TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazipaşa

AGRONEWS - Gazipaşa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazipaşa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gazipaşa’da 15. tarım fuarı açıldı Haber

Gazipaşa’da 15. tarım fuarı açıldı

Açılış törenine; Gazipaşa Kaymakamı Hasan Uğuz, Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcısı Hikmet Fazıl BALCI, Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi ZAVLAK, siyasi partilerin ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Protokol üyeleri, sektör paydaşları, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Başkan Yılmaz: “Gazipaşa Denince Akla Üretim Gelir” Törende konuşma yapan Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Gazipaşa halkının çalışkanlığına vurgu yaparak şunları söyledi: “Gazipaşa denince akla üretim, emek ve alın teri gelir. Bizler güneş doğmadan serasına giren, gün batana kadar emek veren büyük bir aileyiz. 2019 yılından bu yana ‘üreten belediyecilik’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Çekirdeksiz narımızdan Cimbiti yaylası nohudumuza kadar yerel değerlerimize sahip çıkıyoruz. Çünkü markalaşmak, Gazipaşa’nın emeğine sahip çıkmaktır.” Başkan Yılmaz, konuşmasını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözüyle tamamlayarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Gazipaşa Bir Üretim Merkezi Görevine yeni başlayan ve ilçedeki ilk büyük organizasyonuna katılan Gazipaşa Kaymakamı Hasan Uğuz, Gazipaşa’nın tarımsal potansiyelini rakamlarla ortaya koydu: “Gazipaşa, 17 bin hektar alanda yapılan tarımsal üretimle çok önemli bir merkez. Yılda 210 bin ton sebze yetiştiriliyor; ayrıca muz, avokado ve mango gibi tropikal meyvelerde ülkemizin stratejik bir üretim üssüyüz. Devlet olarak üreticilerimize modern tarım altyapısı ve inovasyon noktasında her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” Kaymakam Uğuz, konuşmasında ayrıca Gazipaşa’da henüz birinci haftası olduğunu belirterek, ilçenin kendisini çok sıcak karşıladığını ifade etti ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Halk oyunları gösterileriyle renklenen programda, Gazipaşa Tarım Derneği Başkanı Faruk Tunç ve eski başkan Hüsnü Doğan da fuarın önemine dair konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından tüm protokol üyeleri, alkışlar eşliğinde açılış kurdelesini keserek fuar alanındaki stantları ziyaret etti. 11 Nisan Cumartesi gününe kadar devam edecek olan fuarda; modern tarım aletleri, yeni nesil gübreleme sistemleri ve tropikal meyve üretim teknikleri sergilenmeye devam edecek.

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor Haber

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya'nın yüzölçümünü aşarken, Antalya'da ise yüzölçümünün yüzde 3'ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Kumluca'da tarım alanlarının yüzde 44'ünün, Kaş'ta yüzde 43'ünün, Demre'de yüzde 42'sinin, Gazipaşa'da yüzde 35'inin, Kemer'de yüzde 32'sinin ve Alanya'da yüzde 25'inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı'da yüzde 20, Manavgat'ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. “TOPRAĞI KAYBEDERSEK GELECEĞİ KAYBEDERİZ” Alanya’da tarım arazilerinin kaybedilmesi ile ilgili konuşan Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 20 yıllık süreçte Antalya genelinde ve özellikle Alanya’mızda tarım alanlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı kentleşme, yapılaşma ve sanayileşme yer alıyor. Tarım toprakları sıradan araziler değildir. Onlar milletimizin gıda güvencesidir. Toprağımızı kaybettiğimizde sadece üretim alanlarımızı değil, geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Tarım alanlarının azalması üretimin düşmesine, maliyetlerin artmasına ve en önemlisi vatandaşlarımızın güvenli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasında ciddi sıkıntılara yol açar. Gıdada kendi kendine yetemeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük riskler doğurur. Gıda arz güvenliği, en az savunma kadar önemli bir milli meseledir. Bugün tarım topraklarını korumak yarın çocuklarımızın sofrasını korumaktır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin imara açılmaması, plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi ve üreticimizin desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Toprağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. “TARIM TOPRAKLARI KAYBEDİLMEMELİ” Tarım topraklarının kaybedilmemesi gerektiğini belirten Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Başkanı Adem Kaya, “Tarım bizim can damarımız. Maalesef inşaat uğruna, inşaat sektörü iyi gitsin diye her tarafı binalaştırdık. Tarım olmazsa olmaz. Özellikle verimli tarım arazilerinin oluğu yerler inşaat sahası oldu. O binalar da boş duruyor, satılmıyor. Bunların önüne geçilmesi lazım. Önlem alınması lazım. Şu ana kadar yanlışlar oldu ama bundan sonra biraz daha dikkatli ve kontrollü inşaat yapılması, tarım alanlarına müsaade edilmemesi lazım. Bu ülke ve milletimiz açısından tarımın önemine değer verilmesi lazım” diye konuştu. “GENÇLER TARIMA YÖNELMİYOR” Alanya’daki tarım arazilerinin kaybedebilmesinde önceliğin inşaat olduğunu söyleyen Kaya, “Kestel, Mahmutlar, Kargıcak arası hep tarım bölgesiydi. Ardından buralara inşaat yapıldı. İkinci etken de gençlerin tarıma yönelmemesi. Gençlerin tarıma yönelmemesinin sebebi de tarımın eski cazibesinin kalmaması, getirisinin düşük olması, girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Bunun için yeni nesil biraz karamsar olduğundan dolayı tarım yapmak istemiyor. Yeni nesli biraz tarıma yönlendirmemiz lazım. Yeni nesli tarıma yönlendirmek için de arımı cazibeli hale getirmek lazım. Devlet teşviki, fide teşviki, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, ihracat potansiyelinin artırılarak değer kazandırılması olabilir” ifadelerini kullandı. “ÇİVİ BİLE ÇAKTIRILMAMASI LAZIM” Alana Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de, “Tarım politikası ile ilgili bazı politikaların gözden geçirilmesi lazım. Özel alanlar oluşturulması lazım. Tropikal bölgelerden örnek verecek olursak buralar sadece Alanya, Gazipaşa, Anamur’da var. Çayın yetiştiği Rize, antep fıstığını yetiştiği Gaziantep var. Devletin bu gibi özel bölgeleri koruma altına alması lazım. Bu bölgelere değil inşaat çivi bile çaktırılmaması lazım. Tavuk kümesi bile yaptırılmaması lazım. Çünkü kaybedilen tarım alanı bir daha geri gelmeyecek. Alanya’da Oba, Mahmutlar, Kestel kaybedildi. Bu alanlar Türkiye’nin nadir toprak yapısı olan, avokado, mango gibi tropikal ürünlerin yetiştiği alanlar. Buraya beton döküyorsun, yok ediyorsun. Sen burayı bir daha bulamayacaksın. Bina yapılacaksa Güzelbağ’a, Çamlıca’ya yapılabilir. Şu anda bina yapılacak alanlarda tarım yapacağız diye uğraşıyoruz. Oba’da sulama suyu var. Borusu döşeli halde her şeyi var. Ağaçlar yetişmiş durumda. Şimdi ağaçları sökülüyor, sulama suyu kanalını yok ediyorsun. İmamlı’ya, Hocalı’ya, Yeşilöz’e boru hattını geçirmek için uğraşıyorsun. Binaların bu mahallelere yapılması lazım. Niye hazır halde olan bahçe söktürülüyor? Su sistemi kurulu halde olan bir yer niye yok ediliyor? Biz dağları, taşları tarım arazisi yapacağız diye uğraşıyoruz. Tarım arazisi olan yerlere de bina yapacağız diye uğraşıyoruz. Buna acil bir çözüm bulunması lazım. Tarım arazileri özellikle ağaç olan yerlerin kesinlikle sökülmemesi lazım. Örneğin Zeytin Kanunu var. Tapuda zeytinlik yazıyorsa oradaki ağaçları sökemiyorsun. Devletin narenciye bahçesi, avokado, ve bahçe yazan hiçbir yeri söktürtmemesi lazım” dedi.

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir Haber

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir

Antalya'da son dönemde art arda yaşanan sel, hortum ve fırtına nedeniyle birçok bölgede özellikle sera alanlarında büyük zarar oluştu. 14 bin hektar alanda zarar meydana geldiğini belirten Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, "Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. Antalya'nın örtü altı tarımın yoğun olduğu Kaş, Demre, Kumluca, Finike, Kemer, Serik, Aksu, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi ilçelerinde geçen bir ayda çeşitli zamanlarda yaşanan şiddetli yağış, fırtına, hortum ve sel felaketleri nedeniyle ciddi miktarda zarar oluştu. Birçok seranın yıkıldığı ve plastik örtülerinin yırtıldığı felaket sonrasında hem seralar hem içindeki biber ve domates gibi ürünler zarar gördü. Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, seralar ve bahçelerde oluşan hasar boyutlarıyla ilgili çok hızlı çalışmalar yapıldığını belirterek, "Bir yandan tarım eksperleri, diğer yandan Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz hasar tespiti çalışmalarına katıldı. Oldukça yaygın ve geniş bir sahada hasarımız var. Bunların bir kısmı sera, bir kısmı da açık. 2 bin 519 çiftçimizin 14 bin hektar alanında hasar belirlendi. Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. “Bazı seralar girilebilecek halde değil” Sel basan seralara yoğun çamur nedeniyle girilemediğinden hasar tespitlerinin tamamlanamadığını aktaran Ebru Kaçın, "Ekipler sel, su baskını yaşanan seralarda hasar işlemlerini tamamlamadılar, gün veriyorlar. Çünkü bazı seralar girilebilecek halde değil henüz. Girdiğimiz zaman batabiliriz. O yüzden hasar çalışmasını sağlıklı yapabilmek adına TARSİM eksperleri hasarlarını henüz tamamlamadı. 20- 25 gün daha sürer. Tamamladıkları zaman ortaya daha net rakamlar çıkacaktır. Tabii il genelindeki bu zararın sebebi tek yağış değil, 3- 4 seferde çok yüksek miktarda yağış aldık" diye konuştu. Sele maruz kalan ürünler hastalandı Sel suları nedeniyle yoğun yağış alan seralardaki bitkilerin öldüğü ve hastalandığını kaydeden Ebru Kaçın, "Yoğun su baskını olan yerlerde patojenler bitkiyi etkiliyor ve hastalık başlıyor. Örneğin domateste kirpiklerine kadar çıkan bir hastalık zararı söz konusu. Bu ürünlerin artık pazar değeri oldukça düştü. İhracata gitme şansı hiç yok. Raf ömrünü kaybetti. Şu saatten sonra bu ürünler ancak salçalık olarak değerlendirilebilir" dedi. Su tahliye desteği talebi Sel felaketlerinde suların çok hızlı şekilde tahliyesinin önemli olduğuna işaret eden Kaçın, TARSİM'den sigortanın bir kısmının sel, su baskını hasarı gerçekleştikten sonra üreticiye bedel olarak ödenmesinin tekrar değerlendirilmesini istiyoruz. Çünkü sel, su baskını girdikten sonra bu suyun hızlı bir şekilde seradan ve alandan uzaklaştırılması gerekir. Bunun için üretici hızlı bir şekilde tekrar işçilik yapıyor. Pompa buluyor, bir şekilde o suyu, betonu kırıyor, bir şekilde o suyu oradan uzaklaştırıyor. Bunun için de TARSİM'den kapsamını geliştirmesini istiyoruz" diye konuştu. “Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü” Aksu ilçesi Karaçalı bölgesinde serada domates üretimi yapan çiftçi İsa Rüzgar, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı TARSİM sigortalı üretim yaptığını belirterek, "O gün sabah 07.00 sıralarında geldik. Seranın baş tarafı kanal, etrafı komple çevre betonu ve su yükselmeye başladı. Kanallarımız işlenmediği için su yükseldi. Önlem aldık, kapıların ağzını doldurduk, şişirdik. Su yükseldi de yükseldi. Bir süre sonra komple girdi. Betona kadar su çıktı. Ondan sonra 5 su motoru kurdum. 24 saatte suyu tahliye ettim. Tam 24 saatte. Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü. Sonrasında daha çok zorlandık. 11 kişi, 12 kişi ilaç attık. Mecbur toplamak zorundaydım. Bir şey vereceğinden değil de mecbur emeğimi almak lazımdı. Bu ürünler çöp. İçinde sağlam kalan ağaçlar da var ama el arabası gitmiyor hiçbir şekilde. 80- 100 metre omuzda tek tek getiriyoruz" dedi.

Tropikal Meyve Üretimi, Alanya’da İhracata Hazırlanıyor Video Galeri

Tropikal Meyve Üretimi, Alanya’da İhracata Hazırlanıyor

Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, Antalya'nın Alanya ilçesi ve çevresinde tropikal meyve üretiminin hızla arttığını belirterek, bölgenin artık iç piyasadaki ihtiyacı karşılar seviyeye geldiğini, ihracat için gerekli altyapının oluşmaya başladığını söyledi. Özellikle avokado, mango, papaya ve ejder meyvesine yurt dışından yoğun talep olduğunu ifade eden Hüddoğlu, üretimin her yıl istikrarlı şekilde yükseldiğine dikkat çekti. Akdeniz'in önemli tropikal meyve üretimi havzasında yer alan Alanya'da üretim artarak devam ediyor. 40 bine yakın üreticinin bulunduğu ve 2 bin ton civarında üretimin gerçekleştirildiği Alanya'da tropikal meyveler ihracata hazırlanıyor. Yapımı tamamlanan Payallar Mahallesi'ndeki yeni halin açılmasıyla ihracat potansiyelinin artması, ihracatçı tüccarların da bölgeye gelerek Alanya ve ülke ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Tropikal meyvelere talep çok Alanya'da yetişen tropikal meyvelerin ihracat taleplerinin arttığını belirten Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, "Alanya'mızda tropikal meyve üretimi artarak devam ediyor. Bölgemizde yetiştirdiğimiz muz ve avokadomuz, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak duruma geldi. Artık yavaş yavaş ihracat boyutunu düşünmeye başladık. Burada avokado, mango, papaya ve ejder gibi ürünlerimize yurt dışından talep yoğunlaşmaya başladı. Burada üretim hızlı bir şekilde artıyor. Yetkililerden ricamız özellikle bizim yerli üreticimizin ürettiği ürünlerin hasat zamanında ithal ürünlere bir kısıtlama getirilmesini talep ediyoruz. Bizim burada işletme maliyetimiz yoğun olduğu için ürünümüz para ederse biz üretime devam ederiz'' dedi. Turizm ve tarım iç içe Turizm ve tarımın aynı anda yapıldığı tek yerin Alanya olduğunu söyleyen Hüddoğlu, "Alanya ölçeğinde baktığımızda turizm ve tarımın iç içe yapıldığı tek şehir. Bizim burada işletme maliyetimiz artıyor. Çalışacak insan bulmakta zorlanıyoruz. Burada günlük yevmiye ise 3 bin ile 3 bin 500 arasında. Bu da bizim işletme maliyetimizi artırıyor. Seralarda çalışmak yoğun bir işçilik gerektiriyor. 40 bin üreticinin olduğu bir şehir. Yeni halimiz hala bitmedi. Yeni hal açıldığında ihracatçı tüccarların hale yoğun bir talebi olacak. Tropikal meyve Alanya, Gazipaşa, Anamur ve Manavgat çanağında yetiştiği için açılacak halimiz ihracat noktasında elimizi güçlendirecektir'' ifadelerini kullandı. Kırsal alanda hırsızlıkların önüne geçilebilmesi için kontrollerin artırılması gerektiğini belirten Hüddoğlu, "Bu tür hırsızlıklar üreticimizin başına geliyor. Biz bu üretimleri daha çok kırsal alanda yaptığımız için geniş alanda her ne kadar kamera koysan da kör noktalar oluyor. Tropikal meyve üretimimiz olduğu alanlarda kontrollerin daha sık yapılmasını ve bu bölgelere kamera takılmasını talep ettik. Olumsuz durumlara karşı üreticilerimizi kayıt altına almak için de gerekli yerlere başvuruda bulunduk'' şeklinde konuştu. Muzun üreticiden çıkış fiyatı ortalama 35 lira olurken, avokado 100 lira, papaya 60 lira, mango 110 liradan alıcı buluyor.

Avokadoda erken hasat uyarısı Haber

Avokadoda erken hasat uyarısı

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde Ziraat Mühendisi Yavuz Çetin, Gazipaşa’da para kazanma hırsı ve hırsızlık olayları yüzünden geçtiğimiz yıllarda avokadonun erken hasat edildiğini hatırlatarak, “Erken hasat edilmiş avokadolar, olgunlaşmadığı için ihracat ve market kanadında gerekse hallerde satıldığı andan itibaren bir ay boyunca olgunlaşmıyor ve sonra çürüyüp gidiyor. Bundan kaynaklı da avokadonun pazarı kapanıyor. Üreticilerimiz ve tüccarlarımız gerekli önlemleri almalılar” dedi. Gazipaşa’da üretimi hızla artan avokadonun hasat mevsimi yaklaşıyor. Olgunlaşma aşamasında olan avokadoların erken hasat edilmesinin kritik sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Ziraat Mühendisi Yavuz Çetin, avokado üreticilerine “Erken hasat etmeyin” uyarısında bulundu. Erken hasadın kâr değil zarar ettireceğini söyleyen Çetin, Tropikal meyvelerde, özellikle avokadolardaki pazarın oluşmamasındaki en büyük problemimiz, erken hasattır. Erken hasat edilmiş avokadolar, olgunlaşmadığı için gerek ihracat kanadında, gerek market kanadında gerekse hallerde satıldığı andan itibaren bir ay boyunca olgunlaşmıyor ve lastik gibi olduktan sonra çürüyüp gidiyor. Bundan kaynaklı da avokadonun pazarı kapanıyor” dedi. “Üretici ve tüketicilerin hasat takvimini takip ederek önlem almaları gerekiyor” Üretici ve tüketicilere uyarıda bulunan Çetin, konuşmasına şöyle devam etti: “En yakın Avrupa noktasına da 27 günde ulaşıyor. Bundan kaynaklı Türkiye avokadosu coğrafi konum bakımından hem Avrupa’ya, hem Ortadoğu’ya hem de Rusya’ya yakın, en uzak noktasına tırlarımızla bir hafta gibi bir sürede gönderebiliyoruz. Avokadonun erken hasat edilmesinin bir diğer özelliği de hırsızlık sorunu. Her avokadoyu olduğu zamanda alabilseler büyük oranda hırsızlığın da önüne geçilme ihtimali yüksek. Avokado, önümüzdeki süreçlerde yeşil altın olarak anılan bir bitki ve gün geçtikçe de ekim alanları artıyor, tanınırlığı artıyor. Değerli bir gıda olduğu için, sağlıklı olduğu için de diyetisyenlerin de yoğun önerileri arasında yer alıyor. Hem üreticilerimizin hem tüccarlarımızın hem de tüketicilerimizin avokadonun cinslerine göre hasat takvimini takip ederek önlem almaları gerekiyor.” Avokado cinsleri hakkında da bilgi aktaran Ziraat Mühendisi Yavuz Çetin; “Clifton cinsi avokadolarımız, iklime bağlı olarak sıcak ve deniz kıyısı olan sıcak bölgelerde 1 Ağustos itibari ile toplanabiliyorken dağlık ve rakımı yüksek yerlere çıktığımız zaman 15 Ağustos’a kadar olgunlaşma süresi sarkabiliyor. Bu noktada da üreticilerimizin ve tüccarlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Fuerte cinsi avokadoların Ekim ayı gibi toplanmasını öneriyoruz. Bu türleri zaten 2-3 aşamada olgunlaştıkça topluyoruz. Yağ oranları arttıkça lezzetleri artıyor ve olgunlaşmaları söz konusu olabiliyor. Bacon cinsi avokadolarımız, Ekim ayının ilk haftası gibi toplanması söz konusudur. Ondan sonra da olgunlaşmaları olağan olabilir” ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.