Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aydın

AGRONEWS - Aydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ege Tarım Zirvesi’nde “Beka” uyarısı yapıldı Haber

Ege Tarım Zirvesi’nde “Beka” uyarısı yapıldı

Ege Üniversitesi Tarım Topluluğu tarafından düzenlenen Ege Tarım Zirvesi 2026, sektörün paydaşlarını ve akademik dünyayı bir araya getirdi. Zirvenin büyük ilgi gören ilk panelinde, iklim değişikliğiyle birlikte kapıya dayanan su krizi ve sürdürülebilir tarım stratejileri masaya yatırıldı. EÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Aşık’ın moderatörlüğünde yapılan “Kuraklıkla Mücadele: Tarımda Su Yönetimi Stratejileri” başlıklı oturumda, Türkiye’nin tarımsal geleceği için kritik uyarılar yapıldı. Ege Tarım Zirvesi 2026 kapsamında gerçekleştirilen ilk panelde, suyun sadece bir kaynak değil, stratejik bir beka meselesi olduğu vurgulandı. Panelde; İzmir Demokrasi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cenk Küçükyumuk, Devlet Su İşleri İşletme ve Bakım Dairesi Şube Müdürü Selçuk Güzelses ve Üretici Aydın Çondur, kısıtlı su kaynaklarının verimli kullanımı için geliştirilen yeni nesil çözüm önerilerini paylaştı. “FARKINDALIK YETMEZ, BİLİNÇ SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMALI” Prof. Dr. Cenk Küçükyumruk, sunumunda kuraklığın artık bir "ihtimal" değil, coğrafyamızın kaçınılmaz bir gerçeği olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Küçükyumruk “Kuraklık, içinde bulunduğumuz coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Ancak en büyük sorunumuz, bu konudaki farkındalığın kalıcı olmamasıdır. Önemli olan, bu bilinci her an canlı tutarak sürdürülebilir hale getirmektir. Bugün tarımda su kullanım oranları kritik seviyelere ulaşmış durumda. Unutmamalıyız ki küçük görünen tasarruflar bile büyük etkiler yaratma gücüne sahiptir. Özellikle sulama sistemlerindeki verimsizlik en temel problemlerimizden biri. Sulama, aslında ciddi bir uzmanlık alanıdır; bitkinin kök yapısından su ihtiyacına kadar teknik detaylara hâkim olunmadan doğru bir uygulama yapılamaz. İklim değişikliği artık kapımızda değil, günlük yaşamımızın tam içinde. Yağış rejimleri değişiyor, sıcaklıklar hızla artıyor ve Akdeniz havzasında yer alan ülkemiz bu krizin tam odağında bulunuyor. 2030 ve 2040 projeksiyonları bize gösteriyor ki; eğer suyumuzu bugünden doğru yönetmeye başlarsak, yaklaşan bu büyük krizin etkilerini ancak o zaman en aza indirebiliriz” dedi. “MEVCUT SUYLA TARIM ARTIK İMKÂNSIZ” Sunumunda su kaynaklarının alarm verdiğini ve artık geri dönülemez bir noktaya yaklaşıldığını hatırlatan Selçuk Güzelses ise “Küresel ısınmayla birlikte sıcaklıklarda yaşanan yaklaşık 1,5 derecelik artış, bölgemizi geri dönülemez bir noktaya sürüklüyor. Ege Bölgesi, özellikle İzmir ve Aydın, bu kuraklıktan en ağır darbeyi alan yerlerin başında geliyor. Gediz Havzası’ndaki su kaybımız dehşet verici boyutlarda. 1960’lı yıllarda Demirköprü Barajı’na gelen su miktarı 1,5 milyar metreküp seviyesindeyken, bugün bu rakam maalesef 243 milyon metreküpe kadar geriledi. Mevcut bu su miktarıyla geniş tarım alanlarımızı sulamamız artık imkânsız hale geldi. Bazı bölgelerimizde sulama süresi bir aya kadar düştü ve bu şartlar altında tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak oldukça zor. Çiftçilerimiz çaresizce yer altı sularına yöneliyor fakat orada da durum iç açıcı değil. Yer altı su seviyeleri dramatik bir şekilde 10 metreden 110 metreye kadar çekildi. Artık bu kaynakları büyük ölçüde içme suyu için ayırmak zorundayız, bu yüzden yeni kuyu açımını ciddi şekilde sınırlandırdık. Kendi kaynağımız tükenirken, tarımsal geleceğimizi bu riskli döngüden kurtarmak zorundayız” diye konuştu. “PAMUKTAN VAZGEÇİP BUĞDAYA YÖNELİYORUZ” Sunumunda çiftçi gözüyle kuraklığın sahada yarattığı mecburiyetleri ve çözüm yollarından bahseden Aydın Çondur “Kuraklığın sahadaki yıkıcı etkilerini biz üreticiler bizzat yaşıyoruz. Su kaynaklarımız o kadar kısıtlı bir hale geldi ki, bölge tarımının simgesi olan pamuk üretiminden vazgeçip artık su bulamadığımız için buğdaya yönelmek zorunda kalıyoruz. Bu durum, maalesef en verimli arazilerimizin potansiyelini yeterince değerlendiremememiz anlamına geliyor. Ancak bu kriz, bize su kullanım alışkanlıklarımızı değiştirmeyi de öğretti. Eskiden hoyratça yaptığımız sulamanın yerini, artık çok daha az suyla üretim yapma bilinci alıyor. Doğru teknikler ve kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerle verimi artırmanın yollarını keşfediyoruz. Şunu unutmamalıyız ki; sadece tarlada değil, günlük hayatımızdaki en küçük bireysel tasarruf bile geleceğimiz için büyük bir kurtuluş reçetesi olabilir” dedi. Konferansta; kapalı sulama sistemlerinden sensör destekli otomasyonlara, hayvancılıkta küçükbaşın teşvik edilmesinden deniz suyunun arıtılmasına kadar pek çok teknolojik ve stratejik çözüm ele alındı. Oturumun kapanışında, bilinçli su kullanımı sağlanmadığı takdirde bir gıda krizinin kaçınılmaz olduğu uyarısında bulunuldu.

Kuşadası’nda tarım arazileri imara açıldı, itiraz çağrısı yapıldı Haber

Kuşadası’nda tarım arazileri imara açıldı, itiraz çağrısı yapıldı

Kuşadası'nın Davutlar Mahallesi'nde yer alan ve seneler boyunca "tarımsal niteliği korunması gereken alan" olarak bilinen arazi yapılaşmaya açıldı. Evrensel'den Özer Akdemir'in haberine göre, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün düzenlediği plan değişikliğiyle, 442 ada 7-24 parseller turizm, ticaret ve sosyal tesis alanı olarak tanımlandı. Kuşadası Kent Dayanışması, alınan karara karşı çıkarak, vatandaşları itiraz dilekçesi vermeye çağırdı. Plan sürecinde göze çarpan belirsizlikler olduğu ifade edilirken, 2024 yılının Aralık ayında Aydın Büyükşehir Meclisi'nde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 2025 yılının Ekim ayında Kuşadası Meclisi'nde kabul görerek 28 Ocak 2026 tarihinde askıya alındı. Fakat üst planlarda "Ticaret + Konut" olarak geçen alanın alt planlarda "Turizm + Ticaret" şeklinde belirtilmesi ve oranların netleştirilmemesi, denetim sorunlarını beraberinde getiriyor. NÜFUS VE ALTYAPI HESAPLARI EKSİK Öte yandan itiraz dilekçesinde, Mekânsal Planlar Yönetmeliği'ne aykırı olarak yeni nüfus projeksiyonlarının yapılmadığına dikkat çekiliyor. Okul, ulaşım, yeşil alan gibi altyapı ihtiyaçlarının göz ardı edilmesinin bilimsel planlama ilkelerine ters düştüğü ifade ediliyor. Ayrıca Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün olumlu görüşünün detaylarının paylaşılmaması şeffaflık eleştirilerine yol açtı. EKOLOJİK DENGEDE TEHLİKE SİNYALİ Alanın yapılaşması, çevredeki tarım arazilerini baskılayarak doğal yapıyı bozabilir ve tarımsal üretimi riske atabileceği söyleniyor. Kent savunucuları, kamu yararı yerine ticari rantı ön plana çıkaran bu yaklaşımın çevresel tahribata neden olacağını savunuyor. İTİRAZ ÇAĞRISI DEVAM EDİYOR "Kuşadası hepimizin" diyen Kent Dayanışması, 1/1000 ölçekli plana karşı siyasi partiler, STK'lar ve vatandaşları Kuşadası Belediyesi'ne dilekçe vermeye davet etti. Askı süresi bitmeden (14 Şubat 2026 açıklamasına göre) katılımı artırarak kentin geleceğini korumayı hedefliyor.

Aydın hayvancılıkta Türkiye zirvesinde Haber

Aydın hayvancılıkta Türkiye zirvesinde

Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şubesi tarafından 2025 yılı boyunca sürdürülebilir hayvancılığın geliştirilmesi, hayvan sağlığı ve refahının korunması ile halk sağlığının güvence altına alınması amacıyla il genelinde yoğun saha çalışmaları ve denetimler gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda Aydın, büyükbaş hayvan varlığında Türkiye genelinde 8’inci, deve varlığında 1’inci, arılı kovan sayısında 6’ncı ve çiğ süt üretiminde 4’üncü sırada yer aldı. Hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında Bruselloz, Tüberküloz, Kuduz, Şarbon, Mavi Dil ve Şap başta olmak üzere salgın hastalıklara karşı toplam 2 milyon 178 bin doz aşı uygulandı. Bu kapsamda üreticilere 284,8 milyon TL tazminat ödemesi gerçekleştirildi. Yapılan taramalar neticesinde 86 işletmede 12 bin 984 büyükbaş hayvanı kapsayan Hastalıktan Ari İşletme Sertifikaları yenilenirken, 5 işletme AB Onaylı Süt Çiftliği olarak üretimine devam etti. Hayvansal ürün ihracatı kapsamında 3 bin 401 Veteriner Sağlık Sertifikası düzenlenerek 315 milyon dolar ihracat geliri elde edildi. Yeni Destekleme Modeli çerçevesinde ise üreticilere 559,8 milyon TL hayvancılık desteği sağlandı. Ayrıca Ulusal Kalıntı İzleme Programı kapsamında 347 numune alınarak gıda güvenliği denetimleri sürdürüldü. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sürdürülebilir hayvancılığı geliştirmek ve hayvan sağlığı ile halk sağlığını korumak amacıyla 2026 yılında da çalışmalarına aralıksız devam edecek.

Aydın, İncir Döneriyle Yerel Ürünü Markaya Dönüştürüyor Video Galeri

Aydın, İncir Döneriyle Yerel Ürünü Markaya Dönüştürüyor

Aydın'ın en önemli tarım ürünlerinden biri olan incir, dünya genelinde büyük ilgi görürken, incirin tüketimini artırmak ve kentin marka değerini yükseltmek amacıyla uzun yıllardır çalışmalar yürüten Tuğba Kuruyemiş'in 25 yıl önce Türkiye'de ilk kez ürettiği "incir döneri" vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Dünyada incir üretiminde lider konumda bulunan Aydın'da, incirin farklı alanlarda kullanılmasını sağlamak amacıyla birçok yenilikçi ürün geliştiriliyor. İncir cipsinden incir kolonyasına kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen coğrafi işaretli Aydın inciri, yerel ekonomiye katkı sunarken, Tuğba Kuruyemiş de geliştirdiği 35 çeşit incir ürünüyle hem kentin tanıtımına hem de incir tüketiminin artmasına önemli katkı sağlıyor. Firmanın 25 yıl önce AR-GE çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı "İncir Döneri" ise hem görüntüsü hem lezzetiyle dikkat çekiyor. Geliştirme sürecinin ardından son halini alan ve döner formunda hazırlanan incir döneri ise hem görüntüsüyle hem de lezzetiyle dikkat çekiyor. Tuğba Kuruyemiş Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük; "Aydın'ımızın simgesi olan incirimizi birçok üretim departmanlarında ve bantlarda kullanmaktayız. İncirle alakalı 35 ayrı çeşit ürün çalışmaktayız. 2000 yılında incir döneri ile beraber Türkiye Geliştirme Ödülü'nü aldık. İnciri genç nesillere, çocuklarımıza daha nasıl sevdirebiliriz, tüketimi daha nasıl artırabiliriz adıyla yapılan AR-GE çalışmalarımız sonucunda Türkiye'de ilk incir döneri üretimine başladık ve çok sevildi. 25 yıl olmasına rağmen hala müşterilerimiz arayıp sorduğu bir ürünümüz. İncirimizi, cevizli incir, tahinli, çikolatalı incir, incir drajesi, metal kutularda olan Aydın Zeybekli incirlerimiz ve birçok daha incir çeşitlerimizi mağazalarımızda sunmaktayız" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.