TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hasat

AGRONEWS - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü Video Galeri

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü

Türkiye'nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana'da mandalina dalında 3 TL, pazarda ise 5 TL'ye kadar geriledi. Türkiye narenciyesinin yüzde 40'ını karşılayan Adana'da bu sene 383 bin dönüm alanda ekilen mandalinanın hasadı sürüyor. Dönümüne ortalama 4 ile 6 ton arasında verim alınan mandalina, ilk hasat edildiği haftalarda kilosu bahçede kalitesine göre 8 ile 15 lira arasında alıcı buldu. Şimdilerde ise dalında 3 lira, pazarda ise 5 ile 10 lira arasında satılmasıyla en ucuz meyve oldu. Tarım aracılarının 27 Eylül'de başlattığı 9 günlük grev sonrası erkenci 6 cins mandalina aynı anda olgunlaşınca işçiler toplamaya yetişemedi ve birçok mandalina zarar gördü. İşçilerin grevi bittikten sonra ise portakal hasadının da başlaması, mandalinada rekolte fazlalığı nedeniyle ürün dalında kaldı. Rusya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen mandalinalar, dalında zarar görünce ihraç da edilemedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "İlk hasatta fiyatlar 8 ile 15 lira arasındaydı. Tarım aracıları 9 gün grev yapınca mandalina dalında kaldı. Grev bitince, işçiler bahçelere girince ürünler dalında hep zarar görmüştü. Erkenci cins mandalinanın raf ömrü çok kısa. Şu anda mandalinanın kilosu dalında 3 liraya kadar geriledi. Adana, Mersin ve Hatay'daki birçok bahçede erkenci mandalina grubu dalında kaldı. O ürünler raf ömrünü kaybetti. Bu mandalinanın yurt dışına gitme şansı yok" ifadelerini kullandı. "Daldaki ürünler Akdeniz meyve sineği popülasyonunu arttırır" Mandalinaların toplanmasının 3-4 lira işçilik maliyeti olduğuna dikkat çeken Doğan, "Çiftçi mandalinayı hale gönderdiğinde eline kilogram başına 1 lira para belki geçecek. Bu ürünler dalda kaldı. Eğer dalındaki ürünler toplanmazsa gelecek sene Akdeniz meyve sineği popülasyonu artar. Bu ürünler, Akdeniz meyve sineği için besin kaynağı olur. Çiftçilere DFİF desteği verilmesini bekliyoruz" dedi. Pazarcı esnafı ve vatandaş memnun Pazarcı esnafı Halil Yılmaz ise bu sene mandalinanın bol olduğunu ve fiyatların bu sebeple düştüğünü belirterek işlerin iyi olduğunu anlattı. Mandalina almaya gelen vatandaşlardan Muzaffer Bay ise fiyatların geçen haftaya göre yüzde 50'den fazla düştüğünü belirterek, memnun olduklarını söyledi. 

Hatay, Yer Fıstığında Kuraklık Verimi Yarıya Düşürdü Video Galeri

Hatay, Yer Fıstığında Kuraklık Verimi Yarıya Düşürdü

Hatay'da kuraklıktan dolayı rekoltenin yarı yarıya düştüğü yer fıstığında hasat başladı. Yer fıstığı tarladan 60 TL'ye satılırken, market raflarında 120 TL ile 150 TL aralığında alıcı buluyor. Türkiye'nin önemli tarım şehirlerinden olan Hatay'da yer fıstığı hasadı başladı. Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi'nde çiftçilik yapan Yusuf Fakıoğlu, 10 dönümlük arazisinde akrabaları ve işçilerle yer fıstığı hasadı yapıyor. Kuraklık nedeniyle yeteri büyüklüğe ulaşamayan ve olgunlaşmayan yer fıstığında, geçen yıla göre verim yarı yarıya düştü. Hasadını yaptığı yer fıstığının tarladan 60 TL ile 100 TL'de aralığında satıldığını söyleyen Fakıoğlu, "Tarladan market raflarına giden yer fıstığı 120 TL ile 150 TL arasında alıcı buluyor" dedi. "Kuraklık yüzünden yer fıstığı tam olarak olgunlaşmadı ve geçen yılki verim bu yılki verimin iki katıydı ve ürün de güzeldi" Kuraklıktan dolayı bu yıl fıstıkta verimin yarı yarıya düştüğünü ifade eden çiftçi Yusuf Fakıoğlu, "Burası Arpahan Mahallesi'nde bulunan 10 dönümlük bir yer fıstığı tarlasındayız. Bu yıl kuraklıktan dolayı verim zayıf çıktı. Yer fıstığı yetişene kadar suya ihtiyaç duyar. Yer fıstığı yetiştikten sonra su ihtiyacı olmaz. Yetiştikten 20 gün sonra hasat edilir. Yer fıstığın ekimi ile hasat arasında 6 aylık bir süreç var. Bu yılki fiyatlar normal seviyede gidiyor. Bizim için ucuz müşteri için pahalı bir fiyatı var. Yer fıstığının maliyeti çok yüksek o yüzden bize göre ucuz kalıyor. Yer fıstığının kilosu bu yıl 60 TL ile 100 TL arasında kalitesine göre fiyatı değişiyor. Marketlerde de 120 TL ile 150 TL arasında satışa sunuluyor. Geçen yıl fıstığın kilosunu 80 ile 100 TL arasında veriyorduk ama ürünümüz kaliteliydi. Bu yıl ise kalite biraz zayıf kaldı. Kuraklık yüzünden ürünlerimiz tam olarak olgunlaşmadı. Bu yüzden zayıf kaldı. Zayıf kaldığı için de bu yıl hasattan az verim aldık. Geçen yılki verim bu yılki verimin iki katıydı ve ürün de güzeldi" dedi. "Hasat iyi gidiyor ve arkadaşlarla birlikte imece usulü hasat yapıyoruz" Fıstık hasadında işçiliğin zor olduğunu ifade eden Süheyla Bozkurt, "Biz her yıl yer fıstığı ekiyoruz ve hasat ediyoruz. Kuraklıktan dolayı bu yıl verim az oldu. Hasat iyi gidiyor ve arkadaşlarla birlikte imece usulü hasat yapıyoruz. Sabah erken saatlerinde 07.00 gibi geliyorlar ve öğleden sonra 15.30’da işi bırakıyorlar. İlk önce traktör yardımıyla sökülüyor. Sonra ellerimiz çırpıp topluyoruz. İşçiliği de meşakkatli ve yorucu oluyor. Kahve ve çay eşliğinde hasadı yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Beypazarı, Kışlık Havuç Hasadında Verim Yükseldi Haber

Beypazarı, Kışlık Havuç Hasadında Verim Yükseldi

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde kışlık havuç hasadı başladı. Çiftçi Sezai Aydoğan, dönüm başına yaklaşık 10 ton ürün beklediklerini söyledi. Ankara'nın Beypazarı ilçesinde kışlık havuç hasadı başladı. Günün ilk ışıklarıyla çalışmaya başlayan işçiler, topraktan sökülen havuçları torbalara dolduruyor. Toplanan havuçlar daha sonra yıkama tesislerine götürülüyor. İlk olarak büyük havuzlarda kaba temizliği yapılan havuçlar, yıkama makinelerinden geçirilerek paketleme bölümüne aktarılıyor. İri, ince, kıtır ve kırık olmak üzere ayrılan ürünler, kullanım amacına göre farklı kasalarda sınıflandırılıyor. Üreticiler, hasat edilen havuçları talebe göre piyasaya sunmak üzere soğuk hava depolarında muhafaza ederken, Beypazarı havucu yıl boyunca Türkiye'nin dört bir yanındaki sofralara ulaştırılıyor. "Şu an tahmini verim dönüme 10 ton" Çalıştıkları arazinin 180 dönüm olduğunu belirten çiftçi Sezai Aydoğan, "Şu anda kazım zamanına geldik, işleme yapıyoruz. Haziranda ekiyoruz. Tabii işlerken toprak işlemesine çok dikkat ediyoruz. Sulama, gübreleme, ilaçlama, ot ayıklama, bunları yapa yapa 120 gün falan sürüyor. Şu an tahmini verim dönüme 10 ton. Geçen sene bir tık bundan düşüktü, 8 ton falandı. Bu seneki daha kaliteli. Susuzluk var bizde. Sondajlardan topluyoruz. Sular parmak kadar akıyor. Sıkıntımız o bizim. Su olmadığı için bu kadar ekebiliyoruz. Sondajlar var, köyün her tarafından toparlayıp buraya getiriyoruz. 10 tane göl var, 10 tane göle topluyoruz. Aktara aktara buraya geliyor. Susuzluk sene geçtikçe artıyor. Daha önce mesela başlayalı 10 sene olduysa 10 sene öncesi iki gölle iş görüyorduk, şimdi 10 göle çıkarttık ama o suyu yine bulamıyoruz. İlkbahar biraz birikim oluyor, 1 ay sonrası çok azalıyor" diye konuştu. "Kalitesi, albenisi, tadı bunlar çok farklı" Beypazarı havucunu diğer havuçlardan ayıran özelliklerine değinen Aydoğan, "Kalitesi, albenisi, tadı bunlar çok farklı. Bunun hazırlamasında, gübresinde, ilacında, su oranına yeterli derecede olacak şekilde ekilmesi gerekiyor. Su yetersiz geldiği zaman sen bunu zaten 10 alamazsın, 3 alırsın, 5 alırsın. O zaman da zarar edersin, kazanamazsın. Dikkat edilmesi gerekenler bunlar" şeklinde konuştu. Aydoğan, "Araç olarak 5-6 tane traktör var, tır var, iki tane kamyon var. İşçi olarak en az 10 kişi sabit burada var. Buranın yerli adamı. Artı 70-80 kişilik işçi geliyor ama 10 kişi buranın sabit, devamlı elemanı. Traktörü kullanıyor, kamyonu kullanıyor, sulamasına bakıyor" ifadelerini kullandı. "Burada günlük 60-70 ton havuç üretimi olur" Taşkıran Tarım firmasında havuçların yıkandığı tesiste çalışan Yahya Göktaş ise "Burada günlük 60-70 ton havuç üretimi olur. Tarladan gelir, burada yıkarız, İstanbul'a yollarız. Her tarafa yollarız. Burada 12 ay devamlı havuç var. Marul olur yazın, soğan, ıspanak. Şimdi kış mevsimi, havuç olur. Bu makine kalibre. İriyi, inceyi ayırır. Yukarıdaki havuza dökülüyor, havuzdan kazanlara geliyor ve oradan temiz suyla yıkanıyor, çamuru akıyor. Temizi bu yana geliyor. Sonra paketleniyor ve ihraç oluyor. Bunlar 25'er kilo, iri ve ince olarak ayrılıyor" dedi. Hasadın devam ettiği Beypazarı'nda üreticiler, hem iç piyasaya hem de dış pazara yıl boyunca kaliteli havuç tedarik etmeyi hedefliyor.

Adana, Seralarda Yetiştirilen Güllerde Hasat Sezonunu Başlattı Haber

Adana, Seralarda Yetiştirilen Güllerde Hasat Sezonunu Başlattı

Adana'da seralarda yetişen güller hasat edilmeye başlandı. Türkiye'nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana'da gül yetiştiriciliği devlet desteği sayesinde her geçen yıl artıyor. Bu sene il genelindeki 416 dönüm serada yetişen güller, hasat edilmeye başlandı. Özenle yetiştirilen ve emekle toplanan güller, tazelikleri korunarak pazara ve çiçekçilere ulaştırılıyor. 1 dönüme ortalama 15 bin adet gül verimi alınırken, seradan çıkış fiyatı tanesi yaklaşık 10 TL olan güllerin çiçekçilerde 100 TL'ye kadar yükselmesi ise dikkat çekti. "Burada aracılar kazanıyor" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, asıl parayı kazanan kişilerin aracılar olduğunu belirterek, "10 dönümlük bir serada üretim yapıyoruz. Dönümde 15 bin adet gül alıyoruz. Dalında 10 liradan gülü satıyoruz ama çiçekçide fiyat 100 TL. Burada aracılar kazanıyor. Gül yetiştirmek çok zahmetli bir iş ama fiyatlar bizi keyiflendirirse çok güzel olur" dedi. "1 dönüme maliyet 100 bin lira" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise, "Adana'da gül seramız bu sene 416 dönüme yükseldi ancak fiyatlar çok düşük. Burada 10 liraya satılan gül, dışarıda 50-70 ve 100 TL'den alıcı buluyor. Aslında burada üretici kazanmıyor. Çiftçimizin 1 dönüme maliyeti 100 bin lira. 1 dönümde eğer çiftçi 15 bin adet gül alırsa para kazanacak" ifadelerini kullandı. "Gümrük vergisi şart" Karpuz ve muzda olduğu gibi gülde de gümrük vergisi olmasını talep eden Doğan, "Yurt dışından gelen güllere gümrük vergisi konulmalı. Bizim gül ekim alanlarımızın artması için gümrük vergisi konulmalı. Aksi takdirde gülden para kazanma şansımız yok" diye konuştu.

Çivril, Emekli Çiftçinin Ceviz Üretiminde Hızla Büyüyor Haber

Çivril, Emekli Çiftçinin Ceviz Üretiminde Hızla Büyüyor

Yıllarca gurbette çalışıp emekli olduktan sonra memleketine dönen 61 yaşındaki Ziya Nacaklı, 35 dönüm alanda bin 200 ceviz ağacında üretim yaparak marka olma yolunda ilerliyor. Ağaçların yıl, yıl daha da veriminin artacağını ifade eden Nacaklı, "Şu anda tam kapasite ürün olmamasına rağmen Fransa'da ki işyerlerimden daha çok kazanıyorum" dedi. Fransa'da 40 yıl dönercilik yapan 61 yaşındaki Ziya Nacaklı, 10 yıl önce emekli olarak memleketi olan Denizli'nin Çivril ilçesine döndü. Gürpınar Mahallesi'nde satın aldığı tarlaya hobi amaçlı ceviz ağacı diken Nacaklı, yıllar içerisinde çevresindeki diğer tarlaları da satın alarak 35 dönüm alana bin 200 ceviz ağacı dikti. Ağaçlarının 9 yaşında olduğunu ifade eden Nacaklı, son hasadında 10 ton ceviz topladığını ifade etti. Ceviz ağaçlarının 12 yaşından sonra asıl verimi alacağını ifade eden Nacaklı hedefinin bin ton ceviz üretimi yapmak olduğunu söyledi. Chandler cinsi ceviz üretimi yapan Ziya Nacaklı, aynı zamanda cevizde marka olma hayalinin olduğunu ifade etti. "Şu anda bile dönerden kazandığımdan daha fazla kazanıyorum" Ceviz ağaçlarının yarısından mahsul aldığını ifade eden Nacaklı, "Şu anda bile dönerden kazandığımdan daha fazla kazanıyorum. Ağaçlara bakmak zor ve zahmetli. Bir yıl boyunca ağaçlara bakım yapıyoruz. İlk beş altı yıl meyve olmuyor. Sonrasında da yıl yıl artarak ürün yetişiyor. Şu anda tam kapasite ürün olmamasına rağmen Fransa'da ki işyerlerimden daha çok kazanıyorum. Tarım bilinçli ve sistemli yapılırsa para kazandırıyor. Şimdilik ceviz toplamayı el emeği ile yapıyoruz. Onun dışında boylama, soyma ve kurutma işlerinin hepsi mekanik. Cevizleri hasat ettikten sonra boylama makinesinde büyüklüğüne göre ayırıyorum. Boylanan ceviz soyma makinesinde soyuluyor ve raflara dökülüyor. Evimin arkasına yaptığım 350 metrekarelik kapalı alana kurduğum kurutma sistemi ve raflarda cevizleri içlerinde nem kalmadan 10 gün içinde kurutuyorum" dedi. "Bu yıl verim az ama fiyat iyi" Gürpınar cevizinin alıcısının her zaman hazır olduğunu belirten Ziya Nacaklı, "Bölgede yetişen cevizin alıcısı her zaman var. Genelde Güneydoğu Anadolu bölgesinden geliyorlar. Tatlı da kullanmak için alıyorlar. Üretici cevizini satmak için ekstra bir çaba harcamıyor. Alıcı geliyor, yetiştiriciden alıp gidiyor. Bu yıl soğuk ve zirai dondan dolayı verim biraz düştü. Ancak kilo fiyatı tatmin edici düzeyde. Ceviz yerinde 180 ila 200 lira arasında satılıyor. Bizim cevizimiz beyaz olur, kendine has bir tadı ve aroması var. Bölgenin toprak ve iklim yapısının cevizin rengi ve aromasına olumlu etkisi oluyor. Bu yüzden ceviz diğer bölgelerde yetişen cevizlere nazaran tercih ediliyor" ifadelerini kullandı.

Kozan’da Safran Hasadı Başladı, Rekolte Sert Düştü Video Galeri

Kozan’da Safran Hasadı Başladı, Rekolte Sert Düştü

Adana'nın Kozan ilçesinde dünyanın en pahalı baharatı safranda hasat başladı. Bu yıl kuraklık nedeniyle rekoltede büyük düşüş yaşanırken, safranın gramı 600 TL'den alıcı buluyor. Adana'nın Kozan ilçesinde bu yıl iklim şartları nedeniyle 1 dönüm alandan 100 gram safran hasat edilmesi bekleniyor. Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safranın çiçekleri tek tek toplanarak, içindeki kırmızı teller özenle çıkarılıp kurutuluyor. İlaç, kozmetik ve gıda sektöründe kullanılan safran, tıbbî aromatik bitkiler arasında yüksek katma değerli ürünler arasında yer alıyor. İlçede tek üretici olan Ali Gök, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat ve ilçe tarım müdürlüğü görevlileri ile birlikte ilk hasadını gerçekleştirdi. "140 bin çiçekten 1 kilo safran elde ediliyor" Bölgede 3 dönüm alanda üretim yapan ancak bu yıl soğanların yenilenmesi için 1 dönüm ekim gerçekleştiren üretici Ali Gök, safranın anavatanın kaynaklarda Osmanlı döneminde Toros Dağları eteklerinde üretildiğini belirterek, "650 rakımda üretim yapıyorum. Geçen yıl 3 dönümdü ama bu yıl 11 Nisan'da yağan kar nedeniyle safran soğanlarının gelişimi zayıf kaldı. Bu yüzden 1 dönüm alanda üretim yaptım. Normalde 1 dönümden 500–600 gram ürün alıyoruz ama bu yıl 100 gram civarında olacak. İklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle çiçek sayısı azaldı. Safranın anavatanı Osmanlı döneminde Torosların etekleriydi. 140 bin çiçekten 1 kilo safran çıkıyor. Kalitesi çok yüksek, gramı 600 TL. Bu sene hem burada hem Bolu'da üretim az. Hasat dönemi yaklaşık 45 gün sürüyor" dedi. "Kozan, endemik bitkilerle öne çıkıyor" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin tarımsal alanda üretimde Türkiye'de öncü bir çok ürüne ev sahipliği yaptığını ifade ederek, "Torosların zirvesine çıktığınızda farklı endemik bitkilerle karşılaşıyoruz. Burada zeytin, mantar, safran üretilebiliyor. Bitkisel üretim açısından çok değerli bir bölgedeyiz. Ali Gök abimize girişimcilik ruhu için teşekkür ediyorum. Safranın gelir getirisi yüksek, iklim şartları uygun olduğunda ekonomik katkısı büyük. İlçe tarımın sulama desteğiyle kurulacak paneller ile gelecek yıl daha geniş alanda üretim yapılabilecek "diye konuştu. "Bilimsel açıdan değerli bir bitki" Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat da safranın bölge için bilimsel ve ekonomik açıdan önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Safran, Kozan için çok kıymetli bir bitki. Tıbbi aromatik bitki çeşitliliği açısından zengin bir bölgedeyiz. Bu üretim, mikroklimatik açıdan da önemli. Safranın yaygınlaşması ve tıbbi aromatik bitkilerin artırılması, iklim değişikliğiyle mücadelede de kritik. İran bölgesinde yoğun kullanılan safran, göğüs kanserinin önlenmesi konusunda da bilimsel araştırmalarda değerlendiriliyor" dedi.

Manisa, Köprübaşı’nda Dört Mevsim Çilek Hasadı Sürüyor Haber

Manisa, Köprübaşı’nda Dört Mevsim Çilek Hasadı Sürüyor

Manisa'nın Köprübaşı ilçesinde çilek üretimi dört mevsim aralıksız sürüyor. Kasım ayında kilosu 150 liraya alıcı bulan Köprübaşı çileği, aroması ve tescilli markasıyla üreticinin yüzünü güldürürken ilçe ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. İlçede yaklaşık 4 bin dekar alanda yetiştirilen çilekler, bahar ve yaz aylarının ardından kış mevsiminde de hasat edilmeye devam ediyor. Bin bir zahmetle toplanan çilekler, Manisa'nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki pazarlarda tüketiciyle buluşuyor. Kasım ayında da üretimini sürdüren çilek üreticisi Murat Yıkıncı, örtü altında 9 dekar alanda üretim yaptığını belirterek, "Köprübaşı çileği hem açık arazide hem de sera altında yetişiyor. Fiyatlar sezonuna göre gayet iyi. Kilosu 150 liradan başlıyor, toptancının ilgisi de güzel. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi. Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret belgesi ile tescillendiğini hatırlatan Yıkıncı, ürünün yıl boyunca aranır hale geldiğini vurguladı. Köprübaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Alptekin Sağıroğlu ise çilek üretiminin ilçe ekonomisinde büyük payı olduğunu belirterek, "Toplam 4 bin dekarda yaklaşık 500 üreticimiz çilek yetiştiriyor. Kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarını genişletiyoruz. Köprübaşı çileği tadı, aroması ve kalitesiyle fark oluşturuyor. Çiftçilerimize her türlü teknik desteği vermeye devam ediyoruz. Allah kazançlarını bereketli eylesin" diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.