Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hasat Dönemi

AGRONEWS - Hasat Dönemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat Dönemi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TMO bu yıl çiftçilere ürün bedellerini erken ödemeyi planlıyor Haber

TMO bu yıl çiftçilere ürün bedellerini erken ödemeyi planlıyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, çiftçilerin ürünlerini teslim etmesinin ardından bazı senelerde 30, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimleri olmasına karşın bu yıl paraları erken yatırmayı planladıklarını belirterek, "3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz" dedi. Bu yıl bereketli hasat dönemi öngördüklerini vurgulayan Güldal, son 38 yılın en fazla yağış alınan döneminin yaşandığını söyledi. Güldal, 22 milyon 750 bin ton buğday, 9 milyon ton arpa ile tarihi rekolte tahmini yapıldığını hatırlatarak, rekoltenin bu rakamların dahi üzerine çıkabileceğinin öngörüldüğünü bildirdi. Bu sene Türkiye'de dönüm başına 400 kilogramın altında bir verim öngörülmediğine işaret eden Güldal, hiç ekim yapılmayan arazilerde bile dönüm başı ciddi verim görüldüğünü anlattı. Güldal, hububat alım fiyatlarının Tarım ve Orman Bakanlığınca 2 Haziran'da açıklandığını anımsatarak, şöyle konuştu: "Hububat alım fiyatları belirlenirken sadece geçen seneki fiyatın üzerine yüzdelik oran yansıtmak anlamında çalışma olmuyor. Maliyetler elbette önemli faktör. Maliyetlerin içindeki tüm girdilerin parametreleri de değerlendiriliyor. Ayrıca, iç ve dış dünyanın fiyatları, TMO'nun regülasyon faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu değerlendirmeler de var. Elbette, çiftçi beklentileri ve refah payı dikkate alınıyor. Verimlilik ve rekolte de bu anlamda çok değerli. Yani 300 kilogram verimle bir maliyet hesabı var, 500 kilo verimle bir maliyet hesabı var." Çiftçilerin beklediği fiyatlara oldukça yakın bir rakam açıklandığını belirten Güldal, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığının ton başına 3 bin 14 liralık destekleme de değerlendirildiğinde yaklaşık 19 bin 514 liraya tekabül eden hububat alım değerinin ortaya çıktığını ifade etti. "20 milyon ton civarında ürün alımı ve depolaması için hazırlandık" Güldal, bu yıl 2023'ten daha fazla rekolte olacağına işaret ederek, aldıkları önlemlere ilişkin şu bilgiyi verdi: "2023'te olduğu gibi 600'ün üzerinde alım noktasını planladık. Depolama kapasitesi 10 milyon ton lisanslı depolar, 4 milyon ton TMO'nun kendi depoları, 3 milyon ton kiralama ön sözleşmesi yapılan depolar var. Eğer ihtiyaç olursa açık yığın şeklinde depolama imkanı için açık saha kiralamalarının da hazırlıklarını yaptık. 20 milyon ton civarında ürünün alımı ve depolaması için hazırlandık." Alım öngörülerini de paylaşan Güldal, 10 milyon ton buğday, 3 milyon ton arpanın TMO'ya arz edilmesini beklediklerini ancak kendilerini bununla sınırlamadıklarını ve gerekli hazırlıkları yaptıklarını bildirdi. Bu yıl hasadın yağışlardan dolayı bir miktar geciktiğini, yaklaşık 20 gün, bir aylık kaymanın söz konusu olduğunu vurgulayan Güldal, havaların ısınmasıyla veya sıcaklıkların devam etmesiyle beraber tüm bölgelerde hasadın aynı anda yoğunlaşacağını söyledi. Güldal, 2026 yılı hasat döneminde TMO'ya arz edilecek tüm ürünleri alabilecek hazırlıkları yaptıklarına dikkati çekerek, randevu aldığı gün ürünlerini getiren üreticilerin gün içinde işlemlerinin tamamlanacağını bildirdi. "Arz güvenliğinde herhangi bir problem olmayacak" Güldal, ödeme planlamalarını yaptıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Artık üreticilerimiz haziran ayının ilk haftasında TMO'nun referans alım fiyatlarının kamuoyuyla paylaşılacağını biliyorlar. Bu sene hem alım hem de satış fiyatlarımızı açıkladık. Bunu niye yaptık? Hem ticaret erbabı, tüm sanayici, ihracatçı ve özellikle de üreticilerimiz hasat sonu hububat fiyatlarının göstergesini şimdiden öngörebilsinler ve ona göre de planlamalarını yapsınlar diye. Bizim bazı senelerde 30 gün, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimimiz oluyor. Bu hiçbir zaman 45 gün sonra ödeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu yıl 3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz. TMO'ya çok yüksek miktarda ürün gelebileceğini ve önemli miktarda stok oluşturacağımızı tahmin ediyoruz. Üreticilerimize mahcup olmamak için en geç 45 gün içinde ödeme takvimi diyoruz." Güldal, stok durumuna da değinerek, yıla önemli bir stok devriyle girdiklerini, bu sene yüksek rekolteyle bunun üzerine ilave olacağını söyledi. Dolayısıyla Türkiye'de arz güvenliğinde herhangi bir problem yaşanmayacağını vurgulayan Güldal, "Özellikle dış piyasalarda hububat fiyatlarının çok düşük seyretmesi dolayısıyla Türkiye 4 yıldan beri yüzde 130 gümrük vergisi uygulamasıyla hem üretimimizi hem üreticilerimizi koruma altına almıştır ve bu yıl da yüzde 130 gümrük vergisi uygulaması devam ediyor" dedi. Üreticilere "alım fiyatlarının altında piyasaya ürün arz etmeyin" uyarısı Güldal, üreticilere de tavsiyelerde bulunarak, şunları kaydetti: "Üreticilerimizin TMO'nun açıklamış olduğu alım fiyatlarının altında fiyatla piyasaya ürün arz etmemelerini tavsiye ediyorum. Bu, referans fiyat, taban fiyat olarak kabul edilmelidir. Üreticilerimizin de hassas olmalarını, dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Bu fiyatın altında alıcı olursa onlara satmalarını hiçbir şekilde tavsiye etmiyoruz, önermiyoruz. Bu fiyatın korunması lazım. Üreticilerimize, ziraat odası başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza üreticiyi yönlendirmek, uyarmak için bizimle beraber görev düşüyor. Piyasanın bizim fiyatlar ve üzerinde şekillenmesi ülkemiz ve üreticilerimiz için daha sağlıklı olacaktır."

GTB’den iki ayrı fotoğraf yarışması düzenleniyor Haber

GTB’den iki ayrı fotoğraf yarışması düzenleniyor

Bu yıl 5’incisi düzenlenen "Gaziantep’te Hasat Mevsimi" fotoğraf yarışmasıyla birlikte, geçen yıl ilk kez fotoğraf sanatçılarıyla buluşturulan "Kadim Şehir Gaziantep" yarışması da ikinci kez sanatseverlerin katılımına açıldı. Gaziantep’in tarımsal üretim kültürünü, hasat döneminin emeğini ve bereketini kayıt altına almayı hedefleyen "Gaziantep’te Hasat Mevsimi" yarışmasında; üretimden hasada, kurutmadan işleme süreçlerine kadar tarımsal yaşamın tüm aşamaları fotoğraf kareleriyle anlatılacak. "Kadim Şehir Gaziantep" yarışması ise kentin tarihi ve kültürel kimliğini odağına alarak; tarihi mekânları, doğal güzellikleri, geleneksel yaşamı, unutulmaya yüz tutmuş meslekleri, el sanatlarını ve insan ile şehir arasında yıllar içerisinde oluşan bağı görünür kılmayı amaçlıyor. Yarışma kapsamında elde edilecek eserlerle Gaziantep’in kültürel belleğine katkı sunacak güçlü bir dijital kent arşivi oluşturulması hedefleniyor. Türkiye’nin dört bir yanından amatör ve profesyonel fotoğraf sanatçılarının katılımına açık olan yarışmalarda yalnızca Gaziantep il sınırları içerisinde çekilmiş fotoğraflar değerlendirmeye alınacak. Yarışmaya katılacak eserlerin 2025 ve 2026 yılları içerisinde çekilmiş olması şartı aranacak. Her iki yarışmada da dereceye giren eser sahiplerine ayrı ayrı olmak üzere; birincilik ödülü olarak Tam Altın, ikincilik ödülü olarak Yarım Altın, üçüncülük ödülü olarak ise Çeyrek Altın takdim edilecek. Ayrıca jüri değerlendirmesi sonucunda sergilenmeye değer bulunan eserler de ödüllendirilecek. 18 Mayıs 2026 tarihinde başlayan başvuru süreci, 27 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek. Yarışmalara başvurular, Gaziantep Ticaret Borsasının resmî internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Başvuru şartları ve yarışmalara ilişkin tüm detaylı bilgilere www.gtb.org.tr adresinden ulaşılabilecek. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, yarışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, fotoğraf sanatının şehirlerin hafızasını koruyan en güçlü araçlardan biri olduğunu belirterek, Gaziantep’in sahip olduğu kültürel ve üretim mirasının sanatsal bakış açısıyla kayıt altına alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Gaziantep’in sadece güçlü sanayi ve ticaret altyapısıyla değil; tarihi, kültürü, üretim gelenekleri ve yaşam zenginliğiyle de çok özel bir şehir olduğuna işaret eden Akıncı, "Gaziantep; toprağıyla üreten, tarihiyle yaşayan ve kültürüyle hafızalarda yer edinen kadim bir şehir. Düzenlediğimiz bu yarışmalarla amacımız, şehrimizin sahip olduğu değerleri fotoğraf sanatı aracılığıyla görünür kılmak ve gelecek kuşaklara güçlü bir görsel arşiv bırakmak. Hasat Mevsimi yarışmamızla emeğin, üretimin ve bereketin hikâyesini kayıt altına alırken; Kadim Şehir Gaziantep yarışmamızla da kentimizin tarihi dokusunu, insan hikâyelerini ve kültürel mirasını sanatın evrensel diliyle geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu yarışmaların, Gaziantep’in kültürel belleğine uzun yıllar katkı sunacak eserler ortaya çıkaracağına inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.

Mısır ithalatında fiyat istikrarı için tarife kontenjanı açıldı Haber

Mısır ithalatında fiyat istikrarı için tarife kontenjanı açıldı

Sınırlı miktarda ürünün ithalatına yönelik bu uygulama, ürünün hasat dönemi başlamadan önce, 1 Ağustos itibarıyla sona erecek ve mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130 olarak uygulanmaya devam edecek Kanatlı hayvan eti başta olmak üzere, muhtelif gıda ürünlerinin üretiminde önemli bir girdi olan mısırda arz güvenliği ve fiyat istikrarının korunması amacıyla 20 Nisan-31 Temmuz döneminde geçerli tarife kontenjanı açıldı. Konuya dair Cumhurbaşkanı Kararı ile Mısır İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanmasına İlişkin Tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlığın, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyatların önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretim yoluyla karşılanabilmesi amacıyla üretici ve tüketici refahını birlikte gözeterek ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli biçimde ticaret politikasının tüm araçlarını etkin kullandığı ve gerekli tedbirleri aldığı ifade edildi. - Ağustosta sona erecek Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığının talebi üzerine, vatandaşların temel tüketim maddelerinden kanatlı hayvan eti üretiminde önemli bir girdi olan mısırın, muhtelif gıda ürünlerinin imalinde de kullandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Mısırda, yem sektöründe yaşanan büyüme nedeniyle artan tüketim ile uluslararası gelişmelerin de etkisiyle dünya fiyatlarında yaşanan yükseliş eğilimi dikkate alınarak, arz talep dengesi ve fiyat istikrarının korunmasını teminen, yerli üretimin tüketimi karşılamada yetersiz kaldığı miktarın 3 milyon tonluk kısmı için, 20 Nisan-31 Temmuz 2026 tarihlerinde kullanılmak üzere yüzde 5 gümrük vergili tarife kontenjanı açılmıştır. Yerli mısır üreticilerimizin korunmasını teminen, sınırlı miktarda ürünün ithalatına yönelik bu uygulama, ürünün hasat dönemi başlamadan önce, 1 Ağustos itibarıyla sona erecek ve mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130 olarak uygulanmaya devam edecektir." Açıklamada, Ticaret Bakanlığının, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlarla istişare halinde piyasada oluşan arz, talep ve fiyat düzeyini yakından takip ederek gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceği bildirildi.

Limonda hasat dönemi: Kadınların yoğun mesaisi devam ediyor Haber

Limonda hasat dönemi: Kadınların yoğun mesaisi devam ediyor

Türkiye'de yaş sebze ve meyve üretiminde önemli bir yere sahip Mersin'de limon hasadının sonuna gelindi. Limon deposu olarak bilinen Erdemli ilçesinde hem hasatta hem de tesislerdeki ayrıştırma ve paketleme de binlerce tarım işçisi çalışıyor. Eylül ayı ile birlikte hasadın başladığı bölgede Mart ayında sezon bitme aşamasına geliyor. Toplanan limonlar iç ve dış piyasaya satılırken, önemli bir bölümü de yazın tüketilmek için soğuk hava depolarına alınıyor. Binlerce ailenin ekmek yediği limonun yetiştirilmesinden, hasadına, ayrıştırmasından paketlemesine kadar ki bölümde çalışanların yüzde 70'ini ise kadınlar oluşturuyor.Geçen yıl sezonda bahçede kilogramı 5 ile 10 TL olan limon, bu sene 35 ile 50 TL arasında alıcı buldu. "Bir çok ülkeye ihraç ediliyor" Limon deposu Mersin'de hasat sonuna geldiklerini belirten üretici esnaflardan Murat Topal, son hasatların yapıldığını ancak tesislerde yoğun mesainin sürdüğünü söyledi. Topal," Hasat edilen depoya alınan ürünler tesiste tek tek ayrıştırılıp başta yurt içinde İstanbul'dan Diyarbakır'a Van'dan Ankara'ya kadar yurdun her yerine gönderiliyor.Bunun yanı sıra Balkanlar'dan Rusya'ya ve Orta Doğu‘ya bir çok ülkeye ihraç ediliyor" dedi. Bölgede yaklaşık 1 milyon ton limon üretimi yapıldığına dikkat çeken Topal, Mersin'in Türkiye'de limon üretiminde birinci sırada yer aldığının altını çizdi. Kadınların üretimdeki önemine de vurgu yapan Topal," Limon üretiminde dalından sofraya kadar olan süreçte kadınlar yoğun mesai harcıyor. Narenciye paketleme fabrikalarında çalışan ve istihdam ettiğimiz personelin yüzde 70'i kadınlardan oluşuyor" diyerek sözlerini tamamladı. Limon hasadı yapan kadınlar, artık son bahçelere girdiklerini ve yaklaşık 10–15 gün daha kesim işlerini sürdüreceklerini belirtti. Limon ayrıştırma ve paketleme çalışmalarında görev alan kadınlar ise, bölgede her evden en az bir kadının üretimde yer aldığını söyledi. Kadınlar, “Ailemizi ve çocuklarımızı geçindirmek kolay değil. Biz kadınlar, üretimde yer alarak çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu Haber

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu

MERSİN (İHA) - 100 bin dekarı aşan üretimle Türkiye'nin limonun merkezi olan Mersin’in Erdemli ilçesinde, yılda 1 milyon tondan fazla limon üretiliyor. Şu sıralar yoğun hasat dönemi yaşanırken, bahçeden 6-7 TL’ye alıcı bulan limonlar, işçiler tarafından toplanıp ayrıştırma tesislerine gönderiliyor. Üretim sürecinde 10 bin kişiye istihdam sağlanıyor ve limonlar Balkanlar’dan Avrupa’ya 15 ülkeye ihraç ediliyor. BAHÇEDEN SOĞUK HAVA DEPOLARINA Sabah erken saatlerde hasada başlayan işçiler, limonları tek tek toplayıp küfelerle taşıyor. Limonların büyük bölümü yaz aylarında tüketilmek üzere soğuk hava depolarına kaldırılıyor. "Lamas" ve "küt dikenli" cinslerin yoğun hasat edildiği kaydediliyor. Üreticilerden Nurettin Doğan, limonun bahçede 6-7 TL arasında alıcı bulduğunu ancak maliyetlerin yüksek olduğunu belirtiyor. Su ve gübre gibi masrafları hesap etmeden, kesilen her 10 ton limonda 4 tonunun işçilik masrafı olduğunu belirten Doğan, en düşük işçi yevmiyesinin 850 TL olduğunu açıkladı. KADIN İŞÇİLERE İSTİHDAM SAĞLIYOR Narenciye işleme tesisinde çalışan Eşe Bulut, limon üretiminin kadınlara büyük istihdam sağladığını vurguladı. Bulut, "Burası bizim ekmek kapısı. Limonun bize artısı çok fazla. Limon olmasa benim burada yapacağım bir işim olmaz. Limon sayesinde ben yılda 10 ay çalışıyorum. Burada çalışanlar evin yükünü omuzlayan, çocuklarına bakan insanlar. Gençlerimiz var, onlar da çalışarak aile bütçesine katkı sağlıyor" dedi. REKABET ZORLAŞIYOR Narenciye işleme tesisi sahibi ve Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Karagöz, limonun 15 ülkeye ihraç edildiğini, ancak artan maliyetlerin rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Karagöz, "Dünyada limonu tek üreten biz değiliz. Mısır, İran, Çin ve İspanya var. İspanya dışındaki bütün ülkeler bizden daha avantajlı durumda. Çünkü oralarda maliyetler çok düşük. Ülkemizde maalesef ürün ucuz, maliyet daha yüksek. Maliyeti düşüremediğimiz sürece hem içeride hem de dışarıda rekabet şansımız azalıyor. Bu iş desteksiz olmaz. Bunu ürün bazında desteklemek gerekiyor. Örneğin bu sene hangi ürün para etmiyorsa ona destek verilmesi gerekiyor. Bu sene de limona destek verilmesi gerekiyor. Limonun durumu çok da iyi değil" dedi. ERDEMLİ’NİN ANA GEÇİM KAYNAĞI Sanayi sektörünün bulunmadığı Erdemli’de limon üretimi, bölgenin en önemli istihdam kaynağı. Karagöz, kadın istihdamıyla öne çıkan limon sektörünün hem üreticiyi hem de ihracatçıyı desteklemek için daha fazla teşvik desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Hasat dönemi başladı: Çiftçiler işçi bulmakta zorlanıyor Haber

Hasat dönemi başladı: Çiftçiler işçi bulmakta zorlanıyor

Yüzde 50’ye varan verim kaybı yaşayan yaşayan çiftçiler, bin liranın üzerinde yevmiye vermelerine rağmen işçi bulmakta zorlandıklarını söyledi. Kırıkkale’de çiftçiler patates, domates, soğan gibi ürünleri hasat etmeye başladı. Bölgede yaşanan kuraklık, tarımsal verimde yüzde 50’ye varan kayıplara neden olurken, çiftçiler ise işçi bulmakta da zorluk çekiyor. Çiftçiler, günlük bin liranın üzerinde yevmiye teklif edilmesine rağmen tarlada çalışacak işçi bulmak neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. Yağışların az olması nedeniyle tarlalarından bekledikleri verimi alamadıklarını kaydeden çiftçiler, işçi bulamamaları durumunda gelecek yıllarda ürün yetiştiremeyeceklerini ifade etti. "Böyle devam ederse, ileriki senelerde ekim yapamayabiliriz" Keskin ilçesinde çiftçilik yapan Ahmet Doğan, tarım arazisinde yetiştirdiği ürünleri düşük fiyata satmak zorunda kaldığını söyledi. Salçalık domatesin kilosunu 2 liradan, sofralık domatesin kilosunu ise 5 liradan sattıklarını belirten Doğan, "Soğan ve patatesi aracıya 5 liradan veriyoruz. İşçi bulmakta zorlanıyoruz, günlük ücretler 800 ila bin 300 lira arasında değişiyor. Böyle devam ederse, ileriki senelerde ekim yapamayabiliriz" dedi. "Kuraklık olmasaydı verim daha yüksek olurdu" Mustafa Bostan ise kuraklık nedeniyle ciddi verim kaybı yaşadıklarını ifade ederek, "Normalde dekar başına 5 ton ürün alırken, bu yıl 2-3 ton civarında kaldık. Kuraklık olmasaydı verim daha yüksek olurdu, belki de zararımız daha az olurdu" diye konuştu.

Motorlu tırpan tamircilerinde ‘hasat’ yoğunluğu Haber

Motorlu tırpan tamircilerinde ‘hasat’ yoğunluğu

Samsun’un Çarşamba ilçesinde fındık hasadı dolayısıyla motorlu tırpan tamircilerinde yoğunluk yaşanıyor. Çarşamba ilçesinde, fındık hasadı öncesi yabani otları temizlemek için kullanılan motorlu tırpanların tamirini yapan ustaların mesaisi yoğunlaştı. Çiftçiler, hem hasat için gerekli motorların bakımını yaptırıyor hem de ihtiyaç duydukları ekipmanları temin ederek sezonu en verimli şekilde geçirmeye çalışıyor. Yükselen motor fiyatları, çiftçileri arızalanan motorlarını yenisiyle değiştirmek yerine tamir ettirmeye yönlendiriyor. Çarşamba’da uzun yıllardır motorlu tırpan tamirciliği yapan İsmail Uzunoğlu, son günlerde tamir için gelen motor sayısında ciddi bir artış olduğunu belirtti. Uzunoğlu, “Fındık hasadı dolayısıyla motorlu tırpana olan talep oldukça yüksek. Önümüzdeki dönemde ise üfleme ve toplama motorlarına olan ilginin artmasını bekliyoruz” dedi. Uzunoğlu, çiftçilerin motor artışların da yaşanan artışlar nedeniyle, yeni bir motor almak yerine arızalanan motorlarını tamir ettirdiklerini belirterek, “Tamirciliğin yoğunlaşmasının arkasında yatan sebeplerden biri de artan motor fiyatları. Sıfır motor fiyatları 15 bin ile 20 bin arasında başlayıp 50 bin TL’ye kadar gidiyor. Fiyatlardaki yükseliş, çiftçilerin bütçelerini zorlamaya başlamış durumda” ifadelerini kullandı Motorların bakımına dikkat edilmesi gerektiğini de vurgulayan İsmail Uzunoğlu, kullanıcıların motorlu tırpanları aralıksız saatlerce çalıştırmasının ciddi arızalara yol açabileceğini belirtti. Uzunoğlu, “Motorlar, uzun süre kesintisiz çalıştığında iç mekanizmalarında aşınma ve ısınma gibi problemler oluşabiliyor. Bu yüzden, motorun ara sıra dinlendirilmesi oldukça önemli. Aksi takdirde tamiri daha masraflı olan büyük arızalarla karşılaşılabilir” uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.