Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Girişimciler

AGRONEWS - Kadın Girişimciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Girişimciler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

USKD toplantısında sürdürülebilir tarım ele alındı Haber

USKD toplantısında sürdürülebilir tarım ele alındı

Toplantının açılış konuşmasını yapan USKD Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Alkan, sürdürülebilir kalkınmanın temelinde kadınların güçlenmesinin bulunduğunu vurgulayarak, iklim krizi ve su kaynaklarının korunmasının artık küresel bir sorumluluk haline geldiğini ifade etti. Bu yıl özellikle iklim ve su konularına odaklandıklarını belirten Alkan, kadınların potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyamadığı toplumlarda sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmayacağını söyledi. Sürdürülebilir tarımın yalnızca gıda üretimi açısından değil; kadın emeğinin desteklenmesi, yerel kalkınmanın güçlenmesi, iklim direnci ve gelecek nesillerin yaşam hakkı bakımından da kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Alkan, “Toprağı koruyan her adım, aslında geleceği korumaktır” dedi. Tarım ve tarıma dayalı sektörlerin Türkiye için stratejik değer taşıdığına dikkat çeken Alkan, toplantıya katkı sunan Prof. Dr. Arife Candaş Adıgüzel Zengin, Seda Burçak Albayram ve İletişim Stratejileri Uzmanı Dr. Cengiz Üzün’e teşekkür etti. “Sürdürülebilirlik En Önemli İlkemiz” Kuraklık ve iklim değişikliğinin tarımsal üretimde ciddi verim kayıplarına yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Arife Candaş Adıgüzel Zengin ise geliştirdikleri biyoteknolojik çözümlerle çevresel stresin etkilerini azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Unique BioTech’in; kuraklık, su kıtlığı ve toprak bozulmasına çözüm üretmek amacıyla kurulduğunu belirten Zengin, akademik bilgi birikimini girişimcilik anlayışıyla bir araya getirerek bilimi toprağa, insana ve geleceğe taşıyan bir yapı oluşturduklarını ifade etti. Kadın girişimciler olarak atıkları değere dönüştüren, çevre dostu ve verimliliği artıran çözümler geliştirdiklerini kaydeden Zengin, amaçlarının yalnızca ürün üretmek değil; bilim, sürdürülebilirlik ve kadın liderliğini buluşturan örnek bir başarı hikâyesi ortaya koymak olduğunu dile getirdi. Doğal İçerikli ve Kalıntı Bırakmayan Ürün Bitkilerin çevresel stres nedeniyle yüzde 50’ye varan verim kaybı yaşayabildiğini belirten Zengin, geliştirdikleri “Prolisin” isimli biyostimülant ürün hakkında bilgi verdi. Deri atıklarının aminoasitlerine kadar parçalanmasıyla tamamen doğal içerikli ve kalıntı bırakmayan bir ürün geliştirdiklerini ifade eden Zengin, ziraat fakülteleriyle yapılan çalışmalarda pamuk, domates, biber ve salatalık gibi ürünlerde verim, kalite ve dayanıklılığın arttığını gözlemlediklerini söyledi. Aynı zamanda ürünün su tasarrufuna da katkı sağladığını belirten Zengin, hedeflerinin Türkiye’nin adını dünya çapında duyuracak sürdürülebilir çözümler geliştirmek olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Zengin ayrıca tarım sektörünün yanı sıra doğal içerikli çamaşır deterjanı ve kozmetik ürünler üzerine çalışmalar yürüttüklerini de sözlerine ekledi. Toplantının sonunda USKD Başkanı Ayla Alkan, sürdürülebilir tarımın yalnızca bir üretim modeli olmadığını; iklim direnci, kadın emeği ve gelecek nesiller açısından stratejik bir dönüşüm alanı olduğunu vurguladı. Program sonunda Prof. Dr. Arife Candaş Adıgüzel Zengin ve Seda Burçak Albayram’a İzmir ile özdeşleşen selluka çiçeği dikim sertifikası takdim edildi.

Kastamonu, Aromatik Bitki Üretimiyle Kadınları Destekliyor Haber

Kastamonu, Aromatik Bitki Üretimiyle Kadınları Destekliyor

Kastamonu Üniversitesi'nin kurduğu serada yetiştirilen 38 bin tıbbi aromatik bitki fidesi kırsaldaki kadın girişimcilere ücretsiz dağıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi'nce hazırlanan proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından sağlanan 7,5 milyon TL fonla 3 adet 250 metrekarelik sera ve 1 adet 500 metrekarelik sundurma kuruldu. "Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ekonomiye Kazandırılması" ihtisas projesi kapsamında yetiştirilen fideler, Hanönü ve Daday'da toplam üç kadın girişimciye teslim edildi. Yaklaşık 30 bin ekinezya ve 8 bin oğul otu fidesi toprakla buluşturuldu. Fidelerin dikim programına İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç ile Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney de katıldı. Üreticilere bitki yetiştiriciliği, işleme süreçleri ve ekonomik getiriler konusunda bilgilendirme yapıldı. Proje ile gelir seviyesi düşük köylülerinin istihdam edilebilirliğinin artırılması, sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel ekosistemin korunması amaçlanıyor. "Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından 7,5 milyonluk fonuyla 3 adet 250 metrekare, 1 adet 500 metrekare sera kurduk" 25 yıldır Kastamonu'da tıbbi aromatik bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, "Bu süre içerisinde yapmış olduğumuz araştırmalarla Kastamonu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin özellikle floral noktada çok yüksek seviyede olduğunu gördük. Çalışma alanlarımız özellikle flora ve vejetasyondu. Bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği noktasında çeşitli projeler ortaya koyduk. Araştırma noktasında da çalışmalarımızı tamamladık. YÖK'ün bölgesel kalkınma ve misyon farklılaşması stratejisi dahilinde üniversitelere vermiş olduğu çeşitli görevler olmuştu. Bu görevlerden üniversitemize düşeni Ormancılık ve Tabiat Turizmi noktasında oldu. Biz, üniversite olarak 25 yıllık tecrübelerimizi, deneyimimizi çeşitli projelere aktardık. Bu projelerden bir tanesi de Kastamonu'da tıbbi ve aromatik bitkilerin ekonomiye kazandırılması projesiydi. Yaptığımız bu çalışmada yaklaşık 3 tane 250 metrekarelik polikarbon akıllı seramız yani ısınmasından sulamasına kadar kurulumu tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl önce seralarımızda çeşitli tıbbi aromatik bitkilerin üretimlerine başladık. Ada çayı, kekik, ekinezya, mentollü nane fidesi yetiştirdik. Bunları daha öncesinden ihtimale dayalı olmadan altlıklarını biz araştırma olarak çalışmış ve hazırlamıştık. Dolayısıyla da bunun kitlesel üretimi ve bölgesel kalkınmaya destek olması noktasına bu proje sayesinde getirdik. Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından ayrılmış olan fonla yaklaşık 7,5 milyon liraya 250 metrekare 3 adet seramızla 500 metrekare sundurmayı yaptık. Burada tıbbi aromatik bitki fidelerini ürettik. Ürettiğimiz bu fideleri Hanönü'nde 2 çiftçimize, Daday'da da bir çiftçimize dağıtmak nasip oldu. Bundan sonraki süreçlerde biz, bu fidelerin bulundukları coğrafyalarda büyümelerini takip edeceğiz" dedi. "Uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projeler de oluşturacağız" Çiftçilerin talepleri doğrultusunda yeni fideler üreteceklerini söyleyen Güney, "Çiftçilerimizden geri dönüşler olduğunda yeni tıbbi aromatik bitki fidelerine yönelik üretimleriyle ilgili stratejileri gündeme getireceğiz. Yine bunlarla ilgili fidelerimizi üreteceğiz. Tıbbi aromatik bitkiler noktasında Kastamonu'da bir ürün gamı oluşturmaya çalışacağız. Özellikle kadın girişimcilerin oluşturdukları kooperatifler bu işe çok hevesli, işin pazarlanmasının önünü de açmış oluyor. İşin pazar boyutunda da son tüketiciye ulaşmasına vesile olabilecek. Hanönü'nde bunu gördük. Bu bizi memnun etti. Bu ürettiğimiz tıbbi aromatik bitkilerin bir kısmının uçucu yağları var. Bu uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturmayı düşünüyoruz. Hanönü'nde dağıttığımız fideler esnasında kadın çiftçilerimiz bunlarla da ilgili beklentilerini sundular. Bize düşen bundan sonraki süreçte bu üretimlerin biomass (kütle) açısından ne kadar toprak üstünde bir artım yaptıklarını gözlemlemek ve bu konuda yeni projelerle onların bu ürünlerini katma değerlendirecek noktalara doğru taşımak" diye konuştu. "Orman köylümüze ekonomik anlamda gelir kapısı sağlayacak" Hazırladıkları projelerinin kısa, orta ve uzun vadeli çıktılarının olduğunu söyleyen Güney, "Amacımız hastalanmadan önce destekleyici ürünlerle halk hekimliğinde de kullanılan çeşitli bitkilerle toplumda bir sağlıklı nesil yetiştirme politikasını oluşturmaya çalışmak. Bu noktada da kendi coğrafyamız içinde yetişen tıbbi aromatik bitkilerin bilinçli bir şekilde kullanımını, bunlardan katma değerli ürünler yapılmasını ve hastalanmadan önce bunların nasıl kullanılması gerektiğini bilinçli bir şekilde insanlara anlatacak çeşitli programlar, modüller oluşturarak bunları da halkımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Özellikle kırsalda çiftçimize veya orman köylümüze ekonomik anlamda bir gelir kapısı sağlayacak oluşuma imza atmaktı. Başta sayın Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal olmak üzere ihtisaslaşma sürecindeki ilk projelerimizden bir tanesi. Desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Halkımıza aromatik bitkilerin hasadı ve üretimiyle ilgili kurslar düzenledik" Serada ürettikleri 38 bin fideyi ücretsiz kadın girişimcilere dağıttıklarını belirten Güney, şöyle konuştu: "Burada 30 bin civarında ekinezya fidesi ürettik. Aynı zamanda 8 bin civarında da oğul otu fidesi ürettik. Bunları bedelsiz olarak çiftçilerimize dağıttık. İlerleyen zamanda Hanönü'nde kadın girişimciler, ada çayı ve kekik noktasında da beklentilerinin olduğunu söylediler. Sahip oldukları arazileri hesaplayıp önümüzdeki dönemlerde de benzer fideler üretip onların bu konuda önlerini açıp, gelir kapısı sağlayacakları çeşitli türleri buralara tedarik etme hazırlığı içerisine gireceğiz. Elimizde hala bu fidelemeyi gerçekleştirecek olan alt yapılarımız mevcut. Onlar istedikleri sürece bizler de buranın iklim şartlarında, ekolojik şartlarına uygun adaptif türleri üretip, onlara vermeyi düşünüyoruz. Yapılmış olan bu seralar hem ihtisas projelerinin altlığını oluşturmak üzere hem bölgesel anlamda hizmet içi eğitim verecek, mühendislerimizin gelip tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirdiğini, nasıl yetiştirildiğini yerinde görmek açısından da bizim için önem arz ediyor. Bunların eğitimlerini bu süreçte verdik. Halkımıza da hasatla ve üretimle ilgili çeşitli kurslar düzenledik." "2 dönüm alandan 200 kilogram ürün almayı hedefliyoruz" Daday'ın Uzbanlar köyünde eşi ile birlikte tarım ve çiftçilikle uğraşan Hilmi Oğuz ise, "Bizler ekinezya ve oğul otu üzerinde inşallah bu tarlada hem ekim yapacağız hem de bizlere faydalı ve bereketli olur. Ekinezya ve oğul otunu son yıllardaki hastalık ve mikrop oluşumlarında hem anti inflamatuar (ödem azaltma) etki ekinezyanın ve oğul otunun da sakinleştirici etkide bulunması üzerine bizler de bu alanda ticari faaliyet düşünmüş olduk. Şu an 2.2 dönüm bir alanda ekim yapıyoruz. 12 bin kök oğul otu ve ekinezya dikeceğiz. Buradan nasip olursa 200 kilogram arasında ürün almayı hedefliyoruz. Şu an fiyatı 80 TL civarında ama paketlenir ise bunlar 200 ila 250 TL civarında satılıyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.