Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çeltik

AGRONEWS - Çeltik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çeltik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çanakkale 58 üründe Türkiye’nin zirvesinde Haber

Çanakkale 58 üründe Türkiye’nin zirvesinde

Mikroklima iklimi, verimli toprak yapısı ve su kaynaklarıyla Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan kent, üretimdeki çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. Valilik tarafından yapılan açıklamada, tarımsal üretim hacmi ve çeşitlilikte elde edilen başarının resmi verilerle de teyit edildiği belirtildi. 58 üründe güçlü performans Açıklanan TÜİK verilerine göre Çanakkale, sebze, meyve, tarla bitkileri ve endüstriyel ürünler dahil olmak üzere 58 farklı üründe Türkiye genelinde ilk 10 içinde yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Biga Ovası’ndan Bayramiç’e, Lapseki’den Gelibolu’ya kadar geniş bir coğrafyada üretim yapan çiftçilerin bu başarıda büyük pay sahibi olduğu vurgulandı. Üreticiye teşekkür Çanakkale Valiliği açıklamasında üreticilere teşekkür edilerek, “TÜİK verilerine göre ilimiz 58 farklı tarımsal üründe Türkiye genelinde ilk 10 içerisinde yer alarak tarımsal üretimdeki güçlü konumunu sürdürmektedir. Üreticilerimizin emeğine sağlık; bereketli topraklarımızdan ülkemizin sofralarına katkı sunmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Bölgesel üretim öne çıkıyor Özellikle Biga başta olmak üzere ilçelerde üretilen kapya biber, çeltik, domates, şeftali, nektarin ve zeytin gibi ürünlerin Çanakkale tarımının markalaşan değerleri arasında yer aldığı belirtildi. Kent tarımının hem iç piyasada hem de ihracatta giderek daha fazla öne çıktığı, bu verilerin de Çanakkale’nin gıda arz güvenliğindeki stratejik rolünü güçlendirdiği ifade edildi.

Yumaklı’dan müjde 39 yeni yerli tohum tescillendi Haber

Yumaklı’dan müjde 39 yeni yerli tohum tescillendi

Resmi sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yayımlayan Bakan Yumaklı, bu yıl yürütülen Ar-Ge çalışmaları neticesinde 17 farklı türde geliştirilen 39 yeni yerli tohum çeşidinin tescil işlemlerinin başarıyla tamamlandığını ilan etti. Milli Tohum Sayısı 1087'ye Yükseldi Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesindeki araştırma enstitülerinde Türk mühendisler tarafından hummalı çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmalar neticesinde 39 yeni yerli tohumun daha eklenmesiyle birlikte, Türkiye'nin gururu olan "Milli Çeşit Listesi"ndeki tescilli yerli tohum sayısı tam 1087'ye ulaştı. Bakan Yumaklı, yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime büyük bir güç kattıklarını ifade ederek şu kritik vurguyu yaptı: "Tescillenen yeni çeşitlerimiz, toprağın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize dev bir değer katacak. Tahıl, endüstri bitkileri, tıbbi-aromatik bitkiler, yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri kategorilerindeki bu yeni tescillerle; ülkemizin stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. En büyük amacımız, yerli üretimle üreticilerimizin girdi maliyetlerini düşürürken kazançlarını artırmak ve uluslararası rekabet gücüne sahip milli bir tohum tedarik sistemi kurmaktır." En Çok Çeşit Ayçiçeği Ve Buğdayda: İşte Liste Bakanlığın yayımladığı resmi infografik verilerine göre, tescil edilerek Türk tarımının üretim zincirine dahil edilen 39 yeni tohumun türlerine göre dağılımı şu şekildedir: Ayçiçeği: 15 farklı yeni çeşitle listenin ilk sırasında yer aldı. Ekmeklik Buğday: 5 farklı yeni çeşit geliştirildi. 2'şer Çeşit Tescillenenler: Pamuk, Yer Fıstığı, Haşhaş ve Nohut. 1'er Çeşit Tescillenen Stratejik Ürünler: Makarnalık Buğday, Arpa, Çeltik, Soya, Aspir, Patates, Tütün, Aydın Salebi, Muğla Salebi, Anason ve Korunga.

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı Haber

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'de sertifikalı tohum çalışmaları, yüksek verim ve kalite hedefiyle Bakanlık denetiminde, özel sektör ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından yürütülüyor. Sertifikalı tohumlar, Bakanlıktan "Tohumculuk Kuruluşu Belgesi" almış özel firmalar ve TİGEM tarafından, tohum yetiştirici belgesi sahipleriyle sözleşmeli olarak üretiliyor. Tohumlar tarla incelemesi, hasat sonrası numune alma, laboratuvar analizleri ve etiketleme aşamalarından geçerek sertifikalandırılıyor. Tarımsal üretimin tüm aşamalarında verimlilik ve kaliteyi önceliklendiren Türkiye, sertifikalı tohum ihracatını artırmak ve yerli tohum kullanımını yaygınlaştırarak tarımsal verimliliği en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, bu alandaki çalışmalara hızla devam ederken, üretimdeki artış oranlarıyla, tohum ve tohum geliştirme konusunda dünyada otorite ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Sertifikalı buğday tohumu üretimi rekor kırdı Bu doğrultuda, 2015 yılında 896 bin 298 ton olan sertifikalı tohum üretimi, yüzde 50,7 artışla 1 milyon 350 bin 627 tona ulaştı. Türkiye'de, 2015'te 484 bin 204 ton olan sertifikalı buğday tohumu üretimi, geçen yıl yüzde 32,3 artarak tüm zamanların rekorunu kırdı ve 640 bin 829 tonla en yüksek seviyesine çıktı. Sertifikalı arpa tohumu üretimi, 2015 yılında Türkiye'de 125 bin 18 ton seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 31,8 artarak 164 bin 835 tona yükseldi. Ülkede, sertifikalı mısır tohumu üretimi 2015 yılında 56 bin 671 ton iken geçen yıl yüzde 5,5 azalarak 53 bin 534 ton, çeltik tohumu üretimi 2015 yılında 8 bin 945 ton seviyesindeyken yüzde 32,1 artışla 11 bin 818 ton, patates tohumu üretimi 2015 yılında 175 bin 397 ton iken yüzde 106,6 artışla 362 bin 331 ton olarak hesaplandı. Sertifikalı nohut tohumu üretimi 2015 yılında 2 bin 305 ton seviyesindeyken yüzde 702,3 artışla 18 bin 494 tona, kuru fasulye tohumu üretimi 2015 yılında 109 ton iken yüzde 1773 artışla 2 bin 42 tona, mercimek tohumu üretimi 1140 ton iken yüzde 1046 artışla 13 bin 64 olarak kayıtlara geçti. "Üretimdeki yükseliş, sektörün eriştiği kapasiteyi gösteriyor" Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan Yıldırım, Türkiye'de sertifikalı tohum üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan rapora göre, 2050 yılına kadar bugünden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını aktaran Yıldırım, bütün bu süreçlerin merkezinde, tohumculuk sektörünün yer aldığını anlattı. Yıldırım, sertifikalı tohum üretimindeki yükselişe işaret ederek, sektörün, teknik altyapı, üretim gücü ve kurumsal birikimindeki gelişime dikkat çekti. Bu yükselişin, Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü daha da sağlamlaştırdığını kaydeden Yıldırım, özellikle 2020 sonrasında yüksek üretim seviyesine ulaşıldığını ve 2022 yılında kaydedilen 1 milyon 361 bin 336 tonluk üretimin, sektörün eriştiği kapasiteyi ortaya koyduğunu vurguladı. "İsrail'den tohum almıyoruz" Çiftçilerin, sertifikalı tohum kullanma alışkanlığının artırılmasının, sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Sertifikalı tohum üretimindeki tablo, sektörümüzün son 10 yılda istikrarlı biçimde büyüdüğünü açıkça ortaya koymaktadır. 2015 yılında 896 bin ton seviyesinde olan üretimin, 2025 itibarıyla 1 milyon 350 bin tonun üzerine çıkması, üretim altyapımızın, teknik kapasitemizin ve sektörümüzün kurumsal birikiminin önemli ölçüde güçlendiğini göstermektedir. Bu artış, yalnızca miktarsal bir büyüme değil, aynı zamanda Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü tahkim ettiğinin de somut göstergesidir." Yıldırım, Türkiye'nin, İsrail'den tohum aldığı iddialarına da değinerek, "Türkiye, tohumculukta güçlü ülkelerden birisi haline geldi. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. İsrail'den tohum almıyoruz, yerli üretim kapasitemizle, iç talebi büyük oranda karşılayabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede Haber

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede

ANTALYA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Antalya Serik'te düzenlenen "Türkiye ve Dünyada Lisanslı Depoculuk ve Hububat Piyasaları Kongresi"nde Türkiye’nin tahıl üretimindeki başarısını ve gelecek hedeflerini paylaştı. Yumaklı, "2024’te 39 milyon ton tahıl ürettik, un ihracatında dünya 1’incisi, makarna ihracatında ise 2’ncisiyiz. Üretim planlamasını 3'er yıllık yapıyoruz. 3 yılın sonunda 2028’de hububat üretimimizde yüzde 13'lük artış sağlamayı hedefliyoruz" dedi. TÜRKİYE’NİN HUBUBAT BAŞARISI Türkiye, 23,9 milyon hektar tarım alanının yüzde 48’inde hububat üretimi yapıyor. 2024 yılında 39 milyon tonluk üretime ulaşan Türkiye, arpada dünyada 5’inci, buğdayda 9’uncu, mısırda 16’ncı ve çeltikte 43’üncü sırada yer alıyor. Bakan Yumaklı, sulama yatırımları ve Ar-Ge çalışmaları sayesinde üretim kapasitesinde önemli artışlar sağlandığını vurguladı. UN VE MAKARNA İHRACATINDA ZİRVE Güçlü tarım sanayisi ile yalnızca kendi üretimini değil, çevre ülkelerden gelen tarımsal ürünleri de işleyen Türkiye, un ihracatında dünya lideri, makarna ihracatında ise ikinci sırada bulunuyor. 2023’te 31 milyar dolar olan gıda ihracatının, 2024’te 32 milyar doları aşması bekleniyor. LİSANSLI DEPOCULUKTA BÜYÜK ADIMLAR Lisanslı depoculuk sistemindeki gelişmelere dikkat çeken Bakan Yumaklı, Türkiye’nin 12,2 milyon ton depolama kapasitesine ulaştığını açıkladı. Bu sistem sayesinde yıllık yaklaşık 23 milyar liralık ürün israfının önlendiğini ve depolama kayıplarının yüzde 10-30 oranında azaldığını söyledi. Yumaklı, üreticilere sıfır faizli işletme kredileri ve analiz ücreti destekleriyle finansal kolaylık sağlandığını da aktardı. GELECEK HEDEFLERİ 2025 yılına kadar TARSİM kapsamının genişletilmesi, prim indirimleri ve yeni destekleme modelleri ile üreticilere daha fazla olanak sunulması planlanıyor. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar hububat üretiminde yüzde 13’lük bir artış hedeflediklerini açıkladı. BÖLGESEL TARIM MERKEZİ TÜRKİYE 186 ülkeye 2 bin 200 farklı ürün ihraç eden Türkiye, jeopolitik konumunu kullanarak bölgesel bir tarım merkezi olma yolunda ilerliyor. Kongreye, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra LİDAŞDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Genç, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Doğal Afetler Üreticiyi Zorladı" Haber

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Doğal Afetler Üreticiyi Zorladı"

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, "Üreticilerimizin üretime devam edebilmesi için destekler acilen ödenmelidir" diyerek çiftçilere yönelik yardım çağrısında bulundu. Son yıllarda artan doğal afetlere dikkat çeken Bayraktar, 2023 yılında meydana gelen afet sayısının 10 yıl öncesine kıyasla üç kat artarak bin 475'e ulaştığını, 2024'ün ilk sekiz ayında ise 900 afet yaşandığını belirtti. Sel, dolu, fırtına ve hortum gibi olayların çiftçilerin mahsullerine büyük zarar verdiğini vurgulayan Bayraktar, özellikle Samsun'un Bafra ilçesinde yaşanan sel felaketiyle karnabahar, brokoli ve lahana gibi ürünlerin su altında kaldığını hatırlattı. "ÇİFTÇİLER DESTEK BEKLİYOR" Çanakkale’nin Biga ilçesinde ekim ayında meydana gelen dolu afetinde 45 bin dekar çeltik arazisinin zarar gördüğünü aktaran Bayraktar, "Ziraat Odamızdan aldığımız bilgilere göre aradan geçen bir buçuk aylık sürede henüz çiftçilerimizin yaralarını saracak bir gelişme olmadı. Üreticilerimizin üretime devam edebilmeleri için destekler acilen ödenmelidir" diye ekledi. "TARIM SİGORTASI VE DEVLET DESTEĞİ ÖNEMLİ" Antalya ve Mersin'in Türkiye’deki örtü altı üretim alanlarının yüzde 65’ini oluşturduğunu söyleyen Bayraktar, bu bölgelerde yaşanan afetlerin meyve-sebze fiyatlarını artırabileceğini dile getirdi. Tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek, devlet desteklerinin artırılması ve sigorta primlerinin çiftçiler için daha uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. "ÜRETİM KESİNTİYE UĞRAMAMALI" Bayraktar, afet sonrası sağlanan yardımların artırılması gerektiğini belirterek, "Çiftçilerimizi tarımsal üretimden koparmamak ve ülkenin gıda arzını korumak birincil gayemiz olmalıdır. Halihazırda yüklü borçlar altına girerek tarımsal üretim yapan çiftçilerimizin ekonomisi birkaç saat içinde yaşanıp biten doğal afetlerle sarsılmaktadır. Bu sebeple doğal afetlerin sonrasında yapılan yardımlar artırılmalı, çiftçilerimiz ayakta tutulmalıdır" dedi. Gıda fiyatları hakkında da yorumda bulunan Bayraktar, "Bir ürünün yalnızca bulunabilir değil, tüketici tarafından satın alınabilir olması da önemlidir. Bu yüzden gıda enflasyonunun körüklenmesine sebep olacak bu gibi doğal afetlerde çiftçilerimize daha fazla destek olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki üretimden bir kez kopan çiftçimizi geri getirmek çok zordur. Destekler üreticilerimize zamanında ulaştırılmalıdır. Geç verilen destek, destek değildir" diye konuştu.

Çankırı'da Çeltik Hasadı Rekor Verimle Başarıya Ulaştı Haber

Çankırı'da Çeltik Hasadı Rekor Verimle Başarıya Ulaştı

Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, çiftçilerin kazançlı bir üretim yapmalarının temelinde bilinçli üretimin yattığını vurguladı. Mevsimsel zorluklara rağmen başarılı sonuçlar alınmasını sağlayan faktörlerin başında doğru tohum, uygun toprak hazırlığı ve etkin gübrelemenin yer aldığını söyledi. KAZANÇLI ÜRETİM, BİLİNÇLİ ÜRETİMDEN GEÇİYOR Dr. Hüseyin Düzgün, "Tarım olmadan olmaz. Tarımsal ve hayvansal üretimin bittiği dönemde insanlık yok olmuş sayılır. Biz, hem şehrimizin hem de ülkemizin insanını doyuracak, aynı zamanda dünyaya ihracat yapacak bir ülke olarak tarımsal, bitkisel ve hayvansal üretimimizi artırmak ve geliştirmek zorundayız. Çiftçilerin kazançlı bir üretim yapmaları, bilinçli üretimden geçiyor" dedi. İklim değişikliklerine karşı hazırlıklı olmak gerektiğini vurgulayan Düzgün, topraksız tarımın yaygınlaştığı günümüzde, verimli toprakların doğru şekilde işlenmesi gerektiğini belirtti.   DÖNÜM BAŞINA 600-800 KİLO VERİM ELDE EDİLDİ Bilinçli tarımla, mevsimlerin çeltik üretimi için elverişsiz olmasına rağmen, 42 bin dönüm alandan 600-800 kilo arasında verim alındığını belirten Dr. Düzgün, "Genel olarak hem Merkez ilçemizde hem de diğer ilçelerimizde vatandaşlarımızın memnun olduğu ve kazançlı bir üretim dönemi geçiriyoruz" dedi. GELECEK YILLARDAN BEKLENTİ BÜYÜK Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü, gelecekte damla sulama gibi projelerle ilgili, "Amacımız, üreticilerimizin bilinçli olarak daha fazla kazanacağı, birim alandan daha çok gelir elde edeceği, kazançlı, sağlıklı ve güvenilir gıda üretecek bir sistem oluşturmak. Bu anlamda, tüm Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerimizle sahadayız, gayret gösteriyoruz. İnşallah daha güzel neticeler almayı umut ediyoruz. Bu anlamda da çalışıyoruz" açıklamasını yaptı.

Tosuner: “Çeltik üreticileri desteklenmezse üretim sürdürülemez” Haber

Tosuner: “Çeltik üreticileri desteklenmezse üretim sürdürülemez”

Bafra Ziraat Odası Başkanı Tosuner, çeltik üreticilerinin karşılaştığı zorlukları değerlendirerek, mevcut fiyatlandırma politikasının çiftçilerin sürdürülebilir üretim yapmalarına engel olduğunu söyledi. Başkan Tosuner, çeltiğin kilogram maliyetinin 24.60 lira olduğunu ancak çiftçilerin kar elde edebilmesi için alım fiyatlarının en az 33 lira olması gerektiğini ifade etti. "Çiftçi bu emeğinin karşılığını almalı" diyen Tosuner, aksi takdirde çiftçilerin üretime devam edemeyeceğini ve tarımsal faaliyetlerin zarar göreceğini belirtti. Çiftçilerin yıl boyunca büyük emek ve özveri gösterdiğini kaydeden Tosuner, mevcut fiyatlandırma politikalarının çiftçileri zor durumda bıraktığını açıkladı. İthalat ve Bafra pirincinin önemi Çeltiğin hasada kadar büyük bir titizlikle yetiştirildiğini ve bu süreçte çiftçilerin çeşitli zorluklarla mücadele ettiğini anlatan Tosuner, "İthalatın önünün açılmaması gerekiyor. Bafra’nın pirinci, ithal pirinçlerden kat kat üstün. Yerli üretimin teşvik edilmesi önemlidir. Bafra pirinci kalite ve lezzet bakımından dünya standartlarının üzerindedir. Yerel üreticilerin desteklenmesi gerekiyor" dedi. Milletvekillerine çağrı Başkan Tosuner, hükümet yetkilileri ve milletvekillerine seslenerek çeltik fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Tosuner, "Fındık fiyatlarına yapılan zam gibi çeltik fiyatlarına da benzer bir artış yapılmasını talep ediyorum. Bu sayede üreticilerin ekonomik olarak desteklenmesi sağlanacak. Çiftçilerin ekonomik olarak güçlü olması halinde tarımsal üretim artacak ve bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak" diye konuştu. Çiftçinin beklentileri Üreticilerin desteklenmesi ve fiyat politikasının çiftçiler lehine düzenlenmesi gerektiğini belirten Tosuner, "Çiftçimizin emeği boşa gitmemeli. Üretimimizi artırmak ve sürdürülebilir kılmak için gereken adımlar atılmalı" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.