Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Tarım

AGRONEWS - Akıllı Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk dünyasında tarım için dijital veri platformu kurulacak Haber

Türk dünyasında tarım için dijital veri platformu kurulacak

Türk Devletleri Teşkilatı’nın Türkistan’da düzenlediği Gayriresmi Zirve’de tarımda dijital dönüşümü güçlendirecek önemli bir karar alındı. Zirve sonrası yayımlanan Türkistan Bildirisi’nde, üye ülkeler arasında veri değişimini artıracak, akıllı tarım çözümlerini destekleyecek ve gıda güvenliğine katkı sağlayacak TDT Dijital Tarım Veri Platformu’nun geliştirilmesi hedeflendi. TÜRK DEVLETLERİ TARIMDA DİJİTAL İŞBİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEK Türk Devletleri Teşkilatının Kazakistan’ın Türkistan şehrinde gerçekleştirdiği toplantıda, tarım alanında üye devletler arasında dijital işbirliğini güçlendirecek yeni bir adım atıldı. Alınan karar kapsamında, veri değişimi ve akıllı çözümler için “TDT Dijital Tarım Veri Platformu” oluşturulacak. Platformun, tarımda verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği hedeflerine katkı sağlaması amaçlanıyor. TÜRKİSTAN ZİRVESİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNE ÇIKTI 15 Mayıs’ta Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi’nde birçok başlık ele alındı. Zirvede tarımdan ulaştırmaya, yapay zekadan dijital teknolojilere kadar farklı alanlarda kararlar alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı zirvede, yapay zeka ve dijital dönüşüm Türk devletlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. TÜRKİSTAN BİLDİRİSİ’NDE TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU Zirve sonrası yayımlanan Türkistan Bildirisi’nde tarım sektöründe dijital dönüşümü artırmanın önemine işaret edildi. Bu alanda verimliliğin, sürdürülebilirliğin ve gıda güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Alınan karar kapsamında, üye devletler arasında veri değişimi, akıllı tarım çözümleri ve kanıta dayalı politika oluşturmak amacıyla birleştirilmiş bir mekanizma olarak TDT Dijital Tarım Veri Platformu’nun geliştirilmesi ve faaliyete geçirilmesi planlanıyor. “ÇOK BOYUTLU BİR POLİTİKA ARACI” Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, kurulması planlanan platforma ilişkin değerlendirmede bulundu. Bayramoğlu, TDT zirvesinin bölgesel tarım politikasında bir kırılma noktasına dönüştüğünü belirtti. Bayramoğlu, “Dijital Tarım Veri Platformu girişimi, tarımsal veri egemenliği, yapay zeka destekli üretim optimizasyonu ve bölgesel gıda güvenliği ekseninde çok boyutlu bir politika aracı olarak şekillenmektedir.” dedi. PLATFORMUN KURUMSAL KÖKENİ 2024’E DAYANIYOR Platformun kurumsal kökeninin 2024’e dayandığını belirten Bayramoğlu, Türk dünyasının tarımsal potansiyeline dikkat çekti. Bayramoğlu, Kazakistan’ın küresel buğday ihracatında üst basamaklarda yer aldığını, Özbekistan’ın ise pamuk üretiminde kritik bir aktör olduğunu söyledi. Türkiye’nin FAO verilerine göre dünya tarımsal üretim endeksinde üst sıralarda bulunduğunu ifade eden Bayramoğlu, Azerbaycan ve Kırgızistan’ın da belirgin tarımsal biyoçeşitlilik potansiyeli taşıdığını kaydetti. TARIMSAL VERİ EGEMENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR Bayramoğlu, küresel gıda piyasalarının yalnızca birkaç büyük aktörün veri ve tahmin sistemleriyle yönlendirildiği günümüzde, bu coğrafyanın kendi verilerini bağımsız biçimde üretip işleyememiş olmasının bir epistemik bağımlılık sorununa karşılık geldiğini söyledi. Platformun bu asimetriyi kısmen giderebilecek bir mekanizma sunduğunu belirtti. Bu yönüyle TDT Dijital Tarım Veri Platformu, yalnızca teknik bir altyapı değil, aynı zamanda tarımsal veri egemenliğini güçlendirecek stratejik bir araç olarak değerlendiriliyor. VERİ FORMATLARINDAKİ FARKLILIK KARAR ALMAYI ZORLAŞTIRIYOR Bayramoğlu, veri formatlarının ülkeden ülkeye farklılaşmasının karşılaştırılabilirliği kısıtladığına dikkat çekti. Yılda en fazla bir ya da iki kez gerçekleştirilen veri paylaşımlarının kriz anında karar almak için geç kaldığını söyledi. Bu nedenle ortak, hızlı ve karşılaştırılabilir veri altyapısının tarım politikalarında daha etkin karar almayı mümkün kılabileceği vurgulandı. AKILLI TARIM İÇİN 5 KATMANLI MODEL ÖNERİSİ Bayramoğlu, platformun akıllı tarım bileşenlerinin 5 işlevsel katman üzerine kurgulanmasının önemine işaret etti. İlk katmanda uydu ve uzaktan algılama NDVI analizleri, toprak nem haritaları ve tarla bazlı verim tahmininin yer alması gerektiğini söyledi. İkinci katmanda ise yapay zeka ve öngörücü analitik kapsamında kuraklık erken uyarısı, zararlı yayılım modellemesi ve 5 yıllık verim projeksiyonlarının bulunması gerektiğini ifade etti. PİYASA, LOJİSTİK VE TOPRAK YÖNETİMİ VERİLERİ DE YER ALMALI Bayramoğlu’na göre platformun üçüncü katmanı, piyasaların karşılaştırmalı fiyat endekslerini, hasat sonrası kayıp analizini ve lojistik güzergah optimizasyonunu kapsamalı. Dördüncü katmanda toprak ve su yönetimi, sulama verimliliği, tuzlanma ve erozyon izleme verileri bulunmalı. Beşinci katmanda ise çok dilli bilgi yönetimi yer almalı. Bu kapsamda Türkçenin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Kırgızistan’ın yerel dil desteğiyle eğitim ve iyi uygulama arşivi oluşturulmalı. ORTAK TEKNİK ÇERÇEVE GEREKLİ Platformun doğru bir vizyonun ürünü olduğunu vurgulayan Bayramoğlu, bu vizyonun sahaya aktarılmasının kendine özgü güçlükler barındırdığını söyledi. Bayramoğlu’na göre platformun stratejik hedeflerine ulaşabilmesi için üç temel koşulun bir arada karşılanması gerekiyor. İlk olarak, FAO standartlarını esas alan ortak teknik çerçevede üye ülkeler arasında süratle mutabakata varılması, veri formatı çeşitliliğinin yol açtığı karşılaştırılamazlık sorununun giderilmesi ve son mil sorununa çözüm üretilmesi gerekiyor. PLATFORM SAHADAKİ ÇİFTÇİYE ULAŞMALI Bayramoğlu, ikinci koşul olarak platformun yalnızca bakanlık veri tabanlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Platformun sahadaki çiftçiye gerçek anlamda ulaşabilmesinin önem taşıdığını vurguladı. Bu yaklaşım, dijital tarım platformunun yalnızca üst düzey politika üretimi için değil, doğrudan üreticinin karar süreçlerine katkı sağlayacak bir araç olarak tasarlanması gerektiğini gösteriyor. GÜÇLÜ YÖNETİŞİM ÇERÇEVESİNE İHTİYAÇ VAR Bayramoğlu’nun işaret ettiği üçüncü koşul ise veri egemenliği güvenceleri, erişim protokolleri ve şeffaflık standartlarını kapsayan güçlü bir yönetişim çerçevesinin teknik altyapıyla eş zamanlı inşa edilmesi. Bu çerçeve, platformun güvenilir, sürdürülebilir ve üye ülkeler arasında dengeli biçimde işlemesi açısından kritik görülüyor. Veri güvenliği ve erişim protokolleri, tarımsal veri paylaşımının kurumsal zemine oturtulmasında belirleyici olacak. TÜRK DÜNYASININ TARIMSAL POTANSİYELİ STRATEJİK GÜCE DÖNÜŞEBİLİR Bayramoğlu, gerekli koşulların sağlanması halinde platformun bölgesel gıda güvenliğinin kurumsal savunucusundan uluslararası tarım diplomasisinin etkin bir enformatik altyapısına dönüşebileceğini belirtti. Platformun, Türk dünyasının tarımsal potansiyelini koordineli bir stratejik güce tahvil edebileceğini ifade etti. Bu kapsamda TDT Dijital Tarım Veri Platformu, üye devletler arasında tarımsal işbirliğini yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı bırakmayıp, gıda güvenliği, üretim optimizasyonu ve tarım diplomasisi açısından yeni bir aşamaya taşıyacak bir girişim olarak öne çıkıyor.

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi’nden genç çiftçilere destek Haber

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi’nden genç çiftçilere destek

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından olan tarım sektörünün önemi her geçen gün artıyor. Küresel iklim değişikliği, yüksek girdi maliyetleri, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin tarımdan uzaklaşması önemli gibi gelişmelere rağmen sektör, akıllı tarım uygulamaları, veri odaklı üretim modelleri ve sürdürülebilir yaklaşımlar ile yenilikçi bir yapıya kavuşma potansiyeli taşıyor. “Geleceğin Önder Çiftçileri Eğitim Programı”, bu dönüşümün gelecekteki öncüleri olacak genç üreticileri desteklemek amacıyla İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. 31 Mayıs’a kadar başvuruların devam edeceği program kapsamında; bitkisel ve/veya hayvansal üretimle ilgilenen, teknolojiye ve yeni nesil tarım uygulamalarına ilgi duyan ziraat fakültelerinin ikinci sınıf öğrencileri arasından 20 genç çiftçi seçilecek. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılması beklenen öğrenciler, bir hafta boyunca eğitimler alacak. Teori ve pratik bir arada İki aşamalı bir yapı üzerine kurgulanan programın ilk aşamasında genç çiftçilere finansal okuryazarlık, tarım politikaları, katma değerli üretim ve ürün hikâyesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik, tarımsal finans, kooperatifçilik, üretim ve pazarlamada dijital uygulamalar, iş modeli geliştirme başlıklarında disiplinler arası içerikler sunulacak. Programın devamında öne çıkan katılımcılar, ikinci yıl planlanan uygulama aşamasına dahil edilecek. İkinci aşama, teorik kazanımların toprakla buluştuğu bir basamak olarak kurgulanıyor. Bu süreçte genç çiftçilerin örnek çiftlikler, tarımsal işletmeler, girişimler ve kooperatiflerle bir araya gelerek ekosistem deneyimi kazanması hedefleniyor. Ayrıca, yeni nesil tarım teknolojileri ve çözümleri, verimlilik artırıcı uygulamalar konusunda saha deneyimi edinmeleri planlanıyor. Böylece katılımcılar yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama deneyimiyle de desteklenecek.

Mersin’de akıllı tarım yatırımları hız kazandı Haber

Mersin’de akıllı tarım yatırımları hız kazandı

Tarımda teknoloji üre­ten merkez haline gelen Mersin Agropark, yeni Ar-Ge alanları, atölye tipi yapı­lar ve yüksek katma değerli üre­tim hedefleriyle Çukurova’nın tarımda ilerlemesine öncülük ediyor. Mersin Agropark Ge­nel Müdürü M. Murat Hocagil, bölgenin tarım teknolojilerinde Türkiye’nin örnek merkezlerin­den biri olmayı hedeflediklerini söyleyerek, odak tarım modeliy­le katma değerli üretimi amaç­ladıklarını kaydetti. Tarım, gıda ve teknolojiyi ay­nı çatı altında buluşturan Mer­sin Agropark, yürüttüğü Ar-Ge projeleri, üniversite-sanayi iş birlikleri ve yeni yatırım plan­larıyla bölgenin tarımsal dönü­şümüne katkı sağlamaya devam ediyor. Yaklaşık 800 dekarlık alanda faaliyet gösteren Agro­park’ta bugün 15 firma tarafın­dan 19 ayrı proje yürütülürken, özellikle akıllı tarım, biyotekno­loji, yapay zeka destekli üretim sistemleri ve topraksız tarım uygulamaları öne çıkıyor. “Tarım ve teknolojiyi aynı merkezde buluşturuyoruz” Agropark’ın kuruluş amacı­na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hocagil, üniversiteler, araştırmacılar ve özel sektörün ortak çalışma kültürüyle önemli bir ekosistem oluşturduklarını söyledi. Hocagil, “Tarım ve gıda sektö­ründe Ar-Ge yapmak isteyen gi­rişimciler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Üniversitelerin bilgi birikimini özel sektörün üretim gücüyle buluşturarak yenilikçi projelerin ortaya çıkmasına kat­kı sağlıyoruz. Mersin Agropark bugün sadece bölgenin değil, Türkiye’nin önemli tarım tekno­lojisi merkezlerinden biri haline gelmiştir” dedi. Agropark bünyesinde yürütü­len projelerin büyük bölümünü akıllı tarım uygulamaları, biyo­teknoloji çalışmaları ve sürdürü­lebilir üretim modelleri oluştu­ruyor. Sensör destekli sistemler, otomasyon teknolojileri, dijital tarım uygulamaları ve yapay ze­ka tabanlı çözümlerle üretimde verimliliğin artırılması hedefle­niyor. Hocagil, biyoteknoloji ala­nında hastalıklara dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bitki ısla­hı ve yeni tohum çalışmaları yü­rütüldüğünü belirterek, modern sera teknolojileriyle daha az su kullanılarak yüksek verimli üre­tim yapılabildiğini kaydetti. “Odak tarım modeliyle katma değerli üretim hedefliyoruz” Mersin Agropark’ın bölgesel üretim potansiyeline göre şekil­lenen “odak tarım” modeli üze­rinde çalıştığını vurgulayan Ho­cagil, Mersin ve Çukurova’nın lojistik gücü, iklim avantajı ve üretim kapasitesinin yüksek katma değerli ürünlerle değer­lendirilmesi gerektiğini söyledi. Narenciye, muz, seracılık ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitkilerin öncelikli alanlar ara­sında yer aldığını belirten Hoca­gil, akıllı sera sistemleri ve top­raksız tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla hem ve­rimliliğin hem de ihracat kapa­sitesinin artırılmasının hedef­lendiğini ifade etti. Yeni hedef: Atölye tipi Ar-Ge alanları Agropark’ın büyüme hedefle­rine ilişkin de bilgi veren Hocagil, mevcut projelerin artık yalnız­ca ofis ve tarımsal araziyle sınırlı kalmadığını, uygulama ve proto­tip geliştirme alanlarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu kap­samda yeni genişleme çalışmala­rının sürdüğünü belirten Hoca­gil, mevcut yerleşkenin kuzey bö­lümünde farklı büyüklüklerde 11 adet atölye tipi yapı planlandığı­nı açıkladı. Söz konusu alanlar­da büyük ölçekli makine tasarımı, prototip üretimi ve teknik Ar-Ge çalışmalarının yürütülebilece­ğini ifade eden Hocagil, “Tarım teknolojileri geliştiren girişim­cilerin ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek bir altyapı oluştu­ruyoruz. Bu yatırımlar sayesinde bölgemizin teknoloji üretim ka­pasitesi daha da güçlenecek” diye konuştu.

Mersin’de tarımda “akıllı dönüşüm” vurgusu yapıldı Haber

Mersin’de tarımda “akıllı dönüşüm” vurgusu yapıldı

Türkiye’nin önemli üretim ve tarım merkezlerinden biri olan Mersin’de, ik­lim değişikliğinin etkileri her ge­çen yıl daha belirgin hale geliyor. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri ve hızla azalan su kay­nakları, ekim planlamasından ve­rimliliğe kadar tarımın tüm aşa­malarını doğrudan etkiliyor. Suya dayalı üretim modelinin sürdü­rülebilirliğini zorlayan bu tablo, kentte “ekim krizi” olarak adlan­dırılabilecek yeni bir süreci bera­berinde getiriyor. "Eski alışkanlıklarla yeni dönemi yönetemeyiz" Mersin Ticaret ve Sanayi Oda­sı (MTSO) Yönetim Kurulu Baş­kanı Hakan Sefa Çakır, iklim de­ğişikliği ve su kaynaklarının hızla tükenmesinin, artık sadece çev­resel bir sorun değil; Türkiye’nin en önemli üretim, lojistik ve tarım üslerinden biri olan Mersin için stratejik bir gıda arz güvenliği me­selesi olduğuna dikkat çekti. MT­SO olarak bu tabloyu endişeyle iz­lemekle yetinmediklerini, kent tarımını değişen iklim koşulları­na adapte etmek için uzun süredir somut adımlar attıklarını kaydet­ti. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar nedeniyle kenttin olağanüstü kuraklık riskiyle karşı karşıya olduğuna vurgu yapan Ça­kır, “Gerçekçi olmak zorundayız; eski alışkanlıklarımızla ve gele­neksel yöntemlerle bu yeni döne­mi yönetemeyiz. Gıda arz güven­liğini sağlamanın tek yolu; ‘akıllı tarım’, ‘su verimliliği’ ve ‘bilimsel üretim’ odaklı topyekûn bir dönü­şümdür” dedi. Oda olarak, ilgili tüm kurumlar ve üreticilerle omuz omuza ve­rerek bu dönüşümün altyapısı­nı hayata geçirdikleri örnek pro­jeler hakkında bilgi veren Çakır, “Bitkilerin Sesine Kulak Verin, İklim Değişikliğine Uyum Sağ­layın projesiyle alternatif tarım­sal bitki çeşitlerini belirledik ve çiftçilerimizi yeni iklim şartları­na uyumlu ürün desenleriyle bu­luşturduk. Aynı şekilde, düzenle­diğimiz Mersin İklim Değişikliği ve Uyum Konferansları ile bilimin ışığında bölgesel eylem planları­mızı ortaya koyduk. Doğru su yö­netimi için Havza Su Kurulu ile ortak akıl çerçevesinde çalışarak ilimizin ‘Kuraklık Yönetim Pla­nı’ süreçlerine kurumsal düzeyde aktif destek verdik. Bugün ise, ta­rım ve sanayide çevreci teknolo­ji yatırımlarını hızlandırmak, su verimliliğini merkeze alan sür­dürülebilir üretimi ödüllendir­mek amacıyla Türkiye’de ilk kez bu ölçekte MTSO Yeşil Ödülle­ri’ni hayata geçiriyoruz. Bu bere­ketli topraklardan aldığımız gücü akıl, bilim ve dayanışmayla birleş­tirerek; “Mersin’de Üretilmiştir” damgasını doğaya saygının ve ka­litenin ortak mühürü yapacağız. Mersin’i hep birlikte sürdürüle­bilir üretimin model dünya kenti yapmaya kararlıyız” açıklamasın­da bulundu. Mersin Üniversitesi Su Ürün­leri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas ise, su kaynaklarında yaşanan azalma ve iklim değişik­liğinin Türkiye açısından gide­rek derinleşen bir risk alanı oluş­turduğunu vurguladı. Suyun; ta­rımsal üretimden su ürünlerine kadar geniş bir yelpazede temel üretim girdisi olduğunu belirten Ayas, son yıllarda artan sıcak­lıklar, düzensiz yağış rejimleri ve sıklaşan kuraklık dönemleri­nin mevcut su varlıkları üzerin­de ciddi bir baskı yarattığını ifade etti. Bu baskının yalnızca üretim miktarını değil, üretimin sürdü­rülebilirliğini ve planlanabilirli­ğini de doğrudan etkilediğini di­le getirdi. Su ürünleri açısından da benzer bir tabloya işaret eden Ayas, denizlerde ve iç sularda meydana gelen sıcaklık artışları­nın, oksijen seviyelerindeki deği­şimlerin ve ekosistem dengesin­deki bozulmaların balık stokları­nı olumsuz etkilediğini ifade etti. Tür dağılımlarında değişim, ba­zı türlerin göç etmesi ya da azal­ması gibi sonuçların sektörde üretim istikrarsızlığına yol açtı­ğını belirten Ayas, bu durumun hem balıkçılık faaliyetlerini hem de yetiştiricilik sektörünü doğ­rudan etkilediğini söyledi. Özel­likle suyun daha verimli kullanıl­dığı modern sulama teknikleri­nin yaygınlaştırılması, kuraklığa dayanıklı bitki çeşitlerinin ter­cih edilmesi ve su kaynaklarının bütüncül bir yaklaşımla yönetil­mesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bakanlıktan kırsal kalkınmaya %70’e kadar hibe desteği Haber

Bakanlıktan kırsal kalkınmaya %70’e kadar hibe desteği

Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada bugün kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026" başvuru döneminin başladığını bildirdi. Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı, "Bu program dahilinde kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda 100 bin TL’den 30 milyon TL’ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" dedi. Bakan Yumaklı, program kapsamında modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek, "Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20’sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30’unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi Türkiye Yüzyılı’nda kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir" diye konuştu. Yatırım yelpazesi oldukça geniş Geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği programda desteklenecek yatırımlar arasında tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, kapalı ortamda bitkisel üretim (yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı), büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı, arı yetiştiriciliği, tarımsal bilişim sistemleri (akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri), ipek böceği yetiştiriciliği, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor. Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. Hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken, aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak. Bu çerçevede ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil, aynı zamanda veri temelli üretim, akıllı tarım uygulamaları, otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor. Tasarruflu tarımsal sulama sistemlerine hibe desteği programı ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL’ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek. Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi: "Tarla içi sistemler: Damla sulama, yağmurlama, mikro yağmurlama, yüzey altı damla sulama. Mekanik büyük sistemler: Center pivot/Lineer sulama sistemleri, tamburlu sulama sistemleri. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler: Güneş enerjili sulama, akıllı sulama/otomasyon sistemleri" Kadın ve genç girişimcilere pozitif ayrımcılık Program bütçesinin en az yüzde 20’si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler, 12 Haziran tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

Teknoloji ve tarım İzmir Ödemiş 3. Tarım Fuarı'nda buluşuyor Haber

Teknoloji ve tarım İzmir Ödemiş 3. Tarım Fuarı'nda buluşuyor

Tarım ve hayvancılık alanında sektörün buluşma noktası haline gelen “Ödemiş 3. Tarım, Hayvancılık Makinaları, Teknolojileri ve Yem Fuarı” için geri sayım başladı. EFR Fuarcılık tarafından, Ödemiş Belediyesi ev sahipliğinde ve Ödemiş Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenecek organizasyon, sektörün tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturacak. Geniş ürün yelpazesi sergilenecek Dört gün sürecek fuarda; traktör ve tarım makinelerinden akıllı tarım teknolojilerine, süt sağım sistemlerinden yem ve besleme çözümlerine kadar geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi tanıtılacak. Ayrıca tohum, fidan, gübre ve bitki koruma ürünleri de ziyaretçilerin incelemesine sunulacak. Organizasyon, Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü ve teknolojiye uyum kapasitesini gözler önüne serecek. Sektörün tüm paydaşları bir arada Fuarın; çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, üreticiler, tarımsal işletmeler ve yatırımcıların yanı sıra ziraat mühendisleri, veteriner hekimler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşmesi bekleniyor. Ziyaretçiler, sektördeki güncel gelişmeleri yerinde takip etme ve yeni iş birlikleri kurma imkânı bulacak. "Üretimin geleceği teknolojiyle şekilleniyor" Organizasyona ilişkin değerlendirmede bulunan EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal, tarım ve hayvancılık sektöründe hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Baykal, verimliliği artıran makineler, dijital tarım uygulamaları ve akıllı sistemlerin üretimin geleceğini şekillendirdiğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: “Tarım ve hayvancılık sektörü artık hızla dönüşüyor. Verimliliği artıran makineler, dijital tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve yenilikçi hayvancılık teknolojileri üretimin geleceğini yeniden şekillendiriyor. Biz de bu dönüşümün sahadaki en somut karşılıklarından birini Ödemiş’te üçüncü kez hayata geçiriyoruz. Bayındır Çiçek Festivali ile eş zamanlı organizasyonumuzda, üreticiden sanayiciye, tedarikçiden yatırımcıya kadar geniş bir ekosistemi bir araya getiriyor. Traktör ve tarım makinelerinden akıllı tarım teknolojilerine, süt sağım sistemlerinden yem ve besleme çözümlerine, tohumdan fideye, gübreden bitki koruma ürünlerine kadar çok geniş bir ürün gamı sergilenecek. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve teknolojik adaptasyon kabiliyetiyle birleşerek sektöre yeni bir vizyon kazandıracak. Dört gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçiler; çiftçilerden hayvancılık işletmelerine, tarımsal üreticilerden mühendis ve veteriner hekimlere, akademisyenlerden sektör temsilcilerine kadar geniş bir katılımcı profiliyle güncel bilgiye doğrudan erişim sağlayacak. Ödemiş 3. Tarım, Hayvancılık Makinaları, Teknolojileri ve Yem Fuarı, iş birliklerinin temellendiği, yeni yatırımların gündeme alındığı ve tarım sektörünün yönünü belirleyen stratejik bir buluşma noktası olacak. Ödemiş’teki bu fuar, bölge ekonomisine canlılık kazandırırken Türkiye tarımının üretim kapasitesine ve teknolojiye uyum sürecine de uzun vadeli katkı sunacak. Toprağın emeğiyle teknolojinin aklı burada aynı geleceğe yön verecek” Buzağılar sahneye çıkacak Fuar kapsamında düzenlenecek etkinlikler arasında, Geleneksel Buzağı Güzellik Yarışması da yer alacak. 3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek yarışmada, 0–3 aylık buzağılar; sağlık, bakım ve fiziksel özellikleriyle jüri karşısına çıkacak. Dereceye giren yetiştiricilere çeşitli ödüller verilecek.

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak Haber

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak

Tarım ve Orman Bakanlığının Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması, veri temelli üretim ve akıllı tarım uygulamalarının desteklenmesi ile yeni teknoloji içeren kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler için hibe desteği verilecek. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal üretim, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı yatırımları, arı yetiştiriciliği, tarımda dijitalleşme, veri yönetimi, sensör ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı tarım uygulamaları, yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri ve üretim izleme teknolojileri, tarımda robotik, otomasyon ve görüntü işleme sistemlerinin kullanımı, diğer tarımsal bilişim sistemleri ile ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hibeden faydalanabilecek. Bu yatırım konularında faaliyet gösteren tesislerin ve tarımsal amaçlı örgütlerin sulama hizmetlerinin gerektirdiği enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar da hibeden yararlanabilecek. Kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek Gerçekleştirilecek projeler, kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. 81 ilde belirlenen yatırım konularından tümü veya bir kısmı, o ilin sektörel önceliklerine ve üretim planlamasına göre Bakanlıkça belirlenerek uygulama rehberi ile ilan edilecek. Hibe desteği kapsamında bu doğrultudaki başvurular kabul edilecek. Değerlendirme sonucunda uygun kabul edilen başvurularda, aldığı puana bakılmadan öncelikle yatırım yeri tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinde bulunan projelere, ilin bütçesi gözetilerek hibe verilecek. Faydalanıcılar, düzenleme kapsamında ülke genelinde sadece bir proje başvurusunda bulunabilecek. Tarımsal amaçlı örgütlerin tüzel kişi olarak proje başvurusunda bulunmaları, ortaklarının tüzel kişi veya bireysel olarak farklı yatırım konularında başvuru yapmalarına engel teşkil etmeyecek. Kiralanmış mülk üzerinde yapılacak yatırımlar da hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. Belirlenen yatırım konularını gerçekleştirmek üzere hazırlanacak proje başvuruları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak. Hibe desteklemelerinden, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kaynaklarından finansman sağlayan veya bağlantısı olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanamayacak. Projelerin üst limiti 30 milyon lira Yatırım konularında hibeye esas proje tutarının üst limiti 30 milyon lira, alt limiti ise 100 bin lira olacak. Bu limitin altındaki başvurular kabul edilmeyecek. Aile işletmesi faaliyetleri kapsamında yapılacak başvurularda, hibeye esas proje tutarı en fazla 8 milyon lira olacak. Başvuruların kabul edilmesi halinde KDV dahil hibeye esas proje tutarının yüzde 50'si ile yüzde 70'ine kadar hibe desteği sağlanacak. Hibe oranı, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler, organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlarda yüzde 70, genç ve kadın girişimler, köy, belde, kırdaki yatırımlara yüzde 60 olarak uygulanacak. Ayrıca, projenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını içermesi ve tarımsal bilişim sistemleri kullanımı ile otomasyona yönelik olması durumunda ek yüzde 5 hibe verilecek. Ek hibe oranı, üst limit olan yüzde 70'in üzerine çıkamayacak. Başvurular internetten yapılacak Başvuru zamanı, Bakanlıkça yayımlanacak uygulama rehberinde duyurulacak. Başvurular "www.tarimorman.gov.tr" internet adresinden yapılacak. Projelerin incelenmesi ve ilk değerlendirmeleri, belirtilen kriterlere göre il proje değerlendirme komisyonunca gerçekleştirilecek. İl proje değerlendirme komisyonunun oluşturulma ve çalışma şekli, valilik tarafından son başvuru tarihinden önce belirlenecek ve taraflara duyurulacak. Komisyon, son başvuru tarihini takiben yapılacak ilk toplantıda belirlenecek kriterlere göre veri giriş sistemi üzerinden değerlendirme yapacak. Değerlendirmeler, son başvuru tarihini takiben en geç 25 iş günü içerisinde tamamlanacak. Genel değerlendirme raporu, değerlendirme sonuç tablosu ve program teklif listelerinin veri giriş sistemi üzerinden alınan çıktısı, merkez proje değerlendirme komisyonunca imzalanarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü onayına sunulacak. Kesinleşen değerlendirme sonuçları, Genel Müdürlükçe il müdürlüklerine veri giriş sistemi üzerinden veya yazılı bildirilecek.

Kırsalda Genç Nüfus Alarm Veriyor Haber

Kırsalda Genç Nüfus Alarm Veriyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Ziraat Odaları Bilgi Sistemi verilerine göre ise Türkiye'de kayıtlı çiftçilerin ortalama yaşı 58,1. TZOB Başkanı Bayraktar, kırsalda genç nüfusun azalmasının yalnızca demografik bir değişim olmadığını, üretim kapasitesini doğrudan etkileyen bir kırılma olduğunu vurgulayarak "Bu tablo, tarım sektöründe genç nüfusun hızla azaldığını ve üretimin geleceği açısından ciddi bir sorun oluştuğunu gözler önüne seriyor. Son 30 yıldır hiç doğum gerçekleşmeyen köylerimiz bulunuyor; kış aylarında tamamen boşalan köylerin sayısı artıyor. Bu durum yalnızca üretimi değil, kırsal yaşamın sosyal dokusunu da tehdit ediyor. Tarım BAĞ-KUR prim tutarları düşük gelirli çiftçilerimiz için büyük bir mali yük oluşturuyor" dedi. Ancak köylere dönüşte mevcut mevzuat da ciddi bir engel oluşturuyor. İmar Kanunu'na göre, belediye ve mücavir alanlar dışında kalan köy yerleşik alanlarında konut, ahır ve tarımsal amaçlı yapılar için yapı ruhsatı aranmayıp; etüt ve projelerin valilikçe incelenmesi ve muhtarlıktan yazılı izin alınması yeterli kabul ediliyordu. 2014 yılında 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile büyükşehir sınırları içindeki köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle statüsüne geçirilmesiyle birlikte bu yerleşimler şehir imar rejimine dahil edildi. Böylece daha önce köy yerleşik alanı sayılan birçok yerde imar planı, zemin etüdü, mimari proje, yapı ruhsatı ve harç zorunluluğu fiilen devreye girdi. Böylece köyde arazisi olup da buraya yerleşmek isteyen vatandaşların maliyeti katlandı. Bu da köylere dönüşte en büyük engel olarak duruyor. Çözüm kırsal mahalleler için ayrı bir imar, destek ve üretim rejiminin oluşturulmasından geçiyor. Öneriler arasında köyden mahalleye dönüşen yerlerde konut yapımının kolaylaştırılması, zemin etütlerinin belediyelerce uygun bedellerle yapılması, belediyelerin tip ev ve ahır projeleri hazırlayarak köylüye ücretsiz sunması, eski köy statüsündeki mahallelerde inşaat ruhsatı ve harçlarda kolaylık sağlanması, hazine arazilerinden üretilen imarlı arsaların, köyüne dönerek ev yapmak isteyenlere uygun bedellerle verilmesi bulunuyor. Ayrıca köylünün ürettiği ürünlerin belediyeler tarafından satın alınarak değerlendirilmesi, köylünün kullandığı sulama suyunun bir kısmının devlet tarafından karşılanması yer alıyor. %70 HİBE DESTEĞİ Tarım ve Orman Bakanlığı köyleri üretimde tutmak maksadıyla kırsal kalkınma desteklerinde hibe oranlarını yüzde 70'e kadar çıkarırken, bütçenin en az yüzde 20'si kadın ve genç girişimcilere ayrılıyor. Yalnızca geleneksel üretim değil, akıllı tarım sistemleri, dijital tarım uygulamaları ve modern üretim altyapıları da destekleniyor. Ayrıca küçük aile işletmelerie küçükbaş hayvan desteği sağlanıyor.

Antalya, Growtech Fuarında Tarımın Geleceğini Konuşacak Haber

Antalya, Growtech Fuarında Tarımın Geleceğini Konuşacak

Tarım sektörünün tüm yönleriyle ele alınacağı 23 farklı oturumda, birbirinden değerli isimler deneyimlerini paylaşacak ve geleceğe yönelik çözüm önerilerini tartışacak. Dünya Çiftçiler Birliği (WFO) Başkanı Arnold Puech d’Alissac'ın da konuşmacı olarak yer alacağı konferanslarda, Dünya Tohumculuk Federasyonu (ISF) Başkanı Arthur Santosh Attavar, Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu (IFAJ) Genel Sekreteri Adrian Bell, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Genel Sekreteri Doç. Dr. Hamit Ayanoğlu, Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Temsilcisi Mahmut Ali Cengiz Körosmanoğlu, Uluslararası Tarım Derneği Başkanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Seda Özel, Tarım Yazarı ve Fütürist Mine Ataman gibi bir çok isim güncel bilgiler aktaracak. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE İNOVASYON ÖNE ÇIKACAK GROWTECH. ANTALYA'da konferanslar kapsamında 4 gün boyunca, Gençlerin Tarıma Bakışı, Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Kadın İzi, Tarımsal Sulama, Önemli Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Sürdürülebilir Üretimi ve Dış Pazarın Talepleri, Türkiye’de Seracılık Yatırımlarına Yönelik Teşvik Süreçleri, Sürdürülebilir Seracılık, Üretici Kooperatifleri, Küresel Tarım Ti̇careti̇nde Deği̇şen Yollar, Yönler, Tarım Di̇plomasi̇si, Suya Sabuna Dokun, Yeşi̇l Etki̇, Yeşi̇l Yakalılar, Gıda Hakkı, 2050’de Tarım: Küresel Trendler ve Bölgesel Farklılıklar,Antalya Örneğinde Türk Tarımının Dünü, Bugünü, Yarını, Tarım’da #Yapayzeka ve Tarım’ın Geleceği gibi pek çok ilgi çekici başlık ele alınacak. UFUK AÇICI SUNUMLAR YAPILACAK GROWTECH. ANTALYA’da bu yıl da tarım sektörünün önemli isimlerini bir araya getireceklerini kaydeden Fuar Direktörü Engin Er, “Bu yıl her yıl olduğu gibi ülkemizde ve dünyada tarım sektörüne yön veren önemli isimleri buluşturacağız. Değerli konuklar, konferanslarda paylaşacakları bilgilerle tarım sektörünü çok yönlü olarak ele alarak sektörün bugününü ve geleceğini de masaya yatıracak. Konferans programının tüm katılımcılar için ufuk açıcı ve yol gösterici olacağını düşünüyorum. Fuara olan ilgi ve katılımdan da memnunuz. Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile 36 ülkeden 700’ün üzerinde katılımcımız var; fuara 135 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi bekliyoruz” diye konuştu. İKİ YENİ KONFERANS SAHNESİ Tarım sektörüne yön veren etkinliklerine her yıl yenilerini ekleyen GROWTECH. ANTALYA; Bitki Islahı Proje Pazarı ve ATSO GROWTECH Tarım İnovasyon Ödülleri’nin yanı sıra; bu yıl iki yeni konferans sahnesiyle dikkat çekecek. İnovasyon sahnesinde akıllı tarım teknolojileri, dijitalleşme, markalaşma, pazarlama, uluslararası pazarlara açılma ve tarımsal girişimcilik gibi geleceği şekillendiren konular ele alınacak. Sürdürülebilirlik sahnesinde ise iklim krizi, yeşil tarım uygulamaları, sürdürülebilir gıda sistemleri, kalkınma hedefleri ve kamu-özel sektör iş birlikleri de gündemde olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.