TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elazığ

AGRONEWS - Elazığ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elazığ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hisarcıklıoğlu, Elazığ’da Tarım Ve Hayvancılığa Sahip Çıkın Haber

Hisarcıklıoğlu, Elazığ’da Tarım Ve Hayvancılığa Sahip Çıkın

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, "Tarım ve hayvancılıktan vazgeçmeyin. Zor zamanlar olabilir ama gördüğümüz iki şey, pandemi ve Rusya ve Ukrayna savaşında gördük ki tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası tarafından açılan TSO Genel Ticaret Fuarının açılışına katılmak için Elazığ’a geldi. Burada fuarı inceleyen Hisarcıklıoğlu daha sonra Elazığ Ticaret Borsasına gelerek Başkan Mehmet Ali Dumandağ ve yönetimiyle buluşup açıklamalarda bulundu. "Dünya’da son 10-15 yılda fiyatı en çok artan ürünler tarım ve hayvancılık fiyatları oldu" Tarım ve hayvancılığın Elazığ ekonomisinin can damarı olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Tarım ve hayvancılık sanayiye de girdi sağlayan bir sektördür. 85 ton üzüm öküzgözü ve boğazkere üzüm üretimiyle, 19 bin ton alabalık, büyükbaş hayvancılıkta da Elazığ merkez durumda. Arıcılıkta çok güçlü, tarıma dayalı sanayi gelişmiş durumda. Borsamız da 1937’den bu tarafa Elazığ’ımızın tüccarı ve sanayicinin hizmetinde. İnşallah gelecek yıl 90 yaşını kutlayacak. Borsamız akredite bir borsa. 5 yıldızlı bir borsa. YÖK ile imzaladığımız protokol kapsamında Fırat Üniversitesi Baskil Meslek Yüksek Okuluna hamilik yapıyorsunuz. Ticaret Borsa ve Konseyinde Mehmet Ali Dumandağ ile beraber çalışıyoruz. Ben orada onun bilgisi ve tecrübesinden istifade ediyorum. TOBB olarak LİDAŞ ve Türkiye Ürün İhtisas Borsasını kurduk. Burada hizmet ediyoruz. Sakın ha sakın tarım ve hayvancılıktan vazgeçmeyin. Zor zamanlar olabilir ama gördüğümüz iki şey, pandemi ve Rusya ve Ukrayna savaşında gördük ki tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır. Çünkü dünyaya iki Türkiye nüfusu ilave oluyor. Her yıl dünyada da yaklaşık bir Türkiye nüfusu kadar az gelirliden orta gelirli gruba insan geçiyor. Bunlar hep tüketecek. Nüfus arttıkça tüketim artacak. Son 10-15 senede dünyada fiyatı en çok artan ürünler tarım ve hayvancılık ürünlerinin fiyatı artmış. İnsan çoğalıyor, insan tarımdan kopuyor. Kopunca da tüketmek durumunda kalıyor. Köyden kopup kente geldi mi tüketmek durumunda kalıyor. Onun için yaptığınız meslek doğru meslektir. Buradan vazgeçmeyin diyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim yaptığımız her işte başkanımızın büyük emekleri var" Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Başkanımız sadece Elazığ’ı değil tüm Türkiye ve Avrupa’yla ilgileniyor. Kendileriyle Mısır’da beraberdik. Çok güzel toplantılar yapıldı. Mısır’ın odalar birliği başkanı ve cumhurbaşkanımızla birlikte çok dolu günler geçti. Başkanımıza çok teşekkür ederim. Bizim yaptığımız her işte kendilerinin büyük emekleri var. Şu an besi OSB projesine 2017’de başladık. Şu anda orada 61 parselimiz var. Besi OSB’nin bir kısmının tahsisleri yapıldı. Geri kalan kısmı da 2026 yılında yapılacak. Orada 8 bin büyükbaş hayvan barınabilecek. Yeni hayvan pazarı için de yeni bir yaptık sağ olsun başkanımız bizlere yine destek oldu. Biz cesareti sizden alıyoruz. Bu cesaretle de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bugün Elazığ Ticaret Borsası olarak coğrafi açıdan en büyük alana hizmet veriyoruz. Tunceli, Bingöl ve Muş’a hizmet veriyoruz. Tunceli’nin geliri artarsa orada da temsilcilik açacağız" dedi.

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi Haber

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi

Elazığ'da besiciler dondurucu soğuklarda zorlu bir mesai yürütüyor. Elazığ’da etkili olan yoğun kar yağışı ve dondurucu soğuklar, besicilerin yaşamını olumsuz etkiledi. Besiciler, sabahın erken saatlerinden itibaren yem taşıma ve hayvanların bakımını yapma mücadelesi verirken, sert hava şartları işleri daha da güçleştiriyor. Karla kaplanan araziden dolayı hayvanlarına içeride bakmak zorunda kalan besiciler, sabahın ilk saatlerinde uyanarak hayvanlarının yem, tımar ve süt sağımını gerçekleştiriyor. Tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmeye çalışan besiciler, bahar aylarının gelmesini umutla bekliyor. "Hasta olsak bile gelip hayvanlara bakmak zorundayız" Kış şartlarında hayvancılık yapmaya çalıştıklarını belirten besici İlhan Cömert, "Malumunuz bu sene Allah bereketini arttırsın hoş bir kar yağdı. Kar yağınca hayvanlarımızı içeride besliyoruz. İçeride besleyince de yem karıştırma sorunumuz oluyor. Sabah 07.00 gibi yataktan kalkıyoruz. Uyanır uyanmaz buraya geliyoruz. Bunlar bizim bebelerimiz. Onların yemi ve suyunu veriyoruz. Altlarının kuruluğunu bakıyoruz. Sağılacak hayvanlarımızın sütlerini sağıyoruz, emzirilecek buzağılarımızı da annelerinin altlarına veriyoruz. Kış şartlarında besicilik daha zor oluyor. Yer sıkıntımız var. Yaz mevsiminde daha rahatız. Hayvan dışarıda gezince ot da yemiş oluyor. Bu da masraf olarak dönmüyor bize ama kışın da özelliği farklı oluyor. Hayvancılık taziye ve düğün bilmez. Hasta olsan bile gelip hayvanlara bakacaksın. Kışın isterse diz boyu kar olsun mecburen gelip vereceğiz. Hayvanların ağzı ve dili yok. Şu anda 7 tane büyükbaş hayvan var. Aynı zamanda küçükbaş ve tavuklarımız da var. Bunların bakımı kış mevsiminde gerçekten zor oluyor. Hayvanlar hasta olmasın diye sürekli altlarını kuru tutmaya çalışıyoruz" dedi.

Elazığ, İkiz Buzağı Sevinci Besicinin Yüzünü Güldürdü Video Galeri

Elazığ, İkiz Buzağı Sevinci Besicinin Yüzünü Güldürdü

Elazığ'da yeni yıla sayılı günler kala doğan buzağılar, hayvancılıkla uğraşan besicilerin yüzünü güldürdü. Büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Erdem'in bir inekten ikiz buzağı alması sevincini ikiye katlarken, Erdem yaşanan hayvan hastalıkları ve et ithalatına dikkat çekerek yerli üretimin önemine vurgu yaptı. Elazığ'da yeni yıla sayılı günler kala dünyaya gelen buzağılar, hayvancılıkla uğraşan besicilerin yüzünü güldürdü. Kentte 4 bin 500 dönüm arazi üzerinde büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Erdem, yılın son günlerinde aldığı buzağılarla büyük mutluluk yaşadı. Özellikle bir inekten ikiz buzağı dünyaya gelmesi, sevinci ikiye katladı. Erdem aynı zamanda Şap başta olmak üzere hayvan hastalıkları ve et ithalatına dikkat çekerek yerli üretimin önemine vurgu yaptı. Erdem, "Biz buzağılarımızı tam sağlıklı olarak yetiştirebilsek hayvan ithalatına gerek kalmaz" ifadelerini kullandı. 2025'te hayvancılık adına kötü dönemlerin geçtiğini aktaran Ömer Erdem, "Şap hastalığı Türkiye'nin büyük bir kısmını yakıp kavurdu. Çok şükür bizim buralarda böyle şeyler olmadı. Buzağılarımız doğdu. Sağlıklı bir biçimde buzağılarımız büyükbaşların arasında geziyorlar. Biraz hijyene dikkat ettiğimizde, aşılarını tam yaptığımızda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bu konuda şap hastalığı başladığı süre içerisinde hemen aşılamaya başladı. Bizim köyümüzde henüz şap bir iki evde görüldü ama bütün ahırlara yayılmadan bütün önlemler alındı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bu konudaki hassasiyeti için teşekkür ederim. Biz buzağılarımızı tam sağlıklı olarak yetiştirebilsek hayvan ithalatına gerek kalmaz. Bu konuda üreticiler sağlıklı buzağılar yetiştirirse, aşılarına dikkat ederlerse iyi olur. Yıllık 400-500 bine yakın hayvan Türkiye genelinde ölüyor. Yaklaşık 500 bin civarında hayvan ithal ediyoruz. Sağlıklı buzağılar elde etmek için lütfen üreticiler olarak biraz daha dikkatli olalım. Bu şekilde hayvan ithalatından kurtulmuş oluruz. Yılda hayvanlarımız bir tane doğum yapıyor. 9 ay gebelik süresi var. 3 ay da kuru dönemi olmak üzere yılda bir buzağı alabiliyoruz. Geçen hafta doğdu bunlar, bir inekten iki buzağı elde ettik. Allah nasip etti" diye konuştu.

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe Video Galeri

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe

Elazığ'da 35 büyükbaş hayvanı bulunan ve köyünde süt satarak geçimini sağlayan Ömer Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan (TKDK) aldığı destekle 300 büyükbaş çiftliği kurdu. Eski geleneksel yöntemden modern üretime geçen Erdem, ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Elazığ'da yaşayan 3 çocuk babası Ömer Erdem (48), merkeze bağlı Alaca köyünde 35 büyükbaş besicilik yapıyor ve süt satarak geçimini sağlıyordu. Eski geleneksel yöntemlerle üretim yapan Erdem, hayali olan çiftlik için devletin sağladığı desteklerden faydalandı. 2014 yılında TKDK'ya başvuru yapan Erdem, devletten aldığı yüzde 60 hibe desteği ile 2015 yılında çiftliği kurarak modern yöntemlerle besiciliğe geçti. Yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik kapalı alana 300 büyükbaş hayvan kapasiteli çiftlik kuran Erdem, ardından çiftliğin üzerine GES kurdu. Toplamda 100 KW ile enerji ihtiyacını güneşten karşılayan Erdem, çiftliğin başta olmak üzere ürettiği mısır, yonca, arpa gibi ürünlerin elektrik enerjisini ücretsiz bir şekilde sağlıyor. Erdem, Simental cinsi 300 baş ile şu anda üretimini sürdürürken, kırmızı et üretiminde ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Yatırımlarını devam ettirdiğini aktaran işletme sahibi Ömer Erdem, "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" ifadelerini kullandı. "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" Merkeze bağlı Alaca köyünde besicilik yapan Ömer Erdem, "Biz daha önce eski geleneklere göre besicilik ve sütçülük yapıyorduk. Orada 35 hayvanla yapıyorduk. TKDK'nın projeleri oldu. Bizde gerekli kriterleri tamamladıktan sonra başvurumuzu yaptık. Arsada kendimizindi. Bu köyde bayağı arazimiz var. Burada hem ekip biçiyoruz hem de besicilik yapıyoruz. Puanımız yeterli olduğu için başvurumuz onaylandı. 300 büyükbaşla besicilik yapmak bizlere nasip oldu. 2014 yılında başvurmuştum 2015 yılında onaylanmıştı. Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik. Yüzde 60 artı yüzde 18 KDV'si vardı. O zamanlar bu kadar fazla besi çiftliği yoktu. Allah bize de nasip etti. Rabbim devletimize zeval vermesin. Bizlere destek oldular bizde çok güzel bir proje yaptık. 10 yıldır kesintisiz bu işi yapıyoruz. 35 hayvanla ben buraya geldim, şuanda 300 hayvanımız var. Buradan kazandıklarımızı da tekrar işletmelere yatırdık" dedi. "Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım" Erdem, "Çiftliğin üstünde 100 Kw GES var. Güneşten enerjimizi elde ediyoruz. Buradaki mısır, yonca ve çiftliğin elektrik giderlerini GES ile karşılıyoruz. Özellikle yaz ayında GES'İN sayesinde hayvanların ihtiyacı olan mısır ve yoncanın sulamalarını GES ile yapıyoruz. Ben bu çiftliği açtığım zaman 580 bin EURO'nun yüzde 60'ını hibe olarak aldım. Kırmızı et bizim ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir. Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım. Bu işi yapan insanların ya güzel meraları olmalı ya da büyük arazileri olmalıdır. Hayvanların ihtiyacı olan samanı satın alırsa, arpayı ve yemi satın alırsa kırmızı et fiyatlarında yükseliş olacaktır. Bu tür destekleri yapacaklar olan öncelikle köylüler olmalıdır. Burada iki çeşit hayvan üretiyoruz. Birisi kurbanlık olarak diğeri de kesim olarak Elazığ merkezde firmalara kesim yaptırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Elazığ, Ağın’da Yöresel Leblebi Yapımı Programı Düzenlendi Haber

Elazığ, Ağın’da Yöresel Leblebi Yapımı Programı Düzenlendi

Elazığ’ın Ağın ilçesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinesinde "Yöresel Leblebi Yapımı Programı" düzenlendi. Programa katılan Vali Numan Hatipoğlu, Ağın leblebisinin özgün tadıyla ulusal pazarlarda yer bulabileceğini belirterek, kadın girişimcileri tebrik etti. Elazığ’ın Ağın ilçesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinesinde "Yöresel Leblebi Yapımı Programı" düzenlendi. Programa Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Ağın Kaymakamı Tuğçe Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Aslan Doğan, Ağın Belediye Başkanı Şeref Çakır, 9. Bölge Müdürü Sabahattin Şamcı, Tarım ve Orman İl Müdürü Saadettin Taşkesen, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Faruk Ergün, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Cemil Yatkın ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte Ağın Kadınları Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından ilçeye özgü leblebi yapımı uygulamalı olarak tanıtıldı. Vali Hatipoğlu, yaptığı konuşmada kooperatifte daha önce yaşanan yangın sonrasında devletin tüm kurumlarının destekleriyle üretimin yeniden başladığını belirtti. Vali Hatipoğlu, "Kadınlarımızın bu girişimini tebrik ediyorum. Ağın leblebisi kendine has tadı ve yapım yöntemiyle ulusal pazarlarda da yer bulacaktır. Bu anlamda ürün çeşitliliği ve pazar erişimi konusunda da çalışmalarımız sürüyor" dedi. Program, yöresel leblebinin ikramı ve kadın kooperatifine yapılan ziyaretle sona erdi.

Tunceli, Hava Arslan’ın Seracılık Projesiyle Üretimde Yükselecek Haber

Tunceli, Hava Arslan’ın Seracılık Projesiyle Üretimde Yükselecek

Yıllarca Fransa'da yaşayan ve doğduğu topraklara dönerek tarıma başlayan Hava Arslan, Tunceli'de sera kurmaya hazırlanıyor. Arslan, bakanlık destekli projeyle kentteki üretim ve istihdama büyük katkı sağlamayı hedefliyor. Fransa'da uzun yıllar eğitim ve çalışma hayatını sürdüren Paris Sorbonne Üniversitesi mezunu Hava Arslan (62), pandemi döneminde şehir hayatını bırakarak Elazığ'ın Karabörk köyüne yerleşmiş ve tarıma yönelmişti. Arslan şimdi ise deneyim ve birikimini Tunceli'ye taşıyarak profesyonel bir sera kurmak için çalışıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı destekli proje kapsamında Mazgirt ilçesine bağlı Göktepe köyünde seracılık faaliyeti başlatmaya hazırlanan Arslan, kentteki üretim ve istihdama büyük katkı sağlamayı hedefliyor. Tunceli'nin istihdam konusunda ciddi bir potansiyeli olduğunu aktaran Hava Arslan, "Tunceli için de bazı projeler geliştirmek istedim. Avrupa Birliği'nden gelen hibe programlarını takip ederek bir seracılık projesi teklifi verdim. İyi bir dosya hazırladım. Tunceli'nin Mazgirt ilçesine bağlı Göktepe Köyünde bir araziyi kullanacağım. Projem oldukça iyi bir proje ve stratejik bir noktada. Burada amacım Göktepe Köyünden Elazığ il sınırına kadar seracılığı geliştirmek. Çünkü Tunceli ne yazık ki meyve ve sebze konusunda çoğunlukla Adana, Antalya, Mersin'e bağımlı bir şehir. Burada yapmak istediğim, Tunceli'nin sebze ve meyve konusunda dış şehirlere bağımlılığını tamamen kesmek. Tunceli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı, TKDK destekleriyle şu an hakikaten çok iyi ilerliyorum. İleride Göktepe köyünden başlayarak Akpazar'a doğru diğer köylerin seracılık konusunda ilerlemelerini sağlamak istiyorum. Erzincan bu konuda çok iyi bir örnek teşkil ediyor. Gerçekten çok başarılı seracılık projelerine imza attılar, yüzlerce dönüm seralar kuruldu. Aynı şeyi ben Tunceli'nin Mazgirt ilçesi çerçevesinde gerçekleştirmek istiyorum. Yakında protokol imzalayacağız" dedi. Tunceli'deki aşırı göçü durdurmak için çalıştığını ifade eden Arslan, "Biz Tunceli olarak bir senedir TKDK projelerinden faydalanıyoruz. Burada, ‘Tunceli'deki aşırı göçü nasıl durdurabiliriz' diye düşünüyorum. Tunceli tarım sektöründe çok ciddi istihdam oluşturabilir. Gençlerin kötü gidişatını durdurabilmemiz için örneğin 20 dönümlük bir serada 60 istihdam sağlanabiliyorsa, 20 dönümden 10 sera kurarsak, 600 kişiye istihdam sağlamış ve 600 aileyi doyurabilecek hale geliyoruz. Şu an Dünya Bankası ve Avrupa Birliği Tunceli'ye pozitif ayrımcılık yaptı. Oldukça fazla hibeler vermek üzereler. Bunu takip eden herkes biliyor ki Dünya Bankası'ndan büyükbaş hayvancılık için 10 milyon dolara kadar paralar gelecek, bunlar rezerve edilmiş durumda. Yani öz sermayeniz olduğu takdirde yüzde 70-80 civarında hibelerle çok rahat bir şekilde projeler geliştirebilirsiniz" şeklinde konuştu.

Keban Barajı’nda Yükselen Su Seviyesi Yine Çiftçiyi Vurdu Video Galeri

Keban Barajı’nda Yükselen Su Seviyesi Yine Çiftçiyi Vurdu

Elazığ’da son üç yıldır baraj sahasını eken çiftçilerin şansı bu yıl da yaver gitmedi. Yıl boyunca etkili olan yağmur ve kar yağışlarının ardından, barajın debisi yükseldi ve binlerce dönüm ekili arazi sular altında kaldı. Keban Barajı’nda her yıl sonbaharda debi düşüyor ve binlerce dönüm arazi yüzeye çıkıyor. Su yükselme riskine rağmen, çiftçiler bu arazileri ekmeye devam ediyor. Ancak bu yıl bölge genelinde yoğun kar ve yağmur yağdı. Sonuç olarak, barajın su seviyesi hızla yükseldi ve ekili alanlar sulara gömüldü. Her geçen gün daha da yükselen su seviyesi, kalan arazileri de tehdit ediyor. Çağlar Köyü sakinlerinden Abdulkerim Aslan, köylülerin yaklaşık bin dönüm arazi ektiğini, ancak büyük kısmının su altında kaldığını belirterek şunları söyledi: > “Şu an çoğu gitti, azı kaldı. Adam başı 10 dönüm anca kaldı. Hepsi suyun altında. Buğdaylar, arpalar ve pancarlar su altında. Bir hak iddia edemiyorlar çünkü devletin malı. Önceden de ‘ekersen hak talep edemezsin’ dediler. Kalırsa ne âlâ, kalmazsa can sağ olsun.” Aslan, geçmişte fayda sağladıklarını ancak son birkaç yıldır suların hep yüksek olduğunu ve barajın neredeyse “son kod” seviyesine geldiğini ifade etti. Bir başka çiftçi Halil Durak ise şunları dile getirdi: > “Baraj sahasına bin dönüm ekildi. 600 dönüm şu anda suyun altında kaldı. Tüm ürünler sulara gömüldü. Su hâlâ yükseliyor. Ayın 15’ine kadar yükselmeye devam eder.”

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.