandır aynı şekilde devam ediyor. Marketlerde bu fiyatlar çok yüksek. Marketlere denetimler sürüyor. Poşet dahi markette parayla satıldığı için fiyatlar yüksek. Adana'da vatandaşların kendi bildiği tavuklardan, kasaplardan almasını istiyoruz. Ramazan ayı bitene kadar fiyatların bu şekilde devam etmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "10 kilometre yol yapıp geliyoruz" Tavuk almaya gelen vatandaşlardan Arif Yılmaz, "Marketlerde bu fiyatlar çok pahalı. Kasaplarda ise daha ucuz. Biz 10 kilometre yol yapıp geliyoruz" dedi. "Fiyatlar kasaplarda daha uygun" Deniz Şahin isimli vatandaş ise fiyatların marketlere oranla çok daha ucuz olduğuna dikkat çekerek, "Fiyatlar marketlere oranla kasaplarda daha uygun. Ramazana kadar fiyatlar bu şekilde devam ederse çok iyi olur" diye konuştu. "Ramazan ayı bitene kadar bu şekilde olmasını bekliyoruz" Dönerci esnafından Mehmet Nuri Erzi ise fiyatların zehirlenme vakaları başladıktan sonra sabitlendiğini, yılbaşı geçişinde dahi artmadığına vurgu yaparak şunları söyledi: "Şuanda tavuk döner fiyatları 100-150 TL arasında değişiyor. Normalde yılbaşına girmeden zam geçişi oluyordu ancak bu sene tavuğa zam gelmedi. Tavuğa zam gelmeyince kimse döner fiyatlarına da zam yapmadı. Bizler bu konuda memnunuz. Bir dönem bazı illerde zehirlenme vakaları oldu, bu sebepten dolayı tavuk firmaları fiyatları düşürdü. Fiyatların Ramazan ayı bitene kadar bu şekilde olmasını bekliyoruz ve öyle umuyoruz."

Hayvan üreticilerinin kurtlarla başı dertte Haber

Hayvan üreticilerinin kurtlarla başı dertte

Adana'nın Feke ilçesine bağlı Mansurlu Mahallesi'nde hayvancılıkla uğraşan üreticiler, kurt saldırılarının her geçen yıl arttığını ifade etti. Özellikle son 10 yılda kurtların sürüler halinde dolaştığını ve hayvan kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını belirten üreticiler, kurtların insanlardan korkmadığını, havaya ateş açılmasına rağmen kaçmadığını dile getirdi. "Hayvancılığı bırakma noktasına geldik" Üreticilerden Onur Atlı, bölgede hayvancılık yapmanın her geçen yıl daha da zorlaştığını belirterek, "Burası yaklaşık 1400–1600 rakımda. 300 başa yakın küçükbaş, 30 civarında büyükbaş hayvanımız var. Gündüz eksi 3, gece eksi 30 dereceyi bulan şartlarda hayvancılık yapıyoruz. Son 10 yıldır kurtlarla mücadelemiz ciddi şekilde arttı. Eskiden sadece geceleri dağda kalan hayvanlarımızı alırlardı, geçen yıl 78 hayvanımız telef oldu. Bu yıl gündüz vakti sürülere saldırıyorlar. Şu ana kadar 20 hayvanımızı kaybettik. Yıllar içinde onlarca hayvanımız telef oldu, artık hayvancılığı bırakma noktasına geldik" dedi. "Adana'nın köyü ama Erzurum değil" Mansurlu mevkiinde hayvancılıkla uğraşan bir diğer üretici Kadir Atlı da kurt saldırılarına artık gündüzde karşılaştıklarını ifade ederek, "Bizim işimiz gücümüz hayvanlarla. Burası Adana'nın bir köyü ama kış şartları Erzurum'u aratmıyor. Ulaşım son iki yıldır iyi, belediyemiz sağ olsun çalışıyor. Ancak bizi bitiren tek sorun kurtlar. Köpeklerimiz olmasına rağmen, hayvanları güderken gözümüzün önünden alıp gidiyorlar. Geçen yıl 80 hayvanımız telef oldu. Bu yıl komşumuzun kurbanlık hayvanını ölü halde bulduk. Adamın 50 bin lirası boşa gitti. Öldürmek ceza. Ne insandan kaçıyorlar ne de havaya sıkınca kaçıyorlar" dedi. Üreticiler yetkililerden çözüm bekliyor Son yıllarda kurtların bölgede daha sık görülmeye başladığını vurgulayan üreticiler, kurtların insanlardan kaçmadığını ve mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle müdahale edemediklerini belirterek yetkililerden kalıcı ve etkili bir çözüm talep etti.

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi Haber

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi

Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.