Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstanbul

AGRONEWS - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Meyve sebze halinde dikkat çeken gelişme Haber

Meyve sebze halinde dikkat çeken gelişme

Antalya ve İstanbul hallerinde işlem gören 10 sebze ve meyvenin fiyatı son bir yılda ortalama yüzde 97 artarken, üreticiye yansıyan artış yalnızca yüzde 36,09’da kaldı. Türkiye’nin üretim üssü Antalya’da fiyatların İstanbul’a kıyasla daha hızlı yükselmesi, hal esnafı ve çiftçi açısından dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Fiyat artışı üreticiye yansımadı Hal fiyatları ile üretici fiyatı arasındaki makasın açılması, fiyat oluşumunun yalnızca arz-talep dengesiyle açıklanamayacağını bir kez daha gözler önüne serdi. Geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle rekolte düşerken, bu yıl hava koşullarının iyi seyretmesine rağmen fiyatların yüksek kalması çelişki yarattı. En büyük artış kokteyl domateste Son bir yılda fiyatı en fazla artan ürün kokteyl domates oldu. Antalya halinde geçen yıl 15-38 lira arasında satılan ürün, 20 Nisan itibarıyla 100-220 liraya çıktı. Artış oranı yüzde 567’ye ulaştı. İstanbul halinde ise aynı ürün 60-80 liradan 160-215 liraya yükselirken artış yüzde 169 olarak gerçekleşti. Antalya’da artış daha sert Üretimin merkezi Antalya’da birçok üründe fiyat artışının İstanbul’dan daha yüksek olması dikkat çekti. Normal domates: 10-30 liradan 50-120 liraya çıktı (yüzde 300 artış) İstanbul’da aynı ürün: 35-50 liradan 50-155 liraya yükseldi (yüzde 210 artış) Sivri biberde ise İstanbul Antalya’yı geçti: İstanbul: 45-55 liradan 80-145 liraya (yüzde 164 artış) Antalya: 30-50 liradan 60-110 liraya yükseldi Bazı ürünlerde düşüş var Fiyat artışlarının aksine patates, soğan ve çilekte gerileme yaşandı. Antalya’da patates: 15-23 liradan 10-20 liraya düştüİstanbul’da patates: 17-23 liradan 17-29 lira aralığına geldiHalde file 1000 liraya dayandı 10 üründen oluşan sebze-meyve sepetinin maliyeti İstanbul’da 1000 liraya yaklaştı. Geçen yıl: 383-508 lira Bu yıl: 576-999 lira (yüzde 97 artış) Antalya’da ise aynı sepet: Geçen yıl: 243-462 lira Bu yıl: 443-890 lira (yüzde 93 artış) Antalya halinde yaşanan bu tablo, hem hal esnafı hem de üretici açısından ciddi bir dengesizliğe işaret ediyor. Fiyatlar hızla yükselirken üreticinin aynı oranda kazanamaması, zincirdeki maliyet ve fiyat oluşum süreçlerinin yeniden tartışılmasına neden oluyor.

Mersin’de hasat başladı, fiyatlar 200 TL’ye kadar geriledi Haber

Mersin’de hasat başladı, fiyatlar 200 TL’ye kadar geriledi

Türkiye'nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin'de örtü altının yanı sıra açıkta da hasatlar başlıyor. Mart ayında örtü altında hasadına başlanan erikler açıkta da olgunlaştı. İlk çıktığında tadımlık olan ve özellikle aşeren hamile kadınlar tarafından fiyatı pahalı olduğu için tane ile satın alınan erikte fiyatlar düştü. Örtü altında hasatta kilogramı yaklaşık 10 bin TL sınırına dayanan erik, açıkta hasatla 200 ile 800 TL arasında satılmaya başladı. "HASATTAN MEMNUNUZ" Örtü altındaki hasadın sora ermesiyle açık alanda erik hasadının başladığını ifade eden üretici Ali Bezgin, "Keben mahallesinde örtü altı ve açık alanda erik üretimi yapıyorum. Hem örtü altında nem de açık alanda hasadımız devam ediyor. 12 dönüm örtü altından 15 ton erik hasadı yaptım" dedi. Bu yıl hava şartlarının olumsuz geçmesinden dolayı açık alanda erik hasadına yaklaşık bir ay geç başladıklarının altını çizen Bezgin, "Şuan 12 dönümlük açık alanda erik hasadına başladım. Buradan da 15 ton civarı hasat bekliyoruz. Şuan hasat edilen eriklerimizi ebadına göre 200 ile 800 lira arasında değişen fiyatlardan satıyoruz. Havaların iyileşmesiyle birlikte erikler büyümeye başladı. Hasattan memnunuz" diye konuştu. "8 BİN 500 TON ÜRETİM BEKLENİYOR" Göksu Vadisi'nde üretici Murat Temur ise açık alanda hasadına başlanan eriklerin, Ankara, İstanbul başta olmak üzere bir çok ile gönderildiğini, ihracatta ise Arap ve Avrupa Ülkelerine yollandığını söyledi. Temur, bölgede açıkta başlayan hasadın ilk olarak birkaç bahçede başladığını, Nisan ayı sonu itibari ile tam hasada başlanacağını kaydetti. Bu yıl ilçe genelinde açıkta 6 bin 500 dönüm, örtü altında ise 800 dönümde yaklaşık 8 bin 500 ton üretim yapılacağını tamin ettiklerini aktaran Temur, erik üretiminin Göksu Vadisi'nde Keben başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Karahacılı, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Ortaören, Kabasakallı, Atayurt, Atakent ve Taşucu mahallelerinde yapıldığını ifade etti. Silifke'de yetişen can eriğinin gerek erkenci olmasından, gerekse görünümü ve lezzeti ile tüketiciler tarafından yoğun bir şekilde talep gördüğünü vurgulayan Temur, eriğin getirisi dolayısıyla ilginin sürekli arttığını ve üretim alanının da buna bağlı olarak genişlediğini sözlerine ekledi. Sabahın erken saatlerinde bahçelere gelen tarım işçileri de, erik toplayarak hem aile bütçesine katkı sağladıklarını, hem de üreten akrabalarına yardımcı olmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Tarım Kredi 100 milyar TL ciro hedefliyor Haber

Tarım Kredi 100 milyar TL ciro hedefliyor

Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde faaliyet gösteren KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan, Ümraniye'de bulunan Tarım Kredi Holding'de gerçekleştirdiği basın toplantısında 2025 yılını değerlendirdi, bu yıla ilişkin hedeflerini paylaştı. Orhan Kozan, KOOP Market'in sadece bir market değil, Türkiye'nin gıda geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu belirterek, Ankara'da 30 metrekarelik bir dükkandan 5 binin üzerindeki satış noktasına uzanan bir hikayesi olduğundan bahsetti. Modelin klasik perakende yaklaşımından farklı bir noktada konumlandığını belirten Kozan, "Bizim modelimiz yalnızca raf fiyatı üzerinden rekabet eden bir yapı değil. Üretici ile tüketici arasında doğrudan dengenin kurulduğu bir ekosistemdir. Bu sayede hem üreticinin emeği değer buluyor hem de tüketici daha erişilebilir fiyatlarla ürüne ulaşabiliyor." diye konuştu. Kozan, uçtan uca üretim modeli ile raflarda satılan ürünlerin yüzde 50'sinin tamamen Tarım Kredi tarafından kontrol edildiğini, geri kalan deterjan gibi yan ürünlerin ise satış noktalarından temin edildiğini aktardı. Kadın üreticileri, kadın kooperatiflerini de desteklediklerini söyleyen Kozan, kurulan bu sistemle söz konusu kadın kooperatiflerinin de işlerini büyüttüğünü dile getirdi. MARKET SAYISI 2.379'A ULAŞTI KOOP Market Genel Müdürü Kozan, Tarım Kredi KOOP Market'in 2021 yılında 709 marketle 2 milyar 186 milyon lira ciro yaptıklarını belirterek, "2025 yılında market sayımızı 2 bin 379'a, ciromuzu ise 66 milyar 400 milyon liraya yükselttik. Depo çok önemli, depo sayımızı artırdık, personel sayımız da 10 bini aştı. Benim bildiğim kadarıyla Türkiye'de bu kadar kısa süre içerisinde büyüyen bir zincir yok." diye konuştu. Türkiye genelinde 5 bin satış noktasına ulaştıklarını ifade eden Kozan, yapılan ürünleri müşteri ile buluşturmak için satış noktalarının önemli olduğunu ve temeldeki hedefin müşterilerin güvenini sağlamak olduğunu söyledi. Kozan, donuk ürünleri depolardan mağazalara eskiden haftada bir götürdüklerini ancak yeni depo yatırımları ile bunun bazı mağazalarda haftada 2'ye çıktığını belirtti. Diyarbakır'a da yaklaşık 250-300 milyon lira yatırımla bir depo açacaklarını bildiren Kozan, şunları kaydetti: "Bu depoyla birlikte lojistik maliyetlerimizi daha optimize edeceğiz. Daha kabul edilebilir bir yere getireceğiz. Neredeyse nakliyeden tasarrufumuz o depoya yaptığımız yatırımı geriye getirmiş olacak. Çünkü şu anda mevcut durumda Erzurum'daki veya Mersin'deki depodan mal taşımak zorunda kalıyorduk. Yine İstanbul tarafında İstanbul'da mağaza büyümemize paralel olarak da yeni depo arayışlarımız devam edecek." Kozan, 5 bin satış noktasının türlerinden bahsederek, 250 metrekareden 1000 metrekareye kadar farklı yapılarda mağazaların olduğunu, KOOP kurumsal satış noktaları ile üniversiteler, Bakanlıklar ve okullara da hizmet verildiğini söyledi. KOOP Market'in kayıtlı sermayesinin 2,5 milyar lira olduğunu belirten Kozan, "Aralık ayında Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) sermayemizi 8 milyar 750 milyon liraya yükseltmek için başvurduk. Süreç devam ediyor." diye konuştu.

Genç Çiftçi Gül Dural, Yatağan’da Zeytincilikle Yeni Bir Hayat Kurdu Haber

Genç Çiftçi Gül Dural, Yatağan’da Zeytincilikle Yeni Bir Hayat Kurdu

Muğla'nın Yatağan ilçesinde üniversiteden müzik öğretmeni olarak mezun olduktan sonra baba ocağına dönen 28 yaşındaki Gül Dural, pandemide başladığı baba mesleğinde huzuru buldu. Sosyal medyadan etkilenerek tarıma yönelen Dural, "Genç Çiftçi" olarak üretime katkı sağlarken, toprağı olan herkese "Üretin" çağrısında bulundu. Zeytin hasadının yoğunlaştığı şu günlerde, tarlada sadece ürün değil, hayat hikayeleri de toplanıyor. Müzik öğretmenliği bölümünden mezun olan 28 yaşındaki Gül Dural, rotasını memleketindeki zeytin bahçelerine çevirdi. Pandemi sürecinde ailesine yardım etmek için girdiği tarlada, toprağı yeniden keşfeden Dural, şimdilerde "Genç Çiftçi" olarak ailesinin en büyük destekçisi oldu. Baba Dural: "Kızım genç çiftçi olarak bize güç veriyor" Yıllardır zeytincilikle uğraşan baba İbrahim Dural, bu yılki hasat dönemi ve kızının desteği hakkında konuştu. Zeytinlerin bu yıl ne çok iyi ne de çok kötü olduğunu, kendi yağlarında kavrulduklarını belirten baba Dural, "İdare ediyoruz, 250-300 TL arasında yağ fiyatları oluyor. Kızım müzik öğretmeni, burada bize yardımcı oluyor. İşte 'Genç Çiftçi' olarak yanımızda, bize destek veriyor" ifadelerini kullandı. "Pandemide kendimi yeniden keşfettim" Müzik öğretmenliği mezunu olan Gül Dural, tarladaki serüveninin pandemiyle başladığını anlattı. Başlangıçta tarım işlerini pek sevmediğini itiraf eden Dural, sürecin nasıl değiştiğini şu sözlerle aktardı: "Atanamadığım için burada aileme yardım ediyorum. Genç bir kadın çiftçi olarak bu zorlu bir süreç. Normalde yaşım daha küçükken ben bu işleri çok sevmiyordum. Ama insan zamanla kendini tekrar keşfediyor ve yeni şeyler öğreniyor. Pandemi sürecinde üniversite okuduğum için hasat zamanlarında burada değildim. Ancak pandemi nedeniyle buraya gelip, hiçbir yere çıkamayınca aileme yardım etmeye başladım. Zeytinde, sebze yetiştiriciliğinde, babamın ektiği arpa ve buğdayda çalıştım. Açıkçası tarımla uğraşmak, işin mutfağında olmak hoşuma gitti" İlham kaynağı sosyal medya oldu Bu yola girmesinde sosyal medyanın da etkisi olduğunu belirten Dural, İstanbul'dan gelip organik tarım yapan bir kadının hikayesinden esinlendiğini söyledi. Dural, "Sosyal medyada İstanbul'dan gelmiş bir hanımefendi karşıma çıktı. Kendi organik tarım yapıyormuş ve başlarken bu işlerle alakalı hiçbir şey bilmiyormuş. Bayağı da başarı kazanmış. Ondan esinlendim ve 'Niye ben de yapamayayım?' dedim. Bu yola baş koydum. Umarım ilerleyen süreçlerde daha da başarılı olurum" dedi. "Toprağı olan herkes ekmeli" Zeytin veriminin geçen seneye göre çok daha iyi olduğunu, geçen yıl neredeyse hiç verim alamadıklarını belirten genç girişimci, toprağı olan herkese de önemli bir çağrıda bulundu: "Bu işte ilerlemek istedim, tercihim bu yönde oldu. Sadece iş arayanlara değil, herkese çağrım var. Bence toprağı olan herkes ekmeli. O toprak orada boşuna kalmamalı. Çünkü üretmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Toprağı olan herkes üretsin"

Seferihisar, Satsuma Mandalina Hasadında Yüksek Verim Bekliyor Haber

Seferihisar, Satsuma Mandalina Hasadında Yüksek Verim Bekliyor

İzmir’in Seferihisar ilçesinde Satsuma mandalinasının hasadı başladı. Yüksek rekoltenin beklendiği sezonda Seferihisarlı çiftçiler, mandalinayı hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise kilogram fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez meyvesi olan Satsuma mandalinasının merkezi olarak bilinen Seferihisar'da hasat sezonu açıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere gelen kadın işçiler; gün boyunca, olgunlaşan mandalinaları ağaçlardan topluyor. Sepetlenen ürünler, erkek işçiler tarafından küfelerle taşınarak kamyonlara yükleniyor. Hasadı tamamlanan mandalinalar, sevkiyata hazırlanarak İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Türkiye'nin narenciye üretimi ve ihracatında önemli bir yere sahip olan İzmir’de yılda ortalama 135 bin ton mandalina üretiliyor. Doğal C vitamini deposu olması, grip ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle bilinen Satsuma mandalinasının hasadı Ocak ayına kadar devam edecek. Rekoltenin bu yıl beklenenden fazla olduğunu kaydeden Seferihisarlı çiftçiler, mandalinanın kilogramını hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. 12 aylık serüven Mandalina yetiştirme sürecinin 12 aylık bir döngü olduğunu belirten üretici Sebahattin Çakal, "Mevsimsel işlere ilk olarak yılbaşı civarı budamayla başlarız. Budamanın ardından toprağa kimyasal ve hayvansal gübre atılır. Nisan ve Mayıs aylarında ağaçlar çiçek açar, ardından tomurcuk oluşur. Bu süreçte ilaçlama ve gübreleme işlemleri devamlı olarak yapılır. Bahar aylarında, mevsim şartlarına göre Nisan veya Mayıs gibi, sulama hortumları serilir ve sulamaya başlanır. Hasadımız Ekim ayında başlar ve bölgemizde 10-15 Ocak'a kadar sürer. Hasat, Ekim ayında olgunlaşan ve sararanların kesilmesiyle kademeli olarak yapılır. Bu iş kalabalık işçi gerektirdiği için toplama işini biz yapmayız, ürünü tüccara veririz ve onlar toplar." dedi. Çekirdeksiz ve ince kabuklu Satsuma cinsi mandalinanın özelliklerine de değinen üretici Çakal, "Çekirdeksiz ve ince kabuklu olan Satsuma cinsidir. Mandalina deyince akla bu gelmelidir. Gümüldür merkezli bölgemizin mandalinasının kalitesini hiçbir yer tutamaz; bunu yiyen bilir. Kaliteli mandalina ince kabuklu olur, yendiğinde ağızda dağılır ve iç kabuğu sert olmaz. Bu özellikler bizim bölgemizin orijinal ürünlerinde mevcuttur. Piyasada diğer cinslerin çoğalması bizi etkilese de, kalite olarak Satsuma mandalinasını tutmazlar. Ayrıca mandalina, özellikle kışın gribal hastalıklara karşı C vitamini deposu olmasıyla adeta bir ilaç ve tüketilmesi gerekir." ifadelerini kullandı. Bahçeden pazarlara Yaklaşık 28 yıldan beri mandalina toplaması ve alım-satım işleriyle uğraştığını kaydeden tarım işçisi Mustafa Kara, "Hasadımız Ekim ayında başlar; bu dönemde olmuş, iyi mandalinaları keseriz. Hasat süreci Kasım, Aralık ayları boyunca devam ederek Ocak sonuna kadar sürer. Çalışmaya sabah 7.30'da başlar, akşam 4'te bırakırız. Bu sene bahçeler iyi ürün verdi; verim ve kalitemiz güzel. Şu anda Gümüldür mandalinası diye de bilinen Satsuma cinsi mandalinayı kesiyoruz. Bu cins, tat oranı ve aromasıyla meşhurdur, çok lezzetlidir. Satsuma mandalinası ince kabuk olarak bilinir ve bu özelliğiyle çok farklıdır. Kalitesi dışarıdan bakıldığında renginden ve ince kabuğundan anlaşılır. Ayrıca iç çekirdeği olmaz; bu da yerken fark edilir. Lezzetli bir ürün olduğu için herkesin yemesini tavsiye ediyoruz. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak İzmir üzerinden yurt dışına ihraç ediliyor. Yurt içinde ise İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirlere ve Türkiye'nin büyük bir bölümüne gidiyor." sözlerini kullandı. C vitamini deposu Bahçelerden mandalina toplayarak geçimini sağlayan tarım işçisi Filiz Çelik ise "Bu çalışma sisteminde arkadaş ve grup uyumu çok önemli. Herkes elinden geleni yaparak birbirini tamamlıyor. Örneğin, erkekler çoğunlukla küfeyi taşır, kiloca hafif olan arkadaşlarımız ise ağaca çıkar. Kadınlar da genelde ağacın eteklerinden, orta kısımlarından toplar. Bir ağaca başladığımızda, altından üstüne kadar tamamen temizleyip bitiriyoruz. Ayrıca Kışın hastalıklarla boğuştuğumuz bu dönemde, gribe karşı C vitamini sağladığı için herkesin bu ürünleri yemesini tavsiye ederiz" diye ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.