TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

AGRONEWS - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin 2026 Gıda Fuarı, Hazır Gıda Fuarı ve Tarım Fuarı açıldı Haber

Çin 2026 Gıda Fuarı, Hazır Gıda Fuarı ve Tarım Fuarı açıldı

10–12 Nisan tarihleri arasında, 10. Çin Uluslararası Gıda ve İçerik Fuarı, 4. Çin Uluslararası Hazır Gıda Sanayi Fuarı ve 15. Guangdong Modern Tarım Fuarı (toplu olarak “2026 Gıda Fuarı, Hazır Gıda Fuarı ve Tarım Fuarı” olarak anılmaktadır), Guangdong Modern Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlendi. “Herkes için bir şölen, geleceğin tadına bakmak” temasıyla bu yılki etkinlik, üç fuarı eşi benzeri görülmemiş bir ölçekte birleştirerek tarım ve gıda sektöründe sergileme, ticaret, etkileşim ve iş birliğini entegre eden ulusal düzeyde kapsamlı bir platform oluşturdu. Bu organizasyon, 15. Beş Yıllık Plan döneminin ilk yılında tarım ve gıda sektöründe kalite ve verimliliğin artırılmasına ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine güçlü bir ivme kazandırdı. Gelişim ve Birikimle Ölçeğin Büyümesi Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı Tarım Ticaret Tanıtım Merkezi tarafından düzenlenen Gıda Fuarı, bugüne kadar dokuz kez gerçekleştirilmiş ve altı yıldır Dongguan’da düzenlenmektedir. 50.000 metrekareyi aşan toplam sergi alanıyla bu yılki fuar, 23 ülkeden ve Çin’in 31 eyalet düzeyindeki bölgesinden 1.671 tarım ve gıda işletmesini bir araya getirdi. Bu durum, fuarın ölçeğinde ve uluslararası düzeyinde önemli bir artışa işaret etmektedir. Fuar, tarım ve gıda sektörünün tüm zincirini kapsayacak şekilde 9 ana bölümden oluşmaktadır: Marka ve Yerel Mutfaklar, Uluslararası İş Birliği, Hazır Gıda ve Hammadde, Yenilikçi İçerikler, Sağlık ve Atıştırmalık Gıdalar, Çay-Kahve-İçecek, Ambalaj ve Teknoloji, Ulusal Özel Tarım Ürünleri ve Kırsal Kalkınma Alanı. Böylece “çiftlikten sofraya” tüm süreç tek bir çatı altında sergilenmektedir. Küresel İş Birliği ve Uluslararası Katılım Bu yıl 1.000 metrekarelik özel bir uluslararası iş birliği alanı oluşturuldu. İtalya, İspanya, Brezilya, Malezya, Sri Lanka ve Kırgızistan’ın bağımsız ülke stantlarının yanı sıra Orta-Doğu Avrupa, Afrika ve Uluslararası Ticaret Merkezi gibi pavyonlar yer aldı. Rus yulafı, Vietnam ejder meyvesi, Etiyopya kahvesi ve İspanyol jambonu gibi ürünler ziyaretçilere sunuldu. Eş zamanlı olarak Çin-Tayland tarım ticareti yatırım buluşmaları ve uluslararası alıcı toplantıları düzenlenerek küresel tarım ticaretinin güçlendirilmesi hedeflendi. Hazır Gıda Sektörüne Teknoloji Desteği Hazır gıda fuarı, yeni ulusal standartlar, gıda teknolojileri ve ürün geliştirme süreçlerine odaklandı. Hazır tüketilebilir, ısıtılabilir ve pişirilebilir gıdalar ile birlikte yapay zekâ destekli mutfak ekipmanları, gıda saklama teknolojileri ve dijital üretim sistemleri tanıtıldı. Ayrıca 1000’den fazla büyük yemekhaneyi ve distribütörü üreticilerle buluşturan özel bir ticaret sistemi oluşturuldu. Kırsal Kalkınma ve Üretim-Ticaret Bağlantısı Kırsal kalkınma alanında Hunan, Guizhou, Chongqing ve Xinjiang gibi bölgelerden 99 işletme yer aldı. Amaç, yerel ürünlerin büyük pazarlarla buluşmasını sağlamak ve çiftçi gelirlerini artırmaktı. Dongguan şehri de 208 yerel gıda işletmesiyle fuarda yer alarak bölgenin güçlü gıda sanayi yapısını sergiledi. Sektörün Geleceğine Yön Veren Etkinlikler Fuar boyunca üretim-ticaret buluşmaları, standart geliştirme seminerleri ve uluslararası ticaret toplantıları düzenlendi. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, tarım ve gıda sektörünün geleceği, marka geliştirme ve uluslararası ticaret gibi konuları tartıştı. Organizatörler, bu fuarın sadece bir sergi değil; aynı zamanda ticaret, iş birliği ve küresel tarım-gıda sektörünün gelişimi için bir platform olduğunu vurguladı.

Taklamakan Çölü’nde buğday yetiştirilmeye başlandı Haber

Taklamakan Çölü’nde buğday yetiştirilmeye başlandı

Teknoloji, Çölü Tarım Alanına Dönüştürdü Çin'in en zorlu coğrafyalarından biri olan Taklamakan Çölü'nde yürütülen "çöl buğdayı" projesi, geçtiğimiz dönemde dikkat çekici sonuçlar verdi. Yaklaşık 547 hektarlık alanda ekilen buğdayın yeşerme ve fide tutma oranı %90'ın üzerine çıktı. Bu başarı, dünyanın en büyük çöllerinden biri olan Taklamakan için bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Pivot Sprinkler Sistemiyle Verimlilik Patlaması Projenin başarısının ardındaki anahtar, modern sulama teknolojileri oldu. "Pivot sprinkler" olarak bilinen döner başlıklı püskürtme sistemleri, suyun etkin kullanımını sağlayarak ekstrem koşullarda verimliliği artırdı. Bu sistemin en çarpıcı etkilerinden biri ise iş gücü ihtiyacında yaşanan radikal düşüş. Daha önce yaklaşık 30 kişinin yaptığı işi artık sadece 4 kişi yürütebiliyor. Sadece Buğday Değil: Çeşitlendirilmiş Tarım Taklamakan Çölü'ndeki çalışmalar buğday üretimiyle sınırlı kalmadı. Son iki yılda bölgede mısır, gül ve farklı tarım ürünlerinin de büyük ölçekli hasatları gerçekleştirildi. Bu durum, teknolojinin sadece bir ürün için değil, çöl ekosisteminde çeşitli tarım faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için de bir model oluşturduğunu gösteriyor. Çölleşmeyle Mücadelede Tarihi Dönüşüm Çin, yıllardır derin bir çölleşme kriziyle karşı karşıyaydı. 1990'ların sonunda her yıl Lübnan büyüklüğünde (yaklaşık 10,400 km²) bir arazi çölleşiyordu. Ancak yürütülen yoğun ağaçlandırma ve teknoloji odaklı tarım projeleri sayesinde, yıllık çölleşme hızı geçmişteki 10,000 kilometrekareden yaklaşık 2,300 kilometrekareye kadar geriledi. Bu, çölleşmeyle mücadelede küresel ölçekte dikkate değer bir başarı. Editör Yorumu Taklamakan'daki bu başarı, sadece bir tarım projesinden çok daha fazlasını temsil ediyor. İklim değişikliği ve artan gıda ihtiyacı karşısında, dünyanın kurak ve yarı kurak bölgeleri için potansiyel bir yol haritası sunuyor. Pivot sprinkler gibi akıllı sulama sistemleri, su kıtlığı çeken bölgelerde tarımın verimliliğini ve sürdürülebilirliğini kökten değiştirebilir. Çin'in elde ettiği sonuçlar, çölleşmeyi tersine çevirmenin mümkün olduğunu ve teknolojinin bu mücadelede nasıl bir kaldıraç görevi görebileceğini kanıtlıyor.

İran savaşı kimyasal pestisit fiyatlarını yükseltti Haber

İran savaşı kimyasal pestisit fiyatlarını yükseltti

İran savaşı ve buna bağlı olarak yükselen ham petrol fiyatları, tarımda bir kritik maliyet kalemini daha yukarı taşımaya başladı. Asya’da kimyasal pestisit fiyatları son haftalarda yükselişe geçerken, üretici şirketlerin daha yüksek fiyat beklentisiyle yeni siparişlerde frene basması, piyasada kısa vadeli arz sıkışıklığını da derinleştiriyor. Piyasadaki gelişmeleri analiz eden Bloomberg'in haberine göre, bazı tarım kimyasallarının fiyatı son haftalarda yüzde 10 ila 12 yükseldi. Hindistan’da 1 Nisan’dan itibaren yeni artışların da gündemde olduğu belirtiliyor. Çin’de de benzer bir hareket dikkat çekiyor. Ülkede yaygın kullanılan yabancı ot ilacı glifosatın fiyatı bu ay yüzde 14 yükseldi. Çin, bu üründe dünyanın önemli ihracatçıları arasında yer aldığı için buradaki fiyat hareketi yalnızca iç piyasayı değil, daha geniş bölgesel dengeyi de etkileyebilecek nitelik taşıyor. Tarım kimyasallarındaki bu yükseliş, savaşın çiftçi üzerindeki maliyet baskısını daha da artırıyor. Çünkü birçok ülkede gübre fiyatları da aynı dönemde yükselirken, Avustralya gibi yerlerde yakıt arzı da daha kırılgan hale gelmiş durumda. Böylece çiftçi aynı anda birden fazla girdide maliyet şokuyla karşı karşıya kalıyor. Nitekim Avustralya hükümeti de pazartesi günü, savaş kaynaklı aksamaların ardından gıda güvenliği ve tarımsal tedarik zincirlerini gözden geçirme kararı aldı. İnceleme kapsamında bitki koruma ürünleri ve gübre gibi kritik girdiler de yer alıyor. Bu adım, sorunun artık yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik bir tarım ve gıda arz güvenliği meselesi olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Piyasalardaki belirsizliğin sürdüğünü belirten Rabobank Şanghay Kıdemli Tahıllar, Yağlı Tohumlar ve Tarımsal Girdiler Analisti Lief Chiang, petrokimya ve temel kimyasal fiyatlarındaki oynaklığın devam ettiği bir ortamda birçok pestisit şirketinin geçici olarak fiyat vermeyi durdurduğunu söylüyor. Petrol, yaygın kullanılan tarım kimyasallarının üretiminde uygun maliyetli ve kritik bir hammadde olduğu için, enerji piyasasındaki her sert hareket pestisit fiyatlarına da hızlı şekilde yansıyor. Girdi maliyetlerinin daha da yükselmesi halinde bazı üreticilerin ilaç kullanımını azaltmak zorunda kalabileceği belirtiliyor. Bu ise yalnızca çiftçinin gelirini değil, verimi, toplam tarımsal üretimi ve nihayetinde gıda fiyatlarını da etkileyebilecek bir risk anlamına geliyor.

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor Haber

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor

FAO, küresel tahıl stoklarının tüketime oranının 2025/26 sezonunda yüzde 31,8’e yükselmesinin beklendiğini bildirdi. FAO’ya göre bu oran, 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye olacak. FAO, 2025 küresel tahıl üretim tahminini bu ay yüzde 0,7 (19,9 milyon ton) artışla 3 milyar 23 milyon ton seviyesine yükseltti. FAO’ya göre bu revizyon, daha önce öngörülen rekor üretim beklentisini güçlendirdi. Buğdayda “tüm zamanların zirvesi” sinyali FAO, yukarı yönlü revizyonun ana nedeninin Arjantin, Kanada ve Avrupa Birliği’nde beklenenden yüksek buğday verimleri olduğunu bildirdi. Bu gelişme, dünya buğday üretimini yeni bir tüm zamanlar zirvesine taşıdı. Küresel iri taneli tahıl üretim tahmini de sınırlı ölçüde yukarı çekilerek yeni bir zirve seviyesine yerleşti. Revizyonda, Çin ve ABD’den gelen güncel veriler doğrultusunda mısır ekim alanının daha geniş olacağı ve verimin beklentilerin üzerinde seyredeceği öngörüsü etkili oldu. Ayrıca Avustralya ve Kanada’da arpa üretimine ilişkin yukarı yönlü düzeltmeler de rekor görünümü destekledi. Pirinçte rekor: 2025/26 tahmini 561,6 milyon ton FAO, 2025/26 pirinç üretim tahminini Aralık ayına göre 2,9 milyon ton artırdı. Revizyonun büyük kısmı Hindistan kaynaklı gerçekleşti. FAO, bunun hem ülkedeki 2024/25 hasadına ilişkin daha yüksek resmi değerlendirmelerle hem de devam eden sezonda Rabi ekimlerinin güçlü seyriyle uyumlu olduğunu belirtti. Küçük artışların Nepal, Nijerya ve bazı diğer ülkelerden geldiği; buna karşılık Filipinler’de fırtınaların verimi düşürmesi ve Venezuela’da tarihsel üretim revizyonları nedeniyle aşağı yönlü düzeltmeler yapıldığı aktarıldı. Sonuç olarak dünya pirinç üretiminin 2025/26’da 561,6 milyon ton (öğütülmüş bazda) olacağı, bunun yıllık bazda yüzde 2 artış ve tüm zamanların en yüksek seviyesi anlamına geldiği kaydedildi. Büyümeyi Bangladeş, Brezilya, Çin, Hindistan ve Endonezya sürüklerken; Madagaskar, Pakistan, Tayland ve ABD’deki daralmaların bu artışı sınırladığı belirtildi. 2026 mahsul görünümü: Kuzey yarımkürede buğday, güneyde mısır odağı FAO, 2026 mahsul beklentilerinde özellikle buğday ve mısıra dikkat çekti: AB: 2026 buğday ekim alanında sınırlı artış sinyali var. Şubat-Nisan döneminde yakın ortalama yağış ve elverişli hava koşullarıyla verimin 5 yıllık ortalamanın üzerinde, ancak geçen yılki “olağanüstü” seviyenin altında kalabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık: Ekim niyetleri buğday alanının hafif artabileceğine işaret ediyor. Gerekçe olarak elverişli ekim koşulları ve buğday fiyatlarının arpa-yulaf gibi alternatiflere göre daha cazip olması gösteriliyor. Rusya: Buğday ekim alanı yıllık bazda sınırlı düşüş gösteriyor. Toprak nemindeki kısıt ve olağandışı sıcaklık oynaklığı verim beklentilerini baskılıyor. Hindistan: Yüksek iç fiyatlarla rekor kışlık buğday ekimi bekleniyor. Kuzey üretim bölgelerinde süren elverişli hava nedeniyle 2026 görünümü pozitif. ABD: Düşük fiyatlar kışlık buğday ekimini hafif azaltırken, son iki aydaki normalden kurak koşullar bazı ana üretim bölgelerinde ürün durumunu zayıflattı. Güney yarımkürede ise iri taneli tahıllarda hasadın 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması bekleniyor: Arjantin: Şubat ayında bazı merkez bölgelerde kuraklık öngörüsüne rağmen, geçen yılın düşük ekim alanından sert toparlanma ve genel olarak iyi koşullar nedeniyle mısır üretimi artabilir. Brezilya: Güçlü iç/dış talep toplam ekim alanını yeni zirveye taşıyabilir. Ancak soya ekimindeki gecikme “safrinha” mısır ekimini öteleyebilir. Güney Afrika: Mısır alanı yüzde 3 arttı. Önümüzdeki aylarda beklenen ortalama-üstü yağış, verim beklentilerini destekliyor. 2025/26’da kullanım 2,938 milyar tona çıkıyor FAO, 2025/26 sezonunda dünya tahıl kullanımının 61,8 milyon ton (yüzde 2,2) artarak 2 milyar 938 milyon tona ulaşacağını öngördü. Artışın ana sürükleyicisi mısır kullanımında yüzde 3 yükseliş. Bunun yanısıra buğday, sorgum ve arpa kullanımında da artış bekleniyor. FAO, mısır kullanımındaki revizyonun özellikle Mısır’da kanatlı sektöründeki hızlı genişleme ile sığır ve su ürünleri faaliyetlerindeki büyüme ile ABD’de etanol üretiminde mısır talebinin güçlenmesi nedeniyle yapıldığını belirtti. Buna karşın arpa ve sorgum kullanımında aşağı yönlü düzeltmelerin artışı kısmen dengelediği aktarıldı. Buğday kullanımının Aralık’a göre 0,8 milyon ton yükseltildiği ancak yine de 2025/26’da yıllık yüzde 1,5 artış beklendiği ifade edildi. Pirinçte ise Hindistan, Pakistan ve Viet Nam’da gıda dışı kullanım beklentilerinin yükselmesiyle dünya pirinç kullanımının 2025/26’da 554,9 milyon tonla rekor seviyeye çıkacağı, bunun yüzde 2,7 artış anlamına geldiği kaydedildi. Stoklar güçleniyor FAO, 2026 sezon kapanışı itibarıyla dünya tahıl stok tahminini 10,9 milyon ton artırarak, stokların açılış seviyesine göre 67,6 milyon ton (yüzde 7,8) büyüyeceğini öngördü. Tüm ana tahıl türlerinde stokların artması beklenirken, özellikle büyük üretici ve ihracatçı ülkelerde rekor hasatların güçlü ihracata rağmen envanterleri büyüttüğü belirtildi. Mısır stokları: 28,7 milyon ton (+%10) artış; büyümenin büyük kısmı Brezilya ve ABD kaynaklı. Arpa stokları: 4,6 milyon ton (+%16,8) artış; ana sürükleyici AB’de birikim. Buğday stokları: 21,7 milyon ton (+%6,9) artış; başlıca ihracatçılar Arjantin, Kanada ve AB’de artış öngörülüyor; Çin ve Hindistan’da da birikim bekleniyor. Pirinç stokları: 2025/26 sonunda 217,7 milyon ton ile yeni zirve; Aralık tahminine göre 900 bin ton daha yüksek. Artışın ana nedeni Hindistan rezerv beklentisinin yukarı revize edilmesi. Bu çerçevede FAO, küresel tahıl stok/kullanım oranının 2025/26’da yüzde 31,8’e yükselmesini ve bunun 2001’den beri en yüksek seviye olmasını bekliyor. Tahıl ticareti sınırlı artışta: 501 milyon ton Dünya tahıl ticaretinin 2025/26 döneminde (Temmuz-Haziran) 501,0 milyon tona çıkması ve 2024/25’e göre 17,6 milyon ton (yüzde 3,6) artması bekleniyor. İri taneli tahıl ticareti: 235,6 milyon ton, yıllık +%2,6. Çin, Mısır ve İran’ın mısır alımlarını artırması bekleniyor. Buğday ticareti: 204,8 milyon ton, önceki sezona göre +12,0 milyon ton ancak 2023/24 rekorunun 6,5 milyon ton altında. Arjantin, Avustralya, AB ve Rusya’nın pazar payını geri kazanması; Kanada’nın satışlarının ise gerilemesi öngörülüyor. Çin talebi zayıf kalırken, İran, Özbekistan ve bazı ithalatçılarda iç ihtiyaçlar nedeniyle yukarı yönlü revizyon yapıldı. Pirinç ticareti: 2026 takvim yılında 60,6 milyon ton, 2025’e göre %0,6 düşüş. Asya’da ithalat kesintilerinin sürmesi beklenirken, Afrika başta olmak üzere diğer bölgelerde talebin daha güçlü olacağı tahmin ediliyor.

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu Haber

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu

MERSİN (İHA) - 100 bin dekarı aşan üretimle Türkiye'nin limonun merkezi olan Mersin’in Erdemli ilçesinde, yılda 1 milyon tondan fazla limon üretiliyor. Şu sıralar yoğun hasat dönemi yaşanırken, bahçeden 6-7 TL’ye alıcı bulan limonlar, işçiler tarafından toplanıp ayrıştırma tesislerine gönderiliyor. Üretim sürecinde 10 bin kişiye istihdam sağlanıyor ve limonlar Balkanlar’dan Avrupa’ya 15 ülkeye ihraç ediliyor. BAHÇEDEN SOĞUK HAVA DEPOLARINA Sabah erken saatlerde hasada başlayan işçiler, limonları tek tek toplayıp küfelerle taşıyor. Limonların büyük bölümü yaz aylarında tüketilmek üzere soğuk hava depolarına kaldırılıyor. "Lamas" ve "küt dikenli" cinslerin yoğun hasat edildiği kaydediliyor. Üreticilerden Nurettin Doğan, limonun bahçede 6-7 TL arasında alıcı bulduğunu ancak maliyetlerin yüksek olduğunu belirtiyor. Su ve gübre gibi masrafları hesap etmeden, kesilen her 10 ton limonda 4 tonunun işçilik masrafı olduğunu belirten Doğan, en düşük işçi yevmiyesinin 850 TL olduğunu açıkladı. KADIN İŞÇİLERE İSTİHDAM SAĞLIYOR Narenciye işleme tesisinde çalışan Eşe Bulut, limon üretiminin kadınlara büyük istihdam sağladığını vurguladı. Bulut, "Burası bizim ekmek kapısı. Limonun bize artısı çok fazla. Limon olmasa benim burada yapacağım bir işim olmaz. Limon sayesinde ben yılda 10 ay çalışıyorum. Burada çalışanlar evin yükünü omuzlayan, çocuklarına bakan insanlar. Gençlerimiz var, onlar da çalışarak aile bütçesine katkı sağlıyor" dedi. REKABET ZORLAŞIYOR Narenciye işleme tesisi sahibi ve Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Karagöz, limonun 15 ülkeye ihraç edildiğini, ancak artan maliyetlerin rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Karagöz, "Dünyada limonu tek üreten biz değiliz. Mısır, İran, Çin ve İspanya var. İspanya dışındaki bütün ülkeler bizden daha avantajlı durumda. Çünkü oralarda maliyetler çok düşük. Ülkemizde maalesef ürün ucuz, maliyet daha yüksek. Maliyeti düşüremediğimiz sürece hem içeride hem de dışarıda rekabet şansımız azalıyor. Bu iş desteksiz olmaz. Bunu ürün bazında desteklemek gerekiyor. Örneğin bu sene hangi ürün para etmiyorsa ona destek verilmesi gerekiyor. Bu sene de limona destek verilmesi gerekiyor. Limonun durumu çok da iyi değil" dedi. ERDEMLİ’NİN ANA GEÇİM KAYNAĞI Sanayi sektörünün bulunmadığı Erdemli’de limon üretimi, bölgenin en önemli istihdam kaynağı. Karagöz, kadın istihdamıyla öne çıkan limon sektörünün hem üreticiyi hem de ihracatçıyı desteklemek için daha fazla teşvik desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.