TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aydın

AGRONEWS - Aydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Aydın, İncir Döneriyle Yerel Ürünü Markaya Dönüştürüyor Video Galeri

Aydın, İncir Döneriyle Yerel Ürünü Markaya Dönüştürüyor

Aydın'ın en önemli tarım ürünlerinden biri olan incir, dünya genelinde büyük ilgi görürken, incirin tüketimini artırmak ve kentin marka değerini yükseltmek amacıyla uzun yıllardır çalışmalar yürüten Tuğba Kuruyemiş'in 25 yıl önce Türkiye'de ilk kez ürettiği "incir döneri" vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Dünyada incir üretiminde lider konumda bulunan Aydın'da, incirin farklı alanlarda kullanılmasını sağlamak amacıyla birçok yenilikçi ürün geliştiriliyor. İncir cipsinden incir kolonyasına kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen coğrafi işaretli Aydın inciri, yerel ekonomiye katkı sunarken, Tuğba Kuruyemiş de geliştirdiği 35 çeşit incir ürünüyle hem kentin tanıtımına hem de incir tüketiminin artmasına önemli katkı sağlıyor. Firmanın 25 yıl önce AR-GE çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı "İncir Döneri" ise hem görüntüsü hem lezzetiyle dikkat çekiyor. Geliştirme sürecinin ardından son halini alan ve döner formunda hazırlanan incir döneri ise hem görüntüsüyle hem de lezzetiyle dikkat çekiyor. Tuğba Kuruyemiş Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük; "Aydın'ımızın simgesi olan incirimizi birçok üretim departmanlarında ve bantlarda kullanmaktayız. İncirle alakalı 35 ayrı çeşit ürün çalışmaktayız. 2000 yılında incir döneri ile beraber Türkiye Geliştirme Ödülü'nü aldık. İnciri genç nesillere, çocuklarımıza daha nasıl sevdirebiliriz, tüketimi daha nasıl artırabiliriz adıyla yapılan AR-GE çalışmalarımız sonucunda Türkiye'de ilk incir döneri üretimine başladık ve çok sevildi. 25 yıl olmasına rağmen hala müşterilerimiz arayıp sorduğu bir ürünümüz. İncirimizi, cevizli incir, tahinli, çikolatalı incir, incir drajesi, metal kutularda olan Aydın Zeybekli incirlerimiz ve birçok daha incir çeşitlerimizi mağazalarımızda sunmaktayız" dedi.

Buharkent, Savcıllı’da 12 Ay Kesintisiz Sulama Dönemi Başlıyor Haber

Buharkent, Savcıllı’da 12 Ay Kesintisiz Sulama Dönemi Başlıyor

Aydın’ın Buharkent ilçesinde hayata geçirilen proje sonrasında Savcıllı Mahallesi’ndeki çiftçiler, yılın 12 ayı boyunca kesintisiz tarımsal sulama imkanına kavuşacak. Buharkent’in Savcıllı Mahallesi’nde tarımsal üretimde su sıkıntısının yaşandığı dönemlerde çiftçilerin kesintisiz sulama yapabilmesini sağlamak amacıyla önemli bir proje hayata geçiriliyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü öncülüğünde yürütülen pompaj hattı projesi ile Menderes Nehri’nden sulama kanalına su takviyesi yapılacak. Kısa sürede tamamlanması planlanan sistem sayesinde Savcıllı Mahallesi’nde çiftçiler, yılın 12 ayı boyunca kesintisiz tarımsal sulama imkanına kavuşacak. Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, projenin bölge tarımına büyük katkı sağlayacağını vurgulayarak, "İlçemiz tarımına değer katacak bu önemli yatırım için Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu’na ve ASKİ Genel Müdürümüz Sayın Hakan Olkaç’a teşekkür ediyorum. Projemizin tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Proje sahasında gerçekleştirilen incelemelere Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, ASKİ Genel Müdürlüğü Elektrik, Makina ve Malzeme İkmal Daire Başkanı Ali Akmeşe, AK Parti Buharkent İlçe Başkanı Ali Balıkçı, Belediye Meclis Üyeleri İdris Çakmakkaya, Ramazan Bingöl ve Yıldıray Çimen ile Mahalle Muhtarı Mehmet Çevik katıldı.

Hem bitki sağlığını korudular hem verimi artırdılar Haber

Hem bitki sağlığını korudular hem verimi artırdılar

Çiftçilerin en büyük giderleri arasında yer alan gübre ve ilaçlar artık üreticileri zorlamayacak. Manisalı çiftçiler ürünlerdeki hastalıklara karşı kimyasal ilaçlar yerine kullanmaya başladıkları Davut Suyu ürünü ve yerli Karia Bor Gübre ile hem hastalıkları unuttu hem de ürünlerindeki verim katlanarak arttı. Manisa'da çiftçiler, hastalıklara karşı kullandıkları yerli gübre ve kimyasal içermeyen "Davut Suyu" sayesinde hem ürünlerinde verimi artırdı hem de ilaç maliyetlerinden kurtularak sağlıklı tarımın kapısını araladı. Manisalı üreticiler ürünlerinde kullandıkları yerli malı gübre ve içinde kimyasal bulunmayan Davut Suyu ile hem hastalıklardan korunduklarını hem de verimin arttığını söyledi. Sebze ve meyvede en büyük sorunların başında gelen hastalıklar ve hastalıklarla mücadelede kullanılan kimyasal ilaçlar tamamen yerli ürünlerle tarihe karışacak. Kimyasal ilaçların geride bıraktığı pestisit kalıntılarının da görülmediği ürünler tüketiciler tarafından da güvenle tüketilebilecek. "Hastalıklardan kurtuldum verim arttı" Yaklaşık 3 yıl önce tanıştığı ürünler sayesinde hem hastalıkları artık unuttuklarını ve verimin çok fazla arttığını kaydeden Manisa'nın Saruhanlı ilçesine bağlı Koldere Mahallesinde faaliyet gösteren Çavuşlar Zeytincilik işletmecisi ve üretici Ahmet Çavuşlar, "3 yıldır kullanıyorum. İlk 2 yıl denemesini yaptım. Bu yıl 3. yıl olduğu için tamamen domateste, üzümde, biberde, tamamen Davut Suyu ve Karia bor kullanarak bu sebzeleri, meyveleri meydana getirdik. Öncelikle mantarı hastalıklar, domatesle tuta, kırmızı örümcek, Unlu bit, bu tür hastalıklarda faydasını kullandım ve gördüm. Gübreden bahsetmek istersek de Karia Bor gübresini kullanarak ürünlerimizde kalite beslemede herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Kaliteli bir ürün çıkardık. Çevrede duyduğum kadarıyla domates üretiminde rekoltede çok düşük bahsediliyor. Rekoltenin düşük olduğu bahsediliyor. Şu an ben bu arazimde 10 ton üzeri domates bekliyorum. Rekolte artışında destekleyici bir ürün olduğunu bahsediyorum, iddia ediyorum hatta. Gayet kaliteli bir ürün tüm çiftçilerimizin kullanmasını tavsiye ederim" dedi. "Ne üretici ne tüketici zehirlenmiyor" Yaklaşık 6 yıl önce 2 senelik bir çalışmanın sonucu elde ettiği ürüne Davut Suyu adını verdiğini ve bunun bir ilaçtan çok ürün olarak nitelendirdiklerini kaydeden Davut Suyu üreticisi Davut Eriş, "Normalde domates tarlasında, bağda veya sebzelerde o ürünü koruyabilmek için, yetiştirebilmek için birçok pestisit dediğimiz zehir ve kimyasallar kullanmak gerekiyor. Ancak bunu kullandığımızda sıfır pestisit artı birçok bitkiyi koruması zor olan unlu bit gibi, kırmızı örümcek gibi, tuta gibi bilhassa domatesçiler bu tuta'dan çok şikayetçidir. Allah'a şükür şu ana kadar kullanılan hiçbir yerde tuta denilen kurt olmadı. Meyvelere zarar veremedi. Kırmızı örümcek olmuyor. Akar grupları olmuyor. Artı bakteriyel hastalıkları olmuyor. Artı yine domatesli üniversitede denemesi yapılmıştı. Kökte yüzde 333 bir artış artı canlılık indeksinin yüzde 136 arttırdığı görülmüştü. Yani damlamadan ve üstten kullandığımızda sağlıklı kökle birlikte sağlıklı bitki oluyor. Dolayısıyla zararlılar veya mantari gibi hastalıklar veya bakteriyel hastalıklar kolay kolay yanaşamıyor. Yani yüzde 95 oranında başarılı. Ahmet Bey de yıllardan beri kullanıyor. Hatta ilk yıl kullandığında geniş arazileri vardır. Maliyeti azaltmak ve denemek maksadıyla ilk etapta iki defa kimyasal, bir defa Davut suyu kullanmıştı. İkinci yıl bir defa kimyasal, bir defa Davut suyu kullandı. Maliyet olağanüstü derecede düşüyor zaten. Ondan sonra dedi ki ‘Davut hocam bundan sonra sadece Davut suyu kullanacağım. Bana işte şu kadar mal getir.' ‘Ne oldu?' dedim. ‘Ya unlu bit olan yerde unlu bit yok. Kırmızı örümcek olan yerde kırmızı örümcek yok. Kurt olan yerde salkım güvesi olan yerde salkım güvesi yok. Biberlerim, domateslerim gayet güzel. Çok çok memnun kaldım.' dedi. Normal ilaçlama maliyetleriyle baktığımızda bilhassa büyük çiftçilerde çok büyük maliyetler oluşuyor. Ama Davut suyu kullanıldığında mecbur kalmadıktan sonra zaten herhangi bir şekilde zehir veya kimyasal kullanılmasına gerek kalmıyor. Dolayısıyla ilaçlama yaparken çiftçilerimiz kendilerini zehirlemiyor. Ürettikleri ürünle başkalarını zehirlemiyor. Hem maliyet açısından hem de sonuç itibarıyla mükemmel sonuçlara ulaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Bitki tamamen çalışır hale geliyor" Aydın'ın Nazilli ilçesinde faaliyet gösteren ve kendi geliştirdikleri gübrelerle üreticiye katkı sağlayan Karia Gübre sahibi İsmail Güler, "Borlu ürünümüzü 2-3 yıl araştırma enstitülerinde deneyerek bir ARGE çalışması yaparak yıldan yıla geliştirdik. İçerisinde komple bir kombi haline getirdik. Bitkinin kökünden dal budak, çiçek tutumu, dökülmesini engelleme, işte meyve iriliği gibi etkilerini artıracak mineraller kullanıyoruz. Ayrıca biliyorsunuz hava sıcak gidiyor. Su sıkıntıları yaşanıyor. Bunların da bir nebze önüne geçebilmek için ürünümüzün içerisinde stres hormonları da var. Bu sayede bitki sadece bir yerine değil tamamen çalışmış hale geliyor. Bu Türkiye genelinde zaten her yerde bayilerimiz var. Çiftçilerimiz bize kolayca ulaşabiliyor. Çiftçilerden gelen sonuçlar da çok güzel" ifadelerini kullandı. "Rekolte yüzde 30-40 arasında arttı" Kullandıkları ürünlerin faydalarını hemen görmeye başladıklarını kaydeden Ziraat Mühendisi Mehmet Çavuşlar, "Ürünlerimiz kesinlikle bayağı bir gelişti. Öncelikle Davut suyu, kullanarak halkalı leke, kara leke gibi önemli hastalıkları büyük ölçüde azalttık. Karia gübre ve onun çeşitleri sayesinde de zeytin tutumu, zeytin şişirme, sürgünler, yaprak parlaklığı olarak her türlü çok büyük fayda gördük. Sonucunu gördük. Rekolteyi neredeyse yüzde 30 yüzde 40 kadar arttırdık bölgemizde. Bu da çok güzel bir rakam. Hem maliyetimizi azalttık hem de ürünümüzün kalitesini fazlalaştırdık. Yani bu neredeyse aranan ve bulunamayan bir şey" dedi.

Koyun ve çobanların kıymeti bilinmedi, en büyük sorun yangınlar oldu Haber

Koyun ve çobanların kıymeti bilinmedi, en büyük sorun yangınlar oldu

Geçtiğimiz hafta İzmir Ödemiş'te meydana gelen orman yangınında keçi ve koyun sürülerinin otladığı alanlardaki ormanlık alanlarda yangının ilerlememesi önemli bir konuyu gündeme getirdi. Aydın dağlarında çobanlık yapan 46 yaşındaki İbrahim Kundak, koyun ve keçi sürüsünün yayıldığı bölgelerde tabandaki otlar temizlendiği için yangının yürümediğini belirterek, "Bir zamanlar koyun ve keçiler ormana zarar veriyor denilerek sanki orman zararlısı imiş gibi gösterdiler. Ancak son yıllardaki yangınlar gösterdi ki, çobanlar ve koyun-keçiler tam tersine ormanın koruyucusu ve faydalılarmış" diye konuştu. "2025 yılının ilk 6 ayında 3 bin 44 yangın çıktı" Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre; 2025 yılının ilk 6 ayında 1305'i ormanlık alanda 1739'u da orman dışı alanda olmak üzere toplam 3 bin 44 yangın çıktı. Meydana gelen bu yangınların 624'ü ise Temmuz ayının ilk haftasında meydana geldi. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ciddi risk oluşturan yangınlar özellikle Aydın, Muğla ve İzmir için ciddi tehdit oluşturmaya başladı. "Koyun ve keçinin girdiği yerde yangın yürümez" Aydın ile İzmir dağlarında yaklaşık 33 yıldır çobanlık yapan İbrahim Kundak, yangının zemini otlardan temizlenmeyen ormanlık alanlarda çok hızlı ilerlediğini ve kontrol altına almanın da çok güç olduğunu belirterek, "Çocukluğumdan beri dağlarda ve ormanlık alanlarda çobanlık yaparım. Daha önceki yıllarda defalarca dile getirdik. Kimse dikkate almadı. Koyun ve keçinin yayıldığı alanda yangın çıksa bile ateş yürümez. Koyun ve keçiyi orman için zararlı görüyorlardı. Eskiden yangın çıksa bile bu kadar ormanlık alan yanmazdı. Dağlarda çobanlar ve sürü sayısı azaldı, çıkan yangınların önün alınmaz hale geldi. Son Ödemiş yangınında çobanların bulunduğu alanlardaki ormanlar yanmadı, keçi ve koyunun faydasını gördüler. Türkiye'de orman yangınlarına karşı yapılacak en kolay ve en faydalı mücadele bence dağlarda koyun-keçi ve çoban sayısını artırmak olacaktır" diye konuştu.

Muğla’da aromatik bitkiler ekonomiye katkı sağlıyor Haber

Muğla’da aromatik bitkiler ekonomiye katkı sağlıyor

Tesisin sunduğu hizmet yalnızca Muğla ile sınırlı kalmıyor; Aydın, İzmir ve Antalya gibi illerden gelen talepler de karşılanıyor. Elde edilen uçucu yağlar, sıvı sabun, şampuan, kolonya, güneş kremi gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek kooperatifler aracılığıyla pazarlanıyor. Ören: "Lavantalarımızdan elde ettiğimiz yağı ekonomiye kazandırıyoruz" Yerkesik Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Feyzullah Ören elde edilen yağlardan çeşitli ürünler elde ettiklerini söyleyerek: "Büyükşehir Belediyemizden aldığımız 200 bin adet tıbbi aromatik bitkiyi, Koku Vadisi projesi kapsamında toprakla buluşturduk. Lavantaların hasat dönemindeyiz. Buradan elde ettiğimiz uçucu yağları sıvı sabun, şampuan, kolonya, güneş kremi gibi katma değeri yüksek ürünlere dönüştürerek pazarlıyoruz. Bu süreçte desteğini esirgemeyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ederiz" dedi. Paşalı: "Lavanta çiçeklerimi yağa dönüştürüp kooperatifimize satacağım" Filiz Paşalı elde ettiği ürünleri kooperatife satarak gelir elde edeceğini belirterek: "Büyükşehir’den aldığım 6 bin adet lavantayı Akçaova Mahallemizdeki arazime diktim. Üretmiş olduğum lavantaların çiçeklerini hasat ederek bugün distilasyon tesisine getirdim. Burada ürünümü yağa dönüştürerek kooperatifimize satacağım. Bu süreçte destek olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ediyorum" Babacık: "Tesisimize gelen ürünlerden uçucu yağ elde ediyoruz" Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde görevli Gıda Teknikeri Ahmet Babacık vatandaşların verilen hizmetten memnun olduğunu belirterek: "Yerel Tohum Merkezi’ndeki Distilasyon Tesisimizde vatandaşlarımızdan, vakıflardan, kooperatiflerden ve Koku Vadisi proje alanından gelen tıbbi aromatik bitkilerden uçucu yağ elde ediyoruz. Verdiğimiz hizmetten vatandaşlarımız çok memnun kalıyor" dedi. Başkan Aras: "Muğla’nın toprağına, üreticisine ve geleceğine yatırım yapıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras distilasyon merkezi ile ürünlerin katma değere dönüştüğünü belirterek, "Muğla’nın bereketli topraklarını koruyarak üretimi desteklemek, bizim temel önceliklerimizden biri. Yerel Tohum Distilasyon Tesisimiz bu anlayışın somut bir örneği. Kadın üreticilerimizden kooperatiflerimize kadar herkesin emeğini katma değere dönüştüren bu merkezle sadece tarımsal üretimi değil, kırsal kalkınmayı da güçlendiriyoruz. Lavanta, kekik, adaçayı gibi tıbbi aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağlar, sabun, şampuan ve kolonya gibi ürünlerle hem iç pazarda hem de dış pazarda karşılık buluyor. Bu süreç, yerelden kalkınmanın ve sürdürülebilir ekonominin güçlü bir halkasıdır. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin her adımında yanında olmaya, onları sadece desteklemekle kalmayıp aynı zamanda birlikte üretmeye ve birlikte büyümeye devam edeceğiz" dedi.

Aydın Çam Fıstığı Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret Tescili Aldı Haber

Aydın Çam Fıstığı Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret Tescili Aldı

Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden Aydın’ın uluslararası alandaki tarımsal gücü artarken, son olarak Aydın Çam Fıstığı da Avrupa Birliği’nde tescillenen ürünler arasına katıldı. Aydın Ticaret Borsası tarafından 24 Ağustos 2023’te Avrupa Birliği’ne yapılan menşe adı koruması başvurusu, başarıyla sonuçlandı. Başvuru sürecini tamamlayan Aydın Çam Fıstığı, 2 Haziran 2025 itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak Avrupa Birliği tarafından tescillenen 33. ürün oldu. Böylece zeytin ve incir gibi önemli ürünlerin arasına katılarak, uluslararası alanda tanınırlığını ve kalitesini pekiştirdi. Hasadın tamamlanmasıyla birlikte kozalak işleme tesislerinde yoğun mesai dönemi başlarken, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de işletmeleri denetleyerek süreç hakkında bilgi aldı. Aynı zamanda, Aydın Çam Fıstığı’nın tanıtımına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu. Müdürlük tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: > “İlimiz, çam fıstığı üretimindeki öncülüğünü bir adım daha ileri taşıyarak, Aydın Çam Fıstığı’nı 2 Haziran 2025 tarihi itibarıyla Avrupa Birliği coğrafi işaret tescil sistemi kapsamında tescillemiştir. Bu önemli başarı, yerli ürünümüzün uluslararası tanınırlığını ve kalitesini dünyaya göstermektedir.” Aydın’da çam fıstığı üretimi başta Koçarlı olmak üzere Bozdoğan, Söke, Karpuzlu, Çine ve Yenipazar ilçelerinde yoğun olarak gerçekleştiriliyor ve bölgesel tarım ekonomisine ciddi katkı sağlıyor. Bu kapsamda Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Altıntaş, Koçarlı’daki çam fıstığı işleme tesislerinden birini ziyaret etti. Tesis sahibi Serkan Karatosun, işletmenin faaliyetleri hakkında bilgi verdi ve yetkililerle karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.