Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

AGRONEWS - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bafra Ovası’nda çeltik mesaisi başladı: Verim dekarda 800 kg Haber

Bafra Ovası’nda çeltik mesaisi başladı: Verim dekarda 800 kg

Samsun’un Bafra ilçesinde bu yıl 12’ncisi düzenlenen Geleneksel Çeltik Ekim Günü, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olarak gösterilen Bafra Ovası’nda düzenlenen etkinlikte üreticiler, kamu yetkilileri ve vatandaşlar bir araya geldi. Program kapsamında çeltik tarlalarında incelemelerde bulunulurken, geleneksel üretim yöntemlerinin yanı sıra modern tarım teknolojileri de tanıtıldı. Etkinlikte dron destekli çeltik ekimi yapılması dikkat çekti. Bafra, Türkiye’nin çeltik üretiminde ikinci sırada Yetkililer tarafından paylaşılan verilere göre, 2025 yılında Samsun genelinde 231 bin 44 dekarlık alanda çeltik üretimi gerçekleştirildi ve toplam 183 bin 424 ton ürün elde edildi. İl genelinde dekara ortalama verim 780 kilogram olarak açıklandı. Bafra ilçesinde ise 155 bin 80 dekarlık alanda üretim yapılırken toplam 124 bin 674 ton çeltik elde edildi. Dekar başına ortalama verimin 800 kilogram olduğu ilçenin, Edirne İpsala’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci çeltik üretim merkezi olduğu belirtildi. “Tarım stratejik bir güç” Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, çeltiğin hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, Bafra’nın Samsun ekonomisine yaklaşık 4 milyar liralık katkı sağladığını söyledi. Bafra Kaymakamı Mustafa Altınpınar ise küresel krizler, savaşlar ve iklim değişikliğinin tarımın stratejik önemini artırdığını vurgulayarak, çiftçilerin yalnızca üretim değil aynı zamanda ülkenin gıda güvenliği için de kritik görev üstlendiğini ifade etti. Bafra pirinci için tescil süreci devam ediyor Etkinlikte ayrıca Bafra pirincinin marka değerini artırmaya yönelik coğrafi işaret ve tescil çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Yetkililer, tescil sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Bafra pirincinin kendi markasıyla daha güçlü şekilde pazarda yer alacağını ifade etti.

Ali Ekber Yıldırım’dan hobi bahçesi ve kaçak yapı uyarısı Haber

Ali Ekber Yıldırım’dan hobi bahçesi ve kaçak yapı uyarısı

Türkiye'de Nisan 2026 itibarıyla sayısı 11 bini aşan hobi bahçesi bulunduğu belirtilse de bu sayının çok daha fazla olduğu biliniyor. Tarım arazilerini betonlaştırdığı gerekçesiyle gündeme gelen bu bahçeler için torba yasa içerisindeki yeni yasal düzenlemeler ve yıkım süreçleriyle birlikte yeni olmayan tartışma süreci başladı. Büyük illerin kırsallarında, kooperatif hissesi veya izinsiz yapılarla kurulan alanlarda tarım arazileri önemli oranda yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalınıyor. TBMM'ye sunulan torba yasa teklifi ile tarım arazilerindeki hobi bahçelerine sınırlama getirilmesi hedeflenmekle birlikte siyasi iktidarın çelişkili tutumları sorunun daha karmaşık hale gelmesine neden oluyor. AKP Hükümetinin, hobi bahçelerindeki yapıların yıkılması için yasa, yönetmelik çıkarmasına rağmen, yıkılması bir yana, hobi bahçelerinin sayıları her yıl daha da artıyor. Gittikçe daha da büyüyen bu sorunu tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım ile konuştuk. Yasa ya dar geliyor ya da bol Hobi bahçeleri ile ilgili tartışmanın yeni olmadığını belirten Yıldırım, “Bundan 6 yıl önce 4 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7255 Sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun ile hobi bahçelerindeki yapıların yıkılmasına karar verilmiş ve büyük tartışmaya neden olmuştu. Bu torba yasa, 2005 yılında kabul edilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası’nın ilgili maddelerinin yeniden düzenlenmesini kapsıyordu. Ancak yasa uygulanmadığı ve tarım toprakları amaç dışı kullanıldığı için 2020 yılında bu kez torba yasa ile yeni düzenlemeler yapıldı, cezalar artırıldı. Ancak bu yasa da tarım arazilerini korumaya yetmedi. Tarım ve Orman Bakanlığı yasa ile koruyamadığı arazileri yıllar sonra çıkardığı yönetmeliklerle korumaya çalışıyor. Bunun da başarı şansı yok. Çünkü, bakanlık sahaya hakim değil. Ankara’da masa başında dikilen elbise sahaya ya dar geliyor ya da bol” dedi. Çiftçi tarımdan uzaklaştığı için tarlasını hobi bahçesine satıyor Hobi bahçelerinin büyük bölümünün verimli tarım arazilerine kurulu olduğunu söyleyen Yıldırım, “Bu araziler kimden alındı? Çiftçi neden verimli arazisini hobi bahçesi kuran emlakçılara, kooperatif adı altındaki rantçılara sattı? Neden üretim yapmak yerine tarlasını satıp o alanların ranta dönüşmesine izin verdi? Bu soruların kısa ve net yanıtı; çiftçi üreterek para kazanamadığı için toprağı elinden çıkardı. Ayrıntısına gelince; artan üretim maliyetleri karşısında ürettiği ürün para etmeyen çiftçi tarlasını elinden çıkarmak zorunda kalıyor. Asıl işin can alıcı yeri burası. Yani çiftçi ürettiğinden para kazanamadığı için bir emlakçı gelip biraz da yüksek bir fiyat verince çiftçi yıllarca üretim yapacağı toprağını elinden çıkarmak zorunda kalıyor. Yani yıllarca ektiği üründen alacağı paradan daha fazlasına ve geleceği de umutsuz gördüğü için araziyi elinden çıkarıyor. Tarımda yaşanan bu yüksek maliyet düşük fiyat politikası sona ermedikçe daha çok çiftçi arazisini elden çıkarır ve hobi bahçesi veya başka amaçlarla kullanılır” diye konuştu. Verimli arazilere hobi bahçesi kuran belediyeler var Verimli arazilere hobi bahçeleri kuran belediyelerin olduğunu belirten Yıldırım, “Hobi bahçesi satın alan ve gerçekten orada kendi ihtiyacı olan sebzeyi, meyveyi üretenler olduğu gibi, havuzlu, otoparklı hobi bahçesi olanlar da var. Bunları da birbirinden ayırmak gerekir. Hobi bahçeciliği tümden red edilecek bir uygulama değil. Doğru yerde ve amacına uygun olarak yapılan hobi bahçeciliği desteklenmeli. Almanya’da bunun örneği var. Kuralları belirlenmiş, ağırlıklı olarak kilise ve belediye arazilerine yapılan 1,4 milyon hobi bahçesi var. Hobi bahçeleri ile ilgili derneklerin oluşturduğu 19 hobi bahçesi federasyonu var. Federal Küçük Bahçe Yasası var. Her şey yasaya bağlanmış ve herkes yasaya uyuyor. Orda kimse verimli tarım arazilerine hobi bahçesi kurmuyor, kuramıyor. Türkiye’de her işte olduğu gibi bu konuda da başıboşluk var. Verimli tarım arazilerine toplu konut yapar gibi hobi bahçeleri kuran belediyeler var.” bilgisini paylaştı. Yönetmelik yayınlamakla hobi bahçeleri sorunu çözülmez Yasa çıkarmakla, yönetmelik yayınlamakla hobi bahçeleri ile ilgili sorun çözülemeyeceğini dile getiren Yıldırım, “Bugünkü şartlarda yapılan hobi bahçelerindeki yapıları yıkmak, bahçeyi eskisi gibi tarım arazisine dönüştürmek mümkün değil. Eski haline getirilse bile orada kim tarım yapacak? Nitekim yaşanan tartışmalar üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile bir komisyon kurulduğu ve yeni bir yol arayışına gidildiği ifade ediliyor. Umarım bu yeni yol imar barışı değildir. İmar barışının dile getirilmesi bile hobi bahçesi sayısını daha çok artırır. Çözüm, sahada aranmalı. Öncelikle hobi bahçeleri ile ilgili durum tespiti yapılmalı. Ne kadarı verimli tarım arazilerinde, ne kadarı artık tarım arazisi olma vasfını yitirmiş alanlarda? Yıkılırsa ekonomik ve sosyal maliyeti ne olur? Yıkılmazsa ne olur? Gibi sorulara yanıt verilerek yola çıkılmalı.” ifadesini kullandı. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırımın önerileri; Verimli tarım arazilerinde çiftçinin para kazanacağı ve üretime devam edeceği bir tarım politikası uygulanmalı. Almanya örneği incelenerek uygun alanlarda, kuralları belirlenmiş ve yasalardan taviz vermeden, verimli tarım arazileri yerine belediye ve hazineye ait arazilerde hobi bahçeciliğinin yapılması sağlanabilir. Sorun sadece hobi bahçeleri değil, asıl madencilik, enerji, kamu yatırımları, turistik tesisler ve benzeri yatırımlar için tarım toprakları feda edilmemeli. Tarımda yaşanan bu yüksek maliyet, düşük fiyat politikası sona ermeli çiftçinin arazisini elden çıkarmaması için desteklenmeli.

Tarım sektöründe yeni bir dönem başlıyor Haber

Tarım sektöründe yeni bir dönem başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı’nın vizyon projelerinden biri olan DERİM, Türkiye genelinde belirlenen 16 pilot ilde eş zamanlı olarak uygulamaya alındı. Bilginin sadece teoride kalmamasını, bizzat sahadaki tecrübeyle harmanlanmasını amaçlayan modelin ilk adımları büyük bir heyecanla atıldı. DERİM modeli, klasik eğitim anlayışını kökten değiştirerek "yerinde öğrenme" felsefesini benimsiyor. Sahada edinilen üretim tecrübelerinin paylaşılmasını merkeze alan bu sistem; yanlış uygulamaların sonuçlarını yerinde görmeyi, doğru yöntemleri ise başarı hikayeleri üzerinden yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje kapsamında Muğla'da; üretim tecrübesi yüksek, iletişim becerileri kuvvetli ve çevresindeki üreticilere örnek teşkil eden 26 önder çiftçi belirlendi. Bu gönüllü üreticiler, kendi işletmelerini birer "uygulamalı eğitim merkezi"ne dönüştürerek diğer çiftçilere rehberlik edecek. Uygulamanın startı, Köyceğiz ilçesi Döğüşbelen Mahallesi’nde verildi. Sabri Özden’e ait narenciye bahçesinde gerçekleştirilen ilk etkinliğe katılım yoğundu. Mahalle Muhtarı Selçuk Demir’in konuşmasıyla başlayan programda, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eşref Arslan ve Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Levent Uyan çiftçilerle bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Şube Müdürü Levent Uyan, modelin farkını şu sözlerle özetledi: "Amacımız sadece bilgi vermek değil, deneyimi yerinde paylaşmak. İlimizin pilot bölge olması büyük bir fırsat. Çiftçi üretimin içinde öğrenir; görerek, dokunarak ve bizzat yaşayarak tecrübe eder. Bu süreç geçici bir etkinlik değil, sürekli bir rehberlik modeli olacaktır"

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi Haber

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen 'Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi' çerçevesinde düzenlenen törende, 660 ton tohum çiftçilere teslim edildi. Kur’anı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum Temin Töreni’ne Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Kayseri Vali Vekili Adnan Türkdamar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Günay Çakı, ziraat odası başkanları, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Kadir Has Kültür Merkezi otoparkında düzenlenen törende konuşan Başkan Büyükkılıç; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaydan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, Türk milletine ve acılı ailelere baş sağlığı temenni edip, yaralılara acil şifalar diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkartmış olduğu yasa ve yetkilerle, sadece belediye hizmetlerinin dışında diğer alanlarda da ülkenin kalkınmasına yönelik hizmetler gerçekleştirdiğini ifade eden Büyükkılıç, Kayseri’nin tarım ve hayvancılık şehri olduğunu kaydetti. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Kayseri’nin turizm alanında da kendisinden söz ettirdiğini, bu sezon Erciyes Kayak Merkezi’ne 3 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Başkan Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Daha önce Avrupa’nın en iyi şehri ünvanı ile Altın bayrak ödülünü almıştık. Bu defa Dünya Spor Başkentliği olma yolunda başvurumuzu yapmıştık, Avrupa’dan heyet incelemek üzere geldi, Kayseri’mizde misafir ediliyor, spor yazarlarımız şehrimizi en güzel şekliyle tanımlıyor. Bu da yetmiyor, şehrimizi Türk Cumhuriyetleri arasında kültürün başkenti olma yönünde çabalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan, 16 ilçemizi de ayrıştırmayan bir anlayış ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle ötekileştirmeden hizmet ediyoruz." Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı projesinden de bahsederek, 9 ay gibi süre içerisinde projenin tamamlanacağını belirterek, kent genelinde gerçekleşen ulaşım yatırımlarını da anlattı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın selamlarını ileten Başkan Büyükkılıç, "Arı, tavuk, manda, koyun veriyoruz, Mevla’m bereketleniyor. Binlerce koyunu verdik, koyunların 150 bini aştığı söyleniyor. Tarım İl Müdürlüğümüz ile uyum içerisinde Bakanlığımız ve Valiliğimiz önderliğinde her projede ‘biz de varız’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç; Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’ni canlandıracak hem de sazlık çevresindeki mahallelerde tarımsal üretime güç katacak önemli bir projeyi de hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Biriz, beraberiz, hep beraber Kayseri, hep beraber Türkiye’yiz" dedi. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav da Kayseri ekim alan büyüklüğünde Türkiye’de 5’inci sırada olduğunu, üretim miktarında Kayseri’nin yine 5’inci sırada olduğunu, ilk 10 içerisinde 24 tane ürün olduğunu ve 32 tane de coğrafi işaretli ürünleri olduğunu anlattı. Saklav, yaklaşık 500 bin dekar atıl olan nadas araziyi tarımsal üretime kazandırdıklarını söyleyerek, "Bakanlığımız olarak 2026’da bugün yaklaşık 300 ton, Büyükşehir Belediyemiz olarak da 365 ton nohut, aspir, yeşil mercimek, kuru fasülye ve dörtlü karışım tohumu dağıtacağız" dedi. Büyükşehir belediyesine ayrı bir sayfa açmak gerektiğine vurgu yapan Müdür Saklav, şöyle konuştu; "Büyükşehir Belediyemiz son 5 yılda Kayserili çiftçilere 1 milyar 200 milyon TL’lik destek gerçekleştirdi, canlı hayvan, tohum, makine ekipman, gübre, arı, kanatlı hayvan vermiş, mera ıslahında bulunmuş, tarımsal destekleri çiftçilere aktarmış, Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a ve tüm ekibine teşekkür ediyoruz." "Çiftçi sizinle gurur duyuyor" Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş ise Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak bilindiğini son yıllarda artık tarım ve hayvancılık alanında da ilk 5’te olduklarını kaydetti. Başkan Büyükkılıç’a ‘iyi ki varsınız’ diyen Güneş, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çiftçi sizinle gurur duyuyor. Her yerde emeğiniz var, sadece tohum değil, arazi yollarında, ekipmanlarda her yerde emeğiniz var. Türkiye’de en çok tarıma destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi’dir" diye konuştu. Konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıtımı gerçekleştirilirken, üreticiler de bu projeden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler. Proje kapsamında dağıtılan tohumlar; 200 ton nohut, 100 ton aspir, 60 ton yem bitkisi karışımı olmak üzere toplam 360 tona ulaştı. Bu destekle yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Toplam maliyeti 19 milyon 320 bin TL olan projenin yarısı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe olarak karşılanırken, kalan yüzde 50’lik kısım üreticiler tarafından üstlenildi. Destekler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Planlı Ekim Projesi" kapsamında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere verildi. Bu sayede hem planlı üretimin yaygınlaştırılması hem de tarımsal verimliliğin artırılması amaçlanıyor.

Pakistanlı çiftçilerden, artan dizel ve tarım maliyetlerine karşı protesto Haber

Pakistanlı çiftçilerden, artan dizel ve tarım maliyetlerine karşı protesto

Nawab Zubair Talpur, ABD-İran çatışması öncesinde 285 rupi olan dizel fiyatının 390 rupiye yükseldiğini ve bunun çiftçiler için ciddi zorluklar yarattığını ifade etti. Çiftçilerin ürünlerinden yeterli gelir elde edemediğini, bu nedenle maliyetlerini karşılayamadığını söyledi. DAP gübresinin torba fiyatının 2.000 rupi, ürenin ise 1.000 rupi arttığını ve üretim maliyetlerinin ciddi şekilde yükseldiğini ekledi. Aynı zamanda ürünlerin düşük piyasa fiyatları çiftçileri iki yönlü bir mali baskı altına soktu. Liderler, federal hükümet dizel fiyatlarını düşürmez veya sübvansiyon sağlamazsa 20 Nisan’da Haydarabad’da, ardından 26 Nisan’da Tando Allahyar ve diğer bölgelerde protesto hareketi başlatacaklarını açıkladı. Sindh Hari Abadgar Ittehad’ın da bu protestolara katılacağı belirtildi. Tarım sektörünün uzun süredir ihmal edildiğini ve tüm yükün çiftçilerin üzerine bırakıldığını ifade ettiler. Yakıt fiyatlarındaki son artışın savaş gerekçesiyle açıklanmasına rağmen çiftçilerin üretim yapmasını neredeyse imkânsız hale getirdiğini söylediler. Pakistan’ın yakıt ihtiyacının yaklaşık %70’inin yerli rafinerilerden karşılandığını, sadece %30’unun ithal edildiğini belirterek hükümeti eleştirdiler. Diğer ülkelerin kriz dönemlerinde sübvansiyon sağlarken Pakistan hükümetinin yükü artırdığını ifade ettiler. Mevcut hükümet döneminde çiftçilere tahıl, meyve ve sebze dahil hiçbir üründe adil fiyat verilmediğini, üretim maliyetlerinin kazancı aştığını iddia ettiler. IMF koşullarının bahane edildiğini söyleyerek, bu kısıtlamalar varsa buğday fiyatının nasıl 3.500 rupi olarak belirlendiğini sorguladılar. Sindh hükümetinin dönüm başına 1.500 rupi sübvansiyon açıklamasını “alay” olarak nitelendirerek bununla tarım yapılmasının mümkün olmadığını ifade ettiler. Sindh’de sahte tohum, gübre ve pestisit satışının yaygınlaştığını, buna karşı etkili önlem alınmadığını belirttiler. Federal hükümetin 400’den fazla sahte şirketi yasakladığı iddia edilse de bu şirketlerin isimlerinin açıklanmadığını ve resmi sitelerde bilgi bulunmadığını söylediler. Afganistan sınırının kapatılmasının özellikle meyve üreticilerini olumsuz etkilediğini, ihracatın durmasıyla ürünlerin elde kaldığını ve bozulduğunu ifade ettiler. Tarım arazilerinin konut projelerine dönüştürülmesinin ciddi bir sorun olduğunu, bunun uzun vadede gıda krizi riskini artıracağını belirttiler. Çiftçiler taleplerini şöyle sıraladı: savaş öncesi yakıt fiyatlarının geri getirilmesi, buğdayın 4.500 rupi/maun, pamuğun 10.000 rupi/maun olarak belirlenmesi, Afganistan sınırının ihracata açılması, tarım arazilerinde yapılaşmanın yasaklanması ve tarım sektörüne öncelikli destek sağlanması.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.