Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karadeniz Bölgesi

AGRONEWS - Karadeniz Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım sezonunun ilk yarısında yağışlar rekor düzeye çıktı Haber

Tarım sezonunun ilk yarısında yağışlar rekor düzeye çıktı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, her sene çiftçilerin sulama dönemine denk gelen 1 Ekim-30 Eylül aralığında ülkeye düşen ortalama yağış miktarına "su yılı yağışları" deniyor. Bu yağışlar, meteorolojik kuraklık durumunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda yılın ilk yarısına denk gelen 1 Ekim 2025-31 Mart 2026 döneminde ülke genelinde metrekareye ortalama 468,8 kilogram yağış kaydedildi. Bu miktar, su yılı normali olan metrekareye 374,3 kilogram yağışın yüzde 25, geçen yıl aynı dönemdeki metrekareye 250,2 kilogram yağışın ise yüzde 87 üzerinde gerçekleşti. Su yılının ilk 6 aylık döneminde yağışlar, normalin ve geçen yılın aynı döneminin üzerine çıkarak Türkiye genelinde son 38 senenin en yüksek seviyesine ulaştı. Antalya, en fazla yağış alan il oldu Yağışlar, Kastamonu, Gümüşhane, Bayburt ve Artvin çevrelerinde yer yer normaline göre yüzde 20'nin üzerinde azaldı; İzmir, Balıkesir, Antalya, Mersin, Adana, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde ise yüzde 60'ın üzerinde arttı. Bölge genelinde su yılı yağışları, tüm bölgelerde normalin ve geçen yılın üzerinde gerçekleşirken en fazla artış, yüzde 39 ile Güneydoğu Anadolu'da kaydedildi. Su yılı 6 aylık yağışlarda Ege ve İç Anadolu bölgelerinde son 11 yılın en yüksek seviyesi görüldü. İl geneli yağışlarda en fazla yağış metrekareye 904,5 kilogramla Antalya'da, normaline göre en fazla artış yüzde 74 ile Şırnak'ta kaydedildi. En az yağış alan il, metrekareye 199,5 kilogramla Iğdır, normaline göre en fazla azalma gösteren il ise yüzde 17 azalışla Rize oldu. 2026 su yılı yağışlarında Ordu'da son 58, Ağrı'da son 38, Düzce ve Zonguldak'ta son 31, İzmir ve Manisa'da son 27 senenin en yüksek seviyesi kaydedildi. Yağışlar, tüm bölgelerde arttı Marmara Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 514,5 kilogram oldu. Yağışlar, normaline göre yüzde 15, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57 arttı. Ege Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 566,3 kilogram seviyesinde gerçekleşti. Yağışlar, normaline kıyasla yüzde 29, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 100 yükseldi. Akdeniz Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 691,3 kilogram olarak kayıtlara geçti. Yağışlar, normaline göre yüzde 35, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 100'den fazla artış gösterdi. İç Anadolu Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 275,1 kilogram olarak belirlendi. Yağışlar, normaline göre yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 100'den fazla arttı. Karadeniz Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 417,6 kilogram düzeyinde ölçüldü. Yağışlar, normaline kıyasla yüzde 7, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış kaydetti. Doğu Anadolu Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 435,4 kilogram olarak hesaplandı. Yağışlar, normaline oranla yüzde 34, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 100'den fazla yükseldi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 573,4 kilogram seviyesine çıktı. Yağışlar, normaline göre yüzde 39, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 100'den fazla artış gösterdi.

Ordu’da, Tropikal Meyveler Kontrollü Seralarda Yetiştiriliyor Haber

Ordu’da, Tropikal Meyveler Kontrollü Seralarda Yetiştiriliyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde hayata geçirilen tarımsal yenilik projeleriyle, Karadeniz'in iklim şartlarında yetişmesi zor görülen muz, mango ve ejder meyvesi gibi tropikal ürünler, özel seralarda başarıyla yetiştiriliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmalar ile Karadeniz Bölgesi'nde muz, mango ve ejder meyvesi gibi tropikal meyveler, seralarda yetiştiriliyor. Tarımın kendi çemberinde önemli bir bilim olduğunu, bu veriler ile hareket edildiğinde her şeyin üretiminin mümkün olduğunu ortaya koymayı hedefleyen çalışmalar ile farklı bölgelerin iklimi Karadeniz Bölgesi'ne taşınmış oluyor. "Tarımda her şeyin üretimi mümkün" Ordu Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi Başkanı Ethem Gözkonan, tropikal sera projesiyle üreticilere örnek bir model sunduklarını belirterek, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’in vizyonu doğrultusunda üreticilerin farkındalığını artırmak için birçok proje yürütüyoruz. Tropikal seramızda muzla birlikte 16 farklı tropikal meyve yetiştiriyoruz. Kontrollü şartlar altında bu meyvelerin Karadeniz’de üretilebileceğini göstermek istedik" dedi. "Tarım bilimle yapılır" Tarımın bilimsel temellere dayanması gerektiğine dikkat çeken Gözkonan, "Amacımız ticari bir faaliyet yürütmek değil; doğru üretim teknikleriyle her ürünün her bölgede yetişebileceğini göstermekti. Tarım kendi içinde önemli bir bilimdir. Bu farkındalığı üreticilerimiz de görsün diye seramızı zaman zaman ziyarete açıyoruz" diye konuştu. "Akdeniz iklimini Karadeniz’e taşıyoruz" Seralarda iklim şartlarının kontrollü şekilde sağlandığını vurgulayan Gözkonan, "Muz, Karadeniz iklimiyle tam uyumlu değil. Bu nedenle ışık, sıcaklık ve nemi kontrol altında tutarak Akdeniz Bölgesi iklimini buraya taşıyoruz. Tarım çok detaylı bir bilimdir, rastgele yapılacak bir iş değildir. Biz burada bilimsel yöntemlerle muzun yanı sıra mango ve ejder meyvesi gibi ürünler de yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Gümüşhane, Ata Tohumu Siyah Sarımsak Yerel Çeşit Tesciline Hazırlanıyor Haber

Gümüşhane, Ata Tohumu Siyah Sarımsak Yerel Çeşit Tesciline Hazırlanıyor

Gümüşhane’de yüzlerce yıldır ekilen ata tohumu ‘siyah sarımsak’ın yerel çeşit tescil listesine alınması için Tarım ve Orman Bakanlığına bildirim yapıldı. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünde yüzlerce yıldır ekilen ata tohumu ‘siyah sarımsak’ın tescili için Torul İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde çalışma başlatıldı. Görüntüsü, aroması ve dayanıklılığıyla geçmişte bölge genelinde tanınan ürünün yeniden üretime kazandırılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Yücebelen köyü’de üreticiler, ata mirası bu tohumun korunarak gelecek nesillere aktarılması için üretim alanlarını genişletmeyi hedefliyor. "Türkiye genelinde en iyi sarımsaklardan biri" Yüzlerce yıldır yörede sadece aynı tür sarımsak ekildiğini ve zamanla üretici sayısının azaldığını ifade eden Yücebelen Köyü Muhtarı Yunus Selvi, "Yıllardır bizim köyümüzde geçim kaynağı olarak sarımsak ekilir, Kadırga Yaylası’ndaki Kadırga Pazarı’nda pazarlanırdı. Ancak şimdi köyümüzde birçok kişi memur olup gittiği için, dolayısıyla çocukların okuması ve köylerdeki yerleşimin azalması nedeniyle bu tohum şu anda kısıtlı olarak üretiliyor. Benim arzum, ata tohumunu yeniden güncel hale getirebilmek. Geçen yıldan bu yana sağ olsunlar, Tarım İlçe Müdürlüğü ve Kaymakamlık nezdinde bu konuyu dile getirdik. Yetkililer geldiler, incelediler. Şu anda ata tohumu kırmızıya dönük siyah bir sarımsaktır. Türkiye genelinde bu konuda iddialıyım. Şırası ve kokusuyla en iyi sarımsaklardan biridir diyebilirim. Şu anda numune olarak Tarım Bakanlığı’na gönderdik, oradan gelecek raporu bekliyoruz. Bu rapor sonucunda da gerçek ortaya çıkacak. Fakat önemli olan, şırası yüksek, kalitesi yüksek olan bu sarımsağı Yücebelen Köyü’nde tekrar eski haline getirebilmek. Bu sarımsağın özelliği şu rengi biraz siyahtır, tanelere ayrıldığında kırmızıya dönük bir rengi vardır. Serttir, içerisindeki su oranı yüksektir ve kokusu yoğundur. Dolayısıyla içerisindeki sarımsak aroması, Türkiye genelinde meşhur olan bazı bölgelerdeki sarımsaklardan çok daha kalitelidir. Bunu tatmadan, yemeklerde kullanmadan farkı anlamak mümkün değildir. Çin’den gelen sarımsaklar hala Türkiye’de pazarlanıyor. Rengi bembeyaz, görsel olarak çok güzel ama sarımsak demek için bin şahit ister. Bu tohumlar yüzlerce yıldır ekiliyor. Ben 65 yaşındayım, çocukluğumdan beri burada sarımsak üretimi yapıyoruz. Bu sarımsak ‘Silve sarımsağı’ adıyla tanınırdı. Karadeniz Bölgesi’nin birçok yerinde özellikle Trabzon, Araklı, Giresun, Ordu sahil kesimlerinde bizim sarımsağımız çok iyi bilinir" dedi. Siyah sarımsak üreticisi Veysel Köse de, "Bu sarımsak bizim yöremize özgü. Hep bu ekilmiş bu çevrede bilinir. Kokusu yoğun ve yağlı bir sarımsaktır. Saklama koşullarına göre dayanıklı bir ürün. Bu sarımsağı biz genelde Kadırga Yaylası’nda kurulan pazarlarda satarız. Biz köyümüzde sadece bunu ektik ve ekiyoruz" diye konuştu.

"Halkımız fındık randımanı hakkında yeterli bilgiye sahip değil" Haber

"Halkımız fındık randımanı hakkında yeterli bilgiye sahip değil"

 Karadeniz Bölgesi’nde Eylül ayında sona eren fındık toplama mevsiminin ardından kurutulan fındıklar şimdilerde kırılarak kavuruluyor. Yöre halkı uzun kış günleri tüketeceği fındığı eskiden olduğu gibi artık kendisi yapmak yerine kırma ve kavurma işlemini son yıllarda artan kırma ve kavurma hizmeti veren işletmelerde yaptırıyor. Ancak bu işletmelerde kimi zaman vatandaşlar ile işletmeciler arasında kırılması ve kavrulması için verilen fındığın aynı kiloda geri alınmamasından ötürü çeşitli tartışmalara yol açtığı görülüyor. Konuyla ilgili konuşan fındık kırma ve kavurma işi yapan işletme sahibi Mustafa Dereköylü, bölgenin bir fındık bölgesi olmasına rağmen yöre halkının bir çoğunun randımanın ne olduğunu tam olarak bilmediğini söyledi. Karadeniz’in en önemli tarım ürünleri arasında yer alan fındıkta Eylül ayında sona eren hasat işleminin ardından kimi üreticiler kurutma işleminden sonra fındığını tüccara satarken, kimi üreticiler ise tüketeceği fındığı yörede son yıllarda sayıları artan kırma ve kavurma işletmelerine getiriyor. Üreticiler fındığını kırılmış, kavrulmuş ve vakumlanmış paketlerde belli bir ücret karşılığı teslim alıyor. Mustafa Dereköylü, Ortahisar ilçesindeki işletmesinde yaptığı kırma, kavurma ve paketleme işleminin vatandaşların yoğun ilgisini çektiğini söyledi. Kırma işleminin yanı sıra vatandaşın kendi fındığının fındık unu ve ezmesi olarak da alabildiğini ifade eden Dereköylü, bazen kilo ile ilgili bazı sorunların yaşandığını da belirtti. "Verdikleri 10 kilo kabuklu fındıktan 8 kilogram iç fındık talep edenler oluyor" Mustafa Dereköylü, "Gelen fındıkları kırdıktan sonra çıkan iç oranı fındığın randımanına göre çıkıyor. Fındık kabuğuyla karşılaştırdığın zaman yarı yarıya civarında çıkıyor genel olarak. Bölge bölge fındığın randımanı değişiyor. Randıman bahçeden bahçeye değişir. Fındığın olgunlaşması, bakımı, gübrelemesi, harmanda harmanlanması, çuvalda bekletilmesi gibi faktörler fındığın randımanını etkiler. 10 kilo fındıktan ortalama 5 kilo civarında iç fındık çıkar kırıldığı zaman. Yaşça büyük vatandaşlarımız buraya 10 kilo fındık getirdiklerinde fındığının kırıldıktan sonra 8 kilo civarlarında çıkması gerektiğini söylüyorlar. Bilmedikleri için böyle yüksek bir iç oranı istiyorlar. Geçtiğimiz günlerde bir tane ablamız geldi 10 kilo fındık getirdi. Fındığını kırdık, kavurduk teslim almaya geldi. Fındığı 5 kilo 300 gram çıktı. Abla biraz durgunlaşınca ’Bir şey mi oldu?’ diye sordum. Dedi ki ’Fındığım biraz az geldi" ’Ne kadar gelmesi gerekiyor?’ diye sorunca dedi ki ’8 kilo iç fındık gelmesi gerekiyordu’ diye söyledi. ’Fındık işini yapan herkese sorabilirsin 10 kilo fındıktan 8 kilo fındık asla çıkmaz’ dedim. Halk fındığın içi hakkında bilgisiz. Halkımız fındığı sadece kabuklu olarak tanıyor. Fındık dışardan kabuklu ve sağlam görünüyor ama fındığın içi çürük çıkıyor, yağlı çıkıyor. Sanıyorlar ki verdikleri fındığın tamamının içi dışı gibi" ifadelerini kullandı. İşletmesinde fındığı kavurma, kırma işlemlerinin yanı sıra fındık ezmesi işlemi de uygulayan Dereköylü, "Burada vatandaşlar kırıp getirdiği kavrulmuş 10 kilo fındığından 10 kilo fındık ezmesi alabilir. Bun da hiçbir zayiatı olmaz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.