TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gürcistan

AGRONEWS - Gürcistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gürcistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Irak, Süt Üretimini Artırmak İçin Dev Projeleri Başlattı Haber

Irak, Süt Üretimini Artırmak İçin Dev Projeleri Başlattı

Irak Tarım Bakanlığı, ülkedeki süt üretimini artırmak ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla yeni stratejik projeleri hayata geçiriyor. Bu kapsamda Irak'ın iklimine uygun, günde 50 kilograma kadar süt verebilen özel inek ırkları ülkeye getirildi. Irak Tarım Bakanlığı Hayvansal Kaynaklar Dairesi Genel Müdürü Velid Muhammed Ruzuki, 25 Şubat 2026 Çarşamba günü (bugün) Rûdaw'a yaptığı özel açıklamalarda, ülkenin hayvancılık politikalarına dair önemli bilgiler paylaştı. Brezilya ve Kolombiya'dan canlı hayvan ithalatının kesintisiz sürdüğünü belirten Ruzuki, Gürcistan'dan da sınırlı sayıda koyun ithal edildiğini kaydetti. "Zirve döneminde günde 50 kilo süt veriyorlar" Ülke içi süt üretimini artırmayı hedefleyen büyük çaplı projelerin başlatıldığını vurgulayan Ruzuki, "Bunların en önemlisi Fedek Çiftliği'nde yürütülen Feyz-i Kasım projesidir. Bu proje kapsamında 165 gebe inek teslim alındı; doğum ve süt üretim süreci resmen başladı" dedi. Projeye özel olarak seçilen ineklerin Irak iklimine son derece uyumlu olduğunu belirten Ruzuki, "Bu hayvanların süt üretim kapasitesi mükemmel seviyede. Doğum sonrası günlük süt üretimi 30 kilogramı buluyor. Verimin zirve yaptığı dönemlerde ise bu rakam günde 40 ila 50 kilogram arasına çıkıyor" ifadelerini kullandı. 100 bin kapasiteli dev tesis yolda Ruzuki, önümüzdeki 1-2 yıl içinde faaliyete geçmesi planlanan yeni bir dev projenin daha müjdesini verdi. Kurulacak olan devasa tesisin hem süt üretimi hem de buzağı besiciliği odaklı olacağını belirten yetkili, tesisin 100 binden fazla hayvanı barındırma kapasitesine sahip olacağını açıkladı. Suni tohumlama ile yerel ırklar ıslah edilecek Tarım Bakanlığı'nın bir diğer önemli hedefi ise yerel hayvan ırklarının kalitesini artırmak. Bu amaçla yurt dışından yüksek kaliteli safkan boğalar ithal edilmesi planlanıyor. Nakliye masrafları dahil her bir boğanın maliyetinin 25 ila 30 milyon dinarı bulduğunu belirten Ruzuki, şu bilgileri verdi: "Amacımız bu boğalardan alınacak spermlerle yerel ineklerimize suni tohumlama yapmak. Kaliteli tek bir boğa, yaklaşık bin ineğin ırkını iyileştirebilir. Ancak bu planların tam anlamıyla hayata geçmesi, federal hükümetin gerekli bütçeyi tahsis etmesine bağlı." Irak'taki hayvan varlığı 17 milyonu aştı Hayvansal Kaynaklar Dairesi'nin güncel verilerine göre Irak genelinde toplam 17 milyon baş hayvan bulunuyor. Hayvan türlerine göre dağılım ise şu şekilde: Koyun: 13 milyon 900 bin İnek: 1 milyon 670 bin Keçi: 1 milyon 100 bin Manda: 612 bin Deve: 163 bin

Hamside Beklenen Olmadı, Tekneler Sezona Erken Veda Ediyor Haber

Hamside Beklenen Olmadı, Tekneler Sezona Erken Veda Ediyor

Balıkçılar, bu bölgelerde görülen hamsinin de umut verici olmadığını belirtirken, genel tabloya bakıldığında Karadeniz'in birçok noktasında durumun benzer olduğunu vurguluyor. Balıkçılar, günlük 100-150 kasa civarında bir av yapılabilmesi hâlinde balık av sezonunun biteceği 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizde kalabileceklerini ancak bu miktarın maliyeti karşılamaması durumunda avlanmanın sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Şu anda tekneler ağırlıklı olarak istavrit avına yönelirken, bazı teknelerde şimdiden karaya çekerek bir sonraki balık sezonu için hazırlıklarına başladı. Tekne sahiplerinden Bilal Bozoklu şu an ağırlıklı olarak istavrit avladıklarını belirterek "Hamsi yok diyebiliriz. İğneada taraflarında kendini gösterdi ancak orada da çok iç açıcı bir durum yok. Olan hamsi Gürcistan'da; orada da durum pek parlak değil. Dolayısıyla Gürcistan taraflarında da yoğun bir hamsi avı söz konusu değil. Kısacası her yer aynı durumda. Bundan sonra günlük 100-150 kasa civarında av yapabilirsek sezon sonuna kadar denizde kalabiliriz ancak maliyeti kurtarmadığı sürece denize açılmamız mümkün değil. Şu anda ağırlıklı olarak istavrit avlıyoruz. Eskilerin deyimiyle, denizde zaman zaman kısır dönemler yaşandığına dair söylemler olurdu. Nitekim iyi geçen sezonlar da oldu. Örneğin bir önceki sezonda palamut çoktu, bu sezon ise hamsi vardı ancak değerini bulmadı. Hamsi kış sezonunda olsaydı ve 300-500 kasa avlayabilseydik belki bir şeyler kazanabilirdik. Ancak herkes aynı anda avladığında hamsi ucuz fiyata gidiyor. Piyasaya fazla hamsi girmesi, tekne açısından pek kurtarıcı olmuyor. Şu anda tekneler genellikle İğneada ve Marmara Denizi'nde avlanıyor. Doğu Karadeniz'de ise çok fazla tekne yok; olanlar da bizim gibi günü kurtarmaya çalışıyor. 1,5-2 ay sonra tekneler karaya çekilmeye başlar. Şu an itibarıyla karaya çekilen tekneler de var" diye konuştu. Deniz dibindeki kirlilik ağları parçalıyor Deniz dibindeki demir parçaları ve çöplerin ağlara zarar verdiğini belirten Bozoklu, "Denize ağ attığımızda dipteki bir cisim nedeniyle ağlarımız yırtıldı. Balıkçı deyimiyle iki, iki buçuk boy (Yaklaşık 275 metre) kadar ağımız zarar gördü. Denizin güzelliği olduğu kadar çilesi de var. Bu durum sadece dipteki cisimlerden değil, akıntıdan da kaynaklanabiliyor. Denizde çöp var, denizin altında ciddi miktarda atık bulunuyor. Özellikle Trabzon çevresinde bu sorun daha fazla görülüyor" dedi. Kaptan yardımcısı Harun Yılmaz ise yırtılan ağları tamir ettiklerini kaydederek "Sezon, hamsi açısından verimli geçti ancak fiyatlar oldukça düşük kaldı. Bu nedenle bolluk yaşanmasına rağmen ekonomik anlamda beklentiyi karşılamadı. Şu sıralar ağırlıklı olarak istavrit avcılığı yapıyoruz. Genellikle Eynesil ile Of arasındaki bölgede avlanıyoruz. Şu anda hamsi avı yok; İğneada'da zaman zaman görülüyor ancak orada da süreklilik göstermiyor. Şu an ağ tamiriyle uğraşıyoruz. Ağlarımızın büyük gemilerin çapaları nedeniyle yırtıldığını düşünüyoruz. İki boy ağımız zarar gördü. Ayrıca denizden çöp de çıkıyor; özellikle Beşirli tarafında bu durum daha fazla görülüyor" diye konuştu.

Kahverengi Kokarca Fındıkta Zarar Yüzde Yüze Dayandı Haber

Kahverengi Kokarca Fındıkta Zarar Yüzde Yüze Dayandı

Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi'nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye'de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya'da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum'dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul'da da tespit edilmiştir; İstanbul'a ise Avrupa'dan ulaşmıştır. Avrupa'da özellikle İtalya'da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz'de ise Batum'da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra'nın Yokuşlu Mahallesi'ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.