TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elma

AGRONEWS - Elma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TARSİM prim oranlarını açıkladı Haber

TARSİM prim oranlarını açıkladı

Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) devlet tarafından taahhüt edilecek hasar fazlası desteğine ilişkin prim oranları belli oldu. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, Tarım Sigortaları Kanunu'nun ilgili maddelerine istinaden TARSİM Yönetim Kurulunca onaylanan Risk Paylaşımı ve Reasürans Planı'na göre, TARSİM tarafından 1 Ocak-31 Aralık 2026 döneminde akdedilen sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan ancak ulusal ve uluslararası piyasalara transferi yapılamayan risklerin hasar prim oranı belirlendi. Buna göre, havuzun üzerinde kalan kısım için yüzde 80 ile yüzde 95 arasında, havuzun ve havuza iş temin eden sigorta şirketlerinin üzerlerinde taşıdıkları kısım için yüzde 200 üzeri, münhasıran bitkisel ürünler don riski, temel sigorta paketi (kayısı, elma, armut, ayva, erik, kiraz, vişne, şeftali ve nektarin ürünlerinde), hayvan hayat branşları şap hastalığı, ek hastalıklar ve terör riskleri ile sera ve su ürünleri branşlarına ilişkin yüzde 250'yi aşan kısmı için tamamı itibarıyla, münhasıran köy bazlı kuraklık verim sigortası ile ilgili yüzde 250'yi aşan kısmı için tamamı itibarıyla hasar fazlası desteği taahhüt edildi. Hasar fazlası desteği ihtiyacının ortaya çıkması durumunda bu tutar, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin ilgili tertibinden TARSİM'e aktarılacak. Karar, 1 Ocak'tan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Sürdürülebilir Tarımda 25 Yıllık Deneyim: Sibel Elbir Haber

Sürdürülebilir Tarımda 25 Yıllık Deneyim: Sibel Elbir

Ziraat mühendisi olarak 25 yıldır tarımda sürdürülebilirlik için çalıştığını belirten Sibel Elbir, 10 yıl önce kurduğu Canbel Tarım Ürünleri ve Danışmanlık şirketiyle üreticiler ile markalar ve ihracatçılar arasında sürdürülebilir bağlar kurduğunu söyledi. Elbir, şirketin, 10 yılda 25 şehirde 23 bin kişiye eğitim verdiğini, çiftçilerin 5 bin iyi tarım sertifikası, 7 bin 800 sürdürülebilir tarım standardı belgesi almasını sağladığını bildirdi. Teknik danışmanlık yaptığı dönemde üreticilerin ne üreteceklerine bir türlü karar veremediklerini gördüğünü ifade eden Sibel Elbir, “Bunun sonucunda da ya çok kazanıyorlardı ya da hiç kazanamıyorlardı. Çok kazandıran bir ürün bir sonraki sene zarar ettirebiliyordu. Bir standartta üretim yapmak karar mekanizmasını geliştiriyor. O yüzden 2016’da bu konuda çalışmak üzere kendi şirketimi kurdum. Sürdürülebilir tarım üzerine çalışıyoruz. İşimiz sertifikasyon danışmanlığı, sürdürülebilirlik ya da sera gazı raporlamasıyla sınırlı değil. Bunlar var ama aynı zamanda sistem kuruyoruz. Yani tedarik zincirinde bir yönetim sistemi oluşturup onun çalışır halde devamlılığını sağlamaya çalışıyoruz. Sertifikalar ve denetimler bunların ne kadar doğru olduğunu, uyup uymadığını kanıtlayan kısımlar” dedi. Sürdürülebilirlik biraz da markaların, büyük firmaların çiftçiye biraz daha yaklaşabilmesi ve üretimin sürekliliği için çıktığını anlatan Elbir, “Marka ‘ne kadar sürdürülebilir’ diye soruyor, market ‘ne kadar güvenli’ diye soruyor, çiftçi ‘ben kaça satacağım, ne kadar kar edeceğim’ diye soruyor. Büyük marketler doğrudan çiftçiyle çalışmanın yollarını arıyorlar. Bunlar da sürdürülebilirlik projeleri ile mümkün olabiliyor. Biz bu tarz projelerin kurulumunu yapıp yönetiyoruz ya da kurulmuş olan projelerin yönetimini, raporlamalarını yapıyoruz” diye konuştu. “3 bine yakın çiftçi ile çalışıyoruz” Klasik danışmanlıktan biraz daha farklı bir sistemlerinin olduğunu dile getiren Elbir, “Müşterilerimiz bize daha çok referans yoluyla geliyorlar. Çalıştıkları üreticilerin belirli standartlara uygun üretim yapar hale getirilmesini istiyorlar. Daha çok tekstil ve gıda tedarik zincirleri ile çalışıyoruz. 37 firmaya hizmet veriyoruz. Bunların ürün aldığı 3 bine yakın çiftçimiz var. Yüzde 60’ı pamuk olmak üzere patates, turunçgiller, elma, kışlık sebzeler, baharat, kornişon, domates, pırasa gibi çok çeşitli ürünlere yönelik hizmet veriyoruz” dedi. Şimdiye kadar 25 ilde bin 75 eğitim programı düzenlediklerine dikkat çeken Sibel Elbir, “5 bin 25 tarım işçisine, 18 bine yakın çiftçiye eğitim verdik. 5 bin iyi tarım sertifikası, 7 bin 800 sürdürülebilir tarım standardı uyguladığımız çiftçi var. Türkiye geneline hizmet sunuyoruz. Gitmediğimiz Karadeniz bölgesi ve İstanbul çevresi kaldı. Şirkette 4 kişiyiz ama dışarıdan aldığımız hizmetlerle bu rakam çok artıyor. Şehir dışında bize hizmet veren arkadaşlarımız var” diye konuştu. Sundukları hizmetler sayesinde çiftçilerin risk analizi ve risk yönetimi yapabildiklerini söyleyen Elbir, “Çünkü biz sadece onların evraklarını tamamlayıp geçmiyoruz. Yılı gözden geçirme toplantıları yapıyoruz, karar vermelerini sağlıyoruz. Tarımda dört dörtlük bir karar mümkün değil. Çünkü su, genel ekonomi, doğal afetler gibi pek çok etken var. Yine de daha bilinçli bir üretim kararı vermelerine destek oluyoruz. Tarımdaki en büyük sorunlardan biri doğru veri. Biz üretim alanları, girdi maliyetleri, işçi ücretleri, karlılıklar, şehirlere ve bölgelere göre farklılıklar gibi doğrulanabilir veriler topluyoruz. Üretim modelleri, dijitalleşme gibi konularda çalışmalar yapıyoruz. Üretici ile markalar ve ihracatçılar arasında sürdürülebilir bağ kuruyoruz” dedi. "Mayıs ayında zirve düzenleyeceğiz" Bu yıl Tarladan Dünyaya Dönüşüm ismiyle iki günlük bir zirve düzenleyeceklerini anlatan Sibel Elbir, “Tarlayı değiştirmeden tarımda hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Bu yıl 13-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceğimiz zirvenin ana teması pamukta dönüşüm olacak. Her yıl yapıp farklı bir konuyu işleyeceğiz. Zirvede çoğu üretici olmak üzere yurt içi ve yurt dışından katılımcılar olacak. Benim hayalim Türkiye’nin sürdürülebilirlikte yazılmış standartlara uyan değil, o standartları koyan bir ülke olması” diye konuştu.

Giresun Kadınları Kışa Turşu Ve Pekmezle Hazırlanıyor Haber

Giresun Kadınları Kışa Turşu Ve Pekmezle Hazırlanıyor

Giresun’un yüksek köylerinde köylü kadınlar, yaz boyunca yetiştirdikleri sebze ve meyvelerle kış hazırlıklarını sürdürüyor. Özellikle Yavuzkemal Beldesi’nde kadınlar, meyve ve sebzelerden pekmez ve turşu yaparak kışa hazırlanıyor. Yaz mevsiminde tarlalarında yetiştirdikleri ürünleri değerlendiren köylüler, peziğin sapını turşu yapımında, kökünü ise depolama alanlarında saklayarak kış hazırlığı yapıyor. Yavuzkemal Beldesi’nde geleneksel yöntemlerle yürütülen kışlık yiyecek hazırlama geleneği halen devam ediyor. Kadınlar, imece usulüyle birbirlerine destek olarak turşu, pekmez ve kuru gıdalar hazırlıyor. Pekmez yapımını anlatan Emine Yüksel, "Kışın en çok ihtiyaç duyduğumuz pekmez oluyor. Ancak bu sene elma ve armut olmadığından pekmez yapamadık. Sebze de azdı ama elimizdeki ürünlerden turşu ve diğer kışlık hazırlıkları yapıyoruz" dedi. Sebzelerdeki verim düşüklüğüne değinen Melek Önal ise "Peziği kendi tarlamızda yetiştiriyoruz. Sap kısmı turşu, kök kısmı ise hem haşlanarak tüketiliyor hem de pekmez yapımında kullanılıyor. Turşuları çürümeden korumak için topraktan yapılan kuyularda muhafaza ediyoruz. Bu sene verim düşük olsa da şükrediyoruz" ifadelerini kullandı. Kadınlar, bu geleneksel hazırlıkları imece usulüyle yaparak hem kışa hazırlanıyor hem de dayanışma örneği sergiliyor.

İstanbul'da meyve fiyatları rekor seviyeye tırmandı Video Galeri

İstanbul'da meyve fiyatları rekor seviyeye tırmandı

İstanbul'da meyve fiyatları rekor seviyelere tırmandı. Nisan ayında üretim bölgelerinde yaşanan don, rekolteyi düşürdü. Azalan ürün miktarı, fiyatların yükselmesine neden oldu. İstanbul'da meyve fiyatları yükseldi. Fiyat artışının temel nedeni ise Nisan ayında üretim bölgelerinde yaşanan don olayları. Meyve rekoltesinin düşmesi, piyasaya çıkan meyve miktarını azaltarak fiyatların yükselmesine yol açtı. Üretimin az olması nedeniyle özellikle bazı meyveler marketlerde rekor seviyelere ulaştı. Kiraz ve armut, şu an en yüksek fiyatla satılan meyveler arasında yer alıyor. Kirazın kilogram fiyatı marketlerde 500 ila 600 TL arasında değişirken, armut 180 ila 200 TL arasında satılıyor. Diğer meyvelerde de benzer bir tablo söz konusu. Nektarinin kilosu 200-220 TL, üzüm 150-200 TL, şeftali ise 180 TL civarında satılıyor. "Marketlerde 200 TL'nin altında meyve yok" Meyve fiyatlarında yaşanan artış hakkında açıklamalarda bulunan hal esnafı Nurullah Dağıstanlı, "Bu dönemde çok az bölgeden meyve geliyor. Kayısı Malatya'dan gelmiyor Mersin'den geliyor. 15 gün sonra İstanbul'da kayısı bulamazsınız. Şu anda üzüm mevsimi ama fiyatlar yüksek. Normalde bu aylarda fiyatlar düşük olurdu ama don vurduğu için yüksek. Biz toptan satış yapıyoruz. Fiyatlarımız meyvesine göre 100 TL, 80 TL, 200 TL değişiyor. Kiraz bizde 350 lirayken marketlerde 500 600 TL satışı var. En ucuz meyve karpuz. Elmanın mevsimi olmadığı için şu anda fiyatı daha yüksek, kilo fiyatı ise 100 TL. Fiyatlar düşmez, meyve bu sene sıkıntı. Şu anda en yüksek olan meyve armut ve kiraz. Armut 100-130 TL, Kayısı 80-130 TL, bunlar benim kendi toptan fiyatlarım. Bunlar marketlerde yüzde 30 yüzde 40 daha yüksek. Market fiyatları 200 TL'nin altında meyve yok. Üzüm 200 TL, şeftali 180-200 TL armut 180-170-200 TL, kiraz 500-600 TL. Bunun çözümü yok. Allah'tan gelen bir şey bunun çözümü olmaz. Az tüketilecek bu kadar basit. Don olduğu zaman meyve verecek olan ağaç çiçekte açmaz meyvede vermez. Bu durum önümüzdeki yılları da etkiler" şeklinde konuştu.

Pestisitler Sağlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor Haber

Pestisitler Sağlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor

İSTANBUL (İHA) - Gıda üretiminde artan pestisit kullanımı, ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Özellikle organ nakli yapılan bireyler, çocuklar ve hamileler, pestisitlerin olumsuz etkilerine karşı en hassas gruplar arasında bulunuyor. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, pestisit kalıntılarının yalnızca sebzelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Bakliyat, et, süt ve yumurta gibi çeşitli gıdalarda da pestisit izlerine rastlanabileceğini belirten Erk, "Halkımız bu konuda bilinçli olmalı, ne yediğini iyi bilmelidir. Aynı zamanda, yetkililerin denetimleri artırması şarttır. Pestisit kalıntıları, başta organ nakli hastaları olmak üzere birçok kişi için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Pestisitlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması için bireysel önlemler yeterli olmayabilir. Bu nedenle, pestisit kullanımı azaltılmalı. Pestisitlerde doz çok önemlidir" dedi. HANGİ ÜRÜNLER DAHA RİSKLİ? Pestisitler, elma, çilek, domates, biber ve ıspanak gibi ince kabuklu ya da pürüzlü yüzeye sahip ürünlerde yoğun olarak bulunabiliyor. Bunun yanı sıra buğday, pirinç, kuru fasulye ve nohut gibi bakliyatlarda da pestisit kalıntılarına rastlanabiliyor. Hayvan yemleri aracılığıyla et, süt ve yumurtaya da pestisit bulaşabiliyor. Pestisitlerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri arasında hormonal düzensizlikler, sinir sistemi hasarları, kanserojen etkiler ve üreme bozuklukları yer alıyor. PESTİSİT MARUZİYETİNİ AZALTMAK İÇİN ÖNERİLER Sebze ve meyveleri bol suyla yıkamak, sirkeli ya da karbonatlı suda bekletmek, soyulabilir ürünlerin kabuklarını soymak, mevsiminde üretilen gıdaları tercih etmek gibi önlemlerle pestisit maruziyeti azaltılabilir. Ancak bireysel önlemlerin yanı sıra pestisit kullanımının genel olarak sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor.

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte Haber

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait Bitkisel Üretim İstatistikleri'ni açıkladı. Verilere göre, yem bitkileri haricindeki tahılların üretimi bir önceki yıla göre yüzde 5 azalırken, sebze üretimi yüzde 5,6, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi ise yüzde 2,1 arttı. Yaklaşık üretim miktarları, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,5 milyon ton, sebzelerde 33,6 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 28 milyon ton olarak gerçekleşti. TAHIL, YAĞLI TOHUM VE ŞEKER PANCARI ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ 2024 yılında tahıl üretimi, bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,5 azalarak 39 milyon tona geriledi. Buğday üretimi yüzde 5,5 düşüşle 20,8 milyon ton oldu. Arpa üretimi yüzde 12 azalarak 8,1 milyon tona indi. Çavdar ve yulaf üretimi sırasıyla yüzde 15,7 ve yüzde 4,9 oranında azaldı. Mısır üretimi yüzde 10 düşerek 8,1 milyon tona geriledi. Kuru baklagillerde nohut üretimi 575 bin ton, kuru fasulye 279 bin ton, kırmızı mercimek 405 bin ton olarak kaydedildi. Patates üretimi ise yüzde 21,1 artışla 6,9 milyon tona ulaştı. Yağlı tohumlarda soya üretimi yüzde 30,9 artışla 180 bin ton olurken, ayçiçeği üretimi yüzde 0,1 azalışla yaklaşık 2,2 milyon ton oldu. Şeker pancarı üretimi yüzde 8,9 azalarak 23 milyon tona geriledi. SEBZE ÜRETİMİNDE ARTIŞ 2024 yılı sebze üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 33,6 milyon tona ulaştı. Domates üretiminde yüzde 9,9, kuru soğanda yüzde 1,2, salçalık kapya biberde yüzde 21,1 oranında artış yaşandı. Buna karşın, hıyarda yüzde 6,9, sivri biberde yüzde 0,6 ve beyaz lahanada yüzde 5 üretim düşüşü kaydedildi. MEYVE VE BAHARAT BİTKİLERİNDE ARTIŞ Meyve, içecek ve baharat bitkilerinin toplam üretimi yüzde 2,1 artışla 28 milyon tona çıktı. Elma ve çilek üretimi sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 10,4 oranında düşerken; nar üretimi yüzde 10,1, üzüm üretimi yüzde 2 arttı. Turunçgil grubunda mandalina, portakal ve limon üretimi sırasıyla yüzde 32,7, yüzde 30,3 ve yüzde 25,6 azaldı. Fındık yüzde 10,3, ceviz yüzde 18,3, Antep fıstığı yüzde 117,6 artış gösterdi. Muz üretimi yüzde 5,9 azalırken, zeytin üretimi yüzde 146,7 gibi dikkat çekici bir artış sergiledi. SÜS BİTKİLERİNDE AZALMA Süs bitkileri üretimi, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,1 düşüş gösterdi. Kesme çiçekler toplam üretimin yüzde 69,5'ini oluştururken, yüzde 0,1 düşüş yaşandı. Diğer süs bitkilerinde ise yüzde 17,4 oranında daha büyük bir azalma görüldü.

Karaman’da erkenci elma hasadı başladı Haber

Karaman’da erkenci elma hasadı başladı

Türkiye’nin elma deposu kentlerinden olan Karaman’da erkenci elma hasadı yazlık Gala çeşidiyle başladı. Yaz elmasının toplanmaya başlaması nedeniyle hasat yapılan bahçede incelemelerde bulunan Karaman Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayram, üreticiye bol kazançlı bir sezon geçirmeleri temennisinde bulundu. Bayram, 15 milyona yakın ağaç sayısı ile Karaman’ın bugün Türkiye birincisi olduğunu ifade ederek, “Elma hasadı yazlık Gala çeşidiyle başlamış durumdadır. Hasadımız Kasım ayına kadar devam edecek” dedi. “Elma hasadı sezonundan 15 gün önce başladı” Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, Türkiye’nin elma deposu şehirlerinden birisi olan Karaman’da yazlık Gala çeşidiyle hasadın başladığını ifade ederek, “Havaların sıcak gitmesinden dolayı bu yıl hasat 15-20 gün önce başladı. Şuanda üreticimiz elmasından memnun. Bu yıl elmanın iyi bir fiyattan satılacağını tahmin ediyoruz. Bununda sebebi Türkiye genelinde bazı bölgelerde elmanın az olduğunu duyuyoruz. Şuanda da tüccarlar Karaman’ın elmasına büyük rağbet göstermeye başladı. Bunun gerekçesi ise son yıllarda Karaman’da modern ve düzenli bahçelerde kaliteli elma üretilmesidir. Karaman Türkiye’de 15 milyonun üzerindeki elma ağacı sayısıyla birinci, üretimde de ikinci sıradadır. Önümüzdeki yıllarda Karaman liderlik için hızla yol alıyor. Buda bizleri memnun ediyor. Rekolte düşüklüğü Türkiye genelinde olduğu gibi Karaman’da da bazı çeşitlerde düşük olsa da genelde elma üreticisinin yüzünün güleceği bir sezon yaşayacaklarını düşünüyoruz” dedi. “Üreticimiz tokatçılara dikkat etsin” Mehmet Bayram, Karaman Ziraat Odası olarak, her yıl hasat döneminde üreticileri dolandırıcılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardıklarını ifade ederek, “Üreticimizin 1 yıl boyunca gözü gibi baktığı ürününü tokatçılara kaptırarak mağdur etmesi bizleri de çok üzüyor. Bu nedenle üreticilerimize tekrar sesleniyorum, ürünlerini satarlarken, kolluk kuvvetlerinde yardım istesinler. Vergi kaydı ve iş yeri olmayan kişilere kesinlikle senet veya çekle ürünlerini satmasınlar” diye konuştu. “Bu senede elmamız verimli” Elma üreticisi Çağrı Yılmaz ise önceki yıllara göre bu yıl havaların sıcak geçmesi nedeniyle hasada 15 gün önceden başladık. Allaha şükür üretimimizden şuan için memnunuz. Zor şartlara rağmen bu sene de elmalarımız verimli. Genel olarak baktığımız da Karamanlı elma üreticisi üretimden gayet memnun” dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.