TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

AGRONEWS - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bir avuç toprak binlerce liralık zararı önleyebiliyor Haber

Bir avuç toprak binlerce liralık zararı önleyebiliyor

Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Tarımsal Analiz Laboratuvarı'nda toprak, yaprak ve sulama suyu analizleri yapılarak çiftçilere bilimsel temelli gübreleme ve üretim rehberliği sunuluyor. Yapılan analizlerle hem toprak ve yer altı su kaynaklarının korunması sağlanıyor hem de çiftçilerin girdi maliyetleri düşürülüyor. Yaklaşık 30 bin toprak, 40 bin sulama suyu ve 4 bin yaprak analizi yapabilme kapasitesine sahip olan laboratuvar, Türkiye'nin dört bir yanından getirilen numunelerle hizmet veriyor. Doğru gübre kullanımını teşvik eden analizler sayesinde verimli ve kaliteli üretim hedeflenirken, yetkililer basit bir toprak analizinin dahi büyük maliyetlerin önüne geçebileceğine dikkat çekerek Manisa'daki tüm çiftçileri laboratuvardan faydalanmaya davet etti. Numune alımıyla başlayan süreçte; çiftçi ya da danışman tarafından usulüne uygun şekilde alınan toprak, yaprak ve su numuneleri laboratuvara teslim ediliyor. Kayıt altına alınan numuneler kurutuluyor, öğütülüyor ve eleklerden geçirilerek analizlere hazır hale getiriliyor. Fiziksel ve kimyasal analizlerin ardından elde edilen veriler, bölge, toprak yapısı ve yetiştirilecek ürün türüne göre değerlendirilerek çiftçiye özel gübre cinsi ve miktarını içeren rapor hazırlanıyor. Hazırlanan raporlar dijital ya da basılı olarak üreticiye teslim ediliyor. Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, çalışmalarını yerinde incelemek için gittiği Tarımsal Analiz Laboratuvarında Ziraat Mühendisi Mehmet Erkan Petek ve Emel Başpınar tarafından bilgilendirildi. İncelemede konuşan Tarım İl Müdürlüğü Şube Müdürü Ahmet Başaran ise Manisa'daki tarım arazilerinde en büyük eksikliğin organik madde olduğunu vurguladı. Yapılan çalışmaları değerlendiren Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, tarımsal analizlerin önemine dikkat çekerek, "Burası sizin eviniz. Burada hizmetinizde olan ben dahil bütün arkadaşlarımız sizin emrinizdeyiz. Manisa'da, merkezde il müdürlüğüne ait tek laboratuvar burası. Burada çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bahçenizde ağaç dikmeden, meyve bahçesi oluşturmadan önce gelin, toprağınızı analiz edelim. Hangi besin maddelerinin eksik olduğunu tespit edelim, siz sadece eksik olanı tamamlayın. Aksi halde hem toprağa hem cebinize zarar verirsiniz" dedi. "Zaman ve maliyet kaybının önüne geçiyor" Numune alma tekniğinin önemine de değinen Karayılan, "Gelişigüzel toprak alınmaz. İlçe tarım müdürlüklerimizde görevli ziraat mühendisi arkadaşlarımız bu konuda size yardımcı olacaktır. Doğru numune alımıyla yapılan basit bir toprak tahlili, zaman ve maliyet kaybının önüne geçer" ifadelerini kullandı. Hayvansal gübrelerin doğru kullanımına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Karayılan, "Katı atık gübre atma makinelerini ziraat odalarımıza teslim ettik. Bakanlığımız tarafından alınan bu makineler çiftçimizin emrinde. Ayrıca sıvı hayvansal gübrelerin atımı için de yeni makineler alıyoruz. Amacımız, daha verimli ve daha kaliteli ürünü nasıl alabileceğimizi çiftçimize göstermek. Doktora gidip reçete almak gibi, burada da analiz sonuçlarına göre yazılan reçetelerle toprağınızdan en iyi verimi alacaksınız" diye konuştu. Karayılan, il müdürlüğü bünyesinde böyle bir laboratuvarın nadir olduğuna dikkat çekerek, "81 il tarım müdürlüğü arasında il müdürlüğü bünyesinde bu şekilde hizmet veren bir laboratuvarla ilk kez karşılaşıyorum. Bu büyük bir avantaj. Tüm Manisalı çiftçilerimiz bunu bilmeli ve mutlaka faydalanmalı. Geleceğimiz, toprağımız ve çiftçimizin kazancı için bu hizmet çok kıymetli. Dolayısıyla çok da güzel bir ortam ve çok güzel veriler alıyorsunuz. Bunun için ben sizleri tebrik ediyorum. Bizim de amacımız şu. Bütün Manisalılar bunu bilsin, bütün çiftçilerimiz bunu bilsin ve gelsin gerçekten buradan çok daha güzel bir şekilde bunu öğrenerek hem geleceğimiz için, hem cebimiz için, hem toprağımız için bunun tamamını bir araya getirdiğimizde çiftçinin mutlu olabileceği sonuca ulaşabilmemiz için" dedi.

Taşköprü sarımsağında yevmiye 1.350 lira oldu Haber

Taşköprü sarımsağında yevmiye 1.350 lira oldu

Avrupa Birliği ve Türkiye'den coğrafi işaret tescili alan Taşköprü sarımsağında 2026 yılı dikim sezonu öncesi günlükçü yevmiyeleri belirlendi. Taşköprü Belediye Başkanlığı binasında gerçekleştirilen toplantıda Taşköprü sarımsağı dikim sezonunun yaklaşmasıyla sarımsak günlükçülerin ücretleri, gerçekleştirilen istişare ile karara bağlandı. 2026 yılı Taşköprü sarımsağı günlükçü yevmiyesi sarımsak dikim ve çapa ücreti bin 350 lira, sarımsak çıkarma ücreti bin 500 lira, sarımsak sıva ücreti ise bin 200 lira ve saatlik mesai ücreti de 200 TL olarak belirlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "2026 yılı sarımsak yevmiyelerimiz ilçemize hayırlı olsun. Taşköprü Kaymakamımız Abdullah Demirdağ, Tarım ve Orman İlçe Müdürümüz Mehmet İpek, sarımsak günlükçü başkanlarımız ve kıymetli üreticilerimizle bir araya gelerek, dünya markası Taşköprü Sarımsağımızın 2026 yılı dikim sezonu öncesi günlükçü yevmiyelerini ortak akılla belirledik. Üreticimizin emeğini, günlükçülerimizin alın terini gözeten istişareler sonucunda 2026 yılında geçerli olacak yevmiye tarifemizi de belirledik. Buna göre, sarımsak dikim ücreti 1350 TL, çapa ücreti 1350 TL, sarımsak çıkarma ücreti 1500 TL, sarımsak sıvama ücreti 1200 TL ve saat başı mesai ücreti de 200 TL olarak belirlenen fiyatların ilçemize, üreticilerimize ve emektar günlükçülerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Taşköprü sarımsağı için hep birlikte, el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Toplantıya Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet İpek ile günlükçü başkanları ile üreticiler katıldı.

Bursa'da küçükbaşa yönelik önemli bir proje hayata geçiyor Haber

Bursa'da küçükbaşa yönelik önemli bir proje hayata geçiyor

Büyükşehir Belediyesi, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla, Bursa'da küçükbaş hayvancılığın gelişmesi amacıyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. Özellikle kırsalda genç kadınlara yönelik destek projesine ilişkin ilçelerden başvuruları toplayan Büyükşehir Belediyesi, oluşturulan ekiplerle başvuru yapan üreticilere yerinde ziyaretleri sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, projede, genç kadın olması, kırsalda ikamet etmesi, maksimum 25 küçükbaş varlığı bulunması, hayvanlara bakacak uygun yerinin olması gibi şartlar arıyor. Şartlara uygun üreticiler belirlendikten sonra hak sahiplerine 15 koyun 1 koç verilecek. Bozbey, üretme hassassiyetini ortaya koyan, 'boş arazi bırakmak istemiyorum, tarlamı boş bırakmak istemiyorum" diyen herkesin elinden tutmayı, onlara destek vermeyi sorumluluk olarak gördüklerini ve kendilerine görev edindiklerini söyledi. Yıllardır hayvancılıkla uğraşanların, bitkisel üretim yapanların destek beklediğini dile getiren Bozbey, "Şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi onların yanında. Üreten çiftçimizin üretmek isteyen çiftçimizin imdanına Bursa Büyükşehir Belediyesi yetişti. Bugüne kadar tarım ve hayvancılıkta destek olduk ve bundan sonra da katkılarımızı artırarak devam ettireceğiz" dedi. Sulama borusu, gübre, fidan, fide, tohum gibi bitkisel üretime yönelik desteklerinin yanı sıra hayvancılığa da önemli katkılar sunduklarını vurgulayan Bozbey, küçükbaş hayvancılıkla ilgili çok önemli giriişim başlattıklarını aktardı. Küçükbaş hayvancılığı geliştirmeyle ilgili bu projede bazı içelerdeki 30 aileye 15 koyun ve bir koç vereceklerini belirten Bozbey, şöyle konuştu: "Yüzde 100 hibeyle hayvanlar teslim edilecek. Bunu dönüşüme tabi tutacağız. 1,5 yıl sonra bir kısmını alacağız iki üreticiden aldıklarımızı birleştireceğiz bir aliye yine vereceğiz. Bir müddet sonra desteklediğimiz aile sayısı artmış olacak. Taleplere göre devamı gelebilir, kırsalda hayvancılığı, desteklerle geliştirtimeyi, üretimi artırmayı, kazançlarını yükseltmeyi planlıyoruz." Bozbey, özellikle dağ yöresine yönelik bu tür destekleri artırarak sürdürmek istediklerini ifade ederek, "Dağ yöresi bu şekilde destek gördü mü? Dağ yöresinin her yönüyle gerçekten Bursa'nın gıptayla bakılması gereken yerlerden olduğunu söylemek isterim. Buradaki insanlarımızın köyünde, ilçe merkezinde, toprağa sahip çıkmasını, toprağını üçüncü şahıslara satmadan gelir getirici düzeye dönüştürmesini istiyoruz ve yanlarındayız." dedi. Ekilebilir arazilerin tamamının üretime kazandırılmasını istediklerini dile getiren Bozbey, "Çiftçimiz kırsalda kazansın, refahı yükselsin diye çabalıyoruz. Gençlerimiz asgari ücretle çalışmasın kendi emeğinin karşılığını alarak üretim yapsın. Biz onların yanındayız yeter ki üretmek istesinler" diye konuştu.

Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi Haber

Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi

Yaz aylarında Hakkari’nin yüksek ve serin yaylalarında yaşayan göçerler, kış yaklaştığında hayvanlarıyla birlikte zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Yaklaşık 3 ay süren göç, çoğu zaman karla kaplı patikalarda, geceleri soğukla, gündüzleri yorgunlukla geçiyor. Göçün sonunda ulaşılan Mağara köyü ise onlar için kışı atlatma mücadelesinin başladığı yer oluyor. Göçer Zeki Kaplan, ömrünün göç yollarında geçtiğini söyledi. Sabit bir yerlerinin olmadığını kaydeden Kaplan, "Bizim hayatımız sürekli hayvancılık. Bir yerde kök salamıyoruz. Mevsimler nereye sürerse, biz de oraya gidiyoruz" dedi. Yaz aylarında Hakkari’nin serin ve yüksek yaylalarına çıktıklarını anlatan Kaplan, "4-5 ay yaylalarda kalıyoruz. Orası bizim nefes aldığımız yer. Ama ardından bizim için en ağır sınav başlıyor. Kadın, çocuk, yaşlı demeden; hayvanlarla birlikte 3 ay boyunca yürüyerek kışlaklara iniyoruz. Yol uzun, yol zor, umut ise ince bir ip gibi" ifadelerini kullandı. Kış mevsiminin konar göçerler için adeta bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaplan, "Kar yağdığında bizim için hayat duruyor. Soğuk iliklerimize işliyor. Bu kış çok zor geçti, hatta hala geçmedi diyebilirim. Gece hayvanlarımız donmasın diye uykusuz kalıyoruz'' diye konuştu. Geçimlerini sağlamak için katlandıkları zorluklara dikkat çeken Kaplan, "Millet sıcak evinde rahat yaşasın, sofrasında et, süt eksik olmasın diye biz bu çileyi çekiyoruz. Küresel ısınma, kuraklık, değişen iklim. Hepsi bizi vuruyor. Ama yine de vazgeçmiyoruz. Çünkü bizim emeğimiz, halkımızın sofrasına sağlık olarak gidiyor" şeklinde konuştu. Konar göçer yaşamının her geçen yıl daha da zorlaştığını dile getiren Kaplan, "Bizim hayatımız zor ama onurumuz emeğimizdir. Karın altında da kalsak, açlıkla da sınansak üretmeye devam ediyoruz. Çünkü bu topraklarda yaşamanın bedelini en ağır şekilde biz ödüyoruz'' dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.