TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

AGRONEWS - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor Haber

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor

FAO, küresel tahıl stoklarının tüketime oranının 2025/26 sezonunda yüzde 31,8’e yükselmesinin beklendiğini bildirdi. FAO’ya göre bu oran, 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye olacak. FAO, 2025 küresel tahıl üretim tahminini bu ay yüzde 0,7 (19,9 milyon ton) artışla 3 milyar 23 milyon ton seviyesine yükseltti. FAO’ya göre bu revizyon, daha önce öngörülen rekor üretim beklentisini güçlendirdi. Buğdayda “tüm zamanların zirvesi” sinyali FAO, yukarı yönlü revizyonun ana nedeninin Arjantin, Kanada ve Avrupa Birliği’nde beklenenden yüksek buğday verimleri olduğunu bildirdi. Bu gelişme, dünya buğday üretimini yeni bir tüm zamanlar zirvesine taşıdı. Küresel iri taneli tahıl üretim tahmini de sınırlı ölçüde yukarı çekilerek yeni bir zirve seviyesine yerleşti. Revizyonda, Çin ve ABD’den gelen güncel veriler doğrultusunda mısır ekim alanının daha geniş olacağı ve verimin beklentilerin üzerinde seyredeceği öngörüsü etkili oldu. Ayrıca Avustralya ve Kanada’da arpa üretimine ilişkin yukarı yönlü düzeltmeler de rekor görünümü destekledi. Pirinçte rekor: 2025/26 tahmini 561,6 milyon ton FAO, 2025/26 pirinç üretim tahminini Aralık ayına göre 2,9 milyon ton artırdı. Revizyonun büyük kısmı Hindistan kaynaklı gerçekleşti. FAO, bunun hem ülkedeki 2024/25 hasadına ilişkin daha yüksek resmi değerlendirmelerle hem de devam eden sezonda Rabi ekimlerinin güçlü seyriyle uyumlu olduğunu belirtti. Küçük artışların Nepal, Nijerya ve bazı diğer ülkelerden geldiği; buna karşılık Filipinler’de fırtınaların verimi düşürmesi ve Venezuela’da tarihsel üretim revizyonları nedeniyle aşağı yönlü düzeltmeler yapıldığı aktarıldı. Sonuç olarak dünya pirinç üretiminin 2025/26’da 561,6 milyon ton (öğütülmüş bazda) olacağı, bunun yıllık bazda yüzde 2 artış ve tüm zamanların en yüksek seviyesi anlamına geldiği kaydedildi. Büyümeyi Bangladeş, Brezilya, Çin, Hindistan ve Endonezya sürüklerken; Madagaskar, Pakistan, Tayland ve ABD’deki daralmaların bu artışı sınırladığı belirtildi. 2026 mahsul görünümü: Kuzey yarımkürede buğday, güneyde mısır odağı FAO, 2026 mahsul beklentilerinde özellikle buğday ve mısıra dikkat çekti: AB: 2026 buğday ekim alanında sınırlı artış sinyali var. Şubat-Nisan döneminde yakın ortalama yağış ve elverişli hava koşullarıyla verimin 5 yıllık ortalamanın üzerinde, ancak geçen yılki “olağanüstü” seviyenin altında kalabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık: Ekim niyetleri buğday alanının hafif artabileceğine işaret ediyor. Gerekçe olarak elverişli ekim koşulları ve buğday fiyatlarının arpa-yulaf gibi alternatiflere göre daha cazip olması gösteriliyor. Rusya: Buğday ekim alanı yıllık bazda sınırlı düşüş gösteriyor. Toprak nemindeki kısıt ve olağandışı sıcaklık oynaklığı verim beklentilerini baskılıyor. Hindistan: Yüksek iç fiyatlarla rekor kışlık buğday ekimi bekleniyor. Kuzey üretim bölgelerinde süren elverişli hava nedeniyle 2026 görünümü pozitif. ABD: Düşük fiyatlar kışlık buğday ekimini hafif azaltırken, son iki aydaki normalden kurak koşullar bazı ana üretim bölgelerinde ürün durumunu zayıflattı. Güney yarımkürede ise iri taneli tahıllarda hasadın 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması bekleniyor: Arjantin: Şubat ayında bazı merkez bölgelerde kuraklık öngörüsüne rağmen, geçen yılın düşük ekim alanından sert toparlanma ve genel olarak iyi koşullar nedeniyle mısır üretimi artabilir. Brezilya: Güçlü iç/dış talep toplam ekim alanını yeni zirveye taşıyabilir. Ancak soya ekimindeki gecikme “safrinha” mısır ekimini öteleyebilir. Güney Afrika: Mısır alanı yüzde 3 arttı. Önümüzdeki aylarda beklenen ortalama-üstü yağış, verim beklentilerini destekliyor. 2025/26’da kullanım 2,938 milyar tona çıkıyor FAO, 2025/26 sezonunda dünya tahıl kullanımının 61,8 milyon ton (yüzde 2,2) artarak 2 milyar 938 milyon tona ulaşacağını öngördü. Artışın ana sürükleyicisi mısır kullanımında yüzde 3 yükseliş. Bunun yanısıra buğday, sorgum ve arpa kullanımında da artış bekleniyor. FAO, mısır kullanımındaki revizyonun özellikle Mısır’da kanatlı sektöründeki hızlı genişleme ile sığır ve su ürünleri faaliyetlerindeki büyüme ile ABD’de etanol üretiminde mısır talebinin güçlenmesi nedeniyle yapıldığını belirtti. Buna karşın arpa ve sorgum kullanımında aşağı yönlü düzeltmelerin artışı kısmen dengelediği aktarıldı. Buğday kullanımının Aralık’a göre 0,8 milyon ton yükseltildiği ancak yine de 2025/26’da yıllık yüzde 1,5 artış beklendiği ifade edildi. Pirinçte ise Hindistan, Pakistan ve Viet Nam’da gıda dışı kullanım beklentilerinin yükselmesiyle dünya pirinç kullanımının 2025/26’da 554,9 milyon tonla rekor seviyeye çıkacağı, bunun yüzde 2,7 artış anlamına geldiği kaydedildi. Stoklar güçleniyor FAO, 2026 sezon kapanışı itibarıyla dünya tahıl stok tahminini 10,9 milyon ton artırarak, stokların açılış seviyesine göre 67,6 milyon ton (yüzde 7,8) büyüyeceğini öngördü. Tüm ana tahıl türlerinde stokların artması beklenirken, özellikle büyük üretici ve ihracatçı ülkelerde rekor hasatların güçlü ihracata rağmen envanterleri büyüttüğü belirtildi. Mısır stokları: 28,7 milyon ton (+%10) artış; büyümenin büyük kısmı Brezilya ve ABD kaynaklı. Arpa stokları: 4,6 milyon ton (+%16,8) artış; ana sürükleyici AB’de birikim. Buğday stokları: 21,7 milyon ton (+%6,9) artış; başlıca ihracatçılar Arjantin, Kanada ve AB’de artış öngörülüyor; Çin ve Hindistan’da da birikim bekleniyor. Pirinç stokları: 2025/26 sonunda 217,7 milyon ton ile yeni zirve; Aralık tahminine göre 900 bin ton daha yüksek. Artışın ana nedeni Hindistan rezerv beklentisinin yukarı revize edilmesi. Bu çerçevede FAO, küresel tahıl stok/kullanım oranının 2025/26’da yüzde 31,8’e yükselmesini ve bunun 2001’den beri en yüksek seviye olmasını bekliyor. Tahıl ticareti sınırlı artışta: 501 milyon ton Dünya tahıl ticaretinin 2025/26 döneminde (Temmuz-Haziran) 501,0 milyon tona çıkması ve 2024/25’e göre 17,6 milyon ton (yüzde 3,6) artması bekleniyor. İri taneli tahıl ticareti: 235,6 milyon ton, yıllık +%2,6. Çin, Mısır ve İran’ın mısır alımlarını artırması bekleniyor. Buğday ticareti: 204,8 milyon ton, önceki sezona göre +12,0 milyon ton ancak 2023/24 rekorunun 6,5 milyon ton altında. Arjantin, Avustralya, AB ve Rusya’nın pazar payını geri kazanması; Kanada’nın satışlarının ise gerilemesi öngörülüyor. Çin talebi zayıf kalırken, İran, Özbekistan ve bazı ithalatçılarda iç ihtiyaçlar nedeniyle yukarı yönlü revizyon yapıldı. Pirinç ticareti: 2026 takvim yılında 60,6 milyon ton, 2025’e göre %0,6 düşüş. Asya’da ithalat kesintilerinin sürmesi beklenirken, Afrika başta olmak üzere diğer bölgelerde talebin daha güçlü olacağı tahmin ediliyor.

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu Haber

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu

MERSİN (İHA) - 100 bin dekarı aşan üretimle Türkiye'nin limonun merkezi olan Mersin’in Erdemli ilçesinde, yılda 1 milyon tondan fazla limon üretiliyor. Şu sıralar yoğun hasat dönemi yaşanırken, bahçeden 6-7 TL’ye alıcı bulan limonlar, işçiler tarafından toplanıp ayrıştırma tesislerine gönderiliyor. Üretim sürecinde 10 bin kişiye istihdam sağlanıyor ve limonlar Balkanlar’dan Avrupa’ya 15 ülkeye ihraç ediliyor. BAHÇEDEN SOĞUK HAVA DEPOLARINA Sabah erken saatlerde hasada başlayan işçiler, limonları tek tek toplayıp küfelerle taşıyor. Limonların büyük bölümü yaz aylarında tüketilmek üzere soğuk hava depolarına kaldırılıyor. "Lamas" ve "küt dikenli" cinslerin yoğun hasat edildiği kaydediliyor. Üreticilerden Nurettin Doğan, limonun bahçede 6-7 TL arasında alıcı bulduğunu ancak maliyetlerin yüksek olduğunu belirtiyor. Su ve gübre gibi masrafları hesap etmeden, kesilen her 10 ton limonda 4 tonunun işçilik masrafı olduğunu belirten Doğan, en düşük işçi yevmiyesinin 850 TL olduğunu açıkladı. KADIN İŞÇİLERE İSTİHDAM SAĞLIYOR Narenciye işleme tesisinde çalışan Eşe Bulut, limon üretiminin kadınlara büyük istihdam sağladığını vurguladı. Bulut, "Burası bizim ekmek kapısı. Limonun bize artısı çok fazla. Limon olmasa benim burada yapacağım bir işim olmaz. Limon sayesinde ben yılda 10 ay çalışıyorum. Burada çalışanlar evin yükünü omuzlayan, çocuklarına bakan insanlar. Gençlerimiz var, onlar da çalışarak aile bütçesine katkı sağlıyor" dedi. REKABET ZORLAŞIYOR Narenciye işleme tesisi sahibi ve Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Karagöz, limonun 15 ülkeye ihraç edildiğini, ancak artan maliyetlerin rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Karagöz, "Dünyada limonu tek üreten biz değiliz. Mısır, İran, Çin ve İspanya var. İspanya dışındaki bütün ülkeler bizden daha avantajlı durumda. Çünkü oralarda maliyetler çok düşük. Ülkemizde maalesef ürün ucuz, maliyet daha yüksek. Maliyeti düşüremediğimiz sürece hem içeride hem de dışarıda rekabet şansımız azalıyor. Bu iş desteksiz olmaz. Bunu ürün bazında desteklemek gerekiyor. Örneğin bu sene hangi ürün para etmiyorsa ona destek verilmesi gerekiyor. Bu sene de limona destek verilmesi gerekiyor. Limonun durumu çok da iyi değil" dedi. ERDEMLİ’NİN ANA GEÇİM KAYNAĞI Sanayi sektörünün bulunmadığı Erdemli’de limon üretimi, bölgenin en önemli istihdam kaynağı. Karagöz, kadın istihdamıyla öne çıkan limon sektörünün hem üreticiyi hem de ihracatçıyı desteklemek için daha fazla teşvik desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Samsun'da Su Ürünleri Üretiminde Büyük Başarı Haber

Samsun'da Su Ürünleri Üretiminde Büyük Başarı

SAMSUN (İHA) - Samsun’da 2024 yılı boyunca avcılık ve yetiştiricilik yoluyla 65 bin 210 ton su ürünleri üretildi. İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, bu üretimin 12 bin 231 tonunun ihraç edilerek 49 milyon 975 bin 451 dolar ve 34 milyon 964 bin 616 avro döviz kazandırdığını belirtti. SAMSUN’UN STRATEJİK KONUMU VE ALTYAPISI Samsun, limanları, kalifiye elemanları, modern balıkçı tekneleri ve geniş altyapısıyla Karadeniz’de su ürünleri üretiminde lider bir rol oynuyor. 2024 yılında avcılık yoluyla 51 bin 536 ton, yetiştiricilik yoluyla ise 13 bin 674 ton ürün elde edildi. Samsun’daki 39 yetiştiricilik tesisi, yıllık 22 bin 990 ton kapasiteyle Türk somonu ve alabalık gibi değerli ürünlerin üretiminde ön planda yer aldı. Denizde hamsi, palamut, mezgit, istavrit, barbun gibi balıkların yanında çaça balığı avcılığı; iç sularda ise sazan, sudak, yayın, turna ve tatlı su levreği gibi balıkların yakalandığı belirtildi. Sağlam, "Ülkemiz ve ilimiz için önem arz eden Kızılırmak ve Yeşilırmak Deltalarında bulunan balık gölleri ve lagün gölleri çevrelerinde önemli tıbbi sülük potansiyeli mevcuttur. Bölgemizden avcılık yolu ile toplanan tıbbi sülükler belirli bir kota dahilinde yurtdışına ihraç edilmektedir" diyerek balıkçılığın tıp sektöründe kullanımıyla da kazanç getirdiğini ekledi. BALIKÇILIK İHRACATIYLA GELEN KAZANÇ Karadeniz’den avlanan hamsi ve deniz salyangozu ile yetiştirilen Türk somonu ve levrek gibi ürünler, Avrupa Birliği, Japonya, Rusya, Güney Kore, ABD ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. 2024 yılında Samsun’dan toplam 12 bin 231 ton balık ürünü ihraç edilerek ülkeye milyonlarca dolarlık döviz girdisi sağlandı. DENETİMLERDE SIKI KONTROL İlde 2024 yılında gerçekleştirilen denetimlerde yasa dışı avlanma faaliyetlerine karşı sıkı önlemler alındı. Konuyla ilgili konuşan Sağlam, "5 adet su ürünleri kontrol teknemiz mevcuttur. Denetim ekiplerimizce 2024 yılında perakende balık satış yerlerinde bin 398, balıkçı barınakları, nakil araçları, yol güzergahları, deniz ve balıkçı gemilerinde bin 696 adet, iç sularda 655, soğuk hava depolarında 94, balık halinde 133 adet, işleme tesislerinde 134 ve yetiştiricilik tesislerinde 182 olmak üzere toplam 4 bin 292 adet su ürünleri denetimi gerçekleştirilmiştir. Su ürünleri denetim ekipleri 2024 yılında yaptığı denetimlerle kaçak avcılığa geçit vermemiştir. Bu kapsamda yapılan denetimlerde yasadışı avlanılarak yakalanan balıklara el konularak sosyal hizmetler kurumlarına bağış yapılmış, bağışı yapılamayan ürünler ise balık unu ve yağı fabrikalarına satışı yapılarak balık yemi yapımında kullanılmıştır. Yasadışı av araçlarının ise imhası sağlanmıştır. Kurallara uymayan 101 balıkçı/işletmeciye 2 milyon 104 bin 382 TL idari para cezası uygulanmıştır" açıklamasında bulundu. SAMSUN’DA YETİŞTİRİCİLİK ARTIYOR Su ürünleri yetiştiriciliği, Samsun’da son 20 yılda 12 kat artış gösterdi. 2024’teki üretim kapasitesinin önümüzdeki yıllarda yeni tesislerle daha da artması bekleniyor. Sağlam, küresel ısınma ve aşırı avlanmanın etkileri nedeniyle yetiştiriciliğin daha da önem kazanacağını vurguladı. Samsun, modern teknolojisi ve uluslararası standartlara uygun üretimiyle hem yerel hem de küresel pazarda dikkat çekmeye devam ediyor.

Avdagiç: Haber

Avdagiç: "Vize Sorunu İş Dünyasının Önünde Engel Olmamalı"

İSTANBUL (İHA) - İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO Olağanüstü Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk iş dünyasını etkileyen vize engellerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Avdagiç, "Vize konusunun Türkiye’nin ve Türk iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi kullanılmasını şiddetle kınıyoruz. Bu konuyu tüm boyutlarıyla AB ülke yetkilileriyle görüşmelerimize taşıyor, gerekeni açık şekilde söylüyoruz" dedi. Avdagiç, vize meselesinin uluslararası ticarette bir engel olmaktan çıkmasının, Türk iş dünyasının potansiyelini daha da yukarı taşıyacağını vurgulayarak, bu konuda Avrupa Birliği yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. İTO, TÜRK FİRMALARINI DÜNYAYA TAŞIYOR 2024 yılında 47 fuar organizasyonu düzenlediklerini belirten Avdagiç, bu fuarların 32’sinde milli katılımın İTO tarafından sağlandığını ve Türk ekonomisinin bu tür etkinliklerle daha geniş ufuklara açıldığını söyledi. 2025 yılı için ise 38 fuarın şimdiden takvime alındığını ifade eden Avdagiç, Hindistan, Çin, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde yeni ticari fırsatlar yaratmayı hedeflediklerini ekledi. İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ VE TEKNOPARK İSTANBUL İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, 23 yıllık geçmişiyle 85 farklı uyruktan 9 binin üzerinde öğrenciye ev sahipliği yaptığını ifade eden Avdagiç, üniversitenin uluslararası öğrenciler ve mezunlarla büyümeye devam ettiğini belirtti. Teknopark İstanbul’un savunma sanayii ve ileri teknoloji alanındaki projelerle ülkenin gururu olmaya devam ettiğini söyleyen Avdagiç, burada 500’den fazla aktif Ar-Ge firmasının 10 binin üzerinde personelle 900’e yakın proje yürüttüğünü kaydetti. BTM İLE GİRİŞİMCİLİĞE BÜYÜK DESTEK Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) 2024 yılında binin üzerinde girişim ve bin 500’e yakın girişimciye destek verdiğini dile getiren Avdagiç, bu girişimcilerin yüzde 25’inin kadınlardan oluştuğunu, kadın girişimci oranını artırmayı hedeflediklerini söyledi. TURİZM VE KONGRE BAŞARILARI İTO’nun İstanbul’un marka değerini artırmak için turizmde önemli işlere imza attığını ifade eden Avdagiç, 2024 yılında 69 uluslararası kongrenin şehre kazandırıldığını ve destek sağlandığını belirtti. 2025 yılı için ise 14, 2026 yılı için 3 uluslararası kongrenin planlandığını duyurdu. 2025’TE YENİ YATIRIMLAR YOLDA 2025 yılında, sosyal tesislerin geliştirilmesi ve yeni projelerin hayata geçirilmesi gibi yatırımların süreceğini açıklayan Avdagiç, "Vakıf olarak hem üniversitemiz başta olmak üzere çeşitli hayır çalışmaları yapıyor, hem 819 bin üyemizin istifade edeceği sosyal tesisler açıyoruz, hem de iktisadi işletmelerimizi profesyonel bir şirket gibi yönetip hayri faaliyetlerimiz için kaynak oluşturuyoruz" dedi.

Farasis Energy, Çin'in Katı Hal Batarya Rekabetinde İlk 10'da Haber

Farasis Energy, Çin'in Katı Hal Batarya Rekabetinde İlk 10'da

Çin'in 2024 Katı Hal Batarya Sıralamasında Farasis Başarı Sağladı Elektrikli araçlar için yenilikçi batarya çözümleri geliştiren Farasis Energy, 2024 yılı Çin Katı Hal Batarya Rekabet Gücü Sıralaması’nda ilk 10 marka arasına girdi. JMEV ve FAW Jiefang gibi önde gelen şirketlerle stratejik ortaklıklar kuran Farasis, yüksek enerji yoğunluğu ve üstün güvenlik özellikleri sunan katı hal bataryalarındaki başarısıyla öne çıkıyor. Gelişmiş Katı Hal Batarya Teknolojileri Farasis Energy, katı hal ve yarı katı hal bataryalarındaki araştırma, geliştirme ve seri üretim kabiliyetleriyle sektörde lider konumda. Şirket ayrıca lityum demir fosfat ve sodyum-iyon gibi batarya türleriyle geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Batarya Gelişim Süreci Birinci Nesil Yarı Katı Hal Batarya: 280-300Wh/kg enerji yoğunluğu 2C hızlı şarj desteği 5 bin çevrim ömrü İkinci Nesil Yarı Katı Hal Batarya: 330Wh/kg enerji yoğunluğu 3C’yi aşan hızlı şarj kapasitesi -20°C’de %90 enerji tutma özelliği 4 binin üzerinde çevrim ömrü Üçüncü Nesil Yarı Katı Hal Batarya: 400Wh/kg enerji yoğunluğu Tamamen katı hal elektrolit kullanımı Güvenlik testlerinde üstün başarı Tam Katı Hal Batarya (Geliştirme Aşamasında): 500Wh/kg hedef enerji yoğunluğu Düşük çalışma basıncı Gelişmiş hızlı şarj ve uzun çevrim ömrü Stratejik Ortaklıklarla Küresel Rekabet Gücü Farasis Energy’nin, yenilikçi batarya teknolojilerini geliştirmek için kurduğu iş birlikleri ve Ar-Ge yatırımları, şirketin Çin ve dünya pazarındaki rekabet gücünü artırıyor. Özellikle yüksek performanslı bataryalar için belirlediği hedefler, şirketi geleceğin enerji çözümlerinde öncü yapıyor. ChatGPT

Yetkililer ABD'nin Çin tarım dronlarına önlem almasını istiyor Haber

Yetkililer ABD'nin Çin tarım dronlarına önlem almasını istiyor

Bir düzine Cumhuriyetçi ABD'li yasama yetkilisi, Cuma günü Biden yönetimini Çin menşeli tarım dronlarının kullanımına karşı önlem almaya çağırdı ve bu dronların Amerikan çiftliklerinde kullanılmasının ulusal güvenlik riskleri taşıdığını belirttiler. Temsilciler Meclisi üyeleri, Çin ile ilgili özel bir komiteyi yöneten Temsilci Elise Stefanik, Temsilci Ashley Hinson ve Temsilci John Moolenaar da dahil olmak üzere, Tarım Bakanlığı ve Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı'na gönderilen mektupta, aerosoller dağıtan dronlarla ilgili yönetimin aldığı önlemleri detaylandırmalarını talep ettiler. Yasama yetkilileri, Çinli drone üreticisi DJI'nin ürettiği büyük sayıdaki dronun güvenlik endişesi oluşturduğunu belirterek, 30 Eylül'e kadar bir bilgilendirme talep ettiler. DJI, Çin askeri ile herhangi bir bağlantısı olmadığını belirterek, e-posta yoluyla gönderdiği açıklamada "tarım drone teknolojimize yönelik asılsız suçlamaların ABD'li çiftçileri, DJI'nin sağladığı büyük faydalardan mahrum bırakma riski taşıdığını" ifade etti. Şirket, tarım drone teknolojisinin "sürdürülebilir tarımı desteklediğini ve ABD'li çiftçilerin ve iş sahiplerinin operasyonlarına ek hassas tarım uygulamaları entegre etmelerini sağladığını" söyledi. Çin'in Washington'daki Büyükelçiliği, Çin'in "sivil kullanıma yönelik dronlarda uluslararası ticaret ve işbirliğini gerçekleştiren Çinli şirketleri güçlü bir şekilde desteklediğini ve bazı ülkelerin sözde ulusal güvenlik gerekçesiyle Çinli şirketler ve bireyler üzerinde sık sık yasa dışı yaptırımlar uygulamalarına karşı çıktığını" belirtti. ABD ajansları yorum yapmayı reddetti. Kongre mektubunda, Ticaret Bakanlığı'nın silah taşıma potansiyeline sahip aerosol dağıtım dronlarına ihracat kısıtlamaları getirdiği vurgulandı. Mektup, "Bu DJI tarım spreyi dronlarının ABD'de bir saldırı gerçekleştirmek üzere manipüle edilme riskinin göz ardı edilemeyeceğini" belirtti. "Tarım üretimimizin başarısı için kritik öneme sahip teknolojiyi en büyük stratejik rakibimize bağlı olmak, gıda arzımızın dayanıklılığını tehlikeye atmaktadır." Stefanik, Tarım Bakanlığı ve siber güvenlik ajansını "Çin menşeli dronların tarım endüstrimiz üzerindeki risklerini hafifletmek için derhal harekete geçmeye" çağırdı. Ayrıca, yeni DJI dronlarının ABD'de faaliyet göstermesini yasaklamayı öneren bir mevzuat önerdi. Yasama yetkilileri, DJI tarım dronlarının "insan gözünün göremediği" tarım verilerini toplama ve yorumlama kapasitesine sahip gelişmiş sensörler kullandığını ve Çin'in bu sensörleri "ABD tarım sektörünün stabilite ve durumuna dair ayrıntılı bilgiye erişim sağlamak" için kullanabileceğini belirtti. 2020'de ABD, DJI'ye ihracat kısıtlamaları getirmişti. Yasama yetkilileri, DJI'nin ABD'de yapılan tüm drone alımlarının %50'sinden fazlasını temsil ettiğini söyledi. Kaynak: Reuters

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.