Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kar Yağışı

AGRONEWS - Kar Yağışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kar Yağışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kars’ta ormanlar ve tarım arazileri kar altında Haber

Kars’ta ormanlar ve tarım arazileri kar altında

Kentte 2 gündür etkili olan yoğun kar yağışı hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan sarıçam ormanları, yağan karla birlikte tamamen beyaza büründü. Drone ile kaydedilen görüntülerde, ağaçların üzerini kaplayan kalın kar tabakası yer alıyor. Kars’ta ekili tarım arazileri de kar altında kaldı. Çiftçiler, kar yağışının özellikle kışlık ürünler için bir yandan koruyucu etkisi olabileceğini belirtirken, yoğun yağışın uzun sürmesi halinde bazı riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor. "Bir tarafımız yeşil, bir tarafımız beyaz gelmez bu yaz" Kars’ta tarım arazilerinin kar altında kaldığını ifade eden Adem Alp, "Bu yıl vatandaşlarımız, köylülerimiz ve çiftçilerimiz Doğu ve Güneydoğu da yazı bekler olduk. Gördüğünüz gibi ‘bir tarafımız yeşil, bir tarafımız beyaz gelmez bu yaz’ diye bir cümle var. Onu söylememiz gerekiyor. Yoğun bir kar yağışı günlerdir etkili oluyor. Tabi çiftçiler olarak yer ekimini bekliyoruz. Tarla sürümlerini bekliyoruz. Bir türlü yapamadık. İnşallah Mayıs ayına kadar yazın gelmesini bekliyoruz" dedi. Kent merkezinde ise kar yağışı aralıklarla devam ediyor. Hava sıcaklıklarının sıfırın altında seyrettiği Kars’ta, vatandaşlar günlük yaşamlarını sürdürmekte zaman zaman zorluk yaşarken, hafta sonu olması dolayısıyla cadde ve sokaklarda boş kaldı. "Meteorolojiden yine Kars’a uyarı geldi" Öte yandan Meteoroloji 16. Bölge Müdürlüğü’nden Kars’a yine uyarı geldi. Buna göre yapılan son değerlendirmelerde Kars ve çevresi aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği, yağışların bugün akşam saatlerine kadar yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca Kars ve bölge genelinde yüksek kar örtüsü bulunan dik yamaçlarda çığ tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor. Yapılan son değerlendirmelere göre; Kars ve Ağrı çevrelerinde orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski bulunuyor. Zirai don tehlikesine karşı başta üretici ve çiftçiler ile vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. Meteoroloji 16. Bölge Müdürlüğü’nce yapılan değerlendirmelerde bölgede kar yağışının önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürebileceğini ifade edildi.

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi Haber

Elazığ’da Dondurucu Soğukta Besicilerin Zorlu Mesaisi

Elazığ'da besiciler dondurucu soğuklarda zorlu bir mesai yürütüyor. Elazığ’da etkili olan yoğun kar yağışı ve dondurucu soğuklar, besicilerin yaşamını olumsuz etkiledi. Besiciler, sabahın erken saatlerinden itibaren yem taşıma ve hayvanların bakımını yapma mücadelesi verirken, sert hava şartları işleri daha da güçleştiriyor. Karla kaplanan araziden dolayı hayvanlarına içeride bakmak zorunda kalan besiciler, sabahın ilk saatlerinde uyanarak hayvanlarının yem, tımar ve süt sağımını gerçekleştiriyor. Tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmeye çalışan besiciler, bahar aylarının gelmesini umutla bekliyor. "Hasta olsak bile gelip hayvanlara bakmak zorundayız" Kış şartlarında hayvancılık yapmaya çalıştıklarını belirten besici İlhan Cömert, "Malumunuz bu sene Allah bereketini arttırsın hoş bir kar yağdı. Kar yağınca hayvanlarımızı içeride besliyoruz. İçeride besleyince de yem karıştırma sorunumuz oluyor. Sabah 07.00 gibi yataktan kalkıyoruz. Uyanır uyanmaz buraya geliyoruz. Bunlar bizim bebelerimiz. Onların yemi ve suyunu veriyoruz. Altlarının kuruluğunu bakıyoruz. Sağılacak hayvanlarımızın sütlerini sağıyoruz, emzirilecek buzağılarımızı da annelerinin altlarına veriyoruz. Kış şartlarında besicilik daha zor oluyor. Yer sıkıntımız var. Yaz mevsiminde daha rahatız. Hayvan dışarıda gezince ot da yemiş oluyor. Bu da masraf olarak dönmüyor bize ama kışın da özelliği farklı oluyor. Hayvancılık taziye ve düğün bilmez. Hasta olsan bile gelip hayvanlara bakacaksın. Kışın isterse diz boyu kar olsun mecburen gelip vereceğiz. Hayvanların ağzı ve dili yok. Şu anda 7 tane büyükbaş hayvan var. Aynı zamanda küçükbaş ve tavuklarımız da var. Bunların bakımı kış mevsiminde gerçekten zor oluyor. Hayvanlar hasta olmasın diye sürekli altlarını kuru tutmaya çalışıyoruz" dedi.

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi Haber

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi

Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.

Çukurova 5 Yıl Sonra Sıfır Günü Kuraklığıyla Karşı Karşıya Haber

Çukurova 5 Yıl Sonra Sıfır Günü Kuraklığıyla Karşı Karşıya

Güney Kore'de yapılan bir araştırmada Çukurova bölgesinin 5 yıl sonra ‘Sıfır Günü Kuraklığı' ile yüzleşeceğinin açıklanması tarımsal üretim yapanları ve mühendisleri endişelendirdi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Türkiye'de Tatlısu kaynaklarının yüzde 77'si tarımsal üretimde kullanılıyor. Bu sezonu atlattık ama önümüzdeki sezon için beklenen kar yağışı olmazsa daha ciddi sıkıntılar yaşayacağız.Damlama sulama sistemlerini devreye almamız gerekiyor" dedi. Son yıllarda artan iklim değişikliği etkileri tüm dünyayı etkisi altına alırken su kıtlığı hat safhaya ulaştı. Özellikle Türkiye'de birçok il su kıtlığı çekerken Türkiye tarımının başkenti Çukurova bölgesinde de yaşanan su kıtlığı tarımsal üretimi olumsuz etkiledi.Güney Kore'de yapılan bir araştırmaya göre iklim değişikliğinin hızlandırıcı etkisiyle Adana ve Mersin 2030'da, İstanbul ve Diyarbakır ise 2050'de, içme suyunun tükeneceği gün anlamına gelen ‘Sıfır Günü Kuraklığı' ile yüzleşmesi bekleniyor. "Damlama sulama sistemlerine geçilmeli" Araştırma sonuçlarını değerlendiren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Yıllardır Çukurova ve Türkiye'nin tamamında kuraklık olduğunu belirtiyoruz. Artık bu kuraklık kendisini ciddi bir şekilde gösteriyor. Türkiye olarak toplam tatlısu kaynaklarımızın yüzde 77'sini tarımda, yüzde 13'ünü üretim ve enerjide, yüzde 10'unu ise evlerde kullanmaktayız. Bu yüzde 77 çok büyük bir rakam. Çukurova ve Türkiye'nin tamamında damlama sulama sistemlerinin hiç zaman kaybetmeden devreye alınması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. "Beklenen kar yağışı olmazsa daha ciddi sıkıntılar yaşayacağız" Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından su kıtlığı nedeniyle Çukurova'da ikinci ürün ekiminin bu sene yasaklandığına dikkat çeken Doğan, "Üstü açık kanallardan tarla ve bahçeler sulanırken hep kaçaklar ve komşu çiftçilerin tarlalarına su kaçmakta. Dünyada en güzel 3 ovadan birine sahibiz ve bu su kanallarının da üstünün kapanması lazım. Bizim Çukurova'da 365 gün suya ihtiyacımız var. Ürünlere su verilmezse verim kaybımız oluyor. Bu yıl 15 Eylül'e kadar suyumuz vardı. Sonbaharda yağan yağmurlarla suyumuz bu günlere kadar geldi. Bu sezonu atlattık ama önümüzdeki sezon için beklenen kar yağışı olmazsa daha ciddi sıkıntılar yaşayacağız" şeklinde konuştu. Ziraat Mühendisi Tuğçe Tuzcu, "Güney Koreli bilim insanlarının yaptığı araştırmada Çukurova bölgesinin 2030 yılında tamamen susuz kalacağı bildirilmiş. Özellikle yer altı su kaynaklarının korunmasının ve denetlenmesini sağlamalıyız. Sürdürülebilir sulama sistemlerine karşı çiftçileri bilinçlendirmeliyiz" diye konuştu. "Gereksiz su kullanımından muhakkak kaçınılmalı" Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin ise "Adana bölgesi yarı kurak bir bölge. Burası su kıtlığının yaşanabileceği bir bölge. Yapılan araştırmalarda barajların bu kıtlığa çözüm olmayacağı ortaya çıkmakta. Yeraltı sularının korunması lazım. Büyük barajların ve göllerin olması su kıtlığı olmayacağı anlamına gelmez. Yağmur yağınca yeraltı su kaynakları doluyor gibi bir algı var ancak yeraltı su kaynakları hızlı boşalır, yavaş dolar. Yeraltı su kaynaklarının vahşi sulamadan çıkartılarak, damlama sulama sistemlerine geçilmeli. Bireysel olarak da insanların alması gereken tedbirler var. Gereksiz su kullanımından muhakkak kaçınılmalı" dedi.

Keban Barajı’nda Yükselen Su Seviyesi Yine Çiftçiyi Vurdu Video Galeri

Keban Barajı’nda Yükselen Su Seviyesi Yine Çiftçiyi Vurdu

Elazığ’da son üç yıldır baraj sahasını eken çiftçilerin şansı bu yıl da yaver gitmedi. Yıl boyunca etkili olan yağmur ve kar yağışlarının ardından, barajın debisi yükseldi ve binlerce dönüm ekili arazi sular altında kaldı. Keban Barajı’nda her yıl sonbaharda debi düşüyor ve binlerce dönüm arazi yüzeye çıkıyor. Su yükselme riskine rağmen, çiftçiler bu arazileri ekmeye devam ediyor. Ancak bu yıl bölge genelinde yoğun kar ve yağmur yağdı. Sonuç olarak, barajın su seviyesi hızla yükseldi ve ekili alanlar sulara gömüldü. Her geçen gün daha da yükselen su seviyesi, kalan arazileri de tehdit ediyor. Çağlar Köyü sakinlerinden Abdulkerim Aslan, köylülerin yaklaşık bin dönüm arazi ektiğini, ancak büyük kısmının su altında kaldığını belirterek şunları söyledi: > “Şu an çoğu gitti, azı kaldı. Adam başı 10 dönüm anca kaldı. Hepsi suyun altında. Buğdaylar, arpalar ve pancarlar su altında. Bir hak iddia edemiyorlar çünkü devletin malı. Önceden de ‘ekersen hak talep edemezsin’ dediler. Kalırsa ne âlâ, kalmazsa can sağ olsun.” Aslan, geçmişte fayda sağladıklarını ancak son birkaç yıldır suların hep yüksek olduğunu ve barajın neredeyse “son kod” seviyesine geldiğini ifade etti. Bir başka çiftçi Halil Durak ise şunları dile getirdi: > “Baraj sahasına bin dönüm ekildi. 600 dönüm şu anda suyun altında kaldı. Tüm ürünler sulara gömüldü. Su hâlâ yükseliyor. Ayın 15’ine kadar yükselmeye devam eder.”

Malatya’da Kayısı Bahçeleri Dondu: Afet Bölgesi İlanı İstendi Haber

Malatya’da Kayısı Bahçeleri Dondu: Afet Bölgesi İlanı İstendi

Zirai don kayısı bahçelerinde büyük hasara yol açtı Malatya’da etkili olan yoğun kar yağışı ve ardından gelen zirai don, kayısı üreticisini vurdu. Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, Yeşilyurt ilçesine bağlı Topsöğüt Mahallesi’nde yaptığı incelemelerde, kayısı ağaçlarının ciddi zarar gördüğünü belirterek, Malatya’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında bulundu. “Üretici perişan, çiftçi çaresiz” Karademir, “Dün gece ciddi bir kar yağışı yaşandı. Sabah gördük ki kayısılarımız tamamen yanmış durumda. Malatya'mız çok büyük bir felaket yaşadı” dedi. Kayısının Malatya ekonomisi için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Karademir, geçtiğimiz hafta yaşanan dolu afetinin ardından bu yeni don olayının üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını söyledi. Çoğu çiftçinin sigortası yok Karademir, pek çok çiftçinin TARSİM sigortasının olmadığını vurgulayarak devletin bir an önce devreye girmesi gerektiğini belirtti. “Yetkilileri Malatya’ya davet ediyoruz. Üreticinin halini yerinde görsünler” çağrısını yaptı. “Beyaz kefen gibi örtüldü” MAGİNDER Başkanı, yaşanan don afetini deprem sonrası yaşanan yıkımla kıyaslayarak, “Bu felaketin bir benzerini dün gece yeniden yaşadık. Şu an kayısıların üzeri adeta beyaz bir kefen gibi örtülmüş durumda” dedi. Tüm çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Karademir, devlet desteğinin şart olduğunu yineledi.

Manisa'da Don Felaketi Üçüncü Gün: Zarar 4 Milyar TL'yi Bulabilir Haber

Manisa'da Don Felaketi Üçüncü Gün: Zarar 4 Milyar TL'yi Bulabilir

Don afeti sürüyor, çiftçinin endişesi büyüyor Manisa'da 9 Nisan'da başlayan ve aralıksız devam eden don afeti, bu sabah da etkisini sürdürdü. Don olayının önümüzdeki günlerde de süreceği uyarısında bulunan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, çiftçileri tedbirli olmaya çağırdı. Ancak üreticiler, alınabilecek önlemlerin kısıtlı olduğunu vurguluyor. 4 milyar TL’lik zarar ihtimali Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, ilçe genelinde 130 bin dekar bağ arazisinin %75 ila %100 oranında zarar gördüğünü, bunun hem üreticiyi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkileyeceğini söyledi. "Saruhanlı'da 40 bin ton üzüm üretiliyor. Ton başı ortalama 100 bin TL değerle 4 milyar TL zarar söz konusu" diyen Okur, bu hasarın önümüzdeki yılın verimini de düşüreceğini kaydetti. “Faizsiz borç ertelemesi istiyoruz” Okur, özellikle çubukların da zarar görmesi nedeniyle gelecek yıl ürün alınmasının zorlaşacağını belirterek, çiftçiler için faizsiz borç ertelemesi çağrısında bulundu: “Biz zaten yaralıyız. Üzüm olmazsa burada ne ticaret olur, ne sanayi.” “Yarın akşam da eksilere düşerse tamamen biteriz” Don olayının devam etmesinden endişe eden Okur, “Yarın akşam da sıcaklık eksilere düşerse, %75 olan zarar %100 olur. Bu da çiftçi için tam anlamıyla bitiştir” dedi. Özellikle yüksek kesimlerdeki kar yağışının don riskini artırdığını belirtti. “TARSİM’in önemi bir kez daha ortaya çıktı” Okur, donla mücadelede yağmurlama sulama sistemlerinin sınırlı da olsa koruyucu etkisi olduğunu ancak birçok çiftçinin bu imkâna sahip olmadığını söyledi. “Don bir doğal afettir, önüne geçilmiyor. 2015’te de büyük bir afet yaşanmıştı ama bu yılki kadar değil. Şimdi üç-dört gün üst üste aynı durumu yaşıyoruz” diyerek felaketin boyutunu özetledi.

Kırıkkale’de Bahar Beklenirken Kar Yağdı: Don Tehlikesi Kapıda Haber

Kırıkkale’de Bahar Beklenirken Kar Yağdı: Don Tehlikesi Kapıda

Ani Soğuk Hava Üreticileri Endişelendirdi Kırıkkale’de bahar sıcaklıkları yerini kar yağışına bıraktı. Özellikle yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı, ekili tarım arazilerine fayda sağlarken çiçek açan meyve ağaçları için büyük risk oluşturdu. Aniden düşen sıcaklık nedeniyle çiftçiler don tehlikesine karşı tedbir almaya başladı. Kırıkkale Valiliği İl Özel İdaresi ekipleri, kapanan köy yollarını açmak için çalışmalarını sürdürüyor. Üreticilerden Don Önlemi Meyve ağaçlarını korumak için önlem aldıklarını belirten Vedat Karayel, "Havalar iyiydi, ağaçlarımız çiçek açtı ama sıcaklık birden 20 derece düştü. Küçük ağaçlarımızı naylonla kapatarak dondan korumaya çalışıyoruz" dedi. Elvan Onay ise köyde kar yağışının yoğun şekilde sürdüğünü belirterek, "Kış geri geldi, köyde yaşam normal devam ediyor. Bol oksijen ve temiz havadayız" diye konuştu. İsmet Onay, kar yağışının olumlu etkilerine dikkat çekerek "Kar berekettir. Ekinlere ve su kaynaklarına faydalı olur" dedi. Bahar beklerken kar yağışıyla karşılaşan Şükran Şahin ise, "Ağaçlar çiçek açtı, inşallah zarar görmezler. Baharın gelmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Soğuk Hava Devam Edecek Meteoroloji tahminlerine göre hava sıcaklıkları önümüzdeki günlerde de mevsim normallerinin altında seyredecek. Yetkililer ve uzmanlar, çiftçileri don olayına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.