Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Buğday Fiyatları

AGRONEWS - Buğday Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Buğday fiyatları yükselişe geçti Haber

Buğday fiyatları yükselişe geçti

ABD, Avustralya, Karadeniz tarım bölgesinin bazı kısımları ve Avrupa dahil olmak üzere önemli bölgelerdeki kuraklık buğday arzı görünümünü olumsuz etkiledi. Süregelen hava koşulları endişeleri ve İran savaşıyla bağlantılı olarak gübre tedarikindeki sıkılaşma, buğday arzı görünümüne ilişkin kaygıları artırırken, buğday fiyatları yaklaşık iki ayın en büyük haftalık artışını kaydetmeye hazırlanıyor. Chicago Ticaret Borsası'ndaki buğday vadeli işlemleri, Şubat ayından bu yana en büyük sıçramayı kaydederek haftalık bazda yaklaşık yüzde 5'lik bir artış kaydetti. Vaisala XWeather'ın son tahminlerine göre, ABD'nin Büyük Ovalar bölgesinde kuraklık koşullarının devam etmesi beklenirken, Avustralya'da ise tarım girdilerinde yaşanan kıtlık ve süregelen kuraklık, başlıca üretici ve ihracatçı olan ülkede buğday ekim alanlarını olumsuz etkiledi. Ayrıca, Karadeniz bölgesinin bazı kısımlarında ve Avrupa'nın bazı bölgelerinde de olumsuz hava koşulları dünyanın en büyük üretim bölgelerinden bazılarında buğday arzı görünümünü etkiledi. ABD Başkanı Donald Trump, Amerika ve İran'ın kalıcı bir ateşkes sağlayabileceğini söyleyerek, yedinci haftasının sonuna yaklaşan çatışmanın biteceğine dair olumlu bir hava yarattı. Ancak Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalmaya devam ederek enerji ve gübre krizini uzatıyor ve dünya çapında önemli ürünlerin üretimini tehdit ediyor. Chicago buğdayı yüzde 0,1 artışla 6,07 dolardan işlem görürken Kansas buğdayı yüzde 0,3 artışla 6,56 dolara yükseldi. Mısır yüzde 0,1 artarken, soya fasulyesi yüzde 0,1 düştü.

Küresel gıda fiyatları savaş etkisiyle yükseldi Haber

Küresel gıda fiyatları savaş etkisiyle yükseldi

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi Mart itibariyle üst üste ikinci ayda da yükseliş kaydetti. İran savaşının da etkisiyle FAO Gıda Fiyat Endeksi Mart'ta aylık bazda yüzde 2,4 yükselirken, yıllık bazda yüzde 1 arttı. Tahıllar, et, süt ürünleri, bitkisel yağlar ve şeker gibi tüm emtia gruplarındaki fiyat endeksleri, yalnızca temel piyasa dinamiklerini değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanmasıyla bağlantılı olarak artan enerji fiyatlarına verilen tepkileri de yansıtarak farklı derecelerde yükseldi. FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Mart'ta aylık bazda yüzde 1,5 artarken, yıllık bazda yüzde 0,6 arttı. Söz konusu artış, pirinç hariç tüm başlıca tahılların fiyatlarındaki yükselişi yansıtıyor. Uluslararası buğday fiyatları yüzde 4,3 arttı; bu artış, ABD'de kuraklık endişeleri nedeniyle kötüleşen mahsul durumu değerlendirmeleri ve Avustralya'da beklenen yüksek gübre maliyetlerine bağlı olarak ekim alanlarının azalması beklentileriyle desteklendi. Bu yukarı yönlü baskılar, Avrupa'daki genel olarak elverişli mahsul koşulları ve ihracatçılar arasındaki güçlü rekabet ile kısmen dengelendi; bu rekabet, hala rahat arz seviyeleriyle desteklendi. Dünya mısır fiyatları ise yüzde 0,9 arttı. Mısır fiyatlarındaki artışın nedeni, kuzey yarımkürede ekim öncesinde gübre fiyatlarının karşılanabilirliği endişelerinden ve daha yüksek enerji fiyatlarına bağlı olarak iyileşen etanol talebi beklentilerinden gelen dolaylı desteğe rağmen, küresel arzın piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi olarak yorumlandı. Arpa ve sorgum fiyatları da arttı. Buna karşılık, FAO Tüm Pirinç Fiyat Endeksi Mart 2026'da %3,0 oranında düşüş gösterdi; bu düşüş, hasat baskısı, ithalat talebindeki zayıflama ve ABD doları karşısındaki kur değer kayıplarının birleşimiyle tetiklenen, tüm önemli pazar segmentlerindeki fiyat düşüşlerini yansıtıyor. FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Mart'ta aylık bazda yüzde 5,1 artış göstererek üst üste üçüncü aylık artışı kaydetti. Endeks ayrıca bir yıl önceki seviyesine göre yüzde 13,2 üzerinde yer aldı. Sürekli artış, palm, soya, ayçiçeği ve kolza yağlarında daha yüksek fiyatlardan kaynaklandı. Uluslararası palm yağı fiyatları 2022 ortalarından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve soya yağına göre primli bir konuma geçti; bu durum büyük ölçüde ham petrol fiyatlarındaki keskin artışların yansımalarını yansıtırken, Malezya'daki beklenenden düşük üretim tahminleri de ek destek sağladı. Dünya soya yağı fiyatları, ABD'de biyoyakıt kullanımının artacağına dair beklentilerin, Güney Amerika'dan mevsimsel olarak artan ihracat arzı ile kısmen dengelenmesiyle sadece marjinal olarak yükseldi. Bu arada, uluslararası ayçiçeği ve kolza yağı fiyatları sırasıyla Karadeniz bölgesindeki süregelen arz sıkıntısı ve önemli ölçüde yüksek dünya enerji fiyatları ortamında daha güçlü hammadde talebi beklentileriyle desteklendi. FAO Et Fiyat Endeksi Mart'ta aylık bazda yüzde 1, yıllıkta ise yüzde 8 arttı. Artışın temel nedeni, domuz eti fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra sığır eti fiyatlarındaki sınırlı artış oldu. Koyun ve kümes hayvanı eti fiyatları ise gevşedi. Domuz eti fiyatları, Avrupa Birliği'nde mevsimsel talebin güçlenmesi öncesinde yükselen fiyatlarla desteklenerek arttı. Dünya sığır eti fiyatları da yükseldi; bu artışa Brezilya öncülük etti. Brezilya'da sığır arzındaki daralma, güçlü küresel talebe rağmen ihraç edilebilir arzı kısıtladı. Bu durum, bol arzın desteklediği Avustralya'daki istikrarlı fiyatlarla kısmen dengelendi. Buna karşılık, Yeni Zelanda'dan artan ihracat arzı nedeniyle koyun eti fiyatları düştü ancak Avustralya'daki daha güçlü fiyatlar (kilit pazarlardaki sürekli talep ile desteklendi), ABD tarafından uygulanan daha yüksek gümrük vergilerine ve Yakın Doğu pazarlarına erişimi etkileyen lojistik kısıtlamalara rağmen, düşüşü kısmen hafifletti. Dünya genelinde kümes hayvanı eti fiyatları, Brezilya'daki bol arz ve istikrarlı ithalat talebi nedeniyle zayıflayan fiyatlar ve Kızıldeniz üzerinden yönlendirilen önemli Yakın Doğu destinasyonlarına yapılan sevkiyatlar nedeniyle hafifçe geriledi. FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi ise Mart'ta yüzde 1,2 artış gösterdi ancak yıllık bazda yüzde 18,7 geriledi. Bu, öncelikle yağsız süt tozu, tereyağı ve tam yağlı süt tozu fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan, Temmuz 2025'ten bu yana ilk artış oldu. Uluslararası peynir fiyatlarındaki düşüş ise genel yükselişi sınırladı. Yağsız süt tozu ve tereyağı ile tam yağlı süt tozu fiyatları, Ocak ayından bu yana gözlemlenen yukarı yönlü trendi sürdürdü. Bu durum, güçlü küresel ithalat talebi ve Okyanusya'da üretim döngüsünün zirvesini geçmesiyle birlikte mevsimsel süt arzındaki düşüşle desteklendi. Uluslararası tereyağı fiyatları da hafifçe yükseldi; Okyanusya'daki daha güçlü artışlar, süt yağı arzındaki daralmayı yansıtırken, Avrupa Birliği'ndeki artışlar, mevsimsel süt akışlarındaki iyileşme nedeniyle krema arzının rahat olması sebebiyle ılımlı kaldı. Buna karşılık, Avrupa Birliği'nde peynir fiyatları daha da düştü. Burada artan süt arzı, daha yüksek peynir üretimi ve düşük ihracat talebi fiyatları aşağı çekti. Okyanusya'da ise fiyatlar, daha sıkı arz koşulları ve nispeten güçlü talep sayesinde yükseldi. FAO Şeker Fiyat Endeksi de Mart'ta aylık yüzde 7,2 artış göstererek Kasım 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık bazda ise yüzde 21 geriledi. Mart ayındaki artışın temel nedeni, uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükseliş oldu; bu da dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya'nın önümüzdeki hasat döneminde şeker kamışı bazlı etanole daha fazla bağımlı olacağı beklentisini artırdı. Şeker fiyatları üzerindeki ek yukarı yönlü baskı, Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanmasının şeker ticareti akışları üzerindeki etkisine ilişkin endişelerden kaynaklandı. Bununla birlikte, dünya şeker fiyatlarındaki genel artış, Hindistan ve Tayland'daki iyi hasat ilerlemesiyle desteklenen, 2025/26 sezonu için genel olarak olumlu küresel arz görünümüyle sınırlandırıldı.

"Açıklanan buğday fiyatı beklentileri karşılamadı" Haber

"Açıklanan buğday fiyatı beklentileri karşılamadı"

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye’nin tarım sektöründe stratejik öneme sahip olan buğdayın alım fiyatının ton başına 9 bin 250 TL olarak açıklandığını ancak bu fiyatın çiftçilerin beklentilerini karşılamadığını söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, açıklanan fiyatın üreticileri hüsrana uğrattığını ve odanın sayfasında bile paylaşamadıklarını ifade ederek, "Merkez Bankası politika faizinin yüzde 50, piyasa faizinin 65-70 puanlarda olduğu yerde, geçen sene 8 bin 250 TL olan buğday fiyatı bu yıl 9 bin 250 TL açıklandı. Bakanlığın hasat başlamadan alım fiyatlarını açıklaması gerekirdi. Adana’da buğday hasadı bitti, fiyatlar açıklandı. Üreticiler ürünlerini satarken TMO’yu beklemelerini söylemiştim. Geldiğimiz noktada iyi ki beklememişler diyorum. Buğday fiyatları en az politika faizi oranında açıklanmalıydı" dedi. Buğdayın sadece temel bir gıda maddesi olmanın ötesinde, ekonomik büyüme, istihdam ve sanayi üretimi açısından kritik bir rol oynadığına dikkat çeken Doğan şöyle devam etti: "Türkiye’deki buğday üretimi, gıda güvenliğinin sağlanmasında ve ülke ekonomisinin güçlenmesinde anahtar bir faktör olarak öne çıkıyor. Buğday, Türkiye’nin tarım sektöründe stratejik bir ürün olmanın ötesinde, ülke ekonomisine ve çeşitli sektörlere önemli katkılar sağlamaktadır. Sürdürülebilirlik açısından buğday üretimi, Türkiye için vazgeçilmez bir değere sahiptir. Buğday üreticilerinin desteklenmesi ve bu stratejik ürünün verimli bir şekilde değerlendirilmesi, ülkenin genel refahına önemli katkılar sunacaktır." Doğan şöyle devam etti: "Özellikle gübre, ilaç ve mazot gibi temel girdi maliyetlerindeki artışlar, çiftçilerin kar marjlarını daraltmış durumda. Çiftçilerin, bu şartlar altında sürdürülebilir bir üretim yapması zor. Ton başına 9 bin 250 TL olarak belirlenen fiyat, çiftçilerin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. Aynı zamanda bin 750 TL’lik prim desteğinin de bir yıl sonra verilecek olması, enflasyonist ortamda bu rakamın değer kaybetmesine neden olacaktır. Alım fiyatının artırılması ve prim destek ödemelerinin erken yapılması üreticileri biraz da olsa rahatlatacaktır. Daha sürdürülebilir ve destekleyici politikalarla, yetkililerin alacağı önlemler, sadece çiftçilerin değil, tüm toplumun refahını artıracak ve gıda güvenliğini sağlayacaktır" diye konuştu.

Polatlı’da ilk hasat buğday satışa sunuldu Haber

Polatlı’da ilk hasat buğday satışa sunuldu

Ürünün 100 kilosu sembolik fiyattan açık artırma ile 120 TL/kg satıldı. Geri kalanı tonu 6 bin liradan satışa sunuldu. Polatlı Ticaret Borsası Başkanı Yahya Toplu, 2023 hasat yılının üreticiler, tüccarlar ve Polatlı için hayırlı olması temennisinde bulundu. Harman sezonun başlaması ile birlikte çiftçiler bir yıl boyunca emek verdiği mahsullerini biçmeye başladı. Polatlı Ticaret Borsası’nda Bugün 2023 yılı ilk buğdayı satıldı. Buğday’da bu yılın ilk hasadı Karacaahmet Mahallesi’nden geldi. Ürün cinsi Esperia olarak geçen mahsulün sahibi Ufuk Çınar Polatlı Ticaret borsasında ürünün satışını gerçekleştirdi. Polatlı Ticaret Borsasında 2023 yılı ilk buğdayı 100 kilosu sembolik olarak açık arttırma ile 180TL/kg’den Yasettin Ünal tarafından satın alındı. 2023 yılı ilk buğdayının 6 Bin 900 kilogramı ise kilosu 7 TL’den satıldı. Polatlı Ticaret Borsası Başkanı Yahya Toplu “Değerli arkadaşlar biz her hasat başını yeni bir yıl olarak değerlendiririz. Hasat başı depolar sıfırlanır yeni bir hasat dönemine girilir hasat dönemi büyük bir heyecan ile beklenir. Eski günlerden itibaren hasat dönemleri bizde bayram gibi kutlanır. Bu yıl arpa satışında da izah ettiğim gibi üretici ürününü geçen yıl’dan bu yıla aktardığı için tüccar ve sanayicinin de elinde ciddi anlamda stok olduğu için hububat fiyatları aşağıda seyrediyor. Umuyoruz ki Toprak Mahsulleri Ofisi ciddi alımlar yaparda piyasaya müdahale eder ve fiyatlar yükselir. Hem siz değerli tüccarlar açısından hem de üreticimiz açısında iyi bir hasat olmasını diliyorum. Bol kazançlı bir yıl olmasını diliyorum”dedi.

Emtia piyasasındaki talep, enflasyon ve resesyonla ilerliyor Haber

Emtia piyasasındaki talep, enflasyon ve resesyonla ilerliyor

Emtia piyasası yükseliş eğilimini geçen hafta da devam ettirdi. Enflasyon ve resesyon ikilemi, önemli merkez bankalarına ilişkin politik belirsizlikler ve yetkililerden gelen "şahin" söylemlere karşın emtia piyasasında talep tarafı geçen hafta güçlü kaldı. ABD Merkez Bankası (Fed) politika faizini yüzde 5,00-5,25 seviyesinde bıraktı. Fed, 10 toplantıdır aralıksız devam eden faiz artışlarına çarşamba günü itibarıyla ara verdi. Fed'den yapılan açıklamada, son göstergelerin ekonomik aktivitenin ılımlı bir hızda büyümesini sürdürdüğüne işaret ettiği belirtildi. Fed Başkanı Jerome Powell, toplantı sonrası yaptığı sözle yönlendirmede, neredeyse tüm Fed yetkililerinin, enflasyonu zamanla yüzde 2'ye düşürmek için bu yıl bazı ek faiz artışlarının uygun olacağını düşündüğünü ifade etti. Avrupa Merkez Bankası (ECB), geçen hafta 3 temel politika faizini 25 baz puan artırdı. Yüksek enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını art arda 8. kez yükselten ECB, faiz artırımlarına gelecek dönemde de devam edeceğinin sinyalini verdi. ECB Başkanı Christine Lagarde, toplantı sonrası yaptığı açıklamada Avro Bölgesi'nde fiyat baskılarının yüksek kalmaya devam ettiğini ve enflasyonla mücadele için parasal sıkılaştırmaya ara vermeyeceklerini söyledi. Geçen hafta Çin'deki parasal teşvik ve dolara olan talebin azalması, emtia piyasasındaki yukarı yönlü hareketlerin ana sebepleri arasında yer aldı. Çin Merkez Bankası (PBoC), 7 gün vadeli ters repo operasyonunda faiz oranını yüzde 1,90'a çekti. Böylece Banka, kısa vadeli borç verme faiz oranını Ağustos 2022'den bu yana ilk kez düşürmüş oldu. PBoC ayrıca, 1 yıllık kredi faizini 10 baz puan düşürerek yüzde 2,65'e indirirken, fonlama miktarını da artırdı. Öte yandan, bugün ülkede açıklanan verilere göre, sanayi üretimi yıllık yüzde 3,5, perakende satışlar da yüzde 12,7 arttı. Banka'nın tarım sektörüne yönelik orta ve uzun vadeli kredi desteğini artıracağına yönelik haber akışı da takip edildi. Ultra gevşek para politikasında bir değişikliğe gitmeyen Japonya Merkez Bankası da (BoJ) emtia piyasasındaki yükselişlere katkıda bulundu. Banka, politika faizini değiştirmeyerek eski yüzde 0,1'de, getiri eğrisi hedef aralığını da artı/eksi yüzde 0,5 düzeyinde korudu. Söz konusu kararı oy birliğiyle alan BoJ, sınırsız miktarda devlet tahvili ve yıllık 12 trilyon yen borsa yatırım fonları (ETF) ile yıllık 180 milyar yen Japon gayrimenkul yatırım fonları (J-REIT) alımına devam edeceğini duyurdu. Bu hafta açıklanacak İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Fed Başkanı Powell'ın açıklamalarının da emtia piyasaları üzerinde etkili olması bekleniyor. Arz endişeleriyle paladyum fiyatları yükseldi Geçen hafta altın yüzde 0,2, gümüş yüzde 0,4 ve platin yüzde 2,6 değer kaybederken, paladyum yüzde 6,7 değer kazandı. Fed Başkanı Powell'ın para politikası toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "neredeyse tüm Fed yetkililerinin, enflasyonu zamanla yüzde 2'ye düşürmek için bu yıl bazı ek faiz artışlarının uygun olacağını" düşündüğünü dile getirmesi, değerli metalleri baskılayan unsurlardan biri oldu. Rusya'nın Londra Metal Borsası tarafından yasaklara maruz kalacağı endişeleri, kısa vadeli arz endişeleri ve Güney Afrika'daki tedarik sıkıntılarıyla paladyumda bir toparlanma görüldü. Emtia piyasasında resesyon endişelerinin en fazla etkilediği ürünlerden bir tanesi olan paladyumda, kısa vadeli bir toparlanma olsa da devam eden resesyon endişelerinin fiyatları etkileyebileceği belirtildi. Gümüşün haftalık bazda değer kaybetmesine karşın ay başına göre yüzde 3 civarında kazanç sağladığını ifade eden analistler, "Paladyumda yükseliş eğiliminin sürekli olabilmesi için de erken olabilir." ifadesini kullandı. Bu arada, geçen hafta 24 doların üstüne çıkan gümüşün 25-26 dolar seviyelerini görebileceği tahmin ediliyor. Nikel piyasasındaki yükseliş Baz metallere bakıldığında, geçen hafta bakır yüzde 3, kurşun yüzde 6,2, alüminyum yüzde 0,2, nikel yüzde 9,5 ve çinko yüzde 3,1 artış kaydetti. Çin'deki faiz indirimleri özellikle nikel piyasasındaki yükselişleri tetikledi. İsveçli maden şirketi Boliden'in İrlanda'daki çinko madenindeki üretimi "sürdürülemez mali kayıplar" nedeniyle gelecek ay içinde durduracağına ilişkin haberlerle çinko fiyatları geçen hafta yükseldi. Enerji emtialarında da pozitif bir seyir izlendi. Geçen haftayı Brent petrol yüzde 1,8, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gaz ise yüzde 16,2 yükselişle tamamladı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi, ABD'deki ticari ham petrol stoklarının bir önceki hafta yaklaşık 7 milyon 900 bin varil artarak 467 milyon 100 bin varile yükseldiğini bildirdi. Piyasa beklentisi stokların 1 milyon 291 bin varil azalacağı yönündeydi. Kanada'da orman yangınlarının tekrar artması da petrol ve doğal gaz üretimine ilişkin endişelerin öne çıkmasına neden oldu. Buğday ve mısırda sert yükselişler görüldü Geçen hafta Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğday yüzde 11,3 ve mısır yüzde 12,7 artarken, soya fasulyesi yüzde 3,2 ve pirinç yüzde 6,5 değer kaybetti. Intercontinental Exchange'de (ICE) pamuk yüzde 2,1 ve kahve yüzde 3,2 azalış kaydederken, şeker yüzde 2,4 ve kakao yüzde 1,9 değer kazandı. Kakao, 3.271 dolarla Aralık 2015'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Uluslararası Hububat Komisyonu'nun (IGC) raporuna göre, dünya buğday üretim tahminleri, önceki aya kıyasla 4 milyon ton azalarak 783 milyon ton seviyesinde gerçekleşirken, dönem sonu stok tahmini de önceki aya göre 6 milyon ton düşerek 271 milyon ton oldu. Öte yandan, ABD'de haftalık mısır ihracatı, önceki haftaya göre azalarak 1,24 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Meksika ve Çin, en büyük alımı gerçekleştiren ülkeler oldu. Mısır, biyodizel üretimi için kullanılan ham maddelerden biri olması sebebiyle mısır fiyatları, petrol fiyatlarındaki belirgin artışın ardından yukarı yönlü ivme kazandı. Kahvede Fitch Solutions'un 2022-2023 sezonunda 7 milyon torba üretim fazlası beklemesi ve ABD Tarım Bakanlığı'nın da 2022-2023 sezonunda 8 milyon torba üretim fazlası olacağını tahmin etmesi, kahve fiyatlarının düşüş eğiliminde hareket etmesine neden oldu. El Nino hava olayına ilişkin endişeler tarım emtialarını yukarı yönlü etkilemesine karşın resesyon endişelerinin etkileri de geçen hafta görüldü. Brezilya realinin dolara karşı değer kazanmasıyla şeker piyasasında yükselişler söz konusu olurken, Fildişi Sahili'nde kakao teslimatlarının azaldığı ve Nijerya'nın kakao ihracatının düştüğüne yönelik haberler kakaoda arz endişelerini öne çıkardı.

Toprak Mahsulleri Ofisi, 2023 hububat alım detaylarını belirledi Haber

Toprak Mahsulleri Ofisi, 2023 hububat alım detaylarını belirledi

TMO Genel Müdürlüğünden, 2023 dönemi hububat alım fiyat ve politikalarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Türkiye'de hububat hasadına geçen ay başlandığı hatırlatılan açıklamada, ülke genelinde hasadın, bugün itibarıyla yaklaşık yüzde 5 seviyesinde olduğu kaydedildi. TÜİK verilerine göre, bu yıl üretimin buğdayda geçen yıla göre yüzde 3,8 artışla 20,5 milyon ton, arpada ise geçen yıla göre yüzde 1,2 artışla 8,6 milyon ton olacağının beklendiği ifade edilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hububat alım fiyatlarını duyurduğu anımsatıldı. Açıklamada, ofisin, üreticilerin iş yerleri önünde uzun süre beklemelerini önlemek amacıyla uyguladığı randevulu alım sisteminin devam edeceği belirtilerek, şu bilgiler verildi: "TMO, Türkiye genelinde bulunan yaklaşık 310 iş yerinde ve protokol imzalanan lisanslı depolarda (yaklaşık 230 nokta) alım faaliyeti gösterecek. TMO ile protokol imzalayan lisanslı depoculuk şirketleri www.tmo.gov.tr internet adresinde yayımlanmakta olup üreticilerimiz bu depolara teslim ettiği ürününü Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) olarak TMO’ya satabilecekler. Ürün bedeli ödemeleri, ürünün TMO'ya teslim edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak." TMO iş yerlerinde pazar günleri hariç haftanın 6 günü alım yapılacağının kaydedildiği açıklamada, "Lisanslı depolara ürün teslim edilmesi halinde; yüzde 2 stopaj, yüzde 2 SGK prim kesintisi muafiyeti, 750 liraya kadar ton başına 25 lira nakliye desteği, araç başına 25 lira analiz desteği, depo kira ücreti desteğinin yanında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden ürün bedelinin yüzde 75'ine kadar sıfır faizli 9 ay vadeli kredi kullanma imkanı bulunuyor." ifadesi kullanıldı. Geçici alım merkezlerinde Hizmet Bedeli kesintisi yüzde 1 oranında yapılacak Açıklamada ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, hububat üretiminin teşvik edilmesi amacıyla bu yıl, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa üreticilerine, kayıtlı üretim miktarı kadar tüm kesimlere yapılan satışlar için ton başına buğdayda 1000 lira, arpada ise 500 lira ilave hububat primi desteği verileceği kaydedilerek, buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale alımlarında ÇKS'ye kayıtlı üreticilerden ürün bazında sisteme kayıtlı üretim miktarı kadar alım yapılacağı belirtildi. TMO iş yerlerine satılan ürünün borsa tescil ücretinin TMO tarafından karşılanacağına dikkat çekilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Boşaltma ücreti alınmayacaktır. Geçici alım merkezlerinde Hizmet Bedeli kesintisi yüzde 1 oranında yapılacak. TMO, altyapısı uygun olan ticaret borsalarında hububat alımı yapacaktır. Ticaret borsası üzerinden alım yapan iş yerlerinde üreticiler, randevu almak suretiyle hem borsalar üzerinden hem de doğrudan iş yerlerine gelerek ürünlerini TMO’ya satabileceklerdir. Borsa üzerinden lisanslı depoya ürün teslim etmek isteyen üreticilerimiz, randevuya gerek kalmadan ürününü teslim ederek ELÜS yoluyla TMO’ya satabilecektir." 2023 TMO alım fiyatları şöyle: CİNSİ ALIM FİYATI (TL/TON) MAKARNALIK BUĞDAYLAR MAKARNALIK BUĞDAY (2.Grup) 9.000 DÜŞÜK VASIFLI MAKARNALIK BUĞDAY 8.250 EKMEKLİK BUĞDAYLAR EKMEKLİK BUĞDAY (2.Grup) 8.250 DÜŞÜK VASIFLI EKMEKLİK BUĞDAY 7.500 ARPA (2. Grup) 7.000 ÇAVDAR-YULAF-TRİTİKALE (2.Grup) 6.000 Açıklamada, ekmeklik ve makarnalık buğday ile arpa fiyatlarına kalitesine göre (1. Grup) ton başına 100 lira ilave fiyat verileceği ifade edilerek, bu şekilde 1. grup ekmeklik buğday fiyatının ton başına 8.350 lira, makarnalık buğday fiyatının ton başına 9.100 lira, arpa fiyatının ise ton başına 7.100 lira olacağı belirtildi. Öte yandan açıklamada, TMO'ya ürün teslim edecek üreticilerin, alım noktalarında herhangi bir zorlukla karşılaşmamaları için ÇKS bilgilerini güncellemeleri, randevularını mutlaka almaları ve ürünlerini randevu alınan gün getirmeleri, anlaşmalı bankalardan alınacak ürün kartı veya banka hesap numaraları ile alım noktalarına gelmeleri gerektiği kaydedildi. Lisanslı depolara ürün teslim edeceklerin, bankadan ELÜS işlem emrine izin veren yatırım hesabı açmaları ve en yakın Türkiye Ürün İhtisas Borsası'na başvurarak üye olmaları gerektiği belirtilen açıklamada, ürünün, iş yerlerine/lisanslı depolara ürün sahibi tarafından veya vekalet verilerek getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Buğday alım fiyatları üreticilerin beklentisini karşıladı Haber

Buğday alım fiyatları üreticilerin beklentisini karşıladı

Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Taşpınar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan buğday alım fiyatlarının çiftçiye yaklaşık yüzde 35'lik refah payı sağladığını belirterek, "İç piyasa ve dünya fiyatlarının üzerinde açıklanan hububat müdahil alım fiyatları üreticinin beklentileri doğrultusunda kabul gördü, üretici açıklanan fiyattan memnun." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ilk Kabine toplantısının ardından Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alım fiyatlarını ekmeklik buğdayda ton başına 8 bin 250 lira, arpada ise 7 bin lira olarak belirlediklerini, bu fiyatlara ilave olarak bakanlığın üretim primi destekleriyle üreticilerin eline ton başına ekmeklik buğdayda 9 bin 250 lira, arpada ise 7 bin 500 lira geçeceğini açıkladı. Taşpınar, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dünyada yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında üreticilerin beklentilerinin karşılandığını, söz konusu kararın piyasalara bir mesaj niteliği taşıdığını ifade etti. Ekim alanlarındaki değişim, yağış miktar ve dağılımları ile verim üzerine etken lokal faktörlerle değerlendirildiğinde Türkiye buğday rekoltesini uzun yıllar ortalamasına göre nisan itibarıyla yüzde 3,75 artarak yaklaşık 20,8 milyon ton, arpa üretimini yüzde 7,5 artışla 8,6 milyon ton olarak hesapladıklarını belirten Taşpınar, mayıs ayının da yağışlı geçmesi nedeniyle rekoltede önemli bir artış olacağını öngördüklerini bildirdi. Taşpınar, küresel buğday üretiminin de bir önceki yıla göre 1,5 milyon ton artışla 790 milyon ton olacağının tahmin edildiğine dikkati çekerek, artan üretime bağlı olarak dünya fiyatlarında da ciddi bir gevşeme olduğunu dile getirdi. Yurt içi piyasaların da bundan etkilendiğine işaret eden Taşpınar, şunları kaydetti: "Türkiye buğday maliyetlerinin ortalama sulu ve kuru alanlar olmak üzere 6 bin 880 ile 6 bin 640 lira olduğu göz önüne alındığında açıklanan müdahil alım fiyatıyla çiftçimize yüzde 35'lik refah payı verilmiş oldu. Dünyada yaşanan gelişmeler göz önünde bulundurularak iç piyasa ve dünya fiyatlarının üzerinde açıklanan hububat müdahil alım fiyatları üreticinin beklentileri doğrultusunda kabul gördü, üretici açıklanan fiyattan memnun." "Buğday alım fiyatları dünyadaki fiyatların neredeyse iki katı" Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan da açıklanan fiyatların piyasa beklentilerini karşıladığını belirterek, "Ekmeklik buğdayda ton başına 8 bin 250 lira olarak açıklanan alım fiyatı dünyadaki fiyatların neredeyse iki katı. Hem çiftçi hem de tüketici korunmuş oldu." ifadelerini kullandı. Üreticilerin 1000 liralık tarımsal destekten de faydalanacağının altını çizen Tezcan, TMO'un un regülasyonunun devam etmesinin sektör açısından önemli olduğunu, sistemin harman sonrasında da devam etmesinin enflasyonla mücadelede etkili olacağını vurguladı. Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Eren de açıklanan fiyatların yeni hasat edilecek ürünler için makul olduğunu, piyasa fiyatlarının üstünde olduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.