Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Et Verimi

AGRONEWS - Et Verimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Et Verimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kocaeli’de hayvancılığa damızlık desteği sağlandı Haber

Kocaeli’de hayvancılığa damızlık desteği sağlandı

Alınan bilgiye göre, 2024 yılında başlatılan ve 3 yıldır aralıksız sürdürülen proje kapsamında, kura ile belirlenen hak sahiplerine bugüne kadar toplam 392 damızlık koç dağıtıldı. Son dağıtım töreni, Kullar'daki Distilasyon Merkezi'nde gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Balıkesir Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü'nde yetiştirilen yüksek verimli Karacabey Merinosu ırkı koçlar, kura çekiminin ardından üreticilere teslim edildi. Törende konuşan Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Uğur Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın selamlarını ileterek, "Kırsal kalkınmayı güçlendirmeye, hayvancılık ve tarıma olan desteklerimizi artırmaya devam edeceğiz. Dağıtımını yaptığımız damızlık koçların üreticilerimize bereketli olmasını diliyorum. Her zaman çiftçimizin yanındayız" dedi. Kocaeli Damızlık Koyun Keçi Birliği Başkanı Mustafa Çakır ise damızlık koç temininde yaşanan zorluklara değinerek, "Yetiştiriciler kaliteli damızlık koç bulmak için şehir dışına gitmek zorundaydı. Büyükşehir Belediyesinin bu hizmeti çiftçimize ilaç gibi geldi. Projenin önümüzdeki yıllarda da gelişerek devam etmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı. VERİMLİLİK ARTTI, MALİYETLER DÜŞTÜ Proje kapsamında dağıtılan koçlarla birlikte bugüne kadar yaklaşık 7 milyon 150 bin liralık bütçe kullanıldı. Yapılan teknik takiplerde, projeyle birlikte sürülerdeki ikizleme oranının yüzde 75-80 seviyelerine çıktığı gözlemlendi. Ayrıca yüksek et verimi sayesinde erkek kuzu karkas ağırlıklarının arttığı, beslenme sürelerinin kısaldığı ve üreticilerin yem maliyetlerinin yaklaşık yüzde 25 oranında düştüğü belirtildi. Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki veteriner hekimlerin düzenli sürü takibi ve teknik desteğiyle, bölgedeki hayvancılık işletmelerinin daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.

Bandırma, Etçil Koyunda Irk Tesciline Yaklaştı Haber

Bandırma, Etçil Koyunda Irk Tesciline Yaklaştı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen etçil Bandırma Koyunu'na kısa sürede ırk tescilinin alınması bekleniyor. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Koyunculuk Araştırma Entstitüsünün TAGEM'e bağlı olarak koyunculuk ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, 1935'e dayanan merinos koyunun ıslahının sürdürüldüğünü anlattı. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yeniliklerin ıslah programına dahil edilmesiyle çalışmalarını hassasiyetle yaptıklarını aktaran Kılınç, entsitütün ana konusunun Merinos Koyunu olduğunu kaydetti. Enstitünün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma Koyunu'nu takip ettiğini dile getiren Kılınç, "Ayrıca kıvırcık, Gökçeada ve sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamında hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. Bu yıl ikizlik oranı yüksek olacak Kılınç, Merinos Koyunu'nun Balıkesir ve Marmara bölgesinde en fazla üretimi yapılan, ülkenin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli ırklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Meronis Koyunu ıslah anlamında en köklü, bilinirliği en fazla olan küçükbaş ırkımız. Enstitüde 7 gün 24 saat hayvanlarımızı, doğumlarını takip ediyor, sürünün bir sonraki yıla en sağlıklı şekilde aktarılması için yoğun çaba harcıyoruz" diye konuştu. Bandırma Koyunculuk Enstitüsünde 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirten Kılınç, her zaman hedeflerinin bilimsel veriler ışığında 1,56-1,57 ikizlik oranını yaklamak olduğunu söyledi. Kılınç, bu yıl ikizlik oranının biraz yüksek olmasını beklediklerini ifade etti. Alman siyah baş ile yerli kıvırcıktan melezlendi Uzun süredir üzerinde titizlikle çalışılan Bandıma Koyunu'nun da bölgede görünürlüğü ve bilinirliğinin artmaya başladığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Yıllar öncesinde kurumumuzda başlayan yeni etçil ırk ıslah modelimiz Bandırma Koyunu, entsitümüz tarafından geliştirildi. Alman siyah baş ile bizim yerli kıvırcık ırk koyunlarımız melezlendi ve Bandırma koyunu geliştirildi. Irk tescilinde son aşama geldik. Yakın zamanda tescilimizi gerçekleştireceğiz. Irk tescili için uzun yıllar gerekiyor, hassas çalışmalar gerekiyor. Bunların hepsini her türlü bilimsel çalışmalarla, titizlikle gerçekleştirdik." 3-4 ay gibi kesime geliyor ve et verimi yüksek Enstitü Müdürü Kılınç, et verimi yönünden geliştirilmiş iyi bir ırktan söz ettiklerini vurgulayarak, "Canlı hayvan ağırlık artışı çok önemli etçil ırklarda. Özellikle Balıkesir kuzusu ön planda bu bölgede. İstanbul'un kuzu etini bu bölge karşılıyor. Bandırma Koyunu, randımanı yüksek kuzu olmakla birlikte 21-22 kilogram karkas kesimi hedefleniyor. Hızlı şekide 3-4 ay gibi sürede kesime gelmesi hedeflerimiz arasında" dedi. Bandırma Koyunu'nun mera şartlarının sağlandığı her bölgede yetiştirilebileceğine dikkati çeken Kılınç, "Bu alamda Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Marmara ve Ege bölgeleri ön plana çıkıyor. Ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında, küçükbaş hayvancılıkta önemli bir ırk olacak Bandırma Koyunu. Bu yıl tescil ile sadece Türkiye değil dünya Bandırma Koyunu'nu tanıyacak" diye konuştu.

Şap, et ve süt verimliliğinde büyük düşüşe sebep oldu Haber

Şap, et ve süt verimliliğinde büyük düşüşe sebep oldu

Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, şap hastalığının et verimliliğinde yüzde 40 kayba sebep olduğunu söyleyerek, "Süt verimi yüzde 70 oranında düştü" dedi. Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras şap hastalığı nedeniyle üreticinin kademeli olarak kayba uğradığını dile getirdi. Ercan Aras, "Biliyorsunuz ki şap hastalığı mayıs ayında ülkemize ilk giriş yaptı. Burada karantina önlemleri alınmasına rağmen, maalesef önce doğu illerimize, daha sonra kademeli olarak İç Anadolu, Marmara Bölgesi'ne ve aslında Türkiye'nin bütün bölgelerine şap hastalığı yayıldı. Bu hastalık gerçekten biz şimdiye kadar karşılaşmadığımız, daha doğrusu bizim yaşımızda olan insanların ve üreticilerin karşılaşmadığı çok büyük bir hastalık olarak karşımıza çıktı. Bakanlığımız aşılamayı hızlandırdı. 4 milyon doz civarında aşı üretti ve Türkiye'nin her tarafında aşılama başladı. Aşılama başladı ama maalesef, aşı olmadan önce üreticilerimiz çok mağdur oldular. Bu hastalıkta çok kayıp yaşandı. Yüzde 70 civarında süt verimi düştü, etçil ırklarda yaklaşık olarak ölüm oranları çoğaldı, yüzde 10-15 civarında et üretiminde bir düşüş oldu. Yüzde 40 oranında hayvanda verim kaybı oldu. Yani üreticimiz kademe kademe çok büyük zararlara uğradı. Ülke genelinde üreticimiz yaklaşık olarak 4 milyar dolar civarında bir zarara uğradı. Şu anda kademeli olarak Türkiye'nin bölgelerinde yüzde 80-85 civarında aşı oranına ulaşmış olan vilayetlerde hayvan hareketliliği kısıtlaması kaldırılmaktadır. Bu önlem için hayvan kısıtlaması başlamıştı. Kısıtlama kademe kademe kaldırılmaktadır ve Türkiye'de hayvan hareketliliği yavaş yavaş başlayacaktır" dedi. Aras, şap hastalığının doğal afet olarak ilan edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Hastalık bitmedi, halen devam ediyor. Ölüm oranları çok yüksek dozda devam etmektedir. Aşılama olan yerlerde belli bir nebze durduysa da diğer bölgelerde devam etmektedir. Yoğun bir şekilde aşılama yapılmaktadır. Aşı olan hayvanlarımızda da maalesef 2. sefer tekrar eden bir hastalıkla karşılaşıyoruz. Ya mutasyona uğruyor ya da hastalık kendini değiştiriyor ve başka bir şekil alıyor. Çünkü çoğu üreticilerimizden biz duyuyoruz ki; ‘Ben bir, iki sefer aşı yaptım, hastalık tekrar geldi.' Tabii bu hastalık çok ağır gelmiyor, biraz daha yoğunluğunu ve şiddetini azaltmış şekilde geliyor ama şu anda gündemimizde hastalık devam ediyor. Çok aşırı şekilde kayıplar var. Az önce de belirttiğim gibi süt verimi yüzde 70 düşmüş, et verimsizliği hayvanlarda yüzde 40 civarında düşerken, 4 milyar dolar civarında bir kaybı var üreticimizin. Bizce şunun yapılması lazım; 2-3 aydır bankalarımız üreticilerimize kredi vermiyor, hayvan hareketliliğinin olmadığından dolayı. Üreticilerimiz çok sıkıntılı durumda. Bankalarımızın artık kredilerini vermesi lazım. Devletimizin acil olarak bir afet gibi yayınlama yapması lazım, bir önlem alması lazım. Nasıl ki orman yangınları olduysa ve afet bölgesi ilan edildiyse, bizim üreticimizin üzerinde de çok büyük bir afet oldu, çok büyük zarara uğratıldı" ifadelerini kullandı. Hastalığın ilerleyen süreçte et tedariğine sıkıntılara sebep olabileceğini söyleyen Aras, "Ölüm oranı yüksek olan üreticilerimizin tespit edilip, bunlara acil olarak destek verilmesi lazım. Üreticilerimizi ayakta tutmamız lazım. 60-70 tane hayvanı olup, 20-30 tanesini telef veren üreticilerimizi tanıyoruz. Bu üreticilerimize destek verilmesi lazım, korunması lazım ve üreticilerimizi ayakta tutmamız lazım. Yaklaşık Türkiye genelinde yüzde 10-15 civarında üreticimiz bu hastalıktan dolayı üretimden çekildi. Şu anda da üreticilerimizin çiftliklerinin yüzde 60-70'i boş durumda. Hem hastalıktan korktuklarından dolayı hayvanı alıp besiye çekmiyorlar, bir de hayvan hareketliliğinin olmadığından dolayı besi için kendi çiftliklerini doldurmuyorlar. Bu durum tabii 2-3 ay sonra, bize göre, et tedariğinde çok büyük sıkıntılar olacağını düşündürüyor. Et fiyatlarının yükseleceğini düşünüyoruz. Bu durumun tedbiri için üreticimizin desteklenmesi lazım. Üreticilerimizin zararının karşılanması lazım. Gerçek ve doğru bir analiz yapılması lazım. Üreticilerimizin zarar ve giderlerinin, verim kaybının hesaplanması; üretici bazında değerlendirilmesi lazım" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.