TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvancılık

AGRONEWS - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çetereisi: Haber

Çetereisi: "Hükümet hayvancılığı bitiriyor, amaç ithal et"

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği (HÜYB) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çetereisi, Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in hazırlayıp sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk olarak, et fiyatları, kooperatif girişimi ve yem kriziyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çetereisi, hayvancılar ile kasapların halka daha uygun fiyatla et ulaştırmak amacıyla kooperatif kurma kararı aldığını açıkladı. Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) ve Belediye Emekçileri Sendikası’nın (BES) aracılığıyla HÜYB ile Kasaplar Birliği’nin iş birliği içinde bu yapıyı hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirten Çetereisi, devletin maliyetlerin düşürülmesi konusunda destek vermesi halinde hem üreticinin üretmeye devam edebileceğini hem de tüketicinin daha uygun fiyata ete ulaşabileceğini söyledi. "GÜNEY KIBRIS'TA ET FİYATLARI DAHA DÜŞÜK ANCAK GİRDİ MALİYETLERİ DE ÜLKEMİZİN YARISI KADAR" Üretim sektörünün büyümediğini ve sektörde kartelleşme yaşandığını savunan Çetereisi, kurulacak kooperatifin üretici ile kasap arasındaki gerilimi azaltacağını ifade etti. Güney Kıbrıs’ta et fiyatlarının daha düşük olduğunu ancak girdi maliyetlerinin de Kuzey’e kıyasla neredeyse yarı yarıya ucuz olduğunu belirten Çetereisi, mevcut maliyet yapısının sürdürülemez olduğunu ve bu durumun süt dökülmesine kadar varabilecek sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Çiftliklerde arpa bulunmadığını, hayvancıların yem temininde ciddi sıkıntı yaşadığını kaydeden Çetereisi, İhale Kurulu’nun devre dışı bırakıldığını ve Bakanlar Kurulu kararıyla sektörün bu noktaya getirildiğini iddia etti. Sektörde yaşanan istifaların da kötü yönetimin sonucu olduğunu öne sürdü. "KOOPERATİF KURULU HEM ÜRETİCİYİ HEM DE KASAPI DENETLEYECEK, BU ŞEKİLDE TÜKETİCİ HEM DAHA UCUZ HEM DE DAHA SAĞLIKLI ETE KAVUŞACAK" Hükümetten bir beklentileri olmadığını ancak destek verilmesi halinde girdi maliyetlerini düşürerek halka daha ucuz et sunabileceklerini yineleyen Çetereisi, tüm olumsuzluklara rağmen kooperatif modelinin birçok sorunu çözebileceğini söyledi. Kooperatif kararının hem üreticiler hem de kasapların yönetim kurullarında oy birliğiyle alındığını belirten Çetereisi, buna rağmen sektörde karşı çıkan temsilciler olabileceğini de ifade etti. Kooperatif yapısına ilişkin detaylar da paylaşan Çetereisi, oluşturulacak yönetim kurulu ve denetim mekanizmasıyla hem maliyetlerin hem de gıda güvenliğinin kontrol edileceğini, üretici ve kasapların denetim altında tutulacağını, böylece şeffaf bir yapı içinde halka en iyi hizmetin sunulacağını kaydetti. "ÜLKEDEKİ AMBARLARDA NE ARPA NE DE BALYA VAR; HAYVANLAR ALTERNATİF GIDAYLA BESLENMEKTEN KÖTÜ ETKİLENİYOR" Programın sonunda yem krizine de değinen Çetereisi, ülkedeki ambarları gezdiklerini ancak arpa ve balya bulunamadığını söyledi. Üreticilerin alternatif yemlere yönelmek zorunda kaldığını, bunun da hayvanların zayıflamasına yol açtığını belirten Çetereisi, hayvancılık sektörünün gözden çıkarıldığını savundu. Yönetimin amacının hayvancılık ürünlerinin yurt dışından ithal edilmesi olduğunu iddia eden Çetereisi, sektörün artık arkasında kimsenin durmadığını öne sürdü.

Muş’ta devlet desteği hayvancılığı büyüttü Haber

Muş’ta devlet desteği hayvancılığı büyüttü

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı hayvansal üretim istatistiklerine göre, ülke genelinde olduğu gibi Muş'ta da hayvan varlığında artış kaydedildi. Devlet desteklerinin etkisiyle kentte büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı yükselişe geçti. Hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Muş'ta da 2024'te 242 bin 277 olan büyükbaş hayvan sayısı, 2025 yılında 253 bin 840'a yükseldi. 2024'te 1 milyon 158 bin 120 olan küçükbaş hayvan sayısı ise 2025 yılında 1 milyon 411 bin 269'a çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan yem desteği, düşük faizli kredi imkanları ve hibe programları sayesinde üreticiler hayvancılığa yöneldi. Özellikle küçükbaş hayvancılıkta yaşanan artış, Muş'un bu alandaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Devlet desteklerinin üretime olumlu yansıdığı Muş'ta hayvan varlığındaki artış, hem kırsal kalkınmaya hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Desteklerin devam etmesiyle önümüzdeki yıllarda da artış trendinin sürmesinin beklendiği ifade ediliyor. Yaklaşık 25 yıldır hayvancılık mesleğini yürüten besici Yusuf Bakır, devletin sağladığı desteklerle gençlerin batı illerine gitmeden kendi köylerinde kalarak hayvancılık mesleğini yaptığını ifade etti. Bakır, "Damızlık, koyun, küçükbaş ve büyükbaş hayvan besliyoruz. Ayrıca besi ve ticaret amaçlı hayvanlarımız da var. Son yıllarda devletimizin sağladığı destekler bizler için çok önemli oldu. Oğlak desteği, kuzu desteği, büyükbaş hayvan destekleri ve ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi'nin kış aylarında sağladığı arpa desteği hayvancılığın canlanmasına büyük katkı sundu. Bu destekler sayesinde hayvancılıkta ciddi bir artış ve iyileşme yaşandı. Eskiden gençlerimiz iş bulmak için batı illerine göç ediyordu. Ancak şu anda, verilen desteklerin de etkisiyle gençlerimiz yeniden hayvancılığa ve besiciliğe yönelmeye başladı. Devletimizden daha iyi ve sürdürülebilir destekler bekliyoruz. Bugüne kadar verilen destekler için de teşekkür ediyoruz" dedi.

Kayseri, Tarımda 132 Milyon TL’lik Hamle Haber

Kayseri, Tarımda 132 Milyon TL’lik Hamle

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 2025 yılı itibariyle tarım ve hayvancılığı güçlendirmek için önemli projelere imza attı. Sadece 1 yılda 132 milyon 575 bin TL’lik yatırım ile Kayseri'nin kırsal kalkınma süreci hız kazanırken, bereketli topraklarda sürdürülebilir üretim ve verimlilik arttırıcı projeler hayata geçirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılıkla kendi kendine yeten ve üreten bir şehir olma hedefi doğrultusunda 2025 yılına damgasını vuran büyük yatırımlar yaptı. Erciyes’in gölgesinde yer alan bereketli topraklarda sürdürülebilir tarımsal üretimi arttırmak, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretim verimliliğini arttırmak amacıyla birçok önemli proje hayata geçirildi. Sadece 1 yılda 132 milyon 575 bin milyon TL’lik dev bir yatırım, Kayseri’nin tarım sektörünü daha modern, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Su Verimliliği İçin Modern Sulama Altyapıları Büyükşehir Belediyesi, Kayseri'nin verimli topraklarının su kaynaklarını daha etkin kullanıyor. 28 kapalı sulama tesisi ile suyun verimli kullanılması sağlanarak, hem su tasarrufu elde ediliyor hem de üretim verimliliği arttırılıyor. Toplamda 43 milyon 364 bin TL yatırım yapılmış projeler, çiftçilerin suya erişimini güvence altına alırken, kuraklık gibi iklim değişikliği risklerine karşı da önemli bir önlem teşkil ediyor. Kırsal Mahallelerde Sulama Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kayseri’nin kırsal mahallelerinde tarımsal üretimi desteklemek için 4 açık sulama tesisi projeleri hayata geçirildi. Bu projelere ayrılan kaynak miktarı ise 6 milyon 527 bin TL. Açık sulama tesisleri, yerleşimlerin tarımsal faaliyetlerine doğrudan katkı sağlarken, kırsal kalkınmayı da tetikliyor. Su Sorunlarına Kalıcı Çözümler: Drenaj ve Köy Çeşmeleri Büyükşehir ekipleri, köy yerleşimlerinde su temini ve altyapı iyileştirmeleri için 259 farklı lokasyonda drenaj çalışmaları gerçekleştirdi. 65.232 metre boru döşenerek köy çeşmeleri yeniden akmaya başladı. Bu projeye toplamda 21 milyon 71 bin TL’lik yatırım yapıldı. Hem içme suyu hem de tarımsal sulama için köylere sunulan bu çözümler, bölgenin su ihtiyacını güvence altına almakta. Çiftçilere Destek: Tohum ve Gübre Projeleri Çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek için nohut, mercimek, buğday, arpa ve gübre destekleri verildi. Altı ayrı projeyle toplamda 12 milyon 526 bin TL tutarında destek sağlanarak, üreticilerin maliyetlerini düşürüp verimliliklerini arttırmak hedeflendi. Büyükşehir’in bu destekleri, Kayseri’nin tarımda daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini sağladı. Canlı Hayvan Destekleri Kayseri'nin hayvancılık potansiyelini geliştirmek amacıyla arı, manda, koyun ve damızlık arı destekleri verildi. 13 milyon 62 bin TL’lik yatırımla, üreticilere verilen bu destekler, bölgedeki hayvancılığın kalitesini arttırırken, üretim kapasitesinin yükselmesine katkı sağladı. Bununla birlikte, hayvancılıkla uğraşan 9.629 vatandaşa yüzde 50 su desteği sunularak, hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği güvence altına alındı. Bu projeye de 19 milyon 42 bin TL tutarında katkı sağlandı. Yenilenebilir Enerji ile Hayvancılığa Destek Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenebilir enerji kullanımıyla hayvancılığın desteklendiği projeler de dikkat çekiyor. Güneş enerjili hayvan içme suyu tesisleri için 9 farklı proje başlatıldı ve bu projelere toplamda 9 milyon 728 bin TL yatırım yapıldı. Güneş enerjisinin kullanıldığı bu tesisler, hem çevre dostu hem de hayvanların su ihtiyacını kesintisiz bir şekilde karşılamak için büyük önem taşıyor. Seyyar ve Sabit Su Tekneleri ile Hayvancılığa Katkı Hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 565 adet seyyar su teknesi ve 889 adet sabit beton su teknesi üreticilere dağıtıldı. Bu projeler, hayvancılığın sürdürülebilirliğini ve verimliliğini arttırmayı amaçlıyor. Seyyar su tekneleri projesine 2 milyon 810 bin TL, sabit beton su tekneleri projesine ise 4 milyon 445 bin TL yatırım yapıldı. 2025 Yılında 132 milyon 575 bin TL’lik Yatırım 2025 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik gerçekleştirdiği yatırımlar, toplamda 132 milyon 575 bin TL tutarında kaynak kullanılarak hayata geçirildi. Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılıkla Kayseri'nin Geleceği Aydınlatılacak Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık sektörüne yaptığı bu büyük yatırımlarla Kayseri’yi sürdürülebilir ve verimli bir üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toprağın bereketi, suyun verimli kullanımı ve yenilikçi teknolojilerin hayata geçirilmesiyle Kayseri'nin geleceğinin daha parlak olacağını söyleyen Başkan Büyükkılıç, "Kayseri'nin kırsal yaşamını destekleyerek, bereketli topraklarımızı geleceğe taşımayı amaçlıyoruz" dedi ve şehrin tarım ve hayvancılık alanında kalkınmaya devam edeceğini belirtti.

Hisarcıklıoğlu, Elazığ’da Tarım Ve Hayvancılığa Sahip Çıkın Haber

Hisarcıklıoğlu, Elazığ’da Tarım Ve Hayvancılığa Sahip Çıkın

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, "Tarım ve hayvancılıktan vazgeçmeyin. Zor zamanlar olabilir ama gördüğümüz iki şey, pandemi ve Rusya ve Ukrayna savaşında gördük ki tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası tarafından açılan TSO Genel Ticaret Fuarının açılışına katılmak için Elazığ’a geldi. Burada fuarı inceleyen Hisarcıklıoğlu daha sonra Elazığ Ticaret Borsasına gelerek Başkan Mehmet Ali Dumandağ ve yönetimiyle buluşup açıklamalarda bulundu. "Dünya’da son 10-15 yılda fiyatı en çok artan ürünler tarım ve hayvancılık fiyatları oldu" Tarım ve hayvancılığın Elazığ ekonomisinin can damarı olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Tarım ve hayvancılık sanayiye de girdi sağlayan bir sektördür. 85 ton üzüm öküzgözü ve boğazkere üzüm üretimiyle, 19 bin ton alabalık, büyükbaş hayvancılıkta da Elazığ merkez durumda. Arıcılıkta çok güçlü, tarıma dayalı sanayi gelişmiş durumda. Borsamız da 1937’den bu tarafa Elazığ’ımızın tüccarı ve sanayicinin hizmetinde. İnşallah gelecek yıl 90 yaşını kutlayacak. Borsamız akredite bir borsa. 5 yıldızlı bir borsa. YÖK ile imzaladığımız protokol kapsamında Fırat Üniversitesi Baskil Meslek Yüksek Okuluna hamilik yapıyorsunuz. Ticaret Borsa ve Konseyinde Mehmet Ali Dumandağ ile beraber çalışıyoruz. Ben orada onun bilgisi ve tecrübesinden istifade ediyorum. TOBB olarak LİDAŞ ve Türkiye Ürün İhtisas Borsasını kurduk. Burada hizmet ediyoruz. Sakın ha sakın tarım ve hayvancılıktan vazgeçmeyin. Zor zamanlar olabilir ama gördüğümüz iki şey, pandemi ve Rusya ve Ukrayna savaşında gördük ki tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır. Çünkü dünyaya iki Türkiye nüfusu ilave oluyor. Her yıl dünyada da yaklaşık bir Türkiye nüfusu kadar az gelirliden orta gelirli gruba insan geçiyor. Bunlar hep tüketecek. Nüfus arttıkça tüketim artacak. Son 10-15 senede dünyada fiyatı en çok artan ürünler tarım ve hayvancılık ürünlerinin fiyatı artmış. İnsan çoğalıyor, insan tarımdan kopuyor. Kopunca da tüketmek durumunda kalıyor. Köyden kopup kente geldi mi tüketmek durumunda kalıyor. Onun için yaptığınız meslek doğru meslektir. Buradan vazgeçmeyin diyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim yaptığımız her işte başkanımızın büyük emekleri var" Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Başkanımız sadece Elazığ’ı değil tüm Türkiye ve Avrupa’yla ilgileniyor. Kendileriyle Mısır’da beraberdik. Çok güzel toplantılar yapıldı. Mısır’ın odalar birliği başkanı ve cumhurbaşkanımızla birlikte çok dolu günler geçti. Başkanımıza çok teşekkür ederim. Bizim yaptığımız her işte kendilerinin büyük emekleri var. Şu an besi OSB projesine 2017’de başladık. Şu anda orada 61 parselimiz var. Besi OSB’nin bir kısmının tahsisleri yapıldı. Geri kalan kısmı da 2026 yılında yapılacak. Orada 8 bin büyükbaş hayvan barınabilecek. Yeni hayvan pazarı için de yeni bir yaptık sağ olsun başkanımız bizlere yine destek oldu. Biz cesareti sizden alıyoruz. Bu cesaretle de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bugün Elazığ Ticaret Borsası olarak coğrafi açıdan en büyük alana hizmet veriyoruz. Tunceli, Bingöl ve Muş’a hizmet veriyoruz. Tunceli’nin geliri artarsa orada da temsilcilik açacağız" dedi.

FAO, Tarımda 85 Milyon Çocuk İşçi Uyarısı Haber

FAO, Tarımda 85 Milyon Çocuk İşçi Uyarısı

Bugün dünya genelinde 138 milyondan fazla çocuk hâlâ çocuk işçiliğine maruz kalarak, güvenli ve korunaklı bir çocukluk geçirme temel hakkından mahrum bırakılıyor. Tarım ise bu sorunun tam merkezinde yer alıyor. Zira, çocuk işçiliğinin yüzde 61'i tarım sektöründe gerçekleşiyor. Milyonlarca çocuk öğrenmek, oynamak ve hayal kurmak yerine tarımın farklı kollarında uzun saatler ve tehlikeli koşullarda çalışmak zorunda kalıyor. Bu yıl , 11-13 Şubat tarihlerinde Fas'ta gerçekleştirilecek olan 6. Küresel Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması Konferansı, çocuk işçiliğinin her türlüsüne son verilmesi yönünde küresel eylemi hızlandırmak için önemli bir dönüm noktası olarak niteleniyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) öncülüğünde düzenlenecek olan Konferans, hükümetleri, uluslararası finans kuruluşlarını, sosyal ortakları, sivil toplumu, düşünce kuruluşlarını, akademiyi ve özel sektörü Marakeş'te bir araya getirerek kolektif eylemi güçlendirmeyi ve etkili çözümlerin yaygınlaştırılması çağrısında bulunmayı amaçlıyor. FAO, "Çocuk işçiliği büyük ölçüde tarım sektöründe görülmekte olup, şu anda 85 milyon kız ve erkek çocuğu bitkisel üretim, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık veya su ürünleri yetiştiriciliğinde uzun saatler ve tehlikeli koşullar altında çalışmaktadır" bilgisini paylaştı.

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi Haber

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi

Elazığ'da besiciler dondurucu soğuklarda zorlu bir mesai yürütüyor. Elazığ’da etkili olan yoğun kar yağışı ve dondurucu soğuklar, besicilerin yaşamını olumsuz etkiledi. Besiciler, sabahın erken saatlerinden itibaren yem taşıma ve hayvanların bakımını yapma mücadelesi verirken, sert hava şartları işleri daha da güçleştiriyor. Karla kaplanan araziden dolayı hayvanlarına içeride bakmak zorunda kalan besiciler, sabahın ilk saatlerinde uyanarak hayvanlarının yem, tımar ve süt sağımını gerçekleştiriyor. Tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmeye çalışan besiciler, bahar aylarının gelmesini umutla bekliyor. "Hasta olsak bile gelip hayvanlara bakmak zorundayız" Kış şartlarında hayvancılık yapmaya çalıştıklarını belirten besici İlhan Cömert, "Malumunuz bu sene Allah bereketini arttırsın hoş bir kar yağdı. Kar yağınca hayvanlarımızı içeride besliyoruz. İçeride besleyince de yem karıştırma sorunumuz oluyor. Sabah 07.00 gibi yataktan kalkıyoruz. Uyanır uyanmaz buraya geliyoruz. Bunlar bizim bebelerimiz. Onların yemi ve suyunu veriyoruz. Altlarının kuruluğunu bakıyoruz. Sağılacak hayvanlarımızın sütlerini sağıyoruz, emzirilecek buzağılarımızı da annelerinin altlarına veriyoruz. Kış şartlarında besicilik daha zor oluyor. Yer sıkıntımız var. Yaz mevsiminde daha rahatız. Hayvan dışarıda gezince ot da yemiş oluyor. Bu da masraf olarak dönmüyor bize ama kışın da özelliği farklı oluyor. Hayvancılık taziye ve düğün bilmez. Hasta olsan bile gelip hayvanlara bakacaksın. Kışın isterse diz boyu kar olsun mecburen gelip vereceğiz. Hayvanların ağzı ve dili yok. Şu anda 7 tane büyükbaş hayvan var. Aynı zamanda küçükbaş ve tavuklarımız da var. Bunların bakımı kış mevsiminde gerçekten zor oluyor. Hayvanlar hasta olmasın diye sürekli altlarını kuru tutmaya çalışıyoruz" dedi.

Bir avuç toprak binlerce liralık zararı önleyebiliyor Haber

Bir avuç toprak binlerce liralık zararı önleyebiliyor

Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Tarımsal Analiz Laboratuvarı'nda toprak, yaprak ve sulama suyu analizleri yapılarak çiftçilere bilimsel temelli gübreleme ve üretim rehberliği sunuluyor. Yapılan analizlerle hem toprak ve yer altı su kaynaklarının korunması sağlanıyor hem de çiftçilerin girdi maliyetleri düşürülüyor. Yaklaşık 30 bin toprak, 40 bin sulama suyu ve 4 bin yaprak analizi yapabilme kapasitesine sahip olan laboratuvar, Türkiye'nin dört bir yanından getirilen numunelerle hizmet veriyor. Doğru gübre kullanımını teşvik eden analizler sayesinde verimli ve kaliteli üretim hedeflenirken, yetkililer basit bir toprak analizinin dahi büyük maliyetlerin önüne geçebileceğine dikkat çekerek Manisa'daki tüm çiftçileri laboratuvardan faydalanmaya davet etti. Numune alımıyla başlayan süreçte; çiftçi ya da danışman tarafından usulüne uygun şekilde alınan toprak, yaprak ve su numuneleri laboratuvara teslim ediliyor. Kayıt altına alınan numuneler kurutuluyor, öğütülüyor ve eleklerden geçirilerek analizlere hazır hale getiriliyor. Fiziksel ve kimyasal analizlerin ardından elde edilen veriler, bölge, toprak yapısı ve yetiştirilecek ürün türüne göre değerlendirilerek çiftçiye özel gübre cinsi ve miktarını içeren rapor hazırlanıyor. Hazırlanan raporlar dijital ya da basılı olarak üreticiye teslim ediliyor. Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, çalışmalarını yerinde incelemek için gittiği Tarımsal Analiz Laboratuvarında Ziraat Mühendisi Mehmet Erkan Petek ve Emel Başpınar tarafından bilgilendirildi. İncelemede konuşan Tarım İl Müdürlüğü Şube Müdürü Ahmet Başaran ise Manisa'daki tarım arazilerinde en büyük eksikliğin organik madde olduğunu vurguladı. Yapılan çalışmaları değerlendiren Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, tarımsal analizlerin önemine dikkat çekerek, "Burası sizin eviniz. Burada hizmetinizde olan ben dahil bütün arkadaşlarımız sizin emrinizdeyiz. Manisa'da, merkezde il müdürlüğüne ait tek laboratuvar burası. Burada çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bahçenizde ağaç dikmeden, meyve bahçesi oluşturmadan önce gelin, toprağınızı analiz edelim. Hangi besin maddelerinin eksik olduğunu tespit edelim, siz sadece eksik olanı tamamlayın. Aksi halde hem toprağa hem cebinize zarar verirsiniz" dedi. "Zaman ve maliyet kaybının önüne geçiyor" Numune alma tekniğinin önemine de değinen Karayılan, "Gelişigüzel toprak alınmaz. İlçe tarım müdürlüklerimizde görevli ziraat mühendisi arkadaşlarımız bu konuda size yardımcı olacaktır. Doğru numune alımıyla yapılan basit bir toprak tahlili, zaman ve maliyet kaybının önüne geçer" ifadelerini kullandı. Hayvansal gübrelerin doğru kullanımına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Karayılan, "Katı atık gübre atma makinelerini ziraat odalarımıza teslim ettik. Bakanlığımız tarafından alınan bu makineler çiftçimizin emrinde. Ayrıca sıvı hayvansal gübrelerin atımı için de yeni makineler alıyoruz. Amacımız, daha verimli ve daha kaliteli ürünü nasıl alabileceğimizi çiftçimize göstermek. Doktora gidip reçete almak gibi, burada da analiz sonuçlarına göre yazılan reçetelerle toprağınızdan en iyi verimi alacaksınız" diye konuştu. Karayılan, il müdürlüğü bünyesinde böyle bir laboratuvarın nadir olduğuna dikkat çekerek, "81 il tarım müdürlüğü arasında il müdürlüğü bünyesinde bu şekilde hizmet veren bir laboratuvarla ilk kez karşılaşıyorum. Bu büyük bir avantaj. Tüm Manisalı çiftçilerimiz bunu bilmeli ve mutlaka faydalanmalı. Geleceğimiz, toprağımız ve çiftçimizin kazancı için bu hizmet çok kıymetli. Dolayısıyla çok da güzel bir ortam ve çok güzel veriler alıyorsunuz. Bunun için ben sizleri tebrik ediyorum. Bizim de amacımız şu. Bütün Manisalılar bunu bilsin, bütün çiftçilerimiz bunu bilsin ve gelsin gerçekten buradan çok daha güzel bir şekilde bunu öğrenerek hem geleceğimiz için, hem cebimiz için, hem toprağımız için bunun tamamını bir araya getirdiğimizde çiftçinin mutlu olabileceği sonuca ulaşabilmemiz için" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.