TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çoban

AGRONEWS - Çoban haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çoban haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kangal ve akbaşın ardından çobanlara yeni bir yardımcı geliyor Haber

Kangal ve akbaşın ardından çobanlara yeni bir yardımcı geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Enstitü bünyesinde Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi bulunduğunu dile getiren Kılınç, bu şubenin 2022 yılında kurulduğunu aktardı. Burada çoban köpekleri kangal ve akbaşların büyüme parametrelerinin alındığını, davranış eğitimlerinin yapıldığını belirten Kılınç, "Kangal ve akbaş ırkı TAGEM bünyesine dahil edilerek, önce koruma ve sonrasında daha iyi yavrularının üretilmesi amaçlandı. Kangal ve akbaş köpeklerimiz Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile özellikle kangallar Sivas'taki baba hatlarının yıllardır korunduğu merkezlerden getirildi" dedi. Kılınç, köpeklerin her türlü kontrol ve genetik testlerden geçirilerek merkeze alındığına dikkati çekerek, burada tüm özellikleri en iyi şekilde korunarak ve geliştirilerek yavru alındığını anlattı. Çobanlara iyi bir yardımcı TAGEM bünyesine dünyanın yakından bildiği, çok heyecanlı ve hareketli köpekler olan "border collie" ırkının da katıldığını dile getiren Kılınç, şöyle devam etti: "Bir yıl önce Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi'ne aldık. Border collie köpekleri yabancı menşeili bir ırk. Kendi özelliklerini en iyi şekilde korumuş, titiz yürütülen çalışmalarla tespit edilmiş köpekleri getirdik. Burada özellikle davranış çalışmaları yapılıyor. Koyunculuk sektöründe çobanlara destek olabilmek, iyi bir yardımcıyı eğitime başladık. Sürü yönetiminde kullanılması amaçlanıyor. Border collie köpeklerin davranış çalışmaları hassasiyetle teknik personellerimizce yürütülüyor." En iyi yavruların alınması amaçlanıyor Kılınç, az sayıda bordor collie ile çalışmalara başladıklarını vurgulayarak, "Gerek kandan gerek fenotip özelliklerinden en iyi yavruların, bünyemizde üretilmeleri; davranış özelliklerinin belirlenmesi ve en iyisine ulaşılması amaçlanıyor." dedi. Kangal ve akbaşların sürü koruma köpeği olduğunu, bu ırkların dış zararlılara, yabani hayvanlara karşı korumayı sağladığını ifade eden Kılınç, "Border collie ise sürü yönetiminde çok aktif köpekler. Sürüyü yönetmek, dağılan sürüyü bir araya toplamakla çobana büyük destek olacaklar. Biz bu köpeklere bu davranışı kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaklar Yetiştirme ve büyüme veri özellikleri, davranış özellikleri gibi bütün parametreleri projelendirip bilim dünyasına kazandırmayı da hedeflediklerini dile getiren Kılınç, şunları söyledi: "Şu anda hem eğitim hem yavru alma aşamasındayız. Her yavrunun eğitimle büyüyerek sürülere uyumlarının sağlanması gerekiyor. Sağlandıktan sonra doğan yavruların küçükbaş hayvan üreticilerince sahiplendirilmesi sağlanacak. Uyumları sağlanırsa yavrudan itibaren kangal ve border collie aynı sürüde olabilir. Kangal ve border collie köpeklerinin hareketleri, davranışları birbirinden çok farklı. Burada sahiplerinin yavrudan itibaren yaklaşımı önemli. Border collie köpeklerimiz hareket kabiliyeti çok yüksek. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaktır. Köpeğin koyuna koyunun da köpeğe alışması önemli. Mera hayvancılığında, geniş arazilerde sürü yönetiminde bordor collie köpekleri, çobanların büyük yardımcısı olacaktır."

Annesinin kabul etmediği kuzuyu keçiler sahiplendi Haber

Annesinin kabul etmediği kuzuyu keçiler sahiplendi

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bir çiftlikte geçen hafta dünyaya gelen kuzular ve oğlaklar ilgi odağı oldu. İlçenin kırsal Kozdere Mahallesi'nde hayvancılık yapan çiftçi Kadir Doğan'a ait çiftlikte dünyaya gelen ve annesi tarafından reddedilen yavru kuzuya, aynı gün bir yavru dünyaya getiren keçiler "süt annelik" yapıyor. İlçede çiftçilik yapan Kadir Aslan, geçen hafta ağıldaki koyunlardan birinin doğum yaptığını görünce süt emmesi için kuzuyu annesinin altına koydu. Ancak anne koyun yeni dünyaya getirdiği kuzusunu kabul etmedi ve emzirmek istemedi. Bunun üzerine Kadir Aslan, yavru kuzuyu emzirmesi için aynı gün yavru doğuran keçilerin yanına götürdü. Yeni doğum yapan keçiler, kuzuyu kabul etti. Yavru kuzuya süt annelik yapan keçilerin kuzuyu emzirmeye başlamasıyla Kadir Aslan, bakımsız kalan yavru kuzuyu keçilerin sahiplenmesine sevindi. Kendisini sahiplenen keçinin yavrularıyla aynı sütü paylaşan yavru kuzu, 2 oğlakla da süt kardeş oldu. Keçilerin kuzuyu sahiplenmesiyle ortaya ilginç görüntüler çıktığı ağılda yeni dünyaya gelen yavru kuzu ve oğlaklarla birlikte yaşamını sürdüren kuzu, ağıldaki diğer oğlak ve kuzularla arkadaş oldu. Oğlak gibi keçilerin sütünü içen yavru kuzu annesi bildiği keçiler nereye giderse ardından gidiyor. Kendisini kabullenen keçilerle ve "süt kardeş" olduğu oğlaklarla aynı ağılda kalan kuzunun keçilerden süt içtiğini görenler ise hayretler içinde kalıyor. Keçi ve koyun gibi türlerin kendi kokusunun sinmediği hayvanları kabul etmekte zorlandıklarının altını çizen Kadir Aslan, zamanla keçinin kokusu yavru kuzuya sindikçe kabullenmesinin ve sahiplenmesinin daha kolay olacağını dile getirdi. Aslan, "Kuzuyu annesi dünyaya getirdi. Anne koyun kuzusunu sahiplenmedi ve süt vermedi. 3-4 tane keçimiz var. Biz de kuzuyu keçilerin yanına götürdük. Keçilerimizden iki tanesi kuzuyu sahiplendi ve sütünü de vermeye başladılar. Bu şekilde annesinin sahiplenmediği kuzuyu büyütüyoruz. Keçilerde kuzuya alıştı. Kuzu keçilere alıştı. Kuzu kendisini kabullenen keçileri yüzlerce keçinin içerisinde bulup sütünü içiyor. Keçiler yavru kuzuya annelik yapıyor. Kuzu da kendisini kabullenen ve sütünü veren keçileri seviyor" dedi. Keçilerin yavru kuzuya annelik yaptığını belirten Sultan Aslan ise yaklaşık iki yıl önce annesi tarafından süt verilmeyen ikiz kuzulara yine ağılındaki bir keçinin annelik yaptığını hatırlatarak, "Koyun hem sütü yoktu hem de kuzusuna annelik yapmadı. Biz de kuzumuz sütsüz ve sahipsiz kalmasın diye yeni doğum yapan keçilerimizin altına koyduk. İki keçimiz kuzuyu sahiplendi ve süt vermeye başladı. Keçiler yavru kuzuya annelik yapıyorlar. Kuzu sürünün içerisinde kendisini kabullenen keçileri bulup arkalarından bir an olsun ayrılmıyor" diye konuştu.

Keçi sürüsü 4 saatlik zorlu yolculuğun ardından köye ulaştırıldı Haber

Keçi sürüsü 4 saatlik zorlu yolculuğun ardından köye ulaştırıldı

Muş'ta etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve tipi, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticilerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Merkeze 56 kilometre uzaklıkta, bin 800 rakımda bulunan Yukarıyongalı köyüne bağlı Behçet mezrasındaki keçi sürüsünün, yemlerin tükenmesi üzerine köye geri getirildi. Sürü sahibi Eyüp Omur ve çobanlar, köpeklerin de eşlik ettiği yolculuk için sabah saatlerinde yoğun kar yağışı altında yola çıktı. Kar kalınlığının bazı bölgelerde 1 metreyi aştığı güzergahta ilerlemekte güçlük çeken sürü, yaklaşık 6 kilometrelik mesafeyi 4 saatlik zorlu bir yürüyüşün ardından aşabildi. Zaman zaman tipi nedeniyle görüş mesafesinin düşmesi hem hayvanlar hem de besiciler için büyük risk oluşturdu. Köye ulaştırılan keçiler önce ahırlara alınarak dinlendirildi. Daha sonra ise yoğun kar yağışına rağmen dışarı çıkarılan sürü, kar üzerinde kurulan yemliklerde ot ve samanla beslenmeye devam edildi. Yılın yaklaşık 6 ayını kar altında geçiren bölgede besiciler, dondurucu soğuk ve tipiye rağmen sırtlarında yem taşıyarak hayvanlarını ayakta tutmaya çalışıyor. Zorlu kış şartlarına rağmen üreticiler, tek geçim kaynakları olan hayvancılığı sürdürmek için büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Şehir hayatını köy hayatıyla değiştirmeyeceğini belirten besici Eyüp Omur, "Burası Muş merkeze bağlı Yukarıyongalı köyü. Bugün hayvanlarımızı mezradan köye getirdik. Yoğun kar yağacağını bildiğimiz için güvenli şekilde köye ulaşmak adına 3-4 saat yürüdük. Çok şükür köye sağ salim ulaştık. Hayvanlarımıza yemliklerin içinde yemlerini verdik, ardından ağıla koyacağız. Burada yılın 6 ayı kar, 6 ayı da yaz olarak geçer. Bu yüzden hayvanlara 6 ay boyunca yem veriyoruz. Tabii hayvancılık zor ama biz buna alışmışız. Şehir hayatını bu yaşamla değiştirmem. Bu bambaşka bir hayat. Ne kadar kar yağarsa yağsın, biz hayatımızdan razıyız" dedi.

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı Haber

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı

Elazığ'da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ'da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.

Çobanın çağrısı üzerine hayvanlara yem sevkiyatı Yapıldı Haber

Çobanın çağrısı üzerine hayvanlara yem sevkiyatı Yapıldı

Giresun’un Çanakçı ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle zor durumda kalan çobanın sosyal medya üzerinden yaptığı yardım çağrısına Giresun Valiliği anında karşılık verdi. Deregözü köyünde keçi çobanlığı yapan Hüseyin Kır’ın talebi üzerine köy yolu ulaşıma açılarak, hayvanların yem ihtiyacı da karşılandı. Çanakçı ilçesine bağlı Deregözü köyünde hayvancılıkla uğraşan Hüseyin Kır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kar yağışı nedeniyle hayvanlarını yaylıma çıkaramadığını ve yem stokunun tükendiğini belirterek, yetkililerden yardım talebinde bulundu. Kır paylaşımında, "Kar yağışı nedeniyle hayvanlarımı yaylıma çıkaramıyorum. Hayvanlarımı besleyecek yemim kalmadı. Sayın valimizden ve kaymakamımızdan yollarımızın açılması konusunda destek bekliyorum" ifadelerini kullandı. Kır’ın talebi üzerine köy yolu ulaşıma açılarak, hayvanların yem ihtiyacı karşılandı. Giresun Valiliği’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Giresun genelinde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası Çanakçı ilçemize bağlı Deregözü köyünde hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızın sosyal medya üzerinden yaptığı yardım çağrısına Valiliğimiz anında karşılık vermiştir. Yürütülen çalışmalarla hem yol ulaşıma açılmış hem de hayvanların yem ihtiyacı karşılanmıştır" denildi. Yardımın ulaştırılmasının ardından memnuniyetini dile getiren Hüseyin Kır ise devletin desteğini her zaman yanında hissettiğini belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Nesli tehlike altındaki 1200 Ankara keçisi özenle korunuyor Haber

Nesli tehlike altındaki 1200 Ankara keçisi özenle korunuyor

Eskişehir'de faaliyet gösteren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi'nde özenle bakılan nesli tehlike altındaki bin 200 Ankara keçisinin kış bakımı titizlikle devam ederken bu yıl 550 ile 600 oğlak doğması bekleniyor. Nesli tükenme tehlikesi altında olan tarihte Angora ırkı olarak bilinen, halk arasında Ankara keçisinin ırkı Mahmudiye ilçesinde faaliyet gösteren, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi'nde koruma altında. Gen kaynağı büyük bir titizlikle korunan Ankara keçilerinin bakımı kışın da büyük bir titizlikle sürdürülüyor. Tiftik keçisi olarak da bilinen küçükbaşlar, Esenbel mevkiindeki Keçicilik Şubesi'nde bakılıyor. 1815 yılında Osmanlı döneminde Sultan 2. Mahmud tarafından "Çiftlikat-ı Hümayun" olarak faaliyetlerine başlayan işletmede 550'si anaç olmak üzere toplamda bin 200 baş Ankara keçisi bulunuyor. Türklerin Anadolu'ya beraberinde getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşen Ankara keçilerinin eti ve sütünden daha çok ziyade kürkünden yapılan kaliteli kumaş ile ön plana çıkıyor. Mart ve Nisan ayında doğum yapan Ankara keçilerinden 550-600 oğlak doğması bekleniyor. Dondurucu soğuklarda 5 kişilik ekip bin 200 keçiye gözü gibi bakıyor Eksi seviyelerde düşen hava sıcaklıklarında 5 kişilik ekip bin 200 Ankara keçisinin üzerinden gözlerini adeta bir an bile ayırmıyorlar. Sabah saat 07.00'da başlayan bakım mesaisi akşama gün boyu kademe kademe devam ediyor. Müdürlüğün bilgisi dahlinde hastalılara karşı aylık ve yıllık periyotlarda aşılanan keçiler için tüm riskler minimize ediliyor. Hastalık gibi sürüye zarar verebilecek hayvan saldırılarına karşıda Keçicilik Şubesi'nin çevresi anbean gözetleniyor. "550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz" Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, "Nesli tükenmekte olan Ankara Keçisi, Türklerin Anadolu'ya gelişiyle beraber getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşmiş çok özel bir hayvandır. Bu keçi türü, özellikle kıymetli tiftiğiyle ön plana çıkmaktadır. Süt verimi düşük olduğu ve eti halk arasında çok tercih edilmediği için sadece tiftik amaçlı yetiştirilmektedir. Bu nedenle nesli tükenme tehlikesi altındadır ve genetik yapısının korunması büyük önem taşımaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) bünyesinde, uzun yıllardır işletmemizde koruma amacıyla yetiştirilmektedir. Şu an işletmemizde toplam bin 200 hayvanımız mevcuttur; bu yıl 550 ana başı keçiyi yavru almak üzere tekeye verdik. Mart-Nisan aylarındaki doğum sezonunda yaklaşık 550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz" dedi. "5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz" İşletmedeki çalışmalar ve keçilerin bakımı hakkında işletmede görevli veteriner hekim Ayhan Biçer, "İşletmemizdeki bin 200 keçinin bakımı 5 kişilik bir ekip tarafından titizlikle yürütülmektedir. Mesai sabah saat 07.00'de kesif ve kaba yemlerin verilmesiyle başlar, akşam 17.00 civarında yemler yenilenir. İki ay sürecek teke katımının ardından, 5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz. Ankara Keçisi, Türkiye'deki toplam keçi popülasyonunun sadece yüzde 2 buçuğunu oluşturmaktadır. Genetik saflığı korumak adına işletmemize dışarıdan kaynağı belirsiz hayvan girişi kesinlikle yapılmamaktadır. Her yıl tekeler ve keçiler, genetik özelliklerine bakılarak özenle seçilmekte; Ankara Keçisi özelliğini tam yansıtmayan hayvanlar sürüden çıkarılmaktadır. Ayrıca temel amacımız hayvanları hastalandıktan sonra tedavi etmek değil, korumaktır. Bu doğrultuda Genel Müdürlüğümüzün bilgisi dâhilinde, teknik personelimiz tarafından aylık ve yıllık aşı programları eksiksiz bir şekilde uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Yaylada zorlu şartlara rağmen üretmeye devam ediyorlar Haber

Yaylada zorlu şartlara rağmen üretmeye devam ediyorlar

Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Babacan mezrasında yıllardır üretim yapan yetiştiriciler, yaz sezonunda hayvanlarını meraya çıkararak doğal koşullarda yetiştiricilik yapmaya devam ediyor. Bölgedeki üreticileri ziyaret eden Malatya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın, üretimin önemine dikkat çekerek, yaylalardaki üreticilerin yanında olduklarını söyledi. Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Başkan Akın, "Burada yıllardır üretim yapan, bu işi gönülden yapan yetiştiricilerimiz var. Tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ediyorlar. Bizler de hem sorunları yerinde görmek hem de kendilerini yalnız bırakmamak adına buradayız" dedi. "Üreten insanlar her zaman değerlidir" diyen Akın, "Yetiştiricilerimizin bu bölgelerde daha rahat üretim yapabilmeleri için devletimizin sağladığı desteklerin yanı sıra yerel kurumların da katkıları önemli. Bizler birliğimiz olarak her zaman sahadayız ve ilgili kurumlarla koordineli bir şekilde sorunların çözümü için çalışıyoruz. Rabbim üreticimizin kazancını bereketli eylesin. Yayla sezonumuz bu yıl yağışlarla birlikte iyi başladı. İnşallah güzel bir sezon olur" ifadelerini kullandı. Yaylada çobanlık yapan İrfan Babacan ise, yedi yıldır bu bölgede üretim yaptığını ifade ederek, "Kendi hayvanlarımızla geçimimizi sağlıyoruz. Su ve elektrik gibi bazı sıkıntılarımız olsa da üretmeye niyetliyiz. Başkanımız da sağ olsun, bizleri ziyaret etti, moral verdi. İnşallah bu güzel yaylamız daha da canlanır" şeklinde konuştu. Bir başka üretici Mehmet Babacan da aile olarak burada hayvancılık yaptıklarını belirterek, "Şartlar zaman zaman zorlayıcı olabiliyor ama biz üretmeye devam ediyoruz. Elektrik ve su konusunda bazı ihtiyaçlarımız var. Başkanımıza da desteğinden dolayı teşekkür ediyoruz" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.