TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arpa

AGRONEWS - Arpa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arpa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı Haber

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'de sertifikalı tohum çalışmaları, yüksek verim ve kalite hedefiyle Bakanlık denetiminde, özel sektör ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından yürütülüyor. Sertifikalı tohumlar, Bakanlıktan "Tohumculuk Kuruluşu Belgesi" almış özel firmalar ve TİGEM tarafından, tohum yetiştirici belgesi sahipleriyle sözleşmeli olarak üretiliyor. Tohumlar tarla incelemesi, hasat sonrası numune alma, laboratuvar analizleri ve etiketleme aşamalarından geçerek sertifikalandırılıyor. Tarımsal üretimin tüm aşamalarında verimlilik ve kaliteyi önceliklendiren Türkiye, sertifikalı tohum ihracatını artırmak ve yerli tohum kullanımını yaygınlaştırarak tarımsal verimliliği en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, bu alandaki çalışmalara hızla devam ederken, üretimdeki artış oranlarıyla, tohum ve tohum geliştirme konusunda dünyada otorite ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Sertifikalı buğday tohumu üretimi rekor kırdı Bu doğrultuda, 2015 yılında 896 bin 298 ton olan sertifikalı tohum üretimi, yüzde 50,7 artışla 1 milyon 350 bin 627 tona ulaştı. Türkiye'de, 2015'te 484 bin 204 ton olan sertifikalı buğday tohumu üretimi, geçen yıl yüzde 32,3 artarak tüm zamanların rekorunu kırdı ve 640 bin 829 tonla en yüksek seviyesine çıktı. Sertifikalı arpa tohumu üretimi, 2015 yılında Türkiye'de 125 bin 18 ton seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 31,8 artarak 164 bin 835 tona yükseldi. Ülkede, sertifikalı mısır tohumu üretimi 2015 yılında 56 bin 671 ton iken geçen yıl yüzde 5,5 azalarak 53 bin 534 ton, çeltik tohumu üretimi 2015 yılında 8 bin 945 ton seviyesindeyken yüzde 32,1 artışla 11 bin 818 ton, patates tohumu üretimi 2015 yılında 175 bin 397 ton iken yüzde 106,6 artışla 362 bin 331 ton olarak hesaplandı. Sertifikalı nohut tohumu üretimi 2015 yılında 2 bin 305 ton seviyesindeyken yüzde 702,3 artışla 18 bin 494 tona, kuru fasulye tohumu üretimi 2015 yılında 109 ton iken yüzde 1773 artışla 2 bin 42 tona, mercimek tohumu üretimi 1140 ton iken yüzde 1046 artışla 13 bin 64 olarak kayıtlara geçti. "Üretimdeki yükseliş, sektörün eriştiği kapasiteyi gösteriyor" Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan Yıldırım, Türkiye'de sertifikalı tohum üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan rapora göre, 2050 yılına kadar bugünden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını aktaran Yıldırım, bütün bu süreçlerin merkezinde, tohumculuk sektörünün yer aldığını anlattı. Yıldırım, sertifikalı tohum üretimindeki yükselişe işaret ederek, sektörün, teknik altyapı, üretim gücü ve kurumsal birikimindeki gelişime dikkat çekti. Bu yükselişin, Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü daha da sağlamlaştırdığını kaydeden Yıldırım, özellikle 2020 sonrasında yüksek üretim seviyesine ulaşıldığını ve 2022 yılında kaydedilen 1 milyon 361 bin 336 tonluk üretimin, sektörün eriştiği kapasiteyi ortaya koyduğunu vurguladı. "İsrail'den tohum almıyoruz" Çiftçilerin, sertifikalı tohum kullanma alışkanlığının artırılmasının, sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Sertifikalı tohum üretimindeki tablo, sektörümüzün son 10 yılda istikrarlı biçimde büyüdüğünü açıkça ortaya koymaktadır. 2015 yılında 896 bin ton seviyesinde olan üretimin, 2025 itibarıyla 1 milyon 350 bin tonun üzerine çıkması, üretim altyapımızın, teknik kapasitemizin ve sektörümüzün kurumsal birikiminin önemli ölçüde güçlendiğini göstermektedir. Bu artış, yalnızca miktarsal bir büyüme değil, aynı zamanda Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü tahkim ettiğinin de somut göstergesidir." Yıldırım, Türkiye'nin, İsrail'den tohum aldığı iddialarına da değinerek, "Türkiye, tohumculukta güçlü ülkelerden birisi haline geldi. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. İsrail'den tohum almıyoruz, yerli üretim kapasitemizle, iç talebi büyük oranda karşılayabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin tarım kenti Şanlıurfa, bu yıl bol yağış aldı Haber

Türkiye’nin tarım kenti Şanlıurfa, bu yıl bol yağış aldı

Hububat tarımının önemli kentlerinden biri olan Şanlıurfa'da, bu yıl hiç sulama yapılmaya gerek kalmadan ekimi yapılan buğday, arpa ve mercimek gibi ürünlerin hasadı yapılacak. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, tarlada yağan yağış miktarı ve faydaları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. "Oldukça bereketli bir yıldayız" Öztürkmen, "2026 yıllı bereketli ve bol yağmurlu bir yıl oldu. Geçen yıl yaşadığımız kurak bir yılın ardından 2026 yılı bize çok ümit verdi. Geçtiğimiz yıl normal şartlar altında Ocak ayından Mart ayına kadar yağın yağış miktarı 160 kilogram iken, yağış miktarı bu yıl 300 kilograma yaklaştı. Bizim Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tamamında da aynı ortalama elde edildi. 2025-2026 su yıllı diyoruz. Ekim ayından itibaren ilimize yağan yağmur miktarı 490 milimetre yani geçmiş yılları biz çoktan geçtik, yüzde 25 ile geçtik. Yine aynı şekilde bu yıl, geçen yıl Ocak'tan Mart ayına kadar yağan yağmur miktarını 2 katını elde ettik. Oldukça bereketli bir yıldayız. Çünkü geçen yıl çiftçimiz, yaşanan kurallık nedeniyle büyük sıkıntı yaşadı. Bu kuraklık bütün toplumu da etkiledi. Bu yaşlılar ümit ediyorum, kuru tarım arazilerinde olduğu gibi sulu tarım arazilerinde de yüzümüzü güldürecek" dedi. Suruç Ovası çiftçilerinden Mehmet Dindar Yıldız, geçen yılla göre çok yağışlı, bereketli bir yıl yaşadıklarını belirterek, "Geçtiğimiz yıl kurak, sıkıntılı bir dönem yaşadık. Çok şükür bu yıl Allah’ın bereketi bayağı fazlaydı. Ekinler de baya iyi oldu. Çok şükür bu yıl baraj suyuna gerek kalmadan ekinler büyüdü. Allah’ın rahmet ve bereketi hepimizin gözünü doyurdu" diye konuştu. Meteorolojik verilere göre, 2026 yılının ilk dört ayında metrekareye 490 kilogram yağış düştü. Uzmanlar, bu yağış miktarı ile tarımsal üretimde yüksek rekolte beklendiğini bildirdi.

Buğdayın yabani ataları beklenenden daha nadir çıktı Haber

Buğdayın yabani ataları beklenenden daha nadir çıktı

Gelişmiş makine öğrenimi ve iklim modellerini kullanan araştırmacılar, buğday, arpa ve çavdar gibi ürünlerin atalarının 12.000 yıl önce Ortadoğu’da, daha önce düşünüldüğünden muhtemelen çok daha dar bir alana yayıldığını gösterdi. Bu durum, erken bitki evcilleştirmesi ve tarımın coğrafyasına dair geleneksel varsayımlara meydan okuyor. Open Quaternary dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada araştırmacılar, Batı Asya’da erken tarımla yakından ilişkili 65 yabani bitki türünün olası eski coğrafi yayılış alanlarını yeniden kurguladı. Bunlar arasında, 10.000 yıldan daha uzun zaman önce tarım devrimini ateşleyen buğday, arpa, çavdar, mercimek ve diğer ürünlerin yabani ataları da yer alıyor. Çalışmanın baş yazarı Joe Roe, “İlk tarım toplumları yaklaşık 12.000 yıl önce Ortadoğu’da kuruldu. Bunu, arkeologların kazılarda ortaya çıkardığı eserlerden, tohumlardan ve hayvan kemiklerinden biliyoruz. Ancak bu bölgelerdeki doğal arka plan bitki örtüsü hakkında pek az şey biliyoruz. Bu da Neolitik insanların daha sonra evcilleştirdikleri bitkileri tam olarak nerede bulduklarını da bilmediğimiz anlamına geliyor” diyor. (İlgili: Buğday Ne Zaman Evcilleştirildi? Buğdayın Tarihçesi ve Kökeni) Roe, “Yeni verilerimize göre, modern tarım için buğday, çavdar ve arpa gibi en önemli bitkilerden bazılarının ataları beklediğimiz yerlerde yetişmiyordu ve ayrıca düşündüğümüz kadar geniş bir alana yayılmamıştı” diye ekliyor. Roe ile ortak yazar, arkeobotanikçi Amaia Arranz-Otaegui, birçok erken ürün atasının Levant’ın Akdeniz kıyılarında yoğunlaşmış göründüğünü bulduklarında şaşırdıklarını söylüyor. Bu durum, Geç Buzul Çağı’nın oldukça sert iklimi sırasında bu bölgenin bir tür “sığınak” işlevi görmüş olabileceğini düşündürüyor. Arranz-Otaegui, “Bu, birçok yabani ürünün oldukça soğuk ve kurak koşullara iyi uyum sağladığını ve ilk tarım topluluklarının yerleştiği daha sıcak ve daha nemli iklimin gelişiyle birlikte mutlaka yayılışlarını genişletmediklerini gösteriyor” diyor. Bu bulgular bir araya geldiğinde, dünyanın en erken tarım bitkilerinin bir zamanlar nerelerde yetiştiğine ve topluluklar toplayıcılıktan tarıma geçerken içinde yaşadıkları manzara türlerine dair şimdiye kadarki en net tabloyu sunuyor. Yöntemsel bir atılım Çalışma aynı zamanda araştırmacıların geçmiş ekosistemleri nasıl modellediği konusunda önemli bir ilerlemeye de işaret ediyor. Araştırmacılar, belirli bitki türlerinin bugün nerelerde yetiştiğine dair büyük ve açık veri setlerini, geçmiş küresel iklime ilişkin gelişmiş bilgisayar simülasyonlarıyla birleştirerek, eski bitkilerin muhtemelen nerelerde yetiştiğini gösteren ayrıntılı haritalar oluşturabildi. Arranz-Otaegui, “Temelde, IPCC’nin gelecekteki iklimimizi öngörmek için kullandığı iklim simülasyonlarının aynısını kullandık; sadece tersine çevirdik ve bunları bu bitkilerin hangi çevre türlerine uyum sağladığını modelleyen bir makine öğrenimi modeliyle birleştirdik” diyor. Araştırmacılara göre bu modelleme yaklaşımı, erken tarımın ekolojik bağlamını anlamak için yeni bir kanıt hattı sunuyor. Çünkü gömülme, insan faaliyeti ve buluntu toplama yanlılıkları nedeniyle çarpıtılabilen arkeolojik korunuma dayanmadığından, antik bitki çevrelerine dair bağımsız ve tamamlayıcı bir tablo sağlıyor. İki yazar sonuç olarak, “Bu, dünyanın ilk çiftçilerinin arkasındaki ekolojik zemine açılan tamamen yeni bir pencere sunuyor” diyor.

Genç Çiftçi Gül Dural, Yatağan’da Zeytincilikle Yeni Bir Hayat Kurdu Haber

Genç Çiftçi Gül Dural, Yatağan’da Zeytincilikle Yeni Bir Hayat Kurdu

Muğla'nın Yatağan ilçesinde üniversiteden müzik öğretmeni olarak mezun olduktan sonra baba ocağına dönen 28 yaşındaki Gül Dural, pandemide başladığı baba mesleğinde huzuru buldu. Sosyal medyadan etkilenerek tarıma yönelen Dural, "Genç Çiftçi" olarak üretime katkı sağlarken, toprağı olan herkese "Üretin" çağrısında bulundu. Zeytin hasadının yoğunlaştığı şu günlerde, tarlada sadece ürün değil, hayat hikayeleri de toplanıyor. Müzik öğretmenliği bölümünden mezun olan 28 yaşındaki Gül Dural, rotasını memleketindeki zeytin bahçelerine çevirdi. Pandemi sürecinde ailesine yardım etmek için girdiği tarlada, toprağı yeniden keşfeden Dural, şimdilerde "Genç Çiftçi" olarak ailesinin en büyük destekçisi oldu. Baba Dural: "Kızım genç çiftçi olarak bize güç veriyor" Yıllardır zeytincilikle uğraşan baba İbrahim Dural, bu yılki hasat dönemi ve kızının desteği hakkında konuştu. Zeytinlerin bu yıl ne çok iyi ne de çok kötü olduğunu, kendi yağlarında kavrulduklarını belirten baba Dural, "İdare ediyoruz, 250-300 TL arasında yağ fiyatları oluyor. Kızım müzik öğretmeni, burada bize yardımcı oluyor. İşte 'Genç Çiftçi' olarak yanımızda, bize destek veriyor" ifadelerini kullandı. "Pandemide kendimi yeniden keşfettim" Müzik öğretmenliği mezunu olan Gül Dural, tarladaki serüveninin pandemiyle başladığını anlattı. Başlangıçta tarım işlerini pek sevmediğini itiraf eden Dural, sürecin nasıl değiştiğini şu sözlerle aktardı: "Atanamadığım için burada aileme yardım ediyorum. Genç bir kadın çiftçi olarak bu zorlu bir süreç. Normalde yaşım daha küçükken ben bu işleri çok sevmiyordum. Ama insan zamanla kendini tekrar keşfediyor ve yeni şeyler öğreniyor. Pandemi sürecinde üniversite okuduğum için hasat zamanlarında burada değildim. Ancak pandemi nedeniyle buraya gelip, hiçbir yere çıkamayınca aileme yardım etmeye başladım. Zeytinde, sebze yetiştiriciliğinde, babamın ektiği arpa ve buğdayda çalıştım. Açıkçası tarımla uğraşmak, işin mutfağında olmak hoşuma gitti" İlham kaynağı sosyal medya oldu Bu yola girmesinde sosyal medyanın da etkisi olduğunu belirten Dural, İstanbul'dan gelip organik tarım yapan bir kadının hikayesinden esinlendiğini söyledi. Dural, "Sosyal medyada İstanbul'dan gelmiş bir hanımefendi karşıma çıktı. Kendi organik tarım yapıyormuş ve başlarken bu işlerle alakalı hiçbir şey bilmiyormuş. Bayağı da başarı kazanmış. Ondan esinlendim ve 'Niye ben de yapamayayım?' dedim. Bu yola baş koydum. Umarım ilerleyen süreçlerde daha da başarılı olurum" dedi. "Toprağı olan herkes ekmeli" Zeytin veriminin geçen seneye göre çok daha iyi olduğunu, geçen yıl neredeyse hiç verim alamadıklarını belirten genç girişimci, toprağı olan herkese de önemli bir çağrıda bulundu: "Bu işte ilerlemek istedim, tercihim bu yönde oldu. Sadece iş arayanlara değil, herkese çağrım var. Bence toprağı olan herkes ekmeli. O toprak orada boşuna kalmamalı. Çünkü üretmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Toprağı olan herkes üretsin"

Pazaryeri’nde Arpa Ve Buğday Hasadı Çiftçiyi Sevindirdi Haber

Pazaryeri’nde Arpa Ve Buğday Hasadı Çiftçiyi Sevindirdi

Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde arpa ve buğday hasadı başladı. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle erken olgunlaşan ürünler, bu yıl hem verimi hem de kalitesiyle çiftçilerin yüzünü güldürdü. Pazaryeri ilçesine bağlı kırsal Gümüşdere Mahallesi başta olmak üzere birçok mahallede ve köylerde başlayan hasat çalışmalarında dönüm başına 500 ila 600 kilogram ürün elde edildi. Ambarların dolup taştığı köylerde, çiftçiler bu yılki mahsulden son derece memnun olduklarını dile getirdi. Ürünlerin önemli bir kısmı Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) gönderilmek üzere yola çıktı. Pazaryeri İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre ilçe genelinde yaklaşık 60 bin dekar alanda arpa ve buğday ekimi yapıldı. Bu rakam, bölge tarımı açısından oldukça önemli bir üretim hacmini işaret ediyor. Öte yandan, hasat sezonunun sıcak ve kurak hava şartlarında gerçekleşmesi nedeniyle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, biçerdöverle yapılan hasat sırasında yangın riskine karşı önlemler aldı. Biçim yapılan her alanda su tankeri veya yangın söndürücü bulundurulması zorunlu hale getirildi. Tarım yetkilileri ve köy muhtarları, biçerdöver operatörlerini ve üreticileri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Alınan bu tedbirlerle, muhtemel arazi yangınlarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Pazaryeri’nde bu yılki hasat hem üreticiler hem de bölge ekonomisi adına umut verici bir tablo ortaya koydu. Gümüşdere köyünde çiftçilik yapan 25 yaşındaki genç çiftçi İlyas Muhammed Dur, "Köyümüzde arpa ve buğday hasadımız başladı. Ekiz, masaccio cinsi buğdaylarımızdan dönüme 5 yüz ile 6 yüz kilo arası verim aldık. Ürünlerimizi hasat sonrası Toprak Mahsulleri Ofisi'ne teslim edeceğiz. Herkese hayırlı ve bereketli hasatlar dilerim" diye konuştu.

TMO 2025 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı Haber

TMO 2025 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı

TMO tarafından yapılan açıklamada, Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünlerinin taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlandığı bildirildi. Türkiye'de hububat hasadının mayıs ayında lokal olarak başladığı ve bugün itibarıyla ülke genelinde yaklaşık yüzde 2 seviyelerinde olduğu belirtilen açıklamada, "Hasadını yapan üreticilerimize depolama imkanı sağlamak amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 12 Mayıs 2025'ten itibaren üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. TMO, 600'ün üzerindeki noktada hububat alımı yapacaktır. Hububat hasadı ve piyasalar yakından takip edilmekte olup, gelinen noktada TMO hububat alım fiyatlarının açıklanması uygun görülmüştür. 2025 yılı TMO hububat alım fiyatları 2'nci grup ürünler için ton başına makarnalık buğdayda 13 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 13 bin 500 lira, arpada ise 11 bin lira olarak belirlenmiştir" denildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Önceki yıllarda uygulanan mazot-gübre desteği, yeni destekleme modelinde Temel Destek ve üretim planlamasına uyulursa 'Planlı Üretim Desteği' olarak uygulanacaktır. Sertifikalı tohum kullananlar için ek destek, yeni modelde de aynı şekilde verilecektir. Bu kapsamda açıklanan fiyatlara ilave olarak Bakanlığımızca üreticilerimize Temel Destek, Planlı Üretim Desteği ve Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği olmak üzere (ortalama verim dikkate alınarak) ton başına toplam 2 bin 520 lira destek ödemesi yapılacaktır. Böylece desteklerle birlikte üreticilerimizin eline toplamda ekmeklik ve makarnalık buğday için 16 bin 20 lira/ton, arpa için ise 13 bin 520 lira/ton geçmiş olacaktır. TMO ürün bedeli ödemeleri, ürün teslimatına müteakip 30 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz." 600'ün üzerindeki noktada çiftçilerden hububat alımı yapılacak.

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede Haber

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede

ANTALYA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Antalya Serik'te düzenlenen "Türkiye ve Dünyada Lisanslı Depoculuk ve Hububat Piyasaları Kongresi"nde Türkiye’nin tahıl üretimindeki başarısını ve gelecek hedeflerini paylaştı. Yumaklı, "2024’te 39 milyon ton tahıl ürettik, un ihracatında dünya 1’incisi, makarna ihracatında ise 2’ncisiyiz. Üretim planlamasını 3'er yıllık yapıyoruz. 3 yılın sonunda 2028’de hububat üretimimizde yüzde 13'lük artış sağlamayı hedefliyoruz" dedi. TÜRKİYE’NİN HUBUBAT BAŞARISI Türkiye, 23,9 milyon hektar tarım alanının yüzde 48’inde hububat üretimi yapıyor. 2024 yılında 39 milyon tonluk üretime ulaşan Türkiye, arpada dünyada 5’inci, buğdayda 9’uncu, mısırda 16’ncı ve çeltikte 43’üncü sırada yer alıyor. Bakan Yumaklı, sulama yatırımları ve Ar-Ge çalışmaları sayesinde üretim kapasitesinde önemli artışlar sağlandığını vurguladı. UN VE MAKARNA İHRACATINDA ZİRVE Güçlü tarım sanayisi ile yalnızca kendi üretimini değil, çevre ülkelerden gelen tarımsal ürünleri de işleyen Türkiye, un ihracatında dünya lideri, makarna ihracatında ise ikinci sırada bulunuyor. 2023’te 31 milyar dolar olan gıda ihracatının, 2024’te 32 milyar doları aşması bekleniyor. LİSANSLI DEPOCULUKTA BÜYÜK ADIMLAR Lisanslı depoculuk sistemindeki gelişmelere dikkat çeken Bakan Yumaklı, Türkiye’nin 12,2 milyon ton depolama kapasitesine ulaştığını açıkladı. Bu sistem sayesinde yıllık yaklaşık 23 milyar liralık ürün israfının önlendiğini ve depolama kayıplarının yüzde 10-30 oranında azaldığını söyledi. Yumaklı, üreticilere sıfır faizli işletme kredileri ve analiz ücreti destekleriyle finansal kolaylık sağlandığını da aktardı. GELECEK HEDEFLERİ 2025 yılına kadar TARSİM kapsamının genişletilmesi, prim indirimleri ve yeni destekleme modelleri ile üreticilere daha fazla olanak sunulması planlanıyor. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar hububat üretiminde yüzde 13’lük bir artış hedeflediklerini açıkladı. BÖLGESEL TARIM MERKEZİ TÜRKİYE 186 ülkeye 2 bin 200 farklı ürün ihraç eden Türkiye, jeopolitik konumunu kullanarak bölgesel bir tarım merkezi olma yolunda ilerliyor. Kongreye, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra LİDAŞDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Genç, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte Haber

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait Bitkisel Üretim İstatistikleri'ni açıkladı. Verilere göre, yem bitkileri haricindeki tahılların üretimi bir önceki yıla göre yüzde 5 azalırken, sebze üretimi yüzde 5,6, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi ise yüzde 2,1 arttı. Yaklaşık üretim miktarları, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,5 milyon ton, sebzelerde 33,6 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 28 milyon ton olarak gerçekleşti. TAHIL, YAĞLI TOHUM VE ŞEKER PANCARI ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ 2024 yılında tahıl üretimi, bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,5 azalarak 39 milyon tona geriledi. Buğday üretimi yüzde 5,5 düşüşle 20,8 milyon ton oldu. Arpa üretimi yüzde 12 azalarak 8,1 milyon tona indi. Çavdar ve yulaf üretimi sırasıyla yüzde 15,7 ve yüzde 4,9 oranında azaldı. Mısır üretimi yüzde 10 düşerek 8,1 milyon tona geriledi. Kuru baklagillerde nohut üretimi 575 bin ton, kuru fasulye 279 bin ton, kırmızı mercimek 405 bin ton olarak kaydedildi. Patates üretimi ise yüzde 21,1 artışla 6,9 milyon tona ulaştı. Yağlı tohumlarda soya üretimi yüzde 30,9 artışla 180 bin ton olurken, ayçiçeği üretimi yüzde 0,1 azalışla yaklaşık 2,2 milyon ton oldu. Şeker pancarı üretimi yüzde 8,9 azalarak 23 milyon tona geriledi. SEBZE ÜRETİMİNDE ARTIŞ 2024 yılı sebze üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 33,6 milyon tona ulaştı. Domates üretiminde yüzde 9,9, kuru soğanda yüzde 1,2, salçalık kapya biberde yüzde 21,1 oranında artış yaşandı. Buna karşın, hıyarda yüzde 6,9, sivri biberde yüzde 0,6 ve beyaz lahanada yüzde 5 üretim düşüşü kaydedildi. MEYVE VE BAHARAT BİTKİLERİNDE ARTIŞ Meyve, içecek ve baharat bitkilerinin toplam üretimi yüzde 2,1 artışla 28 milyon tona çıktı. Elma ve çilek üretimi sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 10,4 oranında düşerken; nar üretimi yüzde 10,1, üzüm üretimi yüzde 2 arttı. Turunçgil grubunda mandalina, portakal ve limon üretimi sırasıyla yüzde 32,7, yüzde 30,3 ve yüzde 25,6 azaldı. Fındık yüzde 10,3, ceviz yüzde 18,3, Antep fıstığı yüzde 117,6 artış gösterdi. Muz üretimi yüzde 5,9 azalırken, zeytin üretimi yüzde 146,7 gibi dikkat çekici bir artış sergiledi. SÜS BİTKİLERİNDE AZALMA Süs bitkileri üretimi, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,1 düşüş gösterdi. Kesme çiçekler toplam üretimin yüzde 69,5'ini oluştururken, yüzde 0,1 düşüş yaşandı. Diğer süs bitkilerinde ise yüzde 17,4 oranında daha büyük bir azalma görüldü.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.