TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ar-Ge

AGRONEWS - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat Haber

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat

Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlandı. 4 Nisan 2026 tarihli yönetmelik sonrası yıkılmasına kesin gözüyle bakılan tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni yönetmelik çalışması yapılacak. BAKANLAR KONUYU YENİDEN ELE ALACAK NTV Muhabiri Ahmet Örs, son AK Parti MKYK toplantısında konunun gündeme geldiğini anlatırken, “Mevcut yapıların yıkılması gibi amaç olmadığı açıklanmıştı. AK Parti MKYK üyeleri, sorunu ve eleştirileri gündeme getirdi. ‘Yeni yönetmelik nedeniyle binlerce kişi mağdur olabilir’ denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi, 'yeni yönetmeliği çalışın gerekli düzenlemeleri yapın” dedi." bilgisini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı konuyu yeniden ele alacak. Mevcut yapılara para cezası kesilmesi, yapım halinde olanların yıkımı, bu yapıların tümünün sisteme kayıt edilmesi ve yeni yapılara artık izin verilmemesi gibi düzenlemeler gündeme gelebilir. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlanması sonrasında, sayıları sürekli artan bağ evi, hobi bahçesi, konteyner evler ve bungalov gibi yapılar için yıkım başladı. Bu yapılar hemen yıkılacak, verilen sürede yıkılmazsa suç duyurusunda bulunulacak, devlet yıkımı yaparsa masrafını tahsil edecek. Zeytinliklere bina veya başka tesis yapımı da yeniden düzenlendi. Üzerinde dönüm başına 28 ile 55 adet zeytin olan arazi dikili tarım arazisi olarak kabul edildi. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılacak her türlü yapı için izin vermek üzere yeni bir kurul oluşturulması, mevcut yasalara aykırı yapıların valilikler tarafından yıkılması ve bu yıkım ücretinin belediyelerin bütçesinden kesilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor. EN AZ 5 DÖNÜM ARAZİ GEREKLİ Bağ evi için en az 5 dönüm arazi gerekecek ve 30 metrekareden büyük yapıya izin verilmeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı bina inşa etmek mümkün olacak. Bir parselde sadece 1 ev yapılabilecek. Bir aile aynı bölgede sadece bir adet bağ evi yapabilecek. Dikili arazide 30 metrekare bina için ise 1 dönüm yeterli olacak. YIKIM 1 AY İÇİNDE BAŞLIYORDU Yönetmeliği göre, yıkım kararı olan yapıların yıkımına bir ay içinde başlanacak, belediyeler yıkmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıktıracak, yıkım masrafları belediyelerin bütçelerinden doğrudan kesilecek. Ayrıca, tarım arazilerinde izin verilecek yapılar için öncelikle alternatif yer bakılacak, yani bir tarla sahibi tarlasında bağ evine izin almak isterse bu binayı öncelikle başka bir yere yapıp yapamayacağına bakılacak. Yönetmelik, tarla gibi, tarım arazileriyle, üzerinde ağaç bulunan arazilerin kullanım koşullarını yeniden tanımladı. Tarım arazilerine yapılacak her türlü yapılar için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan izin alınması gerekecek. KURUL İZNİ GEREKECEK Yönetmeliğe göre, “toprak koruma kurulu” adı altında yeni bir yapı oluşturulacak. Bağ evi, “Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılabilecek tarımsal amaçlı yapılar şöyle tarif edildi; -Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, -Mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler Bu tür bina ve tesislerin yapımı için, belediye veya il özel idaresine başvuru yapılacak. İMARA AÇILMA ENGELLENECEK Yönetmeliğe göre, dikili tarım arazisi vasfı kazanan araziler ile Bakanlık birimleri tarafından sınıfı dikili tarım arazisi olarak tespit edilen arazinin ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan toprak, topografik özellikler, verim, doğal afet, hastalık veya diğer mücbir sebepler dışında beş yıl süre ile sınıfı değiştirilemeyecek. Yönetmelikte, “Güneş enerjisi santrali kurulacak alanın arazi sınıfının kuru marjinal tarım arazisi olması zorunlu olup, bu sınıf dışındaki arazilerdeki talepler hiçbir şekilde Kurul gündemine alınmaz.” da denildi. KAÇAK YAPILARI BAKANLIK YIKACAK Tarım arazilerine inşaat edilen kaçak yapıların tümü yıkılacak. Ayrıca, bu yasaya aykırı durum tarlanın tapu kaydına da işlenecek. Yönetmelikte, “Aykırılık tespit edilmesi halinde, bakanlığın veya valiliğin talebi üzerine, tapu müdürlüğüne yapılacak yazılı bildirim üzerine taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine “5403 sayılı Kanunun amacı dışında kullanılmıştır.” şeklinde belirtme yapılır. Aykırılığın giderildiğine dair Bakanlık veya valilik tarafından tapu müdürlüğüne bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki belirtme terkin edilmez.” ifadesine yer verildi. 1 AY İÇİNDE YIKILMASI GEREKİYOR, TARLA ESKİ HALİNE GETİRİLECEK Yönetmeliğe göre, izin başvurusu yapmayan veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilecek. Süre içinde yapı yıkılmazsa idari para cezaları uygulanacak. Yönetmelikte şöyle denildi: -İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilir. İlgili belediye veya il özel idaresi, bir ay içinde yıkımı yapar veya yaptırır, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlar. Yapılan masraflar Bakanlıkça karşılanır. -Bakanlık birimleri, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yapılan yıkım ve temizleme masraflarını, sorumlulardan genel hükümlere göre tahsil eder. -Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Arazi tarımsal üretime uygun hale getirilir. Masraflara ait fatura/faturalar ödenmek üzere yıkımı yapmayan belediye veya il özel idaresine gönderilir. Yıkım ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilme masrafları yüzde 100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. ARAZİLERİ PARSELLEYİP SATANA SUÇ DUYURUSU Bağ evi ve bungalov amaçlı olarak tarım arazilerine küçük parsellere bölük satanlar da yönetmeliğe göre cezalandırılacak. Yönetmelikte, bu konuda şöyle denildi: “Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenler hakkında Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.” HANGİ BİNALAR TARIMSAL AMAÇLI YAPI SAYILDI? Yönetmeliğe göre şu binalar tarımsal amaçlı yapı: İpek böcekçiliği üretim alanı, at üretimi veya yetiştiriciliği yapılan hara, deve kuşu üretim tesisi, üreticinin bitkisel üretimden elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyduğu tarımsal amaçlı depo, solucan ve solucan gübresi üretim tesisi, yumru köklü bitkilerin yıkama tesisi, ilçe sınırları içinde üretilen hububat, çeltik, ceviz ve ayçiçeği ürünleri kurutma tesisi, islim ünitesi, muz sarartma ünitesi, hayvan içme suyu göleti, ürün işleme tesisleri hariç olmak üzere Ar-Ge konusunda yetkili olan kamu kurumuna sunulacak proje kapsamında tarımsal Ar-Ge olduğu belirtilen tesisler, fide ve fidan üretim tesisleri, tarımsal amaçlı teleferik, bağ evi, sahipsiz hayvan barınakları, tarımsal amaçlı yapının müştemilatı olarak çatı güneş enerjisi santrali (GES) ile sulama amaçlı GES."

Tarım Teknolojileri Kümelenmesi: 40 otonom çiftlik kuracak Haber

Tarım Teknolojileri Kümelenmesi: 40 otonom çiftlik kuracak

Tarım ve hayvancılıkta yerli teknolojileri öne çıkaran Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), yapay zekaya dayalı 40 otonom çiftlik projesini eylüle kadar hayata geçirecek. TÜME'nin hikayesi, "Gıdada Tam Bağımsız Türkiye" vizyonuyla teknoloji geliştiren markaları, akademisyenleri, üreticileri, gençleri ve çocukları aynı platformda birleştiren bir yapı olarak TEKNOFEST 2025'te başladı. Gıdada arz güvenliğini güçlendirmeyi, gençleri yeniden üretimin merkezine taşımayı amaçlayan TÜME, toprağın değerini teknolojiyle yükseltmeyi hedefliyor. TÜME Genel Sekreteri Sinan Yavuz, 2025 TEKNOFEST'te gençlerden çok talep gördüklerini söyledi. Gençleri yeniden üretimin merkezine taşıma amacıyla hayata geçirmeyi planladıkları yapay zeka destekli otonom çiftlik projesi hakkında bilgi veren Yavuz, "YÖK, üniversitelerimiz ve TÜME işbirliğiyle yapay zekaya dayalı 20 otonom çiftlik projemizi hibe olarak üniversitelerimize sağlayacağız. Ayrıca 20 gencimize kendi köylerinde, bölgelerinde yapay zekaya dayalı otonom çiftlik kuracağız. Gençlerimizi belirledik. İnşallah eylül ayının sonuna kadar üniversitelerimizde yapacağımız eğitim ve AR-GE çiftliklerimizi tamamlıyor olacağız." diye konuştu. Yavuz, 2026 TEKNOFEST'e kadar 40 genci bu alanda desteklemiş olacaklarını ifade etti. - "Bu sektöre gönlünü verecek heyecanlı gençlerimizi davet ediyoruz" Yavuz, bu projede ilk yıl hedefin 40 genç olduğunu, daha sonraki yıl bu sayıyı 400'e çıkarmayı amaçladıklarını vurguladı. Gençlere üretim çağrısında bulunan Yavuz, şöyle konuştu: "Gıdada Tam Bağımsız Türkiye' mottosuyla yapay zekaya dayalı, dijitalin ve teknolojinin ciddi manada yer aldığı bu yeni modelle gençlerimizi üretime davet ediyoruz. TÜME olarak bu gençlerimizi tespit etmek, eğitmek, donatmak, desteklemek ve yatırımcılarla buluşmak üzere gençlerimize bu konuda yardım sağlamaya, onların yanında olmaya çalışıyoruz. Bu alanda çalışmalar yapan, tecrübe sahibi ve tecrübe edinmek isteyen gençler olmasını istiyoruz. Bu sektöre gönlünü verecek, teknolojiye, yapay zekaya dayalı bu yeni modelle tarımsal üretim yapacak heyecanlı gençlerimizi davet ediyoruz." Yavuz, gençlerin "tume.org.tr" üzerinden kendilerine ulaşabileceğini ve başvuru yapabileceğini kaydetti.

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı Haber

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı

Küresel ticaretin büyük bölümü deniz taşımacılığı üzerinden gerçekleşiyor. Hürmüz Boğazı dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Yaşanan sıcak savaş Hürmüz Boğazı’ndan geçişi etkilediği andan itibaren dünyanın gözü petrol başta olmak üzere enerji koridorunun güvenliğine odaklansa da bu boğaz aynı zamanda bir tarım koridoru da. Nitekim Avrupa Birliği ülkeleri de hem tarım hem enerji koridoru olan bu boğazdan geçişleri ana gündemlerine alırken GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun da “Bu bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, gübre üretiminde kullanılan birçok hammaddenin tedarik zincirini de etkileyebiliyor” dedi. Onkun, küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek şirket faaliyetlerinin tüm tesislerde planlanan program doğrultusunda sürdüğünü ifade etti. Onkun, gübre tedariğinin kesintisiz sürdüğünü ve son dönemde yüzde 25’lik bir artışta yaşandığını kaydederek çiftçilerin de gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmesinin piyasa dengesi açısından önem taşıdığına işaret etti. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin 1.598 kooperatif ve 1 milyondan fazla çiftçi ortağı ile Türkiye’nin en yaygın tarımsal organizasyonlarından biri olduğunu hatırlatan Onkun, GÜBRETAŞ’ın bu yapı içinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Genel Müdür Aytaç Onkun, “Son dönemde yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmeler sonucu küresel ticaret hatlarında artan riskler, enerji ve hammadde piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açarken gübre sektörü de bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede artan gerilim ve İran’ın misillemeleri sonrasında küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda riskler artmış durumda. Bölgedeki gelişmeler, gübre üretiminde kullanılan bazı ham maddelerin ve tarım ürünlerinin taşınmasında gecikmelere yol açabilecek potansiyel riskler oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Hürmüz’deki riskler tedarik zincirini etkiliyor “Bazı bölgelerde ortaya çıkan güvenlik sorunları ve jeopolitik gerilimler tedarik zincirlerinde yeni riskler oluşturabiliyor” diyen Onkun, “Bölgemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri ortakları olan çiftçilerimizin üretim için ihtiyaç duyduğu gübre girdisinin güvenilir ve kesintisiz şekilde sağlanması en önemli önceliğimizdir” diye konuştu. Tarım Kredi Kooperatiflerinde uygulanan bazı tedbirlerin satışların durdurulduğu anlamına gelmediğini belirten Onkun, bu uygulamaların stokların etkin yönetilmesi ve kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Alınan tedbirlerin amacı, stokların etkin yönetilmesi ve üreticilerimizin ihtiyaç duydukları dönemde gübreye ulaşabilmelerini sağlamaktır. Çiftçilerimizin gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmeleri piyasa dengesi açısından önem taşıyor.” İlkbahar için tüm planlamaları hazır Yaptığı değerlendirmede de gübre satışlarının kesintisiz sürdüğünü ifade eden Genel Müdür Aytaç Onkun, ilkbahar üretim dönemi için gerekli planlamaların tamamlandığını söyledi. Onkun, “Tarım Kredi ortaklarının ve diğer çiftçilerimizin, üreticilerimizin ihtiyacı olan gübreler için ilkbahar dönemini planladık. Çiftçilerimizden endişeye kapılmamalarını rica ediyorum. Tarım Kredi Kooperatifleri dün olduğu gibi bugün de çiftçilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Gübre satışları durmadı, aksine arttı Son günlerde kamuoyunda gübre satışlarının durdurulduğu yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin ise Onkun, Tarım Kredi Kooperatiflerinde satışların kesintisiz sürdüğünü söyledi. Onkun, yılbaşından bu yana Tarım Kredi gübre satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttığını belirterek şunları söyledi: “Normal şartlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin günlük gübre satışı yaklaşık 10 bin ton civarındaydı. Savaşın başladığı ilk günlerde sektördeki diğer satıcıların satışlarını durdurması veya yavaşlatmasıyla oluşan gübre ihtiyaçlarının karşılanmasını görevini de Tarım Kredi üstlendi. Talep ciddi şekilde arttı ve günlük satışlarımız 20 bin tonun üzerine çıktı. Buna rağmen etkin stok yönetimi sayesinde çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.” Çevreci ve modern tesis yatırımları devam ediyor Şirketin yatırımları hakkında da bilgi veren GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, “Yarımca Limanı’ndaki tesislerimizde yürüttüğümüz yatırım projesi kapsamında depo, idari bina ve operasyon ofislerinin inşasına devam edildiğini belirtmek isterim. Bu yatırımla birlikte tesiste çevre dostu ve modern depolama altyapısını devreye almayı, ara nakliye maliyetlerini azaltmayı ve gübre tedarik zincirinin kritik halkalarından biri olan depolama faaliyetlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca İzmir tesislerimizde yürütülen modernizasyon çalışmalarını tamamladık; sıvı ve toz gübre üretim tesislerimiz artık daha modern ve verimli. GÜBRETAŞ’ın üretim ve Ar-Ge kapasitesi, Tarım Kredi ailesinin geniş saha gücüyle birleştiğinde çiftçimiz için güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Ar-Ge ile 33 yeni ürün geliştirdi Genel Müdür Aytaç Onkun, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte organomineral gübreler, biyostimülantlar ve bitki besleme ürünlerine olan talebin arttığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: “2023’ten bu yana organomineral gübreler, biyostimülantlar, sıvı bitki besleme ürünleri ve özel formülasyonlu verim artırıcı çözümlerden oluşan 33 yeni ürünü çiftçilerimizle buluşturduk. Bu kadar kısa sürede bu ölçekte ürün geliştirmek güçlü bir Ar-Ge kapasitesinin ve ekip çalışmasının sonucudur. Amacımız yalnızca ürün sayısını artırmak değil, teknoloji ve inovasyonla çiftçilerimizin ürünlerinden aldığı verimliliği artıracak çözümler geliştirmektir.” “Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli önlemleri alıyor” Küresel belirsizliklerin yaşandığı bu süreçte devlet kurumlarının da gerekli tedbirleri aldığını belirten GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığının gübre tedariği konusunda süreci yakından takip ettiğini söyledi. Onkun şu bilgiyi verdi: “Tarım ve Orman Bakanlığımız küresel gelişmelerin tarımsal üretimimizi olumsuz etkilememesi için gerekli tedbirleri almaya devam ediyor. Bakanlığımızla koordineli şekilde özellikle yurt dışından ilave gübre tedarikine yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Türkiye güçlü bir tarımsal üretim kapasitesine sahip. Küresel dalgalanmalara rağmen gübre tedariğinin sürdürülebilir şekilde yönetildiğini görüyoruz. GÜBRETAŞ olarak biz de güçlü lojistik altyapımız ve kurumsal yapımızla bu süreci başarıyla yöneten şirketlerden biriyiz.”

Aydın, İncir Döneriyle Yerel Ürünü Markaya Dönüştürüyor Video Galeri

Aydın, İncir Döneriyle Yerel Ürünü Markaya Dönüştürüyor

Aydın'ın en önemli tarım ürünlerinden biri olan incir, dünya genelinde büyük ilgi görürken, incirin tüketimini artırmak ve kentin marka değerini yükseltmek amacıyla uzun yıllardır çalışmalar yürüten Tuğba Kuruyemiş'in 25 yıl önce Türkiye'de ilk kez ürettiği "incir döneri" vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Dünyada incir üretiminde lider konumda bulunan Aydın'da, incirin farklı alanlarda kullanılmasını sağlamak amacıyla birçok yenilikçi ürün geliştiriliyor. İncir cipsinden incir kolonyasına kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen coğrafi işaretli Aydın inciri, yerel ekonomiye katkı sunarken, Tuğba Kuruyemiş de geliştirdiği 35 çeşit incir ürünüyle hem kentin tanıtımına hem de incir tüketiminin artmasına önemli katkı sağlıyor. Firmanın 25 yıl önce AR-GE çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı "İncir Döneri" ise hem görüntüsü hem lezzetiyle dikkat çekiyor. Geliştirme sürecinin ardından son halini alan ve döner formunda hazırlanan incir döneri ise hem görüntüsüyle hem de lezzetiyle dikkat çekiyor. Tuğba Kuruyemiş Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük; "Aydın'ımızın simgesi olan incirimizi birçok üretim departmanlarında ve bantlarda kullanmaktayız. İncirle alakalı 35 ayrı çeşit ürün çalışmaktayız. 2000 yılında incir döneri ile beraber Türkiye Geliştirme Ödülü'nü aldık. İnciri genç nesillere, çocuklarımıza daha nasıl sevdirebiliriz, tüketimi daha nasıl artırabiliriz adıyla yapılan AR-GE çalışmalarımız sonucunda Türkiye'de ilk incir döneri üretimine başladık ve çok sevildi. 25 yıl olmasına rağmen hala müşterilerimiz arayıp sorduğu bir ürünümüz. İncirimizi, cevizli incir, tahinli, çikolatalı incir, incir drajesi, metal kutularda olan Aydın Zeybekli incirlerimiz ve birçok daha incir çeşitlerimizi mağazalarımızda sunmaktayız" dedi.

Gürsu'da GÜRTAM ile Tarımsal Dönüşüm Başlıyor Haber

Gürsu'da GÜRTAM ile Tarımsal Dönüşüm Başlıyor

BURSA (İHA) - Bursa’nın verimli Gürsu Ovası’nda tarımsal dönüşümün öncüsü olan Gürsu Belediyesi, Gürsu Tarımsal Araştırmalar Merkezi’ni (GÜRTAM) kurarak önemli bir projeye imza atıyor. AR-GE Müdürlüğü çatısı altında başlatılan bu proje, su kıtlığı ve sulama sistemlerinin yetersizliği, tarımsal sanayinin gelişmemiş olması, sanayi kaynaklı çevre kirliliği, mevsimlik işçilerin barınma sorunları, markalaşma eksikliği ve fiyat regülasyonunun sağlanamaması gibi temel problemlere çözüm getirmeyi hedefliyor. GÜRTAM kapsamında AB hibe destekleri ile Ticaret Borsası, Ekolojik Yaşam Parkı, Kompost Tesisi, Endüstriyel Meyve Kurutma Tesisi, Sera OSB, Akıllı Tarım Sistemleri ve analiz laboratuvarları gibi projeler başlatılacak. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Gürsu Ovası’nı korumak ve tarımı geliştirmek için detaylı projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bursa Teknik Üniversitesi Teknoparkı ile iş birliği yapılarak Akıllı Sulama, Tarla ve Sera Takip Sistemi, Soğuk Hava Depoları Akıllı Takip ve İklimlendirme Sistemi gibi uygulamalar hayata geçirildi. Ağaköy Kooperatifi’nde pilot olarak başlatılan soğuk hava depoları takip sistemi, ürünlerin ideal koşullarda saklanmasını sağlayarak hem enerji tasarrufu hem de maliyet avantajı sunuyor. Başkan Işık, Gürsu’nun tarım ve gıda teknolojilerinde öncü bir bölge haline geldiğini vurgulayarak, "Hibe Şampiyonu Gürsu Belediyesi olarak yeni projemiz için son derece heyecanlıyız. Umarız tarımımız için en iyisini el birliği ile yapacağız" dedi.

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede Haber

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede

ANTALYA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Antalya Serik'te düzenlenen "Türkiye ve Dünyada Lisanslı Depoculuk ve Hububat Piyasaları Kongresi"nde Türkiye’nin tahıl üretimindeki başarısını ve gelecek hedeflerini paylaştı. Yumaklı, "2024’te 39 milyon ton tahıl ürettik, un ihracatında dünya 1’incisi, makarna ihracatında ise 2’ncisiyiz. Üretim planlamasını 3'er yıllık yapıyoruz. 3 yılın sonunda 2028’de hububat üretimimizde yüzde 13'lük artış sağlamayı hedefliyoruz" dedi. TÜRKİYE’NİN HUBUBAT BAŞARISI Türkiye, 23,9 milyon hektar tarım alanının yüzde 48’inde hububat üretimi yapıyor. 2024 yılında 39 milyon tonluk üretime ulaşan Türkiye, arpada dünyada 5’inci, buğdayda 9’uncu, mısırda 16’ncı ve çeltikte 43’üncü sırada yer alıyor. Bakan Yumaklı, sulama yatırımları ve Ar-Ge çalışmaları sayesinde üretim kapasitesinde önemli artışlar sağlandığını vurguladı. UN VE MAKARNA İHRACATINDA ZİRVE Güçlü tarım sanayisi ile yalnızca kendi üretimini değil, çevre ülkelerden gelen tarımsal ürünleri de işleyen Türkiye, un ihracatında dünya lideri, makarna ihracatında ise ikinci sırada bulunuyor. 2023’te 31 milyar dolar olan gıda ihracatının, 2024’te 32 milyar doları aşması bekleniyor. LİSANSLI DEPOCULUKTA BÜYÜK ADIMLAR Lisanslı depoculuk sistemindeki gelişmelere dikkat çeken Bakan Yumaklı, Türkiye’nin 12,2 milyon ton depolama kapasitesine ulaştığını açıkladı. Bu sistem sayesinde yıllık yaklaşık 23 milyar liralık ürün israfının önlendiğini ve depolama kayıplarının yüzde 10-30 oranında azaldığını söyledi. Yumaklı, üreticilere sıfır faizli işletme kredileri ve analiz ücreti destekleriyle finansal kolaylık sağlandığını da aktardı. GELECEK HEDEFLERİ 2025 yılına kadar TARSİM kapsamının genişletilmesi, prim indirimleri ve yeni destekleme modelleri ile üreticilere daha fazla olanak sunulması planlanıyor. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar hububat üretiminde yüzde 13’lük bir artış hedeflediklerini açıkladı. BÖLGESEL TARIM MERKEZİ TÜRKİYE 186 ülkeye 2 bin 200 farklı ürün ihraç eden Türkiye, jeopolitik konumunu kullanarak bölgesel bir tarım merkezi olma yolunda ilerliyor. Kongreye, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra LİDAŞDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Genç, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Muz ve Mandalinada Tescilli Yeni Çeşitler Üretildi Haber

Muz ve Mandalinada Tescilli Yeni Çeşitler Üretildi

MERSİN (İHA) - Mersin’in Erdemli ilçesindeki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalar sonucunda 2 mandalina ve 4 muz çeşidi geliştirildi ve tescillendi. Enstitüde, biri keçiboynuzu olmak üzere 4 farklı ürün için de tescil süreçlerinin devam ettiği açıklandı. Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretiminde öne çıkan şehirlerinden biri olan Mersin’de, turunçgil ve muz gibi ürünlerde kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, uzun süredir devam eden araştırma ve geliştirme projeleriyle yeni türler ortaya koydu. YENİ ÇEŞİTLER: ALARİN, ALADEN VE DÖRT YENİ MUZ TÜRÜ Enstitüde geliştirilen türler arasında mart ayına kadar ağaçta kalabilen "alarin" ve ihracata uygun aromasıyla ocak ayında hasat edilen çekirdeksiz "aladen" isimli 2 mandalina çeşidi yer alıyor. Muzda ise "baba baysal", "alata barışı", "poyraz 46" ve "şeker filiz" isimli 4 yeni çeşit tescillendi. Yeni türler, enstitüde düzenlenen bir toplantıyla tanıtılırken, hasat işlemi Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan tarafından gerçekleştirildi. ÜRÜNLERİN TÜM İŞLEMLERİ TAMAMLANDI Vali Ali Hamza Pehlivan, enstitüde bilim insanlarının çalışmaları sonucu 6 ürünün tescil edildiğini belirtti. Bu ürünlerin, 2 mandalina ve 4 muz çeşidinden oluştuğunu söyleyen Pehlivan, ayrıca biri keçiboynuzu, 3’ü mandalina olmak üzere toplam 10 ürün için çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Pehlivan, yeni ürünlerin denemelerden ve testlerden başarıyla geçtiğini ifade ederek, "Bütün denemeler yapıldı, ürünler bütün testlerden geçti. Alanda dayanıklılık ve sürdürülebilirlikle ilgili de bilimsel araştırmalar yapıldı. Ürünler bugün itibarıyla literatüre kazandırılmış oldu. Bundan sonraki aşamada ürünlerin yaygın üretimiyle ilgili çalışmalar sürdürülecek" şeklinde konuştu. Enstitüdeki çalışmaların tarım sektörüne önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Pehlivan, yeni türlerin raf ömrü uzun ve dayanıklı özellikleriyle üreticilere büyük fayda sağlayacağını ifade etti.

Avdagiç: Haber

Avdagiç: "Vize Sorunu İş Dünyasının Önünde Engel Olmamalı"

İSTANBUL (İHA) - İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO Olağanüstü Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk iş dünyasını etkileyen vize engellerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Avdagiç, "Vize konusunun Türkiye’nin ve Türk iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi kullanılmasını şiddetle kınıyoruz. Bu konuyu tüm boyutlarıyla AB ülke yetkilileriyle görüşmelerimize taşıyor, gerekeni açık şekilde söylüyoruz" dedi. Avdagiç, vize meselesinin uluslararası ticarette bir engel olmaktan çıkmasının, Türk iş dünyasının potansiyelini daha da yukarı taşıyacağını vurgulayarak, bu konuda Avrupa Birliği yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. İTO, TÜRK FİRMALARINI DÜNYAYA TAŞIYOR 2024 yılında 47 fuar organizasyonu düzenlediklerini belirten Avdagiç, bu fuarların 32’sinde milli katılımın İTO tarafından sağlandığını ve Türk ekonomisinin bu tür etkinliklerle daha geniş ufuklara açıldığını söyledi. 2025 yılı için ise 38 fuarın şimdiden takvime alındığını ifade eden Avdagiç, Hindistan, Çin, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde yeni ticari fırsatlar yaratmayı hedeflediklerini ekledi. İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ VE TEKNOPARK İSTANBUL İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, 23 yıllık geçmişiyle 85 farklı uyruktan 9 binin üzerinde öğrenciye ev sahipliği yaptığını ifade eden Avdagiç, üniversitenin uluslararası öğrenciler ve mezunlarla büyümeye devam ettiğini belirtti. Teknopark İstanbul’un savunma sanayii ve ileri teknoloji alanındaki projelerle ülkenin gururu olmaya devam ettiğini söyleyen Avdagiç, burada 500’den fazla aktif Ar-Ge firmasının 10 binin üzerinde personelle 900’e yakın proje yürüttüğünü kaydetti. BTM İLE GİRİŞİMCİLİĞE BÜYÜK DESTEK Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) 2024 yılında binin üzerinde girişim ve bin 500’e yakın girişimciye destek verdiğini dile getiren Avdagiç, bu girişimcilerin yüzde 25’inin kadınlardan oluştuğunu, kadın girişimci oranını artırmayı hedeflediklerini söyledi. TURİZM VE KONGRE BAŞARILARI İTO’nun İstanbul’un marka değerini artırmak için turizmde önemli işlere imza attığını ifade eden Avdagiç, 2024 yılında 69 uluslararası kongrenin şehre kazandırıldığını ve destek sağlandığını belirtti. 2025 yılı için ise 14, 2026 yılı için 3 uluslararası kongrenin planlandığını duyurdu. 2025’TE YENİ YATIRIMLAR YOLDA 2025 yılında, sosyal tesislerin geliştirilmesi ve yeni projelerin hayata geçirilmesi gibi yatırımların süreceğini açıklayan Avdagiç, "Vakıf olarak hem üniversitemiz başta olmak üzere çeşitli hayır çalışmaları yapıyor, hem 819 bin üyemizin istifade edeceği sosyal tesisler açıyoruz, hem de iktisadi işletmelerimizi profesyonel bir şirket gibi yönetip hayri faaliyetlerimiz için kaynak oluşturuyoruz" dedi.

Karya Farma'dan Tarımda Kimyasal Bağımlılığı Azaltma Hamlesi Haber

Karya Farma'dan Tarımda Kimyasal Bağımlılığı Azaltma Hamlesi

AYDIN (İHA) - Aydın’da çeyrek asırdır endemik bitkiler üzerinde çalışan Karya Farma HBX Ar-Ge, tarım ve çevre sağlığını öncelik alarak organik tarım çalışmalarına başladı. Gıda Mühendisi Feridun Levent Saltoğlu, sağlıklı bir gelecek için tarımın kimyasal bağımlılıktan kurtarılması gerektiğini vurguladı. Karya Farma HBX Ar-Ge ekibinden Gıda Mühendisi Feridun Levent Saltoğlu, organik tarımın hem insan sağlığı hem de çevre için kritik bir adım olduğunu belirtti. Saltoğlu, "Bugün sağlık alanında yaşanan sıkıntıların temelinde sağlıksız beslenme, çevre alanında yaşanan sıkıntıların temelinde ise açgözlülük ve daha fazla kazanma hırsı gelmektedir. Gerek insanlığın sağlığı gerekse üzerinde yaşadığımız dünyanın çevre sağlığı için, kimyasaldan uzaklaşıp organiğe yönelmemiz gerekiyor. ADÜ Teknokent’te faaliyetlerini yürüten ve şu ana kadar 18 patente imza atan Karya Farma olarak bu yönde çalışma yapıyoruz" dedi. KURAKLIK VE ÇEVRE KRİZİNE EKOLOJİK ÇÖZÜMLER Saltoğlu, 2024’te küresel iklim krizinin ve kuraklığın ciddi bir tehdit haline geldiğini hatırlatarak, tarım ve hayvancılığın kimyasal bağımlılıktan kurtarılması gerektiğini ifade etti. "Başta ilimiz Aydın olmak üzere, kuraklık tüm ülkenin hatta dünyanın önemli bir gündem maddesi. Bunun değişik sebepleri açıklansa da sorun ve sıkıntıların en büyük sebebi tabiata olumsuz müdahale eden insanoğludur" diyen Saltoğlu, yanlış tarım uygulamaları ve doğaya yapılan kimyasal müdahalelerin iklim değişikliğinin en büyük nedenlerinden olduğunu söyledi. Karya Farma HBX Ar-Ge olarak kuraklıktan etkilenen bölgelerde çözüm odaklı çalışmalara imza attıklarını belirten Saltoğlu, "Tarımda kimyasal bağımlılığı azaltarak, zehirsiz ve geri dönüşümlü yöntemlere yönelmemiz gerekiyor. Akıllı eko fidanlar, toprağı ve suyu verimli kullanan genetik çeşitliliğe sahip fidan türleridir ve Aydın gibi kuraklıktan etkilenen bölgelerde üretimi artırabilir. Eko gübreler ise hem toprağın biyolojik yapısını korur hem de çevreye zarar vermeden sürdürülebilir tarımı destekler. Ayrıca, eko seracılık ile hem enerji tasarrufu sağlanabilir hem de yerel ürün çeşitliliği artırılabilir" diyerek konuşmasını tamamladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.