TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Antep Fıstığı

AGRONEWS - Antep Fıstığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antep Fıstığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: Gıda ve Su İsrafını Önleme Çalışmaları Gaziantep’te Ele Alındı Haber

Bakan Yumaklı: Gıda ve Su İsrafını Önleme Çalışmaları Gaziantep’te Ele Alındı

Hasan Kalyoncu Üniversitesinde düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı'nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep'te Sıfır Atık Vakfı, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı'na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, israf, kuraklık, İklim değişikliği ve sıfır atık ile ilgili önemli konulara değindi. Sürdürülebilir gıda sistemleri, su verimliliği ve israfın azaltılması yönünde küresel politikaları güçlendirmek için çabaladıklarını belirtti. "Toplantıyı ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" Çalıştay hakkında bilgi veren Bakan Yumaklı, "Bugün; Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları'nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sakarya ve Muğla'nın ardından, çalıştayların üçüncü ayağı olarak bugün Gaziantep'teyiz. COP31 sürecinde 'Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık' temasıyla düzenlenen bu toplantıyı; yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin, ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi. "Programın Gaziantep'te düzenlenmesi tesadüf değil" Çalıştayın Gaziantep'te gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Bakan Yumaklı, "Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil; tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep'te yetiştirilmektedir. Ayrıca Gaziantep, tam 108 coğrafi işaretli ürüne sahiptir. AB coğrafi işaretli ürün sayısı ise 5'e yükselmiştir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep'te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep'in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Fark Oluşturan Şehirler Ağı'na gastronomi alanında dahil edilen Türkiye'nin ilk şehridir. Bu unvan Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır" Dünyanın iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir. Gıda israfı, aynı zamanda kaynak ve en önemlisi su israfıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde, gıda ve su israfına yönelik başlatılan yaklaşımlar tam da bu sorunlara çözüm üretme iradesinin somut tezahürleridir. Bu anlayış doğrultusunda başlattığımız 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyasıyla topluma verdiğimiz mesaj şudur: kayıp ve israf ortak çabayla önlenebilir ve bu dayanışma o kaybı umuda dönüştürebilir. Kampanya kapsamında yaptığımız faaliyetler aracılığıyla, kamuoyunda büyük bir farkındalık oluşturduk. Bu süreç israfla mücadelenin yalnızca mevzuatla değil; davranış değişikliğiyle mümkün olabileceğini açıkça göstermiştir. Suda sıfır kayıp ilkesiyle yürüttüğümüz su verimliliği seferberliği ise yalnızca bir kampanya değil bir zihniyet dönüşümüdür" ifadelerine yer verdi. "Sensör tabanlı sulama teknolojisiyle yüzde 40'a varan su tasarrufu sağlandı" Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40'a varan su tasarrufu sağlandığını söyleyen Yumaklı, "Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40'a varan su tasarrufu sağlanmıştır. Modern sulama sistemleriyle sulanan alan oranı yüzde 33'e ulaşmıştır. Hedefimiz bu oranı yüzde 50'nin üzerine çıkarmaktır. Ayrıca suyu merkeze alan üretim planlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bu seferberliğin önemli yapıtaşları olmuştur. Su israfı yalnızca musluğu açık bırakmak değil üretimde, tarımda, sanayide ve şehirlerde suyu verimsiz ve plansız kullanmaktır. Evlerde gri su sistemleri, sanayide geri kazanım teknolojileri, tarımda basınçlı ve damla sulama sistemleriyle bu israfı önlemek mümkündür. Amacımız; her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Gıda ve su israfının tehdit oluşturduğunu ve önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu vurguladık" Uluslararası Sıfır Atık Forumu'nu, 17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Foruma, 100'ün üzerinde ülke temsilcisi ile 118 kurum ve kuruluş katıldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık politika ve stratejilerini İstanbul'da kapsamlı biçimde ele aldı. Bu sürecin devamında da 'Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek' temalı yüksek düzeyli paneli İstanbul'da düzenledik. Bu toplantıda ise 15'i bakan olmak üzere, 31 ülkenin ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle buluştuk. Gıda ve su israfının küresel geleceğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu sorunun önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık. Bu toplantılar Sıfır Atık Hareketi'nin küresel merkezinin İstanbul olması yönündeki iradeyi daha da güçlendirmiştir. Ancak küresel platformlarda konuşulan hedeflerin gerçek karşılığını göreceğimiz asıl yer şehirlerimizdir. İşte bu nedenle, bugün Gaziantep'teyiz. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun, çözüm, hedef ve izleme yaklaşımı sayesinde bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak yerel sıfır atık hedef belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi. "Evsel atıktan enerji üretmek somut örneklerden biri" Gaziantep'te yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça gösterdiğini ifade eden Bakan Yutmaklı, "Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. ‘Geri Dönüşüm Evde Başlar' ve 'Yeşil Antep' gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Atığı kaynağında önleme, önlenemez ise katma değere dönüştürme, israfla mücadelenin temelidir. Bu yerel çabalar Türkiye'nin iklim hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir. Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, gıda israfını önleme ve su verimliliği bu hedefe ulaşmada öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Bu mücadele merkezi idareden yerel yönetimlere, özel sektörden hane halkına her bir vatandaşımızın ortak sorumluluğudur. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye'nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkan tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı'nın elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye'nin COP 31'e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bütün çalışmalarımızda bize güçlü desteğini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Sıfır Atık Vakfı'na, Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, üniversitelerimize ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Düzenlenen çalıştaya, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu ve akademisyenler katıldı.

Antep Fıstığında Hasat Tamamlandı, Rekolte Düşüşte Haber

Antep Fıstığında Hasat Tamamlandı, Rekolte Düşüşte

Gaziantep'te 'yeşil altın' olarak bilinen Antep fıstığında hasat sezonu son toplanan fıstıklarla birlikte sona erdi. İlkbaharda yaşanan zirai don, büyüme döneminde kuraklık ve son olarak meyvenin gelişme sürecindeki yüksek sıcaklığın vurduğu Antep fıstığında yok yılının da etkisiyle rekolte büyük oranda düştü. Gaziantep'te fıstık yetiştiricilerinin bin bir zahmetle yetiştirdikleri Antep fıstığı hasadı son toplanan fıstıklarla birlikte sona erdi. Antep fıstığı üretiminde önemle bir yere sahip olan Gaziantep'te fıstık bu yıl rekoltesiyle çiftçileri üzdü. Türkiye genelinde yaşanan kuraklıktan dolayı yeterli yağış düşmediği için yaşanan verim ve rekolte kaybı zirai don etkisi ile birlikte üreticileri daha çok endişelendirdi. Yok yılını yaşayan Antep fıstığını zirai don ve aşırı sıcaklık da vurdu Bu sene ‘yok yılı'nın yanı sıra son yıllarda yaşanan kuraklığın etkilediği Antep fıstığını zirai don ve aşırı sıcaklık da vurdu. Fıstık yetiştiricilerinin bin bir emek ve zahmetle yetiştirdikleri, kentin önemli geçim kaynaklarından olan ve "yeşil altın" olarak da adlandırılan Antep fıstığında yapılan son hasatla sezon tamamlandı. Vazgeçilmez lezzetler arasında Geçtiğimiz yıllarda yüksek getirisi nedeniyle üreticinin büyük rağbet gösterdiği başta Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa olmak üzere Türkiye'deki birçok ilde yetiştirilen Antep fıstığı, baklava başta olmak üzere bölgeye ait birçok yemekten tatlıya kadar hemen her alanda mutfakların değişmez lezzetleri arasında yer alıyor. Kullanım amacına göre farklı dönemlerde hasat edilen, Temmuz ayının ortalarında başlayan ve eylül ayının sonuna kadar devam eden Antep fıstığı hasadını ekim ayına bırakan çiftçiler de oldu. Temmuz ayında başlayan hasat sezonu Ekim ayı ile sona erdi Bu yıl "yok yılı" olduğundan dolayı geçen yıla göre rekoltede yüzde 80 civarında bir düşüşün yaşandığı tahmin edilen Antep fıstığında hasat dönemi toplanan fıstıkların ardından sona erdi. Hasada temmuz ayında baklava yapımında kullanılan "boz" fıstığın hasadı ile başlayan üreticiler, Eylül ayının başından itibaren başladıkları "kırmızı ben" fıstığı hasadını tamamlayarak sezonu tamamladı. "Tekin Antep fıstığı" çeşidinde son hasat yapıldı Oğuzeli ilçesinin kırsal Uğurova Mahallesi'nde "tekin Antep fıstığı" çeşidi yetiştiriciliği yapan Ali Rıza Özdemir de son hasadını yaptı. Antep fıstığı çeşitlerinden en erken olgunlaşan çeşit olan, yazı uzun ve sıcak olan bölgelerde yetişen "tekin Antep fıstığı" çeşidinin hasadı için işçiler sabah saatlerinde gruplar halinde bahçelere giderek ağaçların altlarına branda açıp, dallardan elleriyle tek tek fıstıkları salkımıyla birlikte topladı. "Kuraklık verimi düşürdü" Son Antep fıstığı hasadını yapan çiftçileri ziyaret eden Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, geçen yıla oranla Antep fıstığında bu yıl rekoltenin düşük olduğunu söyledi. Bu yılın çok kurak geçtiğini belirten Sağlam, "Gaziantep ilimizde biliyorsunuz 3 milyon 468 bin dekar bir tarımsal alanımız var. Bunun 2 milyon 200 bin dekarı meyvecilikle kaplı. Bu 2 milyon 200 bin dekar alanın 1 milyon 430 bin dekarı da Antep fıstığıyla tarım yapılmaktadır. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl 1 milyon 430 bin dekar da yaklaşık 175 bin ton civarı bir rekoltemiz gerçekleşmişti. Oğuzeli ilçesinde ve Gaziantep genelinde 2025 yılı biraz kurak geçti ama bu hasat yaptığımız bahçe şu anda sulanabilen bir bahçe ve bundan dolayı maşallah meyvelerde de verimliyiz. Ama geçtiğimiz yıla göre bu yıl yağış rakamlarına baktığımızda bugüne kadar yağan yağış miktarımız 199 kilo ve bu çok anormal bir kuraklık. Geçtiğimiz yıl 700 mililitre bir yağış varken bir önceki yılların ortalamasına baktığımızda 400-450 kilo olan bir yağış varken 2025 yılı içerisinde şu anda 199 mililitredir" dedi. "Kuraklıktan dolayı 50 bin ton gibi bir rekolte tahmin ediyoruz" Fıstık hasadının tamamlandığını söyleyen Sağlam, "Antep fıstığında bu yıl kuraklıktan dolayı rekolte düşüklüğü bekliyoruz. Fiyatlarda da bir yükselme olacak. 2025 rekoltesinde 50 bin ton gibi bir rekolte tahmin ediyoruz ama hasat tamamlandığında rekolte o zaman tam net çıkacak. Antep fıstığı ilimiz için önemli bir üründür. Buğdayın konumu nasıl önemliyse Antep fıstığı da Gaziantep için o kadar önemli ve sadece üretimde değil sanayide de fabrikalarda hem işleniyor, pazarlanıyor. Şanlıurfa'da, Siirt'te de Antep fıstığı var ama Gaziantep'ten pazarlanması önemli ve kentin genel geçim kaynağı Antep fıstığı üzerinden yapılmaktadır" diye konuştu. Kuraklık yetiştiriciyi sulu tarıma yönlendirdi Fıstık yetiştiricisi Ali Rıza Özdemir ise Antep fıstığında normalde iki yılda bir ürün alındığını, yaşanan kuraklık nedeniyle yeni çeşit arayışına girdiklerini ve kuraklık nedeniyle sulu tarıma geçtiklerini ifade etti.

Gaziantep fıstığında hasat başladı Haber

Gaziantep fıstığında hasat başladı

Gaziantep başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilen Antep fıstığının hasadına başlandı. Tam olgunlaşmamış iç fıstığa Gaziantep'te ve bölgede "yeşil altın" ismi veriliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen ve bu sezon "yok yılı" nedeniyle rekoltenin düşük olması beklenen fıstığın anavatanı Gaziantep'te Antep fıstığının ilk mahsulü olan "boz" fıstık hasadı başladı. Gaziantep'te fıstık yetiştiricilerinin bin bir zahmetle yetiştirdikleri Antep fıstığında baklavalık "boz" fıstığın toplanmasıyla başlayan hasat "kırmızı ben" hasadı ile devam ediyor. Fıstığın kilosu bu sene 250 TL'den satılırken geçen sene ise 100 TL'den satılıyordu. Antep fıstığı hasadı için yoğun mesai harcanıyor Türkiye`nin önemli Antep fıstığı üretim merkezlerinden olan Gaziantep'te çiftçiler, kentin eşsiz lezzeti olan baklavada kullanılan ve "boz" olarak adlandırılan fıstığın hasadı için yoğun mesai harcıyor. Eşsiz lezzeti ve ekonomik değeriyle öne çıkan Antep fıstığı hasadı için sabahın erken saatlerinde fıstık bahçelerinin yolunu tutan çiftçiler, 40 derece sıcaklık altında gün boyu fıstık topluyor. Baklavada kullanılan ve "boz" fıstık olarak adlandırılan çeşidin hasadına başlanırken sabah saatlerinde gruplar halinde fıstık bahçelerine giden çiftçiler, yaklaşık 10 saat çalışıyor. Ağaçların altlarına branda açtıktan merdiven ile ağaçların üstüne çıkan çiftçiler, dallarda elleriyle tek tek fıstıkları salkımlarından kırarak topluyor. Brandaların üzerine dökülen fıstıklar ardından çuvallara dolduruluyor. Traktörlere yüklenen fıstıklar, daha sonra ise salkımlarından ayrıştırılmak üzere fıstık işletme tesislerine götürülüyor. Antep fıstığında bu yıl rekolte düşük Şehitkamil ilçesinin kırsal Bozobası Mahallesi'nde fıstık hasadına başlayan çiftçiler, geçen yıla oranla Antep fıstığında bu yıl rekoltenin düşük olduğunu söyledi. Antep fıstığı hasadının başladığını söyleyen çiftçiler, normal Antep fıstığına göre hasadı yaklaşık bir ay önce yapılan yağlı ve yeşil renkte olan boz fıstığın daha çok baklavada kullanıldığını bildirdi. "Çiftçi fiyattan memnun" Antep fıstığında rekoltenin geçen yıla göre düşük olduğunu ancak satış fiyatlarındaki artışın çiftçilerin yüzünü güldürdüğünü belirten çiftçilerden İbrahim Böke, "Bu sene fıstıkta rekolte düşük olduğu için genelde 3'te bir mahsul var. Rekolte düşük olduğu için erken topluyoruz. Fıstık iki ayrı dönemde hasat edilir. İlk olarak ‘boz' olarak toplanır. İkinci defa ise ‘kırmızı beng' olarak toplanır. Bu sene rekolte düşük olduğu için herkes fıstığı ‘boz' olarak topluyor. Çevremizdeki fıstık bahçelerinin sahiplerini hasada başladığı için bizde bu sene hasada erken başladık. Fıstığın ‘boz' olarak toplanması baklavacıların işine geliyor. Çiftçi belki fıstığın az olmasından yakınabilir ama fiyatından şikayetçi olamaz. Çünkü bu yıl fiyatlar bir nevi oturdu" dedi. "Fiyatlar çiftçinin yüzünü güldürdü" Geçen sene 100 TL'ye satılan boz fıstık bu sene yok yılı dolayısıyla 250 TL'ye kadar çıktı. Rekoltedeki düşüşe bağlı olarak Antep fıstığı fiyatlarının arttığını belirten Hayri Böke de, "Bu sene rekolteden memnun değiliz. Geçen yıla göre 3'te bir oranında fark var. Geçen sen 3'te 3 ürün alındı. Bu sene ise 3'te bir oranında fıstık var. Rekolte düşük ama fiyatların yüksek olması bizi memnun etti. Bu fiyatları beklemiyorduk. Gerçekten de fiyatlar çiftçiyi memnun etti. Bu yıl fiyatlar çiftçinin yüzünü güldürdü" diye konuştu.

Baklavalık ve çerezlik fıstığı 'yok yılı'nda bir de dolu vurdu Haber

Baklavalık ve çerezlik fıstığı 'yok yılı'nda bir de dolu vurdu

Akbaş, yaptığı açıklamada, geçen yıl Türkiye'nin 383 bin ton Antep fıstığı üretimi olduğunu belirterek, bunun yaklaşık yarısına denk gelen 179 bin tonunu Şanlıurfa'nın karşıladığını anlattı. Şanlıurfa'daki fıstık ağaçlarının zirai dondan etkilenmediğini ancak kışın kuraklık ve özellikle son günlerde afet boyutundaki dolu yağışının ürünü vurduğunu dile getiren Akbaş, şöyle konuştu: "3 gün önce dolu yağdı. Hasar tespit çalışmaları sürerken, 5 Mayıs'ta bir kez daha dolu yağışı etkili oldu. Ciddi oranda zarar verdi ürüne. Geçen yıl Antep fıstığında var yılıydı. Bu yıl yok yılı ve 70 bin ton civarında rekolte bekliyorduk. Kışın kuraklık ve şimdi de dolu etkili olunca rekolte beklentimizi 40 bin tona çektik. Geçen yılın dörtte birinden daha az bir üretim olacak." Kuraklık yüzünden bu yıl "karagöz" oluşumunun da yeterli seviyede olmadığına dikkat çeken Akbaş, "Bu da diğer üzücü tarafı. Gelecek yılın ürünüdür aslında karagöz. Bu yüzden karagöz oluşumunun azlığı gelecek yıl da üretimin düşük olacağını işaret ediyor" dedi. Akbaş, fıstıkta iki hasat dönemi olduğunu anlatarak, "Temmuz ayında baklavalık denilen yeşil ürün hasa edilir. Eylülde de çerezlik olarak bilinen kırmızı kabuklular toplanır. Bu yıl hem baklavalık hem çerezlik fıstık çok az olacak" ifadesini kullandı. Akbaş, yok yıllarını çiftçilerin daha az hasarla atlatması için daha verimli tarım tekniklerine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, damla sulamanın bu konuda büyük önem taşıdığını söyledi. Ürünlerdeki dolu zararını Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'a aktardıklarını ifade eden Akbaş, "Ekipleri sahaya sürdü. Sahada hasar tespit çalışmaları sürüyor. Devletimiz, çiftçimizi yalnız bırakmayacaktır. Bu yıl ve 2026 gerçekten üretici adına çok zor geçecek" diye konuştu. Alan bazlı destek beklediklerini vurgulayan Akbaş, "Fındık üreticisi nasıl destekleniyorsa fıstık çiftçisi de desteklenmeli. Taban fiyat uygulanmasını da istiyoruz. Çiftçi desteklenmezse tarımdan uzaklaşır, bunu biz de istemiyoruz" dedi.

Haber

"AB'nin Geri Çevirdiği Antep Fıstıkları Türkiye'de Satılmıyor"

"Geri Dönen Ürünler Binde Bir Oranında" Dr. Dilber, 2023'te Türkiye'nin 4,6 milyon ton yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirdiğini ve bunların yalnızca 6 bin tonunun geri döndüğünü söyledi. “Bin kamyondan yalnızca biri geri dönüyor. Bu da genellikle ticari anlaşmazlık veya evrak eksikliğinden kaynaklanıyor. Geri dönen ürünlerin büyük çoğunluğu, pestisit veya aflatoksin sorunuyla ilgili değil” dedi. "İade Olmayan Ürünler Üzerine Yanlış Haberler Yapılıyor" Dilber, ürünlerin geri gönderilmediği durumların bile kamuoyunda yanlış bir şekilde yansıtıldığını ifade etti. Rusya’nın, bir nar içinde sinek bulunması nedeniyle sadece bildirim yaptığını, ancak bu ürünleri geri göndermediğini söyledi. Buna rağmen, “Geri dönen narları Türkiye'de kim yiyecek?” gibi haberlerin yapıldığını belirterek, bu durumun gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Antep Fıstığı Bildirimleri Hakkında Bilgi 2024 yılında 56 bildirim alındığını ve bunlardan 17’sinin Amerika menşeli fıstıklardan kaynaklandığını açıklayan Dilber, Türk Antep fıstığı ile diğer ülkelerin fıstıkları arasında kalite, aroma ve fiyat farkı bulunduğunu ifade etti. Gıda Güvenliğinde Türkiye'nin Güçlü Konumu Dr. Dilber, Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük tarımsal üreticilerinden biri olduğunu belirtti. Ülkenin 200’den fazla tarımsal ürünü 200 ülkeye ihraç ettiğini hatırlatarak, gıda güvenliği denetimlerinde yüksek standartlara sahip olduğunun altını çizdi. Artan Talep: Dubai Çikolatası Çılgınlığı Son dönemde popülerleşen Dubai çikolatasının Antep fıstığına olan talebi artırdığını söyleyen Dilber, bu durumun Türkiye’nin fıstık ihracatına olumlu etkiler sağladığını ifade etti.

Güneydoğu'nun Hububat İhracatında 2,8 Milyar Dolar Artış Haber

Güneydoğu'nun Hububat İhracatında 2,8 Milyar Dolar Artış

GAZİANTEP (İHA) – Güneydoğu Anadolu Bölgesi, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe büyük bir ihracat geliri elde etti. Bölgenin 10 aylık ihracat geliri 2,8 milyar dolara ulaşırken, bu alanda yapılan ihracat, sektördeki en yüksek rakamı oluşturdu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık 1 milyon ton daha az temel gıda ihracatı gerçekleştirilmiş olsa da, ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artış sayesinde gelirdeki düşüş yalnızca yüzde 7,5 seviyesinde kaldı. Ekim ayında bölgeden yapılan ihracatta 76,7 bin ton makarna, 31,4 bin ton ayçiçek yağı, 13 bin ton tatlı bisküvi, gofret ve çikolata gibi ürünler öne çıktı. Bölge, Ekim ayında toplam hububat ihracatından 291 milyon dolar kazanç elde etti. DUBAİ ÇİKOLATASI İYİ BİR ÖRNEK Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, miktar bazında yaşanan azalışta buğday unu ihracatındaki düşüşün etkili olduğunu belirtti. Ancak, bölgenin ortalama ihracat birim fiyatlarının yüzde 19’a yakın bir artış gösterdiği vurgulandı. Kadooğlu, 10 aylık dönemde tatlı bisküvi ve gofret ile çikolata ve kakao içeren ürünlerin toplam ihracat geliri olarak 430 milyon dolara ulaşıldığını açıkladı. Bu ürünlerin ortalama ihracat birim fiyatlarının 3,5 ila 4 dolar arasında değiştiği ve her yıl daha fazla gelir elde edildiği ifade edildi.  Kadooğlu, Gaziantep’in çikolata ve fıstık mamulleri üretiminde güçlü bir rekabete sahip olduğunu belirterek, bölgenin yeni pazarlama stratejileriyle daha fazla tanıtılması gerektiğini dile getirdi. Son dönemdeki Dubai Çikolatası fenomeninin tüm işletmeler için iyi bir örnek olduğunu söyleyen Kadooğlu, Gaziantep’in bu yükselişe yön verme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. TARIMDA KURAKLIK VE YENİ TEŞVİK BEKLENTİSİ Bu yıl yağışların azaldığını ve hububat ekimlerinde aksaklıklar yaşandığını belirten Kadooğlu, özellikle Ekim ayında Güneydoğu’daki yağışların geçen yılın yüzde 80 altında olduğunu vurguladı. Kuraklık, üreticilerin tarımsal verimlilik konusunda endişelerini artırmış durumda. Kadooğlu, çiftçilerin su tasarrufu sağlayan modern sistemlere yatırım yapabilmesi için yeni teşvik ve krediler beklediğini ifade etti. Kadooğlu, "Bu yıl 35. yaşını kutlayan GAP projesi, bölgemizdeki tarım arazilerinin suya kavuşması konusunda bugüne kadar büyük katkılarda bulundu. Devletimiz bölgedeki illerinin kalkınması için çok değerli projeler geliştirdi. Küresel iklim değişikliğine bağlı sorunların çözümünde çiftçiye yönelik yeni destekler, bugüne kadar yapılan yatırımların verimliliğine de katkı sağlayacaktır" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.