Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arıcılık

AGRONEWS - Arıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Artvin Bal Çalıştayı’nda Prof. Kandemir: “Arı yoksa hayat yok” Haber

Artvin Bal Çalıştayı’nda Prof. Kandemir: “Arı yoksa hayat yok”

"Artvin'in altın değeri bal" temasıyla Nihat Gökyiğit Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Bal Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda konuşma yapan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kandemir, Türkiye'nin, doğal kaynakları, biyolojik çeşitliliği ve ekosistem zenginliğiyle dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da yaklaşık 2 bin bitki türü bulunduğunu ifade eden Kandemir, "Türkiye'de bu sayı 12 bin civarındadır. Üstelik bunun yaklaşık 3 bin 500'ü endemiktir. Bu zenginlik arıcılık açısından da büyük bir avantajdır" diye konuştu. Artvin'in Macahel bölgesinde uzun yıllar arıcılık üzerine çalışmalar yaptığını dile getiren Kandemir, buranın bilimsel yolculuğa başladığı yer olduğunu vurguladı. Kafkas arısının tescil sürecine ilişkin geçmiş yıllarda yaptıkları çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi veren Kandemir, şu değerlendirmede bulundu: "Bu çalışmalar sadece bir kez yapılıp bırakılacak çalışmalar değil, süreklilik gerektirir. Biz de bu sürekliliği sağladık. 1998'de elde ettiğimiz verilerle, 2023'te yapılan çalışmaların sonuçlarının büyük ölçüde örtüştüğünü görüyoruz. Bu ne demek? Kafkas arısının Artvin'de, özellikle Camili bölgesinde genetik olarak korunmaya devam ettiğini gösterir. Bu bizim için son derece önemli bir başarıdır. Bugün şunu gururla söyleyebilirim, dünyada yerli arı ırkını en iyi koruyan ülkelerden biri Türkiye'dir. Neden koruyoruz? Çünkü arı yoksa tarım, gıda ve hayat yok. Bizim hedefimiz sadece Kafkas arısını değil, Türkiye'deki tüm yerli genetik kaynakları korumaktır. Çünkü bu sadece arıcılık meselesi değil, aynı zamanda bir gelecek meselesidir." Vali Vekili İsmail Erdoğan ise Artvin'in zengin florası, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ve ekolojik çeşitliliği ile arıcılık faaliyetleri açısından ülkenin en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Artvin'de 2 bin 700'den fazla bitki türü bulunması ve endemik türlerin fazlalığının arıcılıkta bölgeye önemli avantajlar sunduğunu belirten Erdoğan, "Hatila" ve "Arhavi kestane" ballarına coğrafi işaret tescili aldığını, "Kabaca", "Macahel" ve "Ardanuç Yeşil" bal çeşitlerine de coğrafi işaret alınması çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Saf Kafkas arı ırkının Artvin balını hem kalite hem de özgünlük açısından ayrı bir noktaya taşıdığını ifade eden Erdoğan, "Geçtiğimiz yılın verilerine göre, 112 bin civarında aktif koloni bulunmaktadır. Yıllık 1400 tona yaklaşan üretimiyle Artvin balı şehrimizde önemli bir ekonomik değer oluşturmaktadır" dedi. Artvin Ticaret Borsası Başkanı Osman Akyürek de Artvin balının ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline gelmesi için çaba sarf ettiklerini söyledi. Valilik koordinesinde, Artvin Çoruh Üniversitesi, Artvin Ticaret ve Sanayi Odası, Artvin Ticaret Borsası ile Arı Yetiştiricileri Birliği işbirliğiyle organize edilen çalıştayda, Kafkas arısının gen merkezi olan Artvin'de sektörün gelişmesi için yapılması gerekenler ele alındı. Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Özkırım'ın yönettiği çalıştay, çevresel sorunlar ve verim, balda kalite ve gıda güvenliği ile pazarlama konularındaki sunumlarla tamamlandı.

Tarım yatırımlarına hibe desteği Haber

Tarım yatırımlarına hibe desteği

Tarım ve kırsal kalkınma alanında yatırımları teşvik etmek amacıyla hazırlanan yeni tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında hayata geçirilen düzenlemeyle, üreticiler, girişimciler ve işletmelere yüzde 70'e varan hibe desteği sağlanacak. KADIN GİRİŞİMCİLERE ÖNCELİK Tebliğe göre, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere tarıma dayalı üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler destekten yararlanabilecek. Kadın ve genç girişimciler ile tarımsal örgütler ise öncelikli gruplar arasında yer alacak. ALT LİMİT 100 BİN TL Program kapsamında verilecek hibelerde üst limit 30 milyon lira, alt limit ise 100 bin lira olarak belirlendi. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon lira ile sınırlandırıldı. Yatırımların niteliğine göre hibe oranı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişecek, kalan tutar yatırımcı tarafından karşılanacak. Destek kapsamında; tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, sera yatırımları, hayvancılık projeleri, su ürünleri yetiştiriciliği, soğuk hava depoları, çelik silo, gübre işleme tesisleri, arıcılık ve ipek böceği yetiştiriciliği gibi birçok alan yer alıyor. Ayrıca tarımda dijitalleşme, yapay zekâ destekli sistemler ve yenilenebilir enerji yatırımları da desteklenecek. Düzenleme ile kırsal alanda ekonomik altyapının güçlendirilmesi, üretimde verimliliğin artırılması ve alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması hedefleniyor. Programın, kırsalda istihdamı artırması, gençlerin üretime katılımını desteklemesi ve göçün azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Başvuruların, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın resmi internet sitesi üzerinden yapılacağı, projelerin il düzeyinde oluşturulacak komisyonlar tarafından değerlendirileceği bildirildi. KOŞULLARI NELER? Öte yandan, destekten yararlanacak projelerin en az 5 yıl faaliyetini sürdürmesi, alınacak makine ve ekipmanların yeni olması ve başvuru sahiplerinin vergi ya da SGK borcunun bulunmaması şartı aranıyor. Ayrıca hibe sözleşmesi imzalanmadan yapılan harcamalar destek kapsamına alınmayacak.

Anavarza Bal’dan “Yaşasın Arılar” departmanı Haber

Anavarza Bal’dan “Yaşasın Arılar” departmanı

Her yıl milyonlarca arı kolonisi; iklim değişikliği, yanlış tarım uygulamaları ve ekosistem kaybı nedeniyle yok oluyor. Arıyı ekosistemin kilit taşı olarak gören Anavarza Bal, bu kaybı yavaşlatmak ve doğanın döngüsünü korumaya yardımcı olmak adına stratejik ve kurumsal bir yapı kurdu. “Yaşasın Arılar Departmanı” arılarla ilgili küresel koruma protokollerini Türkiye’ye entegre etmek için çok yönlü çalışmalar yürütecek. Departman aynı zamanda, saha uygulamaları, tedarik zinciri eğitimleri, akademik iş birlikleri ve etki ölçümleme süreçleriyle arıcılık ekosistemi için; kalıcı, etkisi ölçülebilir ve raporlanan bir yapı kurmayı hedefliyor. Küresel ölçekte azalan arı popülasyonu, yalnızca bal üretimini değil; tarımsal üretimi, gıda güvenliğini ve ekonomik sürdürülebilirliği de doğrudan etkiliyor. Dünya genelinde gıda üretiminin yaklaşık yüzde 35’i arıların sağladığı polinasyon sayesinde gerçekleşiyor. Buna karşın iklim değişikliği, pestisit kullanımı ve ekosistem kaybı nedeniyle bazı bölgelerde arı kolonilerinde yüzde 30-50 arası kayıplar raporlanıyor. Ayrıca, küresel ölçekte arıların tarıma sağladığı tozlaşma hizmetinin yıllık ekonomik değerinin yaklaşık 500 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Can Sezen: Arıları yaşatmak geleceği korumaktır’ Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, departmanın kuruluşuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Arılar yalnızca üretimin bir parçası değil, yaşamın sürdürülebilirliğinin temel taşıdır. Türkiye, ballı bitki çeşitliliği açısından dünyada öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Bu mirasın korunması, arı popülasyonunun devamlılığıyla doğrudan bağlantılı. Arıları korumadan tarımı, tarımı korumadan gıdayı, gıdayı korumadan geleceği korumak mümkün değil. ‘Yaşasın Arılar Departmanı’nı işte bu sorumluluğu sistemli, kalıcı ve ölçülebilir şekilde üstlenmek için kurduk. Amacımız, arıların ihtiyaçlarını gören ve onların haklarını sahada savunan kurumsal bir model oluşturmak.” Yaşasın Arılar Departmanı’nın çalışma alanları arasında şunlar bulunuyor: ● Küresel Standartlarda Koruma: Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) protokollerini temel alarak, Türkiye’deki arı refahı standartlarını yükseltecek faaliyetler hayata geçirmek. ● Arıcı Eğitimleri ve Teknoloji Desteği: Tedarik zincirindeki arıcılara, arı haklarını ve sağlığını merkeze alan modern üretim teknikleri eğitimi vermek. ● Akademik İş Birlikleri: Üniversiteler ve STK’larla ortaklık kurarak arı ölümlerinin önüne geçecek biyoçeşitlilik projeleri planlamak. ● Arı Hakları Diplomasisi: Toplumda arı farkındalığı yaratmak ve arıların ekosistemdeki haklarını savunmak adına kamuoyu bilgilendirme çalışmaları yürütmek.

Tarımda dijital uygulamalar yeni imkanlar sunuyor Haber

Tarımda dijital uygulamalar yeni imkanlar sunuyor

Gelinen noktada dijitalleşme her alanda hız kazanırken, tarım sektöründe de bu yönde atılan adımlarla, hem vatandaşların hem de üreticilerin zaman kaybından kurtulmasının sağlanması ve daha da bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede devreye alınan mobil uygulamalarla, tarım alanındaki birçok işlem ilgili dairelere gitmeden gerçekleştirilebilirken, böylece hem kamunun hem de üreticinin iş yükünün azaltılmasına imkan sağlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2023 yılında devreye alınan "Tarım Cebimde" mobil uygulaması, herhangi bir kayıt süreci gerektirmeden, üreticilere yapmak istediği işlemlere cep telefonları üzerinde çok kısa bir sürede erişim kolaylığı sunuyor. Bakanlık personeli tarafından geliştirilen ve tarımsal üretimde bürokrasiyi azaltmak ve verimliliği artırmak amacıyla hayata geçirilen söz konusu uygulama, tüm mobil marketlerden ücretsiz olarak indirilebiliyor. Uygulama, 1 milyon 360 binden fazla indirme sayısına ulaşarak, tarımda dijitalleşme alanında yeni bir dönem başlatırken, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere birçok konuya da erişim imkanı tanıyor. Söz konusu işlemlere yönelik dijital bir çözüm sunan uygulama, verimli, şeffaf ve sürdürülebilir bir tarım için de olanak sağlıyor. "Tarım Cebimde" uygulaması, 16 modüllü yapısıyla üreticinin tüm ihtiyaçlarını tek bir merkezde toplayan bir ekosistem oluştururken, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), hayvansal üretim, arıcılık ve balıkçılık gibi sekmeleriyle bu alanlarda faaliyet gösteren üreticilerin işlemlerini daha hızlı yapmalarına olanak sunuyor. Kurbanlık hayvanların bilgilerine ulaşılabiliyor Sürekli güncellenerek yeni modüllerin eklendiği uygulamada üreticiler, ÇKS bilgileriyle, parsel konumlarını, beyan durumlarını ve desteklenen ürün bilgilerini dijital ortamda görürken, bu kapsamda fiziki başvuru zorunluluğu da ortadan kalkıyor. Hayvansal üretim modülüyle, hayvanların doğum, ölüm ve küpe bildirimleri ile aşı kayıtları mobil ortama taşınırken, hayvan varlığı da anlık olarak takip edilebiliyor. Arıcılık modülü kapsamında işletme, arılık ve kovan bilgilerini dijital plaka sistemiyle entegre ederek, arıcılık faaliyetlerini kayıt altına alabiliyor. Balıkçılık modülüyle de ruhsat bilgileri ve amatör balıkçılık belgelerine dijital olarak erişim sağlanarak, kayıt süreçlerinin şeffaf yönetilmesine imkan tanınıyor. Tarımsal Sulama modülü sayesinde ise kullanıcılar, arazilerinin bulunduğu il, ilçe, mahalle, arazi, bitki, toprak ve sulama yöntemini girerek, en uygun sulama zaman programını oluşturabiliyor. Uygulamayı kullanan vatandaşlar, Kurban Bayramı kapsamında satın alacakları kurbanlık hayvanların bilgilerine de ulaşabiliyor. Bu kapsamda kurbanlık hayvanların küpe numaraları girilerek, büyükbaş ve küçükbaşla ilgili detaylar ve aşı bilgileri öğrenilebiliyor. Güvenilir Gıda, Evcil Hayvan, Kent Tarımı, Avcılık, Milli Parklar gibi modüllerin de yer aldığı uygulama, Bakanlığın diğer dijital servisleriyle tam entegre çalışarak, üreticiye geniş bir hizmet yelpazesi de sunuyor. Karekod uygulamasıyla vatandaşlar da gıda denetimlerine dahil oluyor Güvenilir gıdaya ulaşmak için tüketicilerin gıda işletmelerinin denetim durumunu takip etmesini sağlayan "Gıda İşletmelerinde Karekod Uygulaması" da "Tarım Cebimde" uygulamasına entegre edilerek, 2024'te hayata geçirildi. Bu kapsamda, market, kasap, manav gibi satış yerleri ile restoran, kafe, yemekhane gibi toplu tüketim yerlerinde, karekod uygulaması zorunlu hale geldi. Bu doğrultuda, Bakanlıkça hazırlanan ve her bir işletmeye özel karekod içeren görsel, gıda işletmelerince tüketicilerin görebileceği bir yerde sergileniyor. Tüketiciler de görsel üzerinde yer alan karekodu mobil cihazlarındaki "Tarım Cebimde" uygulaması üzerinden, "Güvenilir Gıda" sekmesinden, "İşletme Denetim Sorgulama"yı seçerek, sorgulatabiliyor ve söz konusu işletmeye ait kayıt/onay numarası, unvan, adres ve işletmede yapılan en son denetim tarihi bilgilerine ulaşabiliyor. Karekod bulundurmayan işletmelere, idari yaptırım uygulanıyor. Böylece, tüketiciler de denetim sürecine dahil olurken, tüketicilerin güvenilir gıdaya ulaşma hakkının kendileri tarafından takip edilebilirliği sağlanıyor. Bir sonraki aşamada da denetlenen yerlerin denetim sonuçlarının uygulamadan görülebilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Futbolda rekabet arıcılara yansıdı; renkli kovanlar revaçta Haber

Futbolda rekabet arıcılara yansıdı; renkli kovanlar revaçta

Hayri Soylu, yaptığı açıklamada, babadan miras arıcılıktan geçimini sağladığını belirterek, Uludağ eteklerinde yaklaşık 100 kovanda bal ürettiklerini anlattı. Arıcılığı daha iyi yerlere taşımak için bilimsel çalışmalar, farklı yöntemler geliştirdiklerini dile getiren Soylu, "Uluslaraarası arıcılık fuarlarına katılıyoruz, Uludağ Üniversitesi ile çalışıyoruz. Kaliteli, yüksek verimle üretim için çabalıyoruz" dedi. İyi bal üretimi için arıların sağlığının önem taşıdığını, bu kapsamda yaklaşık 5 yıldır üzerinde çalıştıkları kovanlarla ilgili çok güzel sonuçlar aldıklarını vurgulayan Soylu, şöyle konuştu: "Önce biz denedik. Sonra geliştirdiğimiz ısı yalıtımlı kovanlarımızdan arkadaşımıza verdik denemesi için. Rusya'da arıcılık yaptı sonra Bursa'ya geldi burada devam ediyor. 30 kovan yaptırdı bize ve 750 kilogram kestane balı üretti. 2 yıldır kullanıyor ve yaz-kış hiç arı zaiyatı vermeden üretim yapıyor." Kovanlarının ısı yalıtımlı olmasının arıların sağlığını ve rahatını koruduğunu, bal üretimini artırdığını belirten Soylu, yaz-kış taşıması da kolay olan bu kovanlarında rutubet, terlemeye bağlı hastalıklar, soğuklara bağlı ölümlerin çok yaşanmadığını anlattı. Sibirya ladini ve çevre dostu malzeme kullanıyorlar Diğer normal kovanların sadece ahşap olduğunu aktaran Soylu, şunları söyledi: "Sandviç panelli kovanlarımız ısı yatılımı sağlıyor. Polen tuzaklı kovan bunlar. Bu kovanlarda rutubet ve nem terleme oranı çok daha düşük. Sandviç paneller çevre dostu bir malzemeden yapılıyor. Diğer kovanlar genellikle çam ağacından yapıldığı için ağır oluyorlar. Biz ithal Sibirya ladini kullanıyoruz. Bunlar daha hafif oluyor. Çerçevede bile bu ladinlerden kullanıyoruz." Futbol rekabeti arıcılarda da hızlı Bursa başta olmak üzere Bitlis, Ordu, Ankara, Samsun, Gümüşhane gibi ülkenin birçok yerine kovan göndendiklerini dile getiren Soylu, yurt dışı satışlarının daha önce olduğunu, talebe göre zaman zaman sürdüğünü söyledi. Birçok arıcının tuttuğu takımın renklerini istediğini anlatan Soylu, "Renkli olmasını seviyorlar biz de ona göre yapıyoruz. Bursaspor rengini yeşil-beyazı isteyen oluyor. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçeli olanlar takımlarının renklerinde istiyorlar. Biz talebe göre kovanı sarı-kırmızı, sarı-lacivert, siyah-beyaz boyayıp gönderiyoruz. Bazen arayanlara 'isterseniz arıları bile boyayıp göndeririz' diye espri de yapıyoruz. Özellikle rekabetin kızıştığı son günlerde takım renklerinde kovanlara talep arttı" dedi.

Zonguldak, Akosman Ailesinin Kadınları Kestane Balı Üretiyor Haber

Zonguldak, Akosman Ailesinin Kadınları Kestane Balı Üretiyor

Zonguldak’ta yaşayan Akosman ailesinin kadınları, zorlu doğa şartlarına rağmen arıcılık mesleğini omuz omuza vererek yaşatıyor. 65 yaşındaki anne Meliha Akosman’ın tecrübesiyle yol alan kızları Esra Akosman (36) ve Nagihan Akosman Durmaz (38), dedelerinden miras kalan arıcılığı profesyonel boyuta taşıdı. Kestane ormanlarındaki kovanlarının başında gün boyu çalışan kadınlar, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de Zonguldak kestane balını tanıtmaya çalışıyor. "Çocuklarımı arılar sokmasın diye koruyarak büyüttüm" Yıllarını arıcılığa verdiğini belirten 65 yaşındaki Meliha Akosman, çocuklarını bu meslek sayesinde büyüttüğünü ifade etti. Eşine destek olmak için başladığı meslekte kızlarının da yer almasından gurur duyduğunu belirten anne Akosman, "Çocuklarımı bu mesleğin üstünde büyüttüm, okuttum. Türkiye'nin her bir yerine gittik, yanımda oldular. O zamanlar küçüklerdi, arılar sokmasın diye onları korudum. Eşime yardım ettim. Şimdi çocuklarım büyüdü, artık onlar ev ekonomisine katkı sağlıyor" dedi. Dededen toruna geçen bir miras Zonguldak kestane balının bölge için büyük bir değer olduğunu vurgulayan 36 yaşındaki Esra Akosman ise ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olduklarını söyledi. Arıların içinde büyüdüklerini belirten Akosman, "Zonguldak kestane ormanlarında kadın üretici olarak kestane balı üretimi yapıyoruz. Dedem arıcılıkla uğraştı, amcamlar, babam ve sonra annem de arıcılıkla uğraştı. Biz de kardeşlerimizle hep beraber arıcılığa devam ediyoruz. Şu anda aktif olarak üretimdeyiz" diye konuştu. Arılıktaki rutin işleri anne ve ablasıyla planlayarak yaptıklarını anlatan Esra Akosman, "Arılığa geldiğimizde o günkü işimizi planlıyoruz. Yazın kestane balına hazırlık döneminde kovan içi bakımlar, mumlama işlemleri ve ana arı kontrollerini yapıyoruz. Arıyı kestane balı dönemine en iyi şekilde nasıl hazırlarız, bunun çabasını veriyoruz" ifadelerini kullandı. 40 kovanla başladı, 150 kovana ulaştı Annesinin tecrübelerinden faydalanarak işi büyüttüklerini belirten 38 yaşındaki Nagihan Akosman Durmaz da 2016 yılında profesyonel üretime geçtiğini kaydetti. Kadın dayanışmasıyla üretimi artırdıklarını belirten Durmaz, şunları söyledi: "Kestane balı üreticisiyim. Bu işe profesyonel olarak 2016 yılında 40 kovan ile başladım. Şu anda 150 kovan ile üretime devam etmekteyim. Annem ve kız kardeşimle beraber bu işin içindeyiz. Küçük yaştan beri arılığın içindeyim ancak annemin tecrübelerinden yararlanarak bu kadar arıya bakabiliyorum. Birbirimize her konuda destek oluyoruz, yardımlaşarak bal üretiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.