TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hakkari

AGRONEWS - Hakkari haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakkari haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi Haber

Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi

Yaz aylarında Hakkari’nin yüksek ve serin yaylalarında yaşayan göçerler, kış yaklaştığında hayvanlarıyla birlikte zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Yaklaşık 3 ay süren göç, çoğu zaman karla kaplı patikalarda, geceleri soğukla, gündüzleri yorgunlukla geçiyor. Göçün sonunda ulaşılan Mağara köyü ise onlar için kışı atlatma mücadelesinin başladığı yer oluyor. Göçer Zeki Kaplan, ömrünün göç yollarında geçtiğini söyledi. Sabit bir yerlerinin olmadığını kaydeden Kaplan, "Bizim hayatımız sürekli hayvancılık. Bir yerde kök salamıyoruz. Mevsimler nereye sürerse, biz de oraya gidiyoruz" dedi. Yaz aylarında Hakkari’nin serin ve yüksek yaylalarına çıktıklarını anlatan Kaplan, "4-5 ay yaylalarda kalıyoruz. Orası bizim nefes aldığımız yer. Ama ardından bizim için en ağır sınav başlıyor. Kadın, çocuk, yaşlı demeden; hayvanlarla birlikte 3 ay boyunca yürüyerek kışlaklara iniyoruz. Yol uzun, yol zor, umut ise ince bir ip gibi" ifadelerini kullandı. Kış mevsiminin konar göçerler için adeta bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaplan, "Kar yağdığında bizim için hayat duruyor. Soğuk iliklerimize işliyor. Bu kış çok zor geçti, hatta hala geçmedi diyebilirim. Gece hayvanlarımız donmasın diye uykusuz kalıyoruz'' diye konuştu. Geçimlerini sağlamak için katlandıkları zorluklara dikkat çeken Kaplan, "Millet sıcak evinde rahat yaşasın, sofrasında et, süt eksik olmasın diye biz bu çileyi çekiyoruz. Küresel ısınma, kuraklık, değişen iklim. Hepsi bizi vuruyor. Ama yine de vazgeçmiyoruz. Çünkü bizim emeğimiz, halkımızın sofrasına sağlık olarak gidiyor" şeklinde konuştu. Konar göçer yaşamının her geçen yıl daha da zorlaştığını dile getiren Kaplan, "Bizim hayatımız zor ama onurumuz emeğimizdir. Karın altında da kalsak, açlıkla da sınansak üretmeye devam ediyoruz. Çünkü bu topraklarda yaşamanın bedelini en ağır şekilde biz ödüyoruz'' dedi.

Hakkari’de yerli üzümün merkezi: Yeşiltaş köyü Haber

Hakkari’de yerli üzümün merkezi: Yeşiltaş köyü

Köyün bereketli topraklarında yetişen iki çeşit yerli üzüm, hem kışlık erzak olarak ayrılıyor hem de ilçe pazarında satılarak üreticilere gelir sağlıyor. Üretim sahasını yerinde incelemek üzere köye gelen Yüksekova Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen ve Yüksekova Ziraat Bankası Müdürü Davut Gündüz, çiftçilerle bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinledi. Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, göreve gelir gelmez çalışmalara başladıklarını belirterek, "Bugün Yeşiltaş köyündeyiz. Bu köy, özellikle üzümcülük ve bağcılıkla tanınan önemli yerlerimizdendir. Çiftçilerimizin sorunlarını dinliyor, bu sorunları projelendirerek bakanlığımız, valiliğimiz ve müdürlüğümüzle paylaşıyoruz. Burada 3-4 çeşit üzümün üretildiğini gördük. Bölgenin tarımını geliştirmek için elimizden geleni yapacağız" dedi. Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen ise Yeşiltaş'ın üzüm ve ceviz üretiminde öne çıktığını vurgulayarak, "İklim şartları ve ürün çeşitliliği sayesinde bölgemiz tarımda önemli bir konumda. Özellikle Yeşiltaş üzümü, aroması ve kalitesiyle eşsiz bir tada sahip. Çiftçilerimizin en büyük taleplerinden olan üzüm sıkma makineleri konusunda yeni projeler başlatacağız. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Ziraat Bankası'yla işbirliği yaparak üreticilerimize destek olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Yeşiltaş Zerik yerli üzüm çeşidinin tescillenmesi amacıyla 2022 yılında Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü ile Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde çalışmalar başlatılmıştı.

Hakkâri’de kırsala 38 milyon TL hibe desteği Haber

Hakkâri’de kırsala 38 milyon TL hibe desteği

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından uygulanan IPARD II Programı kapsamında, Hakkâri’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek yatırımlar artarak devam ediyor. 2024 ve 2025 yıllarında Tarımsal İşletmelerin Fizik Varlıklarına Yönelik Yatırımlar, Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ile Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi başlıklarında başvuru yapan projelerden 14’ü desteklenmeye uygun bulundu. Bugüne kadar 13 projenin sözleşmeleri imzalanırken, hafta başında uygunluk onayı alan 1 projenin de sözleşme hazırlıkları başlatıldı. Süt Ürünlerinden Kırsal Turizme Geniş Bir Yelpazede Destek İlimizin farklı ilçelerinden gelen projeler, IPARD Programı kapsamında yer alan "Süt ve Süt Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması", "Arıcılık ve Arı Ürünlerinin Üretimi, İşlenmesi ve Pazarlanması" ile "Kırsal Turizm Faaliyetleri" başlıklarında desteklenmeye uygun bulundu. Sözleşmesi imzalanan projelerin toplam yatırım tutarı 50 milyon TL’yi aşarken, bu projelere TKDK tarafından 30 milyon TL’nin üzerinde hibe desteği sağlanacak. Hayvancılık Sektörüne Yeni Bir Yatırım Desteği Destek almaya hak kazanan projelere bir yenisi daha eklendi. "Kırmızı Et Üreten Tarımsal İşletmeler" alt tedbiri kapsamında uygun bulunan yeni bir proje ile hayvancılık sektörüne de doğrudan destek verilecek. Toplam yatırım tutarı 11,4 milyon TL olan bu projeye, 7,3 milyon TL’nin üzerinde hibe desteği sağlanacak. Böylece, 2024 ve 2025 yıllarında Hakkâri’de toplam yatırım tutarı 61,5 milyon TL’yi bulan 14 projeye TKDK tarafından 38 milyon TL’lik hibe desteği verilmiş olacak. Bu projeler kapsamında inşaat, makine-ekipman alımı ve danışmanlık hizmetleri gibi kalemlerde yatırım yapılması planlanıyor. Yeni Başvuru Çağrıları Yakında İlan Edilecek TKDK’nın 2025 yılı içerisinde hayvancılık, işleme ve paketleme tesisleri, bitkisel üretim, arıcılık, kırsal turizm, su ürünleri, kooperatifler ve güneş enerjisi gibi başlıklarda üç ayrı çağrı döneminde yeni başvuru ilanlarını yayımlaması bekleniyor. İlimizde TKDK’nın son iki yıldır yürüttüğü faaliyetlere başvuru sayısı giderek artmakta; yeni projelerle kırsal kalkınma hamlesinin daha da güçleneceği öngörülmektedir.

Van Çöreği Yüksekova Sahur Sofralarına Taşındı Haber

Van Çöreği Yüksekova Sahur Sofralarına Taşındı

HAKKARİ (İHA) - Van mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Van çöreği, Ramazan ayında Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde sahur sofralarının gözdesi haline geldi. Eskiden sadece Van’dan sipariş edilen çörek, artık Hakkari'nin ilçesinde de üretiliyor. Van çöreği, tok tutması ve otlu peynirle iyi bir uyum sağlaması nedeniyle, Yüksekova’daki sahur sofralarının vazgeçilmezi oldu. Vatandaşlar, gece saatlerinde fırınların yolunu tutarak taze çörek almak için sıraya giriyor. "YÜKSEKOVA’NIN SAHUR SOFRALARINI SÜSLÜYORUZ" İlçede 36 yıldır fırıncılık yapan Mirza Işık, artan talepler üzerine Van çöreği üretimine başladıklarını belirterek, "Günde 2 bin çıkartmamıza rağmen çok çabuk tükeniyor. Van çöreğimiz tok tuttuğu için vatandaşlar sahur için tercih ediyor. Sipariş üzerine şehir dışına da gönderiyoruz. 2 yıldır çıkardığımız Van çöreğiyle ilçenin sofralarını süslüyoruz" diye konuştu. LEZZETİNİ TUTTURMAK USTALIK İSTİYOR Van çöreğinin yapımı hakkında bilgi veren Işık, "Meşhur çöreği; tereyağı, süt, şeker, maya, tuz ve unun belli miktarda karıştırılmasıyla 350 derecelik taş fırınlarda elde ediyoruz. Yapımı basit gibi görünse de lezzetini tutturmak kolay değil" dedi. SAHUR SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ Van çöreğinin sahurda mutlaka tüketilmesi gerektiğini belirten Ferhat Baltacı, "11 ayın sultanı olan mübarek Ramazan ayı çok güzel bir aydır. Biz de gece gece çıkıp Van çöreğini almaya geliyoruz. Malum Mirza ustanın yaptığı Van çöreği sahurun kesinlikle vazgeçilmezi diyebiliriz" diye konuştu.

Gelir Dağılımında Zirve Yüzde 48,1 Payla En Üst Grubun Oldu Haber

Gelir Dağılımında Zirve Yüzde 48,1 Payla En Üst Grubun Oldu

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,1’e gerilerken, en düşük gelir grubunun payı yüzde 6,3’e yükseldi. En yüksek gelir grubunun gelirden aldığı pay, 2023 yılına kıyasla 0,6 puan düşerken, en düşük gelir grubunun payı 0,2 puan artış gösterdi. Türkiye’de ortalama hanehalkı geliri yüzde 106,9 artarak 374 bin 899 TL’ye ulaştı. GİNİ KATSAYISI VE SOSYAL TRANSFERLERİN ETKİSİ Gelir eşitsizliğini ölçen Gini katsayısı, 0,007 puan azalarak 0,413 olarak hesaplandı. Sosyal transferler hariç tutulduğunda bu oran 0,476’ya yükseldi. Emekli maaşları ve sosyal yardımların etkisiyle gelir dağılımındaki bozulma azaldı. YILLIK GELİRLERDE EĞİTİM VE SEKTÖR ETKİSİ Yıllık ortalama gelir, yükseköğretim mezunlarında 309 bin 721 TL’ye çıkarken, inşaat sektörü gelir artışında yüzde 115,4 ile öne çıktı. İşverenlerin yıllık geliri 804 bin 882 TL ile zirvede yer aldı. GELİR EŞİTSİZLİĞİNDE BÖLGESEL FARKLILIKLAR En yüksek gelir, İstanbul’da 257 bin 891 TL, en düşük gelir ise Van, Muş, Bitlis ve Hakkari bölgelerinde 91 bin 818 TL oldu. Gelir eşitsizliği İstanbul’da en yüksek seviyedeyken, Kocaeli ve çevresi eşitlikte ön sırada yer aldı. İSTİHDAMDA DÖNÜŞÜM VE HAREKETLİLİK 2023’te işsiz olanların yüzde 40,8’i 2024’te çalışmaya başladı. Çalışanların yüzde 90,6’sı iş hayatını sürdürürken, işgücüne katılımda da artış görüldü.

Yüksekova Dilimli Barajında Kuraklık Tehlikesi Haber

Yüksekova Dilimli Barajında Kuraklık Tehlikesi

HAKKARİ (İHA) - Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde, sonbahar ve kış aylarının kurak geçmesi nedeniyle Dilimli Barajı'nda su seviyesi 20 metreye kadar geriledi. Yüksekova-Esendere kara yolu üzerindeki baraj, 93 metre yüksekliği ve 374 metre genişliğiyle ilçenin su ihtiyacını karşılayan önemli bir kaynak olmasına rağmen, doluluk oranındaki düşüş ciddi bir sorun oluşturuyor. Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen, yağışların azalmasının küresel ısınmanın bir sonucu olduğunu belirterek, "Barajın debisi bu sene çok düştü. Yağışların az olması baraj suyunun azalmasına neden oldu. Bu da ileri dönemlerde kuraklığa neden olacağının göstergesidir. Aralık ayını bitirmek üzereyiz. İlçede hala kar yağışının olmaması endişe verici. Tabi bunu küresel ısınmanın bir nedeni olarak değerlendiriyoruz. Yüksekova iklimsel olarak büyük bir değişim geçiriyor. Bunu neden sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirdiğimizde, insanlar doğayı her geçen gün daha çok tahrip ediyor ve kirletiyor. Bu tahribat küresel ısınmaya neden oluyor" dedi. Geçirgen, geçen yıl bu dönemde yarım metre kar yağışı olduğunu hatırlatarak, "Bu aylarda ilçede yarım metre kar yerde birikirdi. İlkbahar aylarında da bunun verimini alıyorduk. Bu sene yağışların olmaması ileriki zamanlarda tarım faaliyetlerinde aksamalara ve verimin düşmesine neden olacaktır" ifadelerini kullandı. "DOĞAMIZI KORUYALIM" ÇAĞRISI Geçirgen, doğanın kirlenmesinin iklim değişikliğine ve yağış eksikliğine neden olduğunu vurgulayarak, "Doğa ve atmosferin kirlenmesi yağışın düşmesi anlamına geliyor. Bu da iklim değişikliğine neden oluyor. Doğamıza sahip çıkalım, kirletmeyelim" çağrısında bulundu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.