TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Büyükbaş Hayvan

AGRONEWS - Büyükbaş Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyükbaş Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kayseri, Karkas Kesimlerde Yağsız Uygulamada 2 Kilo Fire Kararı Haber

Kayseri, Karkas Kesimlerde Yağsız Uygulamada 2 Kilo Fire Kararı

Kesim Standartları kapsamında yağsız kesime geçilmesi konusu ile ilgili KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış ev sahipliğinde basın toplantısı gerçekleştirildi. Borsa hizmet binası toplantı salonunda gerçekleşen toplantıya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras’ta katıldı. Kayseri'de karkas kesimlerde 2 kilo fire verilmesi kararı aldıklarını ve bu uygulamanın üreticiyi koruyacak bir uygulama olduğunu belirten KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış; "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından büyükbaş karkas kesimleri için Türkiye genelinde bir uygulama başlatıldı. Büyükbaş hayvan kesimlerinin Türkiye genelinde karkas kesim olarak devam etmesi noktasında bakanlığımız bir yazı gönderdi. Bugün itibariyle bütün illerimizde büyükbaş karkas kesimlerinin yağsız yapılacağı istişareler halinde uygulamaya alındı. Biz de Kayseri Kırmızı Et Üreticilerimiz ile birlikte bütün süreçlerde hem istişare halindeydik, hem de sonuç esnasında birkaç gün önce bir araya gelerek Kayseri'deki uygulamanın nasıl olacağı, üreticilerimize bilgi verilmesini istedik. Bugün üreticilerimizle toplantı yaptık ve son geldiğimiz noktada şehrimizde uygulanacak olan karkas yağsız kesimde Kayseri olarak bir hayvan kesiminde mal başı 2 kilo olarak fire düşülerek kesim olmasını kararlaştırdık. Şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Aslında bu uygulama üreticimizi koruyan bir uygulama. Bütün illerde farklı kesim uygulamaları oluyordu, bakanlığımız bunun önüne geçilebilmesi adına bir uygulama başlattı. Bu uygulamayı benimsediğimizi ifade etmek istiyorum. Üreticilerimizin endişesi olmasın. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığımız kesimle ilgili üreticileri koruyacak şekilde bir uygulama hayata geçirdi. Bu uygulama şu demek; bir hayvan kesimhanecisi isterse büyükbaş hayvandan hiç fire de düşmeyebilir. Ama şehrimizde yıllardır uygulanan bir gelenek var, karkasta 2 kilo fire uygulanması. Biz bu uygulamanın devam etmesini istiyoruz. Uygulamamız bugün itibariyle başlayacaktır" dedi. Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras ise açıklamasında Kayseri olarak bakanlığın uygulamasına uyum göstereceklerini ifade ederek; "Biliyorsunuz ülkemizde üretim her yıl geriye doğru gidiyor. Genç nüfus artık üretime doğru kaymıyor, köylerde genç nüfus üretim yapmıyor. Buna karşılık olarak küçük işletmelerimiz gün geçtikçe kan kaybediyor ve ortadan kalkıyor. Bunun yanında ülkemizde çok aşırı şekilde anaç hayvan kesimi oldu. Buna karşılık olarak da hayvancılıkta üretimimiz her gün geriye gitmekte ve sıkıntı yaşamaktayız. İthalatla bu açığı kapatmaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz aşırı şekilde ülkemize ithalat geliyor. Bizim biran önce üretimi artırmamız, bununla ilgili politikalar geliştirmemiz lazım. Kırmızı et üreticileri olarak çok sıkıntılıyız. Her şey markette başlamıyor; hayvanın doğumundan tutun beslenmesinden ve en sonunda karkas kesimine kadar bu iş geliyor. Üretici kesimhanedeki neticeden sonra gelirini elde ediyor. Birçok değişik kesim şekilleri ve standartları vardı, çok çeşitli kafa karışıklıkları vardı. Biz üreticiler olarak yağlı kesilmesini isteriz. Çünkü hayvandan ne çıktıysa parasının alınmasını istiyoruz. Bakanlığın şöyle bir çalışması oldu; 'Türkiye genelinde yağsız kesim olacak' diye. Biz de tabi Kayseri olarak buna uyum göstereceğiz" diye konuştu. Son dönemde hayvanlarda görülen hastalık nedeniyle üreticilerin büyük bir kayba uğradığını dile getiren Başkan Aras; "Üreticilerimiz çok mağdur oldu, yüzde 30-40 civarında verim kaybına ulaştı. Telef oranı çok yüksek oldu, yüzde 5-6-7 civarında bir telef olayı oldu. Biz bunun ceremesini çekiyoruz. Bu aslında Türkiye'de olmayan bir hastalıktı, 25 Mayıs'ta Hakkari tarafından ülkeye girdi ve her tarafa yayıldı. Aslında biz şap hastalığına alışkın üreticileriz ama bu hastalık aynı covid gibi görülmemiş bir hastalıktı. Hayvanı aşırı şekilde yıpratıyor ve hayvan iyileştikten sonra da verimini üzerine alamıyor. Üreticilerimizde yüzde 30-40 civarında bir verim kaybı oluştu, çok büyük telefler oldu. Zarar da çok büyük, tahminim 4 milyar dolar civarında Türkiye çapında üreticinin bir zararı oldu. Birkaç ay sonra bunların sıkıntıları oluşacak. Çünkü üretici besiye gelmeyen hayvanını kesti, hastalık girdi korktu hemen kesti. Her ahırda ölüm olayı oldu. Bu da 3-4 ay sonra piyasaya yansıyacak" ifadelerini kullandı.

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi Haber

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi

Elazığ'da besiciler dondurucu soğuklarda zorlu bir mesai yürütüyor. Elazığ’da etkili olan yoğun kar yağışı ve dondurucu soğuklar, besicilerin yaşamını olumsuz etkiledi. Besiciler, sabahın erken saatlerinden itibaren yem taşıma ve hayvanların bakımını yapma mücadelesi verirken, sert hava şartları işleri daha da güçleştiriyor. Karla kaplanan araziden dolayı hayvanlarına içeride bakmak zorunda kalan besiciler, sabahın ilk saatlerinde uyanarak hayvanlarının yem, tımar ve süt sağımını gerçekleştiriyor. Tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmeye çalışan besiciler, bahar aylarının gelmesini umutla bekliyor. "Hasta olsak bile gelip hayvanlara bakmak zorundayız" Kış şartlarında hayvancılık yapmaya çalıştıklarını belirten besici İlhan Cömert, "Malumunuz bu sene Allah bereketini arttırsın hoş bir kar yağdı. Kar yağınca hayvanlarımızı içeride besliyoruz. İçeride besleyince de yem karıştırma sorunumuz oluyor. Sabah 07.00 gibi yataktan kalkıyoruz. Uyanır uyanmaz buraya geliyoruz. Bunlar bizim bebelerimiz. Onların yemi ve suyunu veriyoruz. Altlarının kuruluğunu bakıyoruz. Sağılacak hayvanlarımızın sütlerini sağıyoruz, emzirilecek buzağılarımızı da annelerinin altlarına veriyoruz. Kış şartlarında besicilik daha zor oluyor. Yer sıkıntımız var. Yaz mevsiminde daha rahatız. Hayvan dışarıda gezince ot da yemiş oluyor. Bu da masraf olarak dönmüyor bize ama kışın da özelliği farklı oluyor. Hayvancılık taziye ve düğün bilmez. Hasta olsan bile gelip hayvanlara bakacaksın. Kışın isterse diz boyu kar olsun mecburen gelip vereceğiz. Hayvanların ağzı ve dili yok. Şu anda 7 tane büyükbaş hayvan var. Aynı zamanda küçükbaş ve tavuklarımız da var. Bunların bakımı kış mevsiminde gerçekten zor oluyor. Hayvanlar hasta olmasın diye sürekli altlarını kuru tutmaya çalışıyoruz" dedi.

Aydın hayvancılıkta Türkiye zirvesinde Haber

Aydın hayvancılıkta Türkiye zirvesinde

Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şubesi tarafından 2025 yılı boyunca sürdürülebilir hayvancılığın geliştirilmesi, hayvan sağlığı ve refahının korunması ile halk sağlığının güvence altına alınması amacıyla il genelinde yoğun saha çalışmaları ve denetimler gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda Aydın, büyükbaş hayvan varlığında Türkiye genelinde 8’inci, deve varlığında 1’inci, arılı kovan sayısında 6’ncı ve çiğ süt üretiminde 4’üncü sırada yer aldı. Hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında Bruselloz, Tüberküloz, Kuduz, Şarbon, Mavi Dil ve Şap başta olmak üzere salgın hastalıklara karşı toplam 2 milyon 178 bin doz aşı uygulandı. Bu kapsamda üreticilere 284,8 milyon TL tazminat ödemesi gerçekleştirildi. Yapılan taramalar neticesinde 86 işletmede 12 bin 984 büyükbaş hayvanı kapsayan Hastalıktan Ari İşletme Sertifikaları yenilenirken, 5 işletme AB Onaylı Süt Çiftliği olarak üretimine devam etti. Hayvansal ürün ihracatı kapsamında 3 bin 401 Veteriner Sağlık Sertifikası düzenlenerek 315 milyon dolar ihracat geliri elde edildi. Yeni Destekleme Modeli çerçevesinde ise üreticilere 559,8 milyon TL hayvancılık desteği sağlandı. Ayrıca Ulusal Kalıntı İzleme Programı kapsamında 347 numune alınarak gıda güvenliği denetimleri sürdürüldü. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sürdürülebilir hayvancılığı geliştirmek ve hayvan sağlığı ile halk sağlığını korumak amacıyla 2026 yılında da çalışmalarına aralıksız devam edecek.

Kars, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Birinci Derece Belge Aldı Haber

Kars, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Birinci Derece Belge Aldı

Kars’ta hayvancılık alanında faaliyet gösteren Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen "Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi" almaya hak kazandı. Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen tarımsal amaçlı örgütlerin derecelendirilmesi programı kapsamında "Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi" almaya hak kazandı. Belge, Kars Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın tarafından Birlik Başkanı Eren Alp’e takdim edildi. Belgeyle birlikte Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin kurumsal yapısı, üretici temsil gücü ve tarımsal faaliyetlerdeki yeterliliği resmiyet kazanmış oldu. Birliğin, aldığı belge sayesinde destekleme programları ve projelerde daha etkin rol alması bekleniyor. Kars’ta ilk kez bir tarımsal örgütün birinci derece statüye ulaşması, hayvancılık sektörü açısından önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Belge takdim töreninde konuşan Kars Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın, Kars’ın tarım ve hayvancılıktaki stratejik önemine dikkat çekti. Aydın, "Kars, tarım ve hayvancılığın başkenti konumunda. 600 binin üzerinde büyükbaş hayvan varlığımızla ülkemizin hem besilik dana hem de süt ve süt ürünleri ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyoruz. Bu noktada Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, üye sayısı ve yaptığı çalışmalarla çok kıymetli bir sivil toplum kuruluşudur. Bakanlığımızın yeni yönetmeliğiyle tarımsal örgütlerin derecelendirilmesi yapılıyor. Bu kapsamda birinci derece belge alan örgütlerin üyeleri, desteklemelerden ve kredi imkanlarından daha avantajlı şekilde yararlanıyor. Kars’ta ilk kez bir birliğimiz bu başarıyı elde etti. Bu hem Kars hayvancılığı hem de üreticilerimiz adına son derece önemlidir. Ülke genelinde bu yıl 105 örgüt bu kapsama girdi, bunlardan biri Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği oldu. Gurur duyuyoruz" dedi. Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Eren Alp ise elde edilen başarının ortak bir emeğin sonucu olduğunu belirtti. Alp, "Kars, hayvancılığıyla var olan bir il. Biz göreve geldiğimiz günden itibaren birliğimizi daha güçlü hale getirmek için çalıştık. Bu başarı; sadece Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin değil, Kars üreticisinin ve Tarım İl Müdürlüğümüzün de başarısıdır. Birinci derece örgüt olmanın çok önemli avantajları var. Birliğimize üye üreticilerimiz kamu bankalarında kullandıkları kredilerde yüzde 10 faiz indiriminden yararlanacak. Ayrıca süt ve buzağı destekleriyle birlikte üreticilerimiz yaklaşık 1.000 TL’ye varan ek destek alacak. Bu, doğrudan Kars ekonomisine giren bir kazançtır. Merkez Birliği yönetiminde yer almamız, Kars’ın hayvancılıkla ilgili sorunlarını doğrudan bakanlığa iletmemiz anlamına geliyor. Masada artık Kars’ın bir koltuğu var. Ayrıca bu yıl 172 bin küpeleme yaparak Türkiye genelinde ikinci sıraya yükseldik. Bu başarı sahada çalışan personelimizin ve kurumlarımızın koordineli çalışmasının sonucudur" diye konuştu. Konuşmaların ardından program hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe Video Galeri

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe

Elazığ'da 35 büyükbaş hayvanı bulunan ve köyünde süt satarak geçimini sağlayan Ömer Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan (TKDK) aldığı destekle 300 büyükbaş çiftliği kurdu. Eski geleneksel yöntemden modern üretime geçen Erdem, ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Elazığ'da yaşayan 3 çocuk babası Ömer Erdem (48), merkeze bağlı Alaca köyünde 35 büyükbaş besicilik yapıyor ve süt satarak geçimini sağlıyordu. Eski geleneksel yöntemlerle üretim yapan Erdem, hayali olan çiftlik için devletin sağladığı desteklerden faydalandı. 2014 yılında TKDK'ya başvuru yapan Erdem, devletten aldığı yüzde 60 hibe desteği ile 2015 yılında çiftliği kurarak modern yöntemlerle besiciliğe geçti. Yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik kapalı alana 300 büyükbaş hayvan kapasiteli çiftlik kuran Erdem, ardından çiftliğin üzerine GES kurdu. Toplamda 100 KW ile enerji ihtiyacını güneşten karşılayan Erdem, çiftliğin başta olmak üzere ürettiği mısır, yonca, arpa gibi ürünlerin elektrik enerjisini ücretsiz bir şekilde sağlıyor. Erdem, Simental cinsi 300 baş ile şu anda üretimini sürdürürken, kırmızı et üretiminde ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Yatırımlarını devam ettirdiğini aktaran işletme sahibi Ömer Erdem, "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" ifadelerini kullandı. "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" Merkeze bağlı Alaca köyünde besicilik yapan Ömer Erdem, "Biz daha önce eski geleneklere göre besicilik ve sütçülük yapıyorduk. Orada 35 hayvanla yapıyorduk. TKDK'nın projeleri oldu. Bizde gerekli kriterleri tamamladıktan sonra başvurumuzu yaptık. Arsada kendimizindi. Bu köyde bayağı arazimiz var. Burada hem ekip biçiyoruz hem de besicilik yapıyoruz. Puanımız yeterli olduğu için başvurumuz onaylandı. 300 büyükbaşla besicilik yapmak bizlere nasip oldu. 2014 yılında başvurmuştum 2015 yılında onaylanmıştı. Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik. Yüzde 60 artı yüzde 18 KDV'si vardı. O zamanlar bu kadar fazla besi çiftliği yoktu. Allah bize de nasip etti. Rabbim devletimize zeval vermesin. Bizlere destek oldular bizde çok güzel bir proje yaptık. 10 yıldır kesintisiz bu işi yapıyoruz. 35 hayvanla ben buraya geldim, şuanda 300 hayvanımız var. Buradan kazandıklarımızı da tekrar işletmelere yatırdık" dedi. "Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım" Erdem, "Çiftliğin üstünde 100 Kw GES var. Güneşten enerjimizi elde ediyoruz. Buradaki mısır, yonca ve çiftliğin elektrik giderlerini GES ile karşılıyoruz. Özellikle yaz ayında GES'İN sayesinde hayvanların ihtiyacı olan mısır ve yoncanın sulamalarını GES ile yapıyoruz. Ben bu çiftliği açtığım zaman 580 bin EURO'nun yüzde 60'ını hibe olarak aldım. Kırmızı et bizim ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir. Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım. Bu işi yapan insanların ya güzel meraları olmalı ya da büyük arazileri olmalıdır. Hayvanların ihtiyacı olan samanı satın alırsa, arpayı ve yemi satın alırsa kırmızı et fiyatlarında yükseliş olacaktır. Bu tür destekleri yapacaklar olan öncelikle köylüler olmalıdır. Burada iki çeşit hayvan üretiyoruz. Birisi kurbanlık olarak diğeri de kesim olarak Elazığ merkezde firmalara kesim yaptırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bursa, Yenişehir Hayvancılıkta Nüfusun İki Katına Ulaştı Haber

Bursa, Yenişehir Hayvancılıkta Nüfusun İki Katına Ulaştı

Türkiye’de tarımdan sonra hayvancılığın en yangın olduğu Bursa’nın Yenişehir ilçesinde hayvan sayısı nüfusun iki katına ulaştı. Tamamen doğal ortam ve meralarda yetişen küçükbaş ve büyükbaş hayvanların kesilen etleri Türkiye’nin en ücra köşelerine giderken müşteriler tarafından beğeniyle tüketiliyor. Yenişehir Belediyesi, üretici ve tüketici memnuniyetini arttırmak için çalışmalarını hızlandırdı. Belediye Başkanı Ercan Özel, "Yenişehir’de hayvancılık oldukça önemli bunun için mezbahamızda hızlı bir yenilik yaparak ekipman ve bir çok noktada yenilik sağladık. Mezbahamız ilçe tarım müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından sürekli denetleniyor. Uzman veteriner hekimlerimiz ve kesimcilerimizle hayvan üreticilerimize en iyi hizmeti sunmaya devam ediyoruz. İlçemizin dört bir yanında özenle doğada yetiştirilen küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarımız buradan Türkiye’nin birçok noktasına gidiyor. Kesilen hayvanların her kesimden takdir görmesinin sebebi lezzeti ve kalitesidir" dedi. Başkan Özel, " Yenişehir’in nüfusu 55 bin iken ilçemizde büyükbaş hayvan sayısı 38 bin küçükbaş hayvan sayısı 64 bindir. Bin 800 büyükbaş 600 küçükbaş işletmesinin bulunduğu ilçemiz hayvancılık alanında gelişmesi ve Yenişehir’i hayvancılığın Başkenti yapmak ve üreticilerimiz için üzerimize düşen ne varsa yapmaya çalışacağız" diye konuştu.

Tarsus’ta üreticilere yem desteği Haber

Tarsus’ta üreticilere yem desteği

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ‘Destek büyükşehirden üretim çiftçiden’ sloganıyla büyükbaş hayvan yetiştiricilerine mısır flake yem desteği dağıtım töreni gerçekleştirerek üreticilere bir kez daha yanlarında olduğunu hissettirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de katıldığı törende Tarsus ilçesinde 230 hayvan yetiştiricisine 132 bin kilogram yem desteği sağlanırken Akdeniz, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Mezitli, Tarsus, Toroslar ve Yenişehir ilçelerindeki 395 büyükbaş hayvan yetiştiricisine de 246 bin 400 kilogram mısır flake yem desteği ulaştırılacak. Tarsus Cumhuriyet Meydanında düzenlenen dağıtım töreninde konuşan Başkan Seçer, Mersin’in bir tarım kenti olduğunu vurgulayarak, "Bizim ekmeğimiz toprak ve hayvancılık. Köylü milleti olarak biz ekmeğimizi topraktan kazanıyoruz. Bu yüzden belediye olarak çiftçimize, üreticimize önem veriyoruz. Ama bizim özellikle önem verdiğimiz düşük ölçekli üretici. Büyük ölçekli üretici hem para kazanıyor hem de Tarım Bakanlığının desteklerinden faydalanıyor. Küçük üretici de faydalanıyor ama yeterli olmuyor” dedi. Büyükbaş hayvancılıktan küçükbaş hayvancılığa, kaz yetiştiriciliğinden arıcılığa kadar Mersin’deki her alandaki üreticinin yanında olduklarının altını çizen Seçer, “Mersin genelinde bugüne kadar bin 128 büyükbaş hayvan üreticisine toplam 2 bin 780 ton yem desteği verdik. Bunun 393’ü Tarsuslu büyükbaş hayvan üreticisi. Bu 2 bin 780 ton desteğin de yaklaşık olarak 2 bin tonu Tarsus’ta. Çünkü en fazla büyükbaş hayvan yetiştiriciliği burada. Onun için de en büyük pay Tarsuslu üreticilerin” ifadelerini kullandı. Büyükşehir belediyesinin üreticilere yönelik proje ve desteklerini aktaran Seçer, birliklerle iş birliği halinde birçok yem ve tohum desteği de sağladıklarını söyledi. Büyükşehir belediyesinin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden de söz eden Seçer, “Bizim amacımız köylümüzü doğduğu yerde doymasına destek olmak. Bugüne kadar 240 aileyi yetiştirici yaptık. Bunun 121’i kadın üretici. Kadın üreticiye önem veriyoruz. Kadınlar üretsin ve çalışsın, ayaklarının üzerinde dursun, kimseye muhtaç olmasın istiyoruz. Çocuklarının eğitimine, bakımına, yemesine ve içmesine fayda sağlasın istiyoruz” şeklinde konuştu. Üreticilere avokado, pasiflora, alıç, nergis soğanı gibi fide-fidan desteklerinin olduğunu aktaran Seçer, bu desteklerin küçük üreticiler için oldukça kıymetli olduğuna değinerek, “Tok açın halinden anlamaz. Üreticinin bu desteklere ihtiyacı var. Çalışacak, üretecek. Devlet sosyal olacak, belediye sosyal olacak. Belediye başkanı, gelen parayı halk için harcayacak ve halka yardımcı olacak. Belediye demek halk demek, bizim anlayışımız bu” diye konuştu. "Tarsus kalbimizin içinde" Tarsus’ta yaptıkları çalışmalara da değinen Seçer, kendi dönemlerine kadar Tarsus’ta bu denli kaliteli asfalt çalışmalarının yapılmadığının altını çizdi. “Bizler prestijli caddeler yapıyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Seçer, Mersin merkezde yapılan işlerin aynısının Tarsus’ta da yapıldığını ifade ederek, “Aynı kalitede kaldırım, yol, bina, sosyal hizmet ve aynı oranda tarımsal destek yapılıyor. Tarsus bir köşede kalmış, unutulmuş, gözden ırak gönülden de ırak bir yer değil. Tarsus kalbimizin içinde” dedi. Tarsus’ta yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Seçer, birçok mahallenin arıtmasının Tarsus arıtmasına bağlanacağını belirterek, arıtmanın kapasitesinin artırılması için Avrupa Birliği’nden fon aldıklarını ve bütçesinin de hazır olduğunu vurguladı. Tarsus’un altyapısında büyük değişiklikler olacağına dikkat çeken Seçer, 2024’ün başında yağmur suyu terfi istasyonunu ve Tarsus arıtma tesisinin açılışının yapılacağını ve Yenice’nin de arıtma tesisine en yakın zamanda kavuşacağını duyurdu. Afet riskinden dolayı yıkılan Şelale Otel’in yerine sanat eseri düzeyinde bir sosyal tesis yapacaklarını ve çalışmaların sürdüğünü belirten Seçer, “Oteli otelciler yapacak, belediye hizmet yapacak. Belediye güzel bir turistik alana otel yapıp kiraya vermez, onu otelci yapsın. Ben halk adına çalışan belediye başkanıyım. Yıktık ve ihaleye çıktık. Oraya sanat eseri düzeyinde bir sosyal tesis yapıyoruz. Çocuklarınızla gidebileceğiniz, tiyatro, oyun salonları, kır bahçesi ve yemek yeme alanlarının olduğu bir tesis yapacağız” diye konuştu. Tarsus’a modern bir kreş de açacaklarının müjdesini veren Seçer, “Kreşlerimize çok talep var. Çünkü öğretmenlerimizden, uygulamalardan aileler oldukça memnun. Bu kreşler özel kreş gibi yüksek meblağlarda öğrenci almaz. Daha çok gelir düzeyi düşük, ihtiyaç sahibi olan ailelerin çocuklarını tercih ederiz. Bizim kime, hangi kesime hitap ve hizmet ettiğimizi tüm halkımın bilmesini istiyorum. Çocuklar çok modern bir kreşte hizmet alacak. Tarsus’umuza ne kadar güzel ve modern bir kreş açtığımızı hep beraber göreceğiz” şeklinde konuştu. 17-18-19 Kasım tarihlerinde bu yıl ‘Şahmeran Yılı’ teması ile gerçekleştirilecek olan ‘2. Uluslararası Tarsus Festivali’ne de tüm halkı davet eden Seçer, festival hakkında detayları paylaşarak, “Yaklaşık 250 ülkeden ve Türkiye’den halk dansları toplulukları gelecek. Yazarlar, çizerler, ünlü televizyoncular burada olacaklar, söyleşiler yapacaklar. Onlarla tanışma, onları dinleme ve izleme fırsatı bulacaksınız. Tarsus kadim, tarihi ve kültürel birikimi olan bir yer. Cuma günü Simge, cumartesi hemşehrimiz Manuş Baba, pazar günü de Melek Mosso Tarsuslulara çok güzel konserler verecek. Bütün Tarsusluları, özellikle gençleri bekliyorum” dedi. Büyükbaş hayvan yetiştiricilerine dağıtılan yem desteğinden faydalanan üretici Emine Aslan, hayvan yetiştiricileri için en önemli girdi kalemlerinden biri olan yem fiyatlarının oldukça pahalı olduğuna dikkat çekerek, “Başkanımız Vahap Seçer, yarı hibeli yem desteğini verdi. Bizler de bayağı aldık ve rahatladık. Çok da iyi oldu. Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ederim” diye konuştu. Konuşmaların ardından projeden faydalanan üreticilere Başkan Seçer tarafından mısır flake dağıtımları yapıldı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.