TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

AGRONEWS - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sürdürülebilir Tarımda 25 Yıllık Deneyim: Sibel Elbir Haber

Sürdürülebilir Tarımda 25 Yıllık Deneyim: Sibel Elbir

Ziraat mühendisi olarak 25 yıldır tarımda sürdürülebilirlik için çalıştığını belirten Sibel Elbir, 10 yıl önce kurduğu Canbel Tarım Ürünleri ve Danışmanlık şirketiyle üreticiler ile markalar ve ihracatçılar arasında sürdürülebilir bağlar kurduğunu söyledi. Elbir, şirketin, 10 yılda 25 şehirde 23 bin kişiye eğitim verdiğini, çiftçilerin 5 bin iyi tarım sertifikası, 7 bin 800 sürdürülebilir tarım standardı belgesi almasını sağladığını bildirdi. Teknik danışmanlık yaptığı dönemde üreticilerin ne üreteceklerine bir türlü karar veremediklerini gördüğünü ifade eden Sibel Elbir, “Bunun sonucunda da ya çok kazanıyorlardı ya da hiç kazanamıyorlardı. Çok kazandıran bir ürün bir sonraki sene zarar ettirebiliyordu. Bir standartta üretim yapmak karar mekanizmasını geliştiriyor. O yüzden 2016’da bu konuda çalışmak üzere kendi şirketimi kurdum. Sürdürülebilir tarım üzerine çalışıyoruz. İşimiz sertifikasyon danışmanlığı, sürdürülebilirlik ya da sera gazı raporlamasıyla sınırlı değil. Bunlar var ama aynı zamanda sistem kuruyoruz. Yani tedarik zincirinde bir yönetim sistemi oluşturup onun çalışır halde devamlılığını sağlamaya çalışıyoruz. Sertifikalar ve denetimler bunların ne kadar doğru olduğunu, uyup uymadığını kanıtlayan kısımlar” dedi. Sürdürülebilirlik biraz da markaların, büyük firmaların çiftçiye biraz daha yaklaşabilmesi ve üretimin sürekliliği için çıktığını anlatan Elbir, “Marka ‘ne kadar sürdürülebilir’ diye soruyor, market ‘ne kadar güvenli’ diye soruyor, çiftçi ‘ben kaça satacağım, ne kadar kar edeceğim’ diye soruyor. Büyük marketler doğrudan çiftçiyle çalışmanın yollarını arıyorlar. Bunlar da sürdürülebilirlik projeleri ile mümkün olabiliyor. Biz bu tarz projelerin kurulumunu yapıp yönetiyoruz ya da kurulmuş olan projelerin yönetimini, raporlamalarını yapıyoruz” diye konuştu. “3 bine yakın çiftçi ile çalışıyoruz” Klasik danışmanlıktan biraz daha farklı bir sistemlerinin olduğunu dile getiren Elbir, “Müşterilerimiz bize daha çok referans yoluyla geliyorlar. Çalıştıkları üreticilerin belirli standartlara uygun üretim yapar hale getirilmesini istiyorlar. Daha çok tekstil ve gıda tedarik zincirleri ile çalışıyoruz. 37 firmaya hizmet veriyoruz. Bunların ürün aldığı 3 bine yakın çiftçimiz var. Yüzde 60’ı pamuk olmak üzere patates, turunçgiller, elma, kışlık sebzeler, baharat, kornişon, domates, pırasa gibi çok çeşitli ürünlere yönelik hizmet veriyoruz” dedi. Şimdiye kadar 25 ilde bin 75 eğitim programı düzenlediklerine dikkat çeken Sibel Elbir, “5 bin 25 tarım işçisine, 18 bine yakın çiftçiye eğitim verdik. 5 bin iyi tarım sertifikası, 7 bin 800 sürdürülebilir tarım standardı uyguladığımız çiftçi var. Türkiye geneline hizmet sunuyoruz. Gitmediğimiz Karadeniz bölgesi ve İstanbul çevresi kaldı. Şirkette 4 kişiyiz ama dışarıdan aldığımız hizmetlerle bu rakam çok artıyor. Şehir dışında bize hizmet veren arkadaşlarımız var” diye konuştu. Sundukları hizmetler sayesinde çiftçilerin risk analizi ve risk yönetimi yapabildiklerini söyleyen Elbir, “Çünkü biz sadece onların evraklarını tamamlayıp geçmiyoruz. Yılı gözden geçirme toplantıları yapıyoruz, karar vermelerini sağlıyoruz. Tarımda dört dörtlük bir karar mümkün değil. Çünkü su, genel ekonomi, doğal afetler gibi pek çok etken var. Yine de daha bilinçli bir üretim kararı vermelerine destek oluyoruz. Tarımdaki en büyük sorunlardan biri doğru veri. Biz üretim alanları, girdi maliyetleri, işçi ücretleri, karlılıklar, şehirlere ve bölgelere göre farklılıklar gibi doğrulanabilir veriler topluyoruz. Üretim modelleri, dijitalleşme gibi konularda çalışmalar yapıyoruz. Üretici ile markalar ve ihracatçılar arasında sürdürülebilir bağ kuruyoruz” dedi. "Mayıs ayında zirve düzenleyeceğiz" Bu yıl Tarladan Dünyaya Dönüşüm ismiyle iki günlük bir zirve düzenleyeceklerini anlatan Sibel Elbir, “Tarlayı değiştirmeden tarımda hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Bu yıl 13-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceğimiz zirvenin ana teması pamukta dönüşüm olacak. Her yıl yapıp farklı bir konuyu işleyeceğiz. Zirvede çoğu üretici olmak üzere yurt içi ve yurt dışından katılımcılar olacak. Benim hayalim Türkiye’nin sürdürülebilirlikte yazılmış standartlara uyan değil, o standartları koyan bir ülke olması” diye konuştu.

Tarım Akademisi’nde 16-55 yaş arası aday çiftçilere eğitim Haber

Tarım Akademisi’nde 16-55 yaş arası aday çiftçilere eğitim

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Kadın Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı çatısı altında yürütülen proje kapsamında "Aday Çiftçi Eğitimi" ve "Mantar Yetiştiriciliği" branşları öne çıkıyor. Eğitimlerde aday çiftçiler, sektörün başarılı temsilcileriyle bir araya gelerek gerçek hayattan örnekler alma fırsatı buluyor. Aday çiftçi grubundaki kursiyerler, kurs başlangıcında kendilerinin diktiği kıvırcık fideleriyle yakından ilgileniyor. Gübreleme, ilaçlama, yabancı otla mücadele gibi işlemler, alanında uzman personel eşliğinde bizzat öğrenciler tarafından gerçekleştiriliyor. Teorik bilginin yanında uygulamalı eğitim sunan model, katılımcıların teorik bilgileri sahada pekiştirmesini sağlıyor. Mezun olanlara büyükşehir desteği Tarım Akademisi’nde ayrıca arı yetiştiriciliği, sebze yetiştiriciliği ve üzümsü meyve yetiştiriciliği gibi farklı branşlarda eğitim başvuruları alınmaya devam ediyor. Eğitimler, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Arslanbey Yerleşkesi’nde modern sera ve bahçe alanlarında sürdürülüyor. Mezun olan kursiyerler, belediyenin tarım desteklerinden (fide, tohum, gübre gibi) öncelikli ve artırılmış oranlarda yararlanma hakkı elde ediyor. Başvuru şartları ve kayıt işlemleri Gelecek süreçte farklı branşlarda yeni eğitimlerin açılması planlanıyor. Tarım Akademisi’ne katılmak isteyenler, kayıt işlemlerini www.istihdamakademileri.com adresi üzerinden gerçekleştirebilir. Aday çiftçi eğitimi için 16-55 yaş aralığı şartı aranırken, diğer branşlara çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan herkes başvurabiliyor.

Samsun, Kızılırmak Deltası’nda Mandadan Markaya Projesi Başladı Video Galeri

Samsun, Kızılırmak Deltası’nda Mandadan Markaya Projesi Başladı

Samsun'un doğal miraslarından biri olan Kızılırmak Deltası'nda manda yetiştiriciliğini modern, sürdürülebilir ve katma değerli bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Mandadan Markaya" projesi hayata geçiriliyor. Proje ile bölgedeki geleneksel üretim, bilimsel destekle markalaşma sürecine girecek. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan'ın yürütücülüğünü üstlendiği projenin eğitim danışmanlığını Doç. Dr. Bakiye Kılıç yapıyor. Projenin koordinasyonu ise Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği (OMYEGDER) Başkanı Tolga Eren tarafından sağlanacak. Toplam 60 bin dolar bütçeye sahip olan ve 12 ay sürecek proje, manda varlığının korunmasının yanı sıra yerel halkın gelir kaynaklarının güçlendirilmesini hedefliyor. Geleneksel üretim bilimsel destekle markalaşacak Türkiye'nin en yüksek manda varlığına sahip ili olan Samsun'da yaklaşık 26 bin 600 baş manda bulunmasına rağmen, ürünlerin markasız ve düşük katma değerle satılması üreticilerin en büyük sorunu olarak öne çıkıyor. "Mandadan Markaya" projesi kapsamında bu sorunun aşılması için akademik bilgi ile yerel deneyim bir araya getirilecek. Proje çerçevesinde Samsun'a özgü manda ürünleri için coğrafi işaret süreci başlatılacak, böylece ürünlerin kalite ve menşe güvencesi sağlanacak. Ayrıca pazar araştırmaları, ambalaj tasarımı çalışmaları ve online satış kanallarının kullanılmasıyla ürünlerin ticari değeri artırılacak. Üreticilere hijyenik sağım, doğru yemleme ve modern dölleme yönetimi gibi teknik konularda kapsamlı eğitimler de verilecek. Proje bilgilendirme toplantısı yapıldı Kızılırmak Deltası'nda manda üreticileri, proje ortaklarının ve akademisyenlerinin katılımıyla proje bilgilendirme toplantısı yapıldı. Proje hakkında konuşan Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, "Mandadan Markaya projesi ilk olarak 2005 yılında Manda Sevdamız projesiyle başladı. Birleşmiş Milletlerin Küresel Çevre Fonu destekli bir projeydi. O projeden sonra geldiğimiz bu noktadan manda sürü sahiplerinin hem manda sayıları attı. Manda sütünden ve etinin yapılan ürünlerin çeşitlendirilmesi, pazar değerlerinin arttırılması ve marka yolcuklarının oluşturulmasıyla ilgili bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu ihtiyacı karşılamak için manda ile ilgili olan bütün kurumlar kuruluşların desteğiyle bu projeyi yürütmeye çalışıyoruz. Manda bu sulak alanların en önemli ekosistem mühendisleridir. Burada mandanın ekonomik öneminin yanında ekolojik bir önemi mevcuttur. Mandaya, manda üreticilerine, manda ürünlerini pazara taşıyan bir projedir" dedi. "Bu proje umuyorum mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küçük Ölçekli Projeler Türkiye Ulusal Koordinatörü Gökmen Argun, "Türkiye'de 33 yılımız. 400 üzerinde proje destekledik. Samsun şu anda bizim odak alanımız. Burada 11 tane proje destekledik. Bunlardan 1 tanesi de ‘Mandadan Markaya' projesidir. Geçmişte desteklediğimiz ‘Manda Sevdası' projesinin ikinci kademesi gibi gözüküyor. Muazzam bir çalışmanın bu aşamaya gelmesi bizi çok heyecanlandırdı. Umut ediyorum manda gerçek anlamda hem Samsun için hem Kızılırmak Deltası'ndaki çeşitliliği tanıtmak için muazzam bir fırsat olur. Mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" şeklinde konuştu. "Süt verimini yükseltmemiz lazım" Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciler Birliği Temsilcisi İsmail Metin, "Samsun'da 2008 yılında kurulduğumuz yıllarda manda sayısı 7 bin adetti. Türkiye genelinde ise 30 bin adetti. Bakanlığımız ve üniversitemiz ile yapmış olduğumuz projelerle 2024 yılında 22 bine çıktı. Maalesef bu durum aşağıya inmeye başladı. Şu anda 19 bin manda varlığımız var. Bunların yegane sebeplerinden bir tanesi de ekonomik sıkıntılardır. Beslenme alanlarındaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yüzde 10 yavru kaybımız var. Bu durum da manda sayısının artışını engelliyor. Markalaşma konusunda ise süt verimini arttırmamız gerekiyor. Bizim manda birliğimiz ıslah birliğidir. Türkiye genelinde 30 bin manda da ıslah projesi yürütüyoruz. Bunun 4 bin tanesi Samsun'dadır. İtalya, Türkiye'den dünyanın diğer illerinde aldığı mandaları 30 yılda ıslah etmiş. Bugün İtalya'nın süt ortalaması 9 kilodur. Önce süt ortalamasını yükseltmiş. Biz de 6 kilo bile olamadık" ifadelerini kullandı. Kadınlar ve gençler kırsal kalkınmanın merkezinde Projenin önemli hedeflerinden biri de kırsalda istihdamı artırmak olacak. Bu kapsamda 50 kadın ve genç üreticiye yönelik özel eğitimler, mentorluk çalışmaları ve destek bilgilendirmeleri gerçekleştirilecek. Engiz Kadın Girişimi Kooperatifi'nin katkılarıyla üretici örgütlenmesinin ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Hedef 150 bin dolarlık gelir artışı "Mandadan Markaya" projesinin sonunda manda ürünleri için güçlü ve tanınabilir bir marka kimliği oluşturulması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölge üreticilerinin toplam gelirinde yaklaşık 150 bin dolarlık bir artış sağlanması bekleniyor. Yerel festivaller, tadım etkinlikleri ve sosyal medya kampanyaları aracılığıyla manda ürünlerinin hem ekolojik değeri hem de sağlık açısından faydaları kamuoyuna tanıtılacak. Yetkililer, projenin Kızılırmak Deltası'nda sürdürülebilir tarım ve hayvancılık adına örnek bir model oluşturacağını belirtti. Projenin tanıtım toplantısında ayrıca OMÜ Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Erel, Bafra Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde görevli Cengiz Akyüz, OMÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Doç. Dr. Bakiye Kılıç Topuz da bir sunum yaptı. Toplantı manda ürünlerinin sunumu ile son erdi.

Marmarisli öğrencilerden hasat zamanı Haber

Marmarisli öğrencilerden hasat zamanı

Öğrenciler öğretmenleri Seda Öğretmen önderliğinde toprağa dokunarak yedikleri gıdaların nereden geldiği ve hangi aşamalardan geçerek sofralarına geldiklerini tecrübe ettiler. Muğla’da yetişen tarım ürünlerini tanımak amacıyla "Hasat Zamanı" adlı bir proje başlatan Marmaris Evren Paşa Ortaokulu öğrencileri, proje dahilinde Marmaris’ten yola çıkarak ürünlerin ekim, dikim ve hasadının yapıldığı tarlada hem ürünleri yakından tanıdılar hem de çiftçilerle sohbet edip tarımın önemini kavradılar. "Bazı sebzeleri bu proje sayesinde öğrendik" Öğrenciler, Akyaka’daki kuşkonmaz bahçesine gidip kuşkonmaz hasadı yaparken portakal bahçesine konumlanmış arı kovanlarından bal sağımı yaptı, buğday tarlasında da buğday başaklarını incelediler. Ortaokul öğrencileri kuşkonmaz hasadında önceden kuşkonmazın ne olduğunu bilmediklerini ama "Hasat Zamanı" projesi sayesinde öğrendiklerini belirttiler. Öğrencilerden Meriç Armin; "Muğla’da yetişen ürünleri tanımak amacı ile hasat zamanı isimli bir proje başlattık, ürünlerin ekiminde dikiminde ve hasadında tarlada oluyoruz" dedi. Öğrencilerden Derin Salt ise "Tarımın gelişmesi yaşamımız için çok önemlidir. Gelecekte tarımın önemi daha da artacak, projemiz kapsamında doğal kaynaklarımızın sürdürülebilir tarım yöntemleri ve teknolojinin tarıma nasıl yön vereceğini öğreniyoruz" diyerek projeleri hakkında bilgi verdi.

Şanlıurfalı minikler tescilli ürünü toprakla buluşturdu Haber

Şanlıurfalı minikler tescilli ürünü toprakla buluşturdu

Şanlıurfa’nın tescilli ürünlerinden biri olan “Keten Köyneği Fıstığı” minik öğrencilerin elleriyle toprakla buluştu. Şanlıurfa Tatlıses İlköğretim Okulu öğrencileri, Öğretmenlerinin gözetiminde Şanlıurfa Akıllı Tarım Uygulamaları Eğitim Merkezine (ŞATEM) giderek fıstık tohumu ekip toprağa can suyunu verdi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün hayata geçirdiği proje ile Yeşil bir doğa ve sürdürülebilir bir ekosistem için küçük yaşlardan itibaren toprak ve bitki sevgisinin aşılanmasının amaçlandığı etkinlikte çocuklar bir yandan eğlenirken bir yandan da öğrenmenin keyfini yaşadı. Okullarda verilen eğitim-öğretim programlarında öğrencilere sunulan akademik bilgi ve becerilerin yanında çevre ve tarımdan bihaber büyümelerinin önüne geçmek amacıyla harekete geçen Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, öğrencilere toprak ve tohumun önemini anlatarak sera içerisinde fıstık tohumu ekimi uygulamalı olarak gösterildi. ŞATEM’de organik tarım eğitimi alan öğrenciler, toprağın içerisindeki madde ve minareleri de animasyon film izleyerek öğrendiler. Öğretmenleri ile birlikte ellerine çapaları alarak, toprakla temas etti. Fıstık tohumunu toprakla buluşturan minikler, fıstığın yetişmesi için gereken tüm aşamalarını da bizzat tecrübe etti. Büyük bir dikkat ve özveriyle kendilerine gösterilenleri birer birer uygulayan öğrencilerin yaşadıkları mutluluk ise görülmeye değerdi. Minik ellerin toprakla buluştuğu etkinliğin sonunda her öğrenciye poşetli toprağa ektiği tohumu hediye edilirken öğrenciler Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından sertifika ve çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Etkinliğin kendileri için son derece eğitici ve eğlenceli olduğunu kaydeden öğrenciler, tohumdan fidana giden yolu en ince detaylarına kadar öğrendiklerini belirterek kendilerine bu imkânı sunan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesine teşekkür ettiler. ŞATEM uygulama sahası ve seralarda görevli çalışanlarda düzenlenen etkinlik hakkında bilgiler aktardılar.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.