Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fiyat Artışı

AGRONEWS - Fiyat Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiyat Artışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kar ve don tarımı vurdu: Sebze ve meyvelerde fiyat artışı Haber

Kar ve don tarımı vurdu: Sebze ve meyvelerde fiyat artışı

Tarım yazarı ve gazeteci Ali Ekber Yıldırım, mayıs ayında yaşanan kar ve don olaylarının gıda fiyatlarını etkileyeceğini söyledi ve "Önümüzdeki dönemde özellikle meyvelerde ve bazı sebzelerde fiyat artışı mutlaka olacaktır” şeklinde konuştu. Gaziantep ve Şanlıurfa'da başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde bu ay etkili olan sel, dolu ve fırtına, tarımsal üretimi ve üreticileri etkiledi. Bazı bölgelerde meyve ağaçları zarar görürken bazı illerde seralar ve tarla ürünleri hasar aldı. Mersin'de kiraz, erik ve şeftali ağacı zarar gördü Yaşanan kar ve don olaylarından farklı bölgelerde farklı ürünlerin etkilendiğini belirten Yıldırım, “Türkiye'nin farklı bölgelerinde, farklı illerinde bazılarında kar yağdı, bazılarında don oldu, bazılarında aşırı yağmur oldu. 2025'te yaşadığımız uzun süren zirai don gibi ve üç defa yaşanan zirai don gibi çok büyük bir etkisi olmadı. Ama yine de lokal düzeyde baktığımızda Mersin'de kiraz, erik ve şeftali ağacı gibi meyveler daha çok zarar gördü. Antalya tarafında seralar, Adana'da mısır, patates gibi diğer ürünler gibi her ilde, her bölgede farklı bir etkilenme oldu” dedi. Don ve karın, meyve-sebze fiyatlarına etkisinin olacağını kaydeden Yıldırım, fiyatlarda artış olabileceği mesajını verdi ve şunları söyledi: “Tabii ki bunun mutlaka gıda fiyatlarına bir etkisi olacak. Zaten Türkiye'de bir fırtına esince, bir kar yağdığında mutlaka psikolojik olarak da hemen fiyatlarda bir artış olduğunu görüyoruz. Yani normalde şu an yaşanan bu kar, dolu, fırtına tarım ürünlerini çok fazla da arttıracak bir etki değil. Ama biraz kar düşünce hemen ‘ürün gelmedi’ denilerek fiyatlar artıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde özellikle meyvelerde ve bazı sebzelerde fiyat artışı mutlaka olacaktır. Gıda enflasyonuna da etkisi mutlaka olacak ama bir yandan da haziran ayına geliyoruz. Tarla ürünleri çıkacak. Bu nedenle fiyatlarda bir düşüş beklentisi var. Bu onu biraz frenleyebilir. Ayrıca bu dönemdeki fiyat artışı zaten halkın yaşadığı enflasyonla TÜİK’in açıkladığı enflasyon arasında ciddi bir fark oluyor. Dolayısıyla biz bunu pazarda hissedeceğiz ama rakamlara yansıması mutlaka daha sınırlı olacak. Nisan ayı enflasyonu açıklandı. TÜİK, sebzelerdeki fiyat artışı yüzde 6,7 dedi. Domates, biber, salatalık, kabak fiyatları yüzde 6,7 mi arttı? Çok daha fazla arttı. Bu nedenle rakamlara yansıması farklı olacak. Biz çarşı pazardaki yansımalarını daha fazla hissedeceğiz. Yani sebze ve meyvede artık piyasa öyle bir noktaya geldi ki bunun maliyetle, iklimle çok fazla bağlantısı kalmamaya başladı. Üretici zaman zaman çok fiyatlar yükselse de bundan yeterince yararlanamıyor veya o üreticiye yansımıyor. Yani biz tüketici olarak ödediğimiz para ne yazık ki üreticiye gitmiyor çoğu zaman. İşte bazen iklim, bazen zirai don, kuraklık birçok sorun oluyor. Bunların her birinde fiyatlar artıyor. Biz tüketici olarak pahalıya tüketiyoruz. Üretici de ucuza satmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla son yağışlarla birlikte üreticideki fiyat çok düşük olsa da tüketiciye yansıması yüksek olacak”. İklim krizinin tarımdaki etkisinin azaltılması için etkili üretim stratejisi uygulanması gerektiğini belirten Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Tarımda özellikle yapısal sorunların mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu sadece iklime bağlı değil. Bir yandan İran Savaşı ile birlikte gübre fiyatlarının fırlaması, diğer taraftan mazot fiyatının çok artması. Yani maliyetler artarken buna bir reaksiyon gösterilmesi ve üreticinin üretime devam edebilecek şartların sağlanması lazım. Üretici üretime devam edecek bir para kazanabilirse bu üretim sürdürülebilir. Burada yapılması gereken tarladan sofraya kadar olan sürecin tüm ürünün iyi yönetilmesi lazım”.

Meyve sebze halinde dikkat çeken gelişme Haber

Meyve sebze halinde dikkat çeken gelişme

Antalya ve İstanbul hallerinde işlem gören 10 sebze ve meyvenin fiyatı son bir yılda ortalama yüzde 97 artarken, üreticiye yansıyan artış yalnızca yüzde 36,09’da kaldı. Türkiye’nin üretim üssü Antalya’da fiyatların İstanbul’a kıyasla daha hızlı yükselmesi, hal esnafı ve çiftçi açısından dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Fiyat artışı üreticiye yansımadı Hal fiyatları ile üretici fiyatı arasındaki makasın açılması, fiyat oluşumunun yalnızca arz-talep dengesiyle açıklanamayacağını bir kez daha gözler önüne serdi. Geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle rekolte düşerken, bu yıl hava koşullarının iyi seyretmesine rağmen fiyatların yüksek kalması çelişki yarattı. En büyük artış kokteyl domateste Son bir yılda fiyatı en fazla artan ürün kokteyl domates oldu. Antalya halinde geçen yıl 15-38 lira arasında satılan ürün, 20 Nisan itibarıyla 100-220 liraya çıktı. Artış oranı yüzde 567’ye ulaştı. İstanbul halinde ise aynı ürün 60-80 liradan 160-215 liraya yükselirken artış yüzde 169 olarak gerçekleşti. Antalya’da artış daha sert Üretimin merkezi Antalya’da birçok üründe fiyat artışının İstanbul’dan daha yüksek olması dikkat çekti. Normal domates: 10-30 liradan 50-120 liraya çıktı (yüzde 300 artış) İstanbul’da aynı ürün: 35-50 liradan 50-155 liraya yükseldi (yüzde 210 artış) Sivri biberde ise İstanbul Antalya’yı geçti: İstanbul: 45-55 liradan 80-145 liraya (yüzde 164 artış) Antalya: 30-50 liradan 60-110 liraya yükseldi Bazı ürünlerde düşüş var Fiyat artışlarının aksine patates, soğan ve çilekte gerileme yaşandı. Antalya’da patates: 15-23 liradan 10-20 liraya düştüİstanbul’da patates: 17-23 liradan 17-29 lira aralığına geldiHalde file 1000 liraya dayandı 10 üründen oluşan sebze-meyve sepetinin maliyeti İstanbul’da 1000 liraya yaklaştı. Geçen yıl: 383-508 lira Bu yıl: 576-999 lira (yüzde 97 artış) Antalya’da ise aynı sepet: Geçen yıl: 243-462 lira Bu yıl: 443-890 lira (yüzde 93 artış) Antalya halinde yaşanan bu tablo, hem hal esnafı hem de üretici açısından ciddi bir dengesizliğe işaret ediyor. Fiyatlar hızla yükselirken üreticinin aynı oranda kazanamaması, zincirdeki maliyet ve fiyat oluşum süreçlerinin yeniden tartışılmasına neden oluyor.

Azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergisi sıfırlandı Haber

Azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergisi sıfırlandı

Üre gübresinin ardından bazı temel nitelikteki azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergilerinin de sıfırlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Ticaret Bakanlığından karara ilişkin yapılan açıklamada, gıda ve tarım sektörünün hammaddelerinde arz güvenliğinin sağlanması, spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi ve üretici-tüketici refahının dengeli şekilde korunabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin dinamik olarak alındığı belirtildi. Bölgede yaşanan mevcut küresel gerilimden kaynaklı olarak tarımsal girdilerde fiyat artışı gözlemlendiğine işaret edilen açıklamada, gübre arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve sektörün olası maliyet artışlarına karşı korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak üre cinsi eşyanın gümrük vergisinin sıfırlandığı anımsatıldı. Açıklamada, bölgedeki gelişmelerin takip edilerek tedarik süreçlerine yönelik etkilerinin değerlendirildiği ve fiyat hareketlerinin anlık izlendiği bildirilerek, şunlar kaydedildi: "Yaşanabilecek olası spekülatif fiyat hareketliliklerinin önceden önlenmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak gübre ürün grubunda yer alan bazı temel nitelikteki azotlu ve kompoze gübrelerin de gümrük vergileri sıfırlanmıştır. Bakanlığımız, bölgede yaşanan tüm gelişmeleri anlık takip etmekte, fiyat hareketliliklerini yakından izlemekte, iç ve dış piyasalarda oluşabilen spekülatif hareketlere karşı ülkemizdeki üreticilerin ve tüketicilerin refahını dengeli şekilde koruyacak gerekli tüm tedbirleri almaya devam etmektedir."

Gübre ithalatına yeni düzenleme Haber

Gübre ithalatına yeni düzenleme

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile gübre ithalatına uygulanan gümrük vergisi oranlarında değişikliğe gidildi. Karar kapsamında, İthalat Rejimi Kararı’na ekli listede yer alan ve “31. Fasıl” altında sınıflandırılan gübre ürünlerinin vergi oranları yeniden belirlendi. Düzenleme özellikle azotlu gübreler (3102 GTİP) ile mineral ve kompoze gübreleri (3105 GTİP) kapsıyor. Karara göre, amonyum sülfat, amonyum nitrat, kalsiyum amonyum nitrat (CAN) ve diamonyum fosfat gübrelerinde (DAP) gümrük vergileri sıfırlandı. Bazı ürün gruplarında gümrük vergisi oranları ise yüzde 6,5 seviyesinde belirleniyor zira vergi yapısı ithalat yapılan ülke gruplarına göre farklılık göstermeye devam ediyor. Söz konusu değişikliğin, Türkiye’nin kimyasal gübrede yüksek orandaki dışa bağımlılığı nedeniyle doğrudan maliyetler üzerinde etkili olması bekleniyor. Bunun yanında ürün bazlı farklılaşan vergi oranlarının, ithalat kompozisyonunu ve tedarik tercihlerini yeniden şekillendirmesi bekleniyor. Uzmanlara göre düzenleme, kısa vadede bazı gübre türlerinde fiyat geçişkenliğini artırabilir. Orta vadede ise arz güvenliği, maliyet yönetimi ve üretim planlaması açısından piyasanın yeni vergi yapısına adapte olması öngörülüyor. Karar, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken uygulamadan Ticaret Bakanlığı sorumlu olacak. Hatırlanacağı üzere İran savaşının patlak vermesinin hemen ardından 7 Mart tarihinde ÜRE gübresinde gümrük vergisi sıfırlanmıştı. Buna ek olarak ÜRE gübresi ihracatı ve transit geçişi de yasaklanmıştı. Ticaret Bakanlığı açıklama yaptı Ticaret Bakanlığı, bazı gübrerin gümrük vergilerine ilişkin ithalat rejim kararında yapılan değişiklikle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Ticaret Bakanlığımız, gıda ve tarım sektörünün hammaddelerinde arz güvenliğinin sağlanması ve spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi ile üretici-tüketici refahının dengeli bir şekilde korunabilmesi amacıyla gerekli tedbirleri dinamik olarak almaktadır. Bu bağlamda, daha önce bölgede yaşanan mevcut küresel gerilimden kaynaklı olarak tarımsal girdilerde fiyat artışı gözlemlenmesi üzerine, gübre arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve sektörün olası maliyet artışlarına karşı korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak üre cinsi eşyanın gümrük vergisi sıfırlanmıştır. Bölgedeki gelişmelerin takip edilerek tedarik süreçlerine yönelik etkilerinin değerlendirilmesi ve fiyat hareketlerinin anlık izlenmesi sonucunda, yaşanabilecek olası spekülatif fiyat hareketliliklerinin önceden önlenmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak gübre ürün grubunda yer alan bazı temel nitelikteki azotlu ve kompoze gübrelerin de gümrük vergileri sıfırlanmıştır" denildi. Bakanlığın bölgede yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak takip ettiği ifade edilen açıklamada, fiyat hareketliliklerinin yakından izlendiği, iç ve dış piyasalarda oluşabilen spekülatif hareketlere karşı gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edeceği kaydedildi.

Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı, Ekmek Fiyatlarında Zam Yok Haber

Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı, Ekmek Fiyatlarında Zam Yok

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, yeni yılın ilk gününde ekmek, simit fiyatları ve fırıncıların sorunlarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın toplantı salonunda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Balcı, ekmek fiyatlarının belirlenmesinde etkisi olan un ve maya fiyatlarına, marketler tarafından yapılan ekmek iadelerine ilişkin konuştu. Balcı, 2026 yılında vatandaşın temel gıdası olan ekmekte henüz zam yapmayı düşünmediklerini söyledi. Balcı, "29 Aralık’ta federasyon binamızda yapılan basın toplantısında maalesef ülke genelinde yanlış anlaşılan konuya değinmek ve açıklık getirmek istiyorum. Ekmek fiyatında artış olmayacak diye bir basın toplantısı yapılması gerekmiyor. Fakat yeni kanun ile ilgili ulusal basın bizi sürekli aradığı için bu açıklamayı yaparken ekmek fiyatları konusunda halkımızın merakını gidermek ve askeri ücrette fiyat artışı olduğu için en son 2025 yılının sekizinde ayında bir fiyat değişikliği olduğundan dolayı bir değişiklik olacak mı? olmayacak mı? diye halkımızı bilgilendirmek istedik. Kanundan bahsederek yeni düzenleme illerde itiraz komisyonu, uzlaşma komisyonu olarak değişti. Dolayısıyla üç kişiden oluşan komisyon yanılmıyorsam 6 kişiden oluşuyor. Bunlarda 4’ü idare 2’si de esnaf temsilcisi. Konuna göre simit ve ekmek fiyatı konusunda da görüşünün olumlu olması gerekiyor. Bununla ilgili basını bilgilendirdik ve devamında biz bugüne kadar ki çalışmalarımızda Ticaret Bakanlığı ile müşterek bir arada karar veriyorduk, bunu kanuna koymuş oldular, fırıncı esnafının bundan bir endişe duyması gerekmiyor. Zaten fırıncı esnafı bu güne kadar halkımızı temel gıda maddesi olan ekmek konusunda yapılması gerekeni yapıyor. Halkımıza en ucuz şekilde kaliteli, hijyenli şekilde üretilen ekmeği vermek için ne yapılması gerekiyorsa yapıyor" dedi. "Ekmek fiyatında henüz herhangi bir değişiklik yok" 29 Aralık tarihinde basın mensuplarına yaptığı açıklamalardan söz eden Balcı, "2025 yılının sekizinci ayında fiyat değişikliği olduğunda ekmeğin kilogram fiyatı 75 lira olduğunu asgari ücretin artmasıyla birlikte o gün 900 lira olan un fiyatının 950, bin, bin 150 liraya çıkmasına rağmen maya fiyatının 600 liradan 970 liraya çıkmasına rağmen 2026 yılında sevindirici bir haber veriyoruz ekmek fiyatında henüz herhangi bir değişiklik yok. Daha sonra ilgili bakanlıkla görüşme yaparak ne olacağı konusunda karar vereceğiz en makul şekilde. Bunun dışında fırıncı esnafı üzerine düşen görevi yapıyor, her türlü fedakarlığı yapıyor. 2023 yılında tarım bakanlığında destekleme yaptı yüzde 13 yüzde 17,5 ekmek fiyatı değişti. 2024 yılında ülke genelinde yüzde 25 değişti, 2024 yılının son 6 ayındaki fiyat artışı 2025’e kaldığı için 2025 yılında yüzde 50 olarak değişiklik oldu, dolayısıyla son 2 yıla baktığınızda ekmek fiyatının ortalaması olarak yüzde 37,5 değiştiğini görüyoruz. Son 3 yılı baz alırsanız bu da yüzde 30’a denk geliyor. Ekmek fiyatları Türkiye enflasyonuna göre çok uygun seyretmiş oluyor. Kimse bizim esnafımızın üzerine taşıyamayacağı yük yüklemeye kalkamasın dedik. Zincir marketlerin ekmek iadesi hususunda kendilerine çeki düzen vermesi gerekiyor. Zincir marketlere benim esnafım 150 ekmek götürüp ertesi gün 40-50 ekmek geri aldığında bunu yasayla yönetmek mümkün değil. Eğer çeki düzen vermezlerse bu konuda yaptırım neyse yapmak zorunda kalırız" diye konuştu.

TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 23 Bin TL Haber

TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 23 Bin TL

ANKARA (İHA) - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Şubat 2025 açlık ve yoksulluk sınırı verilerini paylaştı. Araştırmaya sonuçlarıyla ilgili yapılan açıklamada, "Çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2025 Şubat ayı sonucuna göre Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 23 bin 323,86 TL'ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 75 bin 973,49 TL'ye, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti' de aylık 30 bin 206,24 TL'ye yükseldi" ifadelerine yer verildi. GIDA FİYATLARINDA KESKİN ARTIŞ TÜRK-İŞ verilerine göre, şubat ayında gıda fiyatlarında belirgin artışlar yaşandı. Gıda harcamaları bir önceki aya göre yüzde 5,39, yıllık bazda ise yüzde 43,47 oranında yükseldi. 12 aylık ortalama değişim oranı ise yüzde 57,73 olarak hesaplandı. Çarşı, pazar ve marketlerde yapılan araştırmalarda, özellikle temel gıda ürünlerinde fiyat artışlarının devam ettiği gözlemlendi. SÜT VE ET FİYATLARINDA ARTIŞ Süt ve süt ürünleri grubunda çiğ süt fiyatlarındaki yükseliş, raflara doğrudan yansıdı. Süt fiyatlarında en fazla artış görülürken, yoğurt yüzde 2, beyaz peynir ise yüzde 3,5 zamlandı. Et ve tavuk ürünleri de fiyat artışlarından nasibini aldı. Dana kıyma ve kuşbaşı et fiyatlarında artış görülürken, kuzu eti fiyatı bazı marketlerde yükselse de genel ortalamada değişiklik göstermedi. Geçen ay sabit kalan tavuk eti fiyatları ise bu ay yükseldi. Balık fiyatlarında da artış devam ediyor. Hamsinin kilogram fiyatı 270-300 TL arasında değişirken, esnaf satışların ciddi şekilde azaldığını belirtiyor. SEBZE-MEYVE FİYATLARI YÜKSELMEYE DEVAM EDİYOR Sebze ve meyve fiyatları yine hane bütçelerini zorlamaya devam ediyor. Pazar esnafı, satışların düştüğünü ve ürün çeşitliliğinin azaldığını ifade etti. Mevsim sebzeleri olan ıspanak, pırasa ve karnabaharın fiyatı sabit kalırken, lahananın fiyatı bir miktar geriledi. Patates ve kuru soğan fiyatları ise değişmedi. Kış mevsiminde sık tüketilen mandalina, portakal ve elma fiyatlarında artış yaşandı. Portakal ve mandalinanın kilogram fiyatı yükselirken, ortalama sebze kilogram fiyatı 56,97 TL, meyve kilogram fiyatı ise geçen aya göre yüzde 18,5 artarak 72,50 TL oldu. Genel sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı ise 57,83 TL olarak hesaplandı. TAHIL VE YAĞ ÜRÜNLERİNDE DEĞİŞİMLER Ekmek fiyatları değişmezken, pirinç, bulgur ve irmik fiyatları yükseldi. Un ve makarna fiyatları ise sabit kaldı. Zeytinyağı üretiminde görülen artış fiyatlara olumlu yansıdı ve zeytinyağı fiyatı bir miktar geriledi. Tereyağı fiyatında da düşüş gözlemlenirken, margarin fiyatlarında artış yaşandı. Siyah ve yeşil zeytin fiyatları sabit kalırken, yağlı tohum ürünlerinde fiyat yükselişi kaydedildi. DİĞER GIDA ÜRÜNLERİNDE SON DURUM Baharat ürünlerinde (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatlar azalırken, çayın kilogram fiyatında yüzde 3’lük bir artış görüldü. Pekmez ve bal fiyatları yükselirken, özellikle bal fiyatlarında yüzde 10’luk bir artış kaydedildi. Geçen ay sert bir zam gören pekmez fiyatları bu ay daha stabil kalırken, reçel ve salça fiyatlarında ise bir miktar düşüş yaşandı. Ihlamurun fiyatı ise sabit kaldı. TÜRK-İŞ, çalışanların geçim koşullarını belirlemek ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerinin aile bütçesine etkisini ortaya koymak amacıyla bu araştırmayı her ay düzenli olarak yayımlamaya devam ediyor.

Mayısta patates fiyatları yükseldi, doğal gaz ise sert bir düşüş yaşadı Haber

Mayısta patates fiyatları yükseldi, doğal gaz ise sert bir düşüş yaşadı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, patates ve bazı yumru bitkilerin fiyatlarındaki artışı yüzde 18,87 ile çocuk giyimi, yüzde 15,51 ile erkek giyimi ve yüzde 10,56 ile kadın giyimindeki artışlar izledi. Mayısta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında, yüzde 10,5 ile oteller, pansiyonlar ve diğerleri, yüzde 10,04 ile taze meyveler, yüzde 7,54 ile yiyecek hizmetleri, yüzde 7,07 ile paket turlar, yüzde 6,51 ile içkiler, yüzde 6,17 ile kümes hayvanları eti yer aldı. Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 100 ile şehir gazı ve doğal gazda gerçekleşti. TÜİK, konut doğal gaz abonelerinin 24 Nisan 2023'ten 31 Mayıs 2023'e kadarki fatura kullanım bedellerinin devlet tarafından karşılanmasına yönelik karar doğrultusunda, TÜFE kapsamında yer alan doğal gaz fiyatının, Mayıs 2023 dönemine ilişkin hesaplamalar yapılırken dikkate alınacağını duyurmuştu. Buna göre, mayıs ayı TÜFE hesaplamaları kapsamında doğal gaz için "sıfır fiyat" yöntemi uygulandı. Şehir gazı ve doğal gaz fiyatlarını yüzde 17,72 ile sebze (patates ve bazı yumru bitkiler hariç), yüzde 6,40 ile yumurta ve yumurta ile ilgili ürünler, yüzde 6,22 ile kişisel ulaştırma araçlarının yakıt ve yağları, yüzde 3,82 ile kara yolu ile şehirler arası yolcu taşımacılığı, yüzde 1,82 ile elektrikli küçük ev aletleri, yüzde 0,65 ile tereyağı, yüzde 0,37 ile likit hidrokarbonlar, yüzde 0,21 ile makarna çeşitleri izledi. En az fiyat düşüşü ise 0,12 ile diğer katı ve sıvı yağlar ürünlerinde görüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.