Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girdi Maliyetleri

AGRONEWS - Girdi Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girdi Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da tarım ve gıda ihracatçılarına ödül Haber

Bursa’da tarım ve gıda ihracatçılarına ödül

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

Bursa’da ihracatçılar ödüllerini aldı, rekor hedef koydu Haber

Bursa’da ihracatçılar ödüllerini aldı, rekor hedef koydu

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk OcakNisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, UrGe projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 2030 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Traktörlere haciz geldi, 2,5 milyon hektar arazi yok oldu Haber

Traktörlere haciz geldi, 2,5 milyon hektar arazi yok oldu

Artan girdi maliyetleri sebebiyle tarımda yaşanan kriz, traktörleri de vurdu. Nefes gazetesinden Şehriban Kıraç’ın haberine göre, çiftçiler ürettikleri ürünü satamazken, ellerindeki traktörler de bir bir hacizle elinden alınıyor. Bu yılın ilk dört ayında traktörde kapasite kullanımı yüzde 28’e kadar geriledi. TRAKTÖR ÜRETİMİ ÇAKILDI Yılın ilk dört ayında Türkiye’nin 25 bin adetlik traktör üretme kapasitesi varken sadece 7 bin 98 traktör üretilebildi. 2025’in ilk dört ayında 10 bin 922 adet traktör üretilirken bu yılın aynı döneminde üretim yüzde 35 geriledi. Son 22 yılda 2.5 milyon hektar tarım arazisi yok oldu. ÇİFTÇİLİK ÖLÜYOR Çiftçinin yaş ortalaması 60’a dayanırken, 2000’li yılların başında yaklaşık 3 milyon seviyesinde olan kayıtlı çiftçi sayısı bugün 2 milyon seviyelerine geriledi. Bu durum tarımsal üretimin geleceği açısından alarm veriyor. Samandan, buğdaya her kalemde dışarıya bağımlı hale gelen Türkiye’de çiftçi de tarlayı terk ediyor. Bu durum tarım aletleri üretimine de büyük darbe vuruyor. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, traktörde kapasite kullanım oranı son 5 yılda 45.6 puan geriledi. 2021 sonunda traktörde kapasite kullanımı yüzde 74 seviyesindeydi. 2025 sonunda traktörde kapasite kullanımı yüzde 35.3 iken sadece dört ayda kapasite kullanımındaki kayıp 7 puanı buldu. TÜİK ÇARPICI VERİLERİ AÇIKLADI Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, trafiğe kayıtlı toplam traktör sayısı 2026 Nisan ayı itibarıyla 2 milyon 324 bin 517 olurken, nisanda geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan traktör sayısı yüzde 33.7 düştü. Nisanda devri yapılan taşıtların yüzde 3.2’sini traktör oluşturdu. OSD’nin Ocak-Nisan 2026 verilerine göre, kapasite kullanım oranı en düşük segment traktör oldu. Kapasite kullanım oranı; hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari) yüzde 64.3 , kamyon grubunda yüzde 59.2, otobüs yüzde 71.6, midibüste yüzde 67.1 iken, traktörde yüzde 28.4 olarak gerçekleşti. KREDİLER 1.3 MİLYONU AŞTI Son bir yılda çiftçilerin bankalardan kullandığı krediler yüzde 41 artışla 1.3 trilyon lirayı aşarken batık kredi miktarı da Mart 2026 itibarıyla üçe katlanarak 5.6 milyar liradan 21.6 milyar liraya fırladı. Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı Hidayet Muslu’ya göre, çiftçi yoksullaşırken, tarım makinaları pahalılaşıyor. Çiftçinin traktör almak için mecburen bankalara borçlandığını dile getiren Muslu, “Kredi faizleri çok yüksek. Tarım aletlerinin maliyeti dövize de endeksi. Fiyatlar kura bağlı da artıyor. Yeni traktör alamayan çiftçi elindeki traktörü de tamir edecek parayı bulamıyor. Tarım makinaları parça tedarikinde de sıkıntılar yaşanıyor. Bu yüzden çiftçi tarlayı ekemiyor, traktör kapıda eskiyor” diye konuştu.

Şeker sektöründe kritik eşik: maliyet 47 TL, satış 30 TL oldu Haber

Şeker sektöründe kritik eşik: maliyet 47 TL, satış 30 TL oldu

Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, katıldığı bir televizyon programında şeker pancarı tarımı ve sektörün geleceğine dair çarpıcı uyarılarda bulundu. Şeker sektörünün şu an kritik bir noktada olduğunu ifade eden Akay, doğru politikalar uygulanmazsa hem tarımın hem de çiftçinin telafisi güç zararlar göreceğini söyledi. "Sektör Artık Bir Mücadele Alanı" Şeker pancarının Türkiye için stratejik bir ürün olduğunun altını çizen Başkan Akay, sektörde ayakta kalmanın artık sürekli bir mücadele gerektirdiğini belirtti. Tüm çalışmaların üretici odaklı yürütüldüğünü hatırlatan Akay, çiftçinin geleceği için yoğun çaba sarf ettiklerini dile getirdi. Maliyet Uçurumu: Üretici Zararına Satıyor Başkan Akay’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta ise finansal tablo oldu. Gübre, mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi nefessiz bıraktığını belirten Akay, rakamlarla tehlikeyi özetledi: Ortalama Maliyet: 47 TL/kg Mevcut Satış Fiyatı: 30 - 35 TL/kg Akay, "Satış fiyatlarının maliyetin bu denli altında kalması, sektörün geleceği için en büyük tehdittir. Bu dengesizlikle üretimin devamlılığı sağlanamaz," uyarısında bulundu. NBŞ ve Kayıt Dışı Üretim Tehdidi Pancar şekerinin sadece maliyetle değil, haksız rekabetle de boğuştuğunu belirten Akay; kimyasal tatlandırıcılar, nişasta bazlı şeker (NBŞ) ve denetimsiz kayıt dışı üretimlerin pazarı bozduğunu vurguladı. Kota dışı üretimlerin neden olduğu dengesizliğin, dürüst üreticiyi cezalandırdığını ifade etti. Çözüm İçin 5 Acil Madde Başkan Hüseyin Akay, sektörün içine düştüğü bu darboğazdan çıkması için somut çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: Girdi Maliyetleri: Gübre ve mazot gibi temel kalemlerde üretici desteklenerek maliyetler aşağı çekilmeli. Fiyat İstikrarı: Şeker satış fiyatları, maliyet-kar dengesi gözetilerek acilen revize edilmeli. Sıkı Denetim: Kimyasal tatlandırıcı kullanımı sınırlandırılmalı ve kayıt dışı üretimle tavizsiz mücadele edilmeli. Modern Teknikler: Sulama sistemleri ve verimlilik artırıcı yöntemler yaygınlaştırılmalı. Ar-Ge ve Yerli Tohum: Şeker pancarında dışa bağımlılığı azaltacak yerli tohum çalışmaları hızlandırılmalı.

Muratpaşa’da Tarım Arazileri Afet Ve Maliyet Baskısında Haber

Muratpaşa’da Tarım Arazileri Afet Ve Maliyet Baskısında

Antalya'nın kalbi Muratpaşa, her ne kadar modern şehirleşmenin merkezi olsa da, köklü bir tarım geleneğini de içinde barındırıyor. Ancak 2026 yılı itibarıyla, ilçedeki tarım arazileri hem şehirleşme baskısı hem de son aylarda yaşanan doğal afetlerle zorlu bir sınav veriyor. Muratpaşa, özellikle Güzeloba, Yamansaz ve Erman bölgelerinde hala aktif olarak tarım yapılan alanlara sahip. İlçede geleneksel tarımın yanı sıra belediye destekli kentsel tarım projeleri de öne çıkıyor. Örtü Altı Üretim (Sera): Özellikle kış aylarında sofralarımıza gelen domates, biber ve patlıcan, Muratpaşa'nın sahil kesimlerindeki seralarda yetişmeye devam ediyor. Narenciye: Antalya'nın sembolü olan portakal, limon ve mandalina bahçeleri, yapılaşmaya rağmen Muratpaşa'nın bazı bölgelerinde hala varlığını koruyor. Kentsel Tarım ve Hububat: Muratpaşa Belediyesi'nin başlattığı proje ile boş parsellerde buğday ve mısır ekimi yapılıyor. Hasat edilen ürünler un ve bulgur yapılarak halka dağıtılıyor. Süs Bitkileri: İlçede ihracata yönelik kesme çiçek (karanfil vb.) üretimi de önemli bir yer tutuyor. 2026'da Çiftçinin Gündemi: Afetler ve Artan Maliyetler Şubat 2026 itibarıyla Muratpaşa ve çevre ilçelerdeki çiftçiler, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. İşte üreticinin çözüm bekleyen temel sorunları 1. Doğal Afetlerin Vurduğu Ağır Darbe Son haftalarda Antalya genelinde etkili olan hortum, fırtına ve aşırı yağışlar, Muratpaşa'daki sera alanlarında da ciddi hasara yol açtı. Seraların plastik örtüleri parçalanırken, su baskınları nedeniyle ürünler dalında çürümeye başladı. Hasar tespit çalışmalarına göre, binlerce dönüm sera alanı üretim dışı kalma riskiyle karşı karşıya. 2. Su Krizi ve Sondaj Maliyetleri İlçedeki tarım alanları büyük oranda yeraltı sularına bağımlı. Ancak su seviyelerinin düşmesi ve elektrik fiyatlarındaki artış, sulama maliyetlerini katladı. Yetkililer, merkezi bir sulama sistemine geçilmemesi halinde bölgedeki küçük aile işletmelerinin sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. 3. Girdi Maliyetleri ve Fiyat İstikrarsızlığı Çiftçiler; gübre, ilaç ve mazot fiyatlarının döviz bazlı artışından şikayetçi. Tarlada 10-15 TL olan domatesin, aracı ve lojistik masraflarıyla markette 80-100 TL bandına çıkması, üreticinin "Biz kazanamıyoruz, tüketici pahalı yiyor" isyanına neden oluyor. 4. Şehirleşme Baskısı Muratpaşa'nın hızla büyümesi, tarım arazilerinin imara açılması baskısını artırıyor. Genç neslin tarımdan uzaklaşarak hizmet sektörüne kayması, ilçede "çiftçi nüfusunun yaşlanması" sorununu da beraberinde getiriyor.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

Kırmızı Pancar Hasadı, Menemen’de Üreticiyi Sevindirdi Haber

Kırmızı Pancar Hasadı, Menemen’de Üreticiyi Sevindirdi

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir'in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası'nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası'nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen'den Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL'den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL'ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy'de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas' olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.

"Girdi maliyetleri yüzünden çifti üretimden vazgeçmektedir" Haber

"Girdi maliyetleri yüzünden çifti üretimden vazgeçmektedir"

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, finansal sorunlarla mücadele eden çiftçinin girdi maliyetleri nedeniyle üretimden vazgeçtiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, temel gıda ürünlerinin üretimiyle doğrudan ilişkili olan ve küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında kritik bir role sahip olan tarım sektörünün sorunlarına değindi. Doğan, "Gübre, tohum, ilaç ve yakıt gibi girdi maliyetlerindeki artış, tarımsal üretim maliyetlerini yükseltmekte ve üreticilerin kar marjlarını azaltmaktadır. Finansal sorunlarla mücadele eden çiftçi üretimden vazgeçmektedir. Su kaynaklarının azalmasıyla birlikte yaşanan kuraklık ve yanlış su kullanımı, özellikle sulama gerektiren tarım alanlarında verim kayıplarına neden olmaktadır. Toprak erozyonu, arazi parçalanması ve mülkiyet sorunları gibi arazi sorunları tarım arazilerinin verimli kullanımını engellemektedir. Adil fiyatlarla pazarlanmayan ürünler ve dağıtım kanallarına erişimde yaşanan zorluklar gibi pazarlama ve lojistik sorunlardan dolayı üreticiler ürünlerini satmakta zorlanmaktadır. Yaşanan finansal sorunlarla modern tarım teknikleri ve makineleşmeye kaynak ayıramayan üretici, üretim verimliliğini ve kalitesini arttıramamaktadır" dedi. Doğan, şöyle devam etti: "Tarımsal üretimin büyümesi için devlet destekleri ve tarım sigortası gibi mekanizmalar güçlendirilmeli, üreticiler piyasa dalgalanmalarına karşı korunmalıdır. Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına yönelik adımlar atılmalı, su yönetimi ve sulama tekniklerinde iyileştirmeler yapılmalı, su tasarrufu teşvik edilmelidir. Toprak koruma uygulamaları ve arazi planlaması gibi alınacak önlemler tarım arazilerinin verimliliğinin artırılmasına yardımcı olacaktır. Tarım ürünlerimizin ulusal ve uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak lojistik ve pazarlama altyapısının geliştirilmesi için gerekli araştırmalar ve çalışmalar yapılmalıdır. Tarımsal üretim tekniklerinin modernizasyonu için verilecek destekler ve üreticilere yönelik eğitim programları, sektörün rekabet gücünü artıracaktır. Tarım sektörünün karşılaştığı sorunların giderilmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretim sağlanması için tüm paydaşların işbirliği içinde hareket etmesi gerekmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.