Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

AGRONEWS - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mersin’de akıllı tarım yatırımları hız kazandı Haber

Mersin’de akıllı tarım yatırımları hız kazandı

Tarımda teknoloji üre­ten merkez haline gelen Mersin Agropark, yeni Ar-Ge alanları, atölye tipi yapı­lar ve yüksek katma değerli üre­tim hedefleriyle Çukurova’nın tarımda ilerlemesine öncülük ediyor. Mersin Agropark Ge­nel Müdürü M. Murat Hocagil, bölgenin tarım teknolojilerinde Türkiye’nin örnek merkezlerin­den biri olmayı hedeflediklerini söyleyerek, odak tarım modeliy­le katma değerli üretimi amaç­ladıklarını kaydetti. Tarım, gıda ve teknolojiyi ay­nı çatı altında buluşturan Mer­sin Agropark, yürüttüğü Ar-Ge projeleri, üniversite-sanayi iş birlikleri ve yeni yatırım plan­larıyla bölgenin tarımsal dönü­şümüne katkı sağlamaya devam ediyor. Yaklaşık 800 dekarlık alanda faaliyet gösteren Agro­park’ta bugün 15 firma tarafın­dan 19 ayrı proje yürütülürken, özellikle akıllı tarım, biyotekno­loji, yapay zeka destekli üretim sistemleri ve topraksız tarım uygulamaları öne çıkıyor. “Tarım ve teknolojiyi aynı merkezde buluşturuyoruz” Agropark’ın kuruluş amacı­na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hocagil, üniversiteler, araştırmacılar ve özel sektörün ortak çalışma kültürüyle önemli bir ekosistem oluşturduklarını söyledi. Hocagil, “Tarım ve gıda sektö­ründe Ar-Ge yapmak isteyen gi­rişimciler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Üniversitelerin bilgi birikimini özel sektörün üretim gücüyle buluşturarak yenilikçi projelerin ortaya çıkmasına kat­kı sağlıyoruz. Mersin Agropark bugün sadece bölgenin değil, Türkiye’nin önemli tarım tekno­lojisi merkezlerinden biri haline gelmiştir” dedi. Agropark bünyesinde yürütü­len projelerin büyük bölümünü akıllı tarım uygulamaları, biyo­teknoloji çalışmaları ve sürdürü­lebilir üretim modelleri oluştu­ruyor. Sensör destekli sistemler, otomasyon teknolojileri, dijital tarım uygulamaları ve yapay ze­ka tabanlı çözümlerle üretimde verimliliğin artırılması hedefle­niyor. Hocagil, biyoteknoloji ala­nında hastalıklara dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bitki ısla­hı ve yeni tohum çalışmaları yü­rütüldüğünü belirterek, modern sera teknolojileriyle daha az su kullanılarak yüksek verimli üre­tim yapılabildiğini kaydetti. “Odak tarım modeliyle katma değerli üretim hedefliyoruz” Mersin Agropark’ın bölgesel üretim potansiyeline göre şekil­lenen “odak tarım” modeli üze­rinde çalıştığını vurgulayan Ho­cagil, Mersin ve Çukurova’nın lojistik gücü, iklim avantajı ve üretim kapasitesinin yüksek katma değerli ürünlerle değer­lendirilmesi gerektiğini söyledi. Narenciye, muz, seracılık ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitkilerin öncelikli alanlar ara­sında yer aldığını belirten Hoca­gil, akıllı sera sistemleri ve top­raksız tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla hem ve­rimliliğin hem de ihracat kapa­sitesinin artırılmasının hedef­lendiğini ifade etti. Yeni hedef: Atölye tipi Ar-Ge alanları Agropark’ın büyüme hedefle­rine ilişkin de bilgi veren Hocagil, mevcut projelerin artık yalnız­ca ofis ve tarımsal araziyle sınırlı kalmadığını, uygulama ve proto­tip geliştirme alanlarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu kap­samda yeni genişleme çalışmala­rının sürdüğünü belirten Hoca­gil, mevcut yerleşkenin kuzey bö­lümünde farklı büyüklüklerde 11 adet atölye tipi yapı planlandığı­nı açıkladı. Söz konusu alanlar­da büyük ölçekli makine tasarımı, prototip üretimi ve teknik Ar-Ge çalışmalarının yürütülebilece­ğini ifade eden Hocagil, “Tarım teknolojileri geliştiren girişim­cilerin ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek bir altyapı oluştu­ruyoruz. Bu yatırımlar sayesinde bölgemizin teknoloji üretim ka­pasitesi daha da güçlenecek” diye konuştu.

Agroayvalık 2026: Kuzey ege’de tarım buluşması Haber

Agroayvalık 2026: Kuzey ege’de tarım buluşması

Kültürlerin, ticaretin ve üretimin yüzyıllardır birleştiği Ayvalık, tarım, hayvancılık ve gıda alanında uluslararası rekabetin yönünü değiştirecek bir organizasyona ev sahipliği yapacak. Sektörel etkinlik, ziyaretçilere zengin bir ürün ve hizmet yelpazesi sunacak. Fuarda; modern tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri ve dijital tarım teknolojileri incelenebilecek. Hayvancılık bölümünde sağım sistemleri, yem katkıları ve hayvan sağlığına yönelik çözümler tanıtılacak. Ayrıca tohum, gübre, bitki koruma ürünleri ve sera teknolojileri de yer alırken; finansman, sigorta ve danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi alınabilecek. Ziyaretçiler, hem yeni teknolojileri yakından görme hem de üretim süreçlerini geliştirecek çözümleri keşfetme fırsatı bulacak. Tarihi ilk buluşma Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı AGROAYVALIK 2026'ın önemine vurgu yapan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, "Ayvalık, tarih boyunca bereketli toprakları, zeytinlikleri ve doğanın cömertliğiyle yoğrulmuş bir üretim yurdudur. Atalarımızdan emanet aldığımız bu toprakları korumak ve daha da güçlendirerek yarınlara taşımak hepimizin sorumluluğudur. Tarım ve hayvancılık yalnızca geçim kapısı değil; kültürümüzün, emeğimizin ve soframızın ruhudur. Binlerce ailenin hayatına dokunan bu üretim gücü, Ayvalık'ın zeytininde, zeytinyağında ve bereketli ürünlerinde hayat bulur; ilçenin adını ülke sınırlarının ötesine taşır. Tarım ve hayvancılık Ayvalık'ın sadece geçimi değil, kalbinin atışıdır. Artık bu alanda klasik yöntemlerle sınırlı kalmamız mümkün değildir. Dünyada tarım ve hayvancılık hızla dönüşüyor. İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, artan nüfus ve rekabet şartları bizleri yeni çözümlere yöneltiyor. İşte bu noktada son teknolojiye verdiğimiz önem devreye girmektedir. Bu nedenle düzenleyeceğimiz Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı AGROAYVALIK 2026'yı önemsiyoruz. Fuarımızın kapılarını 15 Mayıs 2026 tarihinde Ayvalık Altınova Kapalı Pazaryeri'nde açacağız. 4 gün sürecek organizasyon, 10 bin metrekarelik alanda 100'ün üzerinde firmanın katılımıyla gerçekleştirilecek; fuar her gün 10.0018.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Bölgenin şansını değiştirebilecek tarihi bir buluşmayı ilk kez gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşıyoruz" dedi. Dünya çiftçiler günü Dünya Çiftçiler Günü kapsamında Tarım ve Hayvancılık Fuarı düzenleyeceklerinin müjdesini veren Ayvalık Ziraat Odası Başkanı Hasan Baysal, "Toprağı işleyen, tohumu canlandıran, alın teriyle ülkemizin ve ilçemizin gıda güvenliğine katkı sağlayan tüm çiftçilerimizle, üreticilerimizle ve aileleriyle Dünya Çiftçiler Günü'nü kutlayacağız. Hemen ardından, Ayvalık olarak çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacağız. Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı'nı ilçemizde düzenleyeceğiz. Bu fuar, yeni teknolojileri, makine ve ekipmanları, tohum ve yem çeşitlerini, modern hayvancılık uygulamalarını bir araya getirecek. Fuar sayesinde çiftçilerimiz, sektördeki yenilikleri yakından takip edebilecek ve bölgemize uygun en güncel çözümleri tanıyabilecektir. Tüm çiftçilerimizi, üreticilerimizi, kooperatiflerimizi, sektör paydaşlarını fuarımıza davet ediyorum" şeklinde konuştu. Fuar güçlendirecek AGROAYVALIK 2026 için büyük bir heyecanla duyduklarını dile getiren Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Günümüzde tarım ve hayvancılık sektöründe teknolojinin rolü artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu fuarda yer alacak ürün ve hizmetler üreticilerimize büyük avantajlar sunacak. Teknolojinin sahaya inmesiyle tarımsal üretim artacak, birim alandan daha fazla ve kaliteli ürün elde edilebilecek. Verimlilik önemli ölçüde yükselecek; aynı kaynaklarla daha fazla çıktı alınacak, israf azalacak. Ticaret hacmi büyüyecek; daha kaliteli ve standartlara uygun ürünler sayesinde hem iç piyasada hem de ihracat pazarlarında rekabet gücümüz artacak" diye konuştu. Geniş coğrafi katılım Ege Bölgesi'nden İzmir, Manisa, Aydın, Denizli ve Muğla; Marmara Bölgesi'nden Balıkesir, Bursa, Çanakkale, İstanbul, Tekirdağ ve Edirne; İç Anadolu Bölgesi'nden Ankara, Konya ve Eskişehir; Akdeniz Bölgesi'nden ise Antalya, Isparta ve Burdur'daki tarım teknolojilerine ilgi gösteren sektör paydaşlarının organizasyonu ziyaret etmesi bekleniyor. Kuzey Ege'nin bereketli rüzgârını arkasına alan Tarım ve Hayvancılık Fuarı için, başta Yunanistan olmak üzere Bulgaristan, Makedonya, Karadağ, Arnavutluk ve Bosna'da ticari ataşeliklerin katkısıyla kapsamlı bilgilendirme çalışmaları yürütüldü. Midilli'den başlayarak Yunan ana karası ve adalarında oluşan ilgi, bölgesel ticaret ağlarının ne denli canlı ve karşılıklı fırsatlara açık olduğunu bir kez daha gösterdi. Sürdürülebilir büyüme Fuar, üretimden teknolojiye uzanan değer zincirinde verimliliği artıracak, maliyet optimizasyonuna katkı sunacak ve ölçek ekonomisini destekleyecek. Katılımcılar ve ziyaretçiler, AGROAYVALIK 2026'da yeni ticari bağlantılar kuracak, mevcut pazarlara erişimleri genişleyecek ve ihracat kapasiteleri yükselecek. Organizasyon, tarım ve hayvancılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve uluslararası entegrasyona katkı sunacak. AGROAYVALIK 2026'nın Ayvalık'ta düzenlenmesi, bölge turizmi ve yerel ekonomiye katkı sunarken kentin sosyal yaşamını da canlandırması bekleniyor. Fuar süresince oluşacak ziyaretçi hareketliliği konaklama ve hizmet sektöründe önemli bir dinamizm oluşturacak. Sektör paydaşlarının buluşması, ticari temasların yanı sıra kültürel etkileşimi de artıracak. Ziyaretçilerin Ayvalık'ın tarihi ve doğal dokusunu deneyimlemesi, kentin turizm değerini güçlendirecek.

Kırklareli’nde Süt İhtisas OSB toplantısı yapıldı Haber

Kırklareli’nde Süt İhtisas OSB toplantısı yapıldı

Kırklareli’nde Tarım ve Sanayi El Ele Toplantıda, tarım ve sanayinin entegre bir yapıda geliştirilmesi hedefi ön plana çıktı. Kavaklı’da kurulması planlanan Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte, hem süt üretiminin artırılması hem de modern tesislerle katma değerli ürünlerin elde edilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda bölgenin tarımsal potansiyelinin daha verimli kullanılması hedefleniyor. Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Katkı Kırklareli Valiliği öncülüğünde yürütülen çalışmalar, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda şekilleniyor. Tarım ve hayvancılığın stratejik önemi her geçen gün artarken, bu tür yatırımların ülke ekonomisine uzun vadede büyük katkılar sunması bekleniyor. Kırklareli’nin üretim odaklı büyüme stratejisinde önemli bir rol üstlenmesi planlanıyor. Bölge Ekonomisine Yeni Bir Soluk Süt İhtisas OSB’nin hayata geçirilmesiyle birlikte, bölgede istihdamın artması ve üreticilerin daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşması hedefleniyor. Küçük ve orta ölçekli üreticilerin desteklenmesi, modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması ve ihracat kapasitesinin artırılması da projenin önemli kazanımları arasında yer alıyor. Modern Üretim ve Sürdürülebilir Kalkınma Toplantıda ayrıca sürdürülebilir üretim, çevre dostu uygulamalar ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi gibi konular da ele alındı. Süt ve süt ürünleri üretiminde kalite standartlarının yükseltilmesi, hem iç pazarda hem de uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kırklareli Üretimle Yükseliyor Kırklareli, tarım ve hayvancılıkta sahip olduğu güçlü altyapı ile Türkiye’nin öne çıkan illeri arasında yer alıyor. Kavaklı Tarıma Dayalı Süt İhtisas OSB projesiyle birlikte, ilin üretim kapasitesinin daha da artması ve bölgesel kalkınmanın hız kazanması bekleniyor. Atılan bu adımlar, Kırklareli’nin gelecekte tarım ve sanayide örnek bir model olacağının sinyallerini veriyor.

Samsun’da tarım ve hayvancılığa 3 milyar TL’den fazla destek Haber

Samsun’da tarım ve hayvancılığa 3 milyar TL’den fazla destek

Samsun Valiliği, il genelinde tarımsal üretimin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı. Verimli Bafra, Çarşamba, Vezirköprü ve Ladik ovalarıyla Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Samsun'da, alın teri ve emeğin toprağın bereketiyle buluştuğu vurgulandı. Valilikten yapılan açıklamada, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün, Tarım ve Orman Bakanlığı destekleri ve valilik koordinasyonunda, tarımsal üretimde verimlilik ve kaliteyi artırmaya yönelik faaliyetlerine aralıksız devam ettiği belirtildi. Edinilen bilgiye göre, Samsun'da toplam 380 bin hektar tarım arazisi bulunuyor. Bunun 285 bin hektarında ise Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 77 bin 242 çiftçi üretim gerçekleştiriyor. Destekler 20232025 yılları arasında bitkisel üretime yönelik desteklemeler kapsamında çiftçilere toplam 2,33 milyar TL ödeme yapıldı. Kahverengi kokarca ile mücadele kapsamında 19 milyon TL bütçe ayrılırken, 60 bin yapının ilaçlanması için 24 bin litre biyosidal ürün ve 900 litre bitki koruma ürünü temin edildi. Ayrıca 26 bin 400 feromon tuzağı alınırken, biyolojik mücadele kapsamında 300 bin samuray arıcığı doğaya salındı. Mera alanlarına yönelik çalışmalar kapsamında 157 bin dekar alanın tespit, tahdit ve tahsis işlemleri tamamlanırken, 71 proje ile 68 bin 557 dekar mera alanında ıslah çalışması yapıldı. 3 bin 715 dekar alanı kapsayan 6 projenin ise devam ettiği öğrenildi. Bitkisel üretimde modern yöntemlerin yaygınlaştırılması amacıyla örtü altı yetiştiriciliği ve bal çiçeği ayçiçeği projeleri başta olmak üzere toplam 116 milyon TL bütçeli projeler hayata geçirildi. Hayvancılığa 525 milyon TL destek Hayvancılık alanında çiftçilere 525 milyon TL destek sağlanırken, sektörün ihracata katkısı da dikkat çekti. Bu kapsamda hayvancılık sektöründe 14,8 milyon dolar, su ürünleri sektöründe ise 283 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında 3,58 milyon hayvan aşılanırken, 661 bin büyükbaş ve küçükbaş hayvana küpeleme yapıldı. Ayrıca 177 bin suni tohumlama ve 5,4 milyon sağlık taraması gerçekleştirildi. Uygulanan biyogüvenlik tedbirleri sonucunda 12 işletme hastalıktan ari işletme belgesi aldı. 365 kişiye istihdam sağlandı Su ürünleri alanında Türkiye'de önde gelen iller arasında yer alan Samsun'da 169 bin ton avcılık, 41 bin ton ise yetiştiricilik üretimi gerçekleştirildi. Son üç yılda su ürünleri alanında 11 bin 518 denetim yapıldı. Gıda güvenliği kapsamında 188 denetçi tarafından 66 bin 853 denetim gerçekleştirilirken, 6 bin 379 numune alınarak analiz edildi. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında bireysel sulama sistemlerine yönelik 36 projeye 1,9 milyon TL hibe desteği sağlanarak 142 kişiye istihdam oluşturuldu. Ekonomik ve altyapı yatırımları kapsamında ise 200 projeye 71,7 milyon TL hibe desteği verilerek 365 kişiye istihdam sağlandı. Eğitim çalışmaları çerçevesinde düzenlenen 4 bin 920 faaliyete 139 bin 567 çiftçi katıldı.

Küresel gıda fiyatları savaş etkisiyle yükseldi Haber

Küresel gıda fiyatları savaş etkisiyle yükseldi

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi Mart itibariyle üst üste ikinci ayda da yükseliş kaydetti. İran savaşının da etkisiyle FAO Gıda Fiyat Endeksi Mart'ta aylık bazda yüzde 2,4 yükselirken, yıllık bazda yüzde 1 arttı. Tahıllar, et, süt ürünleri, bitkisel yağlar ve şeker gibi tüm emtia gruplarındaki fiyat endeksleri, yalnızca temel piyasa dinamiklerini değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanmasıyla bağlantılı olarak artan enerji fiyatlarına verilen tepkileri de yansıtarak farklı derecelerde yükseldi. FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Mart'ta aylık bazda yüzde 1,5 artarken, yıllık bazda yüzde 0,6 arttı. Söz konusu artış, pirinç hariç tüm başlıca tahılların fiyatlarındaki yükselişi yansıtıyor. Uluslararası buğday fiyatları yüzde 4,3 arttı; bu artış, ABD'de kuraklık endişeleri nedeniyle kötüleşen mahsul durumu değerlendirmeleri ve Avustralya'da beklenen yüksek gübre maliyetlerine bağlı olarak ekim alanlarının azalması beklentileriyle desteklendi. Bu yukarı yönlü baskılar, Avrupa'daki genel olarak elverişli mahsul koşulları ve ihracatçılar arasındaki güçlü rekabet ile kısmen dengelendi; bu rekabet, hala rahat arz seviyeleriyle desteklendi. Dünya mısır fiyatları ise yüzde 0,9 arttı. Mısır fiyatlarındaki artışın nedeni, kuzey yarımkürede ekim öncesinde gübre fiyatlarının karşılanabilirliği endişelerinden ve daha yüksek enerji fiyatlarına bağlı olarak iyileşen etanol talebi beklentilerinden gelen dolaylı desteğe rağmen, küresel arzın piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi olarak yorumlandı. Arpa ve sorgum fiyatları da arttı. Buna karşılık, FAO Tüm Pirinç Fiyat Endeksi Mart 2026'da %3,0 oranında düşüş gösterdi; bu düşüş, hasat baskısı, ithalat talebindeki zayıflama ve ABD doları karşısındaki kur değer kayıplarının birleşimiyle tetiklenen, tüm önemli pazar segmentlerindeki fiyat düşüşlerini yansıtıyor. FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Mart'ta aylık bazda yüzde 5,1 artış göstererek üst üste üçüncü aylık artışı kaydetti. Endeks ayrıca bir yıl önceki seviyesine göre yüzde 13,2 üzerinde yer aldı. Sürekli artış, palm, soya, ayçiçeği ve kolza yağlarında daha yüksek fiyatlardan kaynaklandı. Uluslararası palm yağı fiyatları 2022 ortalarından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve soya yağına göre primli bir konuma geçti; bu durum büyük ölçüde ham petrol fiyatlarındaki keskin artışların yansımalarını yansıtırken, Malezya'daki beklenenden düşük üretim tahminleri de ek destek sağladı. Dünya soya yağı fiyatları, ABD'de biyoyakıt kullanımının artacağına dair beklentilerin, Güney Amerika'dan mevsimsel olarak artan ihracat arzı ile kısmen dengelenmesiyle sadece marjinal olarak yükseldi. Bu arada, uluslararası ayçiçeği ve kolza yağı fiyatları sırasıyla Karadeniz bölgesindeki süregelen arz sıkıntısı ve önemli ölçüde yüksek dünya enerji fiyatları ortamında daha güçlü hammadde talebi beklentileriyle desteklendi. FAO Et Fiyat Endeksi Mart'ta aylık bazda yüzde 1, yıllıkta ise yüzde 8 arttı. Artışın temel nedeni, domuz eti fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra sığır eti fiyatlarındaki sınırlı artış oldu. Koyun ve kümes hayvanı eti fiyatları ise gevşedi. Domuz eti fiyatları, Avrupa Birliği'nde mevsimsel talebin güçlenmesi öncesinde yükselen fiyatlarla desteklenerek arttı. Dünya sığır eti fiyatları da yükseldi; bu artışa Brezilya öncülük etti. Brezilya'da sığır arzındaki daralma, güçlü küresel talebe rağmen ihraç edilebilir arzı kısıtladı. Bu durum, bol arzın desteklediği Avustralya'daki istikrarlı fiyatlarla kısmen dengelendi. Buna karşılık, Yeni Zelanda'dan artan ihracat arzı nedeniyle koyun eti fiyatları düştü ancak Avustralya'daki daha güçlü fiyatlar (kilit pazarlardaki sürekli talep ile desteklendi), ABD tarafından uygulanan daha yüksek gümrük vergilerine ve Yakın Doğu pazarlarına erişimi etkileyen lojistik kısıtlamalara rağmen, düşüşü kısmen hafifletti. Dünya genelinde kümes hayvanı eti fiyatları, Brezilya'daki bol arz ve istikrarlı ithalat talebi nedeniyle zayıflayan fiyatlar ve Kızıldeniz üzerinden yönlendirilen önemli Yakın Doğu destinasyonlarına yapılan sevkiyatlar nedeniyle hafifçe geriledi. FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi ise Mart'ta yüzde 1,2 artış gösterdi ancak yıllık bazda yüzde 18,7 geriledi. Bu, öncelikle yağsız süt tozu, tereyağı ve tam yağlı süt tozu fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan, Temmuz 2025'ten bu yana ilk artış oldu. Uluslararası peynir fiyatlarındaki düşüş ise genel yükselişi sınırladı. Yağsız süt tozu ve tereyağı ile tam yağlı süt tozu fiyatları, Ocak ayından bu yana gözlemlenen yukarı yönlü trendi sürdürdü. Bu durum, güçlü küresel ithalat talebi ve Okyanusya'da üretim döngüsünün zirvesini geçmesiyle birlikte mevsimsel süt arzındaki düşüşle desteklendi. Uluslararası tereyağı fiyatları da hafifçe yükseldi; Okyanusya'daki daha güçlü artışlar, süt yağı arzındaki daralmayı yansıtırken, Avrupa Birliği'ndeki artışlar, mevsimsel süt akışlarındaki iyileşme nedeniyle krema arzının rahat olması sebebiyle ılımlı kaldı. Buna karşılık, Avrupa Birliği'nde peynir fiyatları daha da düştü. Burada artan süt arzı, daha yüksek peynir üretimi ve düşük ihracat talebi fiyatları aşağı çekti. Okyanusya'da ise fiyatlar, daha sıkı arz koşulları ve nispeten güçlü talep sayesinde yükseldi. FAO Şeker Fiyat Endeksi de Mart'ta aylık yüzde 7,2 artış göstererek Kasım 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık bazda ise yüzde 21 geriledi. Mart ayındaki artışın temel nedeni, uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükseliş oldu; bu da dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya'nın önümüzdeki hasat döneminde şeker kamışı bazlı etanole daha fazla bağımlı olacağı beklentisini artırdı. Şeker fiyatları üzerindeki ek yukarı yönlü baskı, Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanmasının şeker ticareti akışları üzerindeki etkisine ilişkin endişelerden kaynaklandı. Bununla birlikte, dünya şeker fiyatlarındaki genel artış, Hindistan ve Tayland'daki iyi hasat ilerlemesiyle desteklenen, 2025/26 sezonu için genel olarak olumlu küresel arz görünümüyle sınırlandırıldı.

Antalya’da serada kuzugöbeği üretimi: İlk denemede 650 kg Haber

Antalya’da serada kuzugöbeği üretimi: İlk denemede 650 kg

Bahar yağışlarının ardından dağlık ve ormanlık alanlarda doğal yollarla yetişen Kuzugöbeği mantarı, gerek yemeklerde kullanmak için gerekse toplayıp satmak için vatandaşların dağlık kesimlere akın etmesine neden oluyor. Kuzugöbeği Mantarı Manavgat’ta girişimci Ziraat Mühendisi Ömer Şahin’e ilham oldu. Şahin, Seydiler Mahallesi’nde kurduğu laboratuvar ve seralarda Türkiye’de ilk kez ticari anlamda Kuzugöbeği mantarı yetiştirmeyi başardı. Türkiye’de ilki başardı Yıllardır Kuzugöbeği mantarı ile ilgili araştırmalar yaptığını belirten Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, "Uzun dönemdir kuzugöbeğiyle ilgili araştırmalar yapıyorum. Kendimiz yıllarca doğadan çıkan kuzugöbeklerini üreticilerimizden, çiftçilerimizden, toplayanlarımızdan alarak İzmir'e, ihracatçılarımıza göndermek suretiyle bu işin içerisindeydik. Türkiye'de ilk defa ticari anlamda kuzugöbeği üretimine başladık. Bunun geçmişi dört beş yıla dayanır. Araştırmalar, denemeler, sonuçlandırmalar bu yıl ilk defa dört ayrı seramızda dört ayrı çeşitle üretime başladık. Mutluyum çünkü zor bir süreçti" dedi. Kuzugöbeğini serada yetiştirdi Kurduğu laboratuvarda kuzugöbeği tohumlarını ve misallerini üreterek seralarda toprağa diktiklerini belirten Şahin, "Toprağımıza dikimden ekimden sonra onların besi torbalarını da vererek üretim aşamasına başladık. Türkiye'de bir ilk diyorum çünkü ticari anlamda kuzugöbeği üretiminin Türkiye'de olmadığını biliyoruz. İlk defa bu yıl bizler seralarımızda bunun denemesini, üretimini, aşamalarını gerçekleştirmiş olduk. Tabii ki amatör olarak çeşitli ortamlara, kuzugöbeği tohumlarının yayılması şeklinde çalışmalar var. Bunları da takdirle karşılıyoruz. Ancak ticari anlamda ilk defa bu süreci biz tamamladık" ifadelerini kullandı. "Yeni bir gelir kapısı açıldı" Muz ve çilekten sonra bölge üreticiler için yeni bir gelir kapısı açılmış olduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, "Üreticilerimize yeni bir çeşit, yeni bir bitki, yeni bir gelir kapısı hatta yeni bir ihracat kapısı açmış olmanın gururunu yaşıyorum. Sürdürülebilirliğini tamamladıktan sonra, gördükten sonra üreticilerimize bu konuda danışmanlıklar, yardımlar, tohum üretimiyle, tohumla ilgili ürün vermeler söz konusu olacak. İnşallah üreticilerimize bu bölgede üretilmesi bakımından söylüyorum. Muzdan ve çilekten sonra yeni ama hem gelir kapısı iyi hem de mantarın değeri bakımından, ürünün değeri bakımından çok değerli çok ender bir ürünü yetiştirmiş ve sunmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Yeni bir yemek kültürü oluşuyor" Kuzugöbeği Mantarının sofralarda yeni bir yemek kültürü oluşturacağının altını çizen Şahin, "Bu yıl ilk defa dört çeşidimizi seralarımıza diktiğimizi söyledim. Onlardan verimler elde ettik ve iç piyasada bunu tükettik. Bu da beni ayrıca sevindirdi. Çünkü iç piyasada bunun değerini bilen zevkini bilen tadını bilen insanlarımız ve işletmelerimiz olduğunu gördük. Daha çok ihracat ürünü derken oysa iç piyasa bunu harcıyor, tüketiyor. Bu geliştikçe yeni bir yemek kültürü alışkanlıklarımızın içerisine girecek. Üreticilerimize bu anlamda danışabilecekleri tohum alabilecekleri bir ortam oluşturmanın da gururunu yaşamış olacağız" dedi. Toplam 900 kilogram ürün toplandı Çeşitli parsel denemeleri yaptıklarını ve toplamda 900 kilogram ürün aldıklarını söyleyen Şahin, "Gelecek dönemlerde, gelecek yıllarda bu ürünün sahilden itibaren yukarılara bin 200 metre rakımlara kadar bir ürün yelpazesini dağıtmış olmanın çalışmasını da yapmış olacağız. Hedefimiz dekarda bir ton ürün almaktı. 600650 kilogram arası ürün aldık. Çeşitli parsel denemelerimiz vardı. Parsel denemelerimizden parsel bazında ürün aldığımız parselleri dekara çevirdiğimizde dokuz 900 kilogramı yakalamış olduk. Hedefimiz bundan sonra dekardan bir ton mantar olmak üzere olacak" ifadelerini kullandı.

Milas’ta uluslararası tarım ve yatırım zirvesi Haber

Milas’ta uluslararası tarım ve yatırım zirvesi

Tarım ve tarıma dayalı sanayi alanlarında faaliyet gösteren temsilcileri bir araya getirmek amacıyla gerçekleştirilen temaslar, yerel kalkınma için kritik önem taşıyor. Milas Ziraat Odası'nda Başkurdistan Cumhuriyeti ile gerçekleştirilen buluşma; iki ülke arasında ihracat olanaklarının artırılması ve sürdürülebilir ticari ilişkilerin kurulmasını hedefliyor. Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, Başkurdistan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Marat Tansykkuzhin, Başdanışman Kaan Kenan Özyurt, Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, Pobeda Tarım Yönetim Kurulu Başkanı İlgiz Khannanov ve iş dünyasından temsilcilerin katıldığı toplantıda iş birliği olanakları ele alındı. "Milas tarımı uluslararası iş birliklerine hazır" Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Milas'ın güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi: "Milas, sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de önemli bir tarım merkezidir. Zeytinden hayvancılığa kadar geniş bir üretim yelpazemiz var. Bu gücü uluslararası iş birlikleriyle daha ileri taşımak istiyoruz. Başkurdistan ile kurulacak ilişkilerin hem üreticilerimiz hem de bölgemiz açısından yeni fırsatlar oluşturacağına inanıyoruz." "Milas, tarım ve sanayinin birlikte güçlendiği bir merkez" Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer ise Milas'ın çok yönlü ekonomik yapısına vurgu yaparak, "Milas, güçlü tarımsal üretiminin yanı sıra gelişen sanayi altyapısıyla da dikkat çeken bir bölge. Tarım ve sanayinin birlikte geliştiği bu yapı, yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor. Uluslararası iş birlikleriyle bu potansiyelin daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Bugün gerçekleştirilen bu toplantı, Milas'ın üretim gücünü küresel ölçekte daha görünür kılmak adına önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye ile iş birliğimizi sahada güçlendirmek istiyoruz" Başkurdistan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Marat Tansykkuzhin, "Türkiye, Başkurdistan için stratejik öneme sahip bir ticaret ortağıdır. Bu ziyaretin amacı, yalnızca temas kurmak değil, somut iş birliklerinin temelini atmaktır. Tarım ve gıda sektöründe karşılıklı ticaretin artırılması ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi için önemli bir adım attığımıza inanıyoruz" açıklamasında bulunarak iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişim potansiyeline dikkat çekti. "Enerji ve tarım birlikte büyüyebilir" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, şirketin faaliyet alanını yalnızca enerji üretim sahası değil, birlikte değer oluşturulan bir ekosistem olarak gördüklerinin altını çizdi. Işık, "Yeniköy Kemerköy Enerji olarak, attığımız her adımda, bölgemizin ekonomik ve sosyal gelişimine nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi önceliklendiriyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu toplantı da bu yaklaşımımızın somut bir yansıması. Milas Ziraat Odamızın ev sahipliğinde ve Rusya Federasyonu'nun bir parçası olan Başkurdistan'dan gelen değerli heyetin katılımıyla gerçekleşen bu buluşmanın, tarım ve yatırım alanında yeni iş birliklerine kapı aralayacağına inanıyoruz. Bu sürece katkı sunabilmek bizim için ayrıca kıymetli" dedi. İkili görüşmelerle somut adımlar atıldı Toplantı kapsamında gerçekleştirilen karşılıklı görüşmelerle Milas'ta faaliyet gösteren şirket temsilcileri ve Başkurdistan Cumhuriyeti heyeti doğrudan temas kurma imkânı buldu. Görüşmelerde tedarik süreçleri, ihracat imkanları ve ortak yatırım fırsatları ele alınırken, iki taraf arasında sürdürülebilir ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.