TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekim

AGRONEWS - Ekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı aksaklıkları dünya çiftçilerini zorluyor Haber

Hürmüz Boğazı aksaklıkları dünya çiftçilerini zorluyor

ABD ve İsrail'in İran'a şubat sonunda saldırı başlatması ve İran'ın misilleme saldırılarıyla yaşanan gerilim, bölgenin özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji ve gübre piyasalarındaki merkezi rolü dolayısıyla tarım açısından da önem taşıyor. Enerjinin gübre üretimi ve taşımacılığında temel bir girdi olması nedeniyle, bölgedeki kesintiler ve artan risk algısı tarımsal girdi piyasalarında oynaklığa yol açıyor. Çatışma öncesinde 70-80 dolar seviyesinde seyreden petrolün 110 dolar bandına tırmandığı görülüyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 3,6 dolar civarında bulunan motorinin ortalama fiyatının 5,5 doları geçmesi dikkati çekiyor. Bir yıl öncesine kıyasla da yüzde 50'den fazla artan motorinin, tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı dahil olmak üzere üretimin birçok aşamasında kullanılması, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerinin hem de çiftlik içi operasyon giderlerinin yükselmesine yol açıyor. Gübre fiyatları sert yükseliyor Saldırıların başlamasından bu yana, önemli bir bölümü Orta Doğu'da üretilen gübrenin fiyatı hızla yükseliyor. Sınırlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini de olumsuz etkiliyor. Çin'in yurt içi arz güvenliğini sağlamak amacıyla gübrede ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırması, bahar ekim sezonu dolayısıyla yoğun talebin yaşandığı bir dönemde fiyatların daha da yukarı çıkmasına katkıda bulunuyor. Vadeli işlemlerde çatışmalar öncesindeki hafta ton başına 480 dolar civarında seyreden üre fiyatının 750 doları bulduğu görülüyor. Öte yandan, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat varsayımlarını yaklaşık yüzde 25 yükselten Fitch Ratings, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın daha uzun sürmesinin yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıyor. Çiftçilerin manevra alanı daralıyor Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun (AFBF) analizine göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilkbahar ekim sezonuna giriyor. Gübre alımları, tarla hazırlıkları ve sezonun ilk gübre uygulamalarının halihazırda başladığı dikkate alındığında, girdi fiyatlarının aniden yükselmesi, çiftçilerin manevra alanını daraltıyor. Ülke genelindeki çiftçiler, en temel üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmesi ve birçok emtia fiyatının önemli ölçüde düşmesi nedeniyle halihazırda zor durumda olan çiftçiler, gübre fiyatlarındaki oynaklığa daha az maruz kalan ürünlerin ekimine yönelmeyi de değerlendiriyor. Sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıklarının, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük etki yaratabileceği belirtiliyor. Küresel gübre arzında Orta Doğu kritik rol oynuyor AFBF'ye göre İran, amonyak üretiminde kullanılan temel ham madde olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip bulunuyor. Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor. Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması nedeniyle risk yalnızca İran'ın üretimiyle sınırlı kalmıyor. Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması nedeniyle, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor. ABD gübrenin bir kısmında ithalata bağımlı ABD, gübre talebini karşılamak için hem yerli üretime hem de ithalata dayanıyor. İthalat bağımlılığı, potasyumda yaklaşık yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 seviyelerinde seyrediyor. ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese bile, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor. Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi durumunda, küresel arz üzerindeki rekabetin artacağı ve bunun da ABD'li çiftçiler için fiyatları yukarı çekeceği ifade ediliyor. Avrupa tarım sektörüne yönelik plan üzerinde çalışıyor Avrupa Birliği'nde (AB) de tarım sektörü, Orta Doğu'daki gelişmelerden kaynaklanan enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan doğrudan etkilenirken, üye ülkeler çiftçilerine çeşitli alanlarda destek sağlamak üzere adımlar atıyor. AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi için Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğine işaret ediyor. Komisyon ayrıca ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor. AB ülkelerinin liderleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri gündeme alıyor. AB ülkeleri çeşitli önlemleri devreye alıyor İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı destekleyecek 877 milyon avroluk kapsamlı bir paket açıklarken, İtalya'da da çiftçilerin en önemli girdilerinden dizel yakıtta litre başına 25 sent indirim sağlanıyor. Yunanistan hükümeti tarafından duyurulan yaklaşık 300 milyon avroluk paket kapsamında çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlanırken, gübre alımlarında yüzde 15'e kadar destek verileceği ifade ediliyor. Fransa ise daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarıyla tarım sektörünü korumayı tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sağlayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.

Keşan'da Kuraklık ve Sıcaklık Stresi Masaya Yatırıldı Haber

Keşan'da Kuraklık ve Sıcaklık Stresi Masaya Yatırıldı

EDİRNE (İHA) - Edirne’nin Keşan ilçesinde, ‘Tarla Bitkilerinde Kuraklık ve Sıcaklık Stresi’ başlıklı bir toplantı gerçekleştirildi. Keşan Ziraat Odası ve Türkiye Tarım Yayım ve Danışmanları Derneği (TAR-DER) Edirne İl Temsilciliği tarafından organize edilen toplantı, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Konferans Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tarla Bitkileri Bölümü Başkanı Dr. İrfan Öztürk, TAR-DER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, TAR-DER Edirne İl Temsilcisi Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Mühendisi Turgut Durak, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen ve çok sayıda üretici katılım gösterdi. Tarımsal üretimin iklim değişikliklerinden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Lütfü Açar, "Bir yıllık emeğin ve de masrafların bu safhalarda yapılacak doğru davranışlar ile ilişkili olduğu bilinmelidir. İklim değişikliğinin sizlerin uygulama alışkanlıklarınızda da değişiklikleri beraberinde getireceği konusu da bilinmelidir" dedi. Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen ise özellikle yaz aylarında yaşanan kuraklığın tarıma olumsuz etkilerine dikkat çekerek, çiftçilerin bu duruma karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tarla Bitkileri Bölümü Başkanı Dr. İrfan Öztürk, iklim değişikliğinin tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını ifade ederek, "Geçen yıl bölgede yüzde 50'ye varan verim kaybı yaşandı. Ayçiçeğinde tabla oluşum dönemi 75 gün sürdü. Bölgemizde sıcaklık stresi de Temmuz ayında başlıyor. Bölgemiz için en kritik dönem nisan ve mayıs ayları. Dolayısıyla ekim zamanı mart ayı içerisinde yapmalı. Ayrıca maalesef ayçiçeğinde ekim zamanında gübreleme yapılmıyor. Bundan sonra gübrelemeyi ekim döneminde yapmayı tavsiye edeceğiz. Genellikle bölgede alışkanlığımız nedeniyle nisan ayı sonunda ya da mayıs ayında ekim yapılıyordu. Nisan ayında kuru toprağa yağış olur diye ekim yaptığımızı düşünürsek, mayıs ve haziran ayları sonunda, çiçek tablama dönemi, temmuz ayına gelecek. Dolayısıyla bu durumda bitki kuraklığa maruz kalacak. Ekim zamanı bu kadar önemlidir" dedi. İklim değişikliğine uyum sağlamak için tarımda köklü değişimlerin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Öztürk, "Artık iklim değişiyor. Bu nedenle bildiğimiz her şeyi unutacağız. İklim değişti, bizim de değişmemiz gerekiyor. Bu anlamda çok hassas olup birçok şeyi takip etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Toplantı, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak adına önerilerin paylaşılmasıyla sona erdi.

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte Haber

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait Bitkisel Üretim İstatistikleri'ni açıkladı. Verilere göre, yem bitkileri haricindeki tahılların üretimi bir önceki yıla göre yüzde 5 azalırken, sebze üretimi yüzde 5,6, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi ise yüzde 2,1 arttı. Yaklaşık üretim miktarları, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,5 milyon ton, sebzelerde 33,6 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 28 milyon ton olarak gerçekleşti. TAHIL, YAĞLI TOHUM VE ŞEKER PANCARI ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ 2024 yılında tahıl üretimi, bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,5 azalarak 39 milyon tona geriledi. Buğday üretimi yüzde 5,5 düşüşle 20,8 milyon ton oldu. Arpa üretimi yüzde 12 azalarak 8,1 milyon tona indi. Çavdar ve yulaf üretimi sırasıyla yüzde 15,7 ve yüzde 4,9 oranında azaldı. Mısır üretimi yüzde 10 düşerek 8,1 milyon tona geriledi. Kuru baklagillerde nohut üretimi 575 bin ton, kuru fasulye 279 bin ton, kırmızı mercimek 405 bin ton olarak kaydedildi. Patates üretimi ise yüzde 21,1 artışla 6,9 milyon tona ulaştı. Yağlı tohumlarda soya üretimi yüzde 30,9 artışla 180 bin ton olurken, ayçiçeği üretimi yüzde 0,1 azalışla yaklaşık 2,2 milyon ton oldu. Şeker pancarı üretimi yüzde 8,9 azalarak 23 milyon tona geriledi. SEBZE ÜRETİMİNDE ARTIŞ 2024 yılı sebze üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 33,6 milyon tona ulaştı. Domates üretiminde yüzde 9,9, kuru soğanda yüzde 1,2, salçalık kapya biberde yüzde 21,1 oranında artış yaşandı. Buna karşın, hıyarda yüzde 6,9, sivri biberde yüzde 0,6 ve beyaz lahanada yüzde 5 üretim düşüşü kaydedildi. MEYVE VE BAHARAT BİTKİLERİNDE ARTIŞ Meyve, içecek ve baharat bitkilerinin toplam üretimi yüzde 2,1 artışla 28 milyon tona çıktı. Elma ve çilek üretimi sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 10,4 oranında düşerken; nar üretimi yüzde 10,1, üzüm üretimi yüzde 2 arttı. Turunçgil grubunda mandalina, portakal ve limon üretimi sırasıyla yüzde 32,7, yüzde 30,3 ve yüzde 25,6 azaldı. Fındık yüzde 10,3, ceviz yüzde 18,3, Antep fıstığı yüzde 117,6 artış gösterdi. Muz üretimi yüzde 5,9 azalırken, zeytin üretimi yüzde 146,7 gibi dikkat çekici bir artış sergiledi. SÜS BİTKİLERİNDE AZALMA Süs bitkileri üretimi, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,1 düşüş gösterdi. Kesme çiçekler toplam üretimin yüzde 69,5'ini oluştururken, yüzde 0,1 düşüş yaşandı. Diğer süs bitkilerinde ise yüzde 17,4 oranında daha büyük bir azalma görüldü.

Doğan: Haber

Doğan: "Suriyelilerin Dönüşü Tarımı Tehdit Ediyor"

ADANA (İHA) - Suriye’deki 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesi ve iç savaşın sona ermesiyle birlikte Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü hızlanıyor. Adana’da tarım sektörünün önemli bir kısmını oluşturan Suriyeli işçilerin yokluğu, çiftçileri ve sektörü tedirgin ediyor. "SURİYELİ İŞÇİLER OLMAZSA TARIM DURUR" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarım sektöründe çalışan işçilerin yüzde 77’sinin Suriyeli olduğunu belirterek, "Tarım işçisi Suriyeliler ülkelerine dönerse ciddi sıkıntı yaşarız. Ucuz işçi ithal etmemiz gerekiyor" dedi. Doğan, "Türkiye'de yılın 365 günü hasat, ekim ve dikim yapılabiliyor. Suriyeliler 11 yıldır ülkemizde. Türkiye'de yaşayan Suriyeliler de ülkelerine dönmek istiyor. Şu anda önümüz kış ve kış şartlarında gidişler ağır ilerliyor. Havalar ısındığında gidişler daha da artacaktır. O zaman da tarım sektörü ciddi sekteye uğrayacak" diyerek, tarımda çalışan Suriyelilerin gitmesini istemediklerini ekledi. "YERLİ İŞÇİLER BAŞKA SEKTÖRLERE KAYDI" Başkan Doğan, Türk işçilerin turizm gibi hizmet sektörlerine yöneldiğini, bu nedenle tarımın ara eleman ihtiyacının karşılanamadığını ifade etti. Ucuz tarım işçilerinin gitmesi sonucunda tarım sektörünün biteceğini dile getiren Doğan, "Ülkemize Türki cumhuriyetlerden ve Afrika'dan ucuz işçi ithal etmeliyiz. O işçilere yerleşim yerlerinden uzak, sosyal donatı alanları yapılarak tarıma kazandırılmaları gerekiyor. Türkiye bir tarım ülkesi. Bizim yerli tarım işçilerimiz hep başka sektörlere geçti. 1980 öncesi Adana'da narenciye yok denecek kadar azdı. Ancak şu anda Adana'da narenciye çok fazla ve teknoloji gelişmediği için işçilere ihtiyacımız var" diye konuştu. "ADANA ŞİMDİDEN ZORLANIYOR" Şu an bile Adana’da tarım işçisi bulma konusunda zorluk yaşandığını belirten Doğan, bu durumun özellikle hasat ve ekim dönemlerinde tarımı daha da zorlayacağını söyledi. Suriyelilerin dönüşlerinin artmasıyla sorunun büyüyeceğini kaydeden Doğan, önlem alınması gerektiğini dile getirdi.

Konya Ovasında Fare Zararı Alarm Veriyor Haber

Konya Ovasında Fare Zararı Alarm Veriyor

KONYA (İHA) - Konya Ovası, Türkiye'nin tahıl ambarı olarak biliniyor ve bölgede yaklaşık 10 milyon dekar alanda hububat ekimi yapılıyor. Uzmanlar, kurak geçen kış aylarında çiftçilerin fare zararı konusunda arazilerini düzenli kontrol etmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Konya'nın yüzde 67'si tarım arazisi olarak kullanılırken, bu alanların yüzde 70'i kıraç, yüzde 30'u ise sulu alan şeklinde dağılıyor. Beklenen yağışların olmaması, çiftçilerin ürünlerini zararlı canlılardan koruma konusunda daha dikkatli olmasını gerektiriyor. "KAR YAĞIŞI EKSİKLİĞİ FARELERİN ARTIŞINA YOL AÇIYOR" Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, kuraklığın getirdiği olumsuzluklar hakkında, "Daha kar yağışı yeterli miktarda yağmadı. Bu da önümüzdeki yıl hububatların verimlerinde belli bir oranda düşüşe neden olabilir, lakin şu anda rekolteyle ilgili herhangi bir tahminde bulunmak için erken. Bu dönemde çiftçilerimizin arazilerinde fare zararı olabilir. Çünkü kar yağışının az olduğu dönemlerde bu tarz zararlıların popülasyonlarında da artmalar meydana geliyor. Bundan sonraki dönemde eğer yağışlar bu şekilde az bir oranla devam ederse hastalık ve böcek zararı da fazla olur diye tahmin ediyoruz" dedi. Çiftçilerin bu dönemde arazi kontrollerini yapmak dışında bir şey yapamayacaklarını ekledi. DON RİSKİ VE EKİM TEKRARI GÜNDEMDE Kırkgöz, kıraç alanlarda ekim yapan çiftçilerin, yağışların düzensizliğinden kaynaklanan tohum kayıplarıyla karşılaşabileceğini belirtti. "Arazilerde çok fazla açıklık olursa bu dönemlerde o açıklıkları kapatmak için o bölgeleri tekrardan ekmeleri gerekebilir. Toprağın yüzeyi açık olduğundan arpa için bu dönemler biraz riskli. Gece donları çok yüksek olursa üşümeler de meydana gelebilir. Bunun için mutlaka bir ziraat mühendisiyle beraber çiftçilerimizin arazilerini kontrol etmeleri gerekiyor" diye ekledi. Kırkgöz, yağışların artması durumunda bereketli bir sezon geçirme umutlarının olduğunu ifade etti. Kar ve nisan yağmurları iyi olursa rekolte açısından olumlu sonuçlar elde edileceğini belirtti. Ancak yağışların yetersiz kaldığı durumda, özellikle kıraç alanlarda verim düşüşü yaşanabileceği konusunda uyardı.

Muş’ta Kar Altında Şeker Pancarı Hasadı Devam Ediyor Haber

Muş’ta Kar Altında Şeker Pancarı Hasadı Devam Ediyor

MUŞ (İHA) - Muş Ovası’nda, kar altında kalan şeker pancarlarının hasadı zor şartlarda sürdürülüyor. Kent ekonomisine 2 milyar 500 milyon TL katkı sağlaması beklenen şeker pancarı, bin 711 çiftçinin 85 bin dönümlük alanda yapılan ekim sonrası Muş Şeker Fabrikası'na taşınıyor. ÇİFTÇİLER KAR YAĞIŞINA HAZIRLIKSIZ YAKALANDI 3 milyon 570 bin dekar tarım arazisiyle Türkiye'nin üçüncü büyük ekilebilir alanına sahip olan Muş Ovası’nda, pancar sökümü ekim ayında başladı. Ancak, bu yıl karın erken yağmasıyla çiftçiler hazırlıksız yakalandı. Kar yağışı tarlaları beyaza bürürken, pancarlarını tarladan çıkaramayan çiftçilerin işleri zorlaştı. Pancarın sökümü için yoğun çaba sarf eden çiftçiler, soğuk hava nedeniyle tarlada ateş yakarak ısınmaya çalışıyor. Traktörler ve kamyonlar çamura saplandığında ise komşu tarlalardaki traktörlerin yardımıyla araçlar çıkarılıyor. "PANCARA ÇOCUK GİBİ BAKIYORUZ" Çiftçi Emrah Soysal, pancarın ekiminden sökümüne kadar büyük emek verdiklerini belirterek, "Ekimi, çapası, ilacı, sulamasını yapıyoruz. Aynı bir çocuğa bakar gibi biz de pancarımıza bakıp büyütüyoruz. İlkbaharda ektiğimiz pancarları şu an söküyoruz. Çok zor bir emek, Allah kimseyi emeğinden mahrum etmesin. Yaz aylarından beri uğraşıyoruz" dedi.  Soysal, "Bu sene kar erken yağdı. Pancarlar kar altında kaldı. Söküme ekim ayında başladık ve hala çalışıyoruz. İnşallah emeğimizin karşılığını alırız. Pancarı traktörle çıkarıp, kamyon ve römorkla taşıyoruz. Karın erken yağması işimizi çok zorlaştırdı ama buna rağmen işimize devam ediyoruz. Tabii hava çok soğuk olduğu için tarlada ateş yakıp ateşin başında ısınmaya çalışıyoruz. İnşallah pancar sökümünü bitirip bu sezonu kapatacağız" ifadelerini kullandı. "GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ" Bir diğer çiftçi Ömer Subaşı ise, "İlkbaharda ektiğimiz pancarları tarlalarda iki ay önce sökmeye başladık ve söküm işlerimiz devam ediyor. Tarlalar çok olduğu için sökümü yetiştiremedik. Kar yağışı ile birlikte tarlalar kar altında kaldı. Bizler de şu an gece gündüz büyük emekler ve uğraşlarla pancarları sökmeye çalışıyoruz. İnşallah daha fazla kar yağmadan çalışmaları bitiririz" diye konuştu. Kar yağışıyla birlikte zor şartlarda devam eden şeker pancarı hasadı, çiftçiler için fiziksel ve ekonomik açıdan büyük bir mücadele anlamına geliyor. Çiftçiler, yıl boyunca verdikleri emeğin boşa gitmemesi için zorlu kış koşullarında bile durmaksızın çalışmaya devam ediyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.