TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gıda Arz Güvenliği

AGRONEWS - Gıda Arz Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Arz Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de gıda arzında sorun yok Haber

Türkiye’de gıda arzında sorun yok

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bölgedeki gelişmelere rağmen Türkiye’de gıda arz güvenliği sorunu bulunmadığını belirtti. Bakan Yumaklı, "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ndeki konuşmasında, son yıllarda konjonktürün getirdiği olayların zirve yaptığına değinerek, Türkiye'nin bölgesindeki olaylara rağmen güvenli bir liman olduğunu söyledi. Yumaklı, bölgede gerçekleşen olaylar neticesinde tarımsal üretim konusunda ülkeler için bir gıda arz güvenliği konusu olduğunu bildirdi. Üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olan ülkeler için gıda arz güvenliği olduğunu anlatan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur. İkincisi tarımsal üretim girdileri. Yani ülkemizdeki tarımsal üretimin zamanlamalarını herkes biliyor. Bu dönemde hangi gübre türlerinin kullanılacağını da biliyor. Biz 12 Gün Savaşında aslında bunun nelere mal olabileceğini düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik ve daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyorduk ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk. Gübreler konusunda hemen hızlıca onları sıfıra indirdik" diye konuştu. Yumaklı, ikinci konu olarak antrepolarda yer alan farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin ve gübre ham maddelerin de yurt içine gelmesini sağladıklarını dile getirdi. Üçüncü olarak ise HSBC önünde o dönemde bir patlama olduğunu ve bir gübre türünün yasaklandığını anımsatan Yumaklı, "Bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı daha rahat hareket edebilme adına. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım işte bunları alıp sonra da farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç. Onlar zaten bizim konumuz değil" şeklinde konuştu. "Bölgesel olayların Türkiye için etkileri minimumda kalacak" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, ilgili bakanlılar olarak bölgede gerçekleşen olaylarla alakalı ilgili kamuoyu bilgilendirmelerini sıkça yaptıklarına işaret ederek, bazı kesimlerin bu açıklamalar yapılmıyormuş gibi farklı söylemler geliştirildiğini belirtti. Yumaklı, söylemlere ilişkin olarak şunları söyledi: "Bir sektör temsilcisi diyor ki meyve ve sebze fiyatları 4-5 kat artacak. Bir başka dernek açlık kapıda diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan bu müptezellere şunu söylüyorum, cürmünüz kadar yerinizi yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır. Onların moralini, motivasyonunu kıracak, bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var? Yani hiç kimseye faydası olmayan, gerçek olmayan bu tür söylemler içinde herhalde gerekli işlemlere ilgili birimler yapacaktır." Yumaklı şöyle devam etti: "Yine bunun dışında bir konu var, 'hemen derhal mazot ve gübre desteği verin'. Konudan ne kadar uzak olduklarının da en büyük göstergesi bu. Zaten veriliyor, 2024 Eylül'de devreye aldığımız üretim planlamasının en önemli başlıklarından bir tanesi de desteklerin yeniden yapılandırılması konusuydu ve mazot ve gübreyi çıpa alan bir destekleme sistemiydi. O günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Ya yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var?" İkinci olarak piyasayı regüle eden kurumlar olduğunu ve bu kurumların da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması olduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu bölgesel olaylar neticesinde de bu maliyetlerin tamamının elbette dikkate alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, bölgesel olayların Türkiye'yi etkileyeceğini ama bunun Türkiye için etkilerinin minimumda kalacağını belirterek, "Bunun için gece gündüz uğraşıyoruz. Türkiye bütün bunları yönetebilecek kabiliyete ve kapasiteye sahip bir ülke. Tabii bütün risklerin tamamını bugün için konuşuyoruz ancak biz bakanlık olarak bugün değil eylül ayından itibaren yeni başlayacak olan tarımsal üretim dönemi için hazırlanıyoruz şu anda. Bugün için problemimiz yok. Yine söylüyorum, biz önümüzdeki tarımsal üretim dönemine hazırlanıyoruz. Elbette ki bütün konjonktürel konular neyse neyi öngörüyorsak, neyi risk olarak görüyorsak bütün bunları tamamen masaya yatırarak bunlara karar veriyoruz." ifadelerini kullandı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi küresel gıda arz güvenliğini etkileyecek durumda Türkiye'nin üzerine düşeni yapmakta hazır olduğunu aktaran Yumaklı, bu konuların da masada olduğunu ve gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıkta olduklarını bildirdi. "Geçtiğimiz yıl hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız" Bakan Yumaklı, bu yıl için yağışların çok iyi gitmesi, özellikle de kar yağışlarının beklediklerinin de üzerinde gelmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti. Yumaklı, geçen senenin iki problemi olduğuna değinerek, "Bir tanesi zirai don konusuydu. Şubat ve nisan ayında iki farklı ve çok ağır zirai don yaşadık. Yani meyvelere çok büyük hasar verdi. Sakın ağaçlarınızı kesmeyin dedik, onlara nasıl bakım yapılacağı konusunu birlikte çalışacağız dedik. Hamdolsun ağaçlarımızı da kurtardık. O zirai don konusunda yaklaşık 46,5 milyar lira üreticilerimize destek verdik 16 üründe. Daha sonrasında ikinci bir darbede kuraklıktan geldi. Geçtiğimiz yıl son 50 küsur yılın en kurak yılıydı. Bütün bunların hepsi çok ciddi bir şekilde tarımsal üretimi etkiledi ancak o kadar ağır tabloya rağmen bu ülkenin güçlü üretim altyapısı ve güçlü kurumları sayesinde herhangi bir büyük problem olmadan bu süreci geçirdik" yorumunu yaptı. "Geçtiğimiz yılın yağışlarından hareket edecek olursak bu yıl yağışlar geçtiğimiz yıla göre yüzde 85 arttı." diyen Yumaklı, şunlara dikkati çekti: "Yani tersinden bakarsak geçtiğimiz yılın ne kadar kötü olduğunu da buradan anlayabiliriz ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 22 arttı. Bu şu demek; hamdolsun barajlarımızla ilgili bir problem yok. Ekilmiş alanların sulama ihtiyacını pas geçtik. Dolayısıyla bu anlamda üreticilerimizin sulama maliyetlerinden bir tasarrufu oldu. Şimdi nisan ve mayıs yağışlarını da mutedil bir şekilde alırsak gerçekten geçtiğimiz yıl o hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız."

KANATLI ETİ İHRACAT KISITLAMASININ TİCARİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE ETKİLERİ Haber

KANATLI ETİ İHRACAT KISITLAMASININ TİCARİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE ETKİLERİ

Sürdürülebilir Ticaret Derneği Başkanı Gökhan Erol, Ticaret Bakanlığı tarafından dün duyurulan kanatlı eti ihracatının durdurulması kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erol, gıda arz güvenliği ve fiyat istikrarı hedeflerini anlamakla birlikte, bu tür ani kararların ihracat odaklı ilişkilere vereceği zararlara dikkat çekti. Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD) tarafından hazırlanan değerlendirmede, kararın muhtemel etkileri şu başlıklar altında sıralandı: Kazanılmış Pazarlar ve Müşteri Kaybı Uluslararası ticarette pazar kazanmanın ve müşteri güveni tesis etmenin yıllar süren emekler gerektirdiğini belirten Gökhan Erol, "İhracatçılarımızın tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği küresel pazar payı, bir sabah alınan ihracatı durdurma kararı ile ihracat pazarlarımızı rakiplerimize kaptırılma riskiyle karşı karşıyadır" dedi. Erol, tedarik zincirlerindeki bu kesintilerin Türk firmalarının "güvenilir tedarikçi" imajına ciddi zarar verdiğini vurguladı. Hukuki ve Ticari Taahhütler Kararın hukuki boyutuna değinilen açıklamada, ihracatçıların imzalanmış sözleşmelere ve teslim taahhütlerine uymak zorunda olduğu hatırlatıldı. Sevkiyatların aniden durmasının firmaları yüksek tazminat yükümlülükleri ve ticari davalarla karşı karşıya bırakabileceği ifade edildi. Ayrıca bu durumun lojistik ve ambalaj gibi yan sektörleri de sarsacağı öngörülüyor. Sürdürülebilir Ticaret Derneği’nden 3 Çözüm Önerisi İç piyasadaki fiyat dengesini korumak için ihracatı tamamen durdurmak yerine daha dengeli mekanizmaların devreye alınması gerektiğini savunan dernek, şu çözüm önerilerini sundu: • Kota Uygulaması: İhracatın tamamen yasaklanması yerine belirli kotalar dahilinde devam etmesi ve mevcut sözleşmelerin korunması. • Sektörel Destekler: Üretim maliyetlerini düşürecek hammadde destekleri ile iç piyasa fiyatlarının dengelenmesi. • İstişare Mekanizması: Stratejik kararlar alınmadan önce sektör temsilcileriyle bir araya gelinerek geçiş süreçlerinin planlanması. Başkan Gökhan Erol, dış pazarlardaki varlığın korunması için kararın yeniden gözden geçirilmesi ve ihracatçılara gerekli esnekliklerin tanınması hususunda karar alıcıları adım atmaya davet etti. Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD) Hakkında Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD), sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarında Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla kurulan öncü bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek; Yeşil Dönüşüm, Toplumsal Etki ve Küresel Rekabet olmak üzere üç ana sütun üzerine inşa edilen projeleriyle, Birleşmiş Milletler’in Sosyal ve Ekonomik Sürdürülebilirlik Amaçlarını gözetmektedir. Enerji verimliliğinden dijital kalkınmaya, toplumsal cinsiyet eşitliğinden eğitimde fırsat eşitliğine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren STD, yerel üreticilerin küresel standartlara uyum sağlaması için stratejik yol haritaları geliştirmektedir. Bu kapsamda dernek, 2. Endüstriyel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm Çalıştayı (ESYED) gibi ulusal çapta referans kabul edilen organizasyonların yönetiminde ve bilimsel süreçlerinde yer almaktadır. STD; kamu kurumları, akademi ve iş dünyası arasında sürdürülebilir bir gelecek için köprü görevi üstlenmeye devam etmektedir.

Yumurta İhracatına Fon Kesintisi Getirildi Haber

Yumurta İhracatına Fon Kesintisi Getirildi

Ticaret Bakanlığı, yumurta fiyatlarındaki artışı önlemek ve iç piyasa dengesini korumak amacıyla yeni bir karar aldı. Yapılan açıklamada, kuş gribi nedeniyle üretimin azaldığı ve talebin yükseldiği belirtilerek, sofralık yumurta ihracatında kilogram başına 50 Cent Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kesintisi uygulanacağı bildirildi. "Kuş Gribi Yumurtada Arz Sorunu Yarattı" Bakanlık açıklamasında, 2024 yılının son çeyreğinde görülen kuş gribi salgınının yumurta üretimini düşürdüğüne dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Yumurta, uygun fiyatlı bir protein kaynağı olup, dünya genelinde temel besinler arasında yer almaktadır. Ancak salgın nedeniyle azalan üretim ve ülkemiz menşeli yumurtaya yönelik talep artışı, iç piyasadaki fiyatları yukarı yönlü etkilemiştir." Karar Resmi Gazete'de Yayımlandı Bakanlık, uluslararası fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya olumsuz yansımalarını önlemek amacıyla alınan kesinti kararının 25 Şubat 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini duyurdu. "Gıda Arz Güvenliği İçin Önlemler Sürecek" Bakanlık, ilerleyen dönemde de gıda güvenliği ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla önlemler almaya devam edeceğini belirterek, şu açıklamayı yaptı: "İlgili devlet kurumları ve özel sektör kuruluşları ile işbirliği içinde çalışarak, halkımızın gıdaya makul fiyatlarla ulaşımını kolaylaştırmak ve spekülasyonları önlemek için gerekli tüm politika ve denetim araçlarını kararlılıkla kullanacağız."

Tarımda gıda arz güvenliği için yerli ve milli adımlar atılacak Haber

Tarımda gıda arz güvenliği için yerli ve milli adımlar atılacak

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçim öncesinde açıklanan AK Parti'nin "Türkiye Yüzyılı İçin Doğru Adımlar" başlıklı beyannamesi ile 2023-2025 yıllarına ilişkin Orta Vadeli Program'da gelecek döneme ilişkin izlenecek politikalar ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın devir teslim töreninde verdiği mesajlar kapsamında tarım sektöründe başlatılmış projelerin tamamlanması ve yenilerinin eklenmesi bekleniyor. Yumaklı, bakanlık görevini devraldığı törende, Türkiye Yüzyılı ile tarımda üretimin ve üreticinin yüzyılının başladığının altını çizdi, gıda arz güvenliğinin sağlanmasına vurgu yaptı. Tüketicinin güvenilir gıdaya makul fiyatlarla erişebilmesi konusuna yoğunlaşacaklarını bildiren Yumaklı, üreticilerin güçlendirilmesi ve tüketicilerin korunması prensibini benimsediklerini kaydetti. Yeni dönemde, tarımda bitkisel üretimin artırılması ve tarım bilgi sistemlerinin iyileştirilmesi öncelikler arasında yer alırken tarımsal girdi tedarikinde özellikle dışa bağımlı olunan alanlarda çalışmalar yapılacak, yerlileştirme ve millileştirmeye öncelik verilecek ve hızlandırılacak. Orman ve su varlığının korunmasıyla ilgili farklı ve yeni çalışmaların yapılması planlanırken üretimden tüketime her aşama için yapısal reformlar hayata geçirilecek. Tarladan sofraya tüm süreçlerin odak noktası olacağı yeni dönemde verimlilik ve kaliteden vazgeçilmeyecek. Tarım milli güvenliğin bir parçası olarak değerlendirilerek bu süreçte vizyon ve politikalar da bu bilinçle oluşturulacak. Kırsal alanda yaşayanların refahı yükseltilecek, tarımsal üretimde verim ve kaliteyi artırarak istikrarlı gıda arzı sağlanacak. Bitkisel ve hayvansal ürünlerde yeni çeşit, yeni ırk, metot ve teknoloji geliştirilecek. Balıkçılık ve su ürünleri kaynakları korunacak, sürdürülebilir işletimi sağlanacak Toprak ve su kaynakları ile biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilir yönetimi geliştirilecek. Bölgesel anlamda rekabet potansiyeli arz eden alanlarda yeni bir teşvik düzenlemesi yapılarak hızlı ve etkili bir yatırım hamlesi başlatılacak. Her kente göre öncelikli sektörler belirlenecek, uygun bir planlamayla katma değeri yüksek ürün üretimi ve üretimde çeşitliliği sağlanacak. Tarım Girişimcilik Bölgeleri kurulacak Genç girişimciler için Tarım Girişimcilik Bölgeleri (TARGİB) kurulacak. Ziraat mühendisleri öncelikli olmak üzere, genç girişimcilere herhangi bir bedel almaksızın arazi tahsisi yapılacak. Kurulacak Aile ve Gençlik Bankası tarafından ilk iki yıl ödemesiz ve beş yıl vadeli faizsiz kredi desteği ve belirli bir süreyle ürün alım garantisi veya sözleşmeli üretim modelinin uygulanmasını sağlanacak. Toprak Veri Tabanı oluşturacak Kamu-özel işbirliği modeliyle yürütülenler dahil, sektörde beşeri ve fiziki altyapıyı güçlendirecek AR-GE, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji ve eğitim gibi yatay alanlar ile tarım, turizm ve savunma sanayisine öncelik verilecek. Diğer yandan tarım topraklarının sürdürülebilir kullanımı için Toprak Veri Tabanı oluşturacak. Toprakların sürdürülebilir kullanımı açısından karbon, besin maddesi ve toksik element kapsamları belirlenip, verimlilik durumları ortaya konulacak. "Tarımsal Arazi Kullanım Planlaması Model Araştırmaları" ile toprak haritaları, tarımsal kullanıma uygunluk sınıfları, iklim özellikleri, üreticilerin sosyoekonomik koşulları ile mevcut ürün deseni ve alternatif ürünler belirlenerek veri tabanı oluşturularak, parsel düzeyinde ürün deseni planlamasına uygun bir model önerisi geliştirilecek. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinin spekülatif fiyat artışlarının engellenmesine yönelik çalışmaları arttırılacak. Tarım Kredi Kooperatiflerinin yem ve gübre sektöründe piyasada daha aktif rol almasına yönelik adımlar atılacak. Gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir olmasını sağlamak için fiyat istikrarını gözeterek ilgili kurumlarla güçlü bir işbirliğinin tesisine devam edilecek. Tarımda sulama sahası 1000 hektardan büyük tüm tesisler bağımsız olarak değerlendirilmek üzere müstakil proje olarak yatırım programına teklif edilecek. Ayrıca, bitkisel üretimin artırılmasına ve tarım bilgi sistemlerinin iyileştirilmesine hizmet edecek altyapı ve araştırma projelerine öncelik verilecek. IPARD destekleri yaygınlaştırılacak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen Avrupa Birliği (AB) Katkılı Kırsal Kalkınma Destekleri (IPARD III) Programı'nın katkısıyla kırsalda üretimi artırmak amacıyla yeni yatırımların desteklenmesine ve istihdam sağlanmasına devam edilecek. Halen 42 ilde uygulanan IPARD Programı'nın 81 kente yaygınlaştırılması planlanıyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.