Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

AGRONEWS - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım sektöründe yeni bir dönem başlıyor Haber

Tarım sektöründe yeni bir dönem başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı’nın vizyon projelerinden biri olan DERİM, Türkiye genelinde belirlenen 16 pilot ilde eş zamanlı olarak uygulamaya alındı. Bilginin sadece teoride kalmamasını, bizzat sahadaki tecrübeyle harmanlanmasını amaçlayan modelin ilk adımları büyük bir heyecanla atıldı. DERİM modeli, klasik eğitim anlayışını kökten değiştirerek "yerinde öğrenme" felsefesini benimsiyor. Sahada edinilen üretim tecrübelerinin paylaşılmasını merkeze alan bu sistem; yanlış uygulamaların sonuçlarını yerinde görmeyi, doğru yöntemleri ise başarı hikayeleri üzerinden yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje kapsamında Muğla'da; üretim tecrübesi yüksek, iletişim becerileri kuvvetli ve çevresindeki üreticilere örnek teşkil eden 26 önder çiftçi belirlendi. Bu gönüllü üreticiler, kendi işletmelerini birer "uygulamalı eğitim merkezi"ne dönüştürerek diğer çiftçilere rehberlik edecek. Uygulamanın startı, Köyceğiz ilçesi Döğüşbelen Mahallesi’nde verildi. Sabri Özden’e ait narenciye bahçesinde gerçekleştirilen ilk etkinliğe katılım yoğundu. Mahalle Muhtarı Selçuk Demir’in konuşmasıyla başlayan programda, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eşref Arslan ve Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Levent Uyan çiftçilerle bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Şube Müdürü Levent Uyan, modelin farkını şu sözlerle özetledi: "Amacımız sadece bilgi vermek değil, deneyimi yerinde paylaşmak. İlimizin pilot bölge olması büyük bir fırsat. Çiftçi üretimin içinde öğrenir; görerek, dokunarak ve bizzat yaşayarak tecrübe eder. Bu süreç geçici bir etkinlik değil, sürekli bir rehberlik modeli olacaktır"

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi Haber

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen 'Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi' çerçevesinde düzenlenen törende, 660 ton tohum çiftçilere teslim edildi. Kur’anı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum Temin Töreni’ne Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Kayseri Vali Vekili Adnan Türkdamar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Günay Çakı, ziraat odası başkanları, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Kadir Has Kültür Merkezi otoparkında düzenlenen törende konuşan Başkan Büyükkılıç; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaydan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, Türk milletine ve acılı ailelere baş sağlığı temenni edip, yaralılara acil şifalar diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkartmış olduğu yasa ve yetkilerle, sadece belediye hizmetlerinin dışında diğer alanlarda da ülkenin kalkınmasına yönelik hizmetler gerçekleştirdiğini ifade eden Büyükkılıç, Kayseri’nin tarım ve hayvancılık şehri olduğunu kaydetti. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Kayseri’nin turizm alanında da kendisinden söz ettirdiğini, bu sezon Erciyes Kayak Merkezi’ne 3 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Başkan Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Daha önce Avrupa’nın en iyi şehri ünvanı ile Altın bayrak ödülünü almıştık. Bu defa Dünya Spor Başkentliği olma yolunda başvurumuzu yapmıştık, Avrupa’dan heyet incelemek üzere geldi, Kayseri’mizde misafir ediliyor, spor yazarlarımız şehrimizi en güzel şekliyle tanımlıyor. Bu da yetmiyor, şehrimizi Türk Cumhuriyetleri arasında kültürün başkenti olma yönünde çabalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan, 16 ilçemizi de ayrıştırmayan bir anlayış ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle ötekileştirmeden hizmet ediyoruz." Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı projesinden de bahsederek, 9 ay gibi süre içerisinde projenin tamamlanacağını belirterek, kent genelinde gerçekleşen ulaşım yatırımlarını da anlattı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın selamlarını ileten Başkan Büyükkılıç, "Arı, tavuk, manda, koyun veriyoruz, Mevla’m bereketleniyor. Binlerce koyunu verdik, koyunların 150 bini aştığı söyleniyor. Tarım İl Müdürlüğümüz ile uyum içerisinde Bakanlığımız ve Valiliğimiz önderliğinde her projede ‘biz de varız’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç; Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’ni canlandıracak hem de sazlık çevresindeki mahallelerde tarımsal üretime güç katacak önemli bir projeyi de hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Biriz, beraberiz, hep beraber Kayseri, hep beraber Türkiye’yiz" dedi. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav da Kayseri ekim alan büyüklüğünde Türkiye’de 5’inci sırada olduğunu, üretim miktarında Kayseri’nin yine 5’inci sırada olduğunu, ilk 10 içerisinde 24 tane ürün olduğunu ve 32 tane de coğrafi işaretli ürünleri olduğunu anlattı. Saklav, yaklaşık 500 bin dekar atıl olan nadas araziyi tarımsal üretime kazandırdıklarını söyleyerek, "Bakanlığımız olarak 2026’da bugün yaklaşık 300 ton, Büyükşehir Belediyemiz olarak da 365 ton nohut, aspir, yeşil mercimek, kuru fasülye ve dörtlü karışım tohumu dağıtacağız" dedi. Büyükşehir belediyesine ayrı bir sayfa açmak gerektiğine vurgu yapan Müdür Saklav, şöyle konuştu; "Büyükşehir Belediyemiz son 5 yılda Kayserili çiftçilere 1 milyar 200 milyon TL’lik destek gerçekleştirdi, canlı hayvan, tohum, makine ekipman, gübre, arı, kanatlı hayvan vermiş, mera ıslahında bulunmuş, tarımsal destekleri çiftçilere aktarmış, Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a ve tüm ekibine teşekkür ediyoruz." "Çiftçi sizinle gurur duyuyor" Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş ise Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak bilindiğini son yıllarda artık tarım ve hayvancılık alanında da ilk 5’te olduklarını kaydetti. Başkan Büyükkılıç’a ‘iyi ki varsınız’ diyen Güneş, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çiftçi sizinle gurur duyuyor. Her yerde emeğiniz var, sadece tohum değil, arazi yollarında, ekipmanlarda her yerde emeğiniz var. Türkiye’de en çok tarıma destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi’dir" diye konuştu. Konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıtımı gerçekleştirilirken, üreticiler de bu projeden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler. Proje kapsamında dağıtılan tohumlar; 200 ton nohut, 100 ton aspir, 60 ton yem bitkisi karışımı olmak üzere toplam 360 tona ulaştı. Bu destekle yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Toplam maliyeti 19 milyon 320 bin TL olan projenin yarısı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe olarak karşılanırken, kalan yüzde 50’lik kısım üreticiler tarafından üstlenildi. Destekler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Planlı Ekim Projesi" kapsamında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere verildi. Bu sayede hem planlı üretimin yaygınlaştırılması hem de tarımsal verimliliğin artırılması amaçlanıyor.

Pakistanlı çiftçilerden, artan dizel ve tarım maliyetlerine karşı protesto Haber

Pakistanlı çiftçilerden, artan dizel ve tarım maliyetlerine karşı protesto

Nawab Zubair Talpur, ABD-İran çatışması öncesinde 285 rupi olan dizel fiyatının 390 rupiye yükseldiğini ve bunun çiftçiler için ciddi zorluklar yarattığını ifade etti. Çiftçilerin ürünlerinden yeterli gelir elde edemediğini, bu nedenle maliyetlerini karşılayamadığını söyledi. DAP gübresinin torba fiyatının 2.000 rupi, ürenin ise 1.000 rupi arttığını ve üretim maliyetlerinin ciddi şekilde yükseldiğini ekledi. Aynı zamanda ürünlerin düşük piyasa fiyatları çiftçileri iki yönlü bir mali baskı altına soktu. Liderler, federal hükümet dizel fiyatlarını düşürmez veya sübvansiyon sağlamazsa 20 Nisan’da Haydarabad’da, ardından 26 Nisan’da Tando Allahyar ve diğer bölgelerde protesto hareketi başlatacaklarını açıkladı. Sindh Hari Abadgar Ittehad’ın da bu protestolara katılacağı belirtildi. Tarım sektörünün uzun süredir ihmal edildiğini ve tüm yükün çiftçilerin üzerine bırakıldığını ifade ettiler. Yakıt fiyatlarındaki son artışın savaş gerekçesiyle açıklanmasına rağmen çiftçilerin üretim yapmasını neredeyse imkânsız hale getirdiğini söylediler. Pakistan’ın yakıt ihtiyacının yaklaşık %70’inin yerli rafinerilerden karşılandığını, sadece %30’unun ithal edildiğini belirterek hükümeti eleştirdiler. Diğer ülkelerin kriz dönemlerinde sübvansiyon sağlarken Pakistan hükümetinin yükü artırdığını ifade ettiler. Mevcut hükümet döneminde çiftçilere tahıl, meyve ve sebze dahil hiçbir üründe adil fiyat verilmediğini, üretim maliyetlerinin kazancı aştığını iddia ettiler. IMF koşullarının bahane edildiğini söyleyerek, bu kısıtlamalar varsa buğday fiyatının nasıl 3.500 rupi olarak belirlendiğini sorguladılar. Sindh hükümetinin dönüm başına 1.500 rupi sübvansiyon açıklamasını “alay” olarak nitelendirerek bununla tarım yapılmasının mümkün olmadığını ifade ettiler. Sindh’de sahte tohum, gübre ve pestisit satışının yaygınlaştığını, buna karşı etkili önlem alınmadığını belirttiler. Federal hükümetin 400’den fazla sahte şirketi yasakladığı iddia edilse de bu şirketlerin isimlerinin açıklanmadığını ve resmi sitelerde bilgi bulunmadığını söylediler. Afganistan sınırının kapatılmasının özellikle meyve üreticilerini olumsuz etkilediğini, ihracatın durmasıyla ürünlerin elde kaldığını ve bozulduğunu ifade ettiler. Tarım arazilerinin konut projelerine dönüştürülmesinin ciddi bir sorun olduğunu, bunun uzun vadede gıda krizi riskini artıracağını belirttiler. Çiftçiler taleplerini şöyle sıraladı: savaş öncesi yakıt fiyatlarının geri getirilmesi, buğdayın 4.500 rupi/maun, pamuğun 10.000 rupi/maun olarak belirlenmesi, Afganistan sınırının ihracata açılması, tarım arazilerinde yapılaşmanın yasaklanması ve tarım sektörüne öncelikli destek sağlanması.

Taklamakan Çölü’nde buğday yetiştirilmeye başlandı Haber

Taklamakan Çölü’nde buğday yetiştirilmeye başlandı

Teknoloji, Çölü Tarım Alanına Dönüştürdü Çin'in en zorlu coğrafyalarından biri olan Taklamakan Çölü'nde yürütülen "çöl buğdayı" projesi, geçtiğimiz dönemde dikkat çekici sonuçlar verdi. Yaklaşık 547 hektarlık alanda ekilen buğdayın yeşerme ve fide tutma oranı %90'ın üzerine çıktı. Bu başarı, dünyanın en büyük çöllerinden biri olan Taklamakan için bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Pivot Sprinkler Sistemiyle Verimlilik Patlaması Projenin başarısının ardındaki anahtar, modern sulama teknolojileri oldu. "Pivot sprinkler" olarak bilinen döner başlıklı püskürtme sistemleri, suyun etkin kullanımını sağlayarak ekstrem koşullarda verimliliği artırdı. Bu sistemin en çarpıcı etkilerinden biri ise iş gücü ihtiyacında yaşanan radikal düşüş. Daha önce yaklaşık 30 kişinin yaptığı işi artık sadece 4 kişi yürütebiliyor. Sadece Buğday Değil: Çeşitlendirilmiş Tarım Taklamakan Çölü'ndeki çalışmalar buğday üretimiyle sınırlı kalmadı. Son iki yılda bölgede mısır, gül ve farklı tarım ürünlerinin de büyük ölçekli hasatları gerçekleştirildi. Bu durum, teknolojinin sadece bir ürün için değil, çöl ekosisteminde çeşitli tarım faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için de bir model oluşturduğunu gösteriyor. Çölleşmeyle Mücadelede Tarihi Dönüşüm Çin, yıllardır derin bir çölleşme kriziyle karşı karşıyaydı. 1990'ların sonunda her yıl Lübnan büyüklüğünde (yaklaşık 10,400 km²) bir arazi çölleşiyordu. Ancak yürütülen yoğun ağaçlandırma ve teknoloji odaklı tarım projeleri sayesinde, yıllık çölleşme hızı geçmişteki 10,000 kilometrekareden yaklaşık 2,300 kilometrekareye kadar geriledi. Bu, çölleşmeyle mücadelede küresel ölçekte dikkate değer bir başarı. Editör Yorumu Taklamakan'daki bu başarı, sadece bir tarım projesinden çok daha fazlasını temsil ediyor. İklim değişikliği ve artan gıda ihtiyacı karşısında, dünyanın kurak ve yarı kurak bölgeleri için potansiyel bir yol haritası sunuyor. Pivot sprinkler gibi akıllı sulama sistemleri, su kıtlığı çeken bölgelerde tarımın verimliliğini ve sürdürülebilirliğini kökten değiştirebilir. Çin'in elde ettiği sonuçlar, çölleşmeyi tersine çevirmenin mümkün olduğunu ve teknolojinin bu mücadelede nasıl bir kaldıraç görevi görebileceğini kanıtlıyor.

Simav’da çiftçilere %75 hibeli tohum desteği verildi Haber

Simav’da çiftçilere %75 hibeli tohum desteği verildi

İlçe protokolü ve Milletvekili Adil Biçer'in katılımıyla düzenlenen törende; ayçiçeğinden nohuda, fasulyeden korungaya kadar tonlarca tohum çiftçilere teslim edildi. %75 devlet hibesiyle üreticinin maliyet yükünü sırtlayan proje, sadece tohumla da sınırlı kalmadı; arıcılar da unutulmadı! Simav'ın bereketli toprakları, bu sezon sonunda bölge ekonomisine milyonlarca liralık katkı sağlamaya hazırlanıyor. Kütahya’nın Simav ilçesinde çiftçilere yönelik önemli bir destek programı hayata geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, üreticilere yüzde 75 hibe destekli tohum dağıtımı yapılacak. Program çerçevesinde; 16 köyde yaklaşık 800 çiftçiye 3 bin 200 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu, 17 köyde yaklaşık 80 çiftçiye 2 bin 500 kilogram nohut tohumu, 14 köyde yaklaşık 50 çiftçiye bin 100 kilogram kuru fasulye tohumu, ayrıca 3 köyde 765 kilogram yağlık aspir tohumu, 5 köyde 2 bin 360 kilogram korunga tohumu, ayrıca 43 arıcıya 4 bin 84 kilogram fondan şeker desteği sağlanacak. Tohum dağıtım programına AK Parti Kütahya Milletvekili Adil Biçer ile birlikte ilçe protokolü katıldı. Milletvekili Biçer, yapılan desteklerle birlikte yaklaşık 2,5 milyon TL’lik hibe sağlandığını ve yıl sonunda 25 milyon TL’lik tarımsal gelir hedeflendiğini belirtti. Üretimi artırmaya, tarımsal verimliliği güçlendirmeye ve bölge ekonomisine katkı sağlamaya yönelik bu desteklerin tüm çiftçilere hayırlı olmasını dileyen Biçer," Çiftçilerimize bereketli bir sezon temenni ediyoruz. Üreten, gelişen ve büyüyen bir Simav için çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı Haber

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'de sertifikalı tohum çalışmaları, yüksek verim ve kalite hedefiyle Bakanlık denetiminde, özel sektör ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından yürütülüyor. Sertifikalı tohumlar, Bakanlıktan "Tohumculuk Kuruluşu Belgesi" almış özel firmalar ve TİGEM tarafından, tohum yetiştirici belgesi sahipleriyle sözleşmeli olarak üretiliyor. Tohumlar tarla incelemesi, hasat sonrası numune alma, laboratuvar analizleri ve etiketleme aşamalarından geçerek sertifikalandırılıyor. Tarımsal üretimin tüm aşamalarında verimlilik ve kaliteyi önceliklendiren Türkiye, sertifikalı tohum ihracatını artırmak ve yerli tohum kullanımını yaygınlaştırarak tarımsal verimliliği en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, bu alandaki çalışmalara hızla devam ederken, üretimdeki artış oranlarıyla, tohum ve tohum geliştirme konusunda dünyada otorite ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Sertifikalı buğday tohumu üretimi rekor kırdı Bu doğrultuda, 2015 yılında 896 bin 298 ton olan sertifikalı tohum üretimi, yüzde 50,7 artışla 1 milyon 350 bin 627 tona ulaştı. Türkiye'de, 2015'te 484 bin 204 ton olan sertifikalı buğday tohumu üretimi, geçen yıl yüzde 32,3 artarak tüm zamanların rekorunu kırdı ve 640 bin 829 tonla en yüksek seviyesine çıktı. Sertifikalı arpa tohumu üretimi, 2015 yılında Türkiye'de 125 bin 18 ton seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 31,8 artarak 164 bin 835 tona yükseldi. Ülkede, sertifikalı mısır tohumu üretimi 2015 yılında 56 bin 671 ton iken geçen yıl yüzde 5,5 azalarak 53 bin 534 ton, çeltik tohumu üretimi 2015 yılında 8 bin 945 ton seviyesindeyken yüzde 32,1 artışla 11 bin 818 ton, patates tohumu üretimi 2015 yılında 175 bin 397 ton iken yüzde 106,6 artışla 362 bin 331 ton olarak hesaplandı. Sertifikalı nohut tohumu üretimi 2015 yılında 2 bin 305 ton seviyesindeyken yüzde 702,3 artışla 18 bin 494 tona, kuru fasulye tohumu üretimi 2015 yılında 109 ton iken yüzde 1773 artışla 2 bin 42 tona, mercimek tohumu üretimi 1140 ton iken yüzde 1046 artışla 13 bin 64 olarak kayıtlara geçti. "Üretimdeki yükseliş, sektörün eriştiği kapasiteyi gösteriyor" Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan Yıldırım, Türkiye'de sertifikalı tohum üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan rapora göre, 2050 yılına kadar bugünden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını aktaran Yıldırım, bütün bu süreçlerin merkezinde, tohumculuk sektörünün yer aldığını anlattı. Yıldırım, sertifikalı tohum üretimindeki yükselişe işaret ederek, sektörün, teknik altyapı, üretim gücü ve kurumsal birikimindeki gelişime dikkat çekti. Bu yükselişin, Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü daha da sağlamlaştırdığını kaydeden Yıldırım, özellikle 2020 sonrasında yüksek üretim seviyesine ulaşıldığını ve 2022 yılında kaydedilen 1 milyon 361 bin 336 tonluk üretimin, sektörün eriştiği kapasiteyi ortaya koyduğunu vurguladı. "İsrail'den tohum almıyoruz" Çiftçilerin, sertifikalı tohum kullanma alışkanlığının artırılmasının, sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Sertifikalı tohum üretimindeki tablo, sektörümüzün son 10 yılda istikrarlı biçimde büyüdüğünü açıkça ortaya koymaktadır. 2015 yılında 896 bin ton seviyesinde olan üretimin, 2025 itibarıyla 1 milyon 350 bin tonun üzerine çıkması, üretim altyapımızın, teknik kapasitemizin ve sektörümüzün kurumsal birikiminin önemli ölçüde güçlendiğini göstermektedir. Bu artış, yalnızca miktarsal bir büyüme değil, aynı zamanda Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü tahkim ettiğinin de somut göstergesidir." Yıldırım, Türkiye'nin, İsrail'den tohum aldığı iddialarına da değinerek, "Türkiye, tohumculukta güçlü ülkelerden birisi haline geldi. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. İsrail'den tohum almıyoruz, yerli üretim kapasitemizle, iç talebi büyük oranda karşılayabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Korkuteli OSB’de tarım ve gıda sektörü öncelikli olacak Haber

Korkuteli OSB’de tarım ve gıda sektörü öncelikli olacak

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 2027'de açılması planlanan organize sanayi bölgesinde (OSB) tarım sektörü yoğunlukta olacak. Yerli ve yabancı yatırımcıları çeken Antalya'da mevcut OSB'nin ihtiyacı karşılayamaması ve kırsaldaki kalkınmayı desteklemek amacıyla Korkuteli ilçesinde OSB inşaatına başlandı. Yaklaşık 1 milyon 200 bin metrekarelik alana yapılan OSB için altyapı çalışmaları devam ediyor. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, kırsal alanlarda istihdamı artırmak, kırsaldan şehre göçü önlemek amacıyla çeşitli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Korkuteli OSB'nin de bu çalışmalardan biri olduğunu dile getiren Hacısüleyman, "Antalya'daki büyük OSB'nin küçük bir kardeşi gibi, 1 milyon metrekarenin üzerinde bir arsa üzerine kurulu. Şu anda 85 parselimiz var, bunların yüzde 60'ı sahiplenilmiş durumda." dedi. Hacısüleyman, diğer parseller için de talep olduğunu ve bunların değerlendirildiğini ifade etti. - OSB için 5 bin kişilik bir istihdam planlanıyor OSB'nin bölge kalkınmasına önemli katkı sunacağını aktaran Hacısüleyman, "Korkuteli Antalya'ya yakın olan bir ilçemiz. 5 bin kişilik bir istihdam planlanıyor. Hem ilçenin kalkınmasını hem ekonomik değerinin artmasını sağlayacaktır. Hem de gençlerimizi ilçede tutma yolunda bir adım atılmış olacak. Bence bu da çok önemli." diye konuştu. Antalya'da göç veren ilçelerin olduğunu belirten Hacısüleyman, gençlerin üniversite için gittikleri yerlerde hem iş hem de kariyer için kalmayı tercih ettiklerini kaydetti. Başkan Hacısüleyman, Korkuteli OSB'nin de istihdam için önemli olduğunu ve gençlerin kendi memleketlerine dönmelerine imkan sağlayacağını vurguladı. OSB'ye hemen hemen her sektörden yatırım talebi geldiğine işaret eden Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Antalya turizmin başkenti olması sebebiyle turizmin talep ettiği sektörlere ağırlık veren bir organize sanayi bölgesi olacak. Dolayısıyla tarımsal ürünler, gıda, ambalaj, bunlar ağırlıklı gözüküyor. Altyapı çalışmaları tamamlanmak üzere 2027'de açılışını planlıyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın önemli yatırımlarından bir tanesi olacak."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.