TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Alanya

AGRONEWS - Alanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alanya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TBMM, Tarım Arazileri İçin Yeni Düzenleme Hazırlığında Haber

TBMM, Tarım Arazileri İçin Yeni Düzenleme Hazırlığında

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Ramazan Bayramı nedeniyle çalışma takvimini yeniden düzenlemeyi planlıyor. Genel Kurul’un bu hafta yoğun mesai yaparak bazı kanun tekliflerini tamamlaması, ardından gelecek hafta tatil edilmesi öngörülüyor. TBMM’nin Bu Hafta ve Gelecek Hafta Programı TBMM Genel Kurulu, salı, çarşamba ve perşembe günleri toplanıyor. Ancak Ramazan Bayramı arifesi 19 Mart Perşembe gününe denk geldiği için o gün çalışılmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı takvimine göre okullar da 16-20 Mart tarihleri arasında ara tatil yapacak. Bu nedenle TBMM’nin de hem okulların tatil olduğu hem de bayramın kutlanacağı dönemde Genel Kurul’u tatil etmesi bekleniyor. Planlanan çalışma düzenine göre TBMM, bu hafta yarın, perşembe ve cuma günü çalışacak. Görüşülmekte olan Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin tamamlanması hedefleniyor. Bu teklifin yasalaşmasının ardından kripto varlıklardan vergi alınması, bedelli askerlik ücretinin artırılması, pırlanta gibi kıymetli taşlardan ÖTV alınması ve afet konutlarının peşin satışında indirim yapılması gibi düzenlemeleri içeren kanun tekliflerinin görüşülmesi planlanıyor. Tarım ve Orman Arazi Sorunlarıyla İlgili Kanun Teklifi AK Parti, 12 Mart Perşembe günü tarım ve orman arazilerini ilgilendiren yaklaşık 30 maddelik kanun teklifi sunmaya hazırlanıyor. Teklifte, hobi bahçeleri, tapu sorunları ve arazilerin hukuki statüsünün netleştirilmesi gibi konular yer alacak. Özellikle Alanya ve çevresindeki tarım arazileri için kritik bir adım niteliğinde olan bu düzenleme, tarım arazilerinin amaçları dışında kullanımına yaptırım getirmeyi, orman vasfını yitirmiş arazilerde tapu sorunlarını çözmeyi hedefliyor. Böylece, Alanya’da çiftçilerin ve arazi sahiplerinin uzun süredir beklediği hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor.

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor Haber

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya'nın yüzölçümünü aşarken, Antalya'da ise yüzölçümünün yüzde 3'ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Kumluca'da tarım alanlarının yüzde 44'ünün, Kaş'ta yüzde 43'ünün, Demre'de yüzde 42'sinin, Gazipaşa'da yüzde 35'inin, Kemer'de yüzde 32'sinin ve Alanya'da yüzde 25'inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı'da yüzde 20, Manavgat'ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. “TOPRAĞI KAYBEDERSEK GELECEĞİ KAYBEDERİZ” Alanya’da tarım arazilerinin kaybedilmesi ile ilgili konuşan Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 20 yıllık süreçte Antalya genelinde ve özellikle Alanya’mızda tarım alanlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı kentleşme, yapılaşma ve sanayileşme yer alıyor. Tarım toprakları sıradan araziler değildir. Onlar milletimizin gıda güvencesidir. Toprağımızı kaybettiğimizde sadece üretim alanlarımızı değil, geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Tarım alanlarının azalması üretimin düşmesine, maliyetlerin artmasına ve en önemlisi vatandaşlarımızın güvenli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasında ciddi sıkıntılara yol açar. Gıdada kendi kendine yetemeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük riskler doğurur. Gıda arz güvenliği, en az savunma kadar önemli bir milli meseledir. Bugün tarım topraklarını korumak yarın çocuklarımızın sofrasını korumaktır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin imara açılmaması, plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi ve üreticimizin desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Toprağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. “TARIM TOPRAKLARI KAYBEDİLMEMELİ” Tarım topraklarının kaybedilmemesi gerektiğini belirten Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Başkanı Adem Kaya, “Tarım bizim can damarımız. Maalesef inşaat uğruna, inşaat sektörü iyi gitsin diye her tarafı binalaştırdık. Tarım olmazsa olmaz. Özellikle verimli tarım arazilerinin oluğu yerler inşaat sahası oldu. O binalar da boş duruyor, satılmıyor. Bunların önüne geçilmesi lazım. Önlem alınması lazım. Şu ana kadar yanlışlar oldu ama bundan sonra biraz daha dikkatli ve kontrollü inşaat yapılması, tarım alanlarına müsaade edilmemesi lazım. Bu ülke ve milletimiz açısından tarımın önemine değer verilmesi lazım” diye konuştu. “GENÇLER TARIMA YÖNELMİYOR” Alanya’daki tarım arazilerinin kaybedebilmesinde önceliğin inşaat olduğunu söyleyen Kaya, “Kestel, Mahmutlar, Kargıcak arası hep tarım bölgesiydi. Ardından buralara inşaat yapıldı. İkinci etken de gençlerin tarıma yönelmemesi. Gençlerin tarıma yönelmemesinin sebebi de tarımın eski cazibesinin kalmaması, getirisinin düşük olması, girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Bunun için yeni nesil biraz karamsar olduğundan dolayı tarım yapmak istemiyor. Yeni nesli biraz tarıma yönlendirmemiz lazım. Yeni nesli tarıma yönlendirmek için de arımı cazibeli hale getirmek lazım. Devlet teşviki, fide teşviki, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, ihracat potansiyelinin artırılarak değer kazandırılması olabilir” ifadelerini kullandı. “ÇİVİ BİLE ÇAKTIRILMAMASI LAZIM” Alana Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de, “Tarım politikası ile ilgili bazı politikaların gözden geçirilmesi lazım. Özel alanlar oluşturulması lazım. Tropikal bölgelerden örnek verecek olursak buralar sadece Alanya, Gazipaşa, Anamur’da var. Çayın yetiştiği Rize, antep fıstığını yetiştiği Gaziantep var. Devletin bu gibi özel bölgeleri koruma altına alması lazım. Bu bölgelere değil inşaat çivi bile çaktırılmaması lazım. Tavuk kümesi bile yaptırılmaması lazım. Çünkü kaybedilen tarım alanı bir daha geri gelmeyecek. Alanya’da Oba, Mahmutlar, Kestel kaybedildi. Bu alanlar Türkiye’nin nadir toprak yapısı olan, avokado, mango gibi tropikal ürünlerin yetiştiği alanlar. Buraya beton döküyorsun, yok ediyorsun. Sen burayı bir daha bulamayacaksın. Bina yapılacaksa Güzelbağ’a, Çamlıca’ya yapılabilir. Şu anda bina yapılacak alanlarda tarım yapacağız diye uğraşıyoruz. Oba’da sulama suyu var. Borusu döşeli halde her şeyi var. Ağaçlar yetişmiş durumda. Şimdi ağaçları sökülüyor, sulama suyu kanalını yok ediyorsun. İmamlı’ya, Hocalı’ya, Yeşilöz’e boru hattını geçirmek için uğraşıyorsun. Binaların bu mahallelere yapılması lazım. Niye hazır halde olan bahçe söktürülüyor? Su sistemi kurulu halde olan bir yer niye yok ediliyor? Biz dağları, taşları tarım arazisi yapacağız diye uğraşıyoruz. Tarım arazisi olan yerlere de bina yapacağız diye uğraşıyoruz. Buna acil bir çözüm bulunması lazım. Tarım arazileri özellikle ağaç olan yerlerin kesinlikle sökülmemesi lazım. Örneğin Zeytin Kanunu var. Tapuda zeytinlik yazıyorsa oradaki ağaçları sökemiyorsun. Devletin narenciye bahçesi, avokado, ve bahçe yazan hiçbir yeri söktürtmemesi lazım” dedi.

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir Haber

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir

Antalya'da son dönemde art arda yaşanan sel, hortum ve fırtına nedeniyle birçok bölgede özellikle sera alanlarında büyük zarar oluştu. 14 bin hektar alanda zarar meydana geldiğini belirten Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, "Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. Antalya'nın örtü altı tarımın yoğun olduğu Kaş, Demre, Kumluca, Finike, Kemer, Serik, Aksu, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi ilçelerinde geçen bir ayda çeşitli zamanlarda yaşanan şiddetli yağış, fırtına, hortum ve sel felaketleri nedeniyle ciddi miktarda zarar oluştu. Birçok seranın yıkıldığı ve plastik örtülerinin yırtıldığı felaket sonrasında hem seralar hem içindeki biber ve domates gibi ürünler zarar gördü. Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, seralar ve bahçelerde oluşan hasar boyutlarıyla ilgili çok hızlı çalışmalar yapıldığını belirterek, "Bir yandan tarım eksperleri, diğer yandan Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz hasar tespiti çalışmalarına katıldı. Oldukça yaygın ve geniş bir sahada hasarımız var. Bunların bir kısmı sera, bir kısmı da açık. 2 bin 519 çiftçimizin 14 bin hektar alanında hasar belirlendi. Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. “Bazı seralar girilebilecek halde değil” Sel basan seralara yoğun çamur nedeniyle girilemediğinden hasar tespitlerinin tamamlanamadığını aktaran Ebru Kaçın, "Ekipler sel, su baskını yaşanan seralarda hasar işlemlerini tamamlamadılar, gün veriyorlar. Çünkü bazı seralar girilebilecek halde değil henüz. Girdiğimiz zaman batabiliriz. O yüzden hasar çalışmasını sağlıklı yapabilmek adına TARSİM eksperleri hasarlarını henüz tamamlamadı. 20- 25 gün daha sürer. Tamamladıkları zaman ortaya daha net rakamlar çıkacaktır. Tabii il genelindeki bu zararın sebebi tek yağış değil, 3- 4 seferde çok yüksek miktarda yağış aldık" diye konuştu. Sele maruz kalan ürünler hastalandı Sel suları nedeniyle yoğun yağış alan seralardaki bitkilerin öldüğü ve hastalandığını kaydeden Ebru Kaçın, "Yoğun su baskını olan yerlerde patojenler bitkiyi etkiliyor ve hastalık başlıyor. Örneğin domateste kirpiklerine kadar çıkan bir hastalık zararı söz konusu. Bu ürünlerin artık pazar değeri oldukça düştü. İhracata gitme şansı hiç yok. Raf ömrünü kaybetti. Şu saatten sonra bu ürünler ancak salçalık olarak değerlendirilebilir" dedi. Su tahliye desteği talebi Sel felaketlerinde suların çok hızlı şekilde tahliyesinin önemli olduğuna işaret eden Kaçın, TARSİM'den sigortanın bir kısmının sel, su baskını hasarı gerçekleştikten sonra üreticiye bedel olarak ödenmesinin tekrar değerlendirilmesini istiyoruz. Çünkü sel, su baskını girdikten sonra bu suyun hızlı bir şekilde seradan ve alandan uzaklaştırılması gerekir. Bunun için üretici hızlı bir şekilde tekrar işçilik yapıyor. Pompa buluyor, bir şekilde o suyu, betonu kırıyor, bir şekilde o suyu oradan uzaklaştırıyor. Bunun için de TARSİM'den kapsamını geliştirmesini istiyoruz" diye konuştu. “Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü” Aksu ilçesi Karaçalı bölgesinde serada domates üretimi yapan çiftçi İsa Rüzgar, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı TARSİM sigortalı üretim yaptığını belirterek, "O gün sabah 07.00 sıralarında geldik. Seranın baş tarafı kanal, etrafı komple çevre betonu ve su yükselmeye başladı. Kanallarımız işlenmediği için su yükseldi. Önlem aldık, kapıların ağzını doldurduk, şişirdik. Su yükseldi de yükseldi. Bir süre sonra komple girdi. Betona kadar su çıktı. Ondan sonra 5 su motoru kurdum. 24 saatte suyu tahliye ettim. Tam 24 saatte. Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü. Sonrasında daha çok zorlandık. 11 kişi, 12 kişi ilaç attık. Mecbur toplamak zorundaydım. Bir şey vereceğinden değil de mecbur emeğimi almak lazımdı. Bu ürünler çöp. İçinde sağlam kalan ağaçlar da var ama el arabası gitmiyor hiçbir şekilde. 80- 100 metre omuzda tek tek getiriyoruz" dedi.

Türkiye’nin muzunun yüzde 40’ı Alanya’dan Haber

Türkiye’nin muzunun yüzde 40’ı Alanya’dan

Antalya'nın Finike, Kumluca, Manavgat ve Aksu ilçelerinde etkili olan sağanak yağışlar sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, Alanya'nın bu olumsuz tablodan etkilenmemesi üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Tarımsal üretimin yoğun olarak yapıldığı ilçede seralar ve açık alanlardaki üretimlerde herhangi bir zarar oluşmadığı öğrenildi. Türkiye'nin muz ihtiyacının yüzde 40'ını karşılayan Alanya'da yaşanan olumsuz hava şartlarına rağmen üretim ve sevkiyat faaliyetleri kesintisiz sürüyor. İlçede yılın 12 ayı boyunca hem örtü altı hem de açık alanlarda muz üretimi yapılabiliyor. Antalya genelinde yaşanan sel felaketine rağmen Alanya'dan Türkiye'nin dört bir yanına ve yurt dışına muz ihracatının devam ettiği bildirildi. Alanya'da muzun kilogram fiyatı halde 35 ile 40 lira arasında değişiyor. 2 bin 500'e yakın üretici, örtü altı ve açık alanda yaklaşık 300 bin tona yakın muz üretimi yaparak ülke ekonomisine katkı sağladı. Muz üretimi ile ilgili sıkıntı yaşamadıklarını dile getiren Abdurrahman Uyar, "Antalya ve çevresindeki sel felaketinden olumsuz etkilenen çiftçilere geçmiş olsun. Alanya'da muzda bir sıkıntı yok. Tüm Türkiye'ye ve dünyaya ihracatlar devam ediyor. Antalya'daki sel felaketi Alanya'yı etkilemedi. Havalar 10 gündür kapalı bizim buralarda. Daha önce güneş ve ılıman olduğu için muz erken yetişti. Pazarcılar pazara çıkamadığı için fiyatlar biraz sabit kaldı. Üretimle alakalı en büyük sıkıntımız ise su sıkıntısı. Alanya bölgesinde su sıkıntısı çözülürse daha az girdi maliyetimiz olur'' dedi. Türkiye'deki muz ihtiyacını karşılayacak durumda olduklarını söyleyen Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu ise, "Doğal afetlerden dolayı tarım üreticileri bu kışı zor geçiriyor. Alanya'mızda muz üretimi hızla devam ediyor. Alanya'da sıkıntı yaşamadık. Üretim ve hasadımız devam ediyor. Alanya 100 yıldır muz üretimi ve ticaretini yapıyor. Türkiye'nin ihtiyacını karşılayacak şekilde üretim de devam ediyor. Geçen sene TÜİK verilerine göre ülkemizde 1 milyon tona yakın muz tüketildi. Ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar muz üretimi yapıyoruz. Elbette üretimle ilgili zorluklarımız var. Bunları da süreç içerinde aşıp, daha iyi noktaya geleceğimize inanıyorum'' ifadelerini kullandı.

Antalya’da yeminli mali müşavirden köy hayatını yaşatan proje Haber

Antalya’da yeminli mali müşavirden köy hayatını yaşatan proje

Alanya'nın Uğurlu Mahallesi'nde atadan kalma bahçeleri tarıma kazandırmak için büyük uğraşlar veren 82 yaşındaki yeminli mali müşavir Mevlüt Güven azmi ile dikkat çekiyor. Uzun yıllar mesleğini icra eden ve emekliliğinin ardından da köyüne dönerek üretime yönelen yeminli mali müşavir, sabahın erken saatlerinde başladığı çalışmalar adeta gençlere taş çıkarıyor. Dikimden budamaya, sulamadan bakım çalışmalarına kadar her aşamada bizzat yer alan 82 yaşındaki üretici, hem gençlere hem de yaşıtlarına örnek oluyor. "Atadan kalma çiftçilik genlerimiz var" Çiftçiliğin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Mevlüt Güven, mesleğini sürdürürken de köyüne katkı sağlamaya çalıştığını belirterek şunları söyledi: "Ben yeminli mali müşavirim ama şu anda aktif olarak çiftçilikle uğraşıyorum. Çünkü temelimizde, atadan kalma çiftçilik genlerimiz var. Mesleğimi yürütürken de köyüme ve çevreme yararlı olabilmek amacıyla 2002 yılında 5 bin ağaçlık bir kiraz çiftliği kurmuştum. Bugün o bölgede çiftçi kayıt sistemine kayıtlı yaklaşık 400 bin kiraz ağacı bulunuyor. Buna öncülük yapmış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum." Kırsaldan kente göçün bu gerilemenin en önemli nedenlerinden biri köy okullarının kapatılması olduğunu vurgulayan Güven, "Son 40 yılda kırsal alandan şehirlere yaklaşık 40 milyonluk bir göç yaşandı. Bunun en önemli nedenlerinden biri 2000'li yıllarda köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitim sistemine geçilmesi oldu. Okullar kapatılınca genç nüfus mecburen şehirlere ya da okulun olduğu merkezlere taşındı. Bu süreç, köylerin boşalmasına ve tarımın geri plana itilmesine yol açtı" dedi. "Ekonomik krizlerin temelinde tarımdan kopuş var" Yaşanan ekonomik sıkıntıların temel nedenlerinden birinin tarımdan uzaklaşılması olduğunu savunan Güven, "Bugün yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz birçok ürün ithal ediliyor. Antalya, Adana, Aydın ovalarında pamuk ekimi neredeyse kalmadı. Konya Ovası'nda, Kayseri, Niğde, Ankara, Eskişehir, Afyon ovalarında buğday ekimi durma noktasına geldi. Pirinç, mercimek, nohut gibi temel ürünleri bile ekemez hale geldik. Bunun en büyük sebeplerinden biri kırsalda yaşayan insanların zorunlu olarak şehirlere göç ettirilmesidir. Tarım yapılmayınca her şey ithal ediliyor, bu da ülke ekonomisini doğrudan etkiliyor'' ifadelerini kullandı.

Tropikal Meyve Üretimi, Alanya’da İhracata Hazırlanıyor Video Galeri

Tropikal Meyve Üretimi, Alanya’da İhracata Hazırlanıyor

Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, Antalya'nın Alanya ilçesi ve çevresinde tropikal meyve üretiminin hızla arttığını belirterek, bölgenin artık iç piyasadaki ihtiyacı karşılar seviyeye geldiğini, ihracat için gerekli altyapının oluşmaya başladığını söyledi. Özellikle avokado, mango, papaya ve ejder meyvesine yurt dışından yoğun talep olduğunu ifade eden Hüddoğlu, üretimin her yıl istikrarlı şekilde yükseldiğine dikkat çekti. Akdeniz'in önemli tropikal meyve üretimi havzasında yer alan Alanya'da üretim artarak devam ediyor. 40 bine yakın üreticinin bulunduğu ve 2 bin ton civarında üretimin gerçekleştirildiği Alanya'da tropikal meyveler ihracata hazırlanıyor. Yapımı tamamlanan Payallar Mahallesi'ndeki yeni halin açılmasıyla ihracat potansiyelinin artması, ihracatçı tüccarların da bölgeye gelerek Alanya ve ülke ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Tropikal meyvelere talep çok Alanya'da yetişen tropikal meyvelerin ihracat taleplerinin arttığını belirten Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, "Alanya'mızda tropikal meyve üretimi artarak devam ediyor. Bölgemizde yetiştirdiğimiz muz ve avokadomuz, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak duruma geldi. Artık yavaş yavaş ihracat boyutunu düşünmeye başladık. Burada avokado, mango, papaya ve ejder gibi ürünlerimize yurt dışından talep yoğunlaşmaya başladı. Burada üretim hızlı bir şekilde artıyor. Yetkililerden ricamız özellikle bizim yerli üreticimizin ürettiği ürünlerin hasat zamanında ithal ürünlere bir kısıtlama getirilmesini talep ediyoruz. Bizim burada işletme maliyetimiz yoğun olduğu için ürünümüz para ederse biz üretime devam ederiz'' dedi. Turizm ve tarım iç içe Turizm ve tarımın aynı anda yapıldığı tek yerin Alanya olduğunu söyleyen Hüddoğlu, "Alanya ölçeğinde baktığımızda turizm ve tarımın iç içe yapıldığı tek şehir. Bizim burada işletme maliyetimiz artıyor. Çalışacak insan bulmakta zorlanıyoruz. Burada günlük yevmiye ise 3 bin ile 3 bin 500 arasında. Bu da bizim işletme maliyetimizi artırıyor. Seralarda çalışmak yoğun bir işçilik gerektiriyor. 40 bin üreticinin olduğu bir şehir. Yeni halimiz hala bitmedi. Yeni hal açıldığında ihracatçı tüccarların hale yoğun bir talebi olacak. Tropikal meyve Alanya, Gazipaşa, Anamur ve Manavgat çanağında yetiştiği için açılacak halimiz ihracat noktasında elimizi güçlendirecektir'' ifadelerini kullandı. Kırsal alanda hırsızlıkların önüne geçilebilmesi için kontrollerin artırılması gerektiğini belirten Hüddoğlu, "Bu tür hırsızlıklar üreticimizin başına geliyor. Biz bu üretimleri daha çok kırsal alanda yaptığımız için geniş alanda her ne kadar kamera koysan da kör noktalar oluyor. Tropikal meyve üretimimiz olduğu alanlarda kontrollerin daha sık yapılmasını ve bu bölgelere kamera takılmasını talep ettik. Olumsuz durumlara karşı üreticilerimizi kayıt altına almak için de gerekli yerlere başvuruda bulunduk'' şeklinde konuştu. Muzun üreticiden çıkış fiyatı ortalama 35 lira olurken, avokado 100 lira, papaya 60 lira, mango 110 liradan alıcı buluyor.

KURAKÇIL PEYZAJ VE SU VERİMLİLİĞİ SEMPOZYUMU ALANYA’DA DÜZENLENDİ Haber

KURAKÇIL PEYZAJ VE SU VERİMLİLİĞİ SEMPOZYUMU ALANYA’DA DÜZENLENDİ

Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen sempozyuma, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Daire Başkanı Melike Kiremitçibaşı, Tarım İl Müdürlüğü Peyzaj Mimarı Başak Bezmiş, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Gülsüm Kıldan, Alanya Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürü Sevda Çapa, Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar ile akademisyen ve personel kaldı. SU TASARRUFU VE EKOLOJİK DENGE VURGUSU Sempozyumda, iklim krizi ve su kaynaklarının azalması, kurakçıl peyzaj, sulama sistemleri ve su verimliliği gibi konular masaya yatırıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Daire Başkanı Melike Kiremitçibaşı, iklim krizi ve su kaynaklarının azalması konusunda katılımcılara önemli bilgiler verdi. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Gülsüm Kıldan, kurakçıl peyzajın ve su tasarrufu odaklı tasarım yaklaşımlarının kentlerin hem estetik hem de ekolojik dengesi açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirterek, “Ülkemiz artık su fakiri bir ülke konumuna doğru gidiyor. Peyzaj düzenlemelerinde yerel ve doğal bitkilerin kullanılması bu nedenle çok önemli. Kurakçıl peyzaj, sürdürülebilir bir gelecek için vazgeçilmezdir.” dedi. YASAL DÜZENLEMELER VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ ANLATILDI Tarım İl Müdürlüğü Peyzaj Mimarı Başak Bezmiş, su kullanımı ile ilgili yasal süreçler hakkında bilgi vererek Tarım İl Müdürlüğü’nün uygulama örneklerini paylaştı. Sempozyumun sonunda, örnek uygulamalar gösterilerek katılımcıların soruları yanıtlandı ve karşılıklı bilgi alışverişi yapıldı. Öte yandan Alanya Belediyesi’nin çevre dostu uygulamaları teşvik eden bu tür etkinliklerle, iklim değişikliğiyle mücadele ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda farkındalık oluşturmayı hedeflediği kaydedildi.

Alanya Keçiboynuzu, coğrafi tescil belgesi aldı Haber

Alanya Keçiboynuzu, coğrafi tescil belgesi aldı

Alanya Keçiboynuzu Hasat Şenliği ve Coğrafi İşaret Belge Töreni, Alanya Belediyesi, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) ve Keçiboynuzu Üreticiler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Antalya'nın Alanya ilçesinde, yöre halkı tarafından ‘harnup' olarak da bilinen keçiboynuzu hasadı tüm hızıyla sürüyor. Ağustos ayında başlayan hasat, Eylül ayında da devam ederken, Oba Alacami Mahallesi başta olmak üzere kırsal bölgelerde hummalı bir çalışma yürütülüyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen keçiboynuzu coğrafi işaret aldı. Antalya'nın Alanya ilçesinde Ağustos ayında başlayan keçiboynuzu hasadı, Eylül ayında da hız kesmeden sürüyor. Oba Alacami Mahallesi'nde bahçelerden toplanan keçiboynuzları, çuvallarla taşınarak eziliyor ve ardından pekmez üretimi gerçekleştiriliyor. Hasadın ardından elde edilen keçiboynuzu pekmezi, farklı gıda ürünlerinin yapımında da kullanılıyor. Keçiboynuzu patenti Alanya'ya verildi Alanya'da üretilen keçiboynuzu, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret aldı. Coğrafi iyşaret belgesi, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak tarafından Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem'e teslim edildi. Protokol hasada katıldı Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi Zavlak ve beraberindeki heyet, Alacami Mahallesi'nde keçiboynuzu hasadına katıldı. Protokol üyeleri daha sonra keçiboynuzu pekmezi üretimini yerinde inceledi. Festivalde tanıtım standları kuruldu Keçiboynuzu hasadının ardından mahallede düzenlenen festivalde, keçiboynuzundan elde edilen ürünler vatandaşların beğenisine sunuldu. Kurulan stantlarda keçiboynuzu pekmezi başta olmak üzere çeşitli yiyecek ve içecekler tanıtıldı. Keçiboynuzu coğrafi tescil ürününü Avrupa Birliğine taşımak olduğunu vurgulayan Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, "Bugün keçiboynuzunun hasadı ve keçiboynuzunun coğrafi kescil belgesini takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Alanya ilçemiz şuanda 6 tane coğrafi tescil belgesi ile önemli bir gastronomi ilçesi olduğunu göstermiş durumda. Keçiboynuzundan bu kadar çeşitli ürün yapılmasını çok büyük bir başarı olarak görüyorum. Hedefimizde önümüzdeki süreçte buradaki coğrafi tescil ürünleri Avrupa Birliği tescil sürecine taşımak" dedi. Hedeflerinin keçiboynuzunu uluslararası alanlarda tanıtmak olduğunu söyleyen Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray Erdem, "Keçiboynuzundan ne tür nihai ürünler elde edildiğini gördük. Bunun yanında kozmetikte, sanayide, sağlıkta ve savunma sanayisinde çok etkili bir ürün. Alanya'dan bu ürünü yola çıkaracağız. Önce Türkiye ardından Uluslararası arenada keçiboynuzunu tanıtmaya devam edeceğiz. Bize düşen görevde buradaki emekçi kardeşlerimizin emeğini en üst seviyeye taşımak" şeklinde konuştu. Alanya Belediye Başkan Danışmanı Nazmi Zavlak ise, "Geçtiğimiz günlerde düzenlediğimiz Keçiboynuzu Çalıştayı ile ürünümüzün tarımdan ticarete, gıdadan kozmetiğe kadar pek çok alanda taşıdığı potansiyeli hep birlikte değerlendirmiştik. Bugün ise bu değerli ürünümüzün coğrafi işaret tesciliyle taçlanışına hep beraber şahit oluyoruz. Bu kapsamda çalışmalara öncülük eden Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’na teşekkür ediyorum" dedi.

Alanya, Serik, Aksu ve Kemer ilçeleri Çiftçi Kart'la tanıştı Haber

Alanya, Serik, Aksu ve Kemer ilçeleri Çiftçi Kart'la tanıştı

Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2022 yılında başlattığı Çevre Dostu Çiftçi Kart Projesi, Antalya'nın ilçelerine de yayılmaya başladı. Pilot ilçe olarak Kumluca, Finike ve Demre'de başlayan projeye Alanya, Serik, Aksu ve Kemer ilçeleri dahil oldu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in Alanya, Serik, Aksu ve Kemer Belediye Başkanlarıyla imzaladığı protokolle Çevre Dostu Çiftçi Kart projesi 4 ilçe belediyesinde de hayata geçirildi. Akıllı otomat sayısı 28'e çıkarıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi, tarım alanlarında kullanılan zirai ilaç ambalajlarının doğaya zarar vermesini önlemek amacıyla hayata geçirdiği projeyi, teknolojik çözümlerle destekleyerek ilçelere yaygınlaştırıyor. "Çevre Dostu Çiftçi Kart Projesi" kapsamında kurulan akıllı otomatlar, zirai ilaç ambalajlarını yerinde ve kontrollü bir şekilde toplayarak hem çevre kirliliğini önlüyor hem de çiftçilere büyük kolaylık sağlıyor. Projenin kapsamı genişletilerek, ilçelere kurulan yeni cihazlarla birlikte otomat sayısı 28'e çıkarıldı. Akıllı otomatlar aracılığıyla toplanan atıklar, sistem yazılımına kaydediliyor ve her çiftçiye teslim ettikleri atık miktarına göre puan tanımlanıyor. Bu puanlar sayesinde çiftçiler, çevre dostu tarım malzemeleriyle ödüllendiriliyor. "Hem çevre korunuyor hem de çiftçilere destek sağlanıyor" Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık ve Çevre Eğitim Şube Müdürlüğü'nde Çevre Mühendisi olarak görev yapan Hakan Avcıkurt, "Çiftçi Kart" Projesi'nin toplumun tüm paydaşlarını kapsayacak şekilde yaygınlaştırıldığını ve tarımda daha temiz bir çevre anlayışı oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Projeyi tüm ilçelere yaymayı hedeflediklerini ifade eden Avcıkurt, "Çiftçilerin zirai atık ambalajlarını doğaya atmadan akıllı otomatlara bırakıyor ve mobil uygulama üzerinden puan topluyor. Bu sayede hem çevreyi hem de ekosistemi korurken çiftçilerimize de destek olmaya davet ediyoruz" dedi. "Zirai atıklar artık doğaya gitmiyor" Çiftçi Ali Özcan, geçmişte zirai ilaç bidonlarını derelere ve çöplere attığını belirterek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin başlattığı zirai atık toplama uygulamasının doğaya katkı sağladığını söyledi. Özcan, "Bu zirai ilaç şişelerini artık doğaya atmıyoruz. Topladığımız şişelerle puan kazanıyor ve bu puanlarla bahçemizde kullanabileceğimiz çeşitli ödüller alıyoruz. Buradan kazandığım puanlarla el arabası almayı hedefliyorum" diye konuştu. "Artık atıkları doğru şekilde topluyoruz" Çiftçilerden Ali Uysal da daha önce zirai ilaç şişelerini seraların kenarlarında biriktirip yaktıklarını belirterek, "Yeni sistemle hem çevreyi kirletmeden atıkları toplayabildiklerini hem de ödül kazanıyoruz. Kazandığım puanlarla buradaki bütün ödülleri almak isterim. Artık ilaç şişeleri çevreye zarar vermeden burada biriktirilebiliyor" dedi. "Hayvanlara ve doğaya zarar vermeyecek" Zirai atıkların doğaya ve hayvanlara büyük zarar verdiğini ifade eden çiftçilerden Adem Turaç, "Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'e hem tarım aletleri hem de atık yönetimi konusunda çiftçilere verdiği destekler için teşekkür ederim. Bu sistem sayesinde sadece Alanya değil, Kaş, Elmalı ve Kumluca gibi ilçelerde de çiftçilere büyük destek verildiğini bizzat gördüm. Bu uygulama sayesinde ilaç şişeleri toplanacak, çevre kirliliği azalacak. Sağ olsun, var olsun" diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.