TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arazi

AGRONEWS - Arazi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arazi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat Haber

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat

Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlandı. 4 Nisan 2026 tarihli yönetmelik sonrası yıkılmasına kesin gözüyle bakılan tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni yönetmelik çalışması yapılacak. BAKANLAR KONUYU YENİDEN ELE ALACAK NTV Muhabiri Ahmet Örs, son AK Parti MKYK toplantısında konunun gündeme geldiğini anlatırken, “Mevcut yapıların yıkılması gibi amaç olmadığı açıklanmıştı. AK Parti MKYK üyeleri, sorunu ve eleştirileri gündeme getirdi. ‘Yeni yönetmelik nedeniyle binlerce kişi mağdur olabilir’ denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi, 'yeni yönetmeliği çalışın gerekli düzenlemeleri yapın” dedi." bilgisini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı konuyu yeniden ele alacak. Mevcut yapılara para cezası kesilmesi, yapım halinde olanların yıkımı, bu yapıların tümünün sisteme kayıt edilmesi ve yeni yapılara artık izin verilmemesi gibi düzenlemeler gündeme gelebilir. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlanması sonrasında, sayıları sürekli artan bağ evi, hobi bahçesi, konteyner evler ve bungalov gibi yapılar için yıkım başladı. Bu yapılar hemen yıkılacak, verilen sürede yıkılmazsa suç duyurusunda bulunulacak, devlet yıkımı yaparsa masrafını tahsil edecek. Zeytinliklere bina veya başka tesis yapımı da yeniden düzenlendi. Üzerinde dönüm başına 28 ile 55 adet zeytin olan arazi dikili tarım arazisi olarak kabul edildi. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılacak her türlü yapı için izin vermek üzere yeni bir kurul oluşturulması, mevcut yasalara aykırı yapıların valilikler tarafından yıkılması ve bu yıkım ücretinin belediyelerin bütçesinden kesilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor. EN AZ 5 DÖNÜM ARAZİ GEREKLİ Bağ evi için en az 5 dönüm arazi gerekecek ve 30 metrekareden büyük yapıya izin verilmeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı bina inşa etmek mümkün olacak. Bir parselde sadece 1 ev yapılabilecek. Bir aile aynı bölgede sadece bir adet bağ evi yapabilecek. Dikili arazide 30 metrekare bina için ise 1 dönüm yeterli olacak. YIKIM 1 AY İÇİNDE BAŞLIYORDU Yönetmeliği göre, yıkım kararı olan yapıların yıkımına bir ay içinde başlanacak, belediyeler yıkmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıktıracak, yıkım masrafları belediyelerin bütçelerinden doğrudan kesilecek. Ayrıca, tarım arazilerinde izin verilecek yapılar için öncelikle alternatif yer bakılacak, yani bir tarla sahibi tarlasında bağ evine izin almak isterse bu binayı öncelikle başka bir yere yapıp yapamayacağına bakılacak. Yönetmelik, tarla gibi, tarım arazileriyle, üzerinde ağaç bulunan arazilerin kullanım koşullarını yeniden tanımladı. Tarım arazilerine yapılacak her türlü yapılar için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan izin alınması gerekecek. KURUL İZNİ GEREKECEK Yönetmeliğe göre, “toprak koruma kurulu” adı altında yeni bir yapı oluşturulacak. Bağ evi, “Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılabilecek tarımsal amaçlı yapılar şöyle tarif edildi; -Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, -Mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler Bu tür bina ve tesislerin yapımı için, belediye veya il özel idaresine başvuru yapılacak. İMARA AÇILMA ENGELLENECEK Yönetmeliğe göre, dikili tarım arazisi vasfı kazanan araziler ile Bakanlık birimleri tarafından sınıfı dikili tarım arazisi olarak tespit edilen arazinin ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan toprak, topografik özellikler, verim, doğal afet, hastalık veya diğer mücbir sebepler dışında beş yıl süre ile sınıfı değiştirilemeyecek. Yönetmelikte, “Güneş enerjisi santrali kurulacak alanın arazi sınıfının kuru marjinal tarım arazisi olması zorunlu olup, bu sınıf dışındaki arazilerdeki talepler hiçbir şekilde Kurul gündemine alınmaz.” da denildi. KAÇAK YAPILARI BAKANLIK YIKACAK Tarım arazilerine inşaat edilen kaçak yapıların tümü yıkılacak. Ayrıca, bu yasaya aykırı durum tarlanın tapu kaydına da işlenecek. Yönetmelikte, “Aykırılık tespit edilmesi halinde, bakanlığın veya valiliğin talebi üzerine, tapu müdürlüğüne yapılacak yazılı bildirim üzerine taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine “5403 sayılı Kanunun amacı dışında kullanılmıştır.” şeklinde belirtme yapılır. Aykırılığın giderildiğine dair Bakanlık veya valilik tarafından tapu müdürlüğüne bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki belirtme terkin edilmez.” ifadesine yer verildi. 1 AY İÇİNDE YIKILMASI GEREKİYOR, TARLA ESKİ HALİNE GETİRİLECEK Yönetmeliğe göre, izin başvurusu yapmayan veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilecek. Süre içinde yapı yıkılmazsa idari para cezaları uygulanacak. Yönetmelikte şöyle denildi: -İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilir. İlgili belediye veya il özel idaresi, bir ay içinde yıkımı yapar veya yaptırır, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlar. Yapılan masraflar Bakanlıkça karşılanır. -Bakanlık birimleri, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yapılan yıkım ve temizleme masraflarını, sorumlulardan genel hükümlere göre tahsil eder. -Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Arazi tarımsal üretime uygun hale getirilir. Masraflara ait fatura/faturalar ödenmek üzere yıkımı yapmayan belediye veya il özel idaresine gönderilir. Yıkım ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilme masrafları yüzde 100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. ARAZİLERİ PARSELLEYİP SATANA SUÇ DUYURUSU Bağ evi ve bungalov amaçlı olarak tarım arazilerine küçük parsellere bölük satanlar da yönetmeliğe göre cezalandırılacak. Yönetmelikte, bu konuda şöyle denildi: “Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenler hakkında Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.” HANGİ BİNALAR TARIMSAL AMAÇLI YAPI SAYILDI? Yönetmeliğe göre şu binalar tarımsal amaçlı yapı: İpek böcekçiliği üretim alanı, at üretimi veya yetiştiriciliği yapılan hara, deve kuşu üretim tesisi, üreticinin bitkisel üretimden elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyduğu tarımsal amaçlı depo, solucan ve solucan gübresi üretim tesisi, yumru köklü bitkilerin yıkama tesisi, ilçe sınırları içinde üretilen hububat, çeltik, ceviz ve ayçiçeği ürünleri kurutma tesisi, islim ünitesi, muz sarartma ünitesi, hayvan içme suyu göleti, ürün işleme tesisleri hariç olmak üzere Ar-Ge konusunda yetkili olan kamu kurumuna sunulacak proje kapsamında tarımsal Ar-Ge olduğu belirtilen tesisler, fide ve fidan üretim tesisleri, tarımsal amaçlı teleferik, bağ evi, sahipsiz hayvan barınakları, tarımsal amaçlı yapının müştemilatı olarak çatı güneş enerjisi santrali (GES) ile sulama amaçlı GES."

Tarlasında evi olanların yıkımı için yeni düzenleme yayımlandı Haber

Tarlasında evi olanların yıkımı için yeni düzenleme yayımlandı

Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlendi. TAPU KAYDINA "AMACI DIŞINDA KULLANIM" ŞERHİ EKLENDİ Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşları veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) kullanılarak il müdürlüklerine başvuru yapılacak. Gerçek veya tüzel kişiler tarafından tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulacak. Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilecek ve konu, Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmayacak. BAĞ EVİ İÇİN 5 DÖNÜM ŞARTI GETİRİLDİ Yeni yönetmelikte "bağ evi" tanımı netleştirilerek inşaat koşulları ağırlaştırıldı. Bir parselde sadece tek bir evin yapılmasına izin verilirken, bir aile aynı bölgede yalnızca bir kez bağ evi yapma hakkına sahip olacak. Bağ evi inşaatı için en az 5 dönüm arazi büyüklüğü aranacak. Yapı alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. Ancak 30 metrekare taban oturumlu ve iki katlı binalara müsaade edilebilecek. Dikili tarım arazilerinde ise 30 metrekarelik bir bina için 1 dönümlük alan yeterli kabul edilecek. İZİNSİZ YAPILAR BİR AYDA YIKILACAK Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak. İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek. İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapacak ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak. Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.

Antalya’daki 70 Yılllık Mülkiyet Sorunu Çözüme Kavuşuyor Haber

Antalya’daki 70 Yılllık Mülkiyet Sorunu Çözüme Kavuşuyor

Mirasçı avukatı Muhtar Kızıltan konuyla ilgili açıklama yaptı ve "70 yıllık kanayan yaramız hem kamu yararına hem de mirasçılar lehine çözüm aşamasına geldi" dedi.   İLGİLİ BELEDİYELER VE ANTALYASPOR VAKFI 70 YILLIK MİRAS SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN BİR ARAYA GELDİ   Konuyla ilgili olarak uzun süredir hukuki mücadele veren avukat Muhtar Kızıltan, ilgili belediye yetkilileri ve Antalyaspor Vakfı yöneticileriyle gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde kamu yararı esas alınarak söz konusu arazideki mirasçıların mağduriyetlerinin giderilmesi için hukuki düzenlemeler yapılmasına çalıştıklarını  söyledi.   70 YILLIK SÜREÇTEN BUGÜNE NELER YAŞANDI? 70 yıllık sorunun çözülmesinde önemli rol oynayan ve çoğu mirasçının avukatı olan Muhtar Kızıltan süreçle ilgili şunları söyledi: "Konuyu bir haritayla anlatmak istiyorum. Hepimizin bildiği Turizm Uygulama Oteli, Eğitim Araştırma Hastanesi, Falez ve Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, AKM, Atatürk Kültür Parkı, Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi, Gölbaşı Restaurant, 7 Mehmet Restoran, Atik Tenis İhtisas Kulubü, McDonald’s, Saraçoğlu Petrol Tesisleri, Antalyaspor Tesisleri, Antalyaspor Halı Sahası, Antalya Corendon Stadyumu, Antalya Adliyesi, Nashira City, Antalya Spor Salonu.., daha gerilere gidelim; ANTKOOP ve sayısız sitelerdeki 10 bin civarında konut, Meltem Pazar Yeri, tesisler, okullar, parklar, Tapu Bölge Müdürlüğü, camiler, yeni Adliyeye kadar otoparklar, kooperatifler ve daha birçok yapının malikleri var. Ama bunların taşınmazları üzerinde dava süresinde yasal kamulaştırmalar veya yasaya uygun olmayan biçimde kamulaştırma yapmadan resmi makamlarca tesisler kurulmuş. Yani, tapu malikleri bu haklarını kullanma olanağından mahrum durumdalar. Bütün bunlar şöyle başlıyor ; 1955 yılında Antalya Kadastro Müdürlüğü kadastro çalışması sonucunda 556 ada 2 ve 570 ada 3 parseller olarak sınırlandırılan 4.000 dönümlük taşınmazların malikleri TAPU KAYITLARINA DAYALI olarak belirliyor . Taşınmazların 1/3 payının tapu maliki Bakırcı Yorgi adlı şahıs mütegayyip olduğundan bu hisse Maliye Hazinesi adına, diğer 1/3 paylar ise yine tapu kayıtları uyarınca Hacı Bekirzade ve Hacı Süleyman (Arap Süleyman olarak bilinir) adına tespit ediliyor. Kadastronun bu tespitinden sonra Hazinenin tarafı olduğu bir dava açılıyor ve bu dava 2006 yılına kadar sürüyor. Yarım asır sonra verilen karar sonucunda taşınmazların miktarı yarıya düşüyor, karar ise aynen Kadastro tespitindeki maliklerin adlarına tescil yapılmasına ilişkin. Yani 51 yıl sonra "burası sizinmiş" diyor Devlet. Kesinleşmiş kararın infazı için Tapu Sicil Müdürlüğüne giden malikler beklediklerinden çok daha büyük bir sürpriz ile karşılaşırlar. Dava süresi içerisinde maliki oldukları taşınmazların büyük bölümü 1980’li yıllardan başlayarak kamulaştırılmıştır. Hem de eski para ile 20.000 TL, günümüz parası ile 0,20 TL (yani 20 kuruş) bedellerle… Dava sürdüğü için bu kamulaştırma bedellerini de alamamışlar ve kamulaştırma paraları da deyim yerinde ise "pul" olmuştur. Bu "kamulaştırma" furyasına bir örnek vermek isterim; şimdi üzerinde FALEZ Otel’in bulunduğu alan Arsa Ofisi tarafından "dar gelirlilere ev yapılması" amacıyla 1164 sayılı yasa uyarınca kamulaştırılmış ve fakat daha sonra Maliye Hazinesine devredilerek, Maliye Hazinesi tarafından da Turizmi Teşvik Yasası uyarınca otel yapılmak üzere Özkaymak şirketine "TAHSİS" edilmiştir. Peki, çoğu Antalya’nın eski ailelerinden olan tapu maliklerine "kalan" mülk yok mudur? Vardır ama neredeyse hepsine resmi kurumlarca el atılmış, malikler açısından işlevsiz imar planlarıyla rekreasyon alanlarına, yeşil alanlara dönüştürülmüş ve üzerlerine Cam Piramit’inden AKM’ye, restoranlardan spor tesislerine sayısız "yapı" kurulmuştur. Bunların tamamı plansız, imarsız, ruhsatsız yapılardır ve  yıktırılması da yasal engel nedeniyle imkansızdır, çünkü Yargıtay bu tür yapıların yıkımı ve müdahalenin önlenmesi davalarında bütün maliklerin davacı olmasını şart koşmaktadır. 800 kadar hissedarın da birlikte dava açmaları mümkün olamamaktadır. Tapu maliklerinin çilesi 1955 yılından bu yana geçen 70 sene sonrasında da sona erememiştir. Çünkü, bu kez de halen Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan bir kamu görevlisinin nüfus kayıtlarını değiştirerek (ki, müracaatımız üzerine sonradan eski haline getirilmiştir) elde ettiği bir veraset belgesine dayanarak açtığı davalar ile uğraşmaktadırlar. Adaletin ağır işleyişi, bu kez de idarelerin kamulaştırmasız el atmaları nedeniyle alabilecekleri bedellere ulaşmalarının da önündeki engel olmuştur. Biz, 5 milyar dolarlık arazi denilerek ve bilerek şişirilen (bunun kimler tarafından ve ne amaçla yapıldığını ileride belgeleriyle açıklayacağız) taşınmazların maliklerinden kimilerinin 5 bin liralık arsa vergisini ödeyemediği için evine icra ihbarnamesinin gönderildiğine tanık olduk ve merak edenlere de belgelerini sunarız". 4000 DÖNÜMLÜK ARAZİ PROBLEMİ KAMU, HAZİNE VE MİRASÇILARIN YARARI GÖZETİLEREK ÇÖZÜME KAVUŞTURULUYOR Avukat Muhtar Kızıltan; "2006 yılından bu yana ilk kez ilgili belediye başkanlarının bu sosyal yarayı "Kamu ve Hazine yararını da" gözeterek çözüme kavuşturma iradesine tanık oluyoruz. Antalyaspor Vakfı’nın bu konudaki özverili çalışmaları da konunun olumlu sonuca ulaşmasında çok etkili oldu. Kamuoyuna da yansıdığı üzere, anılan sayın başkanların "Kamu Yararı" perspektifinden üretebilecekleri çözümler, başta mağdur yüzlerce ailenin sorunlarına ve nihayetinde Antalyalıların sosyal hizmetlere yasal biçimde ulaşmaları yolunda tek çaredir. Kendilerine bu vesileyle teşekkür ediyorum. Yakın zamanda projelerin detayları ilgili kişilerce açıklanacaktır" dedi.

Çankırı'da Çeltik Hasadı Rekor Verimle Başarıya Ulaştı Haber

Çankırı'da Çeltik Hasadı Rekor Verimle Başarıya Ulaştı

Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, çiftçilerin kazançlı bir üretim yapmalarının temelinde bilinçli üretimin yattığını vurguladı. Mevsimsel zorluklara rağmen başarılı sonuçlar alınmasını sağlayan faktörlerin başında doğru tohum, uygun toprak hazırlığı ve etkin gübrelemenin yer aldığını söyledi. KAZANÇLI ÜRETİM, BİLİNÇLİ ÜRETİMDEN GEÇİYOR Dr. Hüseyin Düzgün, "Tarım olmadan olmaz. Tarımsal ve hayvansal üretimin bittiği dönemde insanlık yok olmuş sayılır. Biz, hem şehrimizin hem de ülkemizin insanını doyuracak, aynı zamanda dünyaya ihracat yapacak bir ülke olarak tarımsal, bitkisel ve hayvansal üretimimizi artırmak ve geliştirmek zorundayız. Çiftçilerin kazançlı bir üretim yapmaları, bilinçli üretimden geçiyor" dedi. İklim değişikliklerine karşı hazırlıklı olmak gerektiğini vurgulayan Düzgün, topraksız tarımın yaygınlaştığı günümüzde, verimli toprakların doğru şekilde işlenmesi gerektiğini belirtti.   DÖNÜM BAŞINA 600-800 KİLO VERİM ELDE EDİLDİ Bilinçli tarımla, mevsimlerin çeltik üretimi için elverişsiz olmasına rağmen, 42 bin dönüm alandan 600-800 kilo arasında verim alındığını belirten Dr. Düzgün, "Genel olarak hem Merkez ilçemizde hem de diğer ilçelerimizde vatandaşlarımızın memnun olduğu ve kazançlı bir üretim dönemi geçiriyoruz" dedi. GELECEK YILLARDAN BEKLENTİ BÜYÜK Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü, gelecekte damla sulama gibi projelerle ilgili, "Amacımız, üreticilerimizin bilinçli olarak daha fazla kazanacağı, birim alandan daha çok gelir elde edeceği, kazançlı, sağlıklı ve güvenilir gıda üretecek bir sistem oluşturmak. Bu anlamda, tüm Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerimizle sahadayız, gayret gösteriyoruz. İnşallah daha güzel neticeler almayı umut ediyoruz. Bu anlamda da çalışıyoruz" açıklamasını yaptı.

Malatya'da Tarım Arazilerine Yapılacak Deprem Konutlarına Tepki Haber

Malatya'da Tarım Arazilerine Yapılacak Deprem Konutlarına Tepki

Malatya'nın Doğanşehir ilçesinin Kurucuova Mahallesi'nde, yıllardır verimli tarım arazilerinin deprem konutlarına dönüştürülmesi planı, bölge halkı tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Mahalle sakinleri, konut yapılacak alanın zemin etüdü raporlarında riskli olarak belirtilmesine dikkat çekerek, tarım arazilerine ev yapılmasının çevreye ve bölge ekonomisine zarar vereceğini belirtti. Kurucuova Mahallesi sakinlerinden Hasan Aşkın, "Gördüğünüz gibi tarım arazisine ev yapılan alanın zemini oldukça çürüktür. Bu araziden 80-90 aile geçimini sağlıyor. Buradan yıllık 70 ton tütün kaldırılıyor. Kurucuova’nın en verimli yeri" dedi. Ayrıca, bölgedeki zemin etüdü raporlarının riskli bölge uyarısı verdiğini vurgulayan Aşkın, "Burası 2006 yılındaki raporda oldukça riskli bölge ilan edildi. Dağ eteğinde gelen sel ve çığ nedeniyle heyelan bölgesi karşıda da var. Bunların hepsi raporda da belirtilmiş. Oldukça riskli bölge" diyerek yetkililerden inşaat çalışmalarının acilen durdurulmasını talep etti. "TARIM BİZİM GELECEĞİMİZ"  Kurucuova Mahallesi sakinlerinden Ramazan Malik de, tarım arazilerine ev yapılmasına karşı çıkarak, "Tarım bizim geleceğimiz" diyerek, bu arazilere ev yapılması yerine, dağlık alanlarda uygun yerler tercih edilebileceğini söyledi. Tarım arazilerini kaybetmenin, geleceği kaybetmek gibi olduğunu belirten Malik, arazilerin verimli olduğunu belirterek, tarımın bölgedeki geçim kaynağı olduğunu ve bu tür projelerin tarımı ve köylüleri olumsuz etkileyeceğini ifade etti.

Agrotech, Deprem Bölgesinde Sözleşmeli Tarıma Başlıyor Haber

Agrotech, Deprem Bölgesinde Sözleşmeli Tarıma Başlıyor

Hümeyra Gökçen Keskin, Agrotech'in Yönetim Kurulu Başkanı olarak sürdürülebilir tarım anlayışıyla deprem bölgesindeki çiftçilere ulaşmayı ve tarım arazilerinin gelecekte de korunmasını amaçladıklarını aktardı. Keskin, 3 bini kendine ait toplam 23 bin dönüm arazide sözleşmeli tarımla 3 bin çiftçiyle çalışarak ülke tarımına katkı sağlıyor. Bu modeli şimdi deprem bölgesinde biber üretimi için kullanmayı hedefliyor. TARIM VE TEKNOLOJİYE SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIM 2013'te kurulan Agrotech Yüksek Teknoloji ve Yatırım A.Ş., tarımdan gıdaya uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. Geçen yıl halka arz olan şirket, çiftçilere pazar garantisi sağlayarak gelirlerini güvence altına alıyor ve tarımsal alanları ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor. Domatesten muz ve bademe kadar birçok ürünü 3 bin çiftçiyle üreten Agrotech, yurt dışına salkım domates ihraç ediyor. Şirketin CEO’su Tevfik Çerçinli, Burhaniye’deki serada yapılan tarım çalışmaları sonucu Avrupa'ya ihraç edilen ürünlere dikkat çekiyor. HÜMEYRA GÖKÇEN KESKİN’İN HİKAYESİ Bursa’da tekstilci bir babanın kızı olarak büyüyen Keskin, zeytinliklerde tanıştığı tarım tutkusunu, "Babaannem tam bir toprak kadınıydı. Bana da toprak tutkusu ondan geçti diye düşünüyorum. Bana hep yanında çiftçi olmamı söylerdi" sözleriyle anlattı.  Keskin, halka arz sürecinin tarım arazilerinin korunması ve yeni yatırımlara yönlendirilmesi için önemli olduğunu belirtti. Agrotech, halka arzdan elde edilen gelirin tamamen yatırımlara ayrıldığını ekledi. DEPREM BÖLGESİNE YATIRIM VE TARIM OKULU PROJESİ Keskin, deprem bölgesine yatırım yapmak istediklerini, bu yılki sözleşmeli tarımın büyük kısmının orada yapılacağını açıkladı. Bölgeye özel bir biber türü üreteceklerini belirten Keskin, bölgedeki gençlerin tarıma ilgisini artırmak amacıyla bir tarım okulu açmayı planladığını da belirtti. Deprem bölgesinde kız çocuklarının eğitimine destek vermek üzere “Hep Gül Kızım” vakfını kurmayı da hedefleri arasına ekledi. 24 ÜLKEYE TEKNOLOJİ İHRACATI Agrotech, tarımın yanı sıra teknoloji sektöründe de güçlü bir varlık gösteriyor. Bychat gibi dijital çözümleriyle, 24 ülkeye yazılım ihraç eden şirket, e-devlet ve e-sağlık gibi alanlarda özelleşmiş çözümler sunuyor. Keskin, ABD ve Türkmenistan'daki yatırımlarının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'nde de çiftçilerin hayatını kolaylaştıracak yapay zeka destekli bir uygulama projesini tamamladıklarını açıkladı. TARIMDA YAPAY ZEKAYLA BÜYÜME HEDEFİ Hümeyra Gökçen Keskin, tamamlamak üzere oldukları yeni bir projeyle ilgili, "Bu uygulama sayesinde yapay zekâ desteği ile çiftçilerin hayatını kolaylaştıracak ve onların birlikte hareket etmelerine ve fikir alışverişi yapmalarına imkân tanıyan yeni bir uygulamayı kullanıma sunacağız” diye konuştu. Agrotech CEO’su Tevfik Çerçinli, geçen yılki 582 milyon TL’lik ciroyu bu yıl sonunda 2 milyar TL’nin üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ve cironun yüzde 60’ının tarımdan, yüzde 40’ının teknolojiden geldiğini belirtti.

Haber

"İşlenmeyen araziler, tarımsal üretime kazandırılacak"

Özdemir, Resmi Gazete'de yayımlanan "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesinin Desteklenmesine" ilişkin kararda, 2024 yılı için desteklerin hibe şeklinde olup proje bedelinin azami yüzde 75’i olarak verileceğini belirtti. Kararda ilk olarak işlenmeyen veya nadasa bırakılan arazilerin uygun münavebe (ekim nöbeti) planı ve ekim yöntemleri ile tarımsal üretime kazandırılmasının hedeflendiğini vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti: "Ülkemizde 202 milyon dekar işlenen tarım alanı var. Bunun yanında 30 milyon dekar nadas alanı ve 20-25 milyon dekar da atıl alan var. Alınan bu kararın, üretimi artırarak ithalata bağımlılığın azaltılması açısından oldukça isabetli olduğu kanısındayız. Benzer şekilde hububat, bakliyat ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi de yine destek kapsamında yer almaktadır. Her 3 ürün grubunda ülke olarak kendi kendimize yetemiyoruz. Hububatta yeterlilik oranımız yüzde 80, bakliyatta yüzde 87 ve ayçiçeğinde yüzde 60. Temel gıda maddeleri arasında yer alan bu ürünlerin üretiminde artış yapmayı hedefleyen ilgili kararın, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanmasına ve gıda enflasyonunun azaltılmasına yardımcı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca, bu karar amacına ulaşırsa, net ithalatçı olduğumuz hububat, bakliyat ve yağlı tohumlu bitkilerde dışa bağımlılığımız azalma sürecine girecektir."

Arazi sorunu çözülmeyince sulama kanalı kapatıldı Haber

Arazi sorunu çözülmeyince sulama kanalı kapatıldı

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde 2010 yılında GAP projesi çerçevesinde DSİ tarafından Dokuzçeltik Mahallesi'nde arazileri kamulaştırılan köylülere takas yoluyla Kayapınar ilçesinde tapulu arazi verildi. Şikayetler üzerine tapulara ihtiyati tedbir konulan köylüler, soruna çözüm bulunmadığı gerekçesiyle iki ilçe ve köylerine giden sulama kanalını kapattı. 2010 yılında Yenişehir ilçesi sınırlarında bulunan Dokuzçeltik Mahallesi'nde köylülerin arazisi kamulaştırıldı. Buna karşılık trampa yoluyla arazi sahiplerine Kayapınar’da yer alan Cücük Mahallesi'nde hazineye ait arsa ve tapuları verildi. Mahalle sakinleri ise arazinin tarıma uygun olmadığı ve arsanın mera alanı olduğu gerekçesiyle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na şikayette bulundu. Şikayet talebi üzerine bakanlığa Tarım Reform Müdürlüğü, arazinin kullanımına kısıtlama getirerek 9 çeltik köylülerine verilen arazinin tapularına kısıtlama getirdi. "Elimizdeki tapunun hiçbir hükmü yok" Tapularına kısıtlama getirilmesinden ötürü mağduriyet yaşadıklarını savunan arazi sahibi Zülküf Güzel, “Elimizdeki tapunun hiçbir hükmü yok. Ne satabiliyoruz, ne de alabiliyoruz. Aynı zamanda ektiğimiz arazilerden de mahrum kaldık” dedi. Cücük Mahallesi sakinlerinin arazilerine ‘burada tarım yapılamaz’ şikayetiyle başvurduklarını ve arazilerini tarım niyetiyle kullandıklarını dile getiren Güzel, şunları kaydetti: “Köylüler arazimize mera arazisi diyor. Madem mera arazisi, neden tarım niyetiyle kullanılıyor. Şu anda gübre dağıtıyorlar. Buranın mera ile alakası kalmamış. Yetkililerden çağrımız, bu duruma bir çare bulsunlar.” “Çözüm bulunamadı, kanalı kapattık” Arazi sorununa çözüm bulunmamasından ötürü Bismil ve Çınar ilçeleri ile köylerine giden sulama kanalını kapattığını belirten arazi sahibi Yakup Bal ise, “2010 yılında GAP projesi benim arazimden geçti. Buna istinaden trampa karşılığında Cücük Mahallesi’nde bize arazi ve tapusunu verdiler. Şimdi de yetkililer tapuyu iptal etti. Şu anda mağdur durumdayız. Derdimizi kimseye anlatamıyoruz. Derdimize çare bulunmayınca biz de Bismil ve Çınar ilçeleri ile köylerine giden tarım suyunun kanalını toprakla kapattık. Bizim sorunumuz çözülmeyene kadar su buradan hiçbir yere gitmeyecek. DSİ zaten kendisi de bize ‘sorununuz çözülmeyene kadar biz de su bırakmayacağız’ diyor. 13 yıldır biz mağdur durumdayız” dedi. Kaynak: Güneydoğu Ekspres

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.