Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvan Yemi

AGRONEWS - Hayvan Yemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Yemi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yem bitkileri üretimi planlı üretim sistemine dahil edildi Haber

Yem bitkileri üretimi planlı üretim sistemine dahil edildi

Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldık Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Bakan Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikayet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." İnsanımızın menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti.

Yer Fıstığı Hasadı Sonrası Yapraklar Yem Olarak Değerlendiriliyor Haber

Yer Fıstığı Hasadı Sonrası Yapraklar Yem Olarak Değerlendiriliyor

Türkiye’nin yer fıstığı üretiminde önemli bir yere sahip olan Osmaniye’de hasat sezonu tamamlandı. Hasadın ardından tarlalarda kalan yer fıstığı yaprakları, çiftçiler tarafından balyalayarak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye başlandı. Osmaniye yer fıstığı olarak Coğrafi işaretli ve Avrupa Birliği (AB) tescilli bulunan yer fıstığı hasadının tamamlanmasının ardında tarlada mesai devam ediyor. Düziçi ilçesinde 40 yıldır çiftçilik yapan Ahmet Şen, yer fıstığı hasadının ardından tarlada kalan kök ve sap kısımlarından oluşan yaprakları toplayarak büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için yem haline getiriyor. Gıda, kuru yemiş, sıvı yağ, ilaç ve kozmetik sektörlerinde geniş bir kullanım alanına sahip olan yer fıstığı, aynı zamanda hayvancılık sektöründe de önemli bir yere sahip. Hasat sonrası geriye kalan yer fıstığı yapraklarının besleyici değerinin yüksek olması, çiftçilerin bu ürünü değerlendirmesine imkan sağlıyor. Yer fıstığının kullanım alanın oldukça geniş olduğunu ve besin değerinin yüksek olduğunu söyleyen çiftçi Ahmet Şen, "Çiftçilikle yaklaşık 45-50 seneden beri uğraşıyoruz. Yer fıstığı çerez olarak kullanılıyor, yağ olarak kullanılıyor. Kalbe iyi gelen bir besin ekseri bunu çiğ yiyoruz biz firik olarak yiyoruz. Kalbe falan kanı inceltiyor, çok faydaları var fıstığın, yer fıstığının. Yaprakları hayvanlarımıza götürüyoruz. Hayvanlara çok faydalı, yaprağından ziyade gördüğünüz o çöpleri var ya, çöpleri kıtır kıtır yerler. Süt verir bol süt verir. Yani yeme çok büyük faydası var. Küspeye falan da katılıyor bu zeytinin posasıyla bunu karıştırdığın zaman pres halinde kıtır çok büyük süte faydası var. Hayvanlar güzel süt veriyor o zaman" diye konuştu.

Pestisitler Sağlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor Haber

Pestisitler Sağlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor

İSTANBUL (İHA) - Gıda üretiminde artan pestisit kullanımı, ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Özellikle organ nakli yapılan bireyler, çocuklar ve hamileler, pestisitlerin olumsuz etkilerine karşı en hassas gruplar arasında bulunuyor. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, pestisit kalıntılarının yalnızca sebzelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Bakliyat, et, süt ve yumurta gibi çeşitli gıdalarda da pestisit izlerine rastlanabileceğini belirten Erk, "Halkımız bu konuda bilinçli olmalı, ne yediğini iyi bilmelidir. Aynı zamanda, yetkililerin denetimleri artırması şarttır. Pestisit kalıntıları, başta organ nakli hastaları olmak üzere birçok kişi için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Pestisitlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması için bireysel önlemler yeterli olmayabilir. Bu nedenle, pestisit kullanımı azaltılmalı. Pestisitlerde doz çok önemlidir" dedi. HANGİ ÜRÜNLER DAHA RİSKLİ? Pestisitler, elma, çilek, domates, biber ve ıspanak gibi ince kabuklu ya da pürüzlü yüzeye sahip ürünlerde yoğun olarak bulunabiliyor. Bunun yanı sıra buğday, pirinç, kuru fasulye ve nohut gibi bakliyatlarda da pestisit kalıntılarına rastlanabiliyor. Hayvan yemleri aracılığıyla et, süt ve yumurtaya da pestisit bulaşabiliyor. Pestisitlerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri arasında hormonal düzensizlikler, sinir sistemi hasarları, kanserojen etkiler ve üreme bozuklukları yer alıyor. PESTİSİT MARUZİYETİNİ AZALTMAK İÇİN ÖNERİLER Sebze ve meyveleri bol suyla yıkamak, sirkeli ya da karbonatlı suda bekletmek, soyulabilir ürünlerin kabuklarını soymak, mevsiminde üretilen gıdaları tercih etmek gibi önlemlerle pestisit maruziyeti azaltılabilir. Ancak bireysel önlemlerin yanı sıra pestisit kullanımının genel olarak sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor.

BUÜ’lü akademisyenler fonksiyonel yem katkı maddesi geliştirecek Haber

BUÜ’lü akademisyenler fonksiyonel yem katkı maddesi geliştirecek

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saliha Şahin’in yürütücülüğünü üstlendiği ‘’Bazı Probiyotik Bakterilerin Keçiboynuzu Unu ile Enkapsülasyonu ve Hayvan Beslemede Yem Katkı Maddesi Olarak Kullanımının Araştırılması’’ başlıklı projesi YÖK tarafından desteklenmeye hak kazandı. 2023 yılı Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) projesinin çağrı alanlarından biri olan “Hayvan Besleme” alanına yönelik olarak çalışmalar içeren proje ile hayvan besleme konusunda yararlar sağlayan probiyotik bakterilerin doğal kaplama materyali olan keçiboynuzu unu üzerine enkapsüle edilmesi ve hayvan beslemede yem katkı maddesi olarak kullanımı araştırılacak. Multidisipliner bir çalışma olarak yürütülecek olan proje ekibinde; Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfiye Yılmaz Ersan, Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekin Sucu ve Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü yüksek lisans öğrencisi Elif Tülek yer alıyor. Proje hakkında açıklamada bulunan Prof. Dr. Saliha Şahin; ‘‘Dünya nüfusunun artışı, hayvansal ürünlere olan talebi artırmış, ancak bu sektörü etkileyen sorunlar, düşük kaliteli yemler, iklim değişikliği, parazitler ve hastalıklar gibi faktörlerle karşı karşıya bırakmıştır. Dirençli patojen bakterilerin yayılmasının yanı sıra hayvansal ürünlerdeki antibiyotik kalıntıları endişeleri, hayvan sağlığını iyileştirmek ve verimi artırmak için probiyotikler gibi doğal alternatif yem katkı maddelerine olan ilgiyi artırmıştır. Tarım sektöründe özellikle ruminantların sindirim sistemi fermantasyonu, hayvan dışkı ve idrarı, solunum gibi faaliyetler sonucu atmosfere yayılan CO2, CH4 ve N2O gibi sera gazlarının büyük kaynağı olup bazı probiyotiklerin metan üretimini azaltma potansiyeline sahip olduğu ve bu sayede karbon ayak izini azaltmada umut verici sonuçların elde edilebileceği bilinmektedir’’ şeklinde konuştu. Bu projenin hayvansal üretimde sürdürülebilirlik açısından önemli bir adım olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Şahin, probiyotik bakterilerin doğal kaplama materyali olan keçiboynuzu unu üzerine enkapsülasyonu sonucu elde edilen mikroenkapsüle bakterilerin, hayvan beslenmesinde yeni bir yem katkı maddesi kaynağı sağlayabileceği ve antibiyotik kullanımının azaltılmasına yardımcı olabileceğini vurguladı. Projenin, alternatif ve kaliteli yem katkı maddelerinin üretilmesi, üretilen yem katkı maddelerinin kalitesinin artırılması ve yeni yem katkı maddesi kaynaklarının araştırılması konusuna değer katacak nitelikte olduğunu söyleyen Şahin; “2 yıl boyunca sürdüreceğimiz projenin sonunda hayvan besleme alanında fonksiyonel yem katkı maddesi geliştirilerek yeni fonksiyonel ürünlerin endüstriyel alanda kullanılabilirliğinin tanımlanmasını hedefliyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.