Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hasat

AGRONEWS - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yunanistan, Mısırlı İşçilerle Tarım Açığını Kapatıyor Haber

Yunanistan, Mısırlı İşçilerle Tarım Açığını Kapatıyor

Batı Avrupa ülkelerinde ve özellikle Yunanistan'da tarım sektöründeki iş gücü açığının giderek belirginleşmesi üzerine, uzun yıllardır atıl durumda bulunan Yunanistan-Mısır iş gücü anlaşması uygulama aşamasına geçti. Anlaşma, Yunanistan'ın çeşitli bölgelerinde tarımsal üretim ve hasat işlerinde çalışmak üzere 5 bine kadar Mısırlı mevsimlik işçinin yasal olarak istihdam edilmesini öngörüyor. Yunan Tarım Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hristos Giannakakis, sürecin fiilen başladığını açıkladı. Giannakakis'in Atina-Makedonya Haber Ajansı'na verdiği bilgiye göre, yaklaşık 150 aday işçi yerel idari birimlere kaydedildi. Gerekli izin belgeleri ise başvuru sahiplerinin incelenmesi ve mülakat süreçlerinin yürütülmesi amacıyla Yunanistan'ın Kahire Büyükelçiliği'ne gönderildi. Girişim, yalnızca işçilerin bir ülkeden diğerine taşınmasını değil, son yıllarda giderek büyüyen iş gücü sorununa kurumsal ve organize bir çözüm bulunmasını amaçlıyor. Şeftali ve kiraz bahçelerinden zeytinliklere, kivi ve turunçgil üretimine kadar birçok tarım alanında hasat dönemlerinde ihtiyaç duyulan işçi sayısına ulaşılamadığı belirtiliyor. Giannakakis, yaklaşık üç yıl önce imzalanan anlaşmanın artık uygulamaya konulmaya başlandığını belirterek, ilk etapta 5 bin işçi öngörülse de ihtiyaç halinde bu sayının artırılabileceğini söyledi. Programa katılmak için şimdiden 36'dan fazla işveren başvuruda bulundu. Anlaşmanın uygulanmasına ilişkin hazırlıklar kapsamında Yunan ve Mısırlı yetkililer Kahire'de bir araya geldi. Görüşmelerde işçilerle iletişim, Yunan işverenlerle koordinasyon, işçilerin transfer süreci ve taraflar arasındaki bağlantı mekanizmaları ele alındı. Toplantılara Mısır Çalışma Bakan Yardımcısı'nın da katıldığı belirtildi. Mısır önemli bir iş gücü kaynağı olarak görülüyor Yunanistan açısından Mısır, önemli bir iş gücü kaynağı olarak değerlendiriliyor. Nüfusu 110 milyonu aşan ve genç iş gücü potansiyeline sahip ülkenin, yurt dışında yasal çalışma fırsatlarına yoğun ilgi gösterdiği ifade ediliyor. Tarım sektöründe sunulan ücretlerin de birçok Mısırlı çalışan için cazip bir unsur olduğu belirtiliyor. Giannakakis, Mısır tarafında Yunanistan'da yasal yollarla çalışmaya yönelik güçlü bir ilgi bulunduğunu vurgulayarak, amaçlarının iş gücü ihtiyacını düzensiz göç yerine denetimli ve yasal süreçlerle karşılamak olduğunu söyledi. İşçiler hasat takvimine göre bölge değiştirebilecek Programın önemli unsurlarından biri de işçilerin mevsimsel ihtiyaçlara göre farklı bölgelerde çalışabilmesi olacak. Buna göre işçiler, hasat takvimini takip ederek Makedonya ve Halkidiki'den kivi ve turunçgil üretim bölgelerine kadar farklı alanlarda ardışık olarak istihdam edilebilecek. Mevsimlik işçiler için azami kalış süresi dokuz ay olarak belirlenirken, ilk çalışma döneminin ardından beş yıla kadar uzayabilen uzun süreli izin başvurusu yapma imkânı da bulunacak. Bu sistem kapsamında işçilerin her dokuz aylık çalışma döneminin sonunda ülkeden ayrılması ve üç aylık aranın ardından yeniden dönmesi gerekecek. Ancak süreç her seferinde yeniden başlatılmayacak. Barınma koşulları da gündemde Yetkililer, işçilerin yaşam koşullarına da özel önem verildiğini belirtiyor. Giannakakis, temel hijyen ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve uygun konaklama sağlayabilecek prefabrik yaşam alanlarının satın alınmasına yönelik destek programlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yaşam standartlarının yükseltilmesinin hem işçilerin korunması hem de düzenli geri dönen bir iş gücü oluşturulması açısından kritik olduğu vurgulanıyor. Avrupa için örnek Anlaşmanın uygulanmasında bazı bürokratik engellerin sürdüğünü belirten Giannakakis, sistemin tam anlamıyla işler hale gelmesi için hâlâ zamana ve çabaya ihtiyaç olduğunu ifade etti. Yunan Tarım Kooperatifleri Birliği ise söz konusu iş birliği modelinin gelecekte Yunanistan ile Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkeler arasında yapılabilecek benzer anlaşmalara örnek olabileceğini düşünüyor. Giannakakis'e göre Avrupa'daki bazı kuruluşlar da bu girişimi, düzenli ve yasal iş gücü hareketliliğine örnek teşkil edebilecek bir model olarak yakından takip ediyor. Tarım sektöründe iş gücü eksikliğinin üretim ve hasat süreçlerini doğrudan etkilediği bir dönemde, Mısır ile yapılan anlaşmanın hayata geçirilmesi Yunanistan'daki çiftçiler tarafından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

2026 yılı için hububat fiyatları belirlendi Haber

2026 yılı için hububat fiyatları belirlendi

Hasadını yapan üreticilerimize depolama imkanı sağlamak amacıyla, TMO tarafından 21 Mayıs 2026'dan itibaren üreticilerimizin ÇKS'de kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. Hububat hasadı ve piyasalar yakından takip edilmekte olup gelinen noktada TMO hububat alım fiyatlarının açıklanması uygun görülmüştür. 2026 yılı TMO Hububat Alım Fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına; Makarnalık buğdayda 16.500 TL, Ekmeklik buğdayda 16.500 TL, Arpada ise 12.750 TL, olarak belirlenmiştir. Bakanlığımızca, üreticilerimize temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği olarak dekara toplam 980 TL ödenecek, (ülke ortalama verimi dikkate alınarak) ton başına ise toplam 3.014 TL destek ödemesine tekabül etmiş olacaktır. Böylece desteklerle birlikte üreticilerimizin eline toplamda ekmeklik ve makarnalık buğday için 19.514 TL/ton, arpa için ise 15.764 TL/ton geçmiş olacaktır. TMO ürün bedeli ödemeleri, ürün teslimatına müteakip 45 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır. TMO hububat satışlarına 1 Ekim itibariyle başlayacak olup, satış fiyatları; 2. grup makarnalık buğday için 18.500 TL/ton, 2. grup ekmeklik buğday için 18.500 TL/ton, 2. grup arpa için 14.000 TL/ton olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz.

Avustralya’da fare istilası tarım arazilerini etkiledi Haber

Avustralya’da fare istilası tarım arazilerini etkiledi

Avustralya’nın geniş tarım toprakları, son dönemin en büyük çevre ve tarım krizlerinden birine sahne oluyor. Ülkenin batı ve güney bölgelerinde milyarlarca kemirgen, ekili arazileri yağmalarken çiftçilerin evlerine kadar sızarak hayatı durma noktasına getirdi. Ortadoğu’da yaşanan küresel gerilimler nedeniyle zaten yüksek yakıt ve gübre maliyetleriyle boğuşan üreticiler, şimdi de mahsullerini koruyabilmek için zehirli tohumlara ve yeniden ekim işlemlerine yüz binlerce dolar harcamak zorunda kalıyor. Tarım sektör temsilcileri, geceleri tavanlardan gelen sesler ve etrafa yayılan ağır koku nedeniyle durumun psikolojik bir savaşa dönüştüğünü belirtiyor. İstilanın nedeni ne? Uzmanlar, bu olağanüstü nüfus patlamasının arkasında geçtiğimiz yıl elde edilen rekor kırıcı hasadın yattığını ifade ediyor. Hasat sırasında tarlalara dökülen tonlarca tahıl, fareler için muazzam bir besin kaynağı oluşturdu. Ardından gelen yaz yağmurları ise taze yeşil filizlerin büyümesini tetikleyerek kemirgenlerin hızla üremesi için kusursuz bir ortam hazırladı. Normal şartlarda hektar başına 800 farenin bulunması istila olarak kabul edilirken, ülkenin batısındaki bazı ekim alanlarında bu sayının hektar başına 10 bin sınırına dayandığı tahmin ediliyor. Farelerin her üç haftada bir yeni bir nesil dünyaya getirebilme yeteneği ise krizin boyutunu her geçen gün katlıyor. Çiftçiler zamana karşı yarışıyor Tahıl üreticileri için en kritik dönem olan sonbahar ekimlerinde, fareler yüzünden büyük kayıplar yaşanıyor. Akşam saatlerinde toprağa gömülen tohumlar, sabah olmadan kemirgenler tarafından toprağın altından kazılarak tüketiliyor. Bu durum tarım arazilerinde devasa boş şeritlerin oluşmasına yol açıyor. Çiftçilerin zarar görmemesi için ekim makinelerinin hemen arkasından ilaçlama yapılması hayati önem taşıyor. Küresel gelişmeler nedeniyle mazot fiyatlarının ikiye katlandığı bu dönemde, ilaçlama için harcanan mesai ve bütçe üreticinin belini daha da büküyor. Kurtuluş umudu kış mevsiminde Avustralya Ulusal Bilim Ajansı yetkilileri, durumun hem ekonomik hem de psikolojik olarak sürdürülemez bir boyuta ulaştığını doğruluyor. Kuraklık gibi doğal afetlerde evlerine çekilerek moral bulabilen çiftçiler, bu kez yatak odalarına ve mutfak dolaplarına kadar giren kemirgenler yüzünden kendi evlerinde bile huzur bulamıyor. Tarım bakanlığının onayladığı daha güçlü kimyasal yemlerin piyasaya sürülmesiyle birlikte mücadelede yeni bir safhaya geçildi. Üreticiler, yaklaşan kış soğuklarının ve beklenecek yoğun yağışların fare nüfusunu doğal yollarla kıracağını umut ederek tarlalarında nöbet tutmaya devam ediyor.

Antalya’da üretim geleneği üç nesildir sürüyor Haber

Antalya’da üretim geleneği üç nesildir sürüyor

Antalya'nın Aksu ilçesine bağlı Boztepe Mahallesi'nde yaşayan Teslime Uçkan, kızı Nebise Tekerek ve torunu Teslime Tekerek, üç kuşaktır seracılıkla uğraşarak hem üretime hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 25 yıldır patlıcan üretimi yapan aile, sıcağa rağmen sabahın ilk ışıklarıyla seraya girdiklerini, gün boyu büyük emekle hasat yaptıklarını söyledi. On dönümlük serada üretim yapan aile, patlıcan sezonunun ardından yaylada domates üretimine geçiyor. Nesilden nesile aktarılan üretim kültürüyle çalışan kadınlar, tarımı sadece bir geçim kaynağı değil aynı zamanda yaşam biçimi olarak görüyor. "ÜÇ KUŞAKTIR BU MESLEĞİN İÇİNDEYİZ" Hemşirelik mezunu olduğunu ve atama beklediğini belirten Teslime Tekerek, küçük yaşlardan beri üretimin içinde yer aldığını söyledi. Tekerek, “Anneannem Teslime Uçkan, annem Nebise Tekerek, biz üç kuşaktır sera işi yapıyoruz. Sabah erken saatlerde seraya geliyoruz. Öğlen sıcak artınca kısa bir mola verip yeniden hasada devam ediyoruz” dedi. Patlıcan sezonunun ardından yaylada domates üretimine geçtiklerini anlatan Tekerek, sürekli üretimin içinde olduklarını ifade etti. “EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI BAZEN ALAMIYORUZ” İlk yıllarda sera işinin kendisine zor geldiğini ancak zamanla alıştığını söyleyen Teslime Tekerek, "İnsan kendi işi olunca severek yapıyor. Baba mesleği olduğu için ben de alıştım. Şu anda severek yapıyorum. Eğer atanamazsam çiftçiliğe devam ederim. Şu anda patlıcanın kilosu 15 lira civarında. Ama yaptığımız iş gerçekten çok zor. Sıcak, soğuk demeden çalışıyoruz. Hastalanıyoruz, tozun içinde kalıyoruz. O kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını bazen alamıyoruz. Şu anki fiyat bir ekmek parası bile değil" diye konuştu. “SAĞLIĞIMIZ EL VERDİĞİ SÜRECE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Ailenin en büyüğü olan 67 yaşındaki Teslime Uçkan ise yıllardır üretim yaptıklarını belirterek çalışmayı bırakmadığını söyledi. Kış aylarını Aksu'da, yaz aylarını ise yaylada geçirdiklerini anlatan Uçkan, "Patlıcan topluyoruz, dolama yapıyoruz. Yıllardır bu işi yapıyoruz. Genç çiftçi kadınlara Allah yardımcıları olsun diyorum. Yapacak bir şey yok, mesleğimiz bu" ifadelerini kullandı. Anne Nebise Tekerek de üretimin ailece sürdürüldüğünü belirterek, "Annem, kızım, eşim hep birlikte seracılık yapıyoruz. Üretmeyi seviyoruz. Sağlığımız el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğiz. Bu bizim hayatımız oldu" dedi. "TARIM BİR BİLGELİK İŞİDİR" Aileyi ziyaret eden İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise üç kuşaktır üretim yapan kadın çiftçilerin örnek olduğunu söyledi. Tarımın kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültür olduğuna dikkat çeken Boğatimur, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Boztepe Mahallemizin üç kuşak hanımıyla bir aradayız. Bu hanımlar bana göre bilgeliğe sahip. Çünkü tarım bir bilgelik işidir. Elden ele geçer. Teslime Hanım'dan Nebise Hanım'a, Nebise Hanım'dan genç Teslime'ye geçmiş. Bunu görmek bizi çok mutlu ediyor." Seradaki çalışma şartlarının zorluğuna dikkat çeken Boğatimur, "Şu anda yaklaşık 45 derece sıcaklık var. Bu sıcaklıkta ürünlerin hazırlanıp sofralara ulaşması gerçekten takdir edilesi bir emek. İnsanlar marketten ürünü alırken belki fark etmiyor ama bu işin arkasında çok büyük bir emek var" dedi. "ÜRETMEK HAZ VEREN BİR İŞ" Kadın üreticilerin çalışma azmine hayran kaldığını ifade eden Boğatimur, "Teslime teyzemiz bize ilham veriyor. Enerjik, mutlu ve üretmeye devam ediyor. Üretmek aslında haz veren bir iş. Belki günümüzde unutulan bir duygu ama burada bunu net şekilde görüyoruz" diye konuştu. Genç Teslime'nin eğitimli bir genç olmasına rağmen tarıma değer vermesinin önemli olduğunu belirten Boğatimur, "Bugünün gençlerinden onu farklı kılan şey tarıma olan saygısı ve sevgisi. Bizi güler yüzle karşıladılar. Üretime olan bağlılıklarını görmek çok kıymetli" ifadelerini kullandı.

Papaya hasadı başladı: kilosu 90 TL’ye çıktı Haber

Papaya hasadı başladı: kilosu 90 TL’ye çıktı

Antalya'nın Alanya ilçesinde son yıllarda yaygınlaşan tropikal meyve üretiminde papaya hasadı başladı. İlçeye bağlı Güney Mahallesi'nde 15 dönümlük arazide yetiştirilen papayalar, özenle toplanarak iç ve dış pazara gönderiliyor. Kilogram fiyatı 80 ile 90 TL arasında değişen meyveye talep her geçen gün artıyor. Alanya'nın Güney mahallesinde tropikal meyve papaya hasadına başladı. Seralarda yetiştirilen papayalar, dalında olgunlaştıktan sonra dikkatlice toplanıyor. Hasat sırasında zarar görmemesi için özel meyve kılıflarına yerleştirilen ürünler, ardından kasalara dizilerek hale sevk ediliyor. Üreticiler, özellikle turistik bölgelerde ve büyükşehirlerde papayaya olan ilginin arttığını belirtiyor. Üretici Ümmügülsüm Kayacı (50), yıllar önce yerleştikleri Alanya'da tropikal meyve üretimine yöneldiklerini söyledi. Kayacı, "Evlendikten sonra Alanya'ya yerleştik. Güney Mahallesi'nde tropikal meyve üretimi yapıyoruz. Papaya hasadı başladı. Gördüğünüz gibi meyveleri toplayıp paketleyerek hale gönderiyoruz. Şu anda kilogram fiyatı 80 ila 90 TL arasında değişiyor. Herkesi papaya yemeye davet ediyorum" dedi. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu ise papayaya olan talebin hızla arttığını vurguladı. Hüddoğlu, "Papaya hasadımız başladı ve yoğun bir talep var. Bu talep her geçen gün artıyor. Çünkü papaya çok sağlıklı bir meyve. Bölgemizde üretim hızla yayılıyor. Papayanın birçok çeşidi var ancak özellikle 'Alanya bal papayası' aroması yüksek ve en tatlı türlerden biri. Tüketicilere bunu tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Papayanın sadece taze tüketimde değil, mutfakta da geniş kullanım alanı bulduğunu belirten Hüddoğlu, yeşil papayanın özellikle yemeklerde tercih edildiğini ifade etti. Hüddoğlu, "Yeşil papaya mutfaklarda kızartma, balık yemekleri ve farklı tariflerde kullanılıyor. Son dönemde turşu ve sirke yapımında da ciddi bir artış var. Bu da ürüne olan talebi artırıyor. Ayrıca pastaneler ve dondurmacılar da papayaya yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle turistik bölgelerde papayalı dondurma oldukça popüler hale geldi" dedi. Papayanın sağlık açısından da önemli bir meyve olduğuna dikkat çeken Hüddoğlu, "Glikemik indeksi düşük olduğu için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilir. Yaz aylarında karpuz ve kavun gibi şeker oranı yüksek meyveler yerine papaya tercih edilebilir. Ayrıca parkinson hastaları ve mide rahatsızlığı olan vatandaşlar da bu ürüne yoğun ilgi gösteriyor. Talep arttıkça üretim de artmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. Bölgede üreticilerin yüzünü güldüren papaya, hem ekonomik getirisi hem de artan tüketici talebiyle Alanya tarımında önemli bir yer edinmeye devam ediyor.

Tarlada veda: Üreticinin en çok bıraktığı tarım ürünü hangisi? Haber

Tarlada veda: Üreticinin en çok bıraktığı tarım ürünü hangisi?

Türkiye genelinde ekiliş alanları en çok daralan ürünleri ve üreticinin yeni rotasını analiz ediyoruz.Pamuk ve şeker pancarında alan daralması Son yılların tarımsal verileri incelendiğinde, "beyaz altın" olarak bilinen pamuk ve sanayi bitkilerinin başında gelen şeker pancarı, ekim alanlarında en çok dalgalanma yaşayan ve yer yer terk edilen ürünlerin başında geliyor. Özellikle Ege ve Çukurova bölgelerinde bir dönemin vazgeçilmezi olan pamuk, yüksek gübre ve ilaç maliyetlerinin yanı sıra dünya borsalarındaki fiyat belirsizlikleri nedeniyle yerini mısır veya meyve bahçelerine bırakıyor. Üreticiler, birim alandan alınan verim yüksek olsa da toplam masrafın satış fiyatıyla dengelenemediği noktalarda, stratejik de olsa bu ürünlerden uzaklaşmayı tercih ediyor. İş gücü çıkmazı: Tütün ve el hasadı ürünleri Küçük aile işletmelerinin bel kemiği olan tütün ve el ile hasat edilen bazı sebze türleri, "iş gücü maliyeti" engeline takılıyor. Yüksek Maliyet: Hasat döneminde çalıştırılacak işçi bulunamaması veya işçi ücretlerinin toplam gelirin yarısından fazlasına ulaşması, üreticiyi bu zahmetli üretim kollarından çekilmeye zorluyor. Mekanizasyon Şartı: Makineli hasada uygun olmayan çeşitler, her geçen yıl yerini tam otomasyonla hasat edilebilen mısır, buğday veya ayçiçeği gibi ürünlere bırakıyor. Su kısıtı ve mısırdan kaçış Geleneksel olarak en çok tercih edilen ürünlerden biri olan mısır, son yıllarda yer altı sularının azalmasıyla birlikte bazı havzalarda "istenmeyen ürün" kategorisine girmeye başladı. Bakanlığın su kısıtı olan bölgelerde mısır desteklemelerini azaltması veya kısıtlaması, üreticileri mısırdan vazgeçerek sorgum-sudan otu melezi veya arpa gibi daha az su tüketen alternatiflere yönlendiriyor. Bu durum, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel zorunlulukların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Üreticinin yeni rotası: Meyve bahçeleri ve yağlı tohumlar Terk edilen geleneksel ürünlerin boşluğunu ise daha çok yağlı tohumlar (ayçiçeği, kanola) ve çok yıllık meyve bahçeleri dolduruyor. Özellikle zeytin, fıstık ve ceviz gibi bir kez dikildikten sonra uzun yıllar ürün veren ve iş gücü ihtiyacı yıl geneline yayılan yatırımlar, üretici için daha güvenli bir liman olarak görülüyor. Sürdürülebilirlik için planlı üretim Ürünlerin terk edilmesi, ulusal gıda arz güvenliği açısından bazı riskleri beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, çiftçinin bir üründen vazgeçmemesi için "yaratmak" kelimesine sığınmadan, sadece maliyetlerin düşürülmesi ve sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşımaktadır. 2026 üretim planlamasında, hangi ürünün terk edildiği kadar, yerine konulan ürünün toprak ve su kaynaklarıyla ne kadar uyumlu olduğu, tarımsal geleceğimizi belirleyen en temel unsur olacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.