TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Brezilya

AGRONEWS - Brezilya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Brezilya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Irak, Süt Üretimini Artırmak İçin Dev Projeleri Başlattı Haber

Irak, Süt Üretimini Artırmak İçin Dev Projeleri Başlattı

Irak Tarım Bakanlığı, ülkedeki süt üretimini artırmak ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla yeni stratejik projeleri hayata geçiriyor. Bu kapsamda Irak'ın iklimine uygun, günde 50 kilograma kadar süt verebilen özel inek ırkları ülkeye getirildi. Irak Tarım Bakanlığı Hayvansal Kaynaklar Dairesi Genel Müdürü Velid Muhammed Ruzuki, 25 Şubat 2026 Çarşamba günü (bugün) Rûdaw'a yaptığı özel açıklamalarda, ülkenin hayvancılık politikalarına dair önemli bilgiler paylaştı. Brezilya ve Kolombiya'dan canlı hayvan ithalatının kesintisiz sürdüğünü belirten Ruzuki, Gürcistan'dan da sınırlı sayıda koyun ithal edildiğini kaydetti. "Zirve döneminde günde 50 kilo süt veriyorlar" Ülke içi süt üretimini artırmayı hedefleyen büyük çaplı projelerin başlatıldığını vurgulayan Ruzuki, "Bunların en önemlisi Fedek Çiftliği'nde yürütülen Feyz-i Kasım projesidir. Bu proje kapsamında 165 gebe inek teslim alındı; doğum ve süt üretim süreci resmen başladı" dedi. Projeye özel olarak seçilen ineklerin Irak iklimine son derece uyumlu olduğunu belirten Ruzuki, "Bu hayvanların süt üretim kapasitesi mükemmel seviyede. Doğum sonrası günlük süt üretimi 30 kilogramı buluyor. Verimin zirve yaptığı dönemlerde ise bu rakam günde 40 ila 50 kilogram arasına çıkıyor" ifadelerini kullandı. 100 bin kapasiteli dev tesis yolda Ruzuki, önümüzdeki 1-2 yıl içinde faaliyete geçmesi planlanan yeni bir dev projenin daha müjdesini verdi. Kurulacak olan devasa tesisin hem süt üretimi hem de buzağı besiciliği odaklı olacağını belirten yetkili, tesisin 100 binden fazla hayvanı barındırma kapasitesine sahip olacağını açıkladı. Suni tohumlama ile yerel ırklar ıslah edilecek Tarım Bakanlığı'nın bir diğer önemli hedefi ise yerel hayvan ırklarının kalitesini artırmak. Bu amaçla yurt dışından yüksek kaliteli safkan boğalar ithal edilmesi planlanıyor. Nakliye masrafları dahil her bir boğanın maliyetinin 25 ila 30 milyon dinarı bulduğunu belirten Ruzuki, şu bilgileri verdi: "Amacımız bu boğalardan alınacak spermlerle yerel ineklerimize suni tohumlama yapmak. Kaliteli tek bir boğa, yaklaşık bin ineğin ırkını iyileştirebilir. Ancak bu planların tam anlamıyla hayata geçmesi, federal hükümetin gerekli bütçeyi tahsis etmesine bağlı." Irak'taki hayvan varlığı 17 milyonu aştı Hayvansal Kaynaklar Dairesi'nin güncel verilerine göre Irak genelinde toplam 17 milyon baş hayvan bulunuyor. Hayvan türlerine göre dağılım ise şu şekilde: Koyun: 13 milyon 900 bin İnek: 1 milyon 670 bin Keçi: 1 milyon 100 bin Manda: 612 bin Deve: 163 bin

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor Haber

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor

FAO, küresel tahıl stoklarının tüketime oranının 2025/26 sezonunda yüzde 31,8’e yükselmesinin beklendiğini bildirdi. FAO’ya göre bu oran, 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye olacak. FAO, 2025 küresel tahıl üretim tahminini bu ay yüzde 0,7 (19,9 milyon ton) artışla 3 milyar 23 milyon ton seviyesine yükseltti. FAO’ya göre bu revizyon, daha önce öngörülen rekor üretim beklentisini güçlendirdi. Buğdayda “tüm zamanların zirvesi” sinyali FAO, yukarı yönlü revizyonun ana nedeninin Arjantin, Kanada ve Avrupa Birliği’nde beklenenden yüksek buğday verimleri olduğunu bildirdi. Bu gelişme, dünya buğday üretimini yeni bir tüm zamanlar zirvesine taşıdı. Küresel iri taneli tahıl üretim tahmini de sınırlı ölçüde yukarı çekilerek yeni bir zirve seviyesine yerleşti. Revizyonda, Çin ve ABD’den gelen güncel veriler doğrultusunda mısır ekim alanının daha geniş olacağı ve verimin beklentilerin üzerinde seyredeceği öngörüsü etkili oldu. Ayrıca Avustralya ve Kanada’da arpa üretimine ilişkin yukarı yönlü düzeltmeler de rekor görünümü destekledi. Pirinçte rekor: 2025/26 tahmini 561,6 milyon ton FAO, 2025/26 pirinç üretim tahminini Aralık ayına göre 2,9 milyon ton artırdı. Revizyonun büyük kısmı Hindistan kaynaklı gerçekleşti. FAO, bunun hem ülkedeki 2024/25 hasadına ilişkin daha yüksek resmi değerlendirmelerle hem de devam eden sezonda Rabi ekimlerinin güçlü seyriyle uyumlu olduğunu belirtti. Küçük artışların Nepal, Nijerya ve bazı diğer ülkelerden geldiği; buna karşılık Filipinler’de fırtınaların verimi düşürmesi ve Venezuela’da tarihsel üretim revizyonları nedeniyle aşağı yönlü düzeltmeler yapıldığı aktarıldı. Sonuç olarak dünya pirinç üretiminin 2025/26’da 561,6 milyon ton (öğütülmüş bazda) olacağı, bunun yıllık bazda yüzde 2 artış ve tüm zamanların en yüksek seviyesi anlamına geldiği kaydedildi. Büyümeyi Bangladeş, Brezilya, Çin, Hindistan ve Endonezya sürüklerken; Madagaskar, Pakistan, Tayland ve ABD’deki daralmaların bu artışı sınırladığı belirtildi. 2026 mahsul görünümü: Kuzey yarımkürede buğday, güneyde mısır odağı FAO, 2026 mahsul beklentilerinde özellikle buğday ve mısıra dikkat çekti: AB: 2026 buğday ekim alanında sınırlı artış sinyali var. Şubat-Nisan döneminde yakın ortalama yağış ve elverişli hava koşullarıyla verimin 5 yıllık ortalamanın üzerinde, ancak geçen yılki “olağanüstü” seviyenin altında kalabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık: Ekim niyetleri buğday alanının hafif artabileceğine işaret ediyor. Gerekçe olarak elverişli ekim koşulları ve buğday fiyatlarının arpa-yulaf gibi alternatiflere göre daha cazip olması gösteriliyor. Rusya: Buğday ekim alanı yıllık bazda sınırlı düşüş gösteriyor. Toprak nemindeki kısıt ve olağandışı sıcaklık oynaklığı verim beklentilerini baskılıyor. Hindistan: Yüksek iç fiyatlarla rekor kışlık buğday ekimi bekleniyor. Kuzey üretim bölgelerinde süren elverişli hava nedeniyle 2026 görünümü pozitif. ABD: Düşük fiyatlar kışlık buğday ekimini hafif azaltırken, son iki aydaki normalden kurak koşullar bazı ana üretim bölgelerinde ürün durumunu zayıflattı. Güney yarımkürede ise iri taneli tahıllarda hasadın 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması bekleniyor: Arjantin: Şubat ayında bazı merkez bölgelerde kuraklık öngörüsüne rağmen, geçen yılın düşük ekim alanından sert toparlanma ve genel olarak iyi koşullar nedeniyle mısır üretimi artabilir. Brezilya: Güçlü iç/dış talep toplam ekim alanını yeni zirveye taşıyabilir. Ancak soya ekimindeki gecikme “safrinha” mısır ekimini öteleyebilir. Güney Afrika: Mısır alanı yüzde 3 arttı. Önümüzdeki aylarda beklenen ortalama-üstü yağış, verim beklentilerini destekliyor. 2025/26’da kullanım 2,938 milyar tona çıkıyor FAO, 2025/26 sezonunda dünya tahıl kullanımının 61,8 milyon ton (yüzde 2,2) artarak 2 milyar 938 milyon tona ulaşacağını öngördü. Artışın ana sürükleyicisi mısır kullanımında yüzde 3 yükseliş. Bunun yanısıra buğday, sorgum ve arpa kullanımında da artış bekleniyor. FAO, mısır kullanımındaki revizyonun özellikle Mısır’da kanatlı sektöründeki hızlı genişleme ile sığır ve su ürünleri faaliyetlerindeki büyüme ile ABD’de etanol üretiminde mısır talebinin güçlenmesi nedeniyle yapıldığını belirtti. Buna karşın arpa ve sorgum kullanımında aşağı yönlü düzeltmelerin artışı kısmen dengelediği aktarıldı. Buğday kullanımının Aralık’a göre 0,8 milyon ton yükseltildiği ancak yine de 2025/26’da yıllık yüzde 1,5 artış beklendiği ifade edildi. Pirinçte ise Hindistan, Pakistan ve Viet Nam’da gıda dışı kullanım beklentilerinin yükselmesiyle dünya pirinç kullanımının 2025/26’da 554,9 milyon tonla rekor seviyeye çıkacağı, bunun yüzde 2,7 artış anlamına geldiği kaydedildi. Stoklar güçleniyor FAO, 2026 sezon kapanışı itibarıyla dünya tahıl stok tahminini 10,9 milyon ton artırarak, stokların açılış seviyesine göre 67,6 milyon ton (yüzde 7,8) büyüyeceğini öngördü. Tüm ana tahıl türlerinde stokların artması beklenirken, özellikle büyük üretici ve ihracatçı ülkelerde rekor hasatların güçlü ihracata rağmen envanterleri büyüttüğü belirtildi. Mısır stokları: 28,7 milyon ton (+%10) artış; büyümenin büyük kısmı Brezilya ve ABD kaynaklı. Arpa stokları: 4,6 milyon ton (+%16,8) artış; ana sürükleyici AB’de birikim. Buğday stokları: 21,7 milyon ton (+%6,9) artış; başlıca ihracatçılar Arjantin, Kanada ve AB’de artış öngörülüyor; Çin ve Hindistan’da da birikim bekleniyor. Pirinç stokları: 2025/26 sonunda 217,7 milyon ton ile yeni zirve; Aralık tahminine göre 900 bin ton daha yüksek. Artışın ana nedeni Hindistan rezerv beklentisinin yukarı revize edilmesi. Bu çerçevede FAO, küresel tahıl stok/kullanım oranının 2025/26’da yüzde 31,8’e yükselmesini ve bunun 2001’den beri en yüksek seviye olmasını bekliyor. Tahıl ticareti sınırlı artışta: 501 milyon ton Dünya tahıl ticaretinin 2025/26 döneminde (Temmuz-Haziran) 501,0 milyon tona çıkması ve 2024/25’e göre 17,6 milyon ton (yüzde 3,6) artması bekleniyor. İri taneli tahıl ticareti: 235,6 milyon ton, yıllık +%2,6. Çin, Mısır ve İran’ın mısır alımlarını artırması bekleniyor. Buğday ticareti: 204,8 milyon ton, önceki sezona göre +12,0 milyon ton ancak 2023/24 rekorunun 6,5 milyon ton altında. Arjantin, Avustralya, AB ve Rusya’nın pazar payını geri kazanması; Kanada’nın satışlarının ise gerilemesi öngörülüyor. Çin talebi zayıf kalırken, İran, Özbekistan ve bazı ithalatçılarda iç ihtiyaçlar nedeniyle yukarı yönlü revizyon yapıldı. Pirinç ticareti: 2026 takvim yılında 60,6 milyon ton, 2025’e göre %0,6 düşüş. Asya’da ithalat kesintilerinin sürmesi beklenirken, Afrika başta olmak üzere diğer bölgelerde talebin daha güçlü olacağı tahmin ediliyor.

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor Haber

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor

FAO, küresel tahıl stoklarının tüketime oranının 2025/26 sezonunda yüzde 31,8’e yükselmesinin beklendiğini bildirdi. FAO’ya göre bu oran, 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye olacak. FAO, 2025 küresel tahıl üretim tahminini bu ay yüzde 0,7 (19,9 milyon ton) artışla 3 milyar 23 milyon ton seviyesine yükseltti. FAO’ya göre bu revizyon, daha önce öngörülen rekor üretim beklentisini güçlendirdi. Buğdayda “tüm zamanların zirvesi” sinyali FAO, yukarı yönlü revizyonun ana nedeninin Arjantin, Kanada ve Avrupa Birliği’nde beklenenden yüksek buğday verimleri olduğunu bildirdi. Bu gelişme, dünya buğday üretimini yeni bir tüm zamanlar zirvesine taşıdı. Küresel iri taneli tahıl üretim tahmini de sınırlı ölçüde yukarı çekilerek yeni bir zirve seviyesine yerleşti. Revizyonda, Çin ve ABD’den gelen güncel veriler doğrultusunda mısır ekim alanının daha geniş olacağı ve verimin beklentilerin üzerinde seyredeceği öngörüsü etkili oldu. Ayrıca Avustralya ve Kanada’da arpa üretimine ilişkin yukarı yönlü düzeltmeler de rekor görünümü destekledi. Pirinçte rekor: 2025/26 tahmini 561,6 milyon ton FAO, 2025/26 pirinç üretim tahminini Aralık ayına göre 2,9 milyon ton artırdı. Revizyonun büyük kısmı Hindistan kaynaklı gerçekleşti. FAO, bunun hem ülkedeki 2024/25 hasadına ilişkin daha yüksek resmi değerlendirmelerle hem de devam eden sezonda Rabi ekimlerinin güçlü seyriyle uyumlu olduğunu belirtti. Küçük artışların Nepal, Nijerya ve bazı diğer ülkelerden geldiği; buna karşılık Filipinler’de fırtınaların verimi düşürmesi ve Venezuela’da tarihsel üretim revizyonları nedeniyle aşağı yönlü düzeltmeler yapıldığı aktarıldı. Sonuç olarak dünya pirinç üretiminin 2025/26’da 561,6 milyon ton (öğütülmüş bazda) olacağı, bunun yıllık bazda yüzde 2 artış ve tüm zamanların en yüksek seviyesi anlamına geldiği kaydedildi. Büyümeyi Bangladeş, Brezilya, Çin, Hindistan ve Endonezya sürüklerken; Madagaskar, Pakistan, Tayland ve ABD’deki daralmaların bu artışı sınırladığı belirtildi. 2026 mahsul görünümü: Kuzey yarımkürede buğday, güneyde mısır odağı FAO, 2026 mahsul beklentilerinde özellikle buğday ve mısıra dikkat çekti: AB: 2026 buğday ekim alanında sınırlı artış sinyali var. Şubat-Nisan döneminde yakın ortalama yağış ve elverişli hava koşullarıyla verimin 5 yıllık ortalamanın üzerinde, ancak geçen yılki “olağanüstü” seviyenin altında kalabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık: Ekim niyetleri buğday alanının hafif artabileceğine işaret ediyor. Gerekçe olarak elverişli ekim koşulları ve buğday fiyatlarının arpa-yulaf gibi alternatiflere göre daha cazip olması gösteriliyor. Rusya: Buğday ekim alanı yıllık bazda sınırlı düşüş gösteriyor. Toprak nemindeki kısıt ve olağandışı sıcaklık oynaklığı verim beklentilerini baskılıyor. Hindistan: Yüksek iç fiyatlarla rekor kışlık buğday ekimi bekleniyor. Kuzey üretim bölgelerinde süren elverişli hava nedeniyle 2026 görünümü pozitif. ABD: Düşük fiyatlar kışlık buğday ekimini hafif azaltırken, son iki aydaki normalden kurak koşullar bazı ana üretim bölgelerinde ürün durumunu zayıflattı. Güney yarımkürede ise iri taneli tahıllarda hasadın 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması bekleniyor: Arjantin: Şubat ayında bazı merkez bölgelerde kuraklık öngörüsüne rağmen, geçen yılın düşük ekim alanından sert toparlanma ve genel olarak iyi koşullar nedeniyle mısır üretimi artabilir. Brezilya: Güçlü iç/dış talep toplam ekim alanını yeni zirveye taşıyabilir. Ancak soya ekimindeki gecikme “safrinha” mısır ekimini öteleyebilir. Güney Afrika: Mısır alanı yüzde 3 arttı. Önümüzdeki aylarda beklenen ortalama-üstü yağış, verim beklentilerini destekliyor. 2025/26’da kullanım 2,938 milyar tona çıkıyor FAO, 2025/26 sezonunda dünya tahıl kullanımının 61,8 milyon ton (yüzde 2,2) artarak 2 milyar 938 milyon tona ulaşacağını öngördü. Artışın ana sürükleyicisi mısır kullanımında yüzde 3 yükseliş. Bunun yanısıra buğday, sorgum ve arpa kullanımında da artış bekleniyor. FAO, mısır kullanımındaki revizyonun özellikle Mısır’da kanatlı sektöründeki hızlı genişleme ile sığır ve su ürünleri faaliyetlerindeki büyüme ile ABD’de etanol üretiminde mısır talebinin güçlenmesi nedeniyle yapıldığını belirtti. Buna karşın arpa ve sorgum kullanımında aşağı yönlü düzeltmelerin artışı kısmen dengelediği aktarıldı. Buğday kullanımının Aralık’a göre 0,8 milyon ton yükseltildiği ancak yine de 2025/26’da yıllık yüzde 1,5 artış beklendiği ifade edildi. Pirinçte ise Hindistan, Pakistan ve Viet Nam’da gıda dışı kullanım beklentilerinin yükselmesiyle dünya pirinç kullanımının 2025/26’da 554,9 milyon tonla rekor seviyeye çıkacağı, bunun yüzde 2,7 artış anlamına geldiği kaydedildi. Stoklar güçleniyor FAO, 2026 sezon kapanışı itibarıyla dünya tahıl stok tahminini 10,9 milyon ton artırarak, stokların açılış seviyesine göre 67,6 milyon ton (yüzde 7,8) büyüyeceğini öngördü. Tüm ana tahıl türlerinde stokların artması beklenirken, özellikle büyük üretici ve ihracatçı ülkelerde rekor hasatların güçlü ihracata rağmen envanterleri büyüttüğü belirtildi. Mısır stokları: 28,7 milyon ton (+%10) artış; büyümenin büyük kısmı Brezilya ve ABD kaynaklı. Arpa stokları: 4,6 milyon ton (+%16,8) artış; ana sürükleyici AB’de birikim. Buğday stokları: 21,7 milyon ton (+%6,9) artış; başlıca ihracatçılar Arjantin, Kanada ve AB’de artış öngörülüyor; Çin ve Hindistan’da da birikim bekleniyor. Pirinç stokları: 2025/26 sonunda 217,7 milyon ton ile yeni zirve; Aralık tahminine göre 900 bin ton daha yüksek. Artışın ana nedeni Hindistan rezerv beklentisinin yukarı revize edilmesi. Bu çerçevede FAO, küresel tahıl stok/kullanım oranının 2025/26’da yüzde 31,8’e yükselmesini ve bunun 2001’den beri en yüksek seviye olmasını bekliyor. Tahıl ticareti sınırlı artışta: 501 milyon ton Dünya tahıl ticaretinin 2025/26 döneminde (Temmuz-Haziran) 501,0 milyon tona çıkması ve 2024/25’e göre 17,6 milyon ton (yüzde 3,6) artması bekleniyor. İri taneli tahıl ticareti: 235,6 milyon ton, yıllık +%2,6. Çin, Mısır ve İran’ın mısır alımlarını artırması bekleniyor. Buğday ticareti: 204,8 milyon ton, önceki sezona göre +12,0 milyon ton ancak 2023/24 rekorunun 6,5 milyon ton altında. Arjantin, Avustralya, AB ve Rusya’nın pazar payını geri kazanması; Kanada’nın satışlarının ise gerilemesi öngörülüyor. Çin talebi zayıf kalırken, İran, Özbekistan ve bazı ithalatçılarda iç ihtiyaçlar nedeniyle yukarı yönlü revizyon yapıldı. Pirinç ticareti: 2026 takvim yılında 60,6 milyon ton, 2025’e göre %0,6 düşüş. Asya’da ithalat kesintilerinin sürmesi beklenirken, Afrika başta olmak üzere diğer bölgelerde talebin daha güçlü olacağı tahmin ediliyor.

MTB Başkanı Özdemir: Haber

MTB Başkanı Özdemir: "Mersin pilot il olabilir"

Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, 2,1 trilyon dolarlık dünya tarımsal ihracatının yaklaşık yüzde 40’ının AB ülkeleri tarafından gerçekleştirilirken, 127 milyar dolarlık ihracatı ile Hollanda'nın, AB ülkeleri arasında birinci sırada yer aldığını belirterek, "Mersin’i küçük bir Hollanda olarak görebiliriz. Devletimiz, tarım ve gıda politikalarını Hollanda modelini temel alarak yeniden şekillendirebilir ve Mersin’i bir pilot bölge ilan ederek bu politikaların uygulamasına buradan başlayabilir" dedi. Özdemir, yazılı açıklamasında, Türkiye'nin 68,5 milyar dolarlık tarımsal hasılasıyla Dünya Bankası istatistiklerine göre Avrupa’da birinci ve dünyada 9. sırada yer alırken, Mersin ise Türkiye'nin tarım ve gıda sektöründe önemli bir role sahip olduğunu belirtti. Kentin, bitkisel üretim değerinde 3., tarımsal ihracatta 4. ve tarımsal hasılada 5. sırada olduğunu kaydeden Özdemir, özel ticaret sistemi verilerine göre Mersin’in ihracatının yaklaşık yüzde 70’inin tarım ve gıda ürünlerinden oluştuğunu vurguladı. Türkiye ve Mersin'in tarım ve gıda sektöründe daha da gelişme potansiyeli bulunduğunu söyleyen Özdemir, bu doğrultuda Hollanda örneğinin iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Ticaret Merkezi istatistiklerine göre Hollanda'nın, Amerika ve Brezilya’nın ardından en fazla tarımsal ihracat yapan üçüncü ülke olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Ancak, Hollanda’nın başarısının asıl önemi, Amerika’ya kıyasla 230 kat, Brezilya’ya kıyasla ise 125 kat daha küçük tarım arazisiyle bu performansı göstermesinden kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin tarımsal ihracatı 31 milyar dolar iken, yüzölçümü bakımından Türkiye’nin 19’da biri ve tarım arazisi açısından 21’de biri olan Hollanda’nın ihracatı 127 milyar dolardır. Bu rakam, Türkiye'nin tarım ve gıda ihracatının dört katından fazladır" diye konuştu. "Hollanda, AB ülkeleri arasında ilk sırada" 2,1 trilyon dolarlık dünya tarımsal ihracatının yaklaşık yüzde 40’ının AB ülkeleri tarafından gerçekleştirilirken, 127 milyar dolarlık ihracatı ile Hollanda'nın, AB ülkeleri arasında birinci sırada yer aldığına işaret eden Özdemir, Hollanda’nın tarımsal ihracatının yüzde 66’sını kendi ürettiği ürünlerden, yüzde 34’ünü ise transit ihracattan oluştuğuna dikkat çekti. Arazilerin yüzde 66’sının tarım amaçlı kullanıldığı, ortalama çiftlik büyüklüğünün 32 hektar olduğu ve yaklaşık 51 bin çiftlik bulunan Hollanda'nın başarısının temelinde, ithalat yoluyla getirilen hammaddelerin, işlenmiş ürünlere dönüştürmesi ve bu katma değerli ürünleri pazarlayabilme stratejisinin yattığını söyleyen Özdemir, "Hollanda'nın 127 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatına karşılık 84 milyar dolar tarım ve gıda ithalatı bulunmaktadır. Aradaki fark, Hollanda’nın katma değerli ürün oluşturma kapasitesinin gelişmişliğini göstermektedir" ifadelerini kullandı. "Mersin'i küçük bir Hollanda olarak görebiliriz" Hollanda’nın bu başarısında kamu-özel sektör-üniversite iş birliğinin önemli rol oynadığını kaydeden MTB Başkanı Özdemir, şöyle devam etti: "Bu üçlü iş birliği, tarım ve gıda sektörünün daha üretken ve verimli olmasını sağlamaktadır. Gıda Vadisi bölgesi, uluslararası gıda şirketleri, araştırma enstitüleri, Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezini bünyesinde barındırarak bu iş birliğinin merkezidir. Bu bölge, teknolojik buluşların sanayide kullanımını yaygınlaştırması açısından önemlidir ve tarım ve gıda sektörü için dinamik bir bilgi merkezi konumundadır. Mersin, yüzölçümü olarak Hollanda’nın yaklaşık yüzde 40’ına eşdeğer olup, 10 ürünün üretiminde Türkiye’de ilk sırada, 30 ürünün üretiminde ise ilk üçte yer almaktadır. Serbest bölgesi, gümrük antrepoları, organize sanayi bölgeleri, limanı ve lojistik imkanları ile Mersin’i küçük bir Hollanda olarak görebiliriz. Devletimiz, tarım ve gıda politikalarını Hollanda modelini temel alarak yeniden şekillendirebilir ve Mersin’i bir pilot bölge ilan ederek bu politikaların uygulamasına buradan başlayabilir. Güçlü olduğumuz yerli ürünlerin yanı sıra, ithal edilen hammaddeleri katma değeri yüksek işlenmiş ürünlere dönüştürecek mekanizmalar kurmalıyız. Böylece hem kendi ürünlerimiz ile doğrudan ihracat hem de ithal ürünlerle transit ihracatta hacmimizi artırabiliriz. Devletimizden beklentimiz, bu dönüşümün sağlanmasına yönelik adımların atılması ve ilgili teşvikler ile desteklerin bu doğrultuda düzenlenmesidir. Bu oluşumun gerçekleşmesi için gerekli alt yapı, işgücü ve ticaret kültürü ilimizde fazlasıyla mevcuttur. Bu oluşum, kamu-özel sektör-üniversite iş birliği ile desteklenirse, Mersin ülkemizin tarım ve gıda üssü haline gelebilir." Hedeflerinin, geleceğin sektörü olan tarım ve gıda sektöründe daha aktif bir rol üstlenmek olduğunu vurgulayan Özdemir, "Eğer bu model, pilot bölge olarak Mersin’de başarılı olursa, Türkiye’nin diğer bu modele uygun bölgelerine de yaygınlaştırılabilir. Böylece, dünyada ilk 10’da yer aldığımız tarımsal hasıladaki güçlü pozisyonumuzu, tarımsal ihracata taşıyarak şu anda 21. sırada bulunduğumuz ihracat sıralamasında çok daha yukarılara çıkabiliriz" dedi.

Hububat ihracatçılarının yeni rotası Brezilya Haber

Hububat ihracatçılarının yeni rotası Brezilya

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Latin Amerika’nın en büyük uluslararası süpermarket fuarı olan APAS’ta 15-18 Mayıs tarihlerinde Türk ürünlerini tanıttı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Türk ihracatçısı Uzak Ülkeler Stratejisi ile 2023 yılını küresel atak yılı ilan etti. Biz de 15- 18 Mayıs 2023 tarihlerinde Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi Brezilya ile sahaya indik. 22 Türk firmamız Sao Paulo’da dört gün boyunca Türk ürünlerimizi başarıyla tanıttı. Birliğimiz standında katılımcı ve ziyaretçilere Türk kahvesi ve Türk lokumları ikram ederek tadım etkinlikleri düzenledik” dedi. “Sektörümüz gıda ihracatında lider” “Brezilya nüfus olarak dünyanın en kalabalık 6’ıncı ülkesi olduğunu dile getiren Başkan Öztürk, “Aynı zamanda Latin Amerika’nın 10 ülkesiyle komşu. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü olarak Brezilya’ya 8 milyon dolar ihracatımız var. Sektörümüz gıda ihracatında lider. Gıda ihracatının yüzde 40’dan fazlasını hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatçılarımız yapıyor. Brezilya uzak bir destinasyon olması sebebiyle zor bir pazar ve maliyetler yüksek ancak ihracatımızı daha yukarıya taşıyacak potansiyelimiz var. APAS Fuarı bu sene 22 farklı ülkeden 820 katılımcı firma ve yaklaşık 65 bin ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda gördüğümüz ilgiden son derece memnunuz” diye konuştu. Fuarda T.C. Sao Paulo Başkonsolosu Gürsel Evren, Ticaret Ataşeleri Seçil Önel ve Gökçen Türk, birliğimiz standı ile diğer Türk firma katılımcılarının stantlarını ziyaret ederek Brezilya pazarı hakkında bilgilendirmelerde bulundular.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.