Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekosistem

AGRONEWS - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mersin’de tarımda “akıllı dönüşüm” vurgusu yapıldı Haber

Mersin’de tarımda “akıllı dönüşüm” vurgusu yapıldı

Türkiye’nin önemli üretim ve tarım merkezlerinden biri olan Mersin’de, ik­lim değişikliğinin etkileri her ge­çen yıl daha belirgin hale geliyor. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri ve hızla azalan su kay­nakları, ekim planlamasından ve­rimliliğe kadar tarımın tüm aşa­malarını doğrudan etkiliyor. Suya dayalı üretim modelinin sürdü­rülebilirliğini zorlayan bu tablo, kentte “ekim krizi” olarak adlan­dırılabilecek yeni bir süreci bera­berinde getiriyor. "Eski alışkanlıklarla yeni dönemi yönetemeyiz" Mersin Ticaret ve Sanayi Oda­sı (MTSO) Yönetim Kurulu Baş­kanı Hakan Sefa Çakır, iklim de­ğişikliği ve su kaynaklarının hızla tükenmesinin, artık sadece çev­resel bir sorun değil; Türkiye’nin en önemli üretim, lojistik ve tarım üslerinden biri olan Mersin için stratejik bir gıda arz güvenliği me­selesi olduğuna dikkat çekti. MT­SO olarak bu tabloyu endişeyle iz­lemekle yetinmediklerini, kent tarımını değişen iklim koşulları­na adapte etmek için uzun süredir somut adımlar attıklarını kaydet­ti. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar nedeniyle kenttin olağanüstü kuraklık riskiyle karşı karşıya olduğuna vurgu yapan Ça­kır, “Gerçekçi olmak zorundayız; eski alışkanlıklarımızla ve gele­neksel yöntemlerle bu yeni döne­mi yönetemeyiz. Gıda arz güven­liğini sağlamanın tek yolu; ‘akıllı tarım’, ‘su verimliliği’ ve ‘bilimsel üretim’ odaklı topyekûn bir dönü­şümdür” dedi. Oda olarak, ilgili tüm kurumlar ve üreticilerle omuz omuza ve­rerek bu dönüşümün altyapısı­nı hayata geçirdikleri örnek pro­jeler hakkında bilgi veren Çakır, “Bitkilerin Sesine Kulak Verin, İklim Değişikliğine Uyum Sağ­layın projesiyle alternatif tarım­sal bitki çeşitlerini belirledik ve çiftçilerimizi yeni iklim şartları­na uyumlu ürün desenleriyle bu­luşturduk. Aynı şekilde, düzenle­diğimiz Mersin İklim Değişikliği ve Uyum Konferansları ile bilimin ışığında bölgesel eylem planları­mızı ortaya koyduk. Doğru su yö­netimi için Havza Su Kurulu ile ortak akıl çerçevesinde çalışarak ilimizin ‘Kuraklık Yönetim Pla­nı’ süreçlerine kurumsal düzeyde aktif destek verdik. Bugün ise, ta­rım ve sanayide çevreci teknolo­ji yatırımlarını hızlandırmak, su verimliliğini merkeze alan sür­dürülebilir üretimi ödüllendir­mek amacıyla Türkiye’de ilk kez bu ölçekte MTSO Yeşil Ödülle­ri’ni hayata geçiriyoruz. Bu bere­ketli topraklardan aldığımız gücü akıl, bilim ve dayanışmayla birleş­tirerek; “Mersin’de Üretilmiştir” damgasını doğaya saygının ve ka­litenin ortak mühürü yapacağız. Mersin’i hep birlikte sürdürüle­bilir üretimin model dünya kenti yapmaya kararlıyız” açıklamasın­da bulundu. Mersin Üniversitesi Su Ürün­leri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas ise, su kaynaklarında yaşanan azalma ve iklim değişik­liğinin Türkiye açısından gide­rek derinleşen bir risk alanı oluş­turduğunu vurguladı. Suyun; ta­rımsal üretimden su ürünlerine kadar geniş bir yelpazede temel üretim girdisi olduğunu belirten Ayas, son yıllarda artan sıcak­lıklar, düzensiz yağış rejimleri ve sıklaşan kuraklık dönemleri­nin mevcut su varlıkları üzerin­de ciddi bir baskı yarattığını ifade etti. Bu baskının yalnızca üretim miktarını değil, üretimin sürdü­rülebilirliğini ve planlanabilirli­ğini de doğrudan etkilediğini di­le getirdi. Su ürünleri açısından da benzer bir tabloya işaret eden Ayas, denizlerde ve iç sularda meydana gelen sıcaklık artışları­nın, oksijen seviyelerindeki deği­şimlerin ve ekosistem dengesin­deki bozulmaların balık stokları­nı olumsuz etkilediğini ifade etti. Tür dağılımlarında değişim, ba­zı türlerin göç etmesi ya da azal­ması gibi sonuçların sektörde üretim istikrarsızlığına yol açtı­ğını belirten Ayas, bu durumun hem balıkçılık faaliyetlerini hem de yetiştiricilik sektörünü doğ­rudan etkilediğini söyledi. Özel­likle suyun daha verimli kullanıl­dığı modern sulama teknikleri­nin yaygınlaştırılması, kuraklığa dayanıklı bitki çeşitlerinin ter­cih edilmesi ve su kaynaklarının bütüncül bir yaklaşımla yönetil­mesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Terme’de sürdürülebilir tarım projesi tamamlandı Haber

Terme’de sürdürülebilir tarım projesi tamamlandı

Terme Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Erasmus+ Gençlik Değişim Programı (KA152YOU) kapsamında gerçekleştirilen proje, gençlere iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım, toprak koruma ve çevresel farkındalık konularında eğitim, atölye ve saha çalışmaları sunmayı hedefledi. Program boyunca iklim değişikliği seminerleri, drama etkinlikleri ve sürdürülebilir tarım atölyeleri düzenlendi. Katılımcılar, Terme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü serasında ata tohumu ekimi yaparak uygulamalı deneyim kazandı. İlçe genelinde yapılan saha çalışmaları ile toprak restorasyonu ve ekosistem dengesi üzerine gözlemler kayda alındı. Gençler, çiftlik ziyaretleri ve doğa gözlem etkinlikleriyle elde ettikleri bilgileri "Nature Notebook" aracılığıyla belgeledi. "Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz" Gençlerin sürdürülebilir bir gelecek için aktif rol almalarının önemine dikkat çeken Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Geleceğimizi korumak, doğayı ve toprağı sahiplenmek gençlerin elinde şekilleniyor. Bu proje ile gençlerimiz, dünyanın dört bir yanından Termemize gelerek hem bilgi sahibi oldu hem de uygulamalı çalışmalarla deneyim kazandı. Sürdürülebilir bir gelecek için attıkları bu adımlar, sosyal ve akademik gelişimlerine de büyük katkı sağladı. Bu tür projeler, ilçemizin uluslararası alanda tanınmasına ve gençlerimizin sosyal, kişisel ve akademik gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz. Terme Belediyesi olarak gençlerimizi her zaman desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Milas’ta uluslararası tarım ve yatırım zirvesi Haber

Milas’ta uluslararası tarım ve yatırım zirvesi

Tarım ve tarıma dayalı sanayi alanlarında faaliyet gösteren temsilcileri bir araya getirmek amacıyla gerçekleştirilen temaslar, yerel kalkınma için kritik önem taşıyor. Milas Ziraat Odası'nda Başkurdistan Cumhuriyeti ile gerçekleştirilen buluşma; iki ülke arasında ihracat olanaklarının artırılması ve sürdürülebilir ticari ilişkilerin kurulmasını hedefliyor. Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, Başkurdistan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Marat Tansykkuzhin, Başdanışman Kaan Kenan Özyurt, Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, Pobeda Tarım Yönetim Kurulu Başkanı İlgiz Khannanov ve iş dünyasından temsilcilerin katıldığı toplantıda iş birliği olanakları ele alındı. "Milas tarımı uluslararası iş birliklerine hazır" Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Milas'ın güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi: "Milas, sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de önemli bir tarım merkezidir. Zeytinden hayvancılığa kadar geniş bir üretim yelpazemiz var. Bu gücü uluslararası iş birlikleriyle daha ileri taşımak istiyoruz. Başkurdistan ile kurulacak ilişkilerin hem üreticilerimiz hem de bölgemiz açısından yeni fırsatlar oluşturacağına inanıyoruz." "Milas, tarım ve sanayinin birlikte güçlendiği bir merkez" Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer ise Milas'ın çok yönlü ekonomik yapısına vurgu yaparak, "Milas, güçlü tarımsal üretiminin yanı sıra gelişen sanayi altyapısıyla da dikkat çeken bir bölge. Tarım ve sanayinin birlikte geliştiği bu yapı, yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor. Uluslararası iş birlikleriyle bu potansiyelin daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Bugün gerçekleştirilen bu toplantı, Milas'ın üretim gücünü küresel ölçekte daha görünür kılmak adına önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye ile iş birliğimizi sahada güçlendirmek istiyoruz" Başkurdistan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Marat Tansykkuzhin, "Türkiye, Başkurdistan için stratejik öneme sahip bir ticaret ortağıdır. Bu ziyaretin amacı, yalnızca temas kurmak değil, somut iş birliklerinin temelini atmaktır. Tarım ve gıda sektöründe karşılıklı ticaretin artırılması ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi için önemli bir adım attığımıza inanıyoruz" açıklamasında bulunarak iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişim potansiyeline dikkat çekti. "Enerji ve tarım birlikte büyüyebilir" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, şirketin faaliyet alanını yalnızca enerji üretim sahası değil, birlikte değer oluşturulan bir ekosistem olarak gördüklerinin altını çizdi. Işık, "Yeniköy Kemerköy Enerji olarak, attığımız her adımda, bölgemizin ekonomik ve sosyal gelişimine nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi önceliklendiriyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu toplantı da bu yaklaşımımızın somut bir yansıması. Milas Ziraat Odamızın ev sahipliğinde ve Rusya Federasyonu'nun bir parçası olan Başkurdistan'dan gelen değerli heyetin katılımıyla gerçekleşen bu buluşmanın, tarım ve yatırım alanında yeni iş birliklerine kapı aralayacağına inanıyoruz. Bu sürece katkı sunabilmek bizim için ayrıca kıymetli" dedi. İkili görüşmelerle somut adımlar atıldı Toplantı kapsamında gerçekleştirilen karşılıklı görüşmelerle Milas'ta faaliyet gösteren şirket temsilcileri ve Başkurdistan Cumhuriyeti heyeti doğrudan temas kurma imkânı buldu. Görüşmelerde tedarik süreçleri, ihracat imkanları ve ortak yatırım fırsatları ele alınırken, iki taraf arasında sürdürülebilir ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atıldı.

Osmangazi Belediyesi, Ata Tohumlu Sebzeler Kent Lokantası’nda Haber

Osmangazi Belediyesi, Ata Tohumlu Sebzeler Kent Lokantası’nda

Osmangazi Belediyesi iştiraki Gazi Tarım A.Ş. tarafından ata tohumundan kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebzelerden yapılan yemekler Kent Lokantası’nda uygun fiyatla vatandaşlara sunuluyor. Osmangazi Belediyesinin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin arttırılması hedefiyle kurduğu Gazi Tarım A.Ş, mayısta yapılan protokol çerçevesinde Osmanlı döneminden bu yana tarım sektörüne önemli katkılar sunan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 10 dönümlük bir alanda deneme üretimlerine başladı. Burada yerel tohum çeşitlerinin üretilip vatandaşlara sunulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla çalışmalar yürüten Gazi Tarım, ürettiği doğal sebzelerin de Kent Lokantası mutfağına gönderiyor. Kent lokantasına yaz aylarında domates ve patlıcan gönderen Gazi Tarım, kış mevsiminde pırasa ve ıspanak tedarik ediyor. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, liseyle işbirliği içinde iyi tarım uygulamalarıyla sebze ürettiklerini belirterek, öğrencilerin de pratik eğitimine destek olduklarını anlattı. Yanmış hayvan gübresi kullandılar tarım ilacın damlasını sokmadılar Atay, 10 dönümlük bir arazide üretim yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "10 dönümde domates, biber, karpuz, kavun, mısır, patlıcan, kabak, bezelye, ıspanak gibi 110 çeşit bitkinin deneme üretimlerini yapıyoruz. Toprak çok güzel ve verimli. Buradaki üretimimizin en önemli kısmı, herhangi bir kimsayal kullanılmıyor olması. Kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanmadık. Yanmış hayvan gübresi kullanıyoruz. Böcekler için ilaç hiç kullanmadık, herhangi bir mücadele yapmadık. Çünkü bir ekosistem var ve bu ekosistem içinde bilindiği üzere böcekler varsa onları tüketen diğer böcekler de var. Tarım ilacı kullanırsanız hepsini öldürüyorsunuz. Bırakırsanız onlar birbiriyle mücadele ediyor, doğa dengesini buluyor." Üretimi yerel tohumlarla yaptıklarına dikkati çeken Atay, "Bunların standart üretimi vardır ama lezzetli ürün verir. Hibrit kadar verimli değildir ancak 30 yıl önceki domates gibi kokar, 30 yıl önceki salatalık ya da biber gibi lezzetli olur. Bizim Kent Lokantası'na gönderdiğimiz ürünlerle yapılan yemeğin lezzeti o yüzden farklı oluyor. Doğal üretiliyor evet ama yemeğinde o yıllar öncesinin tadını bulabiliyor insanlar" dedi. Kış sebzelerine ıspanak ile başladıklarını ve şimdi pırasa göndereceklerini anlatan Atay, "Salı günü pırasa yemeği çıkacak. Sonra yine ıspanak devam edecek. Eski lezzette ev yemeğini özleyenleri bekleriz. Bakla ve bezelyelerimiz yetişiyor, baharda ata tohumundan ürettiğimiz bu ürünlerimiz Kent Lokantası'nda olacak" ifadesini kullandı. Günlük bine yakın kişi yemek yiyor Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise menüsünde zeytinyağlılar, et yemekleri, çorbalar ve tatlılar gibi farklı seçenekler bulunan Kent Lokantası'nda günlük bine yakın kişinin yemek yediğini belirterek, yöresel malzemelerle hazırlanan yemeklerin lezzetli ve uygun fiyatlı olduğunu aktardı. Aydın, Bursa'nın kalbinde, tam ortasında kalan Osmanlı mirası verimli topraklarda yetiştirilen sebzelerin ata tohumundan üretildiğini kaydederek, "Sağlıklı üretim yapıyoruz. Kimsayal kullanılmayan doğal sebzeler. İnsanlar da lezzetini özlediği tatları uygun fiyata tüketsin istiyoruz. Ev yemeği tadında, ata tohumunun sunduğu eskiye özlemi gideriyoruz. " diye konuştu.

Arin Gölü, Kuraklık Nedeniyle 200 Metre Çekildi Haber

Arin Gölü, Kuraklık Nedeniyle 200 Metre Çekildi

Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde doğa tutkunları birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Arin Gölü'ndeki kuraklık tehlikesine dikkat çekti. Van Gölü Aktivistleri Derneği üyeleri, göldeki kurumaya dikkat çekmek için Adilcevaz ilçesi Aydınlar beldesinde bir araya geldi. Arin köyünden başlayıp 15 kilometre yürüyüş yaparak göldeki tehlikeye dikkat çeken grup üyeleri gölün kurumasının kuşların yaşam alanını tehdit ettiğini belirtti. Dikkuyruk, uzunbacak, kızılbacak, Van Gölü martısı, angıt ve kılıçgaga gibi pek çok kuş türünün yaşadığı ve ürediği Arin Gölü'nün son yıllarda su seviyesinin hızla düşmesi nedeniyle ciddi bir tehdit altına girdiğini ifade eden aktivistler, "Son birkaç yılda gölde 200 metrelik su çekilmesi yaşandı ve kuruma hızla devam ediyor. Göldeki su seviyesinin hızla düşmesi; tarımsal sulama, vahşi sulama ve iklim değişikliği gibi faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor. Son birkaç yıldır bu göle dikkat çekmeye çalışıyoruz. Bu yıl ile geçen yıl arasındaki fark oldukça belirgin. Çekilme 200 metreyi geçti ve hızla devam ediyor. Bu hızla devam ederse, göl 5 yıl içinde tamamen kuruyabilir. Arin Gölü, ekosistem için çok önemli bir alan. Burası, yüzlerce kuş türünün üreme ve yaşam alanı. Eğer bu kuruma devam ederse, yalnızca göl değil, buradaki canlı yaşamı da ciddi şekilde tehdit altına girecek" dedi. Grup üyelerinden Nusret Altan ise Arin Gölü'nün yanı sıra Van Gölü'nün de benzer bir tehdit altında olduğunu vurgulayarak, "Arin Gölü'ndeki durum gerçekten içler acısı. Daha önce keyifle geldiğimiz bu yerin bu şekilde kuruduğunu görmek çok üzücü. Van Gölü için de aynı sorun söz konusu. Havzada 6 binin üzerinde su kuyusu var. Bu, büyük bir su israfı anlamına geliyor. Eğer bu şekilde devam ederse, Van Gölü de aynı akıbeti paylaşabilir" diye konuştu.

Denizli’de Su Ürünleri Denetimlerinde Kararlılık Vurgusu Haber

Denizli’de Su Ürünleri Denetimlerinde Kararlılık Vurgusu

DENİZLİ (İHA) - Denizli’de, su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak ve yasa dışı avcılıkla mücadele etmek amacıyla denetimler tüm hızıyla sürdürülüyor. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu'na aykırı hareket eden 43 kişi ve iş yerlerine 527 bin 673 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca, 127 bin metre kaçak balık ağı ve yasaklı 2 elektroşok cihazına el konuldu. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN DENETİMLER ARTIRILDI Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Çınar, denetimlerin su ekosisteminin korunması, sürdürülebilir avcılığın sağlanması ve her balığa en az bir kere üreme hakkı tanınması amacıyla kesintisiz sürdüğünü belirtti. Çınar, kaçak ve yasa dışı avcılıkla mücadelede güvenlik birimleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde kararlı bir duruş sergilendiğini vurguladı. Denetimlerin, göl, gölet ve akarsularda boy, tür, zaman ve av araçlarına uygunluğun yanı sıra satış noktaları, işleme tesisleri ve nakil güzergâhlarında da yoğun bir şekilde sürdüğünü aktaran Çınar, su ekosisteminin yalnızca insanlar için değil, aynı zamanda birçok endemik canlı için de yaşam alanı sağladığını hatırlattı. VATANDAŞLARA ÇAĞRI Çınar, "Ticari ve Amatör su ürünleri avcılığı yapan vatandaşlarımızın su ürünleri av yasaklarına uymaları hem kendi menfaatleri hem de su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır" uyarısında bulundu. Denetimlerin kesintisiz devam edeceğini ve su ürünleri kaynaklarının korunmasının gelecek nesiller için büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.