TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çoban

AGRONEWS - Çoban haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çoban haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da küçükbaşa yönelik önemli bir proje hayata geçiyor Haber

Bursa'da küçükbaşa yönelik önemli bir proje hayata geçiyor

Büyükşehir Belediyesi, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla, Bursa'da küçükbaş hayvancılığın gelişmesi amacıyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. Özellikle kırsalda genç kadınlara yönelik destek projesine ilişkin ilçelerden başvuruları toplayan Büyükşehir Belediyesi, oluşturulan ekiplerle başvuru yapan üreticilere yerinde ziyaretleri sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, projede, genç kadın olması, kırsalda ikamet etmesi, maksimum 25 küçükbaş varlığı bulunması, hayvanlara bakacak uygun yerinin olması gibi şartlar arıyor. Şartlara uygun üreticiler belirlendikten sonra hak sahiplerine 15 koyun 1 koç verilecek. Bozbey, üretme hassassiyetini ortaya koyan, 'boş arazi bırakmak istemiyorum, tarlamı boş bırakmak istemiyorum" diyen herkesin elinden tutmayı, onlara destek vermeyi sorumluluk olarak gördüklerini ve kendilerine görev edindiklerini söyledi. Yıllardır hayvancılıkla uğraşanların, bitkisel üretim yapanların destek beklediğini dile getiren Bozbey, "Şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi onların yanında. Üreten çiftçimizin üretmek isteyen çiftçimizin imdanına Bursa Büyükşehir Belediyesi yetişti. Bugüne kadar tarım ve hayvancılıkta destek olduk ve bundan sonra da katkılarımızı artırarak devam ettireceğiz" dedi. Sulama borusu, gübre, fidan, fide, tohum gibi bitkisel üretime yönelik desteklerinin yanı sıra hayvancılığa da önemli katkılar sunduklarını vurgulayan Bozbey, küçükbaş hayvancılıkla ilgili çok önemli giriişim başlattıklarını aktardı. Küçükbaş hayvancılığı geliştirmeyle ilgili bu projede bazı içelerdeki 30 aileye 15 koyun ve bir koç vereceklerini belirten Bozbey, şöyle konuştu: "Yüzde 100 hibeyle hayvanlar teslim edilecek. Bunu dönüşüme tabi tutacağız. 1,5 yıl sonra bir kısmını alacağız iki üreticiden aldıklarımızı birleştireceğiz bir aliye yine vereceğiz. Bir müddet sonra desteklediğimiz aile sayısı artmış olacak. Taleplere göre devamı gelebilir, kırsalda hayvancılığı, desteklerle geliştirtimeyi, üretimi artırmayı, kazançlarını yükseltmeyi planlıyoruz." Bozbey, özellikle dağ yöresine yönelik bu tür destekleri artırarak sürdürmek istediklerini ifade ederek, "Dağ yöresi bu şekilde destek gördü mü? Dağ yöresinin her yönüyle gerçekten Bursa'nın gıptayla bakılması gereken yerlerden olduğunu söylemek isterim. Buradaki insanlarımızın köyünde, ilçe merkezinde, toprağa sahip çıkmasını, toprağını üçüncü şahıslara satmadan gelir getirici düzeye dönüştürmesini istiyoruz ve yanlarındayız." dedi. Ekilebilir arazilerin tamamının üretime kazandırılmasını istediklerini dile getiren Bozbey, "Çiftçimiz kırsalda kazansın, refahı yükselsin diye çabalıyoruz. Gençlerimiz asgari ücretle çalışmasın kendi emeğinin karşılığını alarak üretim yapsın. Biz onların yanındayız yeter ki üretmek istesinler" diye konuştu.

Kangal ve akbaşın ardından çobanlara yeni bir yardımcı geliyor Haber

Kangal ve akbaşın ardından çobanlara yeni bir yardımcı geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Enstitü bünyesinde Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi bulunduğunu dile getiren Kılınç, bu şubenin 2022 yılında kurulduğunu aktardı. Burada çoban köpekleri kangal ve akbaşların büyüme parametrelerinin alındığını, davranış eğitimlerinin yapıldığını belirten Kılınç, "Kangal ve akbaş ırkı TAGEM bünyesine dahil edilerek, önce koruma ve sonrasında daha iyi yavrularının üretilmesi amaçlandı. Kangal ve akbaş köpeklerimiz Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile özellikle kangallar Sivas'taki baba hatlarının yıllardır korunduğu merkezlerden getirildi" dedi. Kılınç, köpeklerin her türlü kontrol ve genetik testlerden geçirilerek merkeze alındığına dikkati çekerek, burada tüm özellikleri en iyi şekilde korunarak ve geliştirilerek yavru alındığını anlattı. Çobanlara iyi bir yardımcı TAGEM bünyesine dünyanın yakından bildiği, çok heyecanlı ve hareketli köpekler olan "border collie" ırkının da katıldığını dile getiren Kılınç, şöyle devam etti: "Bir yıl önce Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi'ne aldık. Border collie köpekleri yabancı menşeili bir ırk. Kendi özelliklerini en iyi şekilde korumuş, titiz yürütülen çalışmalarla tespit edilmiş köpekleri getirdik. Burada özellikle davranış çalışmaları yapılıyor. Koyunculuk sektöründe çobanlara destek olabilmek, iyi bir yardımcıyı eğitime başladık. Sürü yönetiminde kullanılması amaçlanıyor. Border collie köpeklerin davranış çalışmaları hassasiyetle teknik personellerimizce yürütülüyor." En iyi yavruların alınması amaçlanıyor Kılınç, az sayıda bordor collie ile çalışmalara başladıklarını vurgulayarak, "Gerek kandan gerek fenotip özelliklerinden en iyi yavruların, bünyemizde üretilmeleri; davranış özelliklerinin belirlenmesi ve en iyisine ulaşılması amaçlanıyor." dedi. Kangal ve akbaşların sürü koruma köpeği olduğunu, bu ırkların dış zararlılara, yabani hayvanlara karşı korumayı sağladığını ifade eden Kılınç, "Border collie ise sürü yönetiminde çok aktif köpekler. Sürüyü yönetmek, dağılan sürüyü bir araya toplamakla çobana büyük destek olacaklar. Biz bu köpeklere bu davranışı kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaklar Yetiştirme ve büyüme veri özellikleri, davranış özellikleri gibi bütün parametreleri projelendirip bilim dünyasına kazandırmayı da hedeflediklerini dile getiren Kılınç, şunları söyledi: "Şu anda hem eğitim hem yavru alma aşamasındayız. Her yavrunun eğitimle büyüyerek sürülere uyumlarının sağlanması gerekiyor. Sağlandıktan sonra doğan yavruların küçükbaş hayvan üreticilerince sahiplendirilmesi sağlanacak. Uyumları sağlanırsa yavrudan itibaren kangal ve border collie aynı sürüde olabilir. Kangal ve border collie köpeklerinin hareketleri, davranışları birbirinden çok farklı. Burada sahiplerinin yavrudan itibaren yaklaşımı önemli. Border collie köpeklerimiz hareket kabiliyeti çok yüksek. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaktır. Köpeğin koyuna koyunun da köpeğe alışması önemli. Mera hayvancılığında, geniş arazilerde sürü yönetiminde bordor collie köpekleri, çobanların büyük yardımcısı olacaktır."

Annesinin kabul etmediği kuzuyu keçiler sahiplendi Haber

Annesinin kabul etmediği kuzuyu keçiler sahiplendi

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bir çiftlikte geçen hafta dünyaya gelen kuzular ve oğlaklar ilgi odağı oldu. İlçenin kırsal Kozdere Mahallesi'nde hayvancılık yapan çiftçi Kadir Doğan'a ait çiftlikte dünyaya gelen ve annesi tarafından reddedilen yavru kuzuya, aynı gün bir yavru dünyaya getiren keçiler "süt annelik" yapıyor. İlçede çiftçilik yapan Kadir Aslan, geçen hafta ağıldaki koyunlardan birinin doğum yaptığını görünce süt emmesi için kuzuyu annesinin altına koydu. Ancak anne koyun yeni dünyaya getirdiği kuzusunu kabul etmedi ve emzirmek istemedi. Bunun üzerine Kadir Aslan, yavru kuzuyu emzirmesi için aynı gün yavru doğuran keçilerin yanına götürdü. Yeni doğum yapan keçiler, kuzuyu kabul etti. Yavru kuzuya süt annelik yapan keçilerin kuzuyu emzirmeye başlamasıyla Kadir Aslan, bakımsız kalan yavru kuzuyu keçilerin sahiplenmesine sevindi. Kendisini sahiplenen keçinin yavrularıyla aynı sütü paylaşan yavru kuzu, 2 oğlakla da süt kardeş oldu. Keçilerin kuzuyu sahiplenmesiyle ortaya ilginç görüntüler çıktığı ağılda yeni dünyaya gelen yavru kuzu ve oğlaklarla birlikte yaşamını sürdüren kuzu, ağıldaki diğer oğlak ve kuzularla arkadaş oldu. Oğlak gibi keçilerin sütünü içen yavru kuzu annesi bildiği keçiler nereye giderse ardından gidiyor. Kendisini kabullenen keçilerle ve "süt kardeş" olduğu oğlaklarla aynı ağılda kalan kuzunun keçilerden süt içtiğini görenler ise hayretler içinde kalıyor. Keçi ve koyun gibi türlerin kendi kokusunun sinmediği hayvanları kabul etmekte zorlandıklarının altını çizen Kadir Aslan, zamanla keçinin kokusu yavru kuzuya sindikçe kabullenmesinin ve sahiplenmesinin daha kolay olacağını dile getirdi. Aslan, "Kuzuyu annesi dünyaya getirdi. Anne koyun kuzusunu sahiplenmedi ve süt vermedi. 3-4 tane keçimiz var. Biz de kuzuyu keçilerin yanına götürdük. Keçilerimizden iki tanesi kuzuyu sahiplendi ve sütünü de vermeye başladılar. Bu şekilde annesinin sahiplenmediği kuzuyu büyütüyoruz. Keçilerde kuzuya alıştı. Kuzu keçilere alıştı. Kuzu kendisini kabullenen keçileri yüzlerce keçinin içerisinde bulup sütünü içiyor. Keçiler yavru kuzuya annelik yapıyor. Kuzu da kendisini kabullenen ve sütünü veren keçileri seviyor" dedi. Keçilerin yavru kuzuya annelik yaptığını belirten Sultan Aslan ise yaklaşık iki yıl önce annesi tarafından süt verilmeyen ikiz kuzulara yine ağılındaki bir keçinin annelik yaptığını hatırlatarak, "Koyun hem sütü yoktu hem de kuzusuna annelik yapmadı. Biz de kuzumuz sütsüz ve sahipsiz kalmasın diye yeni doğum yapan keçilerimizin altına koyduk. İki keçimiz kuzuyu sahiplendi ve süt vermeye başladı. Keçiler yavru kuzuya annelik yapıyorlar. Kuzu sürünün içerisinde kendisini kabullenen keçileri bulup arkalarından bir an olsun ayrılmıyor" diye konuştu.

Keçi sürüsü 4 saatlik zorlu yolculuğun ardından köye ulaştırıldı Haber

Keçi sürüsü 4 saatlik zorlu yolculuğun ardından köye ulaştırıldı

Muş'ta etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve tipi, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticilerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Merkeze 56 kilometre uzaklıkta, bin 800 rakımda bulunan Yukarıyongalı köyüne bağlı Behçet mezrasındaki keçi sürüsünün, yemlerin tükenmesi üzerine köye geri getirildi. Sürü sahibi Eyüp Omur ve çobanlar, köpeklerin de eşlik ettiği yolculuk için sabah saatlerinde yoğun kar yağışı altında yola çıktı. Kar kalınlığının bazı bölgelerde 1 metreyi aştığı güzergahta ilerlemekte güçlük çeken sürü, yaklaşık 6 kilometrelik mesafeyi 4 saatlik zorlu bir yürüyüşün ardından aşabildi. Zaman zaman tipi nedeniyle görüş mesafesinin düşmesi hem hayvanlar hem de besiciler için büyük risk oluşturdu. Köye ulaştırılan keçiler önce ahırlara alınarak dinlendirildi. Daha sonra ise yoğun kar yağışına rağmen dışarı çıkarılan sürü, kar üzerinde kurulan yemliklerde ot ve samanla beslenmeye devam edildi. Yılın yaklaşık 6 ayını kar altında geçiren bölgede besiciler, dondurucu soğuk ve tipiye rağmen sırtlarında yem taşıyarak hayvanlarını ayakta tutmaya çalışıyor. Zorlu kış şartlarına rağmen üreticiler, tek geçim kaynakları olan hayvancılığı sürdürmek için büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Şehir hayatını köy hayatıyla değiştirmeyeceğini belirten besici Eyüp Omur, "Burası Muş merkeze bağlı Yukarıyongalı köyü. Bugün hayvanlarımızı mezradan köye getirdik. Yoğun kar yağacağını bildiğimiz için güvenli şekilde köye ulaşmak adına 3-4 saat yürüdük. Çok şükür köye sağ salim ulaştık. Hayvanlarımıza yemliklerin içinde yemlerini verdik, ardından ağıla koyacağız. Burada yılın 6 ayı kar, 6 ayı da yaz olarak geçer. Bu yüzden hayvanlara 6 ay boyunca yem veriyoruz. Tabii hayvancılık zor ama biz buna alışmışız. Şehir hayatını bu yaşamla değiştirmem. Bu bambaşka bir hayat. Ne kadar kar yağarsa yağsın, biz hayatımızdan razıyız" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.