Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kahve

AGRONEWS - Kahve haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahve haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Adana’da kahve tarımında ilk adım atıldı Haber

Adana’da kahve tarımında ilk adım atıldı

Bereketli toprakları, mikroklima iklim özellikleri ve yüksek tarımsal potansiyeliyle Türkiye’nin ambarı konumunda olan Çukurova’da, ezber bozacak tarihi bir adım atıldı. Adana’da yüksek katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesi ve alternatif üretim modellerinin geliştirilmesi amacıyla kahve üretimine yönelik ilk deneme dikimi resmi olarak gerçekleştirildi. Adana tarımında bir ilk olan bu vizyoner projede, kentin ilk kahve fidanı Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt tarafından toprakla buluşturuldu. Adana'da Kahve Yetiştiriciliği Dönemi: Seralar Kahve Kokacak! Girişimci üreticilerin desteklenmesi ve geleneksel ürünlerin dışına çıkılarak çiftçinin gelir standardının yükseltilmesi hedeflenen projede, deneme üretimi ilk etapta kontrollü sera ortamında başlayacak. İlk fidan dikim merasiminde önemli açıklamalarda bulunan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, üreticilerin yenilikçi vizyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Üreticimiz, işletmesindeki serasının bir bölümünü tamamen kahve fidanlarına ayırarak büyük bir vizyon ortaya koyuyor. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak biz de teknik ekibimiz ve özel eğitimlerimizle bu sürecin arkasında olacağız, üreticimize tam destek vereceğiz. Hedefimiz büyük; Çukurova'nın bu bereketli topraklarında yetişen 'Adana Kahvesini' önce tüm Türkiye’ye, ardından da dünyaya yaymak istiyoruz." Neden Kahve? Çukurova Çiftçisi İçin Ne Anlama Geliyor? Dünya genelinde kahve tüketiminin hızla artması ve küresel iklim kaymaları, mikroklimaya sahip Akdeniz havzasında tropikal ve yarı tropikal ürünlerin yetiştirilmesini cazip hale getirdi. Adana'da başlatılan bu deneme üretimi başarılı olduğu takdirde: -Çiftçiler dönüm başına çok daha yüksek katma değerli bir kazanç kapısı elde edecek. -Sera üretiminde girdi maliyetlerine karşı yüksek gelirli alternatif bir pazar doğacak. -Türkiye'nin ithal ettiği milyarlarca dolarlık kahve pazarında yerli üretim hamlesi başlayacak. Yeni Bir Üretim Hikayesi Filizleniyor Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen deneme çalışmalarının, fidanların gelişim süreçlerine göre ilerleyen dönemlerde açık sahaya uyarlanıp uyarlanamayacağı da takip edilecek. Çukurova’nın verimli topraklarında filizlenen bu yeni üretim hikayesi, şimdiden tüm tarım dünyasında büyük bir merak ve heyecan uyandırmış durumda.

Gübre ve lojistik krizi tarım piyasalarını etkiledi Haber

Gübre ve lojistik krizi tarım piyasalarını etkiledi

Küresel tarım piyasaları, Ortadoğu’daki savaşın enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çekmesi ve olumsuz hava koşullarının üretim risklerini artırmasıyla yeni bir fiyat döngüsüne girdi. 2023’ten bu yana en yüksek seviyelere çıkan fiyatlar, özellikle tahıllar ve yağlı tohumlar tarafında yukarı yönlü beklentileri güçlendiriyor. Dünya Bankası projeksiyonlarına göre, gıda fiyat endeksi bu yıl ve ardından 2027’de yükselişini sürdürecek. Bu artışın ana yükünü tahıllar, yağlı tohumlar ve gübre maliyetleri oluşturacak. Tahıl piyasaları artan gübre maliyetleri nedeniyle en hassas ürün grupları arasında yer alıyor. Buğday vadeli işlemlerinde bu yıl ortalama fiyatın yüzde 4, 2027’de ek yüzde 3 yükselmesi bekleniyor. Kuraklık, ekim alanlarında daralma ve lojistik sorunlar fiyatları yukarı taşıyor. Mısır fiyatlarında 2026’da yüzde 4’e yakın artış, 2027’de yüzde 1 ek yükseliş öngörülüyor. Gübre maliyetleri ve ABD’de ekim alanlarının daralması ana risk unsuru olarak gösteriliyor. Soya fasulyesi vadeli işlemlerinde bu yıl için yüzde 6 artış beklentisi hakim. Biyoyakıt talebi ve soya yağına yönelim fiyatları destekliyor. Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberine göre, Soya yağı ve bitkisel yağlara bakıldığında, 2026’da yaklaşık yüzde 8 artış, 2027’de yatay seyir beklentisi var. Enerji piyasasındaki yükseliş, bitkisel yağlar ve yağlı tohumlar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Biyoyakıt talebinin artması, özellikle ABD ve Güneydoğu Asya’da bitkisel yağ kullanımını artırırken, arzın bir kısmının enerjiye kayması gıda tarafında fiyatları yukarı çekiyor. Bu eğilimin sürmesi halinde, yağlı tohum piyasasında fiyatların beklenenden daha güçlü kalabileceği değerlendiriliyor. Pirinç: Bu yıl ortalama fiyatta yüzde 2 düşüş olabilir fakat gelecek yıl yüzde 3 toparlanma öngörülüyor. Arz fazlası kısa vadede fiyatları baskılıyor. Şeker: Bu yıl ortalama fiyatın geçen yıla göre biraz gerilemesi bekleniyor. 2027’de ise yüzde 3 ek gerileme öngörülüyor. Ancak petrol fiyatlarına bağlı olarak etanol talebi bu düşüşü sınırlayabilir. Sığır eti: Bu yıl fiyatların yüzde 11 artması, 2027’de bunun üzerine yüzde 3 daha yükselmesi bekleniyor. Arz sıkışıklığı ve güçlü talep fiyatları yukarı çekiyor. Fiyatların itici gücü maliyet şokları Piyasalarda dikkat çeken en kritik unsur, arzdan ziyade maliyet kaynaklı baskı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, gübre ve enerji fiyatlarını sert şekilde yukarı çekerek tüm tarım zincirinde maliyet tabanını yükseltti. Piyasadaki en çarpıcı değişim, fiziksel arzın halen görece yeterli olmasına rağmen üretim maliyetlerindeki artış kaynaklı olarak fiyatların yükselmesi. Hava riski ikinci dalgayı getirebilir 2026’nın ikinci yarısı için en büyük risk ise El Nino ihtimali. Uzmanlar, %60’ın üzerinde olasılıkla gelişebilecek bu hava olayı nedeniyle özellikle mısır, palm yağı, kahve, şeker gibi ürünlerde arz şoklarının yeniden gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde mevcut fiyat artışlarının daha da hızlanabileceği vurgulanıyor. Kakao ve kahvede sert geri çekilme Küresel içecek piyasalarında 2025’teki sert yükselişin ardından 2026’da güçlü bir düzeltme süreci öne çıkıyor. Dünya Bankası verilerine göre içecek fiyat endeksi ilk çeyrekte yüzde 20 gerileyerek geçen yılın yaklaşık üçte bir altına indi. Kahve tarafında arzın toparlanması belirleyici oldu. Küresel üretimin 2025-26 sezonunda yaklaşık yüzde 2 artışla 179 milyon çuvala ulaşması beklenirken, fiyatlarda da sert düşüş öngörülüyor. Arabica fiyatlarının 2026 genelinde yüzde 14’ten fazla, Robusta’nın ise yüzde 18 gerilemesi bekleniyor. ABD’nin Brezilya kahvesine yönelik tarifeleri kaldırması da fiyatları aşağı çeken unsurlar arasında yer alıyor. Kakao piyasasında ise daha da keskin bir düzeltme dikkat çekiyor. Batı Afrika’da üretimin toparlanmasıyla birlikte fiyatların 2026’da yüzde 50’den fazla düşmesi bekleniyor. Arz-talep dengesinin normale dönmesiyle stok/kullanım oranı yeniden uzun vadeli ortalamalara yaklaşıyor. Buna karşın riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle yılın ikinci yarısında oluşabilecek El Niño kaynaklı kuraklık, kahve ve kakao üretiminde yeni dalgalanmalara yol açabilir. Gübrede maliyet şoku derinleşiyor Tarım piyasalarında asıl baskı ürün fiyatlarından çok maliyet tarafında yoğunlaşıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, özellikle gübre piyasasında sert bir arz şokuna yol açtı. Azotlu gübrelerin temel ürünü olan üre fiyatı mart ayında ton başına 725 dolara çıkarak aylık bazda yaklaşık yüzde 55 arttı. 2026 genelinde ise gübre fiyatlarında yüzde 60’a varan artış bekleniyor. Amonyak ve fosfat tarafında da üretim kesintileri sürerken, Çin’in ihracat kısıtlamaları ihtimali arzı daha da sıkılaştırabilecek bir risk olarak öne çıkıyor. Pamuk ve kauçuk yükselişte Tarımsal hammaddeler tarafında ise daha dengeli bir görünüm var. Vadeli işlemlerde bu yıl yüzde 27 yükselen pamuk fiyatlarının 2027’ye yükselişle girmesi bekleniyor. Bu yılın başından bu yana neredeyse yüzde 20 yükselen doğal kauçuk fiyatlarının geçen yılki ortalama fiyata göre yüzde 7 yükselmesi ve yükselişini gelecek yıl sürdürmesi bekleniyor. Ancak enerji maliyetleri ve küresel büyüme görünümü bu dengeyi hızla değiştirebilecek temel faktörler olmaya devam ediyor.

Hatay, Yer Fıstığında Kuraklık Verimi Yarıya Düşürdü Video Galeri

Hatay, Yer Fıstığında Kuraklık Verimi Yarıya Düşürdü

Hatay'da kuraklıktan dolayı rekoltenin yarı yarıya düştüğü yer fıstığında hasat başladı. Yer fıstığı tarladan 60 TL'ye satılırken, market raflarında 120 TL ile 150 TL aralığında alıcı buluyor. Türkiye'nin önemli tarım şehirlerinden olan Hatay'da yer fıstığı hasadı başladı. Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi'nde çiftçilik yapan Yusuf Fakıoğlu, 10 dönümlük arazisinde akrabaları ve işçilerle yer fıstığı hasadı yapıyor. Kuraklık nedeniyle yeteri büyüklüğe ulaşamayan ve olgunlaşmayan yer fıstığında, geçen yıla göre verim yarı yarıya düştü. Hasadını yaptığı yer fıstığının tarladan 60 TL ile 100 TL'de aralığında satıldığını söyleyen Fakıoğlu, "Tarladan market raflarına giden yer fıstığı 120 TL ile 150 TL arasında alıcı buluyor" dedi. "Kuraklık yüzünden yer fıstığı tam olarak olgunlaşmadı ve geçen yılki verim bu yılki verimin iki katıydı ve ürün de güzeldi" Kuraklıktan dolayı bu yıl fıstıkta verimin yarı yarıya düştüğünü ifade eden çiftçi Yusuf Fakıoğlu, "Burası Arpahan Mahallesi'nde bulunan 10 dönümlük bir yer fıstığı tarlasındayız. Bu yıl kuraklıktan dolayı verim zayıf çıktı. Yer fıstığı yetişene kadar suya ihtiyaç duyar. Yer fıstığı yetiştikten sonra su ihtiyacı olmaz. Yetiştikten 20 gün sonra hasat edilir. Yer fıstığın ekimi ile hasat arasında 6 aylık bir süreç var. Bu yılki fiyatlar normal seviyede gidiyor. Bizim için ucuz müşteri için pahalı bir fiyatı var. Yer fıstığının maliyeti çok yüksek o yüzden bize göre ucuz kalıyor. Yer fıstığının kilosu bu yıl 60 TL ile 100 TL arasında kalitesine göre fiyatı değişiyor. Marketlerde de 120 TL ile 150 TL arasında satışa sunuluyor. Geçen yıl fıstığın kilosunu 80 ile 100 TL arasında veriyorduk ama ürünümüz kaliteliydi. Bu yıl ise kalite biraz zayıf kaldı. Kuraklık yüzünden ürünlerimiz tam olarak olgunlaşmadı. Bu yüzden zayıf kaldı. Zayıf kaldığı için de bu yıl hasattan az verim aldık. Geçen yılki verim bu yılki verimin iki katıydı ve ürün de güzeldi" dedi. "Hasat iyi gidiyor ve arkadaşlarla birlikte imece usulü hasat yapıyoruz" Fıstık hasadında işçiliğin zor olduğunu ifade eden Süheyla Bozkurt, "Biz her yıl yer fıstığı ekiyoruz ve hasat ediyoruz. Kuraklıktan dolayı bu yıl verim az oldu. Hasat iyi gidiyor ve arkadaşlarla birlikte imece usulü hasat yapıyoruz. Sabah erken saatlerinde 07.00 gibi geliyorlar ve öğleden sonra 15.30’da işi bırakıyorlar. İlk önce traktör yardımıyla sökülüyor. Sonra ellerimiz çırpıp topluyoruz. İşçiliği de meşakkatli ve yorucu oluyor. Kahve ve çay eşliğinde hasadı yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de Kahve Sektörü Hızla Büyüyor Haber

Türkiye'de Kahve Sektörü Hızla Büyüyor

Türkiye kahve sektöründe son dönemde hızlı bir büyüme gözleniyor. Küresel ısınma, lojistik maliyetleri ve üretim zorluklarının etkisiyle kahve fiyatları artış gösteriyor. Uluslararası piyasada Arabica kahve fiyatları son günlerde önemli bir yükseliş kaydetti. Sektör temsilcileri, son iki yılda yüzde 186 büyüme yaşandığını ve bu trendin devam edeceğini belirtiyor. Kişi başı kahve tüketimi 1.2 kilograma ulaşırken, sektöre yeni giren yerel ve uluslararası kahve zincirleri tüketimi artırıyor. İstanbul'da filtre kahve fiyatları 90 liradan başlarken, Avrupa'daki fiyatlarla kıyaslandığında oldukça yüksek seyrediyor. Fiyat artışlarının temel nedenleri arasında kira, personel maliyetleri ve döviz kuru etkisi yer alıyor. Kahve artık sadece bir içecek olmaktan çıkıp bir sosyal deneyim halini aldı. Bilinçli tüketiciler nitelikli kahve arayışında ve bu durum sektörün kalite odaklı gelişimini hızlandırıyor. Juan Valdez Türkiye Marka Direktörü Tamer Koçali, önümüzdeki 10 yılda kahve sektöründeki büyümenin devam edeceğini öngörüyor. Sektördeki büyüme, kahve ithalatı ve ihracatına da yansıyor. İlk 9 ayda kahve ithalatı 331.7 milyon dolara, ihracatı ise 39.3 milyon dolara ulaştı. Gastronomi Yazarı Cenk R. Girginol, full otomatik espresso makineleri pazarının yüzde 35, Türk Kahvesi makinelerinin ise yaklaşık yüzde 12 büyüdüğünü açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.