Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fındık

AGRONEWS - Fındık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fındık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakanlıkta yeni hasat sezonu değerlendirildi Haber

Bakanlıkta yeni hasat sezonu değerlendirildi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hububat, bakliyat, turunçgil, pamuk, fındık, çay, zeytin, kırmızı et ve süt konseylerinin başkanlarını Bakanlık binasında ağırlayarak kapsamlı bir sektörel değerlendirme gerçekleştirdi. Yeni hasat sezonu öncesi üretim değerlendirmesi Yeni hasat sezonu öncesinde tarımsal üretimdeki mevcut durumun analiz edildiği toplantıda, sektör paydaşlarının beklentileri, gelecek projeksiyonları ile küresel iklim ve ekonomik değişimlerin getirdiği "Yeni Normal" sürecindeki risk ve fırsatlar ele alındı. Ulusal ürün konseylerinin katkısı vurgulandı Toplantıda, Bakanlık tarafından hayata geçirilen ve tarım sektöründe devrim niteliğinde düzenlemeler olarak nitelendirilen projelerde Ulusal Ürün Konseyleri'nin sağladığı katkıların önemi vurgulandı. Bakan Yumaklı, başta üretim planlaması olmak üzere stratejik öneme sahip tüm yasal düzenlemelerde sektör temsilcilerinin görüşlerinin belirleyici olduğunu ifade etti. Bakanlık bünyesinde gerçekleştirilen bu zirvede, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına tüm paydaşların sürece aktif katılım göstermesi kararlaştırıldı. Gıda arz güvenliği vurgusu Bakanlıktan yapılan açıklamada, gıda arz güvenliğinin sağlanması için ortak akılla hareket etme prensibinin altı çizildi. Bakan Yumaklı, yapılan çalışmaların ana hedefinin hem üreticinin emeğini korumak hem de vatandaşların uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya ulaşmasını temin etmek olduğunu belirtti. Toplantıda, "Yeni Normal" olarak adlandırılan küresel süreçte Türkiye’nin tarımsal gücünü artıracak, üreticimizi koruyan ve tüketicimizin güvenilir gıdaya erişimini kolaylaştıran yapısal reformların inşasına kararlılıkla devam edileceği mesajı verildi. Tarımsal dönüşüm mesajı Görüşmenin sonunda, tarımsal dönüşüm sürecine destek veren tüm konsey başkanlarına ve sektör temsilcilerine teşekkürlerini ileten Bakan Yumaklı, yerli üretimin artırılması için teşvik ve destek mekanizmalarının güncellenmeye devam edeceğini kaydetti. Bakan Yumaklı, gelecek perspektifi doğrultusunda inşa edilen güçlü tarım sisteminin, Türkiye’nin bölgesel ve küresel gıda krizlerine karşı direncini artıracağını savunarak, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi. ???? Hububat, bakliyat, turunçgil, pamuk, fındık, çay, zeytin, kırmızı et ve süt konseylerimizin değerli başkanlarını Bakanlığımızda misafir ettik. Yeni hasat sezonuna girerken, mevcut durumu, sektörlerin beklentilerini, gelecek perspektifini, “Yeni Normal”in getirdiği riskleri ve… pic.twitter.com/CtkbgFju8V — İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) April 29, 2026

Türkiye, 3 ürünle dünya şampiyonu: En kaliteli tarım lezzetleri Haber

Türkiye, 3 ürünle dünya şampiyonu: En kaliteli tarım lezzetleri

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2025 verilerine göre; Türkiye, tam 7 stratejik üründe dünya üretiminin zirvesine yerleşerek rakipsizliğini ilan etti. Listenin başında, yabancıların tadına hayran kaldığı ve sofralarından eksik etmediği şu "şampiyon" ürünler yer alıyor: Fındık: Dünya üretiminin yarısından fazlası tek başına Türkiye tarafından karşılanıyor. Yıllık 650 bin tonluk üretimle en yakın rakibi İtalya'ya devasa bir fark atan Türkiye, küresel fındık pazarının hakimi konumunda. Kiraz: Dünyadaki her dört kirazdan biri Türkiye'de yetişiyor. 736 bin tonu aşan üretimiyle Türkiye, Şili ve ABD gibi ülkeleri geride bırakarak liderlik koltuğuna oturdu. İncir: Yıllık 356 bin tonluk üretimle "cennet meyvesi" olarak bilinen incirde Türkiye, dünya birinciliğini kimseye kaptırmadı. Listede Başka Hangi Gurur Tabloları Var? Şampiyonluk sadece bu üç ürünle sınırlı değil. Türkiye; kayısı (750 bin ton), ayva, haşhaş tohumu ve keçiboynuzu üretiminde de dünya genelinde birinci sırada yer alıyor. 22 Ürünle İlk Üçteyiz Türkiye'nin tarımdaki başarısı sadece birinciliklerle sınırlı kalmıyor; toplamda 22 farklı ürünle dünyada ilk üç sırada yer alarak küresel gıda arz güvenliğinin anahtarı haline geldi. İkincilikler: Salatalık ve vişne üretiminde dünya ikincisiyiz. Üçüncülükler: Antep fıstığı, mandalina, şeftali, ıspanak, nohut, elma, karpuz, kavun, zeytin ve domates gibi sofraların vazgeçilmezlerinde dünya üçüncüsü olarak dev pazarlara yön veriyoruz. 38,5 milyon hektarlık tarım alanı ve modern üretim teknikleriyle Türkiye, 2026 yılında da dünyanın "tarım ambarı" olma unvanını başarıyla taşıyor. Yabancı yatırımcıların ve tüketicilerin gözdesi olan bu lezzetler, Türkiye'nin ihracat gücünün en büyük motoru olmaya devam edecek. PEKİ DÜNYANIN EN İYİ BİBERLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? TÜRKİYE'NİN O BİBERİ LİSTEYE DAMGA VURDU! İşte gastronomi dünyasında taşları yerinden oynatan ve sofralarımızın baş tacı olan o listenin detayları... 20- Shishito / Japonya 3.8 puan 19- Cayenne / Fransa 3.8 puan 18- Jalapeños / Meksika 3.9 puan 17- Scotch Bonnet /Jamaika 3.9 puan 16- Prik kee noo / Tayland 3.9 puan 15- Poblano / Meksika 3.9 puan 14 - Piment d'Espelette / Fransa 4 puan 13- Malagueta / Brezilya 4 puan 12- Kashmiri mirch / Hindistan 4 puan 11- Ancho chile / Meksika 4 puan 10- Chile de arbol / Meksika 4 puan 9- Urfa biberi / Türkiye 4.1 puan 8- Guajillo chile / Meksika 4.1 puan 7- Chipotle / Meksika 4.1 puan 6- Pementos de Padrón / İspanya 4.2 puan 5- Piperiá Florínis / Yunanistan 4.3 puan 4 - Ají panca / Peru 4,3 puan 3- Ají limuzin / Peru 4.3 puan 2- Rocoto biberi / Peru 4.4 puan 1- Aji amarillo / Peru 4.6 puan

Fındık üretiminde iki kritik tehlike: Uzmanlar uyardı Haber

Fındık üretiminde iki kritik tehlike: Uzmanlar uyardı

Düzce’de fındık üreticileri, mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar ve yükselen nem oranı nedeniyle artış gösteren külleme hastalığı ile kozalak akarı tehlikesine karşı uyarıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, il genelinde yaklaşık 632 bin dekar alanda sürdürülen fındık üretiminde, küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıkların hastalık ve zararlı baskısını artırdığı ifade edildi. Yağış ve nem hastalık riskini büyüttü 2026 yılının ilk üç ayında yağışların mevsim ortalamalarının üzerine çıkması ve yüksek nispi nemin özellikle külleme hastalığının yayılma riskini artırdığına dikkat çekildi. Aynı zamanda yürütülen arazi kontrollerinde, fındıkta ciddi verim kayıplarına yol açabilen kozalak akarının da yaygınlaştığının belirlendiği aktarıldı. Kozalak akarıyla mücadele yöntemleri Meyve, sürgün ve yaprak gözlerinde deformasyona neden olan kozalak akarına karşı kış döneminde kozalakların toplanmasının etkili bir yöntem olduğu hatırlatıldı. Dal başına ortalama 5 ve üzeri kozalak tespit edilmesi durumunda ise kimyasal mücadeleye başlanması gerektiği bildirildi. Bakanlık tarafından ruhsatlandırılmış kükürt içerikli bitki koruma ürünlerinin kullanımının, hem kozalak akarını kontrol altına aldığı hem de bitkide erken yaşlanma ve kurumaya yol açan külleme hastalığını baskıladığı ifade edildi. Arıcılar ve çevre sağlığı için kritik uyarılar Kimyasal mücadele sırasında arıların, çevrenin ve insan sağlığının korunmasının önemine işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Arıcıların zarar görmemesi adına uygulama yapılacak alanların çevresindeki arı yetiştiricilerine en az 7 gün önceden bilgi verilmelidir. İlaçlamaların arıların aktif olduğu gündüz saatlerinde değil, kovanda bulundukları akşam saatlerinde yapılması önem arz etmektedir. İnsan ve hayvan sağlığının korunması açısından, ilaçlama yapılan bahçelerde uygulamadan sonra 21 gün süreyle hayvan otlatılmamalı ve meyve tüketilmemelidir. İlaç ambalajları çevreye gelişigüzel atılmamalıdır." Üreticilerin, mücadele yöntemlerine ilişkin ayrıntılı bilgi almak için il ve ilçe tarım müdürlüklerine başvurabileceği bildirildi.

Uludağ'ın fındığı destek bekliyor Haber

Uludağ'ın fındığı destek bekliyor

Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa'da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon'dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl'de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl'deki ürün çeşitliliğinin 80'in üzerinde olduğuna dikkati çeken Sezai Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl'ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretimi yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz'de fındığa verilen desteğin İnegöl'de de olmasını istiyoruz." İnegöl'de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik'in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.

Fındık ihracatında düşüşün nedeni rekolte Haber

Fındık ihracatında düşüşün nedeni rekolte

Karan, fındık ihracatında yaklaşık yüzde 50 civarında bir düşüş yaşandığını ancak bunun önceki yıllarla kıyaslanmasının doğru olmadığını ifade ederek "İhracatımız düştü gibi bir algı oluşmamalı. Ürün azsa ihracatın azalması hayatın doğal akışına uygundur. Olmayan bir ürünü ihraç etme şansımız yok. Tahminlerimize göre üreticinin elinde 100 bin tonun altında fındık bulunuyor. Bu ürün de genellikle ekonomisi iyi olan, acelesi olmayan ya da istediği fiyatı bulamayan üreticinin elinde kalmış durumda. Türkiye genelinde stoklarda kalan fındık miktarı da 100 bin tonun çok üzerinde değildir. Sanayici ve manavlara üreticiden fındık gelmediğini, günlük alımların çok cüzi miktarlarda kaldığını görüyoruz. Köylere gittiğimizde fındık nakliyesiyle karşılaşmıyoruz. Bu da üreticinin elinde fındığın neredeyse tükendiğini gösteriyor" diye konuştu. "Yeni fındık sezonuna stoksuz girilecek" Türkiye’nin yeni fındık sezonuna neredeyse stoksuz gireceğini vurgulayan Karan, üreticilere çağrıda bulunarak "Bu yıl doğal bir afet yaşanmazsa üreticimizin bahçesine sahip çıkmasını, zamanında gübreleme ve ilaçlama yaparak üretimi artırmasını istiyoruz. Önümüzdeki yıl fındık fiyatlarının daha iyi olacağına inanıyoruz. Çünkü dünyada fındık stoklarının sıfırlanacağı bir sezona giriyoruz. Yeniden stok oluşması ise birkaç yılı bulabilir. Fındık fiyatlarında önümüzdeki günlerde yukarı yönlü bir hareket bekliyoruz. 15 Ocak’tan sonra fiyatlarda bir ilerleme olacağını düşünüyoruz. Şu anda bir toparlanma söz konusu. 240 lira bandına kadar gerileyen fındık fiyatları yeniden 300 liranın üzerine çıkmaya başladı" dedi.

Samsun, Sülünlerle Kahverengi Kokarcayla Doğal Mücadele Başlattı Video Galeri

Samsun, Sülünlerle Kahverengi Kokarcayla Doğal Mücadele Başlattı

2025 yılında Samsun ve çevre illerine doğaya bırakılan 3 bin sülün, fındık ve tarım alanlarında ciddi zararlara yol açan kahverengi kokarcaya karşı ekosistemin "doğal savaşçıları" olarak görev yapıyor. Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Gelemen Sülün Üretim Merkezi, kuruluşundan bu yana toplam 392 bin 720 sülünü doğaya kazandırarak Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkılar sağladı. Merkezde yalnızca 2025 yılında 3 bin adet sülün üretildi ve başta Ordu, Samsun, Karabük, Sinop ve Bartın olmak üzere çeşitli illerde doğal yaşama bırakıldı. Bu sülünler özellikle kahverengi kokarcayla biyolojik mücadelede sağladıkları faydayla öne çıkıyor. "Özel olarak yetiştiriliyor" Doğa Koruma ve Millî Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, Gelemen Sülün Üretim Merkezi'nin kuruluş amacının, Karadeniz kıyı kesimlerinde doğal olarak bulunan Kafkas sülünü popülasyonunun çevresel nedenlerle azalması üzerine türü koruma altına almak olduğunu belirtti. Sülün üretim sürecinin Mart ayında başladığını ifade eden Doğan, yumurtaların kuluçka süreçlerinin ardından civcivlerin büyütme kafesleri ve kapalı kümeslerde bakım gördüğünü, yaklaşık 17–18 haftalık gelişim döneminin sonunda doğal ortama uyum sağlayabilecek düzeye gelen bireylerin planlı şekilde doğaya salındığını aktardı. "Kapasite yıllık 15 bine çıkacak" Merkezin kuruluşundan bugüne kadar yüzbinlerce sülünün doğal yaşama bırakıldığını hatırlatan Doğan, sadece Samsun'da 67 bin 206 adet sülünün doğaya salındığını belirtti. 2026 ve sonrası hedeflere de değinen Doğan, yıllık 15 bin adet üretim kapasitesine ulaşmak istediklerini; mevcut alanın yetersiz kalması nedeniyle faaliyetlerin bakanlık tarafından Terme'de yapımı tamamlanan, yeni sülün üretme merkezine taşınacağını ifade ederek, "Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğümüz yatırım ödenekleri ve DOKAP desteğiyle yapılacak tadilatların tamamlanmasının ardından üretim kapasitesinin yıllık 15 bine adede çıkarılması mümkün olacak" dedi. "Kahverengi kokarca mücadele"€ Sülünlerin ekosisteme katkılarına dikkat çeken Doğan, yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda türün kahverengi kokarcayla beslendiğinin tespit edildiğini, bu nedenle sülünlerin tarım alanlarında zararlı popülasyonunun baskılanmasına doğal bir destek sunduğunu söyledi. Doğan, "Bilindiği üzere Kahverengi kokarca yöremizde fındık arazilerine ve tarım alanlarına ciddi zarar veriyor. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımız çok ciddi çalışmalar yürütmektedir. Biyolojik mücadele için Konya Selçuk Üniversitesinde ve İstanbul Polenezköy Sülün Üretme İstasyonunda yapılan bilimsel çalışmalar akabinde, bazı denemeler yapılmış ve sülünün kahverengi kokarcayla beslendiği tespitleri yapılmıştır. Sülünler, ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından önemli bir tür olup; böcek, larva, tohum ve çeşitli bitkisel materyallerle beslenmeleri sayesinde doğal dengenin korunmasına destekleyici katkılar sağlamaktadır. Bu kapsamda, özellikle tarımsal üretim alanlarında zararlı organizmaların baskılanmasına yönelik biyolojik mücadele süreçlerine dolaylı katkı sundukları değerlendirilmektedir" diye konuştu. Vatandaşlardan en önemli beklentilerinin doğaya bırakılan sülünlerin avlanmaması, rahatsız edilmemesi ve özellikle üreme ile adaptasyon dönemlerinde yaşam alanlarına müdahale edilmemesi olduğunu belirten Doğan, bu hassasiyetin gösterilmesinin türün doğada kalıcı bir popülasyon oluşturması için büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Kahverengi Kokarca Fındıkta Zarar Yüzde Yüze Dayandı Haber

Kahverengi Kokarca Fındıkta Zarar Yüzde Yüze Dayandı

Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi'nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye'de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya'da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum'dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul'da da tespit edilmiştir; İstanbul'a ise Avrupa'dan ulaşmıştır. Avrupa'da özellikle İtalya'da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz'de ise Batum'da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra'nın Yokuşlu Mahallesi'ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.