TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

AGRONEWS - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Besici kırmızı hat için 700 TL resti çekti Haber

Besici kırmızı hat için 700 TL resti çekti

Kırmızı et piyasasında karkas kesim fiyatları, besici ile kesimhaneler arasında tam bir "psikolojik savaşa" dönüşmüş durumda. Üreticilerin kendi aralarındaki fiyat paylaşımları ve tartışmaları, sektördeki tıkanıklığı ve besicinin içinde bulunduğu darboğazı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. KIRŞEHİR VE ANKARA’DA 650 TL DİRENCİ Gelen son bilgilere göre Kırşehir ve Ankara piyasasında karkas kesim fiyatları 630 TL ile 650 TL arasında gidip geliyor. Bazı üreticiler 650 TL’den mal arandığını belirtirken, bazıları ise piyasanın 2 aydır yatay seyretmesinden şikayetçi. Özellikle Ankara/Çankaya hattında yerli ve angus kesim fiyatları merak konusu olurken, besicilerin büyük bir kısmı fiyatların artmayacağı korkusuyla hayvanlarını elden çıkardığını iddia ediyor. "UKON MALİYETİ 685 TL, BİZDEN 630 TL İSTENİYOR!" Besicilerin en büyük tepkisi ise maliyet ile satış fiyatı arasındaki uçuruma. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) maliyet rakamlarının 685 TL seviyelerinde olduğunu hatırlatan üreticiler, 630-650 TL bandındaki tekliflerin sektörü bitirme noktasına getirdiğini vurguluyor. Bir besicinin şu sözleri ise piyasadaki öfkeyi özetliyor: "Kesen kessin, bende 700 TL altı yok! Maliyetin altında satış yapmak besiciyi tasfiye etmektir." İTHALAT VE HASTALIK KORKUSU GELECEĞİ TEHDİT EDİYOR Tartışmalarda öne çıkan bir diğer kritik başlık ise ithalat bağımlılığı ve şap hastalığı riski. Çanakkale ve Biga hattındaki üreticiler, bu sene buzağı kayıplarının yüksek olduğunu ve şap hastalığının yayılması durumunda et fiyatlarının kontrol edilemez noktaya geleceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, gemilerle gelen ithal hayvanların yerli üretimi baskıladığı ve besicilerin yarısının işi bırakma noktasına geldiği belirtiliyor. SÜT FİYATLARINDA EGE HAREKETLİLİĞİ Kırmızı et tartışmaları sürerken, Ege Bölgesi’nden gelen "çiğ süt zammı" haberi süt üreticilerini bir nebze olsun hareketlendirdi. Sıcak süt fiyatlarının 23.80 TL seviyelerine çıktığı iddia edilirken, Kütahya gibi bölgelerde hala 18.50 TL seviyelerinin konuşulması, süt fiyatlarındaki bölgesel dengesizliği ve "yem-süt paritesi" sorununu tekrar gündeme taşıdı. UKON – Güncel Dana ve Kuzu Kesim Fiyatları (12 Mart 2026) Ukon tarafından yayınlanan dana ve kuzu kesim fiyatları haftalık olarak güncellenmektedir. En güncel fiyatlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Tarih Dana Kesim Fiyatı (TL) Kuzu Kesim Fiyatı (TL) 12 Mart 2026 607,30 587,71 Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği – (1 Mart 2026) Et Kesim Fiyatları Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, bu haftaya yönelik inek, dana ve düve kesim fiyatlarını henüz açıklamadı. En son 1 Mart'ta üyelere yönelik yapılacak kesim organizasyonu için fiyatlar açıklanmıştı. Tarih: 1 Mart 2026 İnek Kesim Fiyatı: 420 TL Dana Kesim Fiyatı: 530 TL Düve Kesim Fiyatı: 440 TL Ankara Ticaret Borsası Kırmızı Et Fiyatları (14.03.2026) Ankara Ticaret Borsası'nın verilerine göre son günlerde kuzu etindeki artış dikkat çekiyor. Kuzu karkas kesim fiyatı son bir haftada 50 liranın üstünde arttı. İşte güncel Ankara et kesim fiyatları... Ürün Fiyat (tl/kg) Dana But 681 Dana Kol 598 Kuzu Eti But 750 Kuzu Kol - Kuzu Pirzola - Dana Eti Karkas 634 Kuzu Eti Karkas 693 Et kesim fiyatları (Arşiv) 2026 yılı kesim fiyatları UKON tarafından Türkiye genelinde yayınlanan dana ve kuzu kesim fiyatları, haftalık olarak aşağıdaki tabloda kronolojik şekilde listelenmektedir. Tarih Dana Kesim Fiyatı (TL) Kuzu Kesim Fiyatı (TL) 12 Mart 2026 607,30 587,71 5 Mart 2026 604,45 572,56 26 Şubat 2026 601,86 573,27 12 Şubat 2026 606,24 571,50 5 Şubat 2026 584,20 565,44 29 Ocak 2026 579,64 566,87 22 Ocak 2026 588,46 562,20 15 Ocak 2026 601,24 566,79 8 Ocak 2026 587,19 552,57

Tarım Kredi’de gübre tartışması ve görevden alma iddiası Haber

Tarım Kredi’de gübre tartışması ve görevden alma iddiası

Çiftçinin en zor gününde "kara gün dostu" olması beklenen Tarım Kredi Kooperatifleri’nde (TKK) sular durulmuyor. Hafta sonu aniden durdurulan gübre satışları ve ardından yapılan iki ayrı zam, bardağı taşıran son damla oldu. Başkent kulislerinde, Genel Müdür Hüseyin Aydın’ın görevden alındığına dair iddialar yüksek sesle konuşulmaya başlandı. GÜBRE KRİZİ SONUN BAŞLANGICI MI OLDU? Edinilen bilgilere göre, Tarım Kredi’nin son dönemdeki "piyasa odaklı" tavrı ve kriz anlarında çiftçiyi korumak yerine özel bir ticari firma gibi hareket etmesi, hem Tarım Bakanlığı’nda hem de Beştepe'de rahatsızlığa neden oldu. Özellikle gübre satışlarının bir gecede askıya alınması ve ardından "karne" benzeri bir izin sistemiyle satışların kısıtlanması, üreticiden gelen tepkilerin doğrudan Cumhurbaşkanlığına ulaşmasına neden oldu. "YANILTICI BİLGİ" İDDİASI GÜNDEMDE Kulislerdeki en çarpıcı iddia ise çok daha vahim. Tarım Kredi yönetiminin, yaşanan gübre krizi ve stok durumuna dair Cumhurbaşkanlığına "yanıltıcı bilgiler" sunduğu ileri sürülüyor. Bakanlığın "stoklarda sorun yok" açıklamasına rağmen TKK’nın satışları durdurması, yönetimdeki koordinasyon kopukluğunu ve "bilgi kirliliğini" tescillediği şeklinde yorumlanıyor. MECLİS VE BEŞTEPE ŞİKAYET YAĞMURUNA TUTULDU Tarım Kredi’nin çiftçiyi mağdur eden bu tutumu siyasetin de bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Muhalefetin yanı sıra iktidar milletvekillerine de seçim bölgelerinden "Gübre alamıyoruz, önümüzü göremiyoruz" şikayetlerinin yağdığı belirtiliyor. Çiftçi kuruluşu olan bir yapı, kriz anında neden satışları askıya alır? "Bölge birliği izni" şartı, çiftçiyi yıldırmak ve süreci yönetememek mi demektir? Hüseyin Aydın döneminde Tarım Kredi, ana misyonu olan "üreticiyi destekleme" görevinden tamamen mi uzaklaştı? TARIM KREDİ BU İDDİA İLE ÇALKALANIYOR Ankara kulislerinde Hüseyin Aydın’ın yönetim tarzı ve krizleri yönetemediğine yönelik eleştiriler gündemdeyken, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Hüseyin Aydın’ın görevden alındığına dair iddialarla çalkalanıyor olması dikkat çekiyor. Tarım Kredi Kooperatifleri ve iştiraki olan marketler zincirindeki yönetim krizini, rakamlar ve özel raporlarla mercek altına aldık. İşte ses getiren o dosya haberlerimiz: Tarımsal Ürün Pazarlama Tarladan sofraya denmişti: Tarım Kredi Marketler’de gerçek tablo (Kuruluş amacından uzaklaşan fiyat politikaları ve sahadaki gerçeklerin analizi.) Çiftçiye 'kaynak yok', markete 6,3 milyar nakit! Üreticinin parası zarara gitti (Üreticiye gitmesi gereken kaynakların market zararını kapatmak için nasıl kullanıldığının belgeleri.) Tarım Kredi Marketler neden zarar ediyor? Rakamlar gerçeği ortaya koydu (Milyarlarca liralık zararın perde arkasındaki yönetim hataları ve işletme giderleri.)

Nesli tükenme tehlikesindeki Ankara keçileri koruma altında Haber

Nesli tükenme tehlikesindeki Ankara keçileri koruma altında

Eskişehir’in Mahmudiye ilçesinde faaliyet gösteren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Anadolu Tarım İşletmesi, nesli tükenme tehlikesi altındaki Ankara keçileri için adeta bir yaşam kalkanı oluşturuyor. Tarihte Angora ırkı olarak bilinen ve Türk kültürüyle özdeşleşen Ankara keçileri, kış aylarında da büyük bir özenle bakılıyor. Esenbel mevkiindeki Keçicilik Şubesi’nde barındırılan bin 200 Ankara keçisinin bakımı, dondurucu soğuklara rağmen aksatılmadan sürdürülüyor. Osmanlı döneminde, 1815 yılında Sultan II. Mahmud tarafından “Çiftlikat-ı Hümayun” adıyla kurulan işletme, bugün gen kaynağı koruma görevini başarıyla yerine getiriyor. İşletmede bulunan keçilerin 550’si anaç olup, Mart ve Nisan aylarında 550 ile 600 arasında oğlak doğması bekleniyor. Ankara keçisi; et ve sütünden çok, dünyaca ünlü tiftik lifleriyle öne çıkıyor. Kaliteli kumaşların hammaddesi olan tiftik, bu özel ırkın korunmasını daha da önemli hale getiriyor. Bu nedenle işletmede genetik saflık büyük bir hassasiyetle korunuyor ve dışarıdan hayvan alımı yapılmıyor. Soğuk havalarda 5 kişilik deneyimli bir ekip, sabahın erken saatlerinden akşama kadar keçilerin bakımını sürdürüyor. Beslenmeden barınmaya, aşılama programlarından güvenliğe kadar tüm süreçler yakından takip ediliyor. Olası hastalıklar ve hayvan saldırılarına karşı işletme çevresi sürekli kontrol altında tutuluyor. Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, Ankara keçisinin Türk tarihindeki yerine dikkat çekerek, bu yıl 550 anaç keçiden 550-600 oğlak almayı hedeflediklerini belirtiyor. Veteriner hekim Ayhan Biçer ise temel amaçlarının tedavi değil, koruyucu hekimlik olduğunu vurguluyor. TİGEM bünyesinde yürütülen bu titiz çalışmalar sayesinde, Ankara keçisi hem genetik miras olarak korunuyor hem de gelecek nesillere güvenle aktarılıyor.

Bakan Yumaklı, Milli Ağaçlandırmada Rekor Açıkladı Haber

Bakan Yumaklı, Milli Ağaçlandırmada Rekor Açıkladı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde yaklaşık 15 milyon fidan dikildiğini belirterek, 550 milyon olan fidan dikme hedefini de 600 milyona çıkardıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla ilk olarak 2019'da kutlanan 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nün bu yıl 7'ncisi gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla Ankara'da gerçekleştirilen etkinliğin yanında Türkiye'nin 81 ili ve 922 ilçesinde toplamda bin 390 noktada Milli Ağaçlandırma Günü etkinliklerinde fidanlar toprakla buluşturuldu. Bakan Yumaklı, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde 1 milyon 280 bin 491 vatandaşın katılımıyla 14 milyon 914 bin fidanın toprakla buluşturularak rekor kırıldığını açıkladı. "1 yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlarla etkinliklerimiz devam edecek" Bakan Yumaklı, tüm ülkedeki etkinliklere katılarak yeşil vatana yeşil imza atan vatandaşlara teşekkür etti. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak bir yıl devam edecek kampanya başlattıklarını belirten Yumaklı, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Yeşil Vatan Seferberliğimiz kapsamında 1 yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlarla etkinliklerimiz devam edecek" dedi. "14 milyon 914 bin fidanımızı yeşil vatanımızla buluşturduk" Bu etkinliklerin en önemlisinin ise tüm vatandaşların katılımıyla 11 Kasım'da gerçekleştirildiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bu alandaki rekor 2019'da 1 milyon 200 bin kişinin katılımıyla 13 milyon 800 bin fidanın toprakla buluşturulmasıydı. Bu yıl bu rekorlarımızı egale ettik. Türkiye genelinde bin 391 noktada gerçekleştirilen 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü etkinliklerimize tam 1 milyon 280 bin 491 vatandaşımız katıldı. Bu alanlarda da 14 milyon 914 bin fidanımızı yeşil vatanımızla buluşturduk. Böylelikle hem katılımcı sayısını hem de fidan dikme rekorunu kırmış olduk. Bu anlamlı seferberliğe 7'den 70'e katkı veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyor ve teşekkür ediyorum." "550 milyon olan fidan dikme hedefimizi 600 milyona çıkarmış bulunuyoruz" Yeşil Vatan Seferberliği'ne gösterilen ilginin kampanya süresince devam etmesi temennisinde bulunan Bakan Yumaklı, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle kampanya süresince 550 milyon olan fidan dikme hedefimizi 600 milyona çıkarmış bulunuyoruz. İnşallah ülkemiz orman sevgisi konusunda tüm dünyaya örnek olmaya devam edecek ve bu alanda yeni rekorlara imza atacaktır" ifadelerini kullandı.

Coğrafi işaretli Kahramankazan kavunu yeniden sofralara dönüyor Haber

Coğrafi işaretli Kahramankazan kavunu yeniden sofralara dönüyor

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinin simgelerinden birisi olan kavun, kök çürüğü hastalığı sebebiyle uzun yıllardır sofralardan eksik olmuştu. Yaklaşık 10 yıldır hastalıklar ve kuraklıklar sebebiyle üretimi azalan Kahramankazan kavunu, Kahramankazan Belediyesi ve Proje Koordinatörü Mahmut Yılmaz'ın destekleriyle yeniden sofralara ulaşıyor. Bir zamanlar Ankara'nın en önemli simgesi olan ve Kahramankazan'da heykeli bile bulunan kavun, uzun yıllardır hem üreticiyi hem de tüketiciyi memnun etmemişti. ‘Fusarium solgunluğu ve halk arasında 'kavun sineği' olarak bilinen zararlı böcek ve kuraklık üretimi azalttı. Bunun yanı sıra çöken kavunların tarlaya yayılması bilinçsiz uygulamalar hastalığı katladı ve neredeyse verim alınamadı. Olgunlaşma döneminde yaşanan hastalıklar nedeniyle tarlalarda kavunlar çürüdü. Çiftçi büyük zarar gördü, tüketici ise uygun şartlarda 5-6 ay dayanabilen, kendine has kokusu ve tadıyla coğrafi işaretli kavunlardan mahrum kaldı. Kahramankazan kavununun üretimine, Kahramankazan Belediyesi'nin ve Strateji Birimi görevlisi Mahmut Yılmaz'ın katkılarıyla yeniden başlandı. "Bu kavunu tekrardan Kahramankazanımıza kazandırmak istiyoruz" Kavun üretiminde uzun yıllardır problem yaşadıklarını, hem üreticiyi hem de tüketiciyi memnun edemediklerini belirten Kahramankazan Belediyesi Strateji Birimi görevlisi Mahmut Yılmaz, "Kahramankazan kavunu kendine özgü aramasıyla ve saklanabilir şartlarına uygun, dayanıklı bir kavundur. Yıllardır ektiğimiz, üreticimizin ciddi bir ekonomik değeri olan bir kavundu. En önemli özelliği aroması ve dayanıklı olması. Kahramankazan kavunumuz coğrafi işaretli bir kavunumuz. Bunun diğer kavunlardan ayıran en önemli özellikleri dayanıklı olması ve farklı aromalara sahip olması. Kavunumuz uzun yıllar problemler yaşadı. Kahramankazan'da kavun heykelimiz var, coğrafi işaretimiz var ama maalesef üretici sorunlar yaşıyor. Biz bu sorunları tekrardan ele alıp üretimini devam edilebilir noktaya getirmek istedik ve burada deneme ekimi yaptık. Tohumuyla ve toprak analizleriyle başladık. Projeye, bakanlıktan hocalarımızla başladık. Kahramankazan Belediyesi bu konuda ciddi destek verdi ve gelinen noktada bu sene başarı elde ettiğimizi düşünüyoruz. Tohum üretmek istiyoruz. Ürettiğimiz tohumu üreticiye bedelsiz vermeyi düşünüyoruz. Beklentimiz üreticinin tekrar eski ekonomik değerlere kazançlı noktalara gelmesi, kavunumuzun eski tadını, aromasını yakalamasıdır. Meşhur olan, ünlenen reklam yüzü olan kavunu tekrar Kahramankazanımıza kazandırmak istiyoruz" diye konuştu. "Kavun sineği ve kök çürüğü hastalığıyla ilgili mücadelemiz oldu" Uzun yıllardır kavun sineği ve kök çürüğü hastalığı (mantar hastalığı) ile mücadele ettiklerini ve bu hastalıkların üretimi ciddi oranda azalttığını ifade eden Kahramankazan Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdür Emrah Ertürk ise, " Kavun sineği ve mantar hastalığıyla ilgili mücadelemiz oldu. 20 dönümlük bir arazide ekim yaptık. İlk önce toprak analizimizle başladık. Kavun tarlamızın kavun için uygun olup olmadığına baktık ve sonucunda uygun olduğu kanısına vardık. Teknik ekipler tarafından destek aldık. Birlikte işlemlerimizi yürüttük, sonucu ortada. Biz 4 defa bu tarlaya ilaç yaptık. Özellikle kavun sineği ve mantar hastalığı bizim en büyük sıkıntımızdı. Sonucunda kavunumuzu elde ettik. Amacımız buradan tohum tedarikini sağlamak. Edindiğimiz bilgileri çiftçilerimizle paylaşıp, Kahramankazan'da ekim alanını genişletmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

Hasatta hem kuraklık hem yangın riski: Çiftçiye çifte uyarı Haber

Hasatta hem kuraklık hem yangın riski: Çiftçiye çifte uyarı

Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olan Ankara’da buğday hasadı devam ediyor. Bu yıl verimin beklenenden az olması öngörülüyor. Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olan Ankara’da buğday hasadı hummalı şekilde devam ediyor. Başkent genelinde birçok ilçede çiftçiler sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalara inerek biçerdöverlerle bu yılın ürününü toplamaya çalışıyor. Ancak hasat çalışmaları bu yıl çiftçilerin yüzünü yeterince güldürmedi. Tarım alanlarında yapılan gözlemler ve uzman değerlendirmelerine göre, bu yıl buğday verimi iklimsel şartlar nedeniyle beklenenin altında kaldı. Kuraklık, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyen iklim değişiklikleri, verim kaybının başlıca sebepleri arasında yer aldı. Çiftçiler, hem üretim maliyetlerinin artmasından hem de rekoltedeki düşüşten dolayı zor bir sezon geçiriyor. Ziraat Mühendisi Kerem Güler ve çiftçiler İhlas Haber Ajansı muhabirine hasat sezonu üzerine genel değerlendirmede bulundu. "Don ve samyelinin çok zararı oldu" Meslekte 15 yılı devirdiğini belirten Mühendis Güler, yağışların geç gelmesi ve kar yağışının yetersiz olması nedeniyle toprağın suya doymadığını belirterek, "İki sefer don, bir sefer de samyeli denir, sıcak esen rüzgarın çok zararı oldu. Tarlaya baktığımızda 700-750 kilogramları beklediğimiz yerlerde biz 450-500’lere düşüyoruz. Az su isteyen bitkilerin tercih edilmeli. Damlama sistemine geçilerek su tasarrufu sağlanması şu an en başta aldığımız tedbirler" diye konuştu. "Bir kıvılcım bir araziyi yakmaya yetiyor" Yangınlara karşı çiftçilere uyarıda bulunan Güler, "Bir kıvılcım bir araziyi yakmaya yetiyor. Özellikle sigara izmaritlerine karşı dikkatli olunmalı" ifadelerini kullandı. "400 kilogram verirken, şimdi 200-250 kilogramı geçmiyor verim" Yeni hasat sezonu ile ilgili konuşan çiftçi Tayfun Temizsoy, "2025 hasat sezonumuz başladı. Bu sene biraz verimim düşük tabii. Dondan dolayı ve yağışların geç olmasından dolayı düşük. Burası geçen yıl nadasa bırakılan yıldı, boştu. Önce ki sezonda burası 400 kilogram verirken, şimdi 200-250 kilogramı geçmiyor verimi. Allah bereket versin yine de. Bir umut devam ediyoruz. Fiyatlar ortalama, geçen yıl ki fiyatlarla hemen hemen aynı diyelim" şeklinde konuştu. Ankara genelinde devam eden hasat çalışmalarının önümüzdeki haftalarda tamamlanması bekleniyor. Verim düşüklüğü ve kuraklık, çiftçilerin gelecek sezon için yeni önlemler ve alternatif ürün planlamalarını da gündeme getirdi.

Kuraklık ve Zararlılar Hububat Üretimini Tehdit Ediyor Haber

Kuraklık ve Zararlılar Hububat Üretimini Tehdit Ediyor

Yağışlarda Büyük Düşüş Toprak Mahsulleri Ofisi’nin hazırladığı Şubat 2025 Fenolojik Değerlendirme Raporu, Türkiye genelinde 1 Ekim - 28 Şubat arasındaki yağışların yüzde 29 oranında azaldığını ortaya koydu. Geçen yılın aynı dönemine göre ise düşüş yüzde 34 seviyesinde gerçekleşti. Konya, Isparta, Karaman, Hatay, Osmaniye, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak, Hakkâri ve Van’da yağışlar yüzde 60’ın üzerinde azalma gösterdi. Kuraklık Tarımsal Üretimi Zorluyor Ankara ve Kayseri’de erken ekilen alanlarda hububatın kardeşlenme dönemine girdiği belirtilirken, Konya ve Eskişehir’de don nedeniyle bitkilerde sararmalar görüldü. Kırıkkale’de yağış eksikliği nedeniyle bitki gelişiminin durağan ilerlediği, kök yapısının yeterince gelişmediği tespit edildi. Niğde ve Aksaray’da yağışların yetersiz olduğu ancak henüz tarımsal kuraklık yaşanmadığı bildirildi. Fare ve Köstebek Zararlıları Artıyor Hububat üretiminde bir diğer sorun da fare ve köstebek zararlılarındaki artış oldu. Sivas’ta köstebek zararı tespit edilirken, Konya, Eskişehir, Kırşehir ve Ankara'da fare zararı gözlemlendi. Konya’da çiftçiler farelerle mücadeleye devam ediyor. Yetkililer, mart ve nisan yağışlarının kritik öneme sahip olduğunu belirterek, hububat üretiminde su rezervlerinin düşük seviyede kalmasının ilerleyen dönemde ciddi bir kuraklık riski oluşturabileceğini vurguladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.