Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji

AGRONEWS - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım ve gıda için 'kriz masası' kurulsun önerisi Haber

Tarım ve gıda için 'kriz masası' kurulsun önerisi

Başta tarım olmak üzere bir çok disiplinde araştırmalar yapan bilim insanlarının bir araya geldiği Tarımsal Bilgi Platformu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla bozulan küresel dengelerin Türkiye’ye tarım ve gıda güvencesi alanında etkisinin azaltılması amacıyla 11 maddeden oluşan bir önlemler dizisi hazırladı. Kısa ve orta vadede(3 ay/9 ay) alınabilecek önlemlerin toplumsal kaygının azaltılması ve çiftçinin karar verme süreçlerinin rahatlatılması açısından önemine değinilen raporda, Türkiye’nin öncelikli olarak bir kriz masası oluşturması gerektiği belirtildi. Raporda öne çıkan bir başka önemli husus ise Rusya Ukrayna savaşındaki Tahıl Koridoruna benzer, Enerji Gıda Tarım Koridoru oluşturması gerektiği vurgulandı. Tarımsal Bilgi Platformu tarafından, karar alma mekanizmasına yol gösterici nitelikle hazırlanan 11 maddelik öneriyi içeren rapor şöyle: 1. “Enerji, Gıda ve Tarım Kriz Masası” kurulsun Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman, Enerji, Ticaret, Ulaştırma Bakanlıkları, BOTAŞ, TMO, EPDK TC Merkez Bankası, TC Ziraat Bankası ve TZOB günlük verilerle ve yüksek reflekslerle aynı masa etrafında toplanmalı-çalışmalı; mazot, gübre, yem, elektrik, sulama, navlun-lojistik ve temel gıda fiyatları için erken uyarı sistemi kurulmalıdır. Avrupa Birliği savaş kaynaklı enerji ve gıda fiyatları oynaklığı karşısında dağınık kurum tepkisi yerine merkezî koordinasyon oluşumu ile süreci izliyor. 2. “Kaygı Yönetim Birimi” oluşturulsun Üretici, tüketici, tarım-gıda sektör bileşenleri, lojistik tedarikçileri, vd. savaşın yarattığı fiyatlar, darboğazlar karşısında büyük kaygı içindedirler. Geleceğin belirsizliği bu kaygıyı daha da artırıyor. Toplumu rahatlatacak, sektöre güven verecek, kaygıları azaltacak bir birimin oluşturulması, sürekli kamuoyu bilgilendirmesi üretimin devamlılığı ve sektörel dinamizm asından gereklilik gösteriyor. 3. Çiftçiye “Üretim Hedefli Destek Paketleri” verilsin Savaş süreci ve devamındaki 2-3 yılda bitkisel üretimde bulunan, hayvancılık faaliyeti içinde yer alan çiftçilere sulama, enerji-elektrik, akaryakıt, gübre, pazara erişim desteklerinde bulunulması ve gıda fiyatlarını dizginleyici bir planlama yapılması hedeflenmelidir. Ayrıca, geniş tabanlı vergi indirimi ve çiftçi borçlarını erteleme-faizlerinden vazgeçme gibi sürükleyici desteklerle de bunlar güçlendirilebilir. ÇKS’ye ve/veya üretici örgütlerine kayıtlı üreticilere ekili alan, ürün deseni ve sulama yoğunluğuna göre dijital mazot iadesi yapılabilir ve desteklerin doğrudan üretime yansıması sağlanabilir. Gübre ve mazot fiyatlarındaki aşırı artışın etkisini hafifletmek için tarımsal destek bütçesi ivedi olarak yükseltilmeli, İlkbahar-Yaz dönemi ekimlerde gübre ihtiyacı düşük olan baklagiller, yem bitkileri gibi ürünlerin üretimini teşvik için destekler artırılmalıdır. Tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi üretim motivasyonunu koruyacaktır. Stratejik ürünlerde ihracatın sınırlandırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı ithalat yapılması arz dengesini destekleyecek ve fiyat şoklarına dirençliliği artıracaktır. 4. “Gübre İçin Tedarik Çeşitlendirmesine” gidilmelidir FAO’ya göre savaş gübre ve enerji tedarik sistemlerini bozmuştur. Üre fiyatları hızla yükseliyor. Türkiye’de Hindistan, Rusya, Belarus, Fas ve Endonezya gibi alternatif kaynaklara yöneldiğini aktarıyor. Türkiye’de de özellikle üre ve DAP’ta kaynak tedarik kanallarının çeşitlendirmesine gitmelidir. Burada liman önceliği, geçici gümrük/vergisel esneklik ve kamu koordinasyonunda toplu alım mekanizması kurulmalı ve spekülatif kazançlar denetlenmelidir. Ayrıca geleceğin belirsizliği ve fiyat hareketliliği karşısında kritik yazlık ekim ve bakım dönemi için mevsimlik üre, DAP ve yem hammaddesi stokunu hedeflemeli ve oluşturmalıdır. Yerli gübre üretiminin artırılması, alternatif gübre uygulamalarının yaygınlaştırılması ve hayvansal atıkların değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Ürün deseni daha az girdi gerektiren yapıya dönüştürülmelidir. 5. “Yem ve Hayvancılık Kırmızı Hat” desteği oluşturulmalıdır Enerji ve gübre şoku, yem ve nakliye maliyetleri hayvancılığı derinden etkiliyor. Bu nedenle hayvancılıktaki kırılganlığın önüne geçmek için özellikle gıda güvencesini önceleyen süt ve besi hayvancılığına yönelik yem kredisi, yem hammaddesi ithalatında hızlandırılmış gümrük, faiz sübvansiyonu ve soğuk zincir elektrik ve akaryakıt desteği sağlanmalıdır. 6. “Buğday, Arpa, Mısır ve Bakliyatta İç Stok” oluşturulmalıdır Bu, TMO üzerinden güven verici iç stoklama politikası ile uygulamaya koyulmalıdır. Panik alımları ve stokçuluk piyasada fiyatları bozar, yükseltir. Türkiye’de temel gıdalarda düzenli iç stok oluşturulmalı ve stok bilgisi de paylaşılmalıdır. TMO satış takvimini önden ilan etmeli ve gerekirse belirli ürünlerde piyasaya kontrollü ürün vererek beklenti enflasyonunun belini kırmalıdır. 7. “Enerji ve Gıda-Tarım Ticaret Koridoru” oluşturmalıdır Bu her şeyden önce lojistik ve sigorta maliyetlerine karşı bir önlemdir. Savaş riski ve nakliye sigortası ve Hürmüz Boğazı geçiş maliyetleri büyük sorun haline gelmiştir. Türkiye gübre, yem hammaddesi, akaryakıt ve tahıl için öncelikli navlun-finansman-depolama-sigorta destekli bir “enerji ve gıda-tarım ticaret koridoru” oluşturmalıdır. Bunun için gerekiyorsa da kamu bankaları üzerinden kısa ve orta vadeli ticaret finansmanı sağlanmalıdır. 8. “Dar Gelirliler İçin Gıda Sepeti Destek Paketi” oluşturulmalıdır Dar gelirli tüketici için temel gıda sepetinde hedefli destek, okul beslenmesi, belediye tedarik ağları ve kooperatif satış kanalları genişletilmelidir. Çünkü enerji ve girdi şoku yalnızca çiftçiyi değil, tüketiciyi de vuruyor ve bundan dolayı iki tarafı aynı anda koruyan paketler devreye konulmalıdır. Bu aynı zamanda gıda enflasyonuna karşı sosyal politikanın bir gereğidir. 9. “Belediyelerde Acil Destek Karşılama Merkezleri” oluşturulmalıdır Savaş koşullarının getirdiği üretim ve tüketim koşullarının zorlaşması ve belirsizleşmesi nedeniyle belediyelere daha fazla sorumluluk düşmektedir. Özellikle gıda tedarikinde, su temininde, ulaşım koşulların sürekliliğinde, yaşlılara bakımda, tarımsal girdi sağlanmasında belediyelerin sadece kendi bütçeleri ile değil merkezi hükümetin kaynak aktarımı yoluyla hizmetlerini artırması ve çeşitlendirmesi sağlanmalıdır. Artan akaryakıt zamları ve fiyatları karşısında toplu ulaşımda çok daha fazla devreye girmeli ve vatandaşı yönlendirici rol oynamalıdır. 10. “Tarımsal Üretim ve Ürünler Güvence” altına alınmalıdır Türkiye son yıllarda iklim değişikliğinden kaynaklı üretim şokları yaşamaktadır. Çiftçinin kayıpları artmaktadır, tüketici daha yüksek fiyatlarla tarımsal ürünlere erişim sağlayabilmektedir. Savaş ortamında çiftçinin kendisini ve ürünlerini güvende hissedebilmesi için önümüzdeki 2-3 yıl sürecince bitkisel üretim ve hayvancılığa yönelik TARSİM uygulamaları yayınlaştırılmalıdır. TARSİM, içinden geçtiğimiz bu zor süreçte sadece ÇKS’ye kayıtlılık temelinde tüm üretim alanları için sigorta uygulamalarına gitmeli ve devlet eliyle prim desteğinde bulunulmalıdır. 11. “Kısa-Orta-Uzun Vadeli Şoklara Dirençli Stratejiler” geliştirilmelidir Şimdiye kadar ortaya konulan acil önlem paketlerine dayanarak ortaya konulan kısa-orta-uzun vadeli politikalarda şunlar ön plan çıkmaktadır; Kısa vadede temel öncelik üretimin devamlılığı ve çiftçinin gelir güvencesidir. Savaşın etkisiyle artan enerji fiyatları gübre ve mazot maliyetlerini yükseltmiş, çiftçinin kararlarını doğrudan etkilemiştir. Bu nedenle girdi desteklerinin artırılması, çiftçi borçlarının ertelenmesi ve uygun finansman mekanizmalarının devreye alınması kritik önemdedir. Desteklerin zamanında ödenmesi üretim güvencesi için önemlidir. Temel stratejik ürünlerde ihracatın sınırlandırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı ithalat yapılması arz dengesini destekleyecektir. Ulusal stok yönetiminin güçlendirilmesi de fiyat dalgalanmalarını sınırlamak açısından gereklidir.

Muğla’da içme suyu ve sulama projeleri duyuruldu Haber

Muğla’da içme suyu ve sulama projeleri duyuruldu

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla Türkiye genelinde yatırımlarını sürdürürken, Muğla’da son 23 yılda hayata geçirilen projelerle dikkat çekti. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Muğla’da toplam 56 milyar 348 milyon TL değerinde 124 tesisin inşa edildiğini belirterek, suyun etkin yönetimiyle tarımdan enerjiye, içme suyundan taşkın kontrolüne kadar geniş bir alanda önemli kazanımlar elde edildiğini ifade etti. Balta, “Muğla’da suyumuzu başarıyla yöneterek; toprağımıza bereket, enerjimize güç, üretimimize değer kattık. Muğla için daha çok çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz” dedi. İklim değişikliği su yönetiminin önemini artırıyor Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çeken Balta, suyun zamansal ve mekânsal dağılımında yaşanan belirsizliklerin suya bağlı afetlerin sayısını ve şiddetini artırdığını vurguladı. Bu kapsamda özellikle depolama tesislerinin hayati rol üstlendiğini belirtti. Depolama tesislerinin kurak dönemlerde toplumun en büyük güvencesi olduğunu ifade eden Balta, bu yapıların aynı zamanda taşkın gibi ekstrem olaylara karşı ekonomik ve sosyal direnci artırdığını kaydetti. Modern sulama ile 182 bin dekar arazi suya kavuştu Muğla’da gerçekleştirilen yatırımlar kapsamında 23 sulama tesisi hayata geçirilerek 182 bin 470 dekar tarım arazisi sulamaya açıldı. Baraj ve göletlerle 496 milyon metreküp su depolandı Muğla’nın coğrafi ve iklimsel avantajlarına dikkat çeken Balta, son 23 yılda 10 baraj ve 11 göletin hizmete alındığını ve toplam 496 milyon metreküp su depolama kapasitesine ulaşıldığını açıkladı. Devam eden projeler kapsamında ise 2 baraj ve 3 göletin inşaatı sürüyor. Bu yatırımlar tamamlandığında 11 bin 110 dekar tarım arazisinin daha sulama suyuna kavuşması hedefleniyor. Balta, tarımda suyun en yoğun kullanılan kaynak olduğunu belirterek, basınçlı borulu sulama sistemleri, yapay zekâ destekli sulama otomasyonu ve elektronik ölçüm sistemleri sayesinde suyun verimli kullanımında önemli ilerlemeler sağlandığını ifade etti. 780 bin kişiye içme suyu sağlandı Muğla’da tamamlanan içme suyu projeleriyle yaklaşık 780 bin 338 kişinin yıllık 14,66 milyon metreküp içme suyu ihtiyacı karşılanıyor. Bu yatırımlar sayesinde vatandaşlara sağlıklı ve kesintisiz içme suyu ulaştırılması hedefleniyor. Taşkın kontrolünde 63 tesis tamamlandı DSİ tarafından yürütülen taşkın kontrol projeleri kapsamında Muğla genelinde 63 tesis tamamlandı. Bu projelerle birlikte şehir merkezi, 96 yerleşim yeri ve 70 bin 10 dekar arazi taşkın riskine karşı koruma altına alındı. Ayrıca 10 taşkın kontrol tesisinin yapım çalışmaları da devam ediyor. Arazi toplulaştırma çiftçiye verim sağladı Muğla’da arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında 106 bin 150 dekar alanda tescil işlemleri tamamlandı. Balta, bu projelerin çiftçiler tarafından olumlu karşılandığını ve sahadan gelen geri bildirimlerin memnuniyet düzeyinin yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti. Enerji üretimine 945 GWh katkı Muğla’da DSİ tarafından işletmeye alınan 10 hidroelektrik santral (HES) ile yıllık 945 GWh enerji üretimi sağlandı. Planlama aşamasında bulunan 9 yeni HES projesi ile bu kapasitenin daha da artırılması hedefleniyor. 2025’te 624 milyon TL’lik yeni yatırım tamamlandı DSİ, 2025 yılı içerisinde Muğla’da toplam maliyeti 624 milyon TL olan 3 tesisi tamamladı. Bu kapsamda 1 baraj, 1 gölet ve 1 sulama tesisi hizmete sunuldu. “Suyu korumak vatanı korumaktır” DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, suyun stratejik önemine dikkat çekerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz DSİ olarak suyla alakalı tüm alanlarda ‘su vatandır’ anlayışıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark görmüyoruz. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi kullanmalıyız.”

Bitkisel Atıktan Biyoyakıtta Yeni Yöntem Haber

Bitkisel Atıktan Biyoyakıtta Yeni Yöntem

Rusya’da bilim insanları, bitkisel hammaddeden biyoyakıt üretimi için daha verimli bir yöntem geliştirdi. Baltık Federal Üniversitesi ile Kazan Devlet Teknoloji Üniversitesi araştırmacılarının ortak çalışmasında, biyetanol üretimi için en uygun koşullar belirlendi. Rusya Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, elde edilen biyoyakıt hem bağımsız enerji kaynağı olarak hem de klasik yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılabilecek. Araştırmada en dikkat çekici bulgu, “buhar patlatma” yöntemi oldu. Bilim insanları, çam ağacı ve buğday samanı gibi hammaddeleri 165 ve 210 derece sıcaklıktaki doymuş buharla işleyerek en yüksek verimi elde etti. Bu yöntem sayesinde hammaddenin yapısı değişerek biyetanol üretimi için daha uygun hale geliyor. Ayrıca süreç, şekerlerin parçalanma hızını artırarak fermantasyon aşamasını da hızlandırıyor. Elde edilen sonuçlara göre bu yöntemle işlenen çam odunu, işlenmemiş hammaddelere kıyasla 1,7 ila 2,5 kat daha hızlı çözünebilir karbonhidrat açığa çıkarıyor. Özellikle 210 derece sıcaklıkta yapılan işlem, etanol üretimini yavaşlatan yan şekerlerin minimum düzeye indirilmesini sağladı. Böylece daha verimli ve hızlı bir üretim süreci elde edildi. Hesaplamalara göre bir ton odundan yaklaşık 200 kilogram, bir ton kuru samandan ise 140 kilogram etanol üretilebiliyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yalnızca alternatif enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda tarımsal ve bitkisel atıkların daha etkin değerlendirilmesi açısından da önemli olduğunu vurguluyor. Araştırma, Rusya’da sürdürülebilir enerji ve atık yönetimi alanlarında yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Rusya’da bilim insanları, bitkisel hammaddeden biyoyakıt üretimi için daha verimli bir yöntem geliştirdi. Baltık Federal Üniversitesi ile Kazan Devlet Teknoloji Üniversitesi araştırmacılarının ortak çalışmasında, biyetanol üretimi için en uygun koşullar belirlendi. Rusya Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, elde edilen biyoyakıt hem bağımsız enerji kaynağı olarak hem de klasik yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılabilecek. Araştırmada en dikkat çekici bulgu, “buhar patlatma” yöntemi oldu. Bilim insanları, çam ağacı ve buğday samanı gibi hammaddeleri 165 ve 210 derece sıcaklıktaki doymuş buharla işleyerek en yüksek verimi elde etti. Bu yöntem sayesinde hammaddenin yapısı değişerek biyetanol üretimi için daha uygun hale geliyor. Ayrıca süreç, şekerlerin parçalanma hızını artırarak fermantasyon aşamasını da hızlandırıyor. Elde edilen sonuçlara göre bu yöntemle işlenen çam odunu, işlenmemiş hammaddelere kıyasla 1,7 ila 2,5 kat daha hızlı çözünebilir karbonhidrat açığa çıkarıyor. Özellikle 210 derece sıcaklıkta yapılan işlem, etanol üretimini yavaşlatan yan şekerlerin minimum düzeye indirilmesini sağladı. Böylece daha verimli ve hızlı bir üretim süreci elde edildi. Hesaplamalara göre bir ton odundan yaklaşık 200 kilogram, bir ton kuru samandan ise 140 kilogram etanol üretilebiliyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yalnızca alternatif enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda tarımsal ve bitkisel atıkların daha etkin değerlendirilmesi açısından da önemli olduğunu vurguluyor. Araştırma, Rusya’da sürdürülebilir enerji ve atık yönetimi alanlarında yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak Haber

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak

Tarım ve Orman Bakanlığının Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması, veri temelli üretim ve akıllı tarım uygulamalarının desteklenmesi ile yeni teknoloji içeren kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler için hibe desteği verilecek. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal üretim, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı yatırımları, arı yetiştiriciliği, tarımda dijitalleşme, veri yönetimi, sensör ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı tarım uygulamaları, yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri ve üretim izleme teknolojileri, tarımda robotik, otomasyon ve görüntü işleme sistemlerinin kullanımı, diğer tarımsal bilişim sistemleri ile ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hibeden faydalanabilecek. Bu yatırım konularında faaliyet gösteren tesislerin ve tarımsal amaçlı örgütlerin sulama hizmetlerinin gerektirdiği enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar da hibeden yararlanabilecek. Kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek Gerçekleştirilecek projeler, kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. 81 ilde belirlenen yatırım konularından tümü veya bir kısmı, o ilin sektörel önceliklerine ve üretim planlamasına göre Bakanlıkça belirlenerek uygulama rehberi ile ilan edilecek. Hibe desteği kapsamında bu doğrultudaki başvurular kabul edilecek. Değerlendirme sonucunda uygun kabul edilen başvurularda, aldığı puana bakılmadan öncelikle yatırım yeri tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinde bulunan projelere, ilin bütçesi gözetilerek hibe verilecek. Faydalanıcılar, düzenleme kapsamında ülke genelinde sadece bir proje başvurusunda bulunabilecek. Tarımsal amaçlı örgütlerin tüzel kişi olarak proje başvurusunda bulunmaları, ortaklarının tüzel kişi veya bireysel olarak farklı yatırım konularında başvuru yapmalarına engel teşkil etmeyecek. Kiralanmış mülk üzerinde yapılacak yatırımlar da hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. Belirlenen yatırım konularını gerçekleştirmek üzere hazırlanacak proje başvuruları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak. Hibe desteklemelerinden, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kaynaklarından finansman sağlayan veya bağlantısı olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanamayacak. Projelerin üst limiti 30 milyon lira Yatırım konularında hibeye esas proje tutarının üst limiti 30 milyon lira, alt limiti ise 100 bin lira olacak. Bu limitin altındaki başvurular kabul edilmeyecek. Aile işletmesi faaliyetleri kapsamında yapılacak başvurularda, hibeye esas proje tutarı en fazla 8 milyon lira olacak. Başvuruların kabul edilmesi halinde KDV dahil hibeye esas proje tutarının yüzde 50'si ile yüzde 70'ine kadar hibe desteği sağlanacak. Hibe oranı, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler, organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlarda yüzde 70, genç ve kadın girişimler, köy, belde, kırdaki yatırımlara yüzde 60 olarak uygulanacak. Ayrıca, projenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını içermesi ve tarımsal bilişim sistemleri kullanımı ile otomasyona yönelik olması durumunda ek yüzde 5 hibe verilecek. Ek hibe oranı, üst limit olan yüzde 70'in üzerine çıkamayacak. Başvurular internetten yapılacak Başvuru zamanı, Bakanlıkça yayımlanacak uygulama rehberinde duyurulacak. Başvurular "www.tarimorman.gov.tr" internet adresinden yapılacak. Projelerin incelenmesi ve ilk değerlendirmeleri, belirtilen kriterlere göre il proje değerlendirme komisyonunca gerçekleştirilecek. İl proje değerlendirme komisyonunun oluşturulma ve çalışma şekli, valilik tarafından son başvuru tarihinden önce belirlenecek ve taraflara duyurulacak. Komisyon, son başvuru tarihini takiben yapılacak ilk toplantıda belirlenecek kriterlere göre veri giriş sistemi üzerinden değerlendirme yapacak. Değerlendirmeler, son başvuru tarihini takiben en geç 25 iş günü içerisinde tamamlanacak. Genel değerlendirme raporu, değerlendirme sonuç tablosu ve program teklif listelerinin veri giriş sistemi üzerinden alınan çıktısı, merkez proje değerlendirme komisyonunca imzalanarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü onayına sunulacak. Kesinleşen değerlendirme sonuçları, Genel Müdürlükçe il müdürlüklerine veri giriş sistemi üzerinden veya yazılı bildirilecek.

Milas’ta uluslararası tarım ve yatırım zirvesi Haber

Milas’ta uluslararası tarım ve yatırım zirvesi

Tarım ve tarıma dayalı sanayi alanlarında faaliyet gösteren temsilcileri bir araya getirmek amacıyla gerçekleştirilen temaslar, yerel kalkınma için kritik önem taşıyor. Milas Ziraat Odası'nda Başkurdistan Cumhuriyeti ile gerçekleştirilen buluşma; iki ülke arasında ihracat olanaklarının artırılması ve sürdürülebilir ticari ilişkilerin kurulmasını hedefliyor. Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, Başkurdistan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Marat Tansykkuzhin, Başdanışman Kaan Kenan Özyurt, Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, Pobeda Tarım Yönetim Kurulu Başkanı İlgiz Khannanov ve iş dünyasından temsilcilerin katıldığı toplantıda iş birliği olanakları ele alındı. "Milas tarımı uluslararası iş birliklerine hazır" Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Milas'ın güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi: "Milas, sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de önemli bir tarım merkezidir. Zeytinden hayvancılığa kadar geniş bir üretim yelpazemiz var. Bu gücü uluslararası iş birlikleriyle daha ileri taşımak istiyoruz. Başkurdistan ile kurulacak ilişkilerin hem üreticilerimiz hem de bölgemiz açısından yeni fırsatlar oluşturacağına inanıyoruz." "Milas, tarım ve sanayinin birlikte güçlendiği bir merkez" Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer ise Milas'ın çok yönlü ekonomik yapısına vurgu yaparak, "Milas, güçlü tarımsal üretiminin yanı sıra gelişen sanayi altyapısıyla da dikkat çeken bir bölge. Tarım ve sanayinin birlikte geliştiği bu yapı, yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor. Uluslararası iş birlikleriyle bu potansiyelin daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Bugün gerçekleştirilen bu toplantı, Milas'ın üretim gücünü küresel ölçekte daha görünür kılmak adına önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye ile iş birliğimizi sahada güçlendirmek istiyoruz" Başkurdistan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Marat Tansykkuzhin, "Türkiye, Başkurdistan için stratejik öneme sahip bir ticaret ortağıdır. Bu ziyaretin amacı, yalnızca temas kurmak değil, somut iş birliklerinin temelini atmaktır. Tarım ve gıda sektöründe karşılıklı ticaretin artırılması ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi için önemli bir adım attığımıza inanıyoruz" açıklamasında bulunarak iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişim potansiyeline dikkat çekti. "Enerji ve tarım birlikte büyüyebilir" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, şirketin faaliyet alanını yalnızca enerji üretim sahası değil, birlikte değer oluşturulan bir ekosistem olarak gördüklerinin altını çizdi. Işık, "Yeniköy Kemerköy Enerji olarak, attığımız her adımda, bölgemizin ekonomik ve sosyal gelişimine nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi önceliklendiriyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu toplantı da bu yaklaşımımızın somut bir yansıması. Milas Ziraat Odamızın ev sahipliğinde ve Rusya Federasyonu'nun bir parçası olan Başkurdistan'dan gelen değerli heyetin katılımıyla gerçekleşen bu buluşmanın, tarım ve yatırım alanında yeni iş birliklerine kapı aralayacağına inanıyoruz. Bu sürece katkı sunabilmek bizim için ayrıca kıymetli" dedi. İkili görüşmelerle somut adımlar atıldı Toplantı kapsamında gerçekleştirilen karşılıklı görüşmelerle Milas'ta faaliyet gösteren şirket temsilcileri ve Başkurdistan Cumhuriyeti heyeti doğrudan temas kurma imkânı buldu. Görüşmelerde tedarik süreçleri, ihracat imkanları ve ortak yatırım fırsatları ele alınırken, iki taraf arasında sürdürülebilir ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atıldı.

Gaziantep’te tarım ve hayvancılık fuarı düzenlenecek Haber

Gaziantep’te tarım ve hayvancılık fuarı düzenlenecek

Gaziantep'te düzenlenecek olan "16. Tarım, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Fuarı (GAPTARIM)" 1 Nisan'da ziyaretçilere kapılarını açacak. Gaziantep Sanayi Odası'ndan (GSO) yapılan açıklamaya göre, GSO ve Akort Fuarcılık iş birliğinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Ticaret Borsası, Gaziantep Ziraat Odası, Gaziantep Ziraat Mühendisleri Odası ve Tabit'in desteğiyle düzenlenecek olan fuar, Ortadoğu Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Fuarda, tarım makineleri, ekipmanları ve aksesuarları, traktör ve ekipmanları, biçerdöver, çapa makinesi ve diğer makine üreticileri, iş makineleri, ürün işleme makineleri, ürün ambalajlama, paketleme makineleri, ürün depolama makineleri ve sistemleri, solar enerji ve yazılım ürün grupları yer alacak. Yaklaşık 250 firma ve 500 markanın temsil edileceği fuarda, farklı illerinden gelen firmaların ürünleri sergilenecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, fuarın tarım ve sanayi entegrasyonunun güzel örneklerinden olduğunu belirterek üreticilerin rekabet gücünü artıracak teknolojilerin tanıtılmasına imkan sağladıklarını ifade etti. Akort Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Akkaya da GAPTARIM Fuarı'nın sektörün geleceğini şekillendiren bir platform olarak konumlandırdıklarını belirtti. Fuar, 1-4 Nisan tarihlerinde 10.00 ile 18.00 saatleri arasında düzenlenecek.

Üre gübresinde kriz derinleşti: Ton fiyatı 34 bin TL’ye çıktı Haber

Üre gübresinde kriz derinleşti: Ton fiyatı 34 bin TL’ye çıktı

Ortadoğu’da yayılan savaş dalgası, küresel gübre piyasalarını altüst etti. Katar’ın enerji tesislerine yönelik füze saldırıları ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla tetiklenen kriz, Türkiye’de üre gübresinin maliyetini rekor seviyeye taşıdı. Çiftçiyi zor bir bahar dönemi bekliyor. Katar’da Rafineri Vuruldu, Doğalgaz Fiyatları Patladı 18 Mart gecesi Katar’ın devasa enerji kompleksi Ras Laffan’a düzenlenen füze saldırısı, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yaptı. İran’ın misilleme listesinde yer alan 305 bin varil kapasiteli rafinerinin hasar görmesiyle birlikte, Avrupa’nın en likit doğalgaz merkezi olan Hollanda TTF fiyatları bir gecede %30’dan fazla artarak 72 €/MWh seviyesine fırladı. Bu rakam, Ocak 2023’ten bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Hürmüz Kapandı, Sevkiyat Durdu Dünya LNG üretiminin %25’ini tek başına karşılayan Katar’ın üretim ve sevkiyat kapasitesinin darbe alması, azotlu gübrelerin ana ham maddesi olan doğalgaz arzını kilitledi. ABD/İsrail ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı’nı kapatma noktasına gelmesiyle, birçok küresel üreticiye giden LNG akışı tamamen durdu. Mısır Üre Fiyatlarında "Yüzde 50" Şoku Savaşın başlamasıyla birlikte 480 $/ton FOB seviyelerinde olan Mısır granül Üre fiyatları, arz güvenliğinin ortadan kalkmasıyla 720 $/ton FOB rakamına ulaştı. Sadece 20 gün içerisinde yaşanan %50’lik bu devasa artış, ithalatçı ülkeleri ve son kullanıcı olan çiftçiyi doğrudan vurdu. Türkiye İçin Acı Tablo: Tonu 34.000 TL! Küresel piyasalardaki bu yükseliş, Türkiye iç piyasasına çok daha ağır bir maliyet tablosu olarak yansıdı. Gübre fiyatına eklenen; yüksek navlun giderleri, antrepo ve paketleme maliyetleri, ara nakliye ve işçilik masrafları, GTS barkod ve yasal yükümlülükler, güncel döviz kuruyla birleştiğinde üre gübresinin yurt içi maliyetini 34.000 TL/Ton seviyesine çıkardı. Tarımsal Üretimde "Maliyet Krizi" Kapıda Üre gübresindeki bu kontrolsüz yükseliş, sadece gübre sektörünü değil, ekmekten yağa kadar tüm gıda zincirini tehdit ediyor. Gübre maliyetlerinin bu seviyelerde kalması durumunda, çiftçinin üretim iştahının azalması ve gıda enflasyonunun yeni bir rekor kırması bekleniyor.

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı Haber

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı

Küresel ticaretin büyük bölümü deniz taşımacılığı üzerinden gerçekleşiyor. Hürmüz Boğazı dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Yaşanan sıcak savaş Hürmüz Boğazı’ndan geçişi etkilediği andan itibaren dünyanın gözü petrol başta olmak üzere enerji koridorunun güvenliğine odaklansa da bu boğaz aynı zamanda bir tarım koridoru da. Nitekim Avrupa Birliği ülkeleri de hem tarım hem enerji koridoru olan bu boğazdan geçişleri ana gündemlerine alırken GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun da “Bu bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, gübre üretiminde kullanılan birçok hammaddenin tedarik zincirini de etkileyebiliyor” dedi. Onkun, küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek şirket faaliyetlerinin tüm tesislerde planlanan program doğrultusunda sürdüğünü ifade etti. Onkun, gübre tedariğinin kesintisiz sürdüğünü ve son dönemde yüzde 25’lik bir artışta yaşandığını kaydederek çiftçilerin de gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmesinin piyasa dengesi açısından önem taşıdığına işaret etti. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin 1.598 kooperatif ve 1 milyondan fazla çiftçi ortağı ile Türkiye’nin en yaygın tarımsal organizasyonlarından biri olduğunu hatırlatan Onkun, GÜBRETAŞ’ın bu yapı içinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Genel Müdür Aytaç Onkun, “Son dönemde yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmeler sonucu küresel ticaret hatlarında artan riskler, enerji ve hammadde piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açarken gübre sektörü de bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede artan gerilim ve İran’ın misillemeleri sonrasında küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda riskler artmış durumda. Bölgedeki gelişmeler, gübre üretiminde kullanılan bazı ham maddelerin ve tarım ürünlerinin taşınmasında gecikmelere yol açabilecek potansiyel riskler oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Hürmüz’deki riskler tedarik zincirini etkiliyor “Bazı bölgelerde ortaya çıkan güvenlik sorunları ve jeopolitik gerilimler tedarik zincirlerinde yeni riskler oluşturabiliyor” diyen Onkun, “Bölgemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri ortakları olan çiftçilerimizin üretim için ihtiyaç duyduğu gübre girdisinin güvenilir ve kesintisiz şekilde sağlanması en önemli önceliğimizdir” diye konuştu. Tarım Kredi Kooperatiflerinde uygulanan bazı tedbirlerin satışların durdurulduğu anlamına gelmediğini belirten Onkun, bu uygulamaların stokların etkin yönetilmesi ve kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Alınan tedbirlerin amacı, stokların etkin yönetilmesi ve üreticilerimizin ihtiyaç duydukları dönemde gübreye ulaşabilmelerini sağlamaktır. Çiftçilerimizin gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmeleri piyasa dengesi açısından önem taşıyor.” İlkbahar için tüm planlamaları hazır Yaptığı değerlendirmede de gübre satışlarının kesintisiz sürdüğünü ifade eden Genel Müdür Aytaç Onkun, ilkbahar üretim dönemi için gerekli planlamaların tamamlandığını söyledi. Onkun, “Tarım Kredi ortaklarının ve diğer çiftçilerimizin, üreticilerimizin ihtiyacı olan gübreler için ilkbahar dönemini planladık. Çiftçilerimizden endişeye kapılmamalarını rica ediyorum. Tarım Kredi Kooperatifleri dün olduğu gibi bugün de çiftçilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Gübre satışları durmadı, aksine arttı Son günlerde kamuoyunda gübre satışlarının durdurulduğu yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin ise Onkun, Tarım Kredi Kooperatiflerinde satışların kesintisiz sürdüğünü söyledi. Onkun, yılbaşından bu yana Tarım Kredi gübre satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttığını belirterek şunları söyledi: “Normal şartlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin günlük gübre satışı yaklaşık 10 bin ton civarındaydı. Savaşın başladığı ilk günlerde sektördeki diğer satıcıların satışlarını durdurması veya yavaşlatmasıyla oluşan gübre ihtiyaçlarının karşılanmasını görevini de Tarım Kredi üstlendi. Talep ciddi şekilde arttı ve günlük satışlarımız 20 bin tonun üzerine çıktı. Buna rağmen etkin stok yönetimi sayesinde çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.” Çevreci ve modern tesis yatırımları devam ediyor Şirketin yatırımları hakkında da bilgi veren GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, “Yarımca Limanı’ndaki tesislerimizde yürüttüğümüz yatırım projesi kapsamında depo, idari bina ve operasyon ofislerinin inşasına devam edildiğini belirtmek isterim. Bu yatırımla birlikte tesiste çevre dostu ve modern depolama altyapısını devreye almayı, ara nakliye maliyetlerini azaltmayı ve gübre tedarik zincirinin kritik halkalarından biri olan depolama faaliyetlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca İzmir tesislerimizde yürütülen modernizasyon çalışmalarını tamamladık; sıvı ve toz gübre üretim tesislerimiz artık daha modern ve verimli. GÜBRETAŞ’ın üretim ve Ar-Ge kapasitesi, Tarım Kredi ailesinin geniş saha gücüyle birleştiğinde çiftçimiz için güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Ar-Ge ile 33 yeni ürün geliştirdi Genel Müdür Aytaç Onkun, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte organomineral gübreler, biyostimülantlar ve bitki besleme ürünlerine olan talebin arttığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: “2023’ten bu yana organomineral gübreler, biyostimülantlar, sıvı bitki besleme ürünleri ve özel formülasyonlu verim artırıcı çözümlerden oluşan 33 yeni ürünü çiftçilerimizle buluşturduk. Bu kadar kısa sürede bu ölçekte ürün geliştirmek güçlü bir Ar-Ge kapasitesinin ve ekip çalışmasının sonucudur. Amacımız yalnızca ürün sayısını artırmak değil, teknoloji ve inovasyonla çiftçilerimizin ürünlerinden aldığı verimliliği artıracak çözümler geliştirmektir.” “Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli önlemleri alıyor” Küresel belirsizliklerin yaşandığı bu süreçte devlet kurumlarının da gerekli tedbirleri aldığını belirten GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığının gübre tedariği konusunda süreci yakından takip ettiğini söyledi. Onkun şu bilgiyi verdi: “Tarım ve Orman Bakanlığımız küresel gelişmelerin tarımsal üretimimizi olumsuz etkilememesi için gerekli tedbirleri almaya devam ediyor. Bakanlığımızla koordineli şekilde özellikle yurt dışından ilave gübre tedarikine yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Türkiye güçlü bir tarımsal üretim kapasitesine sahip. Küresel dalgalanmalara rağmen gübre tedariğinin sürdürülebilir şekilde yönetildiğini görüyoruz. GÜBRETAŞ olarak biz de güçlü lojistik altyapımız ve kurumsal yapımızla bu süreci başarıyla yöneten şirketlerden biriyiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.