TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fiyat

AGRONEWS - Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım Fiyatlarında Ocak Ayı Şoku! Haber

Tarım Fiyatlarında Ocak Ayı Şoku!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ilk “Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi” (Tarım-ÜFE) verilerini paylaştı. Çiftçinin üretim aşamasındaki maliyetlerini ve satış fiyatlarını yansıtan rakamlar, mutfak enflasyonunun bir süre daha gündemde kalacağını gösteriyor. Bir Ayda %8’den Fazla Artış Ocak ayında tarım ürünleri fiyatları, bir önceki aya göre ortalama %8,46 oranında bir sıçrama yaptı. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında ise tarladaki fiyat artışı %43,58 olarak kayıtlara geçti. 12 aylık ortalamalar baz alındığında ise tarımdaki genel fiyat yükselişi %38,18 oldu. Şampiyon: Sebze ve Meyve Veriler incelendiğinde, fiyat artışının en çok hissedildiği alanlar sofraların vazgeçilmezleri oldu: Meyve Grubu: Elma, armut gibi yumuşak ve sert çekirdekli meyveler, yıllık %109,71 artışla fiyatı en çok katlanan ürün grubu oldu. Sebze Grubu: Ocak ayının zam şampiyonu ise sebzeler oldu. Sebze, kavun-karpuz ve kök sebzelerde sadece bir ayda %30,43 oranında artış yaşandı. Sektör Sektör Son Durum Tarımın farklı kollarında da tablo pek değişmedi. Ocak ayında gerçekleşen artış oranları şu şekilde sıralandı: Orman Ürünleri: %14,36 artışla en yüksek aylık artış gösteren sektör oldu. Bitkisel Ürünler: Tek yıllık bitkilerde (sebze vb.) %12,14, çok yıllık bitkilerde (meyve vb.) %7,00 artış görüldü. Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünler: %4,02 oranında artış göstererek diğer gruplara göre daha sınırlı bir yükseliş sergiledi. Balıkçılık: Su ürünleri ve balıkçılık faaliyetlerinde fiyatlar %4,08 oranında arttı. Vatandaşı Ne Bekliyor? Üreticideki bu fiyat artışları, nakliye ve perakende karları da eklendiğinde pazar ve market raflarına daha yüksek oranlarla yansıyor. Özellikle kış aylarında sebze grubundaki %30’luk aylık artış, vatandaşın filesinin daha yüksek maliyetle dolacağı anlamına geliyor.

Bursa, Karalahanada Tarlayla Pazar Arasında 16 Kat Fark Haber

Bursa, Karalahanada Tarlayla Pazar Arasında 16 Kat Fark

Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki semt pazarlarında karalahanın tanesi iriliğine göre 70-80 lira arasında satılıyor. Bu üründeki yüksek fiyat, serada yetişmediği için Antalya gibi bölgelerde yaşanan su baskınlarından kaynaklanmıyor. Tanesi 80 liradan satılmasına rağmen Niğde'nin Bor ilçesindeki bir üretici, tüccarlarından kendisinden 5 liradan almak istediği için kesim yapmadı ve ürününü tarlada bıraktı. Tüccarın 5 liradan alması durumunda ise satışıyla aradaki farkı 16 kat yapıyor. Yani tarlada ucuza alınan bir ürün sofraya gelene kadar 16 katına ulaşıyor. Bir tarafta 80 liradan satıldığı için birçok kişinin tüketemediği karalahana, bir tarafta ise maliyeti kurtarmadığı için tarlada çürümeye terk edilen alın teri, emek ve ekonomik kayıp. Niğde'nin Bor ilçesi Sinandı bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan ve çürümeye başlayan karalahananın üreticisi Hasan Aydın, tanesi 5 lira verdikleri için anlaşamadığını söyledi. Toplaması, nakliyesi gibi maliyetler de eklendiğinde 5 liranın kendisine fayda sağlamayacağını dile getiren Aydın, "Nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı" ifadesini kullandı. Banka kredisi de kullandığına dikkati çeken Aydın, ürün tarlada kaldığı için nasıl ödeyeceğini kara kara düşündüğünü aktardı. Aydın, binlerce dönüm ürününün çöp olduğunu, tarladan bir liralık bile satış yapamadığını vurguladı.

Başkan Turanlı: “Hububatta yaşanan sıkıntı badem de yaşanmasın” Haber

Başkan Turanlı: “Hububatta yaşanan sıkıntı badem de yaşanmasın”

Adıyaman’ın Kahta Ziraat Odası Başkanı Rüştü Turanlı, badem hasadına az bir zaman kala badem randıman alım fiyatı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yetkililerin badem randıman alım fiyatını belirlerken, girdi fiyatlarını göz önünde bulundurmasını talep eden Başkan Turanlı, deprem sonrası memleketini terk etmeyen çiftçinin olumsuz tüm şartlara rağmen üretimine devam ettiğini söyledi. Başkan Turanlı, “’Adıyaman’da badem alanı 108 bin dekar alana ulaşmıştı. 2024 yılında badem veriminin miktarı 60 bin ton olacağı beklenmektedir. Hububat da fiyat bu yıl çok düşük kaldı çiftçi zarar etti. Hububatta yaşanan sıkıntı badem de yaşanmasın. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz en çok tarım camiasını etkilemiştir. Çiftçilerimiz yüksek girdilerle baş etmek için mecburen bankalardan kredi ve vadeli ürün almak zorunda kalmışlar. Badem randıman alım fiyatı belirlenirken yetkililerin, girdi fiyatlarını göz önünde bulundurmasını talep ediyoruz. 2024 yılı badem randıman alım fiyatının en az 300 kuruş olmasını talep ediyoruz. Aksi takdirde geçen yıl açıklanan 170-180 kuruş randıman karşısında çiftçilerimiz çaresiz kalıp umudu olan bademe olan güveni sarsılmış 2023 yılında Kahta İlçesinde 2 bin dekar badem bahçeleri sökülmüştür. Çiftçilerimizin 15 yıldır büyük emeklerle yetiştirdikleri badem bahçelerini söktürmemek için Kahta Badem Birliği ile birlikte başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı‘ya sıkıntılarımızı bildireceğiz’’ diye konuştu.

Fındıkta fiyat belirsizliği sürüyor Haber

Fındıkta fiyat belirsizliği sürüyor

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, fındık fiyatlarına ilişkin, "Öncelikle yapılması gereken fındık alımının Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) üzerinden değil, devletin fındık üreticisinin örgütü olan Fiskobirlik üzerinden alım politikası oluşturarak üreticilerin tekelleşmeye karşı korunmasını sağlamaktır” dedi. Her yıl dünyanın fındık ve mamulleri ihracatına konu olan fındığın yaklaşık yüzde 75’inin Türkiye’den karşılandığını belirten Pehlevan, “Fındık Karadeniz bölge halkının önemli bir kısmının geçim kaynağıdır. Aynı zamanda fındığın sosyal boyutu da oldukça önemlidir. Üretim alanı Düzce’den Artvin’e, Trabzon’dan Gümüşhane, Tokat’a kadar 16 ilde, 123 ilçede ve 3 bin 200 köyde 720 bin hektar alanda 500 bin çiftçi ile her yıl dünyanın fındık ve mamulleri ihracatına konu olan fındığın yaklaşık yüzde 75’i ülkemizden karşılanmaktadır. Üretici, tüccar, fabrikalar ve ihracatçıları da hesaba katarsak direkt ve dolaylı olarak 5 milyondan fazla kişiyi ilgilendirmektedir. Bu kadar geniş bir etki alanına sahip olan fındık politikaları oluşturulurken çok daha hassas davranılmalı. Ülkemizde yetişen fındığın kalitesi ve aroması bakımından tartışmasız dünyada olmazsa olmaz kalitesinin değerini bilerek stratejilerimizi bu realite doğrultusunda yapmalıyız” dedi. "Üreticinin fazla talebi yok" Üreticinin fazla bir talebi olmadığını ifade eden Pehlevan, “Üreticilerimizin çok fazla talebi yok. Sadece istenen üretim maliyetinin üzerine yaşam payının koyularak çiftçinin alın terinin karşılığını alacağı taban fiyatının açıklanması ve aracıların ise bu taban fiyatın altında fındık almasının önüne geçilmesidir. Aksi takdirde üretici bu ekonomik koşullarda mağdur olup zarar edecek, üretimden kopacak, kaybeden bütün paydaşlar ve hepsinden önemlisi ülkemiz olacaktır. Bugün yapılması gereken çiftçiye çeşitli söylemler ile ayar vermek değil, üreticinin alın terinin karşılığını almasını sağlamaktır. Bunun yolu da çiftçinin malını ucuza kapatmak değildir. Fındığın gerçek değerini bulacak piyasa şartlarının oluşturulmasıdır” diye konuştu. "Dünyada marka değeri yüksek Fiskobirlik gibi bir kurum var" Pehlevan, “Öncelikle yapılması gereken fındık alımının Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) üzerinden değil, devletin fındık üreticisinin örgütü olan Fiskobirlik üzerinden alım politikası oluşturarak üreticilerin tekelleşmeye karşı korunmasını sağlamaktır. 90 yıllık tecrübeye sahip, kendi entegre tesislerinde ürünü işleyen ve aracı kullanmadan fındığı dış pazara sunma kabiliyeti olan ve dünyada marka değeri yüksek Fiskobirlik gibi bir kurum var. Fındık fiyatına ayar verecek olan, güçlü devlet destekli alım politikası ile Fiskobirlik’tir. TMO ise almış olduğu fındığı üzerine belli bir kar koyarak satacağı yer yine üreticiye ayak oyunları yapan büyük aktörler. TMO’nun satış yapmış olduğu dönemde ise fındık fiyatlarındaki düşmelerden çiftçiler inanılmaz zararlar etmektedir. Fındık tarımının sürdürülebilir olması için olmazsa olmaz olan, Fiskobirlik’in işlevsel hale getirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması ve rekabet kurulunun sahada olmasıdır” dedi. "170 TL taban fiyat belirlenmesi gerekmektedir" Fındık taban fiyatının 170 TL olması gerektiğini söyleyen Pehlevan, “Karadeniz’in olmazsa olmaz tarım ürünü fındığın belirsizlik içerisinde olması kabul edilemez. Geçtiğimiz yıla göre verimin yüksek olması beklenen bu yıl, fındık üreticisi umutsuz, çaresizlik ve belirsizlik içerisinde beklemektedir. En kısa zamanda belirlenen 120 TL maliyetin üzerine yüzde 30’luk yaşam payı ilave edilerek üreticiyi memnun edecek 170 TL taban fiyat belirlenmesi gerekmektedir. Dünya fındık piyasasının yüzde 75’ine hükmettiğimiz ve 5 milyon insanımızın içerisinde olduğu fındık, yabancı tekellere bırakılacak bir ürün değildir. Fındık üreticileri kaderine mahkûm edilmesin. Acilen TBMM’de iktidarı ve muhalefeti ile birlikte milli ürün olmanın bütün şartlarını taşıyan fındığın milli ve stratejik ürün kapsamına alınmasının mimarı sizler olun” diye konuştu.

Fındık fiyatları 2024’e artışla başladı Haber

Fındık fiyatları 2024’e artışla başladı

Yılın son günlerinde AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür’ün TBMM’deki bütçe görüşmeleri esnasında yapmış olduğu, Toprak Mahsülleri Ofisi'nin (TMO) piyasaya fındık satışı yapmayacağı yönündeki açıklamaları sonrası yükselişe geçen fındık fiyatları serbest piyasada 105 lira seviyelerini gördü. Giresun Merkez’deki tarihi Fındık Pazarı esnaflarından Mustafa Kankaya, fındık fiyatlarının 2023 yılının son aylarında 98 ile 100 lira aralığında durağan seyrettiğini belirterek, “Tabii bunun bazı nedenleri vardı, bunlardan birisi de TMO stoklarındaki 100 bin tonun üzerindeki fındığın piyasayı tehdit etmesi ve TMO’nun piyasaya fındık satacağı yönündeki söylentilerdi. TBMM Fındık Çalışma grubunda yer alan milletvekillerimizin Tarım ve Orman Bakanımız ve TMO Genel Müdürüyle yaptıkları görüşmelerin neticesinde, AK Parti Giresun Milletvekilimiz Sayın Ali Temür’ün meclisteki bütçe görüşmeleri esnasında TMO’nun piyasaya fındık satışı yapmayacağını yönündeki açıklamaları sonrası fındık fiyatları kısa sürede 105 lira seviyelerine geldi” dedi. Kankaya, bugün itibariyle serbest piyasada Giresun kalite fındığın 105 lira, levant kalitenin ise 98 ile 100 lira aralığında işlem gördüğünü söylerken, henüz elindeki fındığını satmayan üreticilere yönelik olarak ise, “Eğer hükümetin fındık üzerindeki politikası bu şekilde devam ederse, üreticinin elindeki fındık bitmeden piyasaya arz fazlası bir ürün sürülmez ise fındık fiyatları yeni yılda yükselmeye devam edecektir diye öngörüyorum” şeklinde konuştu. İklim koşullarının önümüzdeki sezon alınacak mahsule etkisi hakkında da görüşlerini aktaran Kankaya, “Kışı tam yaşayamamamız fındık tarımı ve gelecek sezon alınacak mahsul bakımında kritik önem taşıyor. Bizler tüccar olarak ziraat mühendisi değiliz ama tecrübelerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki; bugün ocak ayının ilk haftası içerisindeyiz, maalesef merkeze halen kar düşmedi. Köylerimizde fındığın karanfilinin oluşabilmesi için ihtiyacı olan, beklenen soğuk hava tam anlamıyla oluşmadı. Bunu nereden görüyorsunuz derseniz, hepimiz aynı zamanda birer fındık üreticisiyiz. Hafta sonu köyümüze gittiğimiz zaman geçen yıla oranla, bu yılın durumunu gözlemleyerek bu sonuca varıyoruz. Fındık Karadeniz bölgesi ve ülkemiz için çok değerli bir tarım ürünü. Fındığın doğması, büyümesi ve çotanak haline gelmesi için iklim koşullarının doğru zamanda oluşması büyük önem taşıyor. Hava koşulları mevsim normallerinin dışına çıktığı zaman, bu da bizi yeni sezonda dalda oluşacak fındık için endişelendiriyor. Tabii olarak bu durum da fındık fiyatlarını doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.