Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değerli

AGRONEWS - Katma Değerli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değerli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’yi yaban mersininde yükseltiyoruz Haber

Türkiye’yi yaban mersininde yükseltiyoruz

DCT Trading, bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş.’nin ilk yatırımı olan Yaban Mersini Üretim Çiftliği’ni tanıttı. Türkiye İş Bankası’nın iştiraki olan Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Karma Strateji Fonu ortaklığıyla Edirne İpsala’da kurulacak olan çiftliğin tanıtımı yapıldı. Yapılan açıklamaya göre, 4,5 milyon euro yatırımla, yaklaşık 265 dönümlük alan üzerinde kurulması planlanan Bluefarm Tarım Yaban Mersini Üretim Çiftliği, Türkiye’de modern tarım girişimlerinin ölçek kazanması, ihracata entegre olması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir stratejik hamle niteliği taşıyor. Bluefarm Tarım’ı, yalnızca bir üretici olarak değil, tarımda dönüşüm lideri olarak konumlandırdıklarını söyleyen Levent Sadık Ahmet, “Şirketin ilk yatırımını da bu vizyon doğrultusunda planladık. Bluefarm Tarım ile iddialı bir sayfa açıyoruz. Yatırımımız tamamlandığında Türkiye’yi başta Avrupa olmak üzere dünyanın yükselen yaban mersini tedarikçisi konumuna getirirken tarımda ileri teknoloji kullanımında bölgesel bir merkez konumuna yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi. Yüksek katma değerli ve dış talebi güçlü bir ürün olan yaban mersini ile İpsala’nın tarım ekonomisine yepyeni bir yön bir yön kazandıracağını da vurgulayan Levent Sadık Ahmet, “Kendi üretimimizi gerçekleştirirken bölgede yaban mersini üretmek isteyen çiftçilere bitki ve malzeme tedariki, eğitim ve teknik danışmanlık, sulama-fertilizasyon protokolleri ile lojistik ve satış desteği gibi uçtan uca çözümler sunmayı, onların da büyüyen pazara dahil etmeyi planlıyoruz. Böylece bölgede sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve ihracat odaklı bir tarım ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. İpsala’da Avrupa pazarında talebi yüksek olan premium kalite yaban mersini üretimine odaklanacaklarını dile getiren Levent Sadık Ahmet, Bluefarm Tarım’ın ürün paketleme ve lojistik süreçleri ise ilk aşamada yine Yunanistan’daki bir diğer bağlı ortaklığı YAKA IKE tarafından yürütülecek. Böylece üretimden paketlemeye, ihracattan raflara uzanan entegre bir değer zinciri oluşturacağız” dedi. “Potansiyel taşıyan güçlü bir adım” Maxis Genel Müdürü Özgür Temel ise Bluefarm Tarım’ın Maxis Karma Strateji Fonu’nun ilk yatırımı olduğunu belirterek “Bu yatırım şirketimizin tarıma, üretime ve ihracat potansiyeli yüksek alanlara bakışını güçlü biçimde yansıtıyor” dedi. Maxis Girişim Sermayesi’nin 19 fon altında yaklaşık 600 milyon dolar tutarında varlık yönettiğini kaydeden Temel, “Yönettiğimiz sermayeyi yalnızca büyümenin finansmanı olarak değil, doğru iş modellerinin kurumsallaşması ve ölçek kazanması için stratejik bir araç olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Bu perspektifle Bluefarm Tarım yatırımını; tarımda teknoloji kullanımı, entegre değer zinciri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı sayesinde hem ülkemiz hem de yatırım dünyası açısından güçlü potansiyel taşıyan bir adım olarak görüyoruz” diye konuştu. 150 bin fidan dikilecek Türkiye’nin ve Avrupa’nın en gelişmiş ve modern yaban mersini üretim çiftliği olarak hayata geçirilmesi planlanan yatırımın, arazi alımlarının ardından yaklaşık 265 dönümlük alan üzerinde fazlar halinde kurulması planlandı. Proje kapsamında yaklaşık 150 bin yaban mersini ağacı dikilmesi hedefleniyor. Tamamen otomasyon tabanlı bir üretim altyapısıyla faaliyet gösterecek çiftliğin; modern tarım teknolojileri, uluslararası tedarik zinciri yönetimi ve stratejik finansman ortaklıklarını entegre eden örnek bir model oluşturması amaçlanıyor.

Mersin’de tarım ve gıda sektöründe kayıp riski endişesi büyüyor Haber

Mersin’de tarım ve gıda sektöründe kayıp riski endişesi büyüyor

Türkiye’nin tarımsal üre­tim ve ihracatında kilit bir rol üstlenen Mersin, geniş ürün yelpazesi, güçlü lo­jistik altyapısı ve yılın 12 ayı­na yayılan üretim kapasitesiyle hem ülkenin gıda arz güvenli­ğinde hem de küresel gıda teda­rik zincirinde stratejik bir mer­kez olarak öne çıkıyor. Diğer yandan artan maliyetler, iklim değişikliği ve su kaynaklarına yönelik riskler karşısında sür­dürülebilir üretimi destekleye­cek yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği de dikkat çekiyor. Mersin Ticaret Borsası Yöne­tim Kurulu Başkanı Ö. Abdul­lah Özdemir, Mersin’in başta meyve, sebze, hububat ve bak­liyat olmak üzere gıda arzının sağlanması yoluyla Türkiye’nin gıda güvenliğine önemli kat­kı sağlayan illerden biri oldu­ğunu söyledi. Mersin’in, geniş ürün yelpazesi ve yılın 12 ayı­na yayılan üretim olanakları­na sahip olduğuna vurgu yapan Özdemir, kentin üretim kültü­rü yerleşmiş, ticari altyapısının güçlü olduğunu ifade etti. Öz­demir, “Gelişmiş gıda sanayi­si sayesinde hem kendi ürettiği ürünleri hem de ithalat yoluy­la temin edilen hammaddeleri işleyerek katma değerli ihracat gerçekleştirebilmektedir. Bu potansiyel ile yalnızca ülkemi­zin gıda güvencesine ve sürdü­rülebilirliğine katkı sağlamakla kalmayıp, yaklaşık 750 milyon nüfuslu yakın coğrafya ülkele­rine açılan bir kapıdır. Bu yapı­nın daha sağlıklı işlemesi için; üretim, finansman, pazarlama, iklim değişikliği ve doğal afet­ler gibi çok sayıda riskle karşı karşıya kalan çiftçilerin gelirini koruyacak, özellikle küçük üre­ticinin gelirini artıracak poli­tikalarla sektörün kırılgan ya­pısının daha da güçlendirilme­si gerekmektedir. Ayrıca, hane halkı harcamalarının yaklaşık yüzde 20’sinin gıdaya ayrıldı­ğı ve gıda enflasyonunun yüzde 32,36 olduğu dikkate alındığın­da, dezenflasyon sürecinin da­ha güçlü desteklenmesi ve gelir dağılımının daha adil hâle ge­tirilmesi önem arz etmektedir” açıklamasında bulundu. Özdemir ayrıca tarımsal Ar- Ge yatırımlarının artırılarak, üretimin teknolojiyle moderni­ze edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bunun yanında, tarım politikaları kapsamında iklim değişikliği, su stresi, kırsal ve genç nüfusun artırılması ile gı­da kaybı ve israfının önlenme­si konularının daha etkin uygu­lanması gerekmektedir” dedi. “Orta ve uzun vadede risk oluşabilir” Mersin Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Yusuf Değirmen­ci de Mersin özelinde gıda arz güvenliği açısından kısa vadede ciddi bir risk görmediğini söyle­di. Ancak orta ve uzun vadede ba­zı risklerin söz konusu olduğuna atıfta bulunan Değirmenci, “Bu­gün en önemli sorunlardan biri, tarımda uzun vadeli ve sürdü­rülebilir politikaların yeterince güçlü şekilde uygulanamaması. Bu durum hem üreticilerin hem de sektörün diğer paydaşlarının sağlıklı planlama yapmasını en­gelliyor. Artan maliyetler sade­ce üretimi değil, lojistik süreçleri de etkileyerek ürünlerin pazara daha yüksek fiyatlarla ulaşması­na neden oluyor. Kamu, özel sek­tör ve meslek odaları arasında bir iş birliği var ancak bunun da­ha güçlü hale gelmesi gerekiyor. Özellikle gıda ve ziraat mühen­dislerinin sürece daha aktif dahil olması, hem verimlilik hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor” ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.