TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Coğrafi Işaret

AGRONEWS - Coğrafi Işaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Coğrafi Işaret haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Araştırmacı Kavuncu Dede Ata Tohumlarını Yaşatıyor Haber

Araştırmacı Kavuncu Dede Ata Tohumlarını Yaşatıyor

Denizli’de yaşayan 76 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisi Halit Tekin, emekliliğini sıradan bir dinlenme dönemi olarak değil, ata tohumlarını kurtarma mücadelesi olarak geçiriyor. Bölge halkının “Araştırmacı Kavuncu Dede” diye tanıdığı Tekin, kaybolmaya yüz tutmuş yerel kavun çeşitlerini yeniden canlandırmak için yıllardır sabırla çalışıyor. Meslek hayatı boyunca devreler, sistemler ve verimlilik üzerine çalışan Tekin, emekli olduktan sonra çocukluk hayali olan tarıma yöneldi. Ancak klasik üretim yöntemlerinin dışına çıkarak, her ekimi bir deney, her tohumu ise bilimsel bir araştırma konusu olarak ele aldı. Acıpayam ilçesi ve çevresindeki deneme alanlarında onlarca farklı kavun çeşidi yetiştirdi. Özellikle coğrafi işaret tesciline sahip Acıpayam kavunu üzerine yoğunlaşan Tekin, ürünlerin yalnızca tadına değil, tüm teknik özelliklerine odaklanıyor. Şeker oranı, kabuk dayanıklılığı, raf ömrü ve aroma yoğunluğu gibi verileri tek tek kayıt altına alarak, en doğru sonucu elde etmeyi hedefliyor. Ata tohumlarının korunmasının milli bir görev olduğunu vurgulayan Tekin, “Mühendislikte kalite ve verim neyse, tarımda da odur. Atalarımızdan kalan o gerçek lezzetleri, genetiği bozulmadan geleceğe aktarmak istiyorum” sözleriyle çalışmalarının amacını anlatıyor. Ürettiği kavunları Denizli–Acıpayam kara yolu kenarındaki tezgâhında satışa sunan Tekin, yoldan geçenlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tezgahtaki “Araştırmacı Kavuncu” yazısını merak edenler, hem hikâyeyi dinliyor hem de ata tohumlarından yetişen kavunları satın alıyor.

Samsun, Kızılırmak Deltası’nda Mandadan Markaya Projesi Başladı Video Galeri

Samsun, Kızılırmak Deltası’nda Mandadan Markaya Projesi Başladı

Samsun'un doğal miraslarından biri olan Kızılırmak Deltası'nda manda yetiştiriciliğini modern, sürdürülebilir ve katma değerli bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Mandadan Markaya" projesi hayata geçiriliyor. Proje ile bölgedeki geleneksel üretim, bilimsel destekle markalaşma sürecine girecek. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan'ın yürütücülüğünü üstlendiği projenin eğitim danışmanlığını Doç. Dr. Bakiye Kılıç yapıyor. Projenin koordinasyonu ise Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği (OMYEGDER) Başkanı Tolga Eren tarafından sağlanacak. Toplam 60 bin dolar bütçeye sahip olan ve 12 ay sürecek proje, manda varlığının korunmasının yanı sıra yerel halkın gelir kaynaklarının güçlendirilmesini hedefliyor. Geleneksel üretim bilimsel destekle markalaşacak Türkiye'nin en yüksek manda varlığına sahip ili olan Samsun'da yaklaşık 26 bin 600 baş manda bulunmasına rağmen, ürünlerin markasız ve düşük katma değerle satılması üreticilerin en büyük sorunu olarak öne çıkıyor. "Mandadan Markaya" projesi kapsamında bu sorunun aşılması için akademik bilgi ile yerel deneyim bir araya getirilecek. Proje çerçevesinde Samsun'a özgü manda ürünleri için coğrafi işaret süreci başlatılacak, böylece ürünlerin kalite ve menşe güvencesi sağlanacak. Ayrıca pazar araştırmaları, ambalaj tasarımı çalışmaları ve online satış kanallarının kullanılmasıyla ürünlerin ticari değeri artırılacak. Üreticilere hijyenik sağım, doğru yemleme ve modern dölleme yönetimi gibi teknik konularda kapsamlı eğitimler de verilecek. Proje bilgilendirme toplantısı yapıldı Kızılırmak Deltası'nda manda üreticileri, proje ortaklarının ve akademisyenlerinin katılımıyla proje bilgilendirme toplantısı yapıldı. Proje hakkında konuşan Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, "Mandadan Markaya projesi ilk olarak 2005 yılında Manda Sevdamız projesiyle başladı. Birleşmiş Milletlerin Küresel Çevre Fonu destekli bir projeydi. O projeden sonra geldiğimiz bu noktadan manda sürü sahiplerinin hem manda sayıları attı. Manda sütünden ve etinin yapılan ürünlerin çeşitlendirilmesi, pazar değerlerinin arttırılması ve marka yolcuklarının oluşturulmasıyla ilgili bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu ihtiyacı karşılamak için manda ile ilgili olan bütün kurumlar kuruluşların desteğiyle bu projeyi yürütmeye çalışıyoruz. Manda bu sulak alanların en önemli ekosistem mühendisleridir. Burada mandanın ekonomik öneminin yanında ekolojik bir önemi mevcuttur. Mandaya, manda üreticilerine, manda ürünlerini pazara taşıyan bir projedir" dedi. "Bu proje umuyorum mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küçük Ölçekli Projeler Türkiye Ulusal Koordinatörü Gökmen Argun, "Türkiye'de 33 yılımız. 400 üzerinde proje destekledik. Samsun şu anda bizim odak alanımız. Burada 11 tane proje destekledik. Bunlardan 1 tanesi de ‘Mandadan Markaya' projesidir. Geçmişte desteklediğimiz ‘Manda Sevdası' projesinin ikinci kademesi gibi gözüküyor. Muazzam bir çalışmanın bu aşamaya gelmesi bizi çok heyecanlandırdı. Umut ediyorum manda gerçek anlamda hem Samsun için hem Kızılırmak Deltası'ndaki çeşitliliği tanıtmak için muazzam bir fırsat olur. Mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" şeklinde konuştu. "Süt verimini yükseltmemiz lazım" Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciler Birliği Temsilcisi İsmail Metin, "Samsun'da 2008 yılında kurulduğumuz yıllarda manda sayısı 7 bin adetti. Türkiye genelinde ise 30 bin adetti. Bakanlığımız ve üniversitemiz ile yapmış olduğumuz projelerle 2024 yılında 22 bine çıktı. Maalesef bu durum aşağıya inmeye başladı. Şu anda 19 bin manda varlığımız var. Bunların yegane sebeplerinden bir tanesi de ekonomik sıkıntılardır. Beslenme alanlarındaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yüzde 10 yavru kaybımız var. Bu durum da manda sayısının artışını engelliyor. Markalaşma konusunda ise süt verimini arttırmamız gerekiyor. Bizim manda birliğimiz ıslah birliğidir. Türkiye genelinde 30 bin manda da ıslah projesi yürütüyoruz. Bunun 4 bin tanesi Samsun'dadır. İtalya, Türkiye'den dünyanın diğer illerinde aldığı mandaları 30 yılda ıslah etmiş. Bugün İtalya'nın süt ortalaması 9 kilodur. Önce süt ortalamasını yükseltmiş. Biz de 6 kilo bile olamadık" ifadelerini kullandı. Kadınlar ve gençler kırsal kalkınmanın merkezinde Projenin önemli hedeflerinden biri de kırsalda istihdamı artırmak olacak. Bu kapsamda 50 kadın ve genç üreticiye yönelik özel eğitimler, mentorluk çalışmaları ve destek bilgilendirmeleri gerçekleştirilecek. Engiz Kadın Girişimi Kooperatifi'nin katkılarıyla üretici örgütlenmesinin ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Hedef 150 bin dolarlık gelir artışı "Mandadan Markaya" projesinin sonunda manda ürünleri için güçlü ve tanınabilir bir marka kimliği oluşturulması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölge üreticilerinin toplam gelirinde yaklaşık 150 bin dolarlık bir artış sağlanması bekleniyor. Yerel festivaller, tadım etkinlikleri ve sosyal medya kampanyaları aracılığıyla manda ürünlerinin hem ekolojik değeri hem de sağlık açısından faydaları kamuoyuna tanıtılacak. Yetkililer, projenin Kızılırmak Deltası'nda sürdürülebilir tarım ve hayvancılık adına örnek bir model oluşturacağını belirtti. Projenin tanıtım toplantısında ayrıca OMÜ Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Erel, Bafra Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde görevli Cengiz Akyüz, OMÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Doç. Dr. Bakiye Kılıç Topuz da bir sunum yaptı. Toplantı manda ürünlerinin sunumu ile son erdi.

Ordu, Kivi Hasadıyla Ekonomiye 520 Milyon TL Katıyor Haber

Ordu, Kivi Hasadıyla Ekonomiye 520 Milyon TL Katıyor

Ordu'da fındıktan sonra üreticilere önemli oranda gelir sağlayan tescilli Ordu kivisinde hasat başladı. Kivinin, il ekonomisine yaklaşık 520 milyon TL katkı sağlaması hedefleniyor. Gülyalı ilçesi Turnasuyu Mahallesi'nde İbrahim Yeşilyurt adlı üreticinin bahçesinde kivi hasadı başladı. Hasat programına katılan Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu kivisine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün girişimleriyle 2019 yılında coğrafi işaret alındığını hatırlatarak, "Üreticilerimizin Ordu Kivisinin pazar değerini koruyarak marka değerine zarar vermemeleri adına kivilerini tam olgunluğa erişmiş halde hasat etmeleri gerekmektedir. Ordu Kivisi' marka değerinin korunması için erken hasattan kaçınılmalıdır" dedi. İlin ekonomisine yaklaşık 520 milyon TL katkı İl Tarım ve Orman Müdür Bayram Ay ise programda yaptığı konuşmada, "İlimizde kivi üretiminin arttırılması amacıyla birçok proje uygulanmıştır. Bu kapsamda gerek Bakanlığımız kaynakları, gerekse yerel kaynaklar kullanılarak son yıllarda yaklaşık bin dekar yeni modern kivi bahçeleri kurularak kivi alanımız yaklaşık 4 bin dekara çıkarılmıştır. Yıllar itibarı ile değişiklik gösteren rekoltemizin 2025 yılında yaklaşık 6 bin 500 ton olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Elde edilen bu rekolte ile ilimiz ekonomisine bu yıl yaklaşık 520 milyon TL katkı sağlanmış olacaktır. Yeni tesis edilen bahçelerimizin de tam verime geçmesi ile birlikte rekoltemiz daha da yükselecektir" diye konuştu. Kivi üreticisi İbrahim Yeşilyurt, 8 dönüm alanda 20-25 ton kivi üretimi gerçekleştirdiğini kaydetti. Programda Vali Muammer Erol, Gülyalı Kaymakamı Mehmet Zortul, Gülyalı Belediye Başkanı Medet Sipahi, İl Tarım ve Orman Müdür Bayram Ay, Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Öner, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Perşembe Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan ile Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça kivi hasadı gerçekleştirdi.

Manisa, Köprübaşı’nda Dört Mevsim Çilek Hasadı Sürüyor Haber

Manisa, Köprübaşı’nda Dört Mevsim Çilek Hasadı Sürüyor

Manisa'nın Köprübaşı ilçesinde çilek üretimi dört mevsim aralıksız sürüyor. Kasım ayında kilosu 150 liraya alıcı bulan Köprübaşı çileği, aroması ve tescilli markasıyla üreticinin yüzünü güldürürken ilçe ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. İlçede yaklaşık 4 bin dekar alanda yetiştirilen çilekler, bahar ve yaz aylarının ardından kış mevsiminde de hasat edilmeye devam ediyor. Bin bir zahmetle toplanan çilekler, Manisa'nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki pazarlarda tüketiciyle buluşuyor. Kasım ayında da üretimini sürdüren çilek üreticisi Murat Yıkıncı, örtü altında 9 dekar alanda üretim yaptığını belirterek, "Köprübaşı çileği hem açık arazide hem de sera altında yetişiyor. Fiyatlar sezonuna göre gayet iyi. Kilosu 150 liradan başlıyor, toptancının ilgisi de güzel. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi. Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret belgesi ile tescillendiğini hatırlatan Yıkıncı, ürünün yıl boyunca aranır hale geldiğini vurguladı. Köprübaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Alptekin Sağıroğlu ise çilek üretiminin ilçe ekonomisinde büyük payı olduğunu belirterek, "Toplam 4 bin dekarda yaklaşık 500 üreticimiz çilek yetiştiriyor. Kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarını genişletiyoruz. Köprübaşı çileği tadı, aroması ve kalitesiyle fark oluşturuyor. Çiftçilerimize her türlü teknik desteği vermeye devam ediyoruz. Allah kazançlarını bereketli eylesin" diye konuştu.

Akkuş, Coğrafi İşaretli Şeker Fasulyesinde 5. Hasadı Kutladı Haber

Akkuş, Coğrafi İşaretli Şeker Fasulyesinde 5. Hasadı Kutladı

Ordu’nun Akkuş ilçesinde coğrafi işaret tescilli Akkuş Şeker Fasulyesi’nin 5. hasadı gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Akkuş Ziraat Odası Başkanlığı iş birliğinde, ilçenin Gökçebayır Mahallesi'nde ‘Akkuş Şeker Fasulyesi 5’inci Hasat Töreni’ düzenlendi. Törende üreticiler, bereketli bir sezonun mutluluğunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, törende yaptığı konuşmada, Akkuş Fasulyesi’nin Ordu için önemli bir marka değeri taşıdığını belirterek, "Akkuş Fasulyesi Allah’ın bizlere bağışladığı büyük bir lütuf. Kaliteden taviz vermeden üretim yapmak önemli. Diğer fasulyelerden farklı olduğunu kurduğumuz tesisle bilimsel olarak ortaya çıkaracağız. Sulama konusunda sıkıntı yok, siz yeter ki üretin. Satamadığınız durumda belediye olarak biz satın alacağız" dedi. İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, 200 dekarla başlayan üretim alanının desteklerle 12 bin dekara ulaştığını ifade ederek, Akkuş fasulyesinin aroması ve kolay pişmesiyle yüksek katma değerli bir ürün haline geldiğini söyledi. Akkuş Ziraat Odası Başkanı Ahmet Kaya ise ilçede geleneksel hale gelen hasat törenlerinin bu yıl 5’ncisini düzenlediklerini belirterek, "Organik tarım çalışmalarımız 2015 yılında başladı. DOKAP ve Valiliğimiz desteğiyle üreticilerimize 400 ton organik gübre dağıttık. Hasatta en büyük sorun olan kapsülden ayırma işlemi için fasulye patozu alımı yaptık. Artık ürünler kısa sürede pazara hazır hale geliyor" dedi. Kaya ayrıca, DOKAP destekli 28 milyon TL bütçeli sulama projesinin hayata geçmesiyle üretim alanlarının 18 bin 500 dekara, toplam üretimin ise 2 bin tona ulaşacağını söyledi. Program kapsamında, ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi’ çerçevesinde desteklenen üretim alanlarında temsili hasat yapıldı. DOKAP iş birliğiyle alınan Fasulye Ayıklama Makinesi’nde fasulyenin kapsülden ayrılması da gerçekleştirildi. Hasat törenine, Akkuş Kaymakam Vekili Çaybaşı Kaymakamı Volkan Oral, Akkuş Belediye Başkanı İsa Demirci, DOKAP Başkan Yardımcısı Tolgahan Köken ve üreticiler de katıldı.

Mazıdağı Mazrone Üzüm Pekmezi Coğrafi İşaret Yolunda Haber

Mazıdağı Mazrone Üzüm Pekmezi Coğrafi İşaret Yolunda

Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı kırsal mahallelerde mazrone ismi verilen üzümden yapılan ve beyaz toprakla mayalanan meşhur pekmez, şifası ve lezzetiyle mutfakların vazgeçilmezi oluyor. Kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olan pekmez, üzüm hasadı ile kazanlarda kaynamaya başladı. Türkiye’nin en fazla üzüm bağı bulunan Mardin'de bağ bozumu ile dallardan toplanan üzümler, zorlu ve uğraş isteyen çalışmanın ardından pekmeze dönüşüyor. Mazrone üzümü şırasından oluşan şifa kaynağı pekmez için Türkiye'nin birçok ilinden siparişler alınıyor. Mardin bölgesinde bu sene kuraklıktan dolayı verimin düşük olduğunu belirten çiftçiler, fiyatların da geçen seneye göre yüksek olduğunu dile getirdi. Mazıdağı Kaymakamlığı ve Mazıdağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından mazrone üzüm pekmezi coğrafi işareti için başvuru yapıldığı ve onay aşamasında olduğu öğrenildi. Yetkililer, tescil sürecinin tamamlanmasıyla birlikte mazrone üzüm pekmezinin hem yerel ekonomiye katkı sağlayacağını hem de uluslararası pazarda tanınırlığını artıracağını belirtti. Mazıdağı’ndaki üreticiler de bu gelişmeden memnun. Pekmez üreticileri, coğrafi işaretin sadece bir belge olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. ''50 yıldır pekmez kaynatıyorum'' Mazıdağı mazrona üzümünün genetiği değiştirilmemiş bir üzüm çeşidi olduğunu belirten üzüm üreticisi Faruk Titiz, "Bu üzüm, Sümerlerden beri aynı üzüm, biz Mazıdağı mazrone üzüm pekmezini kaynatmayı yüzyıllardır sürdürüyoruz. Ben de rahmetli dedem ve ninemle birlikte çocukluğumdan beri bu işin içerisindeyim. Yani yaklaşık olarak diyebilirim ki 50 yıldır her sene pekmez kaynatıyorum. Mazıdağı pekmezi, mazrona üzümünden elde ediliyor. Mazrone üzümü bağlardan toplandıktan sonra özel çizmeleri giyip ayakla eziyoruz. Daha önce mekanizasyon denendi; makineyle sıkma işlemi denendi ancak üzümün posası da ezildiği için acımtrak bir tat bıraktı ve kalitesini bozdu. Bu yüzden makineden vazgeçtik ve tekrar ayakla ezmeye devam ediyoruz. Üzüm ayakla ezildikten sonra elde edilen şıra, beyaz toprakla mayalanır. Beyaz toprağın özelliği şudur bazik özelliklidir ve Mazıdağı’nda otoyollardan, tarım alanlarından uzak alanlardan elde edilir. Bu da toprağın tarım ilaçlarıyla kirlenmemiş olmasını sağlar. Bu detay oldukça önemlidir. Beyaz toprak, hem köpürerek şıranın içindeki kir ve pası dışarı atar, böylece berrak bir şıra elde edilir. Ayrıca bazik olduğu için meyve asidinin PH’ını düşürür. Böylece boğazı yakan o acı, yakıcı tat çıkmış oluyor. Büyük kazanda bir süre kaynayıp köpürdükten sonra, kirleri attıktan sonra küçük kazanlara alınır. Mazıdağı’ndaki ormanlık alanlardan elde edilen mazi odunu ile saatlerce kaynatılır. Yaklaşık 4–5 saat boyunca, 400 derecede kaynıyor. Kıvamını yakalayınca soğumaya alıyoruz. Burada bahsetmek istediğim bir diğer konu, pekmezin kaynadığı metal kaplardır. Daha önce bakır kaplarda kaynatıyorduk şimdi artık bakır kaplardan vazgeçtik. Çünkü her sene bakır kapların kalaylanması gerekiyor ve artık kalay ustası bulamadığımız için alüminyum kaplara geçtik. Alüminyum kaplar da aynı işi çok güzel yapıyor. Kalay ihtiyacı da olmuyor. Ayrıca bu kapların dış yüzeyleri tamamen çamurla sıvanır. Bunun sebebi, ateşin yakıcı özelliği metal ile doğrudan temas etmemesidir. Böylece metalden pekmeze geçebilecek muhtemel partiküllerin böylece önüne geçilmiş olur. Mazı odununun ateşi harareti çok yüksek olduğu için, direkt metalle temas etmemesi için dış yüzeyin çamurla sıvanması önemlidir. Mardin, Diyarbakır, Viranşehir ve Şanlıurfa çevresinde Mazıdağı pekmezi olduğu sürece başka pekmez satılmaz. Şu anda da Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’nın bu taraftaki ilçelerinde 'Mazıdağı mazrona pekmezi' deyin, fiyatı ne olursa olsun kimse fiyatına bakmadan eldeki bütün malı alır. Çok rağbet gören bir üründür. Türkiye’nin çeşitli illerine, otobüslerle, kargolarla gönderdiğimiz müşterilerimiz var. Ürünümüz oldukça yoğun talep görüyor. Bu yılki verim ise kuraklıktan dolayı düşük oldu. Geçen seneki rekoltenin yaklaşık beşte biri kadar. Mart ayının sonunda dolu vurdu, don oldu. Ayrıca geçen senenin sonbaharından bu yana hemen hiç yağmur yağmadı. Bu nedenle rekolte çok düşük oldu. Şu anki pekmezi de damlarımızda kurduğumuz sulama sistemi sayesinde sulama yaparak kurtarabildik. Mazıdağı Kaymakamlığı ve Mazıdağı Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle coğrafi işaret talebimiz var. Bu talebimizi yetkililere ilettik, gerekli çekimlerimizi ve bilgilendirmelerimizi yaptık. İnşallah coğrafi işaretimizi de alıp Mazıdağı'mıza bir değer kazandırmış olacağız" dedi.

Kuytucak Narında Hasat Don Zararıyla Başladı Haber

Kuytucak Narında Hasat Don Zararıyla Başladı

Adana'nın Kozan ilçesinde 900 rakımda yetişen ve lezzeti tescillenen Kuytucak narında hasat başladı. Bu yıl nisan ayında yaşanan don olayı nedeniyle rekolteni ciddi oranda düştüğü ifade edildi. Kozan'ın Kuytucak ve Karanebili Mahalleleri'nde yetişen, ince kabuğu, iri taneleri ve kendine has aromasıyla bilinen Kuytucak narı, 3 yıl önce coğrafi işaret alarak bölgenin tescilli ürünleri arasında yer aldı. Bu yıl yaklaşık 10 gün sürecek hasat, zorlu yamaçlardaki bahçelerde başladı. Geçen yıl dalında 20 TL'den alıcı bulan nar, bu yıl 70-80 TL arasında satıldı. Nisan ayında yaşanan zirai don nedeniyle rekolte kaybı yaşanmasından kaynaklı hasadın bahçelerde kısa sürdüğü ifade edildi. Ata topraklarından geleceğe taşınan Kuytucak narında geçen yıl 15 ton ürün alınan bahçelerde bu sezon ancak yarım ton civarında hasat edilmesi kaybı gözler önüne serdi. Karanebili Mahallesi'nden Ali Ağluç, köyde yalnızca nar değil, birçok üründe de rekolte kaybı yaşandığını söyledi. Ağluç, "Bu yıl tadımlık kadar az ürün var. Hasat başlar başlamaz bitecek gibi. Her yıl 15 ton verim aldığımız bahçede bu yıl 500 kilo zor toplarız. Geçen yıl 20-25 TL'den sattığımız nar bu yıl 5 katına çıksa da ürün yok. Kuytucak narı ince kabuklu, aromalı ve tatlı olduğu için tescillendi. Savruk suyunun ve doğal kar sularının beslediği bu narlar, bu yıl nisan ayındaki don nedeniyle yandı. Bu yıl incir, kiraz, ceviz ve pelit bölgemizde hiç yok. Zeytinde ise yüzde 50 rekolte kaybı var" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.