Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman

AGRONEWS - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çiftçilere 1 trilyon liralık finansman desteği Haber

Çiftçilere 1 trilyon liralık finansman desteği

Dünya Çiftçiler Günü kapsamında bankadan yapılan açıklamada, tarımın yalnızca kredi verilen bir alan olarak değil; ekonomik bağımsızlığın, arz güvenliğinin ve kırsal kalkınmanın teminatı olarak görüldüğü ifade edildi. Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, yaptığı değerlendirmede bankanın tarım finansmanındaki öncü rolüne dikkat çekti. Çakar, şöyle konuştu: “Toprağa emek veren çiftçilerimiz; üretimin, istihdamın ve ekonomik bağımsızlığımızın temel gücüdür. Ziraat Bankası olarak kuruluş misyonumuzdan aldığımız sorumlulukla çiftçimizin yanında olmaya, üretimi desteklemeye ve tarımın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz.” 2025 yılı boyunca 684 binden fazla üreticiye tarım kredisi kullandırıldığını belirten Çakar, yıl sonu itibarıyla tarım kredileri bakiyesinin 831 milyar TL’ye ulaştığını ifade etti. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise 363 binden fazla üreticiye finansman sağlandığını kaydeden Çakar, toplam tarım kredisi bakiyesinin 1 trilyon TL’ye yaklaştığını söyledi. Çakar, Ziraat Bankası’nın yüzde 70 seviyesine ulaşan pazar payıyla tarım kredilerinde sektör liderliğini sürdürdüğünü belirterek, “Tarım sektöründe kullandırılan her 10 liralık kredinin yaklaşık 7 lirası bankamız tarafından sağlanıyor. Bu güçlü tablo, Ziraat Bankası’nın üreticimizin en büyük destekçisi ve en güçlü yol arkadaşı olduğunu açıkça ortaya koymakta” dedi. GENÇ VE KADINLARA 226 MİLYAR TL DESTEK Tarım sektöründe genç nüfusun üretimde daha fazla yer almasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Çakar, kadın üreticilerin tarımsal kalkınmadaki rolünün de giderek güçlendiğini ifade etti. Üretimin sürdürülebilirliği için gençlerin ve kadınların tarım ekosisteminde daha güçlü yer almasını desteklediklerini belirten Çakar, yalnızca 2025 yılında 149 bini aşkın genç çiftçiye 172 milyar TL, 68 bini aşkın kadın çiftçiye ise 54 milyar TL finansman desteği sağlandığını söyledi. ‘ÇİFTÇİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ’ Açıklamada bankanın tarım sektöründeki paydaşlarla geliştirdiği projeler aracılığıyla da üretime katkı sunmayı sürdürdüğü de belirtildi. ‘Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var’, ‘Kırsalda Bereket-Hayvancılığa Destek Projesi’ ve KGF destekli tarım kredileri gibi projelerle üreticilerin finansmana erişimi kolaylaştırılırken, kırsalda üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Açıklamasında üreticilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü de kutlayan Alpaslan Çakar, “Ülkemizin bereketini büyüten, toprağı emekle işleyen, üretimiyle geleceğimizi şekillendiren tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Ziraat Bankası olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da ‘İşimiz Ziraat, Gücümüz Ziraat’ anlayışıyla çiftçimizin yanında olmaya, üretime güç katmaya ve ülke tarımının sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

700 milyonluk tarım hamlesi 157 yerleşimi kapsayacak Haber

700 milyonluk tarım hamlesi 157 yerleşimi kapsayacak

Kütahya'da tarımsal üretimi güçlendirmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kırsal Dezavantajlı Alanların Kalkındırılması Projesi (KDAKP) çerçevesinde Pazarlar ilçesinde geniş katılımlı bir program düzenlendi. Projenin ekonomik büyüklüğüne dikkat çeken yetkililer, kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda toplam 34 milyon Avro tutarında bir finansman ayrıldığını belirtti. Üreticilerin katkı payları ile birlikte Kütahya genelinde yaklaşık 700 milyon Türk Lirası tutarındaki yatırımın, belirlenen 7 ilçede ve 157 yerleşim yerinde hayata geçeceği ifade edildi. Programda konuşan Kütahya Milletvekili Adil Biçer, projenin sadece bir destek programı olmadığını vurgulayarak, "Bu yatırım, üreten köylünün yanında duran, yerel potansiyeli ekonomiye kazandıran ve en önemlisi gençlerimizi kırsalda tutan güçlü bir kalkınma hamlesidir. Üretimden pazarlamaya kadar her aşamada katma değeri artırmayı hedefliyoruz. İnanıyoruz ki toprağına sahip çıkan millet, geleceğine de sahip çıkar" dedi. KDAKP kapsamında yapılacak yatırımlarla, kırsal alanlarda yaşam standartlarının yükseltilmesi ve tarımsal altyapının modernize edilmesi planlanıyor. 7 ilçeyi kapsayan bu dev bütçeli proje ile Kütahyalı üreticilerin pazar imkanlarının genişletilmesi ve bölge ekonomisine ciddi bir canlılık getirilmesi bekleniyor. Pazarlar Belediye Başkanı Bilal Demirci ve İl Tarım Müdürü Ertan Keleş de projenin bölge tarımına bereket getirmesi temennisinde bulunarak, her zaman üreten ve alın teri döken hemşehrilerinin yanında olduklarını ifade ettiler. Pazarlar ilçesindeki programa; Kütahya Milletvekili Adil Biçer, Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz, Şaphane Kaymakamı Davut Boztaş, Hisarcık Kaymakamı Erkan Atam, Pazarlar Belediye Başkanı Bilal Demirci, İl Tarım ve Orman Müdürü Ertan Keleş, Ak Parti Pazarlar İlçe Başkanı Mehmet Ali Özdemir, protokol üyeleri ve çok sayıda üretici katıldı.

Kuveyt Türk, tarım için 100 milyar liralık finansman hedefliyor Haber

Kuveyt Türk, tarım için 100 milyar liralık finansman hedefliyor

Kuveyt Türk'ün tarım sektörüne özel çözüm ve hizmetleriyle ekosisteme katkı sağlamaya devam ettiği bildirildi. Bu kapsamda banka, 2026'da çiftçilere yönelik ürün ve hizmetleriyle tarım sektörüne 100 milyar lira finansman sağlamayı hedefliyor. Kuveyt Türk KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Delipoyraz, tarımı yalnızca üretimin değil, Türkiye'nin gıda güvenliğinin, kaynak verimliliğinin ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmasının stratejik alanlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Delipoyraz, çiftçilerin sezonluk nakit akışına uygun finansman çözümleriyle dijitalleşme ve sahada erişim kolaylığı sağlayan modelleri önceliklendirdiklerini vurgulayarak, "2025'te tarıma sağladığımız finansmanı yüzde 100 oranında artırdık. 2024'te 25 milyar lira olan fon büyüklüğümüzü 50 milyar liraya çıkardık. 2026'da ise fon büyüklüğümüzü 100 milyar liraya çıkararak güçlü büyümemizi ve tarım sektörüne desteğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Bu yıl itibarıyla 61 bin çiftçi müşterileri bulunduğuna dikkati çeken Delipoyraz, Uzaktan Müşteri Edinimi ve dijital yenilikleri yardımıyla 100 bin çiftçi müşterilerine hizmet sunmayı hedeflediklerini aktardı. Bu kapsamda daha fazla çiftçiye ulaşmak için Konya Tarım Fuarı'nın kendileri için özel bir buluşma olduğuna işaret eden Delipoyraz, şunları kaydetti: "Fuar süresince çiftçilerimize sunduğumuz özel avantajlarla Kuveyt Türk ürünleriyle buluşmalarını sağladık. Bu kapsamda Geleceğin Süper Bankacıları (GSB) ekiplerimiz, yerinde kimlik doğrulama desteğiyle müşterilerimize hızlı ve güvenli hesap açılışı gerçekleştirdi. Bunun yanı sıra avantajlı kar payı oranları, indirimler, kampanyalar ve Self Nokta çözümümüzle müşterilerimizin ürün ve hizmetlerimizi deneyimlemelerini sağladık. Önümüzdeki dönemde de bu ürünlerimizle daha fazla çiftçimize ulaşacağız."

Tarım ve gıda için 'kriz masası' kurulsun önerisi Haber

Tarım ve gıda için 'kriz masası' kurulsun önerisi

Başta tarım olmak üzere bir çok disiplinde araştırmalar yapan bilim insanlarının bir araya geldiği Tarımsal Bilgi Platformu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla bozulan küresel dengelerin Türkiye’ye tarım ve gıda güvencesi alanında etkisinin azaltılması amacıyla 11 maddeden oluşan bir önlemler dizisi hazırladı. Kısa ve orta vadede(3 ay/9 ay) alınabilecek önlemlerin toplumsal kaygının azaltılması ve çiftçinin karar verme süreçlerinin rahatlatılması açısından önemine değinilen raporda, Türkiye’nin öncelikli olarak bir kriz masası oluşturması gerektiği belirtildi. Raporda öne çıkan bir başka önemli husus ise Rusya Ukrayna savaşındaki Tahıl Koridoruna benzer, Enerji Gıda Tarım Koridoru oluşturması gerektiği vurgulandı. Tarımsal Bilgi Platformu tarafından, karar alma mekanizmasına yol gösterici nitelikle hazırlanan 11 maddelik öneriyi içeren rapor şöyle: 1. “Enerji, Gıda ve Tarım Kriz Masası” kurulsun Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman, Enerji, Ticaret, Ulaştırma Bakanlıkları, BOTAŞ, TMO, EPDK TC Merkez Bankası, TC Ziraat Bankası ve TZOB günlük verilerle ve yüksek reflekslerle aynı masa etrafında toplanmalı-çalışmalı; mazot, gübre, yem, elektrik, sulama, navlun-lojistik ve temel gıda fiyatları için erken uyarı sistemi kurulmalıdır. Avrupa Birliği savaş kaynaklı enerji ve gıda fiyatları oynaklığı karşısında dağınık kurum tepkisi yerine merkezî koordinasyon oluşumu ile süreci izliyor. 2. “Kaygı Yönetim Birimi” oluşturulsun Üretici, tüketici, tarım-gıda sektör bileşenleri, lojistik tedarikçileri, vd. savaşın yarattığı fiyatlar, darboğazlar karşısında büyük kaygı içindedirler. Geleceğin belirsizliği bu kaygıyı daha da artırıyor. Toplumu rahatlatacak, sektöre güven verecek, kaygıları azaltacak bir birimin oluşturulması, sürekli kamuoyu bilgilendirmesi üretimin devamlılığı ve sektörel dinamizm asından gereklilik gösteriyor. 3. Çiftçiye “Üretim Hedefli Destek Paketleri” verilsin Savaş süreci ve devamındaki 2-3 yılda bitkisel üretimde bulunan, hayvancılık faaliyeti içinde yer alan çiftçilere sulama, enerji-elektrik, akaryakıt, gübre, pazara erişim desteklerinde bulunulması ve gıda fiyatlarını dizginleyici bir planlama yapılması hedeflenmelidir. Ayrıca, geniş tabanlı vergi indirimi ve çiftçi borçlarını erteleme-faizlerinden vazgeçme gibi sürükleyici desteklerle de bunlar güçlendirilebilir. ÇKS’ye ve/veya üretici örgütlerine kayıtlı üreticilere ekili alan, ürün deseni ve sulama yoğunluğuna göre dijital mazot iadesi yapılabilir ve desteklerin doğrudan üretime yansıması sağlanabilir. Gübre ve mazot fiyatlarındaki aşırı artışın etkisini hafifletmek için tarımsal destek bütçesi ivedi olarak yükseltilmeli, İlkbahar-Yaz dönemi ekimlerde gübre ihtiyacı düşük olan baklagiller, yem bitkileri gibi ürünlerin üretimini teşvik için destekler artırılmalıdır. Tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi üretim motivasyonunu koruyacaktır. Stratejik ürünlerde ihracatın sınırlandırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı ithalat yapılması arz dengesini destekleyecek ve fiyat şoklarına dirençliliği artıracaktır. 4. “Gübre İçin Tedarik Çeşitlendirmesine” gidilmelidir FAO’ya göre savaş gübre ve enerji tedarik sistemlerini bozmuştur. Üre fiyatları hızla yükseliyor. Türkiye’de Hindistan, Rusya, Belarus, Fas ve Endonezya gibi alternatif kaynaklara yöneldiğini aktarıyor. Türkiye’de de özellikle üre ve DAP’ta kaynak tedarik kanallarının çeşitlendirmesine gitmelidir. Burada liman önceliği, geçici gümrük/vergisel esneklik ve kamu koordinasyonunda toplu alım mekanizması kurulmalı ve spekülatif kazançlar denetlenmelidir. Ayrıca geleceğin belirsizliği ve fiyat hareketliliği karşısında kritik yazlık ekim ve bakım dönemi için mevsimlik üre, DAP ve yem hammaddesi stokunu hedeflemeli ve oluşturmalıdır. Yerli gübre üretiminin artırılması, alternatif gübre uygulamalarının yaygınlaştırılması ve hayvansal atıkların değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Ürün deseni daha az girdi gerektiren yapıya dönüştürülmelidir. 5. “Yem ve Hayvancılık Kırmızı Hat” desteği oluşturulmalıdır Enerji ve gübre şoku, yem ve nakliye maliyetleri hayvancılığı derinden etkiliyor. Bu nedenle hayvancılıktaki kırılganlığın önüne geçmek için özellikle gıda güvencesini önceleyen süt ve besi hayvancılığına yönelik yem kredisi, yem hammaddesi ithalatında hızlandırılmış gümrük, faiz sübvansiyonu ve soğuk zincir elektrik ve akaryakıt desteği sağlanmalıdır. 6. “Buğday, Arpa, Mısır ve Bakliyatta İç Stok” oluşturulmalıdır Bu, TMO üzerinden güven verici iç stoklama politikası ile uygulamaya koyulmalıdır. Panik alımları ve stokçuluk piyasada fiyatları bozar, yükseltir. Türkiye’de temel gıdalarda düzenli iç stok oluşturulmalı ve stok bilgisi de paylaşılmalıdır. TMO satış takvimini önden ilan etmeli ve gerekirse belirli ürünlerde piyasaya kontrollü ürün vererek beklenti enflasyonunun belini kırmalıdır. 7. “Enerji ve Gıda-Tarım Ticaret Koridoru” oluşturmalıdır Bu her şeyden önce lojistik ve sigorta maliyetlerine karşı bir önlemdir. Savaş riski ve nakliye sigortası ve Hürmüz Boğazı geçiş maliyetleri büyük sorun haline gelmiştir. Türkiye gübre, yem hammaddesi, akaryakıt ve tahıl için öncelikli navlun-finansman-depolama-sigorta destekli bir “enerji ve gıda-tarım ticaret koridoru” oluşturmalıdır. Bunun için gerekiyorsa da kamu bankaları üzerinden kısa ve orta vadeli ticaret finansmanı sağlanmalıdır. 8. “Dar Gelirliler İçin Gıda Sepeti Destek Paketi” oluşturulmalıdır Dar gelirli tüketici için temel gıda sepetinde hedefli destek, okul beslenmesi, belediye tedarik ağları ve kooperatif satış kanalları genişletilmelidir. Çünkü enerji ve girdi şoku yalnızca çiftçiyi değil, tüketiciyi de vuruyor ve bundan dolayı iki tarafı aynı anda koruyan paketler devreye konulmalıdır. Bu aynı zamanda gıda enflasyonuna karşı sosyal politikanın bir gereğidir. 9. “Belediyelerde Acil Destek Karşılama Merkezleri” oluşturulmalıdır Savaş koşullarının getirdiği üretim ve tüketim koşullarının zorlaşması ve belirsizleşmesi nedeniyle belediyelere daha fazla sorumluluk düşmektedir. Özellikle gıda tedarikinde, su temininde, ulaşım koşulların sürekliliğinde, yaşlılara bakımda, tarımsal girdi sağlanmasında belediyelerin sadece kendi bütçeleri ile değil merkezi hükümetin kaynak aktarımı yoluyla hizmetlerini artırması ve çeşitlendirmesi sağlanmalıdır. Artan akaryakıt zamları ve fiyatları karşısında toplu ulaşımda çok daha fazla devreye girmeli ve vatandaşı yönlendirici rol oynamalıdır. 10. “Tarımsal Üretim ve Ürünler Güvence” altına alınmalıdır Türkiye son yıllarda iklim değişikliğinden kaynaklı üretim şokları yaşamaktadır. Çiftçinin kayıpları artmaktadır, tüketici daha yüksek fiyatlarla tarımsal ürünlere erişim sağlayabilmektedir. Savaş ortamında çiftçinin kendisini ve ürünlerini güvende hissedebilmesi için önümüzdeki 2-3 yıl sürecince bitkisel üretim ve hayvancılığa yönelik TARSİM uygulamaları yayınlaştırılmalıdır. TARSİM, içinden geçtiğimiz bu zor süreçte sadece ÇKS’ye kayıtlılık temelinde tüm üretim alanları için sigorta uygulamalarına gitmeli ve devlet eliyle prim desteğinde bulunulmalıdır. 11. “Kısa-Orta-Uzun Vadeli Şoklara Dirençli Stratejiler” geliştirilmelidir Şimdiye kadar ortaya konulan acil önlem paketlerine dayanarak ortaya konulan kısa-orta-uzun vadeli politikalarda şunlar ön plan çıkmaktadır; Kısa vadede temel öncelik üretimin devamlılığı ve çiftçinin gelir güvencesidir. Savaşın etkisiyle artan enerji fiyatları gübre ve mazot maliyetlerini yükseltmiş, çiftçinin kararlarını doğrudan etkilemiştir. Bu nedenle girdi desteklerinin artırılması, çiftçi borçlarının ertelenmesi ve uygun finansman mekanizmalarının devreye alınması kritik önemdedir. Desteklerin zamanında ödenmesi üretim güvencesi için önemlidir. Temel stratejik ürünlerde ihracatın sınırlandırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı ithalat yapılması arz dengesini destekleyecektir. Ulusal stok yönetiminin güçlendirilmesi de fiyat dalgalanmalarını sınırlamak açısından gereklidir.

Muğla, Kasım’da Ege’nin İhracat Şampiyonu Oldu Haber

Muğla, Kasım’da Ege’nin İhracat Şampiyonu Oldu

MUĞLA (İHA) - Ege İhracatçı Birlikleri, Kasım ayında ihracatını yüzde 9'luk artışla 1 milyar 528 milyon dolardan 1 milyar 664 milyon dolara yükseltirken, Muğla, Ege illeri arasında yüzde 40 artışla önemli bir başarıya imza attı. Muğla, Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında sadece Ege'nin değil, Türkiye'nin de şampiyonu oldu. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2024 yılının 11 ayında ihracatını yüzde 1,3 artışla 16 milyar 888 milyon dolara çıkarttı. Kasım ayında sanayi sektörleri yüzde 9 artışla 844 milyon dolarlık katkı sağlarken, tarım sektörleri yüzde 6 artışla 712 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektöründe ise büyük bir artış yaşanarak yüzde 31’lik bir artışla 107 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. SANAYİ, TARIM VE MADENCİLİK SEKTÖRLERİNDE BAŞARI Muğla, zeytin ve zeytinyağı ihracatında da dikkat çekici bir performans sergileyerek Kasım ayında yüzde 92'lik bir artışla 59,7 milyon dolara yükseldi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği de yüzde 28 artışla 172 milyon dolar ihracat yaparak sektördeki liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi, 2023 yılı Kasım ayında 2 milyar 669 milyon dolar olan ihracatını yüzde 1 oranında artırarak 2 milyar 695 milyon dolara çıkarttı. Muğla ise 82,5 milyon dolardan 115 milyon dolara çıkarak ihracat artış rekortmeni oldu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, tarım, sanayi ve madencilik sektörlerindeki artışların sevindirici olduğunu belirterek, ihracatın Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğini vurguladı. Eskinazi, "11 aylık performansımızla mevcudu koruduğumuz gibi, yüzde 1,3’lük ihracat artış hızı yakaladık. Döviz kurundaki artış enflasyonla uyumlu olsaydı ihracatımız yüzde 10 artış hızını yakalayabilirdi. Bu da yaklaşık 1,5 milyar dolar daha fazla ihracat yapmamıza imkan verirdi. Türkiye’nin büyümesinin itici gücünün ihracat olduğu son açıklanan verilerle ortaya çıktı. Türkiye'nin 3,5’e aşağı yönlü revize ettiği büyüme hedefini tutturabilmek için ihracatçısına uygun faiz oranlı finansmanı temin etmesi gerekir. Enflasyonla mücadele kapsamında ekonomide iç piyasa 2025 yılında da soğutulmaya devam edecek. Çıkış yolumuz ihracat" yorumunda bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.