TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fırtına

AGRONEWS - Fırtına haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fırtına haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir Haber

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir

Antalya'da son dönemde art arda yaşanan sel, hortum ve fırtına nedeniyle birçok bölgede özellikle sera alanlarında büyük zarar oluştu. 14 bin hektar alanda zarar meydana geldiğini belirten Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, "Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. Antalya'nın örtü altı tarımın yoğun olduğu Kaş, Demre, Kumluca, Finike, Kemer, Serik, Aksu, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi ilçelerinde geçen bir ayda çeşitli zamanlarda yaşanan şiddetli yağış, fırtına, hortum ve sel felaketleri nedeniyle ciddi miktarda zarar oluştu. Birçok seranın yıkıldığı ve plastik örtülerinin yırtıldığı felaket sonrasında hem seralar hem içindeki biber ve domates gibi ürünler zarar gördü. Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, seralar ve bahçelerde oluşan hasar boyutlarıyla ilgili çok hızlı çalışmalar yapıldığını belirterek, "Bir yandan tarım eksperleri, diğer yandan Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz hasar tespiti çalışmalarına katıldı. Oldukça yaygın ve geniş bir sahada hasarımız var. Bunların bir kısmı sera, bir kısmı da açık. 2 bin 519 çiftçimizin 14 bin hektar alanında hasar belirlendi. Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. “Bazı seralar girilebilecek halde değil” Sel basan seralara yoğun çamur nedeniyle girilemediğinden hasar tespitlerinin tamamlanamadığını aktaran Ebru Kaçın, "Ekipler sel, su baskını yaşanan seralarda hasar işlemlerini tamamlamadılar, gün veriyorlar. Çünkü bazı seralar girilebilecek halde değil henüz. Girdiğimiz zaman batabiliriz. O yüzden hasar çalışmasını sağlıklı yapabilmek adına TARSİM eksperleri hasarlarını henüz tamamlamadı. 20- 25 gün daha sürer. Tamamladıkları zaman ortaya daha net rakamlar çıkacaktır. Tabii il genelindeki bu zararın sebebi tek yağış değil, 3- 4 seferde çok yüksek miktarda yağış aldık" diye konuştu. Sele maruz kalan ürünler hastalandı Sel suları nedeniyle yoğun yağış alan seralardaki bitkilerin öldüğü ve hastalandığını kaydeden Ebru Kaçın, "Yoğun su baskını olan yerlerde patojenler bitkiyi etkiliyor ve hastalık başlıyor. Örneğin domateste kirpiklerine kadar çıkan bir hastalık zararı söz konusu. Bu ürünlerin artık pazar değeri oldukça düştü. İhracata gitme şansı hiç yok. Raf ömrünü kaybetti. Şu saatten sonra bu ürünler ancak salçalık olarak değerlendirilebilir" dedi. Su tahliye desteği talebi Sel felaketlerinde suların çok hızlı şekilde tahliyesinin önemli olduğuna işaret eden Kaçın, TARSİM'den sigortanın bir kısmının sel, su baskını hasarı gerçekleştikten sonra üreticiye bedel olarak ödenmesinin tekrar değerlendirilmesini istiyoruz. Çünkü sel, su baskını girdikten sonra bu suyun hızlı bir şekilde seradan ve alandan uzaklaştırılması gerekir. Bunun için üretici hızlı bir şekilde tekrar işçilik yapıyor. Pompa buluyor, bir şekilde o suyu, betonu kırıyor, bir şekilde o suyu oradan uzaklaştırıyor. Bunun için de TARSİM'den kapsamını geliştirmesini istiyoruz" diye konuştu. “Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü” Aksu ilçesi Karaçalı bölgesinde serada domates üretimi yapan çiftçi İsa Rüzgar, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı TARSİM sigortalı üretim yaptığını belirterek, "O gün sabah 07.00 sıralarında geldik. Seranın baş tarafı kanal, etrafı komple çevre betonu ve su yükselmeye başladı. Kanallarımız işlenmediği için su yükseldi. Önlem aldık, kapıların ağzını doldurduk, şişirdik. Su yükseldi de yükseldi. Bir süre sonra komple girdi. Betona kadar su çıktı. Ondan sonra 5 su motoru kurdum. 24 saatte suyu tahliye ettim. Tam 24 saatte. Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü. Sonrasında daha çok zorlandık. 11 kişi, 12 kişi ilaç attık. Mecbur toplamak zorundaydım. Bir şey vereceğinden değil de mecbur emeğimi almak lazımdı. Bu ürünler çöp. İçinde sağlam kalan ağaçlar da var ama el arabası gitmiyor hiçbir şekilde. 80- 100 metre omuzda tek tek getiriyoruz" dedi.

Muratpaşa’da Tarım Arazileri Afet Ve Maliyet Baskısında Haber

Muratpaşa’da Tarım Arazileri Afet Ve Maliyet Baskısında

Antalya'nın kalbi Muratpaşa, her ne kadar modern şehirleşmenin merkezi olsa da, köklü bir tarım geleneğini de içinde barındırıyor. Ancak 2026 yılı itibarıyla, ilçedeki tarım arazileri hem şehirleşme baskısı hem de son aylarda yaşanan doğal afetlerle zorlu bir sınav veriyor. Muratpaşa, özellikle Güzeloba, Yamansaz ve Erman bölgelerinde hala aktif olarak tarım yapılan alanlara sahip. İlçede geleneksel tarımın yanı sıra belediye destekli kentsel tarım projeleri de öne çıkıyor. Örtü Altı Üretim (Sera): Özellikle kış aylarında sofralarımıza gelen domates, biber ve patlıcan, Muratpaşa'nın sahil kesimlerindeki seralarda yetişmeye devam ediyor. Narenciye: Antalya'nın sembolü olan portakal, limon ve mandalina bahçeleri, yapılaşmaya rağmen Muratpaşa'nın bazı bölgelerinde hala varlığını koruyor. Kentsel Tarım ve Hububat: Muratpaşa Belediyesi'nin başlattığı proje ile boş parsellerde buğday ve mısır ekimi yapılıyor. Hasat edilen ürünler un ve bulgur yapılarak halka dağıtılıyor. Süs Bitkileri: İlçede ihracata yönelik kesme çiçek (karanfil vb.) üretimi de önemli bir yer tutuyor. 2026'da Çiftçinin Gündemi: Afetler ve Artan Maliyetler Şubat 2026 itibarıyla Muratpaşa ve çevre ilçelerdeki çiftçiler, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. İşte üreticinin çözüm bekleyen temel sorunları 1. Doğal Afetlerin Vurduğu Ağır Darbe Son haftalarda Antalya genelinde etkili olan hortum, fırtına ve aşırı yağışlar, Muratpaşa'daki sera alanlarında da ciddi hasara yol açtı. Seraların plastik örtüleri parçalanırken, su baskınları nedeniyle ürünler dalında çürümeye başladı. Hasar tespit çalışmalarına göre, binlerce dönüm sera alanı üretim dışı kalma riskiyle karşı karşıya. 2. Su Krizi ve Sondaj Maliyetleri İlçedeki tarım alanları büyük oranda yeraltı sularına bağımlı. Ancak su seviyelerinin düşmesi ve elektrik fiyatlarındaki artış, sulama maliyetlerini katladı. Yetkililer, merkezi bir sulama sistemine geçilmemesi halinde bölgedeki küçük aile işletmelerinin sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. 3. Girdi Maliyetleri ve Fiyat İstikrarsızlığı Çiftçiler; gübre, ilaç ve mazot fiyatlarının döviz bazlı artışından şikayetçi. Tarlada 10-15 TL olan domatesin, aracı ve lojistik masraflarıyla markette 80-100 TL bandına çıkması, üreticinin "Biz kazanamıyoruz, tüketici pahalı yiyor" isyanına neden oluyor. 4. Şehirleşme Baskısı Muratpaşa'nın hızla büyümesi, tarım arazilerinin imara açılması baskısını artırıyor. Genç neslin tarımdan uzaklaşarak hizmet sektörüne kayması, ilçede "çiftçi nüfusunun yaşlanması" sorununu da beraberinde getiriyor.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: Haber

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Doğal Afetler Üreticiyi Zorladı"

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, "Üreticilerimizin üretime devam edebilmesi için destekler acilen ödenmelidir" diyerek çiftçilere yönelik yardım çağrısında bulundu. Son yıllarda artan doğal afetlere dikkat çeken Bayraktar, 2023 yılında meydana gelen afet sayısının 10 yıl öncesine kıyasla üç kat artarak bin 475'e ulaştığını, 2024'ün ilk sekiz ayında ise 900 afet yaşandığını belirtti. Sel, dolu, fırtına ve hortum gibi olayların çiftçilerin mahsullerine büyük zarar verdiğini vurgulayan Bayraktar, özellikle Samsun'un Bafra ilçesinde yaşanan sel felaketiyle karnabahar, brokoli ve lahana gibi ürünlerin su altında kaldığını hatırlattı. "ÇİFTÇİLER DESTEK BEKLİYOR" Çanakkale’nin Biga ilçesinde ekim ayında meydana gelen dolu afetinde 45 bin dekar çeltik arazisinin zarar gördüğünü aktaran Bayraktar, "Ziraat Odamızdan aldığımız bilgilere göre aradan geçen bir buçuk aylık sürede henüz çiftçilerimizin yaralarını saracak bir gelişme olmadı. Üreticilerimizin üretime devam edebilmeleri için destekler acilen ödenmelidir" diye ekledi. "TARIM SİGORTASI VE DEVLET DESTEĞİ ÖNEMLİ" Antalya ve Mersin'in Türkiye’deki örtü altı üretim alanlarının yüzde 65’ini oluşturduğunu söyleyen Bayraktar, bu bölgelerde yaşanan afetlerin meyve-sebze fiyatlarını artırabileceğini dile getirdi. Tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek, devlet desteklerinin artırılması ve sigorta primlerinin çiftçiler için daha uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. "ÜRETİM KESİNTİYE UĞRAMAMALI" Bayraktar, afet sonrası sağlanan yardımların artırılması gerektiğini belirterek, "Çiftçilerimizi tarımsal üretimden koparmamak ve ülkenin gıda arzını korumak birincil gayemiz olmalıdır. Halihazırda yüklü borçlar altına girerek tarımsal üretim yapan çiftçilerimizin ekonomisi birkaç saat içinde yaşanıp biten doğal afetlerle sarsılmaktadır. Bu sebeple doğal afetlerin sonrasında yapılan yardımlar artırılmalı, çiftçilerimiz ayakta tutulmalıdır" dedi. Gıda fiyatları hakkında da yorumda bulunan Bayraktar, "Bir ürünün yalnızca bulunabilir değil, tüketici tarafından satın alınabilir olması da önemlidir. Bu yüzden gıda enflasyonunun körüklenmesine sebep olacak bu gibi doğal afetlerde çiftçilerimize daha fazla destek olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki üretimden bir kez kopan çiftçimizi geri getirmek çok zordur. Destekler üreticilerimize zamanında ulaştırılmalıdır. Geç verilen destek, destek değildir" diye konuştu.

Başkan Öküzcüoğlu, fırtına ve dolunun vurduğu bağları inceledi Haber

Başkan Öküzcüoğlu, fırtına ve dolunun vurduğu bağları inceledi

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 8 Haziran Cumartesi günü yaşanan fırtına ve dolu nedeniyle büyük zararın olduğu üzüm bağlarını inceleyen Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, mağdur durumdaki üreticileri dinledi. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ve CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, Alaşehir’in Tepeköy, Caberfakılı, Işıklar, Killik, Gümüşçay, Çakırcaali, Sobran ve Yeşilyurt mahallelerinde yaklaşık 20 bin dekar alanda etkili olan doludan zarar gören bağlarda incelemelerde bulunarak çiftçileri ziyaret etti. CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, "Şu anda Manisa Alaşehir Killik Mahallesi’ndeyiz. Çok ciddi bir dolu afatı olmuş. Yaklaşık 20 bin dekar bir hasar olmuş. Bizim gördüğümüz kadarıyla yüzde 50 ile yüzde 100 arasında hasar oluşmuş. Burada tarım sigortası yaptıranlar var yaptıramayanlar var ancak hasar gerçekten çok büyük. Buraya bizden önce iktidar temsilcileri de özellikle tarım sigortası yaptırmayanlarla ilgili faizli borçların ertelenmesi ile ilgili bir beyanatta bulmuşlar. Borçların ertelenmesi ile ilgili borçların faizle ötelenmesi çözüm değil. Bu borçların faizsiz bir şekilde ötelenmesi, hatta yapılandırılması gerekli. Çünkü burada bağ bakımlarına masraf etmeye devam edecekler. Buraya göz taşı atacaklar, göz taşının çuvalı şu anda bin 300 lira civarında. Bunun da bir maliyeti var bu insanlar ne yiyecekler ve içecekler evi nasıl geçindirecekler önümüzdeki yıl bağı nasıl yetiştirecekler. Mutlaka ve mutlaka öncelikli yapılması gereken borçların faizsiz şekilde ötelenmesi ve bu insanların bağlarla bakabilmesi için dekar başına bir miktarın hibe olarak ödenmesi gerekli" dedi. Başkan Öküzcüoğlu: "Afet bölgesi ilan edilmeli" İncelemeler sonrası bir açıklama yapan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, "Şu anda milletvekilimiz Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ile beraber dolu hasarı gören bağlarımızı geziyoruz. Çiftçilerimizle görüşüyoruz, taleplerini dinliyoruz. Talepler borçların faizsiz olarak ötelenmesi. TARSİM sigortası olanlar zaten karşılığını alacak ama TARSİM’in de gerçek beyanlarla olması gerekiyor. Bu üzümün kilogramı şu anda 50 TL’ye satılacaktı. Hasar gördükten sonra bu üzümler çıkma olarak tabir ettiğimiz alkole, şaraplık olarak veya pekmeze giden ürünler olacak. Kilogramı 15 TL’ye düşecek. Yani 1 kiloda çiftçimizin 35 TL kaybı var. Bu kaybı hep beraber telafi etmemiz gerekiyor. Meclis karar alması gerekiyor. Bunun afet bölgesi ilan edilip faizlerin silinmesi borçların ödenmesi hasar gören çiftçilerimize de destekleme yapılması gerekiyor. İnşallah çiftçimizin yüzünün güldüğü yıllar görürüz. Çiftçilerimize de geçmiş olsun diyorum" ifadelerine yer verdi.

Marmara’daki fırtına balık fiyatlarını etkiledi Haber

Marmara’daki fırtına balık fiyatlarını etkiledi

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 3 gündür etkili olan şiddetli fırtına ve yağış Bandırma Su Ürünleri Hali’nde balık tezgahlarındaki fiyatları da yükseltti. Marmara Denizi’nde görülen fırtına ve etkisini artıran yağış nedeniyle balıkçılar açık denizlere çıkmakta zorlandı. Avlanmanın az olması nedeniyle Bandırma Su Ürünleri Hali’ndeki balık tezgahlarındaki fiyatlar da yükseldi. Geçen hafta kilosu 100 liradan satılan hamsi bugün 150 liradan satılıyor. Balık tezgahlarında çeşidin olduğu görülse de bolluk olmadığı göze çarptı. Mezgitin kilosu 250 liradan, çinakop 400-500 liradan, çipura tane 150 lira, Karadeniz levrek tane 120 liradan, tekir 400-500 liradan, istavrit 80 liradan palamut 150 lira, sardalye 70 liradan satılıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bandırma Su Ürünleri Hali’ndeki balıkçı Barış Yılmaz, "Havalar esiyor ve fiyatlar da haliyle yüksek. Hamsi tezgahta 150 liradan kilosu satılıyor. Vatandaşlarımız ucuz balıktan yana istavrit ve sardalyeyi tercih ediyor. Hamsi az gelmesinden dolayı da fiyatları etkileniyor. Fırtına estiği sürece tekneler açılamıyor ve bu durum da tezgahlara yansıyor. Marmara’da hamsinin kilo fiyatı 150 liraya kadar yükseldi. Orta boy istavritin kilosu 80 lira, iri istavritin kilosu ise 100 liraya kadar yükseldi. Hava şartları normalleştiğinde balık fiyatları da haliyle düşecektir" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.