TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Besicilik

AGRONEWS - Besicilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Besicilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe Video Galeri

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe

Elazığ'da 35 büyükbaş hayvanı bulunan ve köyünde süt satarak geçimini sağlayan Ömer Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan (TKDK) aldığı destekle 300 büyükbaş çiftliği kurdu. Eski geleneksel yöntemden modern üretime geçen Erdem, ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Elazığ'da yaşayan 3 çocuk babası Ömer Erdem (48), merkeze bağlı Alaca köyünde 35 büyükbaş besicilik yapıyor ve süt satarak geçimini sağlıyordu. Eski geleneksel yöntemlerle üretim yapan Erdem, hayali olan çiftlik için devletin sağladığı desteklerden faydalandı. 2014 yılında TKDK'ya başvuru yapan Erdem, devletten aldığı yüzde 60 hibe desteği ile 2015 yılında çiftliği kurarak modern yöntemlerle besiciliğe geçti. Yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik kapalı alana 300 büyükbaş hayvan kapasiteli çiftlik kuran Erdem, ardından çiftliğin üzerine GES kurdu. Toplamda 100 KW ile enerji ihtiyacını güneşten karşılayan Erdem, çiftliğin başta olmak üzere ürettiği mısır, yonca, arpa gibi ürünlerin elektrik enerjisini ücretsiz bir şekilde sağlıyor. Erdem, Simental cinsi 300 baş ile şu anda üretimini sürdürürken, kırmızı et üretiminde ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Yatırımlarını devam ettirdiğini aktaran işletme sahibi Ömer Erdem, "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" ifadelerini kullandı. "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" Merkeze bağlı Alaca köyünde besicilik yapan Ömer Erdem, "Biz daha önce eski geleneklere göre besicilik ve sütçülük yapıyorduk. Orada 35 hayvanla yapıyorduk. TKDK'nın projeleri oldu. Bizde gerekli kriterleri tamamladıktan sonra başvurumuzu yaptık. Arsada kendimizindi. Bu köyde bayağı arazimiz var. Burada hem ekip biçiyoruz hem de besicilik yapıyoruz. Puanımız yeterli olduğu için başvurumuz onaylandı. 300 büyükbaşla besicilik yapmak bizlere nasip oldu. 2014 yılında başvurmuştum 2015 yılında onaylanmıştı. Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik. Yüzde 60 artı yüzde 18 KDV'si vardı. O zamanlar bu kadar fazla besi çiftliği yoktu. Allah bize de nasip etti. Rabbim devletimize zeval vermesin. Bizlere destek oldular bizde çok güzel bir proje yaptık. 10 yıldır kesintisiz bu işi yapıyoruz. 35 hayvanla ben buraya geldim, şuanda 300 hayvanımız var. Buradan kazandıklarımızı da tekrar işletmelere yatırdık" dedi. "Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım" Erdem, "Çiftliğin üstünde 100 Kw GES var. Güneşten enerjimizi elde ediyoruz. Buradaki mısır, yonca ve çiftliğin elektrik giderlerini GES ile karşılıyoruz. Özellikle yaz ayında GES'İN sayesinde hayvanların ihtiyacı olan mısır ve yoncanın sulamalarını GES ile yapıyoruz. Ben bu çiftliği açtığım zaman 580 bin EURO'nun yüzde 60'ını hibe olarak aldım. Kırmızı et bizim ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir. Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım. Bu işi yapan insanların ya güzel meraları olmalı ya da büyük arazileri olmalıdır. Hayvanların ihtiyacı olan samanı satın alırsa, arpayı ve yemi satın alırsa kırmızı et fiyatlarında yükseliş olacaktır. Bu tür destekleri yapacaklar olan öncelikle köylüler olmalıdır. Burada iki çeşit hayvan üretiyoruz. Birisi kurbanlık olarak diğeri de kesim olarak Elazığ merkezde firmalara kesim yaptırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ordu’da besicilerin yüzünü güldürüp, verimi arttıran destek Video Galeri

Ordu’da besicilerin yüzünü güldürüp, verimi arttıran destek

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in, ‘nitelikli tarım’ projesi kapsamında uygulamaya koyduğu 5’li karışım kaba yem tohumu desteği besicilerden büyük ilgi gördü. Besicilerin arazilerine ektikleri 5’li karışım kaba yemler zaman içerisinde sütün veriminde ve kalitesinde artış yaşanmasını sağladı. Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla üreticilere verdiği destekler de artarak devam ediyor. Bu kapsamda yapılan çalışmalar ile hayvan yetiştiricilerine dağıtımı yapılan yem bezelyesi, yulaf, macar fiği, kılçıksız buğday ve tritikaleden oluşan 5’li kaba yem karışım tohumu yem maliyetlerini düşürmesi ve süt verimine katkısı dolayısıyla üreticilerin yüzünü güldürdü. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Çamaş ilçesi Edirli mahallesinde hayvancılık yapan Mehmet Çamaş’ın işletmesine bir ziyaret gerçekleştirdi. 5’li karışım kaba yem desteği ile hayvancılığa katkı sağladıklarını aktaran Başkan Güler, üreticilerin bu uygulamayı çok beğendini belirtti. "Karışım ile sütün verimi artıyor" 5’li karışım kaba yemin süt verimliliğine katkı sağladığını ifade eden Başkan Güler, "Tarım alanında önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Hem tohumu hem de ekim ve hasatta makineleri biz veriyoruz. 5’li karışım yem ile hayvancılıktaki önemli bir kalem olan yem meselesi halledilmiş oluyor. Çalışmalarımız hayvancılığı da harekete geçiriyor, sütün ve etin de kalitesi artıyor" dedi. Çamaş ilçesi Edirli Mahallesinde 5’li karışım yem bitkisi ekimi yapan Mehmet Çamaş isimli üretici, 32 dekar alanda ekim gerçekleştirdi. 5’li karışım yem bitkileri ile Büyükşehir Belediyesi sayesinde tanıştıklarını ve önemli bir tasarruf elde etmenin yanı sıra süt veriminin de arttığını ifade eden Çamaş, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e hem tohum hem de makine desteği dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Üreticilere 70 ton tohum dağıtıldı Öte yandan 2021 yılında başlayan 5’li karışım kaba yem desteği kapsamında Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından il genelinde üreticilere 70 ton tohum dağıtılırken 5 bin 600 dekar arazide de ekim gerçekleştirildi.

Kocaeli'de kurbanlıklar görücüye çıkmaya başladı Haber

Kocaeli'de kurbanlıklar görücüye çıkmaya başladı

Derince'de Kurban Bayramı hazırlıkları kapsamında kurulan hayvan pazarı, Türkiye'nin dört bir yanından gelen besicileri ve alıcıları buluşturdu. Pazarda büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıklar görücüye çıkarken, hem hayvanların kalitesi hem de fiyatlar dikkat çekiyor. Dağ ve yaylalarda doğal ortamda beslenen hayvanlar, vatandaşlara sağlıklı ve güvenilir kurbanlık seçenekleri sunuyor. Büyükbaş hayvanların fiyatları ortalama olarak 130 bin TL ile 220 bin TL arasında, küçükbaş hayvanların fiyatları ise 23-24 bin TL ile 30 bin TL arasında değişiyor. Yozgat'ın Kadışehri ilçesine bağlı Halıköy kasabasından gelen Ünal Solmaz, 20 yıldır Derince Hayvan Pazarı'na geldiğini belirtti. Müşteri memnuniyeti sayesinde bu işi bırakmadığını dile getiren Solmaz, "Hayvanlarımızı bir yıl öncesinden dağda otlatıyoruz, son 6 ayda ise kuru besiye alıyoruz. Kekik otu gibi doğal bitkilerle beslenen hayvanlarımızın eti çok lezzetli oluyor. Bu yıl 27 büyükbaş hayvan getirdim. Fiyatlarımız 130 bin TL ile 200 bin TL arasında değişiyor. Bütçeye göre 4 ila 7 hisseli hayvanlarımız mevcut. A6 numaralı alandayız, müşterilerimizi bekliyoruz" dedi. Van'dan gelen Metin Demir ise 20 yıldır kurbanlık işiyle uğraştığını belirterek, "Hayvanlarımız Van yaylalarında otluyor, bu da etin tadına yansıyor. Canlı ağırlıkları 95 ile 100 kilo arasında değişiyor. Bu yıl yaklaşık 120 küçükbaş hayvan getirdik. Fiyatlar 23-24 bin TL'den başlıyor, 30 bin TL'ye kadar çıkıyor" diye konuştu. "Ortalama hisse fiyatı 30 bin TL civarında" Besicilik yapan Servet Senen de, kurbanlıkların sağlık kontrollerinden geçtiklerini aktardı. Senen, "Hayvanlarımız veteriner hekimler tarafından kontrol edilerek pazara getiriliyor. En ufak bir sağlık sorunu olan hayvan zaten kurban olmaz, buraya getirilmez. Ortalama hisse fiyatı 30 bin TL civarında. 5 kişilik büyükbaş hayvanlar 150 bin TL, 7 kişilikler ise 210-220 bin TL arasında değişiyor" ifadelerini kullandı.

Van'da 60 bin TL'ye çoban bulunamıyor Haber

Van'da 60 bin TL'ye çoban bulunamıyor

Havaların ısınmasıyla hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvanlar yaylalara çıkarılırken, besiciler hayvanlarına bakacak çoban bulmakta zorlanıyor. İpekyolu ilçesi Bahçıvan Mahallesi Hacı Osman Camii önünde toplanan çobanlar, gün boyunca cami çevresinde bekleyerek gelen besicilerle pazarlık yapıyor. Ancak besicilerin teklif ettiği ücretler ile çobanların talepleri arasında ciddi farklar bulunuyor. Van'ın ilçeleriyle çevre illerden geldiklerini belirten çobanlar, istenen ücretlerin yüksek bulunmasına anlam veremiyor. Güvenceleri olmadan dağlarda geceli gündüzlü 4 ay boyunca hayvanlara baktıklarını vurgulayan çobanlar, işin zorluğuna dikkat çekiyor. Besici Mehmet Koç, çobanlarla yaptığı pazarlıklarda anlaşma sağlayamadığını belirtti. Çobanların aylık 100 ila 120 bin TL talep ettiğini ifade eden Koç, "Ben bu ücretle kazanç elde edemem. Biz ayda en fazla 60 bin TL verebiliriz. Masraflarıyla birlikte çobanın bize maliyeti 80 bin TL'yi buluyor. İki çoban olunca bu maliyet 160 bin TL'ye çıkıyor. 70 büyükbaş hayvanıma 4 ay boyunca bakılacak. Bu şartlarda hayvanları besiye bırakmak daha az maliyetli olur. Ayda 120 bin lira maaşla çobanın bakacağı hayvan sayısı az, bu maliyet bizi kurtarmaz" dedi. "Gece gündüz dağdayız" Geceli gündüzlü dağda hayvan baktıklarını dile getiren çoban Hamdullah Çiftçi ise "Bizler en az aylık 100 bin TL istiyoruz. Ancak besiciler bu maaşı bize çok görüyor. Gece gündüz hayvanlara bakacağız, sorumluluğumuz büyük. Bu yüzden talep ettiğimiz ücret çok görülmemeli" diye konuştu.

Dededen Toruna Uzanan Meslek: Canlı Hayvan Ticareti Haber

Dededen Toruna Uzanan Meslek: Canlı Hayvan Ticareti

ESKİŞEHİR (İHA) - Eskişehir’in Tepebaşı ilçesine bağlı Keskin Mahallesi'nde yaşayan ve halk arasında "cambaz" olarak bilinen Kemal Avcı, dedesinden ve babasından miras kalan canlı küçükbaş hayvan ticaretini sürdürüyor. Tam 15 yıldır bu işi yapan Avcı, hem besicilik yapıyor hem de Eskişehir kuzusunun ülke çapındaki kalitesine dikkat çekiyor. "İTHAL HAYVANLAR KESİLİNCE FİYATLAR DÜŞECEK" Kemal Avcı, işinin zorluklarını ve piyasadaki dalgalanmaları aktardı. Avcı, "Hayvancılık yapıyorum. Aynı zamanda kendi hayvanlarım da var. Halk arasında 'cambazlık' diyorlar. Eskiler öyle söylüyor da, yeniler 'canlı hayvan ticareti' diyor. Yaklaşık 15 yıldır bu işi yapıyorum. Daha öncesinde babam ve dedem de bu işi yapıyordu. Dededen ve babadan miras kalan bir meslek, bana onlardan devroldu. Zor iş, çünkü yıllın belli zamanlarında fiyat düşüyor ya da artıyor. Hükümet dışarıdan ithalat yapıyor. Mesela iç piyasada kırmızı et pahalandığı zaman özellikle Uruguay tarafından büyükbaş getiriyorlar. Bu hem kuzuyu hem de danayı etkiliyor. Bildiğim kadarıyla, yaklaşık olarak 6 milyon hayvan geldi ve iç piyasaya dağıldı. Onlar da yılbaşından sonra kesilecek. Bu da fiyatları düşürecek. Fiyatlar şu anda kuzu için 220-230 lira civarındayken, danalarda ise 350 lira" dedi. "ESKİŞEHİR KUZUSU, TÜRKİYE’NİN EN KALİTELİLERİNDEN BİRİ" Hayvan alımında dikkat ettiği noktaları ve Eskişehir kuzusunun özelliklerini vurgulayan Avcı, "Hayvan alırken dikkat etmemiz gereken unsurlar var. Hasta hayvan denk geliyor, eve götürüp de besiye attığımız hayvanların içerisinden verdiğimiz telefler oluyor. Bunları dikkate almamız gerekiyor. Şap, veba ve brusella sürekli olan hastalıklar. Hem sığırlarda hem de küçükbaşta oluyor. Biz buradan kuzuyu alırız, kendi besihanelerimize götürürüz. Oradan sonra da kuzu genellikle Balıkesir ve Bursa'daki büyük et firmalarına gider. Bu arkadaşlarımız kombinalarında hayvanı keser, nerede kuzu lazımsa oralara dağıtırlar. Eskişehir kuzusu, Türkiye'nin kaliteli kuzularındandır ve ince kuyruktur" diye ekledi. Avcı, hayvancılık sektöründe kalite artışına dikkat çekerek bilinçli üretim yöntemlerinin yaygınlaştığını ve Afyonkarahisar’ın Emirdağ bölgesinin bu işin merkezi olduğunu belirtti. Bu geleneksel meslek, sağlıklı üretim ve kaliteli dağıtım sayesinde bölgede yaşatılmaya devam ediyor.

Muş’ta Zorlu Kış Koşullarında Besicilik Mücadelesi Haber

Muş’ta Zorlu Kış Koşullarında Besicilik Mücadelesi

Zorlu Şartlara Karşı Direnç Muş’un Karabey köyündeki Kamiş mezrasında besicilik yapan çobanlar, sabahın erken saatlerinde soba yakarak güne başlıyor. Hayvanlarına saman ve arpa verip, onları karlı arazilerde meşe dallarıyla besliyorlar. Keçilerin kar üzerindeki hareket kabiliyeti, besicilere bir nebze kolaylık sağlıyor. Saatlerce soğuk hava ve karla mücadele eden çobanlar, sık sık kıyafet değiştirerek hastalıklardan korunmaya çalışıyor. Öğle yemeklerini doğa şartlarında hazırlayan besiciler, akşam hayvanlarını ağıllara götürerek yemlemeyi sürdürüyor. "Hayvancılık Zor Ama Vazgeçemeyiz" Besicilerden Abuzer Güngör, hayvancılığın zorluklarını şu sözlerle ifade etti: “Hayvanlarımızın doğumu yaklaşıyor. Sabahları karın üzerinde yürüyerek onları besliyoruz. Islanıyoruz, soğuk oluyor ama mecburuz. Her zaman tedbirli geziyoruz. Gün sonunda hayvanları ağılın yanına getirip tekrar saman veriyoruz. Hayvancılık zor ama geçim kaynağımız bu.” Soğuğa Karşı Mücadele ve Dayanışma Hayatullah Güngör ise yem ve samandan tasarruf etmek için zorlu kış şartlarında mezrada kaldıklarını belirtti: “Gece arkadaşlarla burada kalıyoruz. Karla ve soğukla mücadele ederek günümüzü geçiriyoruz. Dağda hayvanların yanında ateş yakıyoruz. Zor ama hayatımızdan memnunuz.” Geleneksel Yöntemlerle Süren Meslek Yusuf Yılmaz, günlük rutinlerini anlatarak, “Sabah erkenden kalkıyoruz, hayvanları otlatıyoruz. Meşe dallarıyla besliyoruz. Akşam saman ve arpa veriyoruz. Günü böyle tamamlıyoruz,” dedi. Muş’taki besiciler, tüm zorluklara rağmen bölgenin hayvancılık potansiyelini canlı tutarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.