Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Balık

AGRONEWS - Balık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

40 bin gence teknolojik çiftlik desteği: 10 yılda tapu imkânı Haber

40 bin gence teknolojik çiftlik desteği: 10 yılda tapu imkânı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı’nın (TÜME) geliştirdiği proje ile 81 ilde tarıma ilgi duyan 40 bin genç için 100 büyükbaş kapasiteli 40 bin teknolojik çiftlik kurulması planlanıyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, bir grup gazeteciye yaptığı değerlendirmede, tarımdaki yaşlanma riskine dikkat çekerek, Türkiye’de çiftçi yaş ortalamasının 59 olduğunu, 18-32 yaş arası genç çiftçilerin oranının ise sadece yüzde 5 civarında kaldığını aktardı. Eğitimden geçecekler YÖK ile TÜME’nin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında ilk çiftliğin üniversitelerinde kurulacağını söyleyen Dalgar, “Ülke çapında otonom, yapay zekaya dayalı çiftlikler kurulacak. Çiftlikler ilk etapta 10 üniversitede kurulacak. Bunlar Ege, Ankara, Selçuk, Urla, Samsun 19 Mayıs, Harran, Erzurum Atatürk ve Tekirdağ Üniversitesi olarak belirlendi. Bir ayağı köyde olan, atasından kalma toprakları olan gençleri 3’er, 6’şar ay iyi bir eğitimden geçireceğiz. Tarıma ilgisi olan tüm gençler başvurabilecek. Onları donatacağız, akredite edeceğiz. Sonra da bu gençlere ‘hadi köyünden bana 4-5 dönüm arazi göster, oraya senin çiftliğini kuralım’ diyeceğiz” bilgisini verdi. Son teknoloji çiftlik Dalgar, Hollanda, Avusturya, Portekiz ve ABD’de teknolojiyle yönetilen çiftlikleri incelediklerini ve bu kapsamda kurulacak çiftliklerde son teknoloji robotların yer alacağını söyleyerek, “Teknolojiyi kullanan, bilimsel ve ideal standartlarda hayvancılık yapan gençler ile örneğin buzağı ölümlerini düşüreceğiz. Ortalama 25 litre süt alımını 45 litreye çıkaracağız. TÜME, üniversitelerde teknolojiye dayalı çiftlikler kuracak. Proje 10 üniversiteyle sınırlı kalmayacak. Hedef 40 bin çiftlik kurarak Türkiye genelinde 40 bin genci teknolojiyi kullanarak tarım, hayvancılık yapan bir noktaya taşımak. Eylül sonunda Şanlıurfa’daki Teknofest’e kadar 40 çiftliğin kurulması hedefleniyor” dedi. Yerli makineler Dalgar, TÜME Vakfı’nın gençlerin köyünde çiftliği kuracağını belirterek, “Gençler bekarsa 2, evliyse 3 asgari ücret maaş verilecek. Başarısına, performansına göre 5 ile 10 yıl sonunda da tamamen çiftlik o gence bırakılacak. Tarım teknolojisi üreten şirketler bu vakfın ekosisteminin paydaşı. Mesela süt sağım robotu üreten bir şirket düşünün. 40 bin çiftlik kurulduğunda 40 bin süt sağım robotu satacaksınız. Dolayısıyla bu işin sponsorluğunu da onlar üstleniyor. Yani fonu onlar finanse edecek. Çiftliğimizde yem itme robotu, gübre temizleme robotu, sağım robotu, yem karma robotları bulunacak. Bunların bazıları daha önce İsrail’den ithal ediliyordu. Şimdi Isparta’da bir firma yerli olarak üretiyor ve onları kullanıyoruz. Ayrıca yerli firmaların ürünlerine laboratuvar ortamında tam test deney raporu verebilmek için Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuru yaptık. Ağustos ayı gibi yetki almış olacağız” dedi. Gençler toprağı sürmüyor Türkiye’de çiftçi yaş ortalaması 59’a yükseldi. Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfus yaklaşık 5 milyonken, Bakanlık verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı 2,3 milyonu aştı. Bitkisel üretim açısından bakıldığında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilerin yüzde 14’ü genç, yüzde 59’u orta yaşlı, yüzde 27’si ise 65 yaş üstü. Hayvansal üretimde ise yüzde 23’ü genç çiftçi, yüzde 61’i orta yaşlı ve yüzde 16’sı 65 yaş üstü yetiştiriciden oluşuyor. Tarımın meslek olarak görülmemesi, ailelerin çocuklarını tarım dışı sosyal güvenliği olan işlere yönlendirmesi, köylerde sosyal altyapının zayıf olması, iklim değişikliği, su kısıtı, maliyet yükselişleri gençlerin alana olan ilgisini azaltıyor. Yem ithalatı için çözüm Dalgar, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Türkiye’nin yem ithalatına çözüm olacak bir proje başlattıklarını da belirterek, “Büyükbaş hayvan, tavuk, balık yemlerinde soya yoğun miktarlarda kullanıldığı için yıllık 4 milyar dolara yakın soya ithalatı var. Soyada su tüketimi fazla olduğu için üretim Türkiye’de istenilen seviyeye gelmiyor. Bunun az su isteyen, daha yüksek verimli türlerini üretebilmek için TAGEM’le bitkisel yem üzerinde bir çalışma başlatıyoruz” diye konuştu.

Tezgahlar istavritle doldu fiyatlar dibi gördü Haber

Tezgahlar istavritle doldu fiyatlar dibi gördü

Sakarya'da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ve aşırı avlanma nedeniyle hamsi sürülerinin rotasını Gürcistan'a çevirmesi, balık tezgahlarında dengeleri değiştirdi. Hamsinin azalmasıyla birlikte oluşan boşluğu, son günlerdeki bolluğuyla dikkat çeken istavrit doldurdu. Kilosu kalitesine göre 100 ile 150 lira arasında değişen ve "Körfez'in hamsisi"nin yerini alan istavrit, uygun fiyatı ve lezzetiyle vatandaşın yoğun ilgisini görüyor. "Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı" Tazeliği ve uygun fiyatı ile vatandaştan ilgi gören istavritin, hamsinin yokluğunu kapattığını ve tezgahları doldurduğunu belirten İbiş, "Vatandaş şu an istavriti bol miktarda tercih ediyor. Onun yanında hamsi yine satılıyor, kültür balıkları var çupra, levrek, somon gibi. Bunlar devam ediyor. Norveç'ten uskumru geliyor. Tezgahlarda balık boşluğu yok. Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı. İstavrit şu an geçen seneden daha uygun. Geçen senede istavrit 150-200 liralardaydı. Bu sene bol olduğu için 200 liradan başlayıp 100 liraya kadar geriledi. Biz elimizden geldiği kadar fiyatları uygun tutmaya çalışıyoruz. Kültür balıklarının 500 lira gibi bir fiyatı var. Vatandaşa biraz yükseğe kaçıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halkta faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" şeklinde konuştu. "Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" İbiş, hamsinin yokluğunun bu seneye özel bir durum olmadığını, iklim şartlarına bağlı olarak dönem dönem yaşandığını belirterek, "Her sene olan bir şey bu. İklim şartları iyi gitmediği zaman hamsi bu kadar çıkıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halk da faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" ifadelerini kullandı.

Denizlerdeki durgunluk balık tezgâhına yansıdı Haber

Denizlerdeki durgunluk balık tezgâhına yansıdı

Kocaeli'de balık sezonunun en verimli aylarının geride kalmasıyla birlikte tezgahlarda durgunluk yaşanıyor. İzmit'te balıkçılık yapan Kemal Bineklioğlu, sezonun doğal döngüsü ve güncel fiyatlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bineklioğlu, her yıl eylül ayında başlayan balık bolluğunun ocak ayına kadar sürdüğünü, bu tarihten itibaren şubat sonuna kadar ise denizlerde balık miktarının en alt seviyeye indiğini kaydetti. Bu döngünün yüzyıllardır değişmediğini belirten Bineklioğlu, "Hamsi bu dönemde azalır ve göç eder. Şubat ayının sonundan nisan ayına, hatta yaza kadar balık yeniden toparlanır ve mayıs ayındaki av yasağına kadar vatandaşın tüketebileceği balıklar çıkar" dedi. "Bu yıl balıkta yokluk senesi" Bu sezonun önceki yıllara göre biraz daha verimsiz geçtiğine de dikkati çeken Bineklioğlu, tarım ürünlerindeki rekolte düşüklüğüne benzer bir durumun denizlerde de yaşandığını ifade eti. Bineklioğlu, "Bu sene kırım senesi. Nasıl meyve-sebze de düşüş olduysa, balıkta da aynı durum var. Bu yıl balıkta yokluk yaşıyoruz" diye konuştu. "Balık doğal bir yiyecek" Balığın hala kırmızı ete alternatif olduğunu söyleyen Bineklioğlu, şunları kaydetti: "Hamsi 250-400 lira, istavrit 200 lira, mezgit 350 lira, tekir 400 lira, uskumru 250 lira. Bu fiyatlara piyasadan hiçbir kırmızı et ürünü alamazsınız. Balık doğal bir yiyecek. Tavuk 40 günde şişirilen bir ürün. 'Tavuk yenmez' demiyorum, ben de yiyorum, haftada bir gün kesinlikle yerim ama balığı her gün yeseniz de zarar vermez. Sağlıklı bir besin olduğu için vatandaşın balığı tercih etmesini isterim." Tezgahlarda güncel fiyatlar Balık miktarındaki azalma etiketlere de yansıdı. Tezgahlarda hamsinin kilogramı 250 ile 500 lira arasında değişirken, istavrit 200-300, mezgit 350-500, tekir 400-450, uskumru 250, çinekop ise 600 liradan satılıyor. Deniz çuprasının tanesi 350, deniz levreğinin tanesi ise 450 liradan alıcı buluyor.

Gürcistan hamsisi gelmedi tezgahlar buzhane hamsisine kaldı Haber

Gürcistan hamsisi gelmedi tezgahlar buzhane hamsisine kaldı

Karadeniz'de bugünlerde hamsi avında belirgin bir düşüş yaşanırken, özellikle 1 Ocak itibariyle Türk balıkçılar tarafından Gürcistan karasularında başlayan hamsi avı şu ana kadar beklentileri karşılamadı. Balıkçılar bugünlerde Türk karasularında azalışa geçen hamsi avında umutlarını Gürcistan'dan gelecek hamsiye bağlamıştı. Ancak Gürcistan'dan beklenen hamsinin gelmediği belirten balıkçılar geçtiğimiz yıl da Gürcistan'dan istenilen hamsinin gelmediğini hatırlattı. Balıkçılar, bu sezon da durumun değişmediğini ifade ederek şu anda satılan hamsilerin buzhane hamsisi olduğunu belirterek gönül rahatlığıyla tüketilebileceğini söylediler. Balıkçı esnaflarından Adem Kaygusuz, yaptığı açıklamada "Gürcistan'dan beklenen hamsi gelmedi. Şu anda orada hamsi avı yapılıyor ancak gümrük giderlerinin pahalı olması nedeniyle buraya gönderilemiyor. Geçen sene de Gürcistan'dan hiç hamsi gelmemişti. Şu an sattığımız hamsiler teknelerde şoklanmış hamsiler. Vatandaşlara bu hamsileri gönül rahatlığıyla tüketmelerini tavsiye ediyorum; buzhane kokusu bile yok. Şu an bölgemizdeki sularda hiç hamsi yok. Belki İğneada taraflarında çok az miktarda vardır ancak buraya gelecek durumda değil. İstavrit ise günlük olarak geliyor ve tam yenecek kıvamda. Bu sene palamut yoktu, hamsi boldu" dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış ise bu günlerde bol miktarda istavrit geldiğini ifade ederek "Gürcistan'dan hâlâ hamsi gelmedi ve piyasadaki hamsiler şoklu hamsilerden oluşuyor. Şu anda hamsi yok denecek kadar az, ancak bol miktarda istavrit geliyor. Havalar yavaş yavaş düzeldikçe diğer balık çeşitleri de tezgâhlarda yerini almaya başlayacak. Şu an istavritin yanı sıra barbun, mezgit, levrek, tirsi, karagöz, somon ve çupra çeşitlerimiz mevcut. Balık çeşitleri yavaş yavaş artıyor. Bölgemizdeki sularda hamsi avı neredeyse yok. Zaten hamsi göç balığı olduğu için bundan sonra geleceğini de pek tahmin etmiyorum" diye konuştu.

Bendevi Palandöken, Yılbaşı Öncesi Merdiven Altı Gıdaya Uyardı Haber

Bendevi Palandöken, Yılbaşı Öncesi Merdiven Altı Gıdaya Uyardı

Yılbaşı alışverişlerinde merdiven altı ürünlere karşı vatandaşlara uyarıda bulunan Palandöken, "Bildiğiniz üzere zehirlenme olaylarının birçoğu maalesef bu gecelerde, bu özel günlerde yaşanıyor. Özellikle merdiven altı ürünlere, akşam karanlığında arabanın arkasında satılan kuru yemiş veya karışık kuru yemiş adı altında sunulan, nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği bilinmeyen ürünlere karşı çok dikkatli olunmalı. O anda ısıtılmış, cazip gösterilen ve gerçek fiyatının çok altında sunulan bu ürünler ciddi risk taşıyor. Hele hele şarküteri ürünleri bu noktada çok daha önemli. Midye, ciğer, tavuk sote gibi ya da farklı malzemelerden yapılmış, içeriği belli olmayan ürünlere de özellikle dikkat etmek gerekiyor. Aksi halde hem kendinizin hem de misafirlerinizin, konuklarınızın sağlığını riske atmış olursunuz. Bunun için yapılması gereken tek şey; dikkatli olmak, kontrollü davranmak ve tanıdığınız, bildiğiniz, güvendiğiniz esnafa yönelmeniz sizin için en doğru tercih olacaktır. Bilindiği üzere pastırma, sucuk gibi şarküteri ürünleri; balık, ciğer gibi çabuk bozulabilen gıdalar ve sütlü ürünler çok hassas ürünlerdir. Bu ürünlerde ekstra dikkatli olunması gerekir. Fiyat olarak ekonomik gibi görünebilir ama sağlığınızdan olabilirsiniz" diye konuştu. "Yılbaşı gecesi taksici esnafımız 24 saat hizmet verecek" Öte yandan yeni yılda sevdiklerine ulaşmak için yola çıkacak vatandaşlara da uyarıda bulunan Palandöken, "O gece dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu da trafiktir. İnsanlar alkol alabiliyor, alkollü sürücüler trafiğe çıkabiliyor. Yorgunluk ve yılbaşı gecesinin karmaşasıyla kaza riski de artıyor. Bu nedenle mümkünse toplu taşıma araçlarını kullanmak ya da 24 saat hizmet veren taksi duraklarımızdan faydalanmak en doğru tercih olacaktır. Aracınızı kullanmak yerine, güvenli bir şekilde bu hizmeti veren arkadaşlarımızla yolculuk yapabilirsiniz. Sizin sağlığınız, geleceğiniz ve ailenizle birlikte bulunduğunuz aracın içindeki huzurun bozulmasını kimse istemez. Ancak maalesef bu tür olumsuzluklarla sık sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle yiyeceğimize, içeceğimize, alacağımız hediyelere ve bu hediyelerin niteliklerine dikkat etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. "2026 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum" Herkese huzurlu ve sağlıklı bir yıl dileyen Palandöken şu ifadelere yer verdi: "Bu ürünlerin insan sağlığına zararlı olup olmadığını kısa sürede anlamak her zaman mümkün olmayabilir. Günler azaldıkça korsan satıcıların, insan sağlığını hiçe sayan bu tür kişilerin sayısı da maalesef artıyor. Birincisi, trafik kurallarına mutlaka riayet edilmeli; mümkünse o gece araç kullanılmamalı, toplu taşıma ya da 24 saat nöbetçi olan taksi durakları tercih edilmelidir. Şimdiden 2026 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı, huzurlu ve ailenizle birlikte arzu ettiğiniz şekilde bir yılbaşı geçirmenizi temenni ediyorum."

Kafesten kaçtılar ama oltadan kaçamadılar Video Galeri

Kafesten kaçtılar ama oltadan kaçamadılar

Trabzon'un Vakfıkebir ilçesi açıklarında bulunan kafeslerden geçtiğimiz hafta başlayan somon hasadı sırasında kaçtıkları tahmin edilen ağırlığı 4-6 kg arasında değişen somonları tutmak için balıkçılar oltaları ile büyük çaba harcadılar. Trabzon'un Vakfıkebir ile Çarşıbaşı ilçeleri arasındaki sahil şeridi bugünlerde olta balıkçılarının uğrak yeri oldu. Bölgede açıkta bulunan somon kafeslerinde geçtiğimiz hafta somon hasadı başlarken, hasat sırasında kafesten veya tekneden denize kaçtığı tahmin edilen somonlar sahil şeridine akın etti. Bunu duyan olta balıkçıları sahile akın ederken, ağırlıkları 4-6 kg arasında değişen büyük somon balıkları balıkçıların yoğun ilgisini çekti. Somonları yakalamak için yoğun çaba sarf eden olta balıkçılarından Hüseyin Açıkgöz (44) gün boyu uğraşları sonrasında ağırlıkları 4-6 kg arasında değişen 10 somonu yakalamayı başardı. Açıkgöz, "Yıllardır bölgede dönem dönem somon kafeslerinin fırtınada parçalanmasından veya kafeslerden kaçan somonları tutarız ancak bu kadar büyük somonları hiç görmemiştik. Bir çok arkadaşımızın misinası koptu. Balıklar çok büyüktü ve bizleri çok uğraştırdı" dedi. Hüseyin Açıkgöz, tuttukları balıkların bazılarını fırınlara ekmek karşılığında verdiklerini, bazılarını ise arkadaşlarına dağıttığını sözlerine ekledi.

Gaziantep’te Ramazana Girerken Balık Bolluğu Haber

Gaziantep’te Ramazana Girerken Balık Bolluğu

GAZİANTEP (İHA) - Ramazan ayının başlamasına saatler kala Gaziantep’te balık tezgahları çeşit çeşit deniz ürünleriyle doldu. Karadeniz ve Ege’den gelen taze balıklar arasında en çok tercih edilenler palamut, hamsi, istavrit, levrek ve çipura oldu. Balık hali esnafı Ali Tekin, "Ramazan ile birlikte vatandaşın balığa talebi bayağı arttı. Satışlarımız da yüzde 100 arttı. Ramazan ayı nedeniyle şu an yaklaşık 40 çeşit balığımız geliyor. Halkımız balığa rağbet gösteriyor. Ramazan ayında yaklaşık 12 saat oruç tutuyoruz. Bundan dolayı vücut biraz yorgun düşüyor. Balıktaki omega-3 ve yine B12 vitaminleri vücuda katkı sağladığı için halkımız balığa daha çok ilgi gösteriyor. En çok hamsi, istavrit, levrek, çipura, palamut, deniz somonu, alabalık, mercan ve diğer balık çeşitlerimiz tercih ediliyor" diye konuştu. Gaziantepli vatandaşlar, iftar sofralarını zenginleştirmek için balık alımına yönelirken, hamsi 200 TL, palamut ise 250 TL’den satışa sunuldu. Ramazan’ın heyecanını yaşadıklarını belirten tüketicilerden Burak Coşkun, "Gaziantep'te daha çok et tüketiyoruz ama balık da kışın vazgeçilmez bir yiyeceği. Eşim ve çocuğumla balık almaya geldik. Balık tüketmeyi çok seviyoruz. O yüzden kendimizi balık tezgahlarında bulduk ve taze balık aldık. Ramazan ayının heyecanı da bizleri sardı. Esnafımıza kolaylık ve bol kazançlar diliyorum. İftar sofralarımızda mutlaka balık bulundurmaya çalışacağız" dedi.

Balık, Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi Olacak Haber

Balık, Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi Olacak

MERSİN (İHA) - Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, haftada en az bir kez tüketilmesi önerilen balığın Ramazan ayı boyunca da sofralarda yer alması gerektiğini vurguladı. Omega-3’ün yanı sıra birçok vitamin ve mineral içeren balığın, sağlıklı bir beslenme için önemli olduğunu belirten Polat, "Halkımızın Ramazan'da da balığı sofrasından eksik etmemesini istiyoruz" dedi. Ramazan alışveriş telaşı devam ederken, Polat, balığın uzmanlar tarafından yıl boyunca tüketilmesi tavsiye edilen değerli bir besin olduğunu hatırlattı. Balık sezonunun sürdüğünü ve Ramazan’a özel indirimler yaptıklarını belirten Polat, "Balık fiyatlarında bugünden itibaren yüzde 30 civarında indirim başladı" ifadelerini kullandı. "BALIK FİYATLARI ŞU AN ÇOK UYGUN" Ramazan’ın ilk haftasında balık tüketiminin genellikle düştüğünü söyleyen Polat, "Her gün aynı yiyecekler yenecek diye bir şey yok. İlk bir hafta balıkta durma olur. Bir haftadan sonra halkın tekrar balığa rağbeti artıyor. Havalar da serin geçiyor. Geçen yıla göre bu yıl balık tüketiminin artacağını düşünüyoruz. Biz de fiyatlarımızı bazı kalemlerde sabit, bazı kalemlerde de yüzde 30'a varan indirimler halinde düşürmeyi planlıyoruz. Balık fiyatları şu an çok uygun" dedi. Polat, sardalya ve hamsinin mevsim dolayısıyla en çok tercih edilen balıklar olduğunu söyledi. Hamsinin 150 TL, sardalyenin 120-150 TL arasında, barbunyanın 150-250 TL civarında, somonun ise 200 TL seviyelerinde satıldığını dile getirdi. "BALIK ZAHMETLİ DEĞİL, SAĞLIKLI BİR SEÇENEK" Balığın zahmetli bir yiyecek olduğu yönündeki yanlış algıya da değinen Polat, "Balık hiç zahmetli yiyecek değildir. Balığı yaparsınız, yanına bir salata, bir çorba koyarsınız. Zaten bir akşam yemeği, bir sahur yemeği yeniyor" dedi. Halkın Ramazan'ın ilk haftasından sonra balık tercih etme eğiliminde olduğunu yineledi. "BALIK, SAĞLIĞIN ANAHTARIDIR" Omega-3 bakımından en zengin yiyeceklerden biri olan balığın, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini vurgulayan Polat, "Balık, omega-3'ün yanı sıra diğer mineral ve vitaminler açısından da zengindir. Tamamen doğaldır. Tertemiz berrak denizlerden alıyoruz, taze taze günlük satışa sunuyoruz. Halkımızın Ramazan'da da balığı sofrasından eksik etmemesini istiyoruz. Balık vitamindir, sağlıktır, sıhhattir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.